Denizlerde süzülerek, endamıyla uçuşuyor martılar.
Kıyılardan çığlık çığlığa, kanatlanıp çağrışan,
Aç kalmış, sanki bize bir şeyler anlatmaya çalışan
Yalvarır gibi bakışan, atılan lokmaları kapıp sıvışan,
Martıların çığlığını duydum...
Bazen gülüp, bazen ağlıyor martılar.
Bazen mızmız bir çocuğun şımarıklığını andırıyor.
Avaz avaz etrafı çınlatırken, herkese bir şeyler dediğini,
Martıların çığlığını duydum...
Çevremizi, denizleri mahvettik
Nice ormanları yaktık kül ettik, tükettik
Yeşili kopardık, yerine beton sütunlar diktik
Yasa bürünmüş, dalgalı denizlerin matemini haykıran
Martıların çığlığını duydum...
Deniz mahzun, gökler mahzun, her yer zifiri karanlıkta…
Çocuğunu yitirmiş ana misali, martılar şaşkınlıkta...
Duy bak! Güzelim denizler,salya sümük ağlamaktalar.
Tertemiz, berrak,mas mavi denizi arayan,
Martıların çığlığını duydum...
Her mahlûka bir vird vermiş,
Adını zikretmesini istemiş Yaratan.
Safa durmuş, dağlar taşlar, kuşlar,melekler ve insanlar…
Bak! Her biri kendi lisanıyla zikrederek inlemekte...
Semalarda lisanı hâliyle dönen
Martıların çığlığını duydum...
- Uhud: Umre yolculuğunda aşkın ve sadakatin durağı / 27.09.2026
- Vefanın sessiz durağı: Cennetül Baki mezarlığı / 26.09.2026
- Ravza’dan Kabr-i Şerif’e: Hürmetten vefaya / 25.09.2026
- Medine: Gönüllerin Peygamber Efendimize yolculuğu / 24.09.2026
- Yola çıkmadan önce yoldaşınızı seçmelisiniz / 23.09.2026
- Gönül dostlarıyla yolculuk güzel / 22.09.2026
- Kâbe’den döndük, gönülden dönemedik / 21.09.2026
- Zaferden emanete: 30 Ağustos'un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12- / 17.09.2026
- Din ve vatan: Millî Mücadele'nin manevi cephesi / Zafere giden kutlu yol -11- / 16.09.2026























































