Suriye sınırımızda yaşanan gelişmeleri çok iyi tahlil etmemiz gerekiyor, çünkü bu gelişmeler ülkemizi de çok yakından ilgilendiriyor. Önce Kobani, ardından da Tel Abyad?Büyük İsrail Devleti projesinin bir basamağı olan Kürdistan projesi adım adım işletiliyor.Haritaya baktığınızda da net olarak göreceksiniz, Kobani, Afrin ve Cizire'den oluşan Rojava Bölgesi Türkiye ile Suriye arasındaki coğrafyayı oluşturuyor. Ve Kürdistan olarak ifade edilen haritaya baktığınızda bu bölge Kürdistan'ın güney sınırlarını teşkil ediyor.Bölgeye yapılan operasyon; önce IŞİD'in ele geçirmesi, katliamlar yaparak dünya kamuoyunu operasyon yapmaya ikna etmesi ve operasyonu da havadan ABD'nin kontrolünde koalisyon güçlerinin, karadan ise PKK'nın Suriye kolu olan YPG'nin gerçekleştirmesi şeklinde? Tabi, PYD'nin silahlı unsuru olan YPG'nin Kobani olaylarından sonra kontrolü Yahudi Barzani'nin elinde? ABD'li yetkililer bu ortaklığı gizlemiyorlar ve işgal operasyonunu dünyanın yaka silktiği terör örgütü IŞİD'le mücadele olarak ilan ettikleri için de asla gizleme gereği de duymuyorlar.Beyaz Saray Sözcüsü Josh Ernest 23 Haziran'da yaptığı basın açıklamasında IŞİD'le mücadele konusunda isim vermeden PYD'yi örnek gösterdi ve övdü. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği ise PYD'nin bizzat ismini vererek övdü.Ernest, Tel Abyad operasyonunun Kobani'nin devamı olduğunu belirtti ve "Suriye'nin kuzeydoğusunda IŞİD'e karşı ilerleme görüyoruz. Bu ilerleme aslında Kobani'de başlayan Süreçle ilgili..." ifadelerini kullandı.Ve Ernest devam etti: "Bu ilerleme ABD'nin yerde IŞİD'e karşı savaşan yetenekli, istekli ve etkili bir ortağı olmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir."AKP hükümetinin Suriye politikası, Yahudi Barzani'ye güneydoğumuzda Akdeniz'e açılan büyük bir koridor kurma imkanını sağlarken, ABD'nin de PKK'yı resmen bir ortak olarak açıklamasına sebep oldu. PKK'nın arkasındaki irade zaten ABD idi ama bunu eskiden el altından yapıyorlardı, şimdi ise övgüler dizerek ortaklıklarını ilan ediyorlar.Bundan sonra Hatay'a kadar tüm Rojava Bölgesi yine IŞİD terörü bahanesi ve ABD'nin bombardıman desteğiyle görünüşte PYD'ye ama gerçekte Yahudi Barzani'nin kontrolüne verilecek.Kürdistan haritasına bakarsanız, bu kanlı hadiseler bununla sınırlı kalmayacak. Kürdistan'ın Suriye ayağının bitirilmesinden sonra en yakın seçenek Türkiye ayağının şekillenmesidir. Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars, Iğdır, Tunceli, Kahramanmaraş, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Muş, Van, Batman, Bitlis, Şanlıurfa, Mardin, Gaziantep, Hatay illerimizi kapsayan bir Kürdistan operasyonu?Demokratik yöntemlerle, bugüne kadar çözüm süreci adı altında yapılan icraatlar ve oluşan yeni Meclis mozaiği ile getirebildikleri noktaya kadar getirecekler ama eninde sonunda Suriye'de yaşanan kanlı süreç yaşanacak. Çünkü amaç buranın özgürlüğüne kavuşturulup bir Kürt devleti oluşturmak değil, amaç Kobani özelinde olduğu gibi Büyük İsrail Devleti'ne giden yolda bu coğrafyayı Yahudi Barzani'ye devretmektir.ABD ve İsrail ikilisi bunun bahanesini Suriye'de IŞİD olarak buldu. Türkiye'de ise isminde yine İslam kelimesi geçen, kadroları aynı ama ismi farklı bir terör grubunu bu operasyonlara bir bahane haline getirebilir. Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır.Bu, Suriye örneğinde olduğu gibi hem AD operasyonlarına dünya nezdinde legallik kazandırıyor hem de Yahudi Barzani'yi kahraman yapıyor. Bir taşla iki kuş?Arzı Mevut ve Büyük İsrail Devleti hayali güdenler de ellerini ovuşturarak bu coğrafyanın kendilerine altın tepside sunulmasını merakla ve heyecanla bekliyorlar.Ama hevesleri kursaklarında kalacak. Belki birçok kan dökecekler, bir çok masumun canına kıyacaklar ama istediklerine asla ulaşamayacaklar.Onların bir hesabı olabilir ama alemleri yoktan var eden Yüce Mevla'nın da bir hesabı var ve bu hesap gerek ayeti kerimelerde gerekse hadis-i şeriflerde açıkça ifade edilmektedir.Allah'ın sevdiği ve seçtiği bir kul gelir ve O'nun eliyle bütün bu planlar bir hamleyle bozulur. Allah'ın hesabı mutlaka galip gelecektir.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Sefalet kıskacında bir ülke: Emeklilerin yaşam mücadelesi ve çıkış yolu / 28.09.2026
- Orta Doğu girdabı / 27.09.2026
- 25 yıllık tam bağımsızlık yürüyüşü: Çözümün adı BTP / 26.09.2026
- BM 81. Genel Kurulu'nda diplomasi maskeleri ve küresel güç dengeleri / 25.09.2026
- Dev vurgun, 10 aylık sessizlik ve 455 bin yatırımcının mağduriyeti / 24.09.2026
- Avrupa'nın jeopolitik sıkışmışlığı ve çok kutuplu dünya arayışı / 23.09.2026
- Refah, adalet ve gelecek kaygısının gölgesinde Türkiye’nin mutsuzluk tablosu / 22.09.2026
- ABD'nin savaş suçları, İran'ın masadaki şartları ve Hürmüz kilidi / 21.09.2026
- Trump’tan söylemde ‘barış’, eylemde ‘savaş’ adımları / 20.09.2026
- Mekke semalarında kirli oyun ve sahte bayrak operasyonları / 19.09.2026
- Orta Doğu girdabı / 27.09.2026
- 25 yıllık tam bağımsızlık yürüyüşü: Çözümün adı BTP / 26.09.2026
- BM 81. Genel Kurulu'nda diplomasi maskeleri ve küresel güç dengeleri / 25.09.2026
- Dev vurgun, 10 aylık sessizlik ve 455 bin yatırımcının mağduriyeti / 24.09.2026
- Avrupa'nın jeopolitik sıkışmışlığı ve çok kutuplu dünya arayışı / 23.09.2026
- Refah, adalet ve gelecek kaygısının gölgesinde Türkiye’nin mutsuzluk tablosu / 22.09.2026
- ABD'nin savaş suçları, İran'ın masadaki şartları ve Hürmüz kilidi / 21.09.2026
- Trump’tan söylemde ‘barış’, eylemde ‘savaş’ adımları / 20.09.2026
- Mekke semalarında kirli oyun ve sahte bayrak operasyonları / 19.09.2026























































