logo
22 TEMMUZ 2026

Kuruma noktasına gelmişti, yeniden hayat buldu

Denizli'de geçtiğimiz yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle kuruma tehlikesi geçiren Süleymanlı Yayla Gölü, bu yılki verimli yağışlarla eski ihtişamına kavuştu. Suyla dolan gölde nilüferler açarken, bölgedeki hayvanların suda serinlediği anlar dron kamerasına yansıdı

21.07.2026 13:28:00
İHA
 
Kuruma noktasına gelmişti, yeniden hayat buldu
Kuruma noktasına gelmişti, yeniden hayat buldu
Denizli'nin Buldan ilçesinde bulunan ve bin 150 metre rakımda yer alan Süleymanlı Yayla Gölü, son yıllardaki kuraklık tehdidinin ardından bu yıl etkili olan yağışlarla eski görünümüne kavuştu. Birinci derece doğal sit alanı ve "Kesin Korunacak Hassas Alan" statüsündeki gölde su seviyesinin artmasıyla birlikte doğal yaşam da normale döndü.






Zengin biyoçeşitliliğiyle dikkat çeken Süleymanlı Yayla Gölü, göçmen kuşların bölgedeki en önemli durakları arasında yer alıyor. Alanda bugüne kadar ak pelikan, yeşilbaş ördek ve sakar meke başta olmak üzere 182 farklı kuş türü kayıt altına alındı. Simgesi haline gelen beyaz nilüfer çiçekleriyle bilinen göl ve çevresinde, 2'si endemik olmak üzere toplam 95 farklı bitki türü tespit edildi.








Geçtiğimiz yıllarda suların büyük oranda çekilmesiyle kuruma noktasına gelen göl yatağı, bahar ve yaz aylarındaki sağanak yağışların etkisiyle suyla doldu. Su seviyesinin istenen seviyeye ulaşmasının ardından göl yüzeyinde nilüfer çiçekleri yeniden açtı. Bölgedeki ekosistemin canlanması dron kameraları tarafından havadan görüntülendi. Kaydedilen görüntülerde, göl etrafındaki meralarda otlayan küçükbaş ve büyükbaş hayvan sürülerinin sıcak havada sığ sulara girerek serinlediği anlar yer aldı. Kuraklık izlerinin silindiği göl ve çevresi, hem yaban hayatı hem de bölgedeki besiciler için yeniden önemli bir su kaynağı haline geldi.








"Aile ile gelinebilecek güzel bir yer"

Ailesi ile birlikte gezi amacıyla Süleymanlı Yayla Gölü'ne geldiğini ifade eden Atıf Uzun, "Merak ettiğimiz için Süleymanlı Yayla Gölü'ne Denizli'den geliyoruz. İlk defa geldik. Geçmiş yıllarda kuruduğu söylenen göl, gayet güzel. Ormanlık ve doğa ile iç içe. Nilüfer çiçeklerini gördük. Aile ile gelinebilecek bir ortam. Biz çok beğendik" dedi.






Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik


 
Artvin'in ve Türkiye'nin en görkemli turizm merkezlerinden Borçka Karagöl Tabiat Parkı'nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.

18.07.2026 12:21:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik
Mutlaka görülmesi gereken nadide güzellik

Borçka ilçe merkezine 27 kilometre uzaklıktaki Borçka Karagöl Tabiat Parkı, yaz döneminde yurt içi ve yurt dışından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.







Günde binlerce turistin ziyaret ettiği 368 hektar alana sahip tabiat parkı, Karagöl'ü, bozulmamış doğası, yaşlı ormanları, zengin bitki örtüsü ve yürüyüş yollarıyla doğa tutkunlarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.







Bahar ve yaz aylarında yeşilin, sonbaharda ise sarı, turuncu, kırmızı ve kahverenginin onlarca tonunu sergileyen tabiat parkı, göl çevresindeki ağaçların gölgelerinin suya yansımasıyla ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor.







Göl üzerinde yapılan kayık gezintisi de ziyaretçilerden yoğun talep görüyor.







Bütün güzellikler burada

Çanakkale'den bölgeye gelen ve Karagöl'ü gezen Şükrü Ataç, Karadeniz'in doğal güzelliklerini görmek amacıyla kente geldiklerini ve en çok etkilendikleri yerlerden birinin Karagöl olduğunu söyledi. Bölgenin temiz havası ve eşsiz doğasını çok beğendiklerini dile getiren Ataç, "Karadeniz'in güzelliklerini görmek için geldik. Gerçekten çok mutlu olduk. Cenab-ı Allah tabiatın bütün güzelliklerini buralara vermiş. Çok güzel günler geçiriyoruz" dedi. Ataç, doğal alanların gelecek nesillere aktarılması gerektiğine işaret ederek, "Buraları çok iyi korumalıyız. Dünyanın su sıkıntısı yaşayacağı bir dönemde böyle bir coğrafyaya sahip olmak büyük bir nimet. Karagöl dünyanın cenneti. İnşallah bu güzellikleri korumayı başarırız" ifadelerini kullandı.






Gezi hayatındaki eksik parça tamamlandı

İzmir'den gelen Birol Kutkan da doğal güzelliğine hayran kaldığı Karagöl'ün herkesin rotasında yer alması gerektiğini belirtti. Karagöl'ün beklentilerinin üzerinde bir doğaya sahip olduğunu ifade eden Kutkan, "Buraya gelince sanki gezi hayatımdaki eksik bir parça yerine oturdu. Muhteşem bir manzara, eşsiz bir yeşillik var. Gölün kıyısındaki doğal koylar, balıklarla dolu alanlar insanı adeta büyülüyor" dedi.







Kutkan, uzun yıllar dağcılık ve doğa yürüyüşleri yaptığını, buna rağmen Karagöl'ü daha önce keşfedememiş olmasına şaşırdığını dile getirerek, "Eminim benim gibi burayı henüz bilmeyen çok kişi vardır. Kesinlikle herkesin rotasında olması gereken bir yer" diye konuştu.

Gurbetçilerin Kapıkule'den yurda girişleri sürüyor

Yaz tatillerini memleketlerinde geçirmek isteyen gurbetçiler, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden çıktıkları binlerce kilometrelik yolculuğun ardından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yapıyor. Uzun yolculuğun yorgunluğunu sınır kapısından geçer geçmez unuttuklarını söyleyen gurbetçiler, Türk bayrağını görmenin ve ezan sesini yeniden duymanın tarifsiz bir mutluluk olduğunu ifade etti

17.07.2026 12:41:00
İHA
 
Gurbetçilerin Kapıkule'den yurda girişleri sürüyor
Gurbetçilerin Kapıkule'den yurda girişleri sürüyor
Türkiye'nin Avrupa'ya açılan en büyük kara hudut kapısı olan Kapıkule Sınır Kapısı'nda yaz sezonuyla birlikte gurbetçi yoğunluğu yaşanıyor. Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Avusturya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden yola çıkan gurbetçiler, yıllık izinlerini aileleri ve yakınlarıyla geçirmek için ana vatana geliyor. Kavurucu sıcaklara ve uzun yolculuğun yorgunluğuna rağmen memleketlerine ulaşmanın sevincini yaşayan gurbetçiler, sınır kapısından içeri girdikleri ilk anda hissettikleri duygunun her şeye değdiğini belirtiyor. İlk duraklarının anne-babaları, akrabaları ve yıllardır özlemini çektikleri memleketleri olduğunu söyleyen gurbetçiler, Türkiye ile bağlarının hiçbir zaman kopmadığını dile getiriyor.






"Ezan sesine hasret kalıyoruz"

Fransa'nın Marsilya şehrinden yola çıkan Gökhan Koçak, "Fransa'nın Marsilya şehrinden yola çıktım, Ankara'ya sevdiklerimi görmeye gidiyorum. Ülkeye ilk girdiğimde her zamanki gibi yine çok duygulandım. Yolun verdiği yoğunluğu ve yorgunluğu ülkemize girer girmez unutuyorum. Çünkü bu bambaşka bir duygu. Öncelikle bayrağımızı görmek, ardından ezan sesini duymak insanı çok etkiliyor. Evet, Avrupa'da ezan sesine hasret kalıyoruz. Bazı Avrupa ülkelerinde ezan dışarıya verilmediği için bunu yaşayamıyoruz. Bu yüzden ülkemize geldiğimizde ilk hissettiğimiz şeylerden biri de ezan sesi oluyor. Burada doğup büyüdüm, sonradan yurt dışına gittim. Her sene olduğu gibi bu yıl da ülkeme gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. İnşallah iznim güzel geçer. Sağ salim geldik, dönüşte de yine sağ salim dönmeyi nasip etsin" dedi.








"Yorgunluğumuzu ülkeye girince unutuyoruz"

Eda Nur Koçak ise, "Maalesef Fransa'da bunlar yok, hasret kalıyoruz. Çok mutluyuz. Tabii ki yol yorgunuyuz ama ülkeye giriş yaptığımız andan itibaren bütün yorgunluğumuzu unutuyoruz. Rabbim, memleketine gelmek isteyen herkese bunu nasip etsin inşallah. Şu anda eşimin ailesinin yanına gidiyoruz. Onları da çok özledik. Çok mutluyuz. Yolumuzun büyük kısmını tamamladık. İnşallah Ankara'ya sağ salim ulaşacağız" dedi.








"Memlekete geldiğinizde insanda bambaşka bir duygu oluşuyor"

Fransa'da yaşayan Enes Dağlar, "Fransa'da yaşıyorum, memleketim Sivas'a gidiyorum. Gurbet zor. Anne ve babadan ayrı kalınca daha da zor oluyor. Ama aileniz yanınızdaysa orada da normal bir hayat sürüyorsunuz. Ben beş yıl öncesine kadar Türkiye'de yaşıyordum. İnşaat sektöründe, demir işinde çalışıyordum. Evlendikten sonra Fransa'ya yerleştim. Türkiye'de sabah 08.00'de iş başı yapıyordum. Fransa'da ise sabah 06.00'da kalkıyorum. Patron beni 06.30-06.40 gibi alıyor, yine 08.00'de iş başı yapıyoruz. Orada herkes kendi yemeğini götürüyor. Çalışma düzeni farklı. Maddi anlamda alım gücü biraz daha rahat olabilir ama ben Türkiye'ye para için gelmiyorum. Ben annemle babamı görmek için geliyorum. İki yıldır memleketime gelemiyordum. Bu yıl kavuşacağım için çok heyecanlıyım. Onlar da beni heyecanla bekliyor. İnşallah kazasız belasız varırız. Memlekete geldiğinizde insanda bambaşka bir duygu oluşuyor. İnsan 'Çok şükür evime geldim' diyor. Bunu anlatmak gerçekten çok zor. Rabbim bütün gurbetçi kardeşlerimize, ağabeylerimize ve ablalarımıza kazasız belasız memleketlerine gelip dönmeyi nasip etsin" ifadelerini kullandı.

Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı

Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedenine ulaşıldı

17.07.2026 11:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı
Murat Nehri'nde kaybolan Berat'ın cansız bedenine ulaşıldı
Muş'taki Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedenine ulaşıldı.






Muş merkeze bağlı Özdilek köyünde 10 Temmuz'da Murat Nehri'ne düşerek kaybolan 10 yaşındaki Berat Karakaya'nın cansız bedeni, arama çalışmalarının 8. gününde düştüğü noktadan yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta bulundu. Karakaya'nın cansız bedeni, düştüğü noktadan yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta kıyı taraması yapan amcası tarafından bulundu. Amcası tarafından kıyıya çıkarılan Karakaya için daha sonra arama kurtarma ekipleri ve aileye haber verildi.








Muş AFAD İl Müdürlüğü koordinesinde 8 gündür yürütülen arama çalışmalarına İl Jandarma Komutanlığı, Van Jandarma Sualtı Arama Kurtarma timleri, Van Emniyet Müdürlüğü dalgıç polisleri, Siirt, Bitlis ve Erzurum AFAD ekipleri ile Diyarbakır jandarma dalgıç ekipleri, aile bireyleri ve köylüler de destek verdi. Yaklaşık 170 personelin görev aldığı arama çalışmalarında Murat Nehri boyunca hem su üstünde hem de su altında kapsamlı tarama faaliyetleri yürütülmüş, çalışmaların daha etkin sürdürülebilmesi amacıyla Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarındaki su akışı da belirli süreyle durdurulmuştu.








Berat Karakaya'nın cenazesi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi işlemleri için Muş Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu

Antalya'nın Manavgat ilçesinde kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi'nde haciz işlemi gerçekleştirildi. Haciz işlemini gerçekleştiren Avukat Emre Erdoğan, yaklaşık 60 milyon lirayı bulan kamulaştırma bedeline karşılık toplam 7 milyon değerinde 3 aracın yediemine çekildiğini söyledi

16.07.2026 11:29:00
İHA
 
Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu
Manavgat Belediyesi'ne gece yarısı haciz operasyonu
Kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi'nde gece yarısı haciz işlemi gerçekleştirildi. Manavgat Belediyesi üst düzey yöneticilerinin makam aracı olarak kullandığı 3 araç Avukat Emre Erdoğan ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerinin gözetiminde yediemin otoparkına götürülürken, Side Hizmet binasında haczedilen bir araç ise kapalı otoparkta olması nedeniyle yediemin otoparkına çekilemedi.






Konuyla ilgili kısa bir açıklama yapan Avukat Emre Erdoğan, "20 dolayında müvekkilimin mülkleri otopark olarak kullanılmak üzere Manavgat Belediyesi tarafından kamulaştırılmıştı. Ne var ki Manavgat Belediyesi bugüne kadar kamulaştırma bedellerini ödemedi. Müvekkillerim adına Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğumuz dava karara bağlandı. Mahkemenin kararı doğrultusunda haciz işlemi gerçekleştiriyoruz. Müvekkillerimin Manavgat Belediyesinden kamulaştırma bedeli olarak alacağı yaklaşık 60 milyon liradır. Şu an 3 makam aracı yediemin otoparkına çekildi, bir araç ise Side'de bulunan hizmet binasının kapalı otoparkında olması nedeniyle yediemine çekilemedi. Haczedilen araçların tahmini değeri 7 milyon lira dolayındadır" dedi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.