logo
27 TEMMUZ 2026

Kukla sanatı: Cansız nesnelere üflenen nefes

Kukla sanatı, insanoğlunun hayal gücünü, hikâye anlatma tutkusunu ve el becerisini cansız nesnelere nefes üfleyerek birleştirdiği en köklü gösteri sanatlarından biridir

27.07.2026 12:29:00
Hasan Gündoğdu
 
Kukla sanatı: Cansız nesnelere üflenen nefes
Kukla sanatı: Cansız nesnelere üflenen nefes
Bir ahşap bloğunun, bir kumaş parçasının ya da basit bir gölgenin sahne ışıkları altında duygu kazandığı bu disiplin, yalnızca çocuklara yönelik bir eğlence değil; felsefi, toplumsal ve estetik derinliği olan evrensel bir ifade biçimidir.






Tiyatronun Öncülü: Kuklanın Tarihsel Serüveni

Kukla sanatının izleri, yazılı tiyatro metinlerinden çok daha öncesine, kadim medeniyetlerin ritüellerine kadar uzanır. İlk çağlarda kabilelerin dinsel törenlerinde, doğaüstü güçleri simgelemek amacıyla hareketli figürler kullanılmıştır. Antik Mısır'daki hareketli eklemlere sahip heykeller, Antik Yunan ve Roma'daki ipli figürler bu sanatın ilk somut örnekleri kabul edilir.

Zamanla mistik bağlarından sıyrılan kukla, halkın sesini yansıtan bir tiyatro türüne dönüşmüştür. Orta Çağ Avrupa'sında sokak panayırlarının vazgeçilmezi haline gelen bu gösteriler, toplumsal eleştirinin ve mizahın en özgür alanı olmuştur.






Farklı Kültürler, Farklı Teknikler

Dünyanın farklı coğrafyaları, kendi estetik anlayışlarını ve kültürel değerlerini kukla biçimlerine yansıtmıştır:

* İpli Kukla (Marionette): İnce ipler veya teller yardımıyla tepeden kontrol edilen, karmaşık eklem yapısına sahip en teknik kukla türüdür. İnce motor becerisi ve yüksek koordinasyon gerektirir.

* El Kuklası (Glove Puppet): Oynatıcının eline eldiven gibi giydirildiği, doğrudan parmak hareketleriyle yönetilen dinamik ve bükülebilir yapıya sahip figürlerdir.

* Gölge Oyunu (Shadow Puppetry): Işık kaynağı ile yarı saydam bir perde arasına yerleştirilen deri veya karton figürlerle icra edilir. Türk kültüründeki Karagöz ve Hacivat, Endonezya'nın Wayang Kulit geleneği bu alanın en bilinen başyapıtlarındandır.

* Masaüstü ve Dev Kuklalar: Modern tiyatroda sıklıkla kullanılan, bazen birden fazla oyuncunun aynı anda hareket ettirdiği ya da sokak festivallerinde devasa boyutlarıyla dikkat çeken çağdaş biçimlerdir.






Türk İllüzyonu: İbiş'ten Karagöz'e

Türk seyirlik oyunları geleneğinde kukla sanatının müstesna bir yeri vardır. Sözlü kültürün ve halk mizahının taşıyıcısı olan bu gelenek, temelde iki ana damardan beslenir:

* Geleneksel Kukla (İbiş ile İhtiyar): Sahnede doğaçlama diyaloglarla şekillenen, saf halleri ve sivri diliyle halkı eğlendirirken düşündüren komik figür İbiş etrafında gelişir.

* Gölge Tiyatrosu (Karagöz): Deve veya manda derisinden işlenen "tasvirlerin" mum veya ampul ışığıyla perdeye yansıtılması esasına dayanır. Toplumsal katmanların, farklı şivelerin ve insanlık hallerinin hicvedildiği derin bir mizah anlayışına sahiptir.






Cansız Nesneye Can Vermek: Kuklacının Zanaatı

Kukla sanatı iki temel ayaktan oluşur: Yapım ve Oynatım.

Bir kukla sanatçısı, aynı zamanda bir heykeltıraş, terzi, marangoz ve oyuncudur. Ahşap, ıhlamur ağacı, strafor, silikon veya kâğıt hamuru gibi malzemeler titizlikle işlenir. Ancak nesnenin estetik güzelliği tek başına yeterli değildir; asıl sihir, oynatıcının (kuklatörün) kendi enerjisini, nefesini ve jestlerini ipler veya çubuklar vasıtasıyla kuklaya aktardığı an gerçekleşir.

İyi bir oynatım, seyirciye sahnedeki nesnenin gerçekten düşündüğünü, hissettiğini ve nefes aldığını hissettiren "yanılsamayı" yaratır.






Modern Çağda Kuklanın Dönüşümü

Günümüzde kukla sanatı geleneksel kalıpların dışına çıkarak sinema, dijital efektler ve çağdaş tiyatroyla bütünleşmiştir. Anatomi, animatronik teknoloji ve psikolojik anlatılarla zenginleşen modern kukla, yetişkinlere yönelik deneysel oyunların, protez görsel efektlerin ve büyük prodüksiyonların vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.

Teknolojinin tüm imkânlarına rağmen, insan elinin ve canlı performansın sıcaklığını taşıyan kukla sanatı; sadeliği, doğrudanlığı ve sınırsız hayal gücüyle insanlığın en büyüleyici anlatı araçlarından biri olmaya devam etmektedir.

Dron saldırılarında hasar alan bir gemi daha Trabzon'a geldi

Karadeniz'de ticari gemilere yönelik tırmanan dron saldırılarının ardından isabet alan bir sivil ticaret gemisi daha hasarlı şekilde Trabzon açıklarına demirledi

27.07.2026 11:32:00
İHA
 
Dron saldırılarında hasar alan bir gemi daha Trabzon'a geldi
Dron saldırılarında hasar alan bir gemi daha Trabzon'a geldi
Karadeniz'deki uluslararası sularda ve liman yaklaşımlarında ticari nakliye gemilerini hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırıları, bölgedeki deniz güvenliğini en üst seviyede alarma geçirdi. Son günlerde Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışma ekseninde tırmanan karşılıklı dron operasyonları, sivil deniz taşımacılığını doğrudan vurdu.






Rusya'nın Taman Limanı'ndan yüklediği kömürü Trabzon'a ulaştırmak üzere yola çıkan İstanbul liman kütüğüne kayıtlı Mv Reyhan Sarı kuru yük gemisi, Novorossiysk açıklarında peş peşe iki dron saldırısının hedefi oldu. Saldırı sırasında bacasından ve yaşam mahallinden ağır darbe alan Türk bayraklı geminin makine dairesinde görevli 54 yaşındaki Türk personel Savaş Çakar hayatını kaybederken, yaralanan mürettebat Sahil Güvenlik helikopterleriyle Samsun'a getirilerek tedavi altına alınmıştı.








Öte yandan, sadece kuru yük gemileri değil, Karadeniz'de seyreden enerji tankerleri de İHA saldırılarından kaçamadı. Karadeniz açıklarında dron saldırısına uğrayarak güvertesinde yangın çıkan Panama bayraklı Gas Nero isimli LPG tankeri ile kimyasal taşıyan diğer bazı ticaret gemileri, Samsun Liman Başkanlığı koordinasyonundaki acil müdahalelerin ardından onarım ve sığınma amacıyla Trabzon kıyılarına yönlendirildi. LPG tankeri Gas Nero onarım işlemleri için Trabzon'un Sürmene ilçesi açıklarında güvenli bölgeye demirletildi.








Bu iki geminin dışında Karadeniz'de dron saldırısına uğrayan bir LPG tankeri daha Trabzon'a gelerek Akçaabat ilçesinin Söğütlü mahallesi açıklarına demirledi. Geminin hem burun hem de kaptan köşkünden saldırıya maruz kaldığı gözlendi.

Malatya'da Hurdacılar Sitesi'nde korkutan yangın: Alevler gökyüzünü kapladı

Malatya'da Hurdacılar Sitesi'nde çıkan yangın kısa sürede büyüyerek geniş bir alanda etkili oldu. Alevlere 3 TOMA, itfaiye ekipleri ve dron desteğiyle müdahale edilirken yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor

26.07.2026 05:33:00
İHA
 
Malatya'da Hurdacılar Sitesi'nde korkutan yangın: Alevler gökyüzünü kapladı
Malatya'da Hurdacılar Sitesi'nde korkutan yangın: Alevler gökyüzünü kapladı
Yangın, gece saat 03.00 sıralarında Yeşilyurt ilçesi Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Hurdacılar Sitesi'nde henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın kısa sürede büyüyerek geniş bir alanda etkili oldu.






Yoğun duman ve yükselen alevler kentin birçok noktasından görüldü. Yangın nedeniyle bölgede işçilerin konakladığı bir konteyner yatakhane tedbir amacıyla tahliye edildi.









İtfaiye ekiplerinin yanı sıra Emniyete ait 3 TOMA'nın da destek verdiği söndürme çalışmalarında dronlar kullanılarak yangının yayılımı havadan takip ediliyor. Ekiplerin karadan ve havadan yürüttüğü yoğun müdahale sürerken yangının kontrol altına alınması için çalışmalar devam ediyor.















Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı

İstanbul Eyüpsultan'da yolcu otobüsü sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce otomobile daha sonra da trafik yönlendirme levhasına çarptı. Kazada 2'si ağır olmak üzere 30 kişi yaralandı

25.07.2026 11:43:00 / Güncelleme: 25.07.2026 11:46:53
İHA
 
Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı
Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı
Kaza, saat 07.45'te Eyüpsultan Yavedud Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 57 ABZ 014 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü, seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce 34 CZT 003 plakalı otomobile daha sonra trafik yönlendirme levhasına çarparak durabildi.






Kazanın olduğunu görenler, durumu itfaiye ve polis ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, itfaiye ve UMKE ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 30 kişi çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.






İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner: 30 yaralı, 2'sinin durumu kritik

İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kazaya ilişkin açıklamasında yaralıların hastanelere sevk edildiği ve 2 yaralının durumunun ciddiyetini koruduğunu bildirdi. Emre Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Eyüpsultan ilçemizde meydana gelen şehirler arası yolcu otobüsü kazasında yaralanan 30 vatandaşımız, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastanelerimize sevk edilmiştir. Yaralılarımızın tedavi süreçleri hastanelerimizde titizlikle sürdürülmektedir. 2 hastamızın genel durumu ciddiyetini korumaktadır. Olayın ardından sağlık ekiplerimiz tüm imkanlarıyla hızla bölgeye intikal etmiş olup, süreç yakından takip edilmektedir. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Fethiye'de ekiplerin orman yangını ile ilgili mücadelesi sürüyor

Fethiye Göcek'te dün öğlen çıkan ve yaklaşık 24 saattir devam eden orman yangınını söndürmek için ekiplerin canla başla mücadelesi devam ediyor. Karadan arazözler ve söndürme işçilerinin yanı sıra gönüllü vatandaşlar ve kurumların mücadele verdiği yangında hava araçları da adeta zamanla yarışarak sortilerini sürdürdü. Hava araçlarının mücadelesi ve yanan alanlar dronla görüntülendi

23.07.2026 12:32:00 / Güncelleme: 23.07.2026 12:36:30
İHA
 
Fethiye'de ekiplerin orman yangını ile ilgili mücadelesi sürüyor
Fethiye'de ekiplerin orman yangını ile ilgili mücadelesi sürüyor
Fethiye'nin Göcek Mahallesi'nde öğle saatlerinde çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek İnlice Mahallesi'ne kadar ulaşan orman yangınına havadan ve karadan yoğun müdahale gerçekleştiriliyor. Yerleşim yerlerini de tehdit eden yangının enerjisi ekiplerin çalışmaları sonucunda büyük oranda düşürülürken, şu ana kadar ekseriya ormanlık alan olmak üzere yaklaşık 3 bin 200 dönüm civarında alanın yandığı öğrenildi.






"5 uçak 14 helikopter, 126 araç ve 417 personel mücadele veriyor"

Yangının başlamasının ardından İl Afet ve Acil Müdahale Planı kapsamında Kriz Koordinasyon Merkezi'nin yönetimi toplanarak planlı bir şekilde söndürme çalışmaları başlatıldı. Olumsuz hava şartları ve arazinin sarp olması nedeniyle hava araçları yangını söndürmek için zamanla yarışıyor. Orman Bölge Müdürlüğü başta olmak üzere AFAD, Jandarma, Emniyet, Büyükşehir Belediyesi, Devlet Su İşleri, MUSKİ ve diğer kurumlarla koordineli şekilde müdahalelerini sürdürüyor.








5 uçak 14 helikopter, 126 araç ve iş makinesi 53 arazöz, 16 su tankeri, 5 ilk müdahale aracı, 18 iş makinesi, 6 TOMA ile söndürme çalışmalarının devam ettiği yangının boyutu gün ağarınca ortaya çıktı.




















Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada ailenin avukatı Kemal Yavuz, soruşturmanın en önemli bölümünü hava hareketlerine ilişkin teknik verilerin oluşturduğunu söyledi. Yavuz, olay günü bölgede bulunan 3 askeri jetin, helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu bu iddiaları doğrulayabilecek radar kayıtlarının bulunduğu hard disklerin ise imha edildiğine ilişkin tutanaklara ulaştıklarını belirtti

21.07.2026 11:05:00 / Güncelleme: 21.07.2026 11:22:13
İHA
 
Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"
Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmeye devam ediyor. Yazıcıoğlu davasına ilişkin ailenin avukatı Kemal Yavuz, İhlas Haber Ajansı'na (İHA) açıklamalarda bulundu.

Dosyanın yıllar içerisinde önemli ölçüde genişlediğini belirten Av. Yavuz, "Dosyada daha önce 179 klasör vardı. Bugün geldiğimiz noktada bu sayı 190'ın üzerine çıktı. Dosyanın içerisinde bizim açımızdan en önemli iki konu hava hareketleri ve karbonmonoksit meselesidir. Karbonmonoksitin nasıl oluştuğu ve bunun helikopterin düşmesine ya da düşürülmesine etkisinin ne olduğuna ilişkin çalışmalar devam ediyor. Ancak şu anda bizim en fazla üzerinde durduğumuz konu hava hareketleridir. Baştan beri en önemli delil olarak bunu gördük" dedi.






"Veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor"

Hava hareketlerine ilişkin yıllardır çalışma yürüttüklerini ifade eden Yavuz, Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı'nda yapılan keşifte ulaşılan verilerin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.

Yavuz, "Bölgede 3 askeri jetin olduğu, bunlardan 2'sinin Çukurca tarafından birleşerek kol uçuşuyla olay mahalline geldiği, yaklaşık 24 bin fitten alçaldıkları, bunlardan birinin daha da aşağı kayarak helikopterin üzerinden yaklaşık 560 knot hızla geçtiği, ardından yeniden yükselerek yaklaşık 590 knot gibi çok yüksek bir hızla helikopter enkazının bulunduğu bölgenin üzerinden geçtiği anlaşılıyor. Bu verileri 14 Mart 2014 tarihinde Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı'nda yaptığımız keşifte elde ettik. Elde ettiğimiz teknik veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Bu keşiflerin yargı açısından tartışmasız delile dönüşebilmesi için askeri radar kayıtları ile savaş uçaklarının kendi radar ve görüntü kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirten Yavuz, "Bunun netleşebilmesi radar kayıtlarıyla mümkündür. Hem kara radarları hem de askeri jetlerin kendi radar ve görüntü kayıtları incelendiğinde etki mesafesine girilip girilmediği kesin olarak ortaya çıkacaktır" diye konuştu.








"Radar kayıtlarının bulunduğu hard disklerin imha edildiğine ilişkin tutanak gördük"

Soruşturma kapsamında 2025 yılında Diyarbakır'daki bir ana jet üssünde yapılan keşifte dikkat çekici bir kanıtlara ulaştıklarını ifade eden Yavuz, "Önce radar kayıtlarıyla ilgili farklı açıklamalar yapıldı. Daha sonra 2025 yılında Diyarbakır'da yaptığımız keşifte, olay saatlerine isabet eden radar kayıtlarının bulunduğu hard diskin imha edildiğine ilişkin tutanakları gördük. Bu kayıtların gerçekten imha edilip edilmediğini bilemeyiz ancak elimizde imha tutanağı var. Bu nedenle bu delillerin bizden gizlendiğini, dosyaya gönderilmek istenmediğini açıkça gördük. Burada delil karartma şüphesi bulunduğunu düşünüyoruz" dedi.

"Pilotların kimlikleri belli ama ifadeleri alınmadı"

Yavuz, "Dosyada uçakların kimlikleri de pilotları da belli. Ancak bugüne kadar yalnızca 2 pilotun ifadesi alındı. Diğer pilotların ifadeleri dahi alınmadı. Oysa bu kişilerin olayın aydınlatılması bakımından dinlenmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı.

Av. Yavuz, dosyada bütün bu verilerin önemli ölçüde oluşmuş olduğunu belirterek, "Örneğin Ali Armağan, biz başından beri söyledik, bu şahıs Sivas'tan gelirken de takip etmiş. Bu şahıs FETÖ'nün içerisinde etkin biri. Özellikle Adil Öksüz'le doğrudan 152 kez telefon teması var. 'Bu şahıs bu operasyonu yönlendirmiş, yönetmiştir' diye başından beri iddiamız vardı. Ve bu şahsın gözaltına alınmış olması, şu an tutuklanmış olması. Bu şahsın verdiği ifadelerin mahiyetinin dosyada gizlilik olduğu için bilmemekle birlikte şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, her ne kadar bunlar olayları inkarı seçmişler ise de şu an olayların daha netleştiği veriler itibariyle bunların askeri jetlerin oluşturdukları türbülansta helikopteri kasten, bile isteye düşürdükleri net olarak bize göre anlaşılmış durumda" dedi.








"16 yıldır aynı şeyi söylüyoruz"

Yavuz, yıllardır dile getirdikleri iddiaların bugün elde edilen yeni verilerle desteklendiğini savunarak, "16 yıldır biz bunu söylüyoruz. Bu da bugün daha da netleşmiş oldu. Bu bizim açımızdan sevindirici bir haber. 'Bu dosyada deliller varken bu hususlar neden gelişmiyor' diyecek olursanız, evet etkin bir irade gerekiyordu. Bu etkin iradeyi Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyayı Ankara'ya aldırmak suretiyle böyle bir irade bildirdi. Ve biz şundan memnunuz ki bu dosyaya bir devlet denetleme kurumu samimiyetle bakmıştı, suikast olabilir şüphesiyle bakmıştı. Bir de şimdi dosyayı inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki yetkili savcı arkadaşların bakış açılarının bu yönde olduğunu sevinerek müşahede ediyoruz. Ama burada üzerinde durulması gereken şey sonrasında bir örgütlü yapı var. Bu örgütlü yapının talebiyle, programıyla bunların gerçekleştirdikleri, olayın öncesi hazırlıklar, olay yaşanması, olaydan sonra gerçekleştirdikleri eylemlerle biz bu yapının nedenli olay üzerinde hakimiyet kurduğunu çok net olarak görüyoruz. Çünkü İsmail konuşmaya başladıktan sonra bunlar delil karartma, delilleri yok etmek, canlı kimseye ulaşılmasını önlemek için arama kurtarmaya dönüştürdüler" diye konuştu.








"Bu eylemi FETÖ'nün gerçekleştirdiğini düşünüyoruz"

Ortaya çıkan isimler ve delillerin belirli bir yapılanmaya işaret ettiğini savunan Yavuz, "Bu yapı içerisinde ortaya çıkan kişilere baktığımızda bunların FETÖ bağlantılı isimler olduğu görülüyor. O dönem Hava Kuvvetleri içerisinde en etkin yapılanmanın FETÖ olduğu dikkate alındığında bu eylemin FETÖ tarafından gerçekleştirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun yanında örgüt mensubu olmayan bazı kişilerin de bu olayda kullanıldığını değerlendiriyoruz. FETÖ'nün çalışma sistemi bunu mümkün kılan bir yapıydı. Bu yapının içerisinde aktif olarak yer almayan kişilerin de bu olayda kullandığını net olarak kullanıldığını biliyoruz. Şuanda üzerinde operasyon yapılan 29 kişi bunlardan tutuklanan 19 kişi var. Bunlarla sınırlı değil bu iş başka unsurlar da var ve daha etkin faillerde var. Bu faillerin üzerine gidilmesi gerekiyor. Biz Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda gördüğümüz irade bunların tamamını gerçekleştirecek iradedir" şeklinde konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.