logo
08 NİSAN 2026

Maskeyi teşvik etmek için ilginç uygulama

Kocaeli'de vatandaşların korona virüse karşı alınan önlemlere karşı duyarlılığını arttırmak için kentin bir çok noktasına asılan Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinin yer aldığı maskeli fotoğrafları ve repliklerinin kullanıldığı afişler, vatandaşların dikkatini çekiyor

02.09.2020 20:12:00
Maskeyi teşvik etmek için ilginç uygulama
Maskeyi teşvik etmek için ilginç uygulama
Korona virüsle mücadele ve alınan önlemlere karşı vatandaşların duyarlılığını arttırmak amacıyla Kocaeli'de hazırlanan ve Yeşilçam'un unutulmaz yıldızlarının yer aldığı afişler, görenleri önce tebessüm ettiriyor sonrasında ise maskesini taktırıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanarak il genelinde reklam panolarına asılan afişler ile korona virüsle mücadelede temizlik, maske kullanımı ve sosyal mesefenin önemine dikkat çekiliyor. Kemal Sunal, Cüneyt Arkın, Filiz Akın ve Türkan Şoray gibi Türk sinemasının unutulmaz yıldızlarının filmlerinden alınan karelerin yer aldığı afişler, espirili uyarılarla görenleri tebessüm ettiriyor. "İki Gözümün çiçeği", "Reca ederim sağlığımızla oynamayın", "N'olur, n'olmaz" ve "Tedbiri elden bırakmayalım, tamam mı' Temizlik, maske, mesafe" mesajlarının yer aldığı afişleri görenlerin bazıları tebessüm ederken, maskesini takmayanlar ise maskelerini takıyor.

"Grafik yerine bunlar insanların gözüne hoş geldi"

Reklam panolarını görünce maskesini taktığını belirten Emre Ataş, 'Buradan geçiyordum. Hava sıcak olduğu için maskem inikti. Bunları gördüm biraz dikkatimi çekti. Hoş bir şey olmuş, Cüneyt Arkın, bu tarz şeyler. Grafik yerine bunlar insanların gözüne hoş geldi. Daha önce de görmüştüm internet sayfasında ama yakından bakınca daha hoş durdu' dedi.

'Bu maskeyi taksak ölürler mi''

Bu tarz reklam panolarının insanların bilinçlenmesi için çok etkili olacağını dile getiren Şahika Tezcan ise, 'Bunların burada olması çok etkili olur. Sanatçılarımızın böyle bir görselliği olduğu zaman şahane bir olay olur, harika olur. Sağlık Bakanımız çalışıyor, bağırıyor oradan bangır bangır 'Maskenizi takın, mesafenizi koruyun' diyor. Daha ne yapsın' Keşke hastaneler dolmasa, keşke iyi olsak, keşke bu virüs hiç olmasa. Keşke biraz daha bilinçli olsak. Biraz daha bu maskeyi taksak ölürler mi ya' Esas yoğun bakımda ölürler. Toprağa girecekler bir daha çıkmamak üzere' diye konuştu.

'Ben de gördüm, aklıma geldi'

Maskesini çıkarttıktan sonra elinde olduğunu panoları görünce hatırladığını ve hemen maskesini taktığını kaydeden Turgay Kuşuğu da, 'Normalde maskemizi takıyoruz. Ben de sıcak diye şurada bir çıkarttım. Sağlığımız için, çoluk, çocuğumuz için maskemizi takmak lazım. Böyle daha dikkat çekici. İnsanlar bazen unutuyor, dalıyor, sıcaktan maskesini çıkarıyor. Dalmış oluyor, o an onu çıkarınca unutuyor. Böyle onu gördüğü zaman aklına geliyor. Ben de gördüm, aklıma geldi. Unutmuştum, şuradan geldim, gelirken unuttum. Bunlara baktım, maskem elimde kalmıştı zaten, direkt taktım bende' şeklinde konuştu.

'Aktörlerin değişmesi lazım'

Yeşilçam aktörlerinin kendilerine daha çok hitap eden aktörler olduğunu ifade eden Ziynet Yıldırım ise, gençlerin dikkatini çekebilmesi için başka aktörlerin kullanılması gerektiğini söyledi. Yıldırım, 'Böyle olması iyi de, nesil çok değiştiği için bu aktörler bizim dönemimize ait olan aktörler, dikkat çekmeyebilir. Yani nesil şu an çok hareketli, çok yeniliklere açık bir nesil var. Bu yüzden de aktörlerin değişmesi lazım. Yani öyle düşünüyorum' ifadelerini kullandı.

'Bu herkese örnek olsun'

Yapılanın çok güzel bir çalışma olduğunu belirten Mehmet Çiçek de, 'Çok güzel bir çalışmadır. Çok güzel bir fikirdir. Tabii ki her insan buna uyarsa bu hastalığımız zaten yarı yarıya aşağıya düşer. Türk milleti için, halk için, hepimiz için iyi bir şeydir. Tabii ki güzel. Kemal Sunal orada, öbür rahmetli tiyatrocu orada. Mesela bizim belediye başkanımız burada, Cüneyt Arkın burada, hepsi iyi, tabii ki güzel. Bunlar daha fazla dikkat çekiyor. Güzel bir şey. Bence devamı da gelsin ve bu herkese örnek olsun. Herkes maskeli dolaşsın' ifadelerine yer verdi.

'İnsanlar mutlaka okuyor'

Reklam panolarının üzerindeki kişilerin tanıdık olduğu zaman daha çok dikkat çektiğini belirten Fevzi Yaylalı ise, 'Bence bu billboardlar daha etkili olur hem tanıdığımız insanlar hem tanıdığımız simalar. Tanıdık simalar olduğu için dikkatimizi de çekiyor. Yazıları da okuyabiliyoruz. Genel olarak böyle bir şey yapmaları iyi olmuş. Normal bir yazı bıraktığınızda pek fazla dikkat çekmiyor. Hem mizahi olmuş hem insanların dikkatini çekiyor. İnsanlar mutlaka okuyor. Ben Gölcük'ten geliyorum. Otobüste gelirken bile dikkat çekiyor. Belediyenin böyle bir şey yapması çok iyi olmuş' dedi.

'Bana kalırsa daha ciddi olması lazım'

İnsanları bilinçlendirebilmek için daha ciddi yazıların olması gerektiğini söyleyen Kaan Berk Parmaksızoğlu da, 'Yazıları okudum, evet biraz güldürdü. Ama bu tip konularda ölüm oranlarının yüksekliğini buraya asmak, hastalığı yaşayanların durumunu anlatmak daha etkili olur. Bana kalırsa daha ciddi olması lazım. Gelecek burada 'Şu kadar ölü var', 'Akciğeri şu kadar su topladı', 'Akciğerine şu oldu' diyecek bakan adamın bir gözü korkacak. Ondan sonra zorla takacak şu maskeyi. Şurada yazsın mesela 'maskeni takmazsan' diye korona virüslü birisinin akciğerini göstersin, leş, pert olmuş. Ben onu görsem korkarım bana da olacak diye' diye konuştu.
İHA

Temelde çarpışan inançlardır

Muhterem Hocam! Tarihten bugüne milletler arasında kargalar hep süregelmiştir: Bu kavgaların menşei nedir ve bu kavgalar biter mi?

08.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Temelde çarpışan inançlardır
Temelde çarpışan inançlardır
Muhterem Hocam! Tarihten bugüne milletler arasında kargalar hep süregelmiştir: Bu kavgaların menşei nedir ve bu kavgalar biter mi?

"Kabul etsek de etmesek de kavgaların temelinde yatan asıl ölçü inançtır, dindir. Bunu siz yok edemezsiniz. Sen yok edersen silinen sen olursun.

Şu anda dikkat ederseniz ille de Avrupa Birliği'nde olmak isteyen bizlerden bir takım tavizler istiyorlar.



Ama kendilerinden hiçbir şey vermiyorlar. "Benim gibi olursan, benimle beraber varsın" diyor. "Seni, olduğun gibi kabul ediyorum" demiyor. O halde, açık ve net konuşuyorum, böyle bir birliktelik bize lazım değildir.

Saraybosna



Hatırlarsanız son Bosna savaşında NATO gücü geldi, bu bölgeye asker koydu. Srebrenica'ya asker koydu. Srebrenica'daki askerler Hollandalıydı. Sırplar geldiler ve dediler ki; "Biz burada birtakım icraatlar da bulunacağız. Siz de ses çıkartmayacaksınız."

Bunu NATO'ya söyledi. 8 bin insanı diri diri toprağa gömdüler. Adamların sesi çıkmadı. Bunlar müseccel olaylar. Parçası, bu kadar büyük bir zulmü bu derece himaye eden, koruyan topluluğun acaba bütünü ondan farklı mıdır? Değildir. O halde burada mücadele eden akaitlerdir, inançlardır.

Kıbrıs

Her zaman ifade etmeye çalışıyorum. l974'te Kıbrıs çıkarmamızda, orada Türklerin zulme uğradığını bilmeyen Batılı hiçbir devlet yoktu. Hepsi, "zulmediliyor, yanlış işler yapılıyor, Rumların yaptıkları insanlığa sığmaz" diyordu.

Bunu diyenlerin başında Amerikalılar da, Batının tamamı da vardı. Bu nereye kadar devam etti. Türk askeri, Kıbrıs'a çıkana kadar. Bu çıkarma olduktan sonra neticesi o kadar enteresan oldu ki hepsi birden bize sırtını çevirdi. Niye? Kıbrıs'a asker çıkardığımız için. Peki, sen, "Rumlar yanlış yapıyor" demiyor muydun? Diyordun.

Şimdi şu çelişkiye bakın. Bir yandan; Rum yanlış yapıyor, masum, savunmasız kadınları, çocukları katlediyor diyorsun ve bütün bunlara mani olmuyorsun, bir yandan da benim yaptığım insani hareketin yanında bulunmuyorsun.

Neden?



Çünkü Yunan, Rumlar, Batının şımarık çocuğu olduğundan, mutlaka onun yanında olacaktır. Sen, yüzde bin değil, yüzde elli bin de haklı olsan senin yanında olmayacaktır.

Şimdi sanki o insanlar gitmiş, yerine çok farklı insanlar gelmiş havası estiriliyor. Nasıl bizim aydınımız, bizim siyasimiz bunu düşünebilir, böyle bir gafletin içinde nasıl bulunabilir?

Şunu asla unutmayalım

Şunu asla unutmayalım. Eğer bir milletin idarecileri, bürokratları, aydınları, yaptıkları hareketlerin mahiyetini bilmezse, o millet yok olmaya mahkumdur.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bölmek isteyenler, bir yandan da yaptıklarının hak dava olduğunu dünyaya ilan ediyorlar. Şimdi sen gel de; "Toplumlardaki hakim güç akaitler, itikatlar değildir" de.

Bu, kendi nefsini kandırmaktan başka bir şey olmaz. Toplumlar, kendi akaitlerini, inançlarını devam ettirebilmek için, siyasi, iktisadi, hukuki ve de fiili savaşlarda o inançların etrafında olurlar. Hiç kimse bunun aksini savunmaya kalkışmasın." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri)

Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı

İstanbul'da Kuzey Marmara Otoyolu'ndaki kazada şehit olan polis memuru Seçkin Yalçın, memleketi Elazığ'da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı

07.04.2026 14:06:00
İhlas Haber Ajansı
Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı
Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı
Şehit polis memuru Seçkin Yalçın'ın naaşı İstanbul'da düzenlenen törenin ardından dün memleketi Elazığ'a getirildi. Elazığ Havalimanı'nda düzenlenen karşılamanın ardından şehidin naaşı İmam-Azam Camisi'ne götürüldü. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından meslektaşları tarafından omuzlara alınan şehidin naaşı, cenaze aracına konuldu. Geçidin ardından Keban ilçesine bağlı Akçatepe köyüne götürülen Yalçın, göz yaşları içerisinde son yolculuğuna uğurlandı.

Törene, Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Cumhuriyet Başsavcısı Aşkın Yeğin, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Alpaslan Doğan, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, şehidin yakınları, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

İsrail konsolosluğunun önünde silah sesleri

İstanbul Beşiktaş'ta bulunan İsrail Konsolosluğu yakınından silah sesleri yükseldi. Bölgeye kamuflajla gelen 3 saldırganın 1'i ölü, 2'si yaralı ele geçirildi
 

07.04.2026 12:53:00 / Güncelleme: 07.04.2026 15:02:03
Haber Merkezi / İHA
İsrail konsolosluğunun önünde silah sesleri
İsrail konsolosluğunun önünde silah sesleri
İstanbul Beşiktaş Levent'te bulunan İsrail Konsolosluğu yakınında silah sesleri duyuldu. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, bölgede yoğun güvenlik önlemi alındı.

Olaya polis ekipleri müdahale etti. Saat 12 sıralarında başlayan çatışma yaklaşık 10 dakika sürdü. 2 polis yaralanırken, 3 şüphelinin etkisiz hale getirildiği öğrenildi. Yaralı polisler hastaneye kaldırıldı.

Etkisiz hale getirilen saldırganların 1'i ölü, 2'si yaralı ele geçirildi. Teröristlerin isimleri, Onur Ç. Enes Ç. ve Yunus E.S. olarak açıklandı. Ölü ele geçirilen terörist Yunus E.S., yaralı ele geçirilen Onur Ç.'nin uyuşturucu sabıkası bulunuyor. Saldırganların DEAŞ'la bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Çatışmayla ilgili soruşturma başlatıldı

Beşiktaş'ta bulunan İsrail Konsolosluğu yakınındaki çatışmayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
 
İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde bulunan İsrail Konsolosluğu çevresinde meydana gelen silah sesi ihbarlarına ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığının belirtildiği açıklamada, "Soruşturma kapsamında bir başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş; cumhuriyet savcılarımız ivedilikle olay yerine intikal ederek incelemelere başlamıştır. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla adli ve kolluk birimleri eş güdüm içinde çalışmalarını sürdürmekte olup, soruşturma titizlikle ve çok yönlü şekilde yürütülmektedir" denildi.

İstanbul Valisi Gül: Provokasyon kokan bir hareket
 
İstanbul Valisi Davut Gül, saldırı girişiminin ardından yaptığı ilk açıklamada şu ifadeleri kullandı:
 
"Levent'te Yapı Kredi Plaza önündeki polislerimize bir saldırı düzenlendi. İki polisimiz hafif şekilde yaralandı. Bu büyük saldırıyı polislerimiz önlemleri sayesinde hafif şekilde atlattılar.
 
Ölenlerin kimlik tespit çalışmaları devam ediyor. Bağlantı ve diğer konuları emniyetimiz çalışıyor. Sizleri bilgilendireceğiz. Provokasyon kokan bir hareket. Bu bölgede aslolan Yapı Kredi var, diğer işyerleri var. Arka tarafta konsolosluk var. Konsoloslukta iki yıldır faaliyet yok. Dolayısıyla bir görevli bulunmuyor.
 
Saldırıyı üç kişi gerçekleştirdi. Tamamı etkisiz hale getirildi. Saldırganlar araçla gelmişler. Uzun namlulu silahları ve tabancaları var."

İstanbul Valiliğinden olayla ilgili yazılı açıklama geldi

Beşiktaş'ta bulunan İsrail Konsolosluğu yakınındaki çatışmadı 1 şüpheli ölü, 2 şüphelinin ise yaralı olarak ele geçirilmesi ile ilgili İstanbul Valiliğinden yazılı açıklama yapıldı.
 
İstanbul Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, "07.04.2026 Salı günü saat 12.15 sıralarında Beşiktaş İlçesi Levent Mahallesi'nde bulunan Yapı Kredi Plaza'nın önünde görev yapan emniyet ekiplerimize, kimliği belirsiz şahıslar tarafından ateş açılmıştır. Polisimizin anında karşılık vermesi sonucu saldırganlarla emniyet unsurlarımız arasında çatışma çıkmıştır. Olayda silahlı 3 saldırgandan biri ölü, 2'si ise yaralı olarak ele geçirilmiştir. Çatışmada 2 polisimiz yaralanmış ve hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınmıştır. Yaralı polislerimizin hayati tehlikeleri bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi.
 
İçişleri Bakanı Çiftçi: Saldırganlardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı var
 
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi saldırının ardından yaptığı sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
 
"İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimizle silahlı çatışmaya giren 3 kişi etkisiz hale getirilmiştir. Çatışmada iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Teröristlerin, kimlikleri tespit edilmiştir. İzmit'ten kiralık araçla İstanbul'a geldikleri tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu; 2'si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir."

İçişleri Bakanlığı yaralı polisler hakkında şu açıklamada bulundu: 

"Saldırıya anında karşılık veren kahraman polislerimizden 2'si, biri ayağından ve biri kulağından olmak üzere, hafif şekilde yaralanmış olup; hayati tehlikeleri bulunmamaktadır."

İletişim Başkanı Duran: "Devletimiz, her türlü tehdide karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir"
 
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul'da İsrail Konsolosluğu önünde meydana gelen çatışmaya ilişkin, "Devletimiz, her türlü tehdide ve provokasyona karşı mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir" dedi.
 
İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından İstanbul'da meydana gelen çatışmaya ilişkin yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:
 
"İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimize yönelik gerçekleştirilen hain saldırıda 3 saldırgan etkisiz hale getirilmiştir. Güvenlik güçlerimizin hızlı ve kararlı müdahalesi, olası daha büyük bir tehdidin önüne geçmiştir. Teröristlerin kimlikleri tespit edilmiş olup, olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır. Silahlı çatışmada hafif şekilde yaralanan 2 kahraman polisimize acil şifalar diliyor; milletimizin huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan tüm Emniyet mensuplarımızı muhabbetle selamlıyorum. Bu hain saldırı, 'terörsüz Türkiye' ve "terörsüz bölge" hedefimize olan inancımızı ve kararlılığımızı asla zayıflatamayacaktır. Devletimiz, her türlü tehdide ve provokasyona karşı mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir."

RTÜK'ten çatışma görüntülerine ilişkin açıklama
 
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), İsrail Konsolosluğu çevresinde meydana gelen çatışmaya ilişkin, kamuoyunda kaynağı belirsiz görüntülerin paylaşılmaması gerektiğini belirtti.
 
RTÜK, söz konusu olayla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bazı yayınlarda infial oluşturabilecek teyitsiz görüntülerin paylaşıldığını tespit ettiklerini dile getirerek, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İstanbul'da İsrail Konsolosluğu önünde meydana gelen olaylara ilişkin soruşturma başlatılmıştır. Bu hassas süreçte, bazı yayınlarda infial oluşturabilecek teyitsiz görüntülerin paylaşıldığı tespit edilmiştir. Soruşturmanın selameti ve toplumsal huzurumuz için tüm yayıncıların sadece resmi makamların açıklamalarını esas alması ve kaynağı belirsiz görüntüleri paylaşmaktan kaçınması yasal bir zorunluluktur. Kamuoyunu doğru bilgilendirme ve sorumlu yayıncılık ilkelerini ihlal eden kuruluşlar hakkında üst kurulumuzca gerekli idari yaptırımların uygulanacağını önemle hatırlatıyoruz" ifadelerini kullandı.

 

Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında gerginlik

Ekrem İmamoğlu'nun "Bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır" şeklindeki sözleri hakkında duruşma savcısı "Ekrem Bey dün bir beyanda bulunmuşsunuz iddia makamı hakkında. Bu sözleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" dedi. Duruşmada bu sözler üzerine tartışma yaşandı

07.04.2026 11:47:00
İHA
Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında gerginlik
Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında gerginlik
İBB davasının ilk duruşmasının 17. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada, duruşma savcısı Ekrem İmamoğlu'na soru sordu. Duruşma savcısı "Dün bir beyanda bulunmuşsunuz iddia makamı hakkında. İddia makamı hakkında söyledikleriniz doğru mu' Bu sözleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" dedi.

Dün görülen duruşmada "Bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır" şeklinde söylemde bulunan ve hakkında 'kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret' suçundan resen soruşturma başlatılan Ekrem İmamoğlu ise "Kabadayılık bu" şeklinde cevap verdi. Ardından Ekrem İmamoğlu'nun avukatları da savcıya tepki gösterdi. Tartışma yaşanması üzerine mahkeme başkanı duruşma savcısına kişisel münakaşaya girmemesi gerektiğini söyledi.

Mahkeme başkanı daha sonra İBB'de yazılım koordinatörü olarak görev yapan tutuklu sanık Emrah Yüksel'i kürsüye çağırdı. Sanık Yüksel'in çapraz sorgusunda, Ekrem İmamoğlu söz aldı.

İmamoğlu, Yüksel'e iddianamede örgüt yönetici olarak yer alan sanık Hüseyin Gün'ü tanıyıp tanımadığını sordu. Yüksel'in "Hayır" cevabını vermesi üzerine İmamoğlu, "Bu nasıl bir örgüt ki örgüt üyesi yöneticiyi tanımıyor. İddia makamını eleştiren olarak değil, yargılayan makamı olarak olması nedeniyle kınıyorum. Niçin burada olduğunu biliyorum o yüzden rahatım. Bu çalışma arkadaşım 6-7 aydır iddia makamı yüzünden evlatlarından uzak. İddia makamının vesile olduğu casusluk davasını yazan da aynı iddia makamı. Bu bir siyasi davadır. Çökmüştür. Ana şemada örgüt üyesi örgüt liderini tanımıyorsa dava baştan çökmüştür. Çöken bir makam daha vardır, o da iddia makamıdır. İftiraname siyasi bir şeye dönüştürülmüştür, az önceki harareti de ben ona bağlıyorum" dedi.

Duruşma Emrah Yüksel'in çapraz sorgusu ile sürüyor.

Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Mart ayında, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumara yönelik 729 operasyon düzenlendiğini, 9 bin 185 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 2 bin 996 kişinin tutuklandığını açıkladı

07.04.2026 11:11:00
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı
Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, mart ayında uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik 729 operasyon gerçekleştirildiğini, işlem yapılan 9 bin 185 zanlıdan 2 bin 996'sının tutuklandığını, 820'si hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarının, gençleri bağımlılık ve suça sürükleyen, toplumun huzurunu ve geleceğini tehdit eden çok yönlü bir tehlike olduğunu bildirdi.

Bu suçların, aile yapısını zayıflattığını, toplumsal dokuya zarar verdiğini belirten Gürlek, ayrıca bireyleri ve aileleri telafisi güç mağduriyetlerle karşı karşıya bıraktığını aktardı.

Gürlek, söz konusu suçlara yönelik mart ayında 729 operasyon gerçekleştirildiğini ifade ederek, soruşturma içeriklerine ilişkin şunları kaydetti:

"2026 yılı mart ayı içerisinde, 81 ilimizde 171 Cumhuriyet başsavcılığımızın koordinasyonunda uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik toplam 729 operasyon gerçekleştirilmiş, 9 bin 185 şüpheli hakkında adli işlem yapılmış, 2 bin 996 şüpheli tutuklanmış, 820 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Operasyonların büyük çoğunluğunu oluşturan uyuşturucu suçlarına yönelik 669 operasyonda, 7 bin 568 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 2 bin 541 kişi tutuklanmıştır. Yasa dışı bahis operasyonları kapsamında ise 56 operasyonda 1608 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 455 kişi tutuklanmıştır. En fazla işlem yapılan ilimiz İstanbul olmuştur."

Operasyonlarda görev alan tüm yargı teşkilatı mensupları ile adli kolluk birimlerine teşekkür eden Gürlek, "Toplumumuzu, aile yapımızı ve gençlerimizin geleceğini hedef alan bu suçlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." açıklamasını yaptı. 

'Afiyet olsun' kamuflajı pes dedirtti

Adana'da ıslak mendil üretim tesisi süsü verilerek kurulan kaçak sentetik ecza imalathanesine yönelik operasyonun detayları ortaya çıktı

07.04.2026 10:29:00
İhlas Haber Ajansı
'Afiyet olsun' kamuflajı pes dedirtti
'Afiyet olsun' kamuflajı pes dedirtti
Adana'da ıslak mendil üretim tesisi süsü verilerek kurulan kaçak sentetik ecza imalathanesine yönelik operasyonun detayları ortaya çıktı. Şüphelilerin, sevkiyatta yakalanmamak için "Afiyet olsun" yazılı ambalajlarla kamuflaj yaptığı ortaya çıkarken, "Islak mendil işi diye girdik, sonradan uyuşturucu olduğunu anladık ama çıkamadık" ifadeleri dikkat çekti. Operasyonda yakalanan 9 kişiden 7'si tutuklanırken 2'si adli kontrol şartıyla serbest kaldı.



Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Seyhan ilçesine bağlı Ova Mahallesi'nde ıslak mendil üretim tesisi görüntüsü altında faaliyet gösteren kaçak sentetik ecza imalathanesini tespit etti. 5 Nisan günü özel harekat polisinin de desteğiyle adrese operasyon düzenlendi.



Yapılan baskında 703 bin 43 adet uyuşturucu hap, 2 ton 259 kilogram hap üretiminde kullanılan etken madde, 3 milyon 999 bin boş kapsül, 40 rulo şeffaf plastik ve folyo ile çok sayıda üretim makinesi bulundu. Ele geçirilen etken maddeden yaklaşık 5 milyon 793 bin 846 uyuşturucu hap üretilebileceği değerlendirildi.

Islak mendil üretimi kılıfıyla kurulan tesiste bulunan A.B. (42), İ.S. (45), S.K. (52), S.S. (30), M.A. (36), R.C. (51), O.K. (31), A.K. (29) ve M.S. (33) gözaltına alındı. Şüphelilerden A.B. ve İ.S.'nin, "Islak mendil işi yapmak için başladık. Sonradan uyuşturucu işi olduğunu anladık ama işin içinden çıkamadık" şeklindeki ifadeleri dosyaya yansıdı.

"Afiyet olsun kamuflajı"



Şebekenin, ürettikleri kaçak sentetik eczaları sevkiyat sırasında polise yakalanmamak için dikkat çeken bir kamuflaj yöntemi kullandığı belirlendi. Hapların bulunduğu ambalajların üzerinde "Afiyet olsun" yazısı ile yiyecek-içecek görsellerine yer verildiği ortaya çıktı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 7'si tutuklanırken M.S. ve A.K. adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları

Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır

07.04.2026 00:17:00
Haber Merkezi
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır.

Roma'da bulunduğu zaman içerisinde Öcalan'a bizzat kiliseler tarafından sahip çıkıldığı kamuoyuna yansıyan bir hakikattir.

Yeni Mesaj Gazetesinin 23/11/98 tarihli haberinden şunları öğreniyoruz: "Kardinal Achilli Silvestrini Abdullah Öcalan'a siyasi sığınma hakkı tanınması gerektiğini açıkladı. Vatikan 'da Doğu Kiliselerinden sorumlu Kardinal, " Kendi bağımsızlığı ve düşünceleri için mücadele veren herkese siyasi sığınma hakkı tanınmalı" diye konuştu.

Kürt sorununun yalnızca Türkiye ve İtalya arasında bir mesele olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Kardinal, sorunun bütün Avrupa'yı ilgilendiren uluslararası bir konu olduğunu vurguladı.



Papa II. Jean Paul Noel konuşmasının bir bölümünde Kürt halkından da söz etti ve "Bütün dünyada özgürlük isteyen in­sanlar Allah'ın kuludur. Bir tek Allah bizi korumak için yaratılmıştır. Burada bulunan Kürt halkını da selamlıyorum" dedi.

3/12/98 Cumhuriyet Gazetesinde, Sn. Aytunç Altında! Öcalan '111 Papa 'ya mektubu üzerine bir değerlendirme yaptı. Altında yazısında:

"Aziz Peder, Hıristiyanlığa çok yakınım. Sizin şahsınıza ve dininize duyduğum saygı benim savaşımın ve düşüncelerimin merkezindedir."
Bu sözler bölücü terör örgütü PKK'nın başı Abdullah Öcalan'a aittir. Ve Papa il.  Jean Paul'e yazdığı mektupta yer almaktadır…

Şimdi sorumuz şudur: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketlerinin kiliselerle ne ilişkisi var?



İlkin şunu belirteyim: Kiliseler 1965'den bu yana Ortadoğu'daki Kürtçülük hareketleriyle ve 1983'den sonra da PKK ile çok yakından ilgilenmekteydiler. Güneydoğu Anadolu'daki ilk gizli ve örgütlü etnik ve dinsel  ayırımcılığı esas alan istihbarat faaliyetlerini 1962'de Barış Gönüllüleri adıyla bölgeye gönderilen, çoğunluğu Katolik ve Anglikan kiliselerine kayıtlı Amerikalı uzmanlar başlatmışlardır.

Bunlar üç yıl süreyle bu bölgede yoğun misyonerlik faaliyetlerinde bulundular, birçok vatandaşımıza din değiştirme telinleri yaptılar, inanılmaz vaatlerde bulundular ve etnik ve dinsel ayırımcılığı körükleyecek bölgesel inanç farklılıklarını bilgi haline dönüştürerek ABD'deki çeşitli istihbarat birimlerine aktardılar. Bu gönüllülerin hazırladıkları raporların bir kısmı da doğrudan doğruya kiliselere gitti…

Son söz

Son söz: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketinin arkasındaki destekçilerin başında kiliseler vardır. PKK olayında hiç dikkat edilmeyen bu husus umarım bundan sonra dikkate alınır. Ortadoğu'daki kilise ve İslam harici fraksiyonlar çok uzun zamandır bir ittifak içindeler, benden uyarması". (Prof. Dr. Haydar Baş, Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler eseri yıl 1998 sh;77]

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor" dedi.

06.04.2026 19:16:00
İhlas Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."

Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme

Bahçelievler'de bıçaklanan Yonca Kölge'nin otel odasında ölü bulunmasına ilişkin gözaltına alınan eski eşi dahil olmak üzere 3 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

06.04.2026 14:54:00 / Güncelleme: 06.04.2026 14:57:43
İHA
Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme
Otel odasında öldürülen genç kadın soruşturmasında yeni gelişme
Olay, 3 Nisan Cuma günü akşam saatlerinde Bahçelievler Mareşal Fevzi Çakmak 3. Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 3 Nisan Cuma günü saat 13.30 sıralarında Yonca Kölge (28), Salih B. ile birlikte otele giriş yapmış, odaya yerleştikten sonra Salih B., saat 17.55 sıralarında otelden tek başına ayrılmış, genç kadından haber almayan ailesi ise polisi aramıştı.

Genç kadının, Bahçelievler'de kaldığı oteli tespit edilmiş, otel odasında Yonca Kölge'nin cesedini bulmuştu.

3 yıl önce boşandıkları belirlendi

Yonca Kölge ile otele gelen şüpheli Salih B.'nin 'kasten yaralama' ve 'hırsızlık' suçlarından çok sayıda suç kaydı olduğu tespit edildi, cezaevinden izinli olarak çıktığı öğrenilen Salih B.'yi, "kasten öldürme" suçundan, Burhan B. ve Mehmet B. isimli şüpheliler ise "suçluyu kayırma" suçundan gözaltına alındı.

Salih B. ile Yonca Kölge'nin evli oldukları ve 3 yıl önce boşandıkları öğrenilm.

Gözaltına alınan 3 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

19 mültecinin öldüğü bot faciasına 12 tutuklama

Muğla'nın Bodrum ilçesi Yalıkavak açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun kötü hava şartları nedeniyle alabora olması sonucu 19 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi sağ kurtarıldı. Olayın ardından göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 17 şüpheliden 12'si tutuklandı

06.04.2026 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
19 mültecinin öldüğü bot faciasına 12 tutuklama
19 mültecinin öldüğü bot faciasına 12 tutuklama
1 Nisan 2026 günü saat 06.00 sıralarında, içerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu bir lastik botun yasa dışı yollarla Yunanistan'ın İleryoz Adası istikametine ilerlediği tespit edildi. Sahil Güvenlik ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan bot, olumsuz hava ve deniz şartlarının etkisiyle kontrolden çıkarak alabora oldu. Olayın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarında, büyük bölümü Afganistan uyruklu 20 kişi sağ kurtarılırken, 19 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Yaralıların hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.

Göçmenlerin güzergahı tek tek ortaya çıkarıldı

Yapılan incelemelerde; düzensiz göçmenlerin 31 Mart 2026 tarihinde Denizli, Uşak, İzmir, Balıkesir, Amasya ve Kırıkkale'den farklı araçlarla Bodrum'a getirildiği belirlendi. Göçmenlerin 1 Nisan günü Yalıkavak Dirmil bölgesine yürüyerek ulaştıkları ve yüzü maskeli bir şahıs tarafından sayılarak bota bindirildikleri tespit edildi.

Organizasyon çökertildi: 17 gözaltı

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, bazı göçmenlerin Gümbet Mahallesi'ndeki bir evde konakladığı belirlendi. Evi kiralayan şahıs ile göçmenleri çıkış noktasına götüren 2 kişi gözaltına alındı. Ekiplerin koordineli çalışması sonucu olayla bağlantılı toplam 17 şüpheli yakalandı. İstihbarat, KOM ile Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerinin katıldığı operasyonla organizasyon büyük ölçüde çökertildi.

12 tutuklama, 5 adli kontrol

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden J.J.S., J.H., H.B., Ö.B., H.Ö., Y.E., H.S., M.R., M.D., A.M.G., İ.A. ve Y.Y. isimli 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. T.B.O., Ö.K., A.A., Ö.A. ve Ç.D. isimli 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.