logo
05 ŞUBAT 2026

Küreselleşme, Vahşi Kapitalizmin Yeni Maskesi mi?

23.10.2001 00:00:00
IMF ve Dünya Bankasından Tazminat İstemeliyiz

PROF DR NEJAT VEZİRO?LU

Dizimizin bugünkü bölümünde 30 yıldır ABD'de yaşayan uluslararası ünü olan bir akademisyenimiz Prof. Dr. Nejat Veziroğlu'nun son kriz hakkındaki görüşlerini ele alacağız.

Veziroğlu, Miami Üniversitesi Temiz Enerji Araştırma Enstitüsü'nün Direktörü. Türkiye, Prof. Dr. Nejat Veziroğlu adını Nobel Ekonomi Ödülü'ne aday gösterilmesiyle yakından tanıdı. Veziroğlu, uluslararası bilim çevrelerinde başarıları takdir edilen bir isim. ABD'de yaşamasına rağmen sık sık Türkiye'ye gelerek, Milli Güvenlik Kurulu'na uzman olduğu konular hakkında brifing veriyor, görüş ve önerilerini sunuyor. Dünya onu "kalkınmanın formülünü bulan bilim adamı" olarak tanıyor...

Prof Veziroğlu'na göre "Türkiye'nin yaşadığı son ekonomik kriz, IMF ve Dünya Bankası'nın bize kabul ettirdiği reçetenin doğal sonucu. Dünya Bankası'nın bazı ileri gelenleri para spekülatörü firmalara danışmanlık yapıyor, diğer taraftan da IMF reçetesi Türkiye'yi para spekülatörleri için uygun ülke haline getiriyor."

Veziroğlu, bu krizden faydalanıp para ticareti yapan firmaların milyarlarca dolar kazanıp, ülke dışına çıkartmalarından IMF ve Dünya Bankası'nın sorumlu olduğunu belirtiyor.

Milli Güvenlik Kurulu'na son kriz hakkında rapor veren Veziroğlu, görüşlerini Gözlem Gazetesine verdiği bir mülakatta daha ayrıntılı olarak açıklamıştı. Veziroğlu'nun kriz hakkındaki görüşü özetle şöyle:

IMF'NİN REÇETESİ SPEKÜLATÖRLERE GÖRE

- IMF, 1,5 yıl önce bize bir reçete kabul ettirdi. Amaç enflasyonu düşürmekti. Teklif ettikleri reçeteye göre, Merkez Bankası, TL ile Dolar arasındaki ilişkiyi kontrol edecek, Türk parasını suni olarak yavaş yavaş düşürecekti. Piyasa yılda 40-60 düşüyorsa, Türk Lirası 15-20 düşecek, TL arz kaybedecekti. Bu reçete, para spekülatörleri için hazırlanmış bir formüle benziyor.

Bir ülkenin parası suni olarak başka paralara göre kıymetli gösterilirse, birden değer kaybeder ve kriz oluşur. Ülkeden para kaçar, ülke ekonomisi çok kötü etkilenir.

MALEZYA ÖRNE?İ

- İki yıl önce benzer bir hareketi Malezya'da gördük. Malezya ekonomisi Türkiye'ye benzer. Kalkınmak ta olan bir ülke. Sanayi kuruyorlar, otomotiv, beyaz eşya, bilgisayar fabrikaları kuruyorlar. Malezya'nın parası büyük değer kaybetti. Krize düştü. Malezya'dan büyük miktarda dövizin memleket dışına kaçırıldığı yazıldı gazetelerde. Malezya Başbakanı televizyona çıktı, bu olayı şiddetle kınadı. "Bu milletlerarası oyundur" dedi. Bu arada Soros'tan bahsetti. Soros'u şiddetle kınadı.

IMF VE DÜNYA BANKASI KÜRESEL SOYGUNCU SOROS'UN DANIŞMANI

- Soros Hakkında kitaplar basıldı, makaleler yazıldı. Servetini ülkelerin milli paraları üzerine spekülasyonlar yaparak kazanıyor. Ülkelerin ekonomilerini dikkatle izliyor. Paraların kıymetini takip ediyor. Eğer para normalin üzerinde kıymetli gösteriliyorsa, o para değeri üzerinden borç alıyor. Bu parayı dolara çeviriyor ve bekliyor. Birkaç ay sonra, sonuçta para değerinden fazla gösterildiği için herhangi bir ekonomik yahut siyasal hadise karşısında birdenbire değeri düşüyor, piyasada. Milli bankalar bunu destekleyemiyor. Bu durumda Soros aldığı borcun bir miktarını milli paraya çeviriyor ve aldığı borcu ödüyor, büyük kar elde ediyor.

Soros servetini böyle yapmış.

Soros hakkında çıkan makalelerde bu yolla zenginleştikçe pek çok şirketler kurduğu, danışmanlar tuttuğu, danışmanlar arasında Dünya Bankası, IMF'nin ileri gelenlerinin bulunduğu yazılıyor. Türk danışmanları, Türk ortakları var diye de işittim.

IMF ve DÜNYA BANKASI'NDAN TAZMİNAT TALEP ETMELİYİZ

- Bu krizi doğuran IMF reçetesi. Hangi ekonomiste sorsanız, bu formülün hatalı olduğunu söyler. IMF bu duruma neden olduğuna göre, kaybı ve doğurduğu zararları onlardan talep etmeliyiz. IMF bu reçeteyi kabul ettirdiği zaman, özelleştirmeden şu kadar kazanç gerçekleştirilecek, memurlara işçilere şundan fazla zam yapmayacaksınız diye kayıtlar koydu. Fakat herhalükarda böyle milli paranın suni olarak yüksek tutulması bu sonuca varacaktı. IMF bu reçeteyi başka ülkelerde uygulayıp, başarılı olmuş mu? Hiç duymadım.

IMF'nin ve Dünya Bankası'nın spekülatör şirketlerle ilişkileri olmamalı. Bu olursa menfaat çelişkisi yaşanıyor ve kalkınmakta olan ülkeler zarar görüyor. Bunların tekrarlanmaması için bu kuruluşlarda çalışanların spekülatör firmalara danışmanlık yapmaması gerekir. Şimdiye kadar Türkiye'ye ve diğer kalkınmakta olan ülkelere verdikleri zararlar tazmin ettirilmeli. Bu olayda Malezya ve Güney Kore ile işbirliği yapılmasında fayda var." ( Hüsniye VAROL'un söyleşisi, 7-13 Mayıs 2001 tarihli Gözlem Gazetesi )

YA HÜKÜMETİN SORUMLULU?U

- İlginçtir, IMF ve Düya Bankası ile spekülatörler arasındaki yasak ilişkinin farkında olan Veziroğlu, oyunun içinde olduğunu bilmediği için ABD'den medet ummaktadır. Güya ABD bizi spekülatörlere karşı koruyacakmış.

Ya ulusal emanet olan ekonomiyi küresel spekülatörlerle yasak aşk yaşayan IMF ve Dünya Bankası'na teslim eden Hükümet'e ne demeli?

ÇÖZÜM PROF DR HAYDAR BAŞ'TAN: "KÜRESEL EMPERYALİZME KARŞI MİLLİ EKONOMİ"

- Öyleyse çözüm nedir? Aslında çözüm hiç de uzakta değil! Prof Dr Haydar Baş, küresel emperyalizme karşı ısrarla "Milli Ekonomi"yi savunmaktadır. Üstelik Prof Baş, milli ekonominin "Bağımsız Türkiye" olmanın temel şartlarından birisi olduğunu vurgulamaktadır. Ve şükür ki bugün artık Üstad'ın tezlerini siyaset sahnesinde temsil eden "Bağımsız Türkiye Partisi" vardır.

Ali KARATEPE / Mustafa ÇİÇEK

Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı

Siyasetçi Emin Şirin, "bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi" dedi 

05.02.2026 00:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Siyasetçi Emin Şirin, "Sayın Özgür Özel ve bugünkü CHP bu sürecin tam bir parçası ve katiyen bu rolün dışına çıkma temayülü içinde değil. Bizler şu görüşü savunduk. dedik ki, "Bugünkü meclisin hukuken bu konuları tartışma hakkı olsa da siyaseten bu hakkı yoktur. Zira bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi. Şimdi bu çerçevede bir seçim yenilenmeden ve bu seçim yenilendikten sonra birçok yeni partiler yeni güçleriyle bu mecliste yer almadan bu konuların tartışılmaması lazım. Çünkü bu Türkiye'nin önümüzdeki 50 senesini etkileyebilecek seviyedeki çok büyük tartışmalar, çok büyük konular. Onun için CHP'nin ne yapması lazımdı? Erken seçimi zorlaması lazımdı" şeklinde konuştu.

Siyasetçi Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu

Balıkesir'de içme ve kullanma suyu temininde büyük öneme sahip olan Gönen-Yenice ve İkizcetepeler barajlarındaki su doluluk oranları, etkili olan kar ve sağanak yağışlarla birlikte artış göstermeye devam ediyor

04.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 04.02.2026 17:55:32
İHA
Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu
Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu
Bölgede yaşanan yoğun yağışlar sonrası yapılan ölçümlerde, Gönen Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90,22, İkizcetepeler Barajı'nda ise yüzde 16,77 olarak kaydedildi. Özellikle Balıkesir il merkezini besleyen barajlardaki artış, su kaynakları açısından umut verici olarak değerlendirildi.

Etkili sağanak yağışların ardından Gönen-Yenice Barajı'nın doluluk oranı kısa sürede yüzde 100 seviyesine ulaştı. Baraj güvenliğinin sağlanması ve muhtemel risklerin önüne geçilmesi amacıyla kontrollü su salımı gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz aylarda yaşanan kuraklık nedeniyle su seviyesi yüzde 7'lere kadar gerileyen İkizcetepeler Barajı'nda ise son yağışlarla birlikte belirgin bir yükseliş yaşandı. Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) tarafından paylaşılan verilere göre, Devlet Su İşleri (DSİ) ölçümleri sonucunda barajdaki doluluk oranı kritik seviyelerin üzerine çıkarak yüzde 16,77 seviyesine ulaştı.



Yetkililer, Balıkesir il merkezinde etkili olan sağanak yağışlar ile birlikte kırsal mahallelerde görülen yoğun kar yağışlarının barajlardaki su seviyesinin yükselmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Zaman zaman il merkezinde su kesintilerine kadar varan sürecin, artan yağışlarla birlikte geçici de olsa rahatlama sağladığı belirtilirken, önümüzdeki bahar aylarında beklenen yağışlarla su doluluk oranlarının daha da artması öngörülüyor.

Gönen Barajı'ndaki yükselen su seviyesi, bölgedeki tarım kesimini de sevindirdi. Özellikle çeltik üreticileri, yaz sezonu öncesinde barajın doluluk oranının artmasını olumlu karşıladı. Yağışların, ekim döneminde yaşanabilecek su sıkıntılarını bir nebze olsun azaltacağı ifade edildi.



Yetkililerden alınan bilgilere göre, Gönen Baraj Gölü ile birlikte Kumköy Regülatörü'ne gelen su da kontrollü şekilde tahliye ediliyor. Ilıcaoba altı Gönen Barajı regülatöründe bulunan 6 kapaktan 5'inin açıldığı, suyun kontrollü olarak bırakıldığı bildirildi.

Öte yandan, artan su seviyesi nedeniyle Gönen Çayı taştı. Gönen merkezde çay çevresinde bulunan bazı bahçeler sular altında kalırken, taşkın riski bulunan dere yatakları ve alçak kesimler için belediye ve ilgili kurumlar tarafından uyarılar yapıldı.

Yetkililer, özellikle kırsal alanlarda ve dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini vurgularken, su baskını ve taşkın riskine karşı gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. Kontrollü su salımının, baraj güvenliğinin sağlanması ve muhtemel büyük taşkınların önlenmesi amacıyla sürdürüleceği belirtildi.

İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı

İzmir'de jandarma ekiplerince tarımsal kalkınma kooperatiflerine yönelik düzenlenen 'zimmet' ve 'nitelikli dolandırıcılık' operasyonunda, 38 milyon 500 bin TL'lik yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü gözaltına alındı

04.02.2026 17:49:00
İHA
İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kiraz ilçesinde faaliyet gösteren 2 adet tarımsal kalkınma kooperatifine yönelik soruşturma başlattı. 'Zimmet', 'güveni kötüye kullanma' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları kapsamında yürütülen çalışma neticesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri incelendi.

Yapılan incelemelerde, 2020-2024 yılları arasında yaklaşık 38 milyon 500 bin TL'lik kamu zararı ve yolsuzluk yapıldığı tespit edildi. Elde edilen delillerin ardından harekete geçen jandarma ekipleri, bugün saat 07.00'de İzmir'in Kiraz ve Ödemiş ilçeleri ile Aydın'ın Nazilli ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyon kapsamında, haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin Kiraz İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

Oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı

Uzun süredir karaciğer yetmezliği ile mücadele eden Ufuk Özkan’ın organ nakli gerçekleşti. Özkan'ın ameliyatı 11 saat sürdü

04.02.2026 14:47:00
AA
Oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı
Oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı
Uzun süredir karaciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gören oyuncu Ufuk Özkan'a organ nakli yapıldı.

Medipol Sağlık Grubu Organ Nakli Bölümünden yapılan açıklamaya göre, doktorlar, Özkan'ın 11 saat süren zorlu bir ameliyat geçirdiğini, karaciğer naklinin başarıyla tamamlandığını ve sanatçının durumunun iyi olduğunu belirtti.

Görüntü yönetmeni Salih Kıvırcık'ın Özkan'a donör olduğu nakil ameliyatını, Prof. Dr. Murat Dayangaç, Prof. Dr. Onur Yaprak ve Doç. Dr. Cenk Şimşek'ten oluşan ekip gerçekleştirdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yaprak, "Türkiye'nin dört gözle beklediği ameliyatı bugün gerçekleştirdik. Ameliyat sırasında beklenmeyen herhangi bir komplikasyonla karşılaşmadık." bilgisini verdi.

Yaprak, Özkan'ın bu geceyi yoğun bakımda geçireceğini belirterek, "Yarın uyandırma aşamasını deneyeceğiz. Her şey yolunda giderse yüksek ihtimalle yarın ekstübe etmeyi planlıyoruz. Normal şartlarda yoğun bakımda kalış süresi 1 ya da 2 gün oluyor. Hastanede yatış süresi ise genellikle 2 ila 3 hafta arasında değişiyor." ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 3 yıldır Özkan'ın sağlık sürecini yakından takip ettiklerini aktaran Yaprak, şunları kaydetti:

"Bu süreçte kendisinin ne kadar çok sevildiğini hem bizlere hem de ailesine ulaşan mesajlar sayesinde yakından hissettik. Ameliyat sürecinde dualarıyla yanımızda olan tüm sevenlerine teşekkür ediyoruz. Dualarını çok yakınımızda hissederek bu süreci yürüttük. Onlar da iyi ki varlar. Sevenlerinin gözü aydın olsun."

Prof. Dr. Dayangaç ise "Tüm cerrahi ekibimizle hem verici hem de alıcı ameliyatını başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Zorlu bir ameliyattı. Yaklaşık 10-11 saat süren yorucu bir operasyon oldu. Anestezi süreci ve cerrahi aşamalarla birlikte uzun sürmesini beklediğimiz bir ameliyattı. Çünkü hastamız daha önce cerrahi işlemler geçirmişti. Ancak tüm süreci son derece başarılı biçimde tamamladık ve sonuçtan oldukça mutluyuz." açıklamasını yaptı.

Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine bugün 6'ıncı gününde devam ediliyor

04.02.2026 14:10:00
İhlas Haber Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün
Aziz İhsan Aktaş davasında 6'ıncı gün
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 578 sayfalık iddianamede, Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile İstanbul Asfalt Fabrikaları Sanayi Ticaret A.Ş., İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü 'suçtan zarar gören' sıfatıyla yer aldı. Ayrıca, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da bulunduğu 200 kişi 'şüpheli' sıfatıyla, 19 kişi ise 'mağdur' sıfatıyla yer aldı.

Aktaş, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında tahliye edilmişti

Soruşturma kapsamında sanık Aziz İhsan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise 'konutu terk etmemek' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti.

Örgüt liderine 450 yıla kadar hapis talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 42 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 4 kez 'edimin ifasına fesat karıştırma', 5 kez 'resmi belgede sahtecilik', 21 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık', 10 kez 'rüşvet verme', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'gerçeğe aykırı fatura düzenleme' suçlarından toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Utku Caner Çaykara'nın 2 kez 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'rüşvet alma' suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Ahmet Özer için 2 kez 'ihaleye fesat karıştırma' ve 2 kez 'özel belgede sahtecilik' suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar Oya Tekin, Kadir Aydar, Zeydan Karalar ve Abdurrahman Tutdere için 'rüşvet alma' suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapis cezası talep edilirken, şüpheli Rıza Akpolat'ın ise 'suç örgütüne üye olma', 26 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 3 kez 'resmi belgede sahtecilik', 19 kez 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez 'rüşvet alma', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'haksız mal edinme' suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.