Marmara Denizi atık çukuruna dönüştü
Marmara'nın 11 bin 350 kilometrekarelik yüzey alanının ilk 30 metresini müsilajın örümcek ağı gibi sarmış durumda olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Hep birlikte Marmara Denizi'ni atık çukuruna dönüştürdük” dedi
Haber Merkezi





"Marmara Denizi'nin çevresinde yüzlerce boru var"
Marmara Denizi'nin ciddi bir atık ve kirlilik içinde olduğunu anlatan Sarı, şunları kaydetti: "Derin deşarjı ancak atıkları ileri biyolojik arıtmadan geçirdikten sonra zarar vermemesi için 40 metrenin altına deşarj ederiz. Şu anda çok üzgünüm, Marmara Denizi'nin çevresinde yüzlerce boru var, bunları belediye yetkililerine söylediğiniz zaman 'Hocam o borular eskide kaldı, biz onların hepsini kuşaklama projeleriyle aldık, kolektörlerle topladık, arıtma tesislerine bağladık, arıtıyoruz'' diyorlar. Çok üzgünüm, keşke söyledikleri doğru olsaydı. Benim gibi Marmara Denizi'ne dalış yapanlar beni çok iyi anlayacaktır. Her daldığımız yerde bir boru hattıyla karşılaşıyoruz. Bu boru hattı devam ediyor, gidiyor, hattın ucundan hiç arıtılmamış atıklar oluk oluk akıyor. Bu yanlış uygulamadan vazgeçmemiz lazım, bunu kesmemiz, durdurmamız lazım. O yüzden eğer ilkbahar yaz aylarında, sular ısındığında felaket boyutunda denizin yüzeyini müsilaj kapladığında tekrar 'Eyvah biz ne yaptık.' demek istemiyorsak bir an önce tedbir almamız lazım."
"İşbirliğiyle denizimizi kurtarmamız lazım"
Sarı, çalışmayan atık arıtma tesislerinin acilen çalışır hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi. Fabrikaların akarsular aracılığıyla Marmara Denizi'ni kirlettiğini öne süren Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlar ruhsatlarını alırken çevreyi kirletmeme taahhüdünde bulundular. Taahhütlerini yerine getirsinler, denetim yapalım, kanunları uygulayalım. Marmara Denizi'nin çevresinde ne kadar STK, yerel yönetim ve merkezi yönetim varsa bir araya gelmemiz lazım. İşbirliğiyle denizimizi kurtarmamız lazım. Şu anda müsilaj ortaya çıktığından beri yine bir suç atma yarışmasına dönüştürdük. Herkese söylüyorum, üzgünüm hepimizin suçu. Hep birlikte Marmara Denizi'ni atık çukuruna dönüştürdük. Şimdi kavgayı bırakalım, hep birlikte denizimizi kurtarma zamanı. Aksi takdirde ekolojik olarak bu müsilaj dibe çöküyor, bu durum dipteki yaşamı da etkiliyor. Oradaki ekosisteme zarar veriyor. Daha sonra yüzeye çıkacak, bu durumda yaz aylarında turizmciler nasıl iş yapacaklar? Şu anda Marmara'dan ayrılamayan küçük balıkçılarımızın durumu iyi değil. Tedbirler geliştirmemiz gerekiyor, hiç vakit kaybetmeden merkezi ve yerel yönetim, özel sektör, sivil toplum ve Marmara'nın çevresinde yaşayan her bir vatandaşın katkısıyla denizimizi kurtarmamız lazım."















































































