logo
17 EKİM 2026

Krizin vuracağı ülkeler

27.11.2011 00:00:00
 
Okan Üniversitesi Finansal Riskleri Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin raporuna göre; Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz ve İrlanda'yı etkileyen borç yükü krizi önümüzdeki aylarda İngiltere, Japonya, ABD ve Fransa'dan birini vuracak

ŞEVKET TEPETAŞ - İSTANBUL

Okan Üniversitesi Finansal Riskleri Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin (OKFRAM) küresel borç krizi bağlamında incelediği ülke risklerine ilişkin rapora göre; 2008 yılında ABD mortgage kriziyle başlayan küresel dalgalanma, özellikle batık kurtarma operasyonları, verimsizlik sorunları ve gelişmiş ülkelerde krizden çıkış stratejisi olarak uygulanan genişlemeci para politikalarının da bir sonucu olarak 2011 yılında bu kez boyut değiştirerek "küresel borçluluk krizi" olarak tekrar gündeme oturdu. PIGS (Portekiz, İrlanda, Yunanistan ve İspanya) ülkelerinin kredi notlarının düşürülmesiyle başlayan bu süreç son olarak İtalya'yı da pençesine almış gözüküyor.  OKFRAM, G20 ve PIGS ülkelerinden toplam 23 ülke için hazırladığı risk haritaları; borç krizinde sıradaki ülkenin İngiltere, Japonya, ABD ve Fransa ülkelerinden biri olacağı konusunda bilgi veriyor. Kamu Borcu/Milli Hasıla ve Cari Açık/Milli Hasıla oranları bakımından incelendiğinde; yüksek cari açık ve yüksek borçlulukla boğuşan en riskli ülkelerin olduğu güvensiz bölgede PIGS ülkeleri dışında Fransa, ABD, İngiltere, Brezilya ve Hindistan bulunmakta. Almanya ise tüm kriterler  bakımından gelişmiş  ülkelerden ayrışmakta ve gelişmekte olan ülkelerle birlikte güvenli bölgede yer almakta. Güvenli bölge olarak nitelendirilecek kısımda ise Suudi Arabistan, Çin, Rusya, Almanya, Güney Kore, Arjantin, Endonezya ve Meksika bulunuyor. Türkiye ise cari açık oranı söz konusu olduğunda gelişmekte olan ülkeler grubundan ayrışarak, sorunlu ülkeler statüsündeki İspanya ve İtalya'yı bile geçmekte.

Maastricht kriterleri hayal mi oldu? G20 içinde yer alan ülkelerden AB üyesi olanlar ve aday ülke Türkiye verilerinin, AB'ye üyelikte Maastricht kriterleri olan -yüzde 3 Bütçe Açığı/Hasıla ve yüzde 60 Kamu Borcu/Hasıla oranları dağılımına göre, Almanya dışındaki söz konusu ülkelerin hiç birinin bu kriterlere uymadığı görülmekte. Türkiye, 2012 yılında küresel yavaşlamaya bağlı olarak büyümenin hız kesecek olması,  cari açık üzerinde iyileşme sağlasa da, Bütçe Açığı/Hasıla oranının artmasına neden olabilecek.

Yargıtay'dan emsal karar: Ziynet alacağı karar beklenmeden icraya konacak

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ziynet alacağına ilişkin mahkeme kararının icraya konulabilmesi için boşanma kararının kesinleşmesinin gerekmeyeceğine hükmetti. Emsal kararla birlikte, boşanma kesinleşmeden de ilamlı icra takibi yapılabilecek

17.10.2026 11:46:00 / Güncelleme: 17.10.2026 11:49:42
İHA
 
Yargıtay'dan emsal karar: Ziynet alacağı karar beklenmeden icraya konacak
Yargıtay'dan emsal karar: Ziynet alacağı karar beklenmeden icraya konacak
Yıllar süren evliliğin ardından boşanmaya karar veren çift altınlar konusunda da mahkemelik oldu. 1. Aile Mahkemesi'nin altın (ziynet) alacağına dair kararına rağmen eli boş kalan mağdur kadın, eski kocası hakkında icra takibi başlattı. İcra Hukuk Mahkemesi'ne koşan eski koca, boşanma davasının kesinleşmediğine dikkat çekerek icra takibine itiraz etti.

Boşanma ilamı kesinleşmeden onun ferisi (bağlı) niteliğindeki alacakların da talep edilemeyeceğini belirterek, takibin iptaline karar verilmesini istedi. İcra Hukuk Mahkemesi, şikayetin reddine karar verdi. Davacı eski koca kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 8. Hukuk Dairesi, alacaklı davalı tarafından borçlu hakkında başlatılan ilamlı takibin dayanağının 1. Aile Mahkemesi'nin 2025/17 K. sayılı ilamı olduğu, takipte ilamda hüküm altına alınan ziynet iadesinin ve bu konuya ilişkin hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilinin talep edildiğine dikkat çekti.

Şikayetin niteliği itibariyle süresiz şikayete tabi olduğuna vurgu yapan Daire kararında şu ifadelere yer verildi:

''Aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemezler. Ayrıca, boşanma kararının eklentisi olan tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik hükümler de aynı kurala tabidirler. Ancak, ilamın boşanma davası ile birlikte görülen ve hüküm altına alınan ziynet alacağına ilişkin kısmı, tarafların şahsi ya da ailevi yapılarına ilişkin durumlarında bir değişikliğe yol açmayan, sonuçları itibariyle ancak tarafların mal varlığını etkileyebilen, boşanma ilamının ferisi niteliğinde olmayıp ondan bağımsız olan edaya ilişkin ilamlardır.

Bu nitelikleri itibariyle de ziynet alacağına ilişkin ilamların, diğer edaya ilişkin ilamlar gibi, kesinleşmeden icraya konulmaları mümkündür. Somut olayda da, takibe konulan husus ziynet iadesine ve bu konuya ilişkin hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olmakla, her ne kadar boşanma davası ile birlikte görülmüş olsa da boşanma ilamının ferisi niteliğinde olmadığından kesinleşmeden icraya konulması mümkündür. Bu nedenle davacı tarafın buna yönelen talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.''

BAM 8. Hukuk Dairesi'nden de eli boş dönen davacı koca, kararı temyiz etti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de BAM kararını yerinde buldu. Yüksek Mahkeme; ziynet alacaklarının tarafların şahsi durumlarında bir değişiklik yaşatmadığını, yalnızca malvarlığını etkilediğini belirterek, boşanma hükmü kesinleşmesse dahi bu alacakların icra edilebileceğine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.

Milyarlık bahis ağının kara para çarkı deşifre edildi

Kırıkkale merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonda, yasa dışı bahis gelirlerini başkaları adına açılan banka hesapları ve kripto para platformları üzerinden akladıkları belirlenen suç örgütünün 1 milyar 219 milyon lirayı aşan para trafiği deşifre edildi

17.10.2026 10:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milyarlık bahis ağının kara para çarkı deşifre edildi
Milyarlık bahis ağının kara para çarkı deşifre edildi
Kırıkkale merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonda, yasa dışı bahis gelirlerini başkaları adına açılan banka hesapları ve kripto para platformları üzerinden akladıkları belirlenen suç örgütünün 1 milyar 219 milyon lirayı aşan para trafiği deşifre edildi. Örgütün yapılanması ve para aklama yöntemlerinin ortaya çıkarıldığı soruşturmada, adliyeye sevk edilen 18 şüpheliden 11'i tutuklanırken, 7'si hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 18 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakimlikçe 11 şüphelinin tutuklanmasına karar verilirken, 3 şüpheli hakkında konutu terk etmeme (ev hapsi), 4 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

Örgütün para aklama yöntemi ortaya çıkarıldı



Soruşturmada, şüphelilerin kamuoyunda "panel" olarak bilinen sistemler üzerinden üçüncü kişilere ait kişisel verileri ele geçirdikleri belirlendi. Bu bilgileri kullanarak kişilerin haberi ve rızası olmadan, gerçeğe aykırı beyanlarla banka hesapları açtırdıkları tespit edildi. Açılan hesapların yasa dışı bahis organizasyonunda para toplamak ve transfer etmek amacıyla kullanıldığı, suçtan elde edilen gelirlerin ise kripto para platformlarına aktarılarak aklandığı belirlendi.

Örgütün yasa dışı bahis gelirlerini farklı hesaplar üzerinden dolaşıma soktuğu, suç gelirleriyle şüpheliler ve aile bireyleri adına taşınır ve taşınmaz mal edinilerek paranın kaynağının gizlenmeye çalışıldığı değerlendirildi. Şüphelilerin banka hesaplarındaki toplam işlem hacminin yaklaşık 1 milyar 219 milyon 242 bin lira olduğu bildirildi.
Operasyon kapsamında gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, 12 araç ve 8 taşınmaza el konuldu.

Ne olmuştu?

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/13270 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, şüpheli B.H.'nin cep telefonunda yasa dışı bahis faaliyetlerine ilişkin mesajlaşmalar tespit edilmişti. Telefon incelemesiyle genişletilen soruşturmada, MASAK ve BTK raporları ile HTS kayıtlarının değerlendirilmesi sonucunda örgütün yönetim kadrosu, mali yapılanması ve para trafiğine ilişkin delillere ulaşılmıştı.

Soruşturma dosyasında B.H.'nin yasa dışı bahis panelinin sahibi ve örgüt lideri konumunda olduğu, A.Z.G.'nin panelin ortağı ve karar alma mekanizmasında yer aldığı, A.B.E.'nin ise panelin yönetimini üstlendiği değerlendirilmişti. A.T. ve İ.E.K.'nin örgütün mali işleyişini ve para transferlerini yönettikleri, diğer şüphelilerin de üçüncü kişiler adına banka ve ticari hesaplar açtırarak organizasyona destek sağladıkları belirlenmişti.

MASAK raporlarında, şüphelilerin 2021-2025 yılları arasındaki toplam mali işlem hacminin 1 milyar 219 milyon 242 bin 883 lira 16 kuruş olduğu tespit edilmişti. Elde edilen deliller üzerine Kırıkkale merkezli Ankara, İzmir, İstanbul, Kocaeli, Antalya, Elazığ ve Kayseri'de toplam 27 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Haklarında işlem başlatılan 21 şüpheliden 18'i yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıkları ile banka ve ödeme kuruluşlarındaki hesaplarına el koyma tedbirleri uygulanmıştı.

Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu


 
 
Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki kadın aynı apartmanda yaşadığı komşusunun evinde öldü. Belediye tabibi, ölümü şüpheli olarak değerlendirdi.

17.10.2026 08:54:00 / Güncelleme: 17.10.2026 08:58:14
Haber merkezi/AA
 
 Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu
 Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu

Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde Yadigar Yılmaz, Hoşnudiye Mahallesi Sağın Sokak'taki komşusunun evinde bulunduğu esnada fenalaşarak yere yığıldı. Ev sahibi 56 yaşındaki İ.G'nin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde, Yılmaz'ın hayatını kaybettiği tespit edildi. Belediye tabibi, Yılmaz'ın ölümünü şüpheli olarak değerlendirdi.

Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlatırken, ev sahibi İ.G. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Yılmaz'ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin tespit edilmesi amacıyla yapılacak otopsi işlemleri için Eskişehir Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı.

İstanbul'daki felaketin nedeni El Nino mu?


 
İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, "İstanbul'daki şiddetli yağışta, Karadeniz'in yaklaşık 19.5-20 dereceye ulaşan su sıcaklığının, Balkanlar'dan gelen soğuk hava ve deniz üzerinden nem taşıyan poyrazla birleşmesi etkili oldu" dedi.

17.10.2026 08:49:00
Haber Merkezi/AA
 
  İstanbul'daki felaketin nedeni El Nino mu?
  İstanbul'daki felaketin nedeni El Nino mu?

Türkiye'nin önde gelen metereoloji ve afet uzmanı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, kentin özellikle kuzey ilçelerinde yaşananların, bölgenin kendi imkanlarıyla baş edemeyeceği bir tablo ortaya çıkardığını söyledi. Kuzey ilçelerinde kısa sürede düşen şiddetli yağışın etkisine dikkati çeken Kadıoğlu, bu nedenle kent geneline tek bir sarı uyarı vermenin riskin yerini ve şiddetini anlatmaya yetmeyeceğini vurguladı.
Yağış miktarının, metrekareye düşen suyun yüksekliği üzerinden ölçüldüğüne işaret eden Kadıoğlu, "1 milimetre yağış, metrekareye 1 litre, yani 1 kilogram su düşmesi demektir. Metrekareye 100 kilogram yağış, suyun akmadığı ve sızmadığı durumda 10 santimetre yüksekliğinde bir tabaka oluşturur. Beykoz'da ölçülen yağış, 100 metrekarelik bir çatıya yaklaşık 24 ton su düşmesi anlamına geliyor" bilgisini verdi.

Yağışın ana nedeni

Rekor yağışın ardındaki etkenlerden bahseden Kadıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "İstanbul'daki şiddetli yağışta Karadeniz'in yaklaşık 19.5-20 dereceye ulaşan su sıcaklığının, Balkanlar'dan gelen soğuk hava ve deniz üzerinden nem taşıyan poyrazla birleşmesi etkili oldu. Sıcak denizler atmosfere nem sağlayarak kuvvetli yağışları besleyebilir ancak tek bir yağış olayını doğrudan iklim değişikliğine bağlamak için özel bir atıf çalışması yapılması gerekir. İklim değişikliği aşırı hava olaylarının şiddetini artırabilir. İklim değişikliği olmasaydı da dere yatağına yapılmış bina su alacaktı, bodrumdaki pano yine elektrik verecekti, alt geçit yine dolacaktı. İklim değişikliği tehlikeyi bir miktar büyütüyor, afeti biz büyütüyoruz. El Nino da İstanbul'daki yağışın doğrudan nedeni olarak gösterilemez."
Kadıoğlu, beton ve asfalt yüzeylerde yağışın neredeyse tamamının toprağa sızamadan yüzey akışına geçtiğine ve yerçekimiyle en alçak noktalara, dere yataklarına, alt geçitlere ve bodrum katlara aktığına değindi.

Kadıoğlu, "Yağmur bir tehlike. Afet, o tehlikenin bizim hazırlıksız, yanlış yere kurulmuş ve yanlış işletilen kentimizle buluştuğunda ortaya çıkan sonuçtur. Bu tanıma göre İstanbul'da yaşananlar yerel ölçekte bir afettir. Ama 'doğal afet' demeyelim. Yağmur doğaldır, afet insan yapısıdır." ifadelerini kullandı.

Kritik önemi haiz öneriler

Kadıoğlu, afetlerin önlenmesi için şu önerilerde bulundu: "Üstü kapatılarak yol, otopark ve konut alanlarına dönüştürülen dereler yeniden açılmalı, dere yataklarını daraltan dolgular kaldırılmalı. Çatı suları depolanmalı, parklar ve meydanlar yağış sırasında suyu geçici olarak tutabilecek şekilde tasarlanmalı. Yağmur suyu ve atık su hatları birbirinden ayrılmalı. Taşkın haritaları hazırlanmalı ve bu haritalar dikkate alınmadan riskli alanlarda yapılaşmaya izin verilmemeli. Sorun yalnızca boruların yetersizliği değil, suyun doğal akış yollarının kapatılması ve kentlerin buna göre planlanmamasıdır."

Elektrik panoları ve jeneratörlerin taşkın seviyesinin üzerine alınmasını, riskli alanlardaki bodrum kullanımının sınırlandırılmasını ve otopark girişlerinde su bariyerleri kurulmasını öneren Kadıoğlu, taşkın tehlike haritalarına dayalı bir "sel yapı yönetmeliği" hazırlanması gerektiğini kaydetti. Vatandaşların adresleri üzerinden taşkın riskini öğrenebileceği haritaların yayımlanmasını isteyen Kadıoğlu, alt geçitlerde su seviyesi 15 santimetreye ulaştığında otomatik kapanan bariyerler ve dere kenarlarında erken uyarı sistemleri kurulması önerisinde bulundu.

İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı

İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 4'ü tutuklandı

17.10.2026 05:00:00
AA
 
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen 12 şüphelinin sulh ceza hakimliğinde işlemleri tamamlandı.

Sulh Ceza Hakimliği, şüpheliler Harika Akkaya, Murat Koçak, Süleyman Özen ve Mehmet Necati Yağcı'nın tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlikçe diğer şüphelilerden Erkan Yağcı, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir ve Mustafa Özdemir hakkında "ev hapsi", Ali Turan, Armağan Küçük, Mediha Burumoğlu ve Halit Akın hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmedildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, zanlı Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarılmıştı.

Bu kapsamda yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun, İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin kurulmasını sağladığı kaydedilen açıklamada, Mahiroğlu'nun şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edilmişti.

Açıklamada, dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığının tespit edildiği aktarılmıştı.

MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu belirtilen açıklamada, şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 lira 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiğinin belirlendiği bildirilmişti.

Ayrıca Mahiroğlu'nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildiği aktarılan açıklamada, Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu, mal varlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğunun anlaşıldığı ifade edilmişti.

Açıklamada, diğer taraftan Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025'te yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de olduğu belirtilmişti.

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 zanlının gözaltına alındığı bildirilen açıklamada, yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4'ünün yurt dışında bulunduğu, 1'inin ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edildiği, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü kaydedilmişti.

Açıklamada, şüpheli Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verildiği aktarılmıştı.

Soruşturma kapsamında, şüpheliler Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı, Süleyman Özen ile Mehmet Necati Yağcı'nın gözaltına alındığı öğrenilmişti.

Zanlılar Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan ve Sevim Kul'un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut'un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu'nun ise firari olduğu belirlenmişti.

Öte yandan soruşturma kapsamında sulh ceza hakimliğince, TMSF'nin kayyum olarak atandığı Halk TV'nin sosyal medya hesaplarına da erişim engeli getirilmişti.

Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilen 12 şüpheliden 7'si tutuklama, 5'i hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti. 

Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’

Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün damadı Esat Palazoğlu gündemde

16.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü'nün damadı Esat Palazoğlu gündemde. Mal varlığı dondurulan, banka hesapları bloke edilen ve soruşturmada şüpheli sıfatının sürdüğü bildirilen Palazoğlu, fona para yatırdığını kabul ederken kendisinin de mağdur olduğunu savunuyor. Ancak gazeteci İsmail Saymaz'ın sorularına verdiği yanıtlar, dinî hassasiyet söylemiyle yüksek kazanç arayışı arasındaki çelişkiyi yeniden tartışmaya açıyor.

Palazoğlu, Pusula'nın PCS adlı kapalı fonuna mayıs ayında yatırım yaptığını, haziran, temmuz ve ağustos aylarında hesabında sırasıyla yüzde 30, yüzde 20 ve yüzde 10 artış gördüğünü anlattı. Üç ayda ana parasının yaklaşık dörtte üçü kadar kazanç oluştuğunu aktaran Saymaz'ın, "Neden böyle bir kazanç yolunu seçtiğini" sorması üzerine Palazoğlu şu yanıtı verdi:

"Dini anlamda çok uygundur diye iddia etmiyorum. Yanlışsa yanlışımız var, eyvallah. Ama hepimiz bunları yapıyoruz. Herkesin girdiği fonlar da bu kazancı verdi. Nefsimize yenildik diyebiliriz. Tabii böyle olsun istemezdik."

"ALLAHTAN PARAMIZ BATMIŞ" DİYOR

Palazoğlu, şirketinin giderleri için 31 Temmuz'da fondan bir miktar para çektiğini, ağustos sonunda yeniden para çekmek istediğinde ise kendisine "Şu an sıkışıklık var, bir iki hafta bekleyebilir misiniz?" denildiğini söyledi. 16 Eylül itibarıyla ana parasının dörtte üçünü kaybettiğini öne süren Palazoğlu, fondan zamanında çıkmadığını ve içeriden bilgi alarak parasını kurtarmadığını savundu.

Saymaz'ın, temmuz ayında para çekmesinin şüpheli görülmesine neden olup olmadığını sorması üzerine Palazoğlu, sebebini bilmediğini belirtti. Ardından şu ifadeleri kullandı:

"Ben mağdur tarafım. Kazandığımız bir bedel yok, niye şüpheliyim, bilmiyorum, öyle bir durumdayız ki, Allahtan paramız batmış diyoruz. Para alsaydım içeride olurdum muhtemelen."

Palazoğlu ayrıca, "Bu parayı 5-10 Eylül'de çeksem ne olacaktı? 'Esat kaçtı, sen bu bilgiyi kimden aldın' diyeceklerdi" diyerek kendisini savundu. Fonun patronu Serdar Turhan'ı tanıdığını, ağabeyi Ahmet'in Turhan'la bir şirkette ortak olduğunu da söyledi. Ancak ağabeyinin faaliyetlerinden dolayı kendisine haksız suçlama yöneltildiğini savundu.

Palazoğlu'nun anlatımı, soruşturmadaki konumunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini gösteriyor. Bir kişinin fonda zarar ettiğini söylemesi, tek başına suç işlediğini kanıtlamadığı gibi şüpheli sıfatı da suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, kısa sürede olağan dışı kazançlar oluştuğu belirtilen bir yatırımda hangi koşullarda karar verildiği ve para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği de soruşturmanın yanıtlaması gereken sorular arasında.

CÜBBELİ NE DEMİŞTİ? "ÇOK BÜYÜK KUL HAKLARI YENDİ"

Cübbeli Ahmet, ekim ayındaki sohbetinde fon soruşturmasına değinerek "Şu fon vurgunlarında çok büyük bir kul hakları geçti, yendi" dedi. Borsada spekülasyonla hisse fiyatlarının yükseltildiğini savundu; "Bir defa burada yalan var. En büyük haram nedir? Yalan" ifadelerini kullandı. Ayrıca muhafazakâr çevrelerden de bu işlere karışanlar bulunduğunu belirterek, "Hacı hoca var mı? Var. Namazlı abdestli var mı? Var" diye konuştu.

Öte yandan Cübbeli, aynı konuşmasında "Burada bir kuruşumuz yok, biz bir şey kaptırmadık" dedi. Damadının fonda yatırım yaptığının ve mağdur olduğunu ileri sürdüğünün gündeme gelmesiyle birlikte, kamuoyunda şu soru öne çıkıyor: Dinî çevrelerde yüksek kazanç arayışı ve finansal riskler konusunda yıllardır yapılan uyarılar, bu çevrelerin kendi yakınları için de aynı ölçüde geçerli miydi?

FADIL AKGÜNDÜZ VE CAPRICE GOLD HAFIZASI



Cübbeli Ahmet'in geçmişte Fadıl Akgündüz'ün Caprice Gold projesiyle ilgili tutumu da yeniden hatırlanıyor. Projeden devre mülk alan çok sayıda kişinin mağduriyet iddiaları ve açılan davalar kamuoyunda tartışılırken Cübbeli, 2016'da yaptığı açıklamada kendisine yöneltilen eleştirilere şu sözlerle yanıt vermişti:

"Fadıl Bey'in otelinden yer alın demedim, sadece fetva soranlara caiz dedim. Ben dünya işinden anlamam. Sen bunları duymayıp enayilik ettiysen ben de enayilik ettim. Benim de birkaç dairem gitti."

FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?

Türkiye’nin yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında tutuklamalar, mal varlığı dondurmaları ve şirketlere yönelik tedbirler sürerken, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkındaki işlemler tartışma konusu oldu

16.10.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?
FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?
Türkiye'nin yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında tutuklamalar, mal varlığı dondurmaları ve şirketlere yönelik tedbirler sürerken, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkındaki işlemler tartışma konusu oldu.

Diğer şüpheliler hakkında peş peşe tutuklama kararları verilirken Kaya çiftinin tutuklanmaması, "Aynı soruşturmada herkese aynı hukuk mu uygulanıyor?" sorusunu gündeme taşıdı.

TUTUKLAMALAR, DONDURULAN MAL VARLIKLARI…

Fon soruşturmasında eylül ayının sonlarında tutuklu sayısının 51'e yükseldiği, ekim ayının ilk haftasında ise 85'e ulaştığı bildirildi. 13 Ekim'de Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin de aralarında bulunduğu 141 kişinin mal varlığına yönelik dondurma tedbiri uygulandığı haberleştirildi.

Kamuoyunun yanıt beklediği sorular ortada: Diğer şüpheliler hakkında tutuklama kararı verilirken Kaya çifti yönünden hangi hukuki ölçütler dikkate alındı? Delil durumu ve tutuklama nedenleri bakımından ne gibi farklılıklar bulunuyor?

MİLYARLIK HİSSE İŞLEMİ İDDİASI VE SPK RAPORU

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Fatma Betül Sayan Kaya'nın 8 Nisan 2026'da 250 bin hisseyi yaklaşık 255 liradan aldığını, eylül ayında ise yaklaşık 4.482 liradan sattığını ileri sürdü. Açıklanan rakamlar üzerinden milyar lirayı aşan satış tutarı ve yüksek kazanç iddiası gündeme geldi. İşlemlerin gerçek tutarı ve hukuki niteliği ise mali kayıtlarla belirlenmeli.

Kaya çifti soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. SPK'nın çift hakkındaki denetim raporu da savcılığa gönderildi. Kaya'nın AKP'deki görevlerinden ayrılması ve ardından partiden ihraç edilmesi siyasi sonuçlar doğurdu; ancak bu gelişmeler hukuki soruşturmanın yerine geçmiyor.

Yüksek kazanç tek başına suç kanıtı olmadığı gibi, siyasi görevlerden ayrılmak da varsa hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.

ASIL SORU: HUKUKİ TEDBİRLERİN ÖLÇÜTÜ NE?

Fon dosyasında tutuklanan diğer şüphelilerle Kaya çifti arasında hangi hukuki farklılıkların bulunduğu açıklığa kavuşturulmalı. Savcılık, her şüphelinin durumunu deliller, isnat edilen fiiller ve tutuklama koşulları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirmek zorunda.

Kamuoyunun yanıt beklediği başlıca sorular şunlar:

Kaya çifti hakkında tutuklama tedbiri uygulanmamasının somut hukuki gerekçeleri neler?

SPK raporunda hangi tespitler yer alıyor ve savcılık bu tespitler doğrultusunda hangi adımları atacak?

Fon soruşturmasındaki bütün şüphelilere aynı hukuki standartların uygulandığı nasıl gösterilecek?

Fon krizinde kamuoyu yalnızca milyarlık işlemlerin nasıl gerçekleştiğini değil, sorumluların kim olduğunun hangi delillerle belirleneceğini de bilmek istiyor. Siyasi kimliklerden bağımsız, şeffaf ve eşit uygulanan bir hukuk süreci, sermaye piyasalarına duyulan güven açısından belirleyici olacak.

Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenaze törenine katıldı

16.10.2026 17:10:00
AA
 
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin toprağa verildi.

Gültekin için Büyük Çamlıca Camisi'nde cuma namazı sonrası cenaze töreni düzenlendi.

Gültekin'in ailesi cami avlusunda taziyeleri kabul ederken, cuma namazını kıldıktan sonra avluya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan da merhumun ailesine başsağlığı diledi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, tezkiye konuşması yaptı ve cenaze namazını kıldırdı.



Gültekin'in çocuklarıyla birlikte saf tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada, ebediyete uğurlayacakları Gültekin'le ilgili Arpaguş'ın gerekli tezkiyeleri yaptığını belirterek, "Rabbim inşallah ebedi alemde de bizleri sevgili habibinin livaü'l-hamd ismiyle müsemma sancağı altında haşru cem eylesin. Rabbim yar ve yardımcımız olsun" dedi.

Erdoğan, Gültekin'in çok kısa sürede Üsküdar'da önemli bir görevi üstlendiğini aktararak, "Ankara'da bir görevi ifa için yola çıkmışken de ne yazık ki bir trafik kazasında ebedi aleme kendisini uğurladık, uğurluyoruz. Öncelikle tüm kardeşlerime sabırlar temenni ediyorum. Rabbim yar, yardımcımız olsun, mekanı cennet olsun, makamı ali olsun inşallah." diye konuştu.

Gültekin'e hakkını helal ettiğini söyleyen Erdoğan, "Yavruları da yanımızda, Rabbim onlara da inşallah sabrı cemil lütfeylesin. Hep birlikte bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ama bileceğiz ki hepimizin de sonu bu. Durmak yok, yola gideceğiz. Bu yol hepimiz için mukadder. Tüm ailesine, tüm kardeşlerimize sabırlar diliyorum. Bu yolculuk hepimiz için mukadder, bu mukadder olan yolculuğa hepimiz de her an hazır olalım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah, makamı cennet olsun. Sevgili habibin sancağı altında da bizleri haşru cem eylesin" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından Gültekin'in tabutuna omuz verdi.

Gültekin'in naaşı, defnedilmek üzere Nakkaştepe Mezarlığı'na götürüldü.

Cenaze merasimine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncel, bazı bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, çalışanları, vatandaşlar ve Gültekin'in yakınları katıldı.

Şiddetli yağış geri dönüyor

Metrekareye 270 kilogramı aşan tarihi rekor yağışın ve sel felaketinin yaralarını sarmaya çalışan İstanbul için Meteoroloji ve AKOM’dan son dakika uyarısı geldi. Ara veren yağışlı sistem, yeni bir dalga halinde kente geri dönüyor. Valilik, suya doymuş toprak nedeniyle sel, su baskını ve heyelan riskinin en üst seviyede olduğu konusunda vatandaşları kritik bir dille uyardı

16.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Şiddetli yağış geri dönüyor
Şiddetli yağış geri dönüyor
Hafta ortasında son onlarca yılın en ağır sel felaketlerinden birini yaşayan ve 4 vatandaşını kaybeden İstanbul, yeni bir yağışlı dalganın eşiğinde. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kenti etkisi altına alacak yeni kuvvetli sağanak yağış sistemi için peş peşe sarı kodlu alarmlar yayınladı.


Önce kuzey ilçeleri, ardından tüm kent etkilenecek


Meteoroloji Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi'nin verilerine göre, ara veren yağışlar güneyli rüzgarların da etkisiyle yeniden canlanıyor. Sistem ilk etapta İstanbul'un kuzey kesimleri ile Avrupa Yakası'nda ağırlığını hissettirecek. Özellikle Arnavutköy, Çatalca, Sarıyer, Beykoz, Şile ve Çekmeköy ilçelerinde yağışların yer yer şiddetlenmesi bekleniyor.

Cuma gecesinden itibaren vites artıracak olan sağanak dalgası, 17 Ekim Cumartesi günü itibarıyla tüm İstanbul genelinde çok kuvvetli bir şekilde etkisini sürdürecek. AKOM, cumartesi günü metrekareye düşecek yağış miktarının 30 ila 60 kilogram arasında olabileceğini tahmin ediyor.


Toprak suya doydu, risk çok yüksek!


Yetkililerin en çok dikkat çektiği konu ise geçtiğimiz günlerde düşen ekstrem yağışlar oldu. 14 Ekim'de metrekareye 270 kilogramı aşan tarihi yağışların ardından İstanbul'da altyapı yükünün henüz hafiflemediği ve toprağın tamamen suya doyduğu belirtildi.

İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"14 Ekim tarihinde gerçekleşen şiddetli yağışların sebep olduğu olumsuz şartların halen devam ettiği göz önüne alındığında; yeni yağışlı sistemle birlikte sel, su baskınları, yıldırım ve heyelan riski üst seviyededir. Vatandaşlarımızın ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir."


Sıcaklıklar mevsim normallerinin altında


Yeni sistemle birlikte sadece yağış değil, soğuk hava da kentte kalmaya devam edecek. Rüzgarın poyraz ve güneyli yönlerden zaman zaman fırtına hızına (50-80 km/sa) ulaşması beklenirken, hava sıcaklıklarının 14 ila 17 derece arasında, yani mevsim normallerinin altında seyredeceği duyuruldu.


Trafiğe çıkacaklar dikkat


Yetkililer, zorunlu olmadıkça vatandaşların özel araçlarıyla trafiğe çıkmamasını, özellikle riskli alt geçitler, dere yatakları ve su birikintisi oluşabilecek çukur alanlardan uzak durulmasını önemle rica etti. Cumartesi gece yarısına (23.59) kadar geçerli olan alarm durumu süresince AFAD ve İBB ekipleri de sahada 7/24 teyakkuz halinde olacak. Pazar gününden itibaren ise yağışların geçici olarak kenti terk etmesi bekleniyor.

İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı. Geçmiş yıllardaki adliye personeli alımlarını inceleyen ekipler, örgütsel fişleme listeleri ve ByLock kayıtları üzerinden şüphelileri tespit etti

16.10.2026 14:38:00
AA
 
 İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı
 İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı
İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, geçmiş yıllardaki adliye personeli alımlarında örgütle bağlantılı oldukları değerlendirilen 19 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler arasında halen görevini sürdüren bir kamu personelinin de bulunduğu bildirildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalarda, geçmiş yıllarda gerçekleştirilen zabıt kâtibi, infaz ve koruma memuru (gardiyan) ve mübaşir alımları mercek altına alındı.
Soruşturma kapsamında, örgütle bağlantılı oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin fişleme listeleri ile ByLock haberleşme programına ait kayıtlar incelendi. Yapılan çalışmalar sonucunda belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.

FETÖ operasyonunda 19 şüphelinin tamamı yakalandı
Emniyet ekipleri, soruşturma kapsamında kimlikleri tespit edilen 19 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul'da belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi.
Operasyon sonucunda haklarında gözaltı işlemi uygulanan 19 kişinin tamamı yakalandı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.
Ele geçirilen dijital materyallerin soruşturma kapsamında incelenmesi beklenirken, şüphelilerin emniyetteki işlemlerine ilişkin ayrıntılar henüz paylaşılmadı.

Adliye personeli alımlarındaki örgütsel bağlantılar incelendi
Soruşturmanın merkezinde, geçmiş yıllarda adliyelerde görev yapacak personelin işe alım süreçleri bulunuyor.
Emniyet birimlerinin yürüttüğü incelemelerde, zabıt kâtibi, gardiyan ve mübaşir kadrolarına yönelik personel alımlarında FETÖ ile bağlantılı oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin örgütsel kayıtlar araştırıldı.
Özellikle örgütün kendi mensuplarını sınıflandırmak amacıyla kullandığı belirtilen fişleme listeleri, soruşturmanın önemli unsurlarından biri oldu.
Bu listelerde örgüt tarafından yüksek aidiyet koduyla değerlendirilen kamu görevlileri ile örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı tespit edilen kişilerin belirlenmesine odaklanıldı.

ByLock kayıtları soruşturmada öne çıktı
ByLock, FETÖ soruşturmalarında örgütsel bağlantı iddialarının araştırılmasında kullanılan dijital deliller arasında yer alıyor.
İstanbul'daki son operasyonda da emniyet ekiplerinin ByLock kullanımına ilişkin tespitler ve örgütsel fişleme kayıtları üzerinden şüphelileri belirlediği bildirildi.
Bununla birlikte, gözaltına alınan 19 kişinin tamamının ByLock kullanıcısı olup olmadığına ilişkin ayrı ayrı bir bilgi paylaşılmadı. Şüphelilerin hangi tarihlerde adliye personeli alım süreçlerine dahil oldukları da açıklanmadı.

Şüpheliler arasında aktif kamu görevlisi de bulunuyor
Operasyonun dikkat çeken ayrıntılarından biri, gözaltına alınanlar arasında halen görevde bulunan bir kamu personelinin yer alması oldu.
Yetkililer, söz konusu kişinin hangi kamu kurumunda ve hangi görevde çalıştığına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Diğer şüphelilerin mevcut mesleki durumları hakkında da bilgi verilmedi.
Soruşturmanın geçmiş yıllardaki personel alımlarına uzanması, adliye kadrolarına yönelik örgütsel bağlantı iddialarının incelenmeye devam ettiğini gösteriyor.

İstanbul'daki FETÖ soruşturmasında süreç devam ediyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 19 şüpheli hakkındaki adli işlemlerin devam etmesi bekleniyor.
Adreslerde ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle birlikte şüphelilerin olası örgütsel bağlantılarına ilişkin yeni bulgular elde edilip edilmeyeceği araştırılacak.
Şüphelilerin savcılığa sevk edilme tarihlerine ve haklarında talep edilebilecek adli tedbirlere ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Gözaltı işlemlerinin soruşturma aşamasında uygulandığı, şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmediği belirtilmeli.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.