logo
16 EKİM 2026

Küreselleşme, Vahşi Kapitalizmin Yeni Maskesi mi?

14.10.2001 00:00:00
 
İslam, küresel devlerin ortak düşmanı mı?

SO?UK SAVAŞ SONRASI YENİ DÜNYA DÜZENİ

Dünyaya nizamat verme konusunda Amerika aslında oldukça deneyimli (!?). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Frankline Roosevelt, savaştan galip çıkmış olmanın verdiği güvenle, yeni dünya düzeni kurmak için projeler uygulamaya koymuşlardır. Sırasıyla Milletler Cemiyeti ve Birleşmiş Milletlerin kurulmasında ilgili başkanlar çok önemli rol oynamışlardır.

Roma İmparatorluğunun Pax Romana; Britanya İmparatorluğunun da Pax Britannica hayalleri vardı. Ama hepsinin ortak paydası "sömürgeci" oluşları idi. Sadece Türklerin Nizam-ı Alem ve Cihan Hakimiyeti Projeleri böyle bir sömürgeci karakter taşımamıştır. Hatta tersine fethedilen yerlere yapılan yatırımlar hep alınan vergilerden kat kat fazla olmuştur.

İçinde bulunduğumuz dönemin "Yeni Dünya Düzeni" şeklinde kavramsallaştırılması da esasen, ABD Başkanı George Bush tarafından yapılmıştı.

Bush, Körfez Savaşı sırasında Irak'a karşı oluşturulan ve içinde Sovyetler Birliği'nin de bulunduğu Körfez Koalisyonu'nu yönetimi, savaşın başarılı olması ve nihayet savaş sonrası dönemle ilgili "düşüncelerini" ifade etmek için bu kavramı kullanmaya o dönemde başladı. Başkan Bush ve ABD yönetimi, Sovyetler Birliği'nin etkisinin kaybolduğu dünya siyasetinde ve özellikle dönemin kritik noktası olan Ortadoğu'da, dengelerin ABD lehinde değişmekte olduğunu fark etmiş, aynen daha önceki ABD başkanları gibi, ABD'nin dünyada liderlik edeceği bir düzenin yaratılmasını hedeflemişti.

Başkan Bush, "siyasi özgürlük, insan hakları ve demokratik kurumların ve hukukun üstünlüğünün geçerli olacağı ve bölgesel çatışmaların diplomatik yollardan çözümleneceği istikrarlı ve güvenli bir dünya düzenin kurulacağını" vadediyordu. (Ramazan Gözen, Küreselleşme ve Uluslararası İlişkiler, Liberal Düşünce, Yıl: 97, sayı:7)

Ama bunun için küçük bir koşulu vardı; bunu için ABD her türlü şiddet kullanma hakkına sahipti.Üstelik vaadlerin gerçekleşmesi ABD çıkarlarına bağlı olacaktı.

NATO'NUN YENİ DÜŞMANI

Bu bağlamda NATO için yeni bir düşman ihtiyacı doğmuştu.NATO, sosyalist bir düşmana karşı kurulmuştu. Düşman ortadan kalktığına göre varlık sebebi de kalmamıştı.

Soğuk Savaş hem sebeplerinden hem sonuçlarından birisi olan NATO yeni dünya düzenine nasıl uyum sağlayacaktı?

Batı NATO için yeni bir düşman belirlemede gecikmedi. Yeni düşman İslam'dı. Bu bağlamda Yahudi asıllı Samuel Huntigton da Hıristiyan Batı uygarlığı için İslam Medeniyeti ile Konfüçyanist Çin'i hedef gösteriyordu.

İngiliz başbakanı Margaret Thatcher daha 7-8 Haziran 1990'de İskoçya'da toplanan NATO Zirvesi'nde, "Yeni düşman İslâm Dünyası" diyordu.

NATO'nun genel sekreterliğini yapan Belçikalı Willy Claes, çeşitli defalar, komünizmin çöküşünden sonra Batı için 'en ciddi tehdidi' İslâm'ın oluşturduğunu ileri sürüyordu. (http://www.mfa.gov.tr/grupa/percept/V-2/ysezgin.htm)

Yine yahudi asıllı Amerikalı tarihçi Prof. Dr. Bernard Lewis'in The Atlantic Monthly dergisinde 1990 Eylül'ünde yayımlanan "The Roots of Muslim Rage/Müslüman Öfkesinin Kökleri" başlıklı uzun makalesinde (http://www.theatlantic.com/issues/90sep/rage.htm) işlediği tez de, İslâm'ın sadece Hıristiyanlık'la değil, Hıristiyanlık Dünyası (Christendom) da denilebilecek bütün bir Batı ile kavgalı olduğudur.

En nihayet Bush'un 11 Eylül sonrasında sarfettiği Haçlı Seferleri projesi ile İtalyan başbakanı Silvio Berlusconi'nin dizinin ilk bölümünde ele aldığımız "Hıristiyan Batı, İslam'dan üstündür" mealindeki hezeyanını da bu bağlamda değerlendirmek gerek.

Berlusconi'nin sözlerinin bağlamı da Fehmi Koru'nun da dikkat çektiği üzere oldukça önemli:

"İtalyan başbakanı Berlusconi'nin, bu sözleri, Berlin'de, Alman Şansölyesi Gerhard Schröeder ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile görüştükten sonra ifade etmiş olması da dikkat çekici olsa gerek. Karşılarında konuştuğu İtalyan gazeteciler, Berlusconi'nin bu cümleleri büyük bir heyecanla sarf ettiğini bildiriyorlar. Belli ki, üç lider başbaşa görüşmelerinde İslâm Dünyası'na yönelik bir değerlendirme yapmış ve kendilerince bir yöntem belirlemişler; diğerleri susmayı yeğler (veya gazetecilere 'off-the-record' kuralı uygular) iken Berlusconi içeride konuştuklarını dışarıya

yansıtmakta bir beis görmemiş." (Fehmi Koru, Berlusconi Gerçekte Ne Dedi? 29. 09. 2001 - Yeni Şafak)

ULUS-DEVLETİN SONU MU?

Bunun bir yansıması olarak Ulus-Devletlerin sonunu hazırlamaktadır küreselleşme süreci.

Küreselleşme siyasal, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla birlikte ulus-devletleri içerden ve dışardan kıskaca almaktadır.

Ulus-devletlere küresel tehdit çift yönlü işlemektedir: İlkin ulus-devletler, Türkiye örneğinde yaşdığımız gibi ekonomik anlamda borç tuzağına düşürelerek sömürgeleştirilmekte bu sayede de siyasal anlamda uydulaştırılmaktadır. İkincisi ulus-devletin içindeki kültürel etnik vs farklılıklar radikalleştirilerek (PKK'nın terör eylemerini ve şimdi de PKK'nın Batı tarafından siyasallaştırılma sürecini hatırlayalım) içerden zayıflatılmaktadır.

Küresel güçler böylece bağımsız ulus devletleri, sömürge-uydu devletlere dönüştürmektedirler.

Küresel devlerin saldırısına rağmen rağmen ulus-devlete sahip çıkmak gerekir. Çünkü küresel güçlere teslimiyetin sonuçları ortadadır: Askeri değil ama ekonomik işgal, etnik parçalanma... Hollywood filmleri, McDonalds, Coca Cola (ve Coca-colanization)...

ABD'NİN GELECE?İ

1987'de önce, "iki yıl sonra ne olacak?" diye bir soru sorulsaydı, pek çok uluslararası ilişkiler uzmanları "pek bir şey değişmeyecek" derlerdi. Fakat 1989'dan sonraki iki yılda, yani 1989-1991 döneminde, tüm dünyanın uluslararası politikada çok köklü değişikliklere tanık oldu. Bu dönemde, elli yıldır alışılmış olan çift kutuplu uluslararası sistem tamamen çöktü ve hiç bilmediğimiz, kuralları tahmin edemeyen yeni bir uluslararası siyasi sistem gelişti.

ABD'nin korkularından birisi yoksa SSCB gibi umulmadık bir bizçimde birdenbire çökmek mi?

Amerikan askerlerinin savaş psikolojisi

1969'da Vietnam'da askerliğini yapan bir grup Amerikan askeri, My Lai halkından bazı sivilleri öldürmüştü. Bu, Vietnam Savaşı'nın skandallarından biri haline geldi ve kişisel ahlaki vicdan ile yetkeye itaat arasındaki çelişkiyi yeniden toplum bilincine dönüştürdü. Aşağıdakiler, CBS News'dan mike Wallace'ın röportaj yaptığı askerlerden birinin olay hakkındaki açıklamalarıdır.

S. Her helikopterde kaç kişi vardı?

Y. Beş kişi. Köyün yakınında karaya indik, hepimiz sıraya girdik ve köye doğru yürümeye başladık. Bir adım vardı, siperde bir Vietnamlı vardı; orada, aşağıda kıvrılmıştı. Adam seslendi, burada bir Vietnamlı var dedi.

S. Bu adam kaç yaşlarındaydı? Demek isteidğim, bu bir savaşçı mıydı yoksa yaşlı bir adam mıydı?

Y. Yaşlı bir adamdı. Adam onu çekti ve burada bir Vietnamlı var dedi, sonra Çavuş Mitchell adama seslenip, onu vur dedi.

S. Çavuş Mitchell yirminizin de amiri miydi?

Y. Bütün müfrezenin amiriydi. Sonra adam onu vurdu. Böylece köye girdik, köyü ardamaya, insanları toplamaya ve köyün merkezini gözden geçirmeye başladık.

S. Kaç kişi topladınız?

Y. Köyün merkezine topladıklarımız kırk elli kişi kadar vardı. Onları oraya koyduk, orası, köyün merkezi sanki küçük bir ada gibiydi diyebilirim... Sonra...

S. Ne tür insanlardı -erkekler, kadınlar, çocuklar mıydı bunlar?

Y. Erkekler, kadınlar, çocuklar.

S. Ya bebekler?

Y. Bebekler de. Onlar bir araya topladık. Çömelmelerini söyledik ve Teğmen Calley gelip "onlra ne yapacağını biliyorsun, değil mi?" dedi. Ben de evet dedim. Sadece onları gözlememizi istediğini sandım. Teğmen gitti, on-on beş dakika sonra gerip gelip "Neden onları hala öldürmediniz?" dedi... "Onları öldürmemizi istediğinizi sanmıyordum" dedim. "Hayır", dedi. "Onları ölü istiyorum". Böylece...

S. Bunları hepinize mi yoksa özellikle sana mı söyledi?

Y. Onun karşısında duran bendim. İşte böyle, ama öbür üç dört kişi de onu duydu, teğmen yarım metre kadar geri gitti ve onlara ateş etmeye başladı. Ve bana ateş etmeye başlamamı söyledi. Böylece, ateş etmeye başladım; grubun üstüne dört şarjör boşalttım.

S. Dört şarjörü boşalttığın silah neydi?

Y. M-16

S. Bu kaç tane şarjör yani, kaç tane mermi demek?

Y. Her şarjörde on yedi atımlık kurşun vardı.

S. Demek ki yaklaşık altmış yedi el ateş ettin.

Y. Evet.

S. Kaç kişiyi öldürdün? O zaman?

Y. Otomatik olarak ateş ettim, bu yüzden bilmem mümkün değil... Bulundukları alanı tarıyorsun, kaç kişi öldürmüş olabilirim?..

S. Erkek, kadın, çocuk?

Y. Erkek, kadın çocuk.

S. Ya bebekler?

Y. Bebekler de...

S. Peki. Ya sonra?

Y. Böylece onları, daha çok insanı toplamaya başladık, yedi sekiz kişiyi kulübeye sokup, üzerlerine bir el bombası attık.

S. Bundan başka insan topladınız mı?

Y. Toplamaya devam ediyorduk, yedi sekiz kişi daha vardı. Onları da kulübeye sokmamız gerekiyordu, işte onları da kulübeye koyup, üzerlerine bir elbombası attık. Birisi vadinin yamacında bir çukur kazmıştı, onları vadinin yamacına getirmemizi söyledi, böylece onları çıkarıp, oraya götürdük o zamana kadar oraya götürdüğümüz başkaları vardı ve yetmiş-yetmiş beş kişi orada toplanmıştı. Böylece bizimkileri de onların yanına attık ve Teğmen Calley bana "Asker, yapacak bir işimiz daha var" dedi, sonra insanlara doğru yürüdü, onları aşağı itmeye ve onlara ateş etmeye başladı...

S. Çukura mı itmeye başladı?

Y. Çukura. Bir hendekti. Onları aşağı itmeye ve onlara ateş etmeye başladık, hep birlikte hepsini aşağı itiverdik ve onları otomatik silahlarla taramaya başladık. Ve sonra...

S. Yine erkekleri, kadınları ve çocukları mı?

Y. Erkekleri, kadınları ve çocukları.

S. Ya bebekler?

Y. Bebekleri de. Böylece onlara ateş etmeye başladık, içimizden birisi cephane harcamamak için tek el atış yapmamızı söyledi. Böylece tek el atışa çevirdik ve bir kaç atış daha yaptık...

S. Bunu neden yaptın?

Y. Neden mi yaptım? Çünkü bana yapmam emredilmiş gibi hissediyordum ve o zaman öyle gibiydi. Doğru şeyi yaptığım hissi içindeydim, çünkü dediğim gibi, arkadaşlarımı kaybetmiştim. Çok iyi bir arkadaşımı, Bobby Wilson'ı kaybetmiştim ve bu kaybın vicdani yükü üzerimde hissediyordum. Bu yüzden, yaptıktan sonra kendimi iyi hissettim, ama daha sonra aynı gün, yaptıklarım beni rahatsız etmeye başladı.

S. Evli misin?

Y. Evet.

S. Çocuğun var mı?

Y. İki tane.

S. Yaşları kaç?

Y. Oğlan iki buçuk, kız bir buçuk yaşında.

S. Açıkça, aklıma şu soru geliyor... Böyle iki küçük çocuk babası bir insan... bebekleri nasıl vurabilir?

Y. Küçük kızım henüz doğmamıştı o zamanlar, sadece küçük oğlum vardı.

S. Söyler misin... Bebekleri nasıl vuruyordun.

Y. Bilmiyorum.. öyle bir şey işte.

S. Sana göre o gün kaç kişi öldürülmüştür?

Y. Kanımca, yaklaşık üç yüz yetmiş kişi.

S. Bu sonuca nasıl ulaşıyorsun?

Y. Bakarak.

S. Kendin bu kadar çok insanın öldürüldüğünü söylüyorsun, sence kaçının ölümünden sen sorumlusun?

Y. Bilemem.

S. Yirmi beş mi? Elli mi?

Y. Bilemem. Yalnızca çok sayıda olduğunu biliyorum.

S. Peki ateş edenler kaç kişiydi?

Y. Bakın, bunu da bilemiyorum... orada bir müfreze daha vardı, sonra... ama kaç kişi olduklarını bilemiyorum.

S. Bu siviller sıraya dizilip mi kurşunlandı? Çapraz ateşle öldürülmediler mi?

Y. Sıraya dizilmemişlerdi... Hendeğe itilmişlerdi, kimi oturuyordu, kimi çömelmişti... ve vuruldular.

S. Bu siviller özellikle kadınlar ve çocuklar, yaşlı insanlar ne yaptı? Size ne söylediler?

Y. Söyleyecekleri pek bir şey yoktu. Yaptığımız onları aşağı itmekti, onlar da kendilerine söyleneni yapıyorlardı.

S. Yalvarmıyorlar mıydı ya da "hayır ..... hayır" veya benzeri şeyler söylemiyorlar mıydı?

Y. Evet. Yalvarıyorlar ve "hayır, hayır" diyorlardı. Anneler çocuklarına sarılıyordu ve... ama onlar ateş etmeye devam ediyordu. Yani, biz ateş etmeye devam ediyorduk. Onlar kollarını sallıyor ve yalvarıyorlardı...

(The New York Times, 25 kasım 1969)

Ali KARATEPE /Mustafa ÇİÇEK

Can kaybı 3’e yükseldi

Mega kent son 84 yılın en ağır yağış rekoruyla sarsılırken, sel felaketinde bilanço ağırlaşıyor. Son gelen acı haberle birlikte can kaybı 3'e yükselirken, Vali Davut Gül kayıp vatandaşlar için tüm ekiplerin seferber edildiğini açıkladı. Hasar tespitlerinin başladığını belirten Gül, "Zararlar en geç pazartesi günü ödenecek" dedi

15.10.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Can kaybı 3’e yükseldi
Can kaybı 3’e yükseldi
İstanbul, metrekareye yer yer 242 ile 272 kilograma kadar düşen yağışla birlikte tarihinin en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyor.

Derelerin taşması, iş yerlerini ve evleri su basması sonucu kent genelinde kriz ortamı yaşanırken, peş peşe gelen acı haberler bilançonun ağırlaştığını gösterdi. Fatih, Sarıyer ve son olarak Kağıthane'den gelen acı haberle birlikte kentteki toplam can kaybı 3'e yükseldi.


"Tüm imkânlar seferber edildi, kayıpları arıyoruz"


Kameralar karşısına geçerek mega kentteki son durumu aktaran İstanbul Valisi Davut Gül, arama kurtarma ve tahliye faaliyetlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Vali Gül, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Süreç boyunca sahada mahsur kalan 3 bin 50 vatandaşımız ekiplerimizce kurtarıldı. Hastanede tedavi gören 7 hemşehrimiz de tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi, şu an itibarıyla hastanede yatan kimse kalmadı. Ancak 5 kişiyle ilgili kayıp başvurusu var. AFAD, Sahil Güvenlik, jandarma ve belediye ekiplerimizle arama çalışmaları aralıksız sürüyor. Hemşehrilerimizden istirhamımız, kaymakamlıklarımıza ve 112'ye mutlaka müracaat etsinler ve riskli alanlarda bulunmasınlar."


"Zararlar en geç pazartesi ödenecek"


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla devlet imkanlarının afetzedeler için seferber edildiğini vurgulayan Vali Gül, hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanacağını açıkladı.

Gül, "Mümkünse yarın öğleden sonra, en geç pazartesi günü ödemeleri yapmaya başlayacağız. Hemşehrilerimizin hiçbirinin aç ve açıkta kalmasına müsaade etmeyiz" şeklinde konuştu.


Trafik ve eğitime ara detayları


• Motosiklet Yasağı Kaldırılıyor: Sel nedeniyle getirilen motosiklet, scooter ve motokuryelerin trafiğe çıkış yasağı 16 Ekim Cuma sabahı saat 06.00 itibarıyla sona erecek.

• Eğitime 1 Gün Daha Ara: İstanbul genelindeki ilk, orta ve lise düzeyindeki tüm okullarda eğitime 16 Ekim Cuma günü de ara verildi.

• Zorunlu Olmadıkça Çıkmayın Uyarısı: Toprağın suya doyduğunu ve yağışların bir süre daha yer yer devam edeceğini belirten Vali Gül, vatandaşların çok zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamasını ve evlerinde dinlenmesini tavsiye etti.

Kayıp olduğu bildirilen vatandaşları arama kurtarma çalışmaları olumsuz hava şartlarına rağmen havadan ve karadan kararlılıkla sürdürülüyor.

Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı

İstanbul’u vuran rekor yağış dalgası komşu illeri de es geçmedi. Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak’ta metrekareye düşen yağış miktarı 120 kilogramı bulurken, valilikler peş peşe eğitime ara verme kararı aldı. Altyapıların tıkandığı bölgelerde nehirler taştı, cadde ve sokaklar göle döndü

15.10.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı
Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan peş peşe uyarıların ardından, Türkiye'nin kuzeybatısı son yılların en ağır hava muhalefetiyle karşı karşıya kaldı.

İstanbul'da rekor seviyelere ulaşan yağışlar, megakentin sınırlarını aşarak tüm Marmara'nın doğusu ve Batı Karadeniz şeridini etkisi altına aldı. Başta Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak olmak üzere birçok ilde su baskınları, taşkınlar ve ulaşımda büyük aksamalar meydana geldi.


Komşu illerde hayat durma noktasına geldi


Şiddetli sağanağın günlük yaşamı ve ulaşım altyapılarını felç etmesi üzerine Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak valilikleri, öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında yüz yüze eğitime 1 gün ara verildiğini açıkladı.

Tatil kararlarının yanı sıra, bu illerdeki kamu kurumlarında çalışan hamile, engelli, kronik rahatsızlığı bulunan personel ile küçük çocuğu olan kadın çalışanlara idari izin verildi. Yoğun yağışın yolları akarsuya dönüştürdüğü Kocaeli ve Sakarya gibi kentlerde, motosiklet, scooter ve benzeri iki tekerlekli araçların trafiğe çıkışı ikinci bir emre kadar tamamen yasaklandı.


Nehirler taştı, alt geçitler tıkandı


Yetkililerden alınan son verilere göre Marmara'nın doğusu ve Karadeniz kıyılarında yağış miktarı yer yer metrekareye 120 kilograma ulaştı.

Sakarya ve Düzce'de düşük kotlu bölgelerde bulunan yüzlerce evi ve iş yerini su bastı. Altyapıların yetersiz kaldığı noktalarda vatandaşlar kendi imkanlarıyla mazgalları açmaya çalışırken, belediye ve AFAD ekipleri botlar ve iş makineleriyle tahliye operasyonları yürüttü. Köy yollarında meydana gelen küçük çaplı toprak kaymaları nedeniyle ulaşım hatlarında uzun araç kuyrukları oluştu.

Kocaeli ve Yalova'da ana arterler sular altında kalırken, sanayi sitelerindeki dükkanlarda maddi hasar meydana geldi. Deniz Otobüsleri (İDO) olumsuz hava şartları ve fırtına nedeniyle Marmara genelindeki birçok iç ve dış hat seferini iptal etmek zorunda kaldı.

Zonguldak'ta şiddetli rüzgarla birleşen sağanak, kıyı şeridinde dalga boyunun yükselmesine ve deniz suyunun iç kesimlere ilerlemesine yol açtı.


Yurtlar boşaltıldı, evler sel sularında sürüklendi


Sakarya Valiliği tarafından yapılan son resmi açıklamaya göre, kent genelindeki afet noktalarından 112 Acil Çağrı Merkezi'ne tam 420 ihbar ulaştı. Meteoroloji istasyonlarından alınan verilere göre, kentin bazı bölgelerinde son 24 saatte metrekareye düşen yağış miktarı 254,8 milimetreyi bularak ekstrem seviyelere ulaştı.


700 öğrenci yurtta mahsur kaldı


Karasu ilçesinde yaşanan taşkınlar nedeniyle bölgedeki Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) kız öğrenci yurdunun alt katlarını su bastı. Yurdun çevresinin tamamen göle dönmesi üzerine çok sayıda öğrenci binada mahsur kaldı.

AFAD, itfaiye ve belediye ekiplerinin koordineli çalışmasıyla başlatılan tahliye operasyonunda, botlar ve iş makineleri kullanılarak mahsur kalan 89 kişi başta olmak üzere öğrenciler güvenli bölgelere nakledildi.


Evler temelinden koparak akıntıya kapıldı


Akyazı ilçesine bağlı Kepekli köyünde ise adeta can pazarı yaşandı. Aşırı yağış nedeniyle debisi kontrolsüz şekilde artan Kanlıçay Deresi taştı. Taşkın sularının dere kenarındaki toprak zemini aşındırması sonucu, biri prefabrik diğeri ahşap olan iki köy evi temelinden sökülerek sel sularına kapıldı.

Evlerin yıkılacağını ve kayacağını son anda fark eden aileler, yapılar suya gömülmeden saniyeler önce kendilerini dışarı atarak mutlak bir faciadan kurtuldu. Ahşap evin sel sularında bir tekne gibi sürüklendiği anlar ise çevre sakinlerinin cep telefonu kameralarına yansıdı.


Bakanlıktan kritik uyarı: Risk devam ediyor


İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen afet çalışmalarına dair açıklamalarda bulunan yetkililer, yurt genelinde 55 binin üzerinde personelin ve binlerce aracın felaket bölgelerine sevk edildiğini bildirdi. Yağışların önümüzdeki saatlerde de Marmara'nın doğusu ve Batı Karadeniz'de etkisini sürdüreceğini hatırlatan Meteoroloji, sarı ve turuncu kodlu uyarıların geçerli olduğu illerde vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım ve çatı uçması gibi tehlikelere karşı kesinlikle zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını önemle tavsiye ediyor.

Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü

Anadolu Otoyolu'nun Düzce kesiminde meydana gelen trafik kazasında Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin yaşamını yitirdi, 4 kişi yaralandı

15.10.2026 18:10:00
AA
 
Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü
Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü
Üsküdar Belediye Başkan Vekili Gültekin, Düzce'de trafik kazasında hayatını kaybetti. 

Otoyolun Ankara istikametinde seyreden Gültekin'in içinde bulunduğu 34 VR 2034 plakalı otomobil, Kaynaşlı Sarıçökek mevkisinde aynı yönde seyreden 16 ARZ 453 plakalı otomobille çarpıştı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Gültekin ile 4 kişi, sağlık ekiplerince çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Özel bir hastanede tedavi altına alınan Gültekin, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, gazetecilere, kaza anından bu yana bütün tıbbi müdahalelerin yapıldığını belirterek, "Ama maalesef kurtaramadık. Başımız sağ olsun" dedi.

Gültekin'in vücudunda kazaya bağlı herhangi bir yaralanma ve darbe gözükmediğini bildiren Şengüloğlu, "Olayın şokuyla kalp krizi geçirdiği değerlendiriliyor. İlerleyen süreçte netleşecek ama olay esnasında oradan geçen kazayı gören iki doktor duruyor ve ilk müdahaleyi yapıyorlar. Ardından da ambulansa gelip müdahaleye devam ediyor. Hastanede de devam etti müdahaleler. Yaklaşık 1,5 saat süre müdahale edildi ama maalesef kurtaramadık" ifadelerini kullandı.  


Yarın son yolculuğuna uğurlanacak


Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenazesi, yarın cuma namazını müteakip Marmara İlahiyat Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

Üsküdar Belediyesinin X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

"Üsküdar Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Dündar Ziya Gültekin'i, geçirdiği trafik kazası sonucu kaybetmenin derin teessürünü yaşıyoruz. Gece gündüz demeden, ilk günkü azim ve adanmışlıkla Üsküdar'ımız ve komşularımız için durmaksızın çalışan kıymetli Başkan Vekilimizi her zaman gayreti, samimiyeti ve şehrimize kattığı değerlerle hatırlayacağız."

Merhum Başkan Vekili Gültekin için bu akşam saat 21.00'de belediye binasındaki Mavi Salon'da Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirileceği aktarılan paylaşımda, "Merhumun cenazesi, yarın cuma namazını müteakip Marmara İlahiyat Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından ebediyete uğurlanacaktır. Merhum Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, başta kederli ailesi olmak üzere yakınlarına, mesai arkadaşlarımıza ve tüm Üsküdar halkına sabır ve başsağlığı dileriz. Mekanı cennet, makamı ali olsun" ifadeleri kullanıldı.


BTP liderinden taziye mesajı


Bu arada BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da Gültekin için sosyal medya hesabından taziye mesajı paylaştı. Baş mesajında, "Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerine katılmak üzere Ankara'ya giderken Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu vefat eden Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar dilerim." ifadelerini kullandı.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Azerbaycan'ın başkenti Bakü’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Bakan Fidan, "Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı" (CICA) 7. Zirvesi'ne katılmak için Bakü'ye gitti

15.10.2026 15:27:00
Haber Merkezi
 
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi'ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı. Bakan Fidan ve beraberindeki heyet, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un konuşması başladığı anda İran, Pakistan, Filistin ve Kuveyt temsilcilerinin de aralarında olduğu 10'dan fazla ülkenin temsilcileriyle birlikte salonu terk etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen Bakü'deki CICA 7. Zirvesi'ne katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına ve ihlallerine uluslararası alanda en sert yanıtı verdi. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un zirvenin öğle oturumunda konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı anda Bakan Fidan ve 10'u aşkın ülke temsilcisi yerlerinden kalkarak salonu boşalttı.

'BAĞLILIĞI SÜRDÜREMEYİZ'
Zirvedeki hitabında Filistin meselesine özel vurgu yapan Bakan Fidan, barış ve karşılıklı güven prensiplerinin tüm üyeler için geçerli olması gerektiğini kaydetti. Fidan, "CICA üyesi olan İsrail, sistematik baskı politikası izleyerek Filistin halkının temel haklarını ihlal ederken bu bağlılığı sürdüremeyiz. Üyemiz Filistin'in haklarını desteklemek ve devam eden zulüm ile ağır ihlallere karşı durmak konusunda kararlı bir tutum sergilemeliyiz. Kalıcı çözüm, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devletinin kurulmasını gerektirmektedir" dedi.

ALİYEV İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 1

Bakü'deki temasları kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul edildi. Basına kapalı gerçekleşen görüşmede Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik ortaklık, Güney Kafkasya'daki barış ve istikrar süreçleri ile bölgesel güvenlik konuları ele alındı.

LAVROV İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 2

Bakan Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştü.

ÇİNLİ MEVKİDAŞI İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 3

Fidan daha sonra Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüştü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

15.10.2026 15:17:00
AA
 
 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi
 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

Buna göre, 9 Ekim itibarıyla Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri 4 milyar 241 milyon dolar artarak 64 milyar 567 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 2 Ekim'de 60 milyar 326 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Bu dönemde altın rezervleri ise 54 milyon dolar azalışla 107 milyar 62 milyon dolardan 107 milyar 8 milyon dolara geriledi.

Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 167 milyar 388 milyon dolardan 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi.

İstanbul'daki barajların doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 arttı

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

 

15.10.2026 10:50:00 / Güncelleme: 15.10.2026 10:51:12
Anadolu Ajansı
 
İstanbul'daki barajların doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 arttı
İstanbul'daki barajların doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 arttı

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte önceki gün akşam saatlerinde başlayan ve dün etkisini artıran yağış barajlarda su seviyesinin yükselmesine neden oldu.

Kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 artarken, bugün itibarıyla ortalama doluluk oranı yüzde 45,22 olarak kaydedildi.

Su miktarı Istrancalar'da yüzde 84,2, Terkos'ta yüzde 34,64, Sazlıdere'de yüzde 27,47, Alibey'de yüzde 68,13, Büyükçekmece'de yüzde 29,02, Ömerli'de yüzde 62,17, Darlık'ta yüzde 67,74, Elmalı'da yüzde 100, Pabuçdere'de yüzde 3,41 ve Kazandere'de yüzde 8,28 olarak ölçüldü.

Melen'den 447,81 milyon, Yeşilçay'dan da 120,06 milyon metreküp olmak üzere bu yıl toplam 567,87 milyon metreküp su alındı.

İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 908 milyon 6 bin metreküp olarak hesaplandı.

Barajlara bu yıl düşen yağış miktarı metrekare başına 837,7 kilogram oldu.

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken, su miktarı bugün itibarıyla 392,45 milyon metreküp olarak kaydedildi.

İstanbul'da günlük su tüketimi, dün itibarıyla 2 milyon 93 bin metreküp olarak ölçüldü.

Barajların son 10 yıldaki su seviyeleri

İSKİ istatistiklerine göre, 15 Ekim tarihli baraj doluluk oranları 2016'da yüzde 41,88, 2017'de yüzde 53,17, 2018'de yüzde 53,95, 2019'da yüzde 45,86, 2020'de yüzde 33,21, 2021'de yüzde 47,7, 2022'de yüzde 44,56, 2023'te yüzde 21,69, 2024'te yüzde 34,74, 2025'te yüzde 24,96 iken, bugünkü oran yüzde 45,22 olarak kayıtlara geçti. 

İstanbul'da şiddetli yağışın olumsuz etkileri sürüyor

İstanbul genelinde 2 gündür görülen şiddetli yağışın olumsuz etkileri devam ediyor

 

15.10.2026 10:41:00
Anadolu Ajansı
 
İstanbul'da şiddetli yağışın olumsuz etkileri sürüyor
İstanbul'da şiddetli yağışın olumsuz etkileri sürüyor

Önceki gün başlayan ve dün akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle kentte cadde ve sokaklar adeta göle döndü, bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı. Yağışın neden olduğu olumsuzluklar günün ağarmasıyla daha net ortaya çıktı.

Sağanağın ardından Sarıyer Ayazağa Kemerburgaz Caddesi'nde suların yükselmesi sonucu bazı araçlar mahsur kaldı. Suyun yükselmesiyle adeta göle dönen caddede ulaşım tamamen durdu. Polis ekipleri, dubalarla yolu kapatarak önlem aldı.

Ayazağa'daki beton fabrikasında çalışan işçiler, dün geceden beri mahsur kaldıkları fabrikadan kepçe yardımıyla kurtarıldı.

Kurtarılan işçilerden Ömer Artık, gazetecilere yaptığı açıklamada, dünden beri fabrikada mahsur kaldıklarını anlatarak, "14 saat olmuştur. Kepçe bizi buraya getirdi. Yeni çıkardılar. Yaklaşık 30 kişi orada bekliyor, onların da kurtulmasını bekliyoruz. Etraftaki fabrikadakilere de yardım ettik, onları yanımıza alıp koğuşlara yerleştirdik. Onları da kepçe alıp buraya getirecek. İş yerini su bastı, 2-3 metre su vardı, boyumuzu aşıyordu. Dere de taştığı için artık hiç dışarı çıkamıyorduk." diye konuştu.

Kağıthane'deki Sadabad Camisi su altında kaldı

Beylikdüzü Adnan Kahveci Mahallesi'nde bir inşaatın temelinde toprak kayması yaşandı. Olayın ardından sokağın bir kısmı, belediyeye bağlı zabıta ekiplerince kapatıldı.

Ataşehir Örnek Mahallesi'nde yağışın etkisiyle sokak aralarında su birikintileri oluştu. Bölgeye gelen ekipler, vatandaşların ilerlemekte güçlük çektiği sokaktaki mazgalları açarak suyu tahliye etmeye çalıştı.

Kağıthane Sadabat Caddesi'nin bulunduğu bölgede yağış, trafikte aksamalara neden oldu.

İlçedeki derenin debisinin de yükselmesiyle Sadabad Camisi'nin bahçesi ve içi dün akşam su altında kaldı. Sabah saatlerinde ise caminin son durumu dron ile havadan görüntülendi.

Şiddetli yağış nedeniyle Kağıthane'deki Cendere Deresi ile Küçükçekmece'deki Nakkaş ve Ayamama derelerinin debisinin yükseldiği görüldü.

Arnavutköy'de de evlerine su dolan bazı vatandaşlar, kendi imkanlarıyla suyu tahliye etmeye çalıştı.

Trafik yoğunluğu yüzde 36 civarında

İstanbul Valiliğince il genelinde resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında "yüz yüze eğitim" faaliyetlerine bir gün ara verilmesi, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli, hamile, gazi, malul gazi ve 8 yaşından küçük çocuğu bulunan kadın personelin idari izinli sayılmasının da etkisiyle kent genelindeki trafik yoğunluğunun diğer günlere göre azaldığı gözlendi.

İBB CepTrafik uygulaması verilerine göre, saat 09.45 itibarıyla kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 36 olarak kaydedildi.

Vatandaşların sık kullandığı metro, tramvay, metrobüs ve otobüs duraklarında genel olarak yoğunluğun bulunmadığı görüldü.

Sabah mesailerine başlamak üzere işe gidenler ise yağış ve fırtına nedeniyle zaman zaman zor anlar yaşadı.

Yağış ulaşımda aksamalara ve kazalara neden oldu

Şiddetli yağışın etkisiyle kentin bazı bölgelerindeki yollarda ulaşımda aksamalar yaşanıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Yönetim Merkezinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlara göre, "Vatan Caddesi" olarak bilinen Adnan Menderes Bulvarı Aksaray yönünde zemin çökmesi nedeniyle sağ şerit trafiğe kapatıldı. Bölgede trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Kemerburgaz Selanik Bulvarı-Cendere arasında da çift yönlü olarak trafik akışı sağlanamıyor. Kemerburgaz Bahçeköy Caddesi-Bahçeköy arasındaki yol ise olumsuz hava koşulları nedeniyle trafiğe kapatıldı.

Büyükdere Caddesi Zincirlikuyu-Etiler Aytar Caddesi Ayrımı olumsuz hava koşulları nedeniyle trafiğe kapatılırken, bölgede yoğunluk oluştu.

Kağıthane Cendere Caddesi-Alibeyköy Silahtar yönü trafiğe kapatılırken, trafik akışı Ayazağa yönünden sağlanıyor.

Yağışın etkisiyle kentin bazı bölgelerinde kazalar da yaşandı. O-3 Avrupa Otoyolu Aksaray istikametinde bir kamyonet devrildi. Polis ekiplerince güvenlik önlemi alınan bölgede trafik yoğunluğu oluştu.

D-100 kara yolu Küçükçekmece-Hacışerif yönünde yaşanan kaza nedeniyle ulaşım yan yoldan sağlandı.

Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yürütülen bir fon soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdi

14.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni
Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni
Sermaye piyasaları ve finans dünyasında yankı uyandıran önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bakanlık Teftiş Başkanlığı tarafından hazırlanan ön inceleme raporu doğrultusunda, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında adli soruşturma yürütülmesine onay verdi.

Bakanlık ivedilikle inceleme başlattı

Edinilen bilgilere göre süreç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürütmekte olduğu geniş kapsamlı bir fon soruşturması çerçevesinde başladı. Başsavcılık, soruşturma kapsamında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında işlem yapılabilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığından resmi soruşturma izni talep etti.

Gelen talep üzerine Bakan Mehmet Şimşek, iddiaların titizlikle araştırılması amacıyla 2 Ekim'de Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulunu "ivedi" koduyla görevlendirdi.

Teftiş raporu tamamlandı, izin çıktı

Bakanlık müfettişlerinin gerçekleştirdiği kapsamlı ön inceleme ve hazırladıkları detaylı teftiş raporunun tamamlanmasının ardından, iddiaların yargı makamlarınca incelenmesi gerektiği kanaatine varıldı. Bakan Şimşek, Teftiş Başkanlığının raporuna istinaden Gönül hakkında soruşturma açılmasına izin veren kararı imzaladı.

Soruşturma izninin verilmesiyle birlikte dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildiği ve adli sürecin resmi olarak devam edeceği öğrenildi.

Şarkıcı Alpay vefat etti

"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarıyla tanınan Türk pop ve romantik folk müziğinin usta isimlerinden, şarkıcı ve besteci Alpay, 91 yaşında vefat etti

14.10.2026 17:49:00 / Güncelleme: 14.10.2026 17:56:34
AA
 
Şarkıcı Alpay vefat etti
Şarkıcı Alpay vefat etti
"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı" ve "Kara Tren" adlı eserleriyle hafızalarda yer edinen Alpay, 91 yaşında hayatını kaybetti.

Şarkıcı Bora Gencer, sosyal medya hesabından yaptığı "Alpay abime Allah'tan rahmet, sevenlerine ve ailesine sabırlar dilerim." paylaşımıyla sanatçının vefatını duyurdu.

Yarım asrı aşan sanat yaşamında romantik ezgileri, Türkçe aranjmanları ve kendine özgü yorumuyla Türk müziğinin önemli isimlerinden olan usta sanatçı, arkasında onlarca albüm ve unutulmaz eserler bıraktı.

Ahmet Alpay Nazikioğlu, 17 Temmuz 1935'te Ankara'da dünyaya geldi.

Babası TCDD'de bürokrat, annesi ise parti başkatibesi olarak görev yapan Alpay, ilk ve ortaöğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra Ankara Atatürk Lisesinden mezun oldu.

Gençlik yıllarında spora duyduğu merakla futbol dünyasına adım atan Alpay, Ankara Demirspor ve Gençlerbirliği kulüplerinde forma giydi.

Başarılı performansıyla Genç Milli Futbol Takımı'na kadar yükselen sanatçı, yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladı.

Hukuk eğitiminin ardından müzik tutkusunun peşinden giden Alpay, profesyonel müzik kariyerine 1960'lı yılların başında adım attı.



Unutulmaz ve özgün albümlere imza attı

Alpay, 1964'te kendi orkestrasını kurarak müzik çalışmalarını hızlandırdı. Kariyerinin ilk döneminde Fransız Chansonlarının ve İtalyan Napolitenlerinin Türkçe aranjmanlarını seslendiren sanatçı, İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca eserleri de yorumladı.

Romantik folk, rock ve Anadolu pop türlerinde deneysel çalışmalara imza atan sanatçı, dönemin yenilikçi gruplarından Üç Hürel ile ortak projelere imza attı.

Fecri Ebcioğlu gibi dönemin önemli müzik adamlarıyla yakın dostluklar kuran Alpay, 1964'te yayımladığı "Girl in My Town"ın ardından "Kirpiklerini Ok Ok Eyle", "Cennet Yolu", "7 Dilde Alpay", "Güven Parkı" ve "Aşk"ın da aralarında olduğu 25'i aşkın albümle müzikseverlerle buluştu.

Toplumsal olaylara duyarsız kalmayan sanatçı, eserlerinde aşk, ayrılık ve insan hikayelerini odağına aldı.

Türk pop müziğinin gelişim sürecinde köprü rolü üstlenen Alpay, "Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren", "Gitme" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarını farklı kuşaklara sevdirdi.

Sanatçı, Antalya'da tedavi gördüğü hastanede hayata veda etti.

İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı

İzmir merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda yurt dışı kaynaklı internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları tespit edilen 32 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin yönettiği hesaplarda yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu belirlendi

14.10.2026 12:19:00 / Güncelleme: 14.10.2026 12:22:18
İHA
 
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, belirlenen bir şebekeye yönelik 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçu kapsamında çalışma başlattı.

Yürütülen teknik takipler, araştırmalar ve alınan ifadeler doğrultusunda şüphelilerin yurt dışı bağlantılı siteler üzerinden yasa dışı bahis oynanmasına aracılık ettikleri belirlendi.

Soruşturmada şebekenin mali boyutunu da inceleyen ekipler, zanlıların üçüncü kişilerden temin ettikleri banka hesaplarını bahis faaliyetlerinde kullandıklarını ve bu hesapları tuttuklarını tespit etti. Yapılan detaylı incelemelerde, söz konusu hesaplar üzerinden yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık para trafiğinin yürütüldüğü ortaya çıkarıldı.



Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın

Suç organizasyonu içerisinde birlikte hareket ederek yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanılmak üzere banka hesabı ve GSM hattı temin eden, bu hesapların kullanılmasına aracılık eden şüphelilere yönelik İzmir merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.

Baskınlarda 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda incelenmek üzere çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Ekipler, firari 2 şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdürürken, soruşturmanın çok yönlü yürütüldüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.