logo
10 AĞUSTOS 2026

Mattia Ahmet Minguzzi'nin mezarını tahrip eden şahsın ifadesi ortaya çıktı

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin mezarını tahrip eden şahsın ifadesi ortaya çıktı. Şüpheli D.A., "Küçük bir çocuğun öldürülme olayına sinirlendim. O anki sinirle kendimi kaybettim. Ardından mezardaki çiçekleri yoldum. Çitleri kaldırarak attım. Bu olayı neden yaptığımı bilmiyorum. O anki sinirle eylemleri gerçekleştirdim" dedi

15.04.2025 19:31:00
İHA
 
Mattia Ahmet Minguzzi'nin mezarını tahrip eden şahsın ifadesi ortaya çıktı
Mattia Ahmet Minguzzi'nin mezarını tahrip eden şahsın ifadesi ortaya çıktı
İstanbul'un Kadıköy ilçesinde uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin Bahçelievler'deki mezarı tahrip edilip, çevresine zarar verilmişti. Kabristandaki mezarın talan edilmesi ile ilgili re'sen başlatılan soruşturma devam ederken, faillerin yakalanması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde özel ekip oluşturulmuştu. Polis ekipleri tarafından Mattia Ahmet Minguzzi'nin mezarını tahrip eden D.A. adlı şüpheli yakalanmıştı. Şüpheli D.A. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadenin ardından tutuklama talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği tarafından 'ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Şüpheli D.A.'nın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nda verdiği ifade ortaya çıktı.

"Küçük bir çocuğun öldürülme olayına sinirlendim o anki sinirle kendimi kaybettim"



Şüpheli D.A. ifadesinde, "Ben mezarlığın yakınında bulunan Nurettin Bayraktar köprüsünün alt tarafında çimlerin üzerinde sokakta kalmaktayım. Kaldığım yer ölen şahsın mezarına yakındır. Ben içecek kutusu toplayarak ve hurdacılık yaparak geçimimi sağlıyorum. Olay günü de mezarlık içerisine kutu toplamak amacı ile girdim. Gece vaktiydi. Saatin kaç olduğunu hatırlamıyorum. Ölen şahsın mezarının orada olduğunu gazeteden ve haberlerden öğrendim. Mezara bakmak istedim. Bunun üzerine mezar yerine gittim. Ardından küçük bir çocuğun öldürülme olayına sinirlendim. O anki sinirle kendimi kaybettim. Ardından mezardaki çiçekleri yoldum. Çitleri kaldırarak attım. Bu olayın neden yaptığımı bilmiyorum. O anki sinirle eylemleri gerçekleştirdim. Zaten konuya dair de çok fazla hatırladığım bir şey yoktur" dedi.

"Bu olayı gerçekleştirmek için kimseden talimat veya para almadım"



Şüpheli D.A. ifadesinin devamında, "Bu olayı gerçekleştirmek için kimseden talimat veya para almadım. Yine müteveffayı öldüren şahısları da tanımam" şeklinde konuştu. Zanlı, "Olayı gerçekleştirdiğiniz gün müteveffanın öldürülmesine ilişkin davanın görüleceği hakkında bilginiz var mıydı'" sorusuna ise, "Davanın görüleceğinden haberim yoktu. Ben sadece gazete haberlerinden müteveffanın öldürüldüğünü ve mezarının orada olduğunu biliyorum. Başka bir bilgim yoktur" şeklinde cevap verdi.

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı

09.08.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldığını duyurdu.
Türkiye son 10 yıldan fazla süredir AB ile yürüttüğü görüşmelerde 6 kritere takılmış durumda.
Yılmaz, konuyla ilgili yeni açıklamasında Avrupa'dan da siyasi irade görmek istediklerini belirtti. "Kişisel verilerin korunması en önemli maddelerden. Geri kabul ve terör tanımı ile ilgili bir mesele de var. KVKK konusunda Adalet Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Akın Bakanımız, bir bilim kurulu oluşturdu, çalışma yürüttü ben de koordine ediyorum," diyen Yılmaz, şöyle devam etti: "Dışişleri, Adalet, İçişleri bütün bakanlıklarımızı bir araya getirdik, toplantılar yaptık. O kurulda bu kanun tartışıldı. Bu biraz mutfak çalışmasıydı. Burada yeni bir yaklaşım geliştirildi. Kurumlarımız tarafından şimdi Dışişleri Bakanlığımız üzerinden Avrupa kurumları ile istişareler yapılacak."

Söz konusu 6 kriter şu şekilde sıralanıyor:

Terörle mücadele yasasında değişiklik
AB Polis Örgütü (Europol) ile operasyonel işbirliği anlaşması imzalanması
Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması
Kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi
Suç bağlantılı konularda tüm AB üyeleriyle işbirliğine gidilmesi
Türkiye üzerinden kural dışı şekilde AB ülkelerine geçiş yapan kişilerin geri alınmasına ilişkin Geri Kabul Anlaşması'nın (GKA) tüm unsurlarıyla uygulanması

Yılmaz, "Dışişleri, Adalet, İçişleri bütün bakanlıklarımızı bir araya getirdik, toplantılar yaptık. O kurulda bu kanun tartışıldı. Bu biraz mutfak çalışmasıydı. Burada yeni bir yaklaşım geliştirildi. Kurumlarımız tarafından şimdi Dışişleri Bakanlığımız üzerinden Avrupa kurumları ile istişareler yapılacak. Bu konuda bizim Avrupa'daki siyasi iradeyi görmemiz lazım, onların da atması gereken adımlar var" diye de ekledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı plaj işgallerine müdahale edebilecek. Vatandaşların plajlardan yararlanması sağlanacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı plaj işgallerine müdahale edebilecek. Vatandaşların plajlardan yararlanması sağlanacak

09.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı plaj işgallerine müdahale edebilecek. Vatandaşların plajlardan yararlanması sağlanacak
 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı plaj işgallerine müdahale edebilecek. Vatandaşların plajlardan yararlanması sağlanacak
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yeni yönetmelikle, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ilgili birimleri de plajlarda düzenleme yapabilecek.

Yönetmelik; kıyı ve sahil şeritlerinin bakım, onarım, güvenlik, temizlik gibi işletme uygulamalarına ilişkin işlemleri, belediyelerin yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ilgili birimlerinin de yapabilmesine imkan tanıdı.

Düzenleme ile kıyıların Anayasa'da yer aldığı şekilde halkın ortak kullanımına açık olması hedefleniyor.

Bu alanların daha planlı hale gelmesi, belediyeler ile protokol düzenlenemeyen alanlarda meydana gelen işgallerin ve tahribatların önlenmesi de amaçlandı.

Bakanlık gözetimde yürütülecek işlemlerle plajların amaç dışı kullanımlarının azaltılması, bu alanlarda yapılması zorunlu ticari üniteler ile duş, gölgelik, soyunma kabini, seyyar tuvalet gibi ihtiyaçların karşılanması sağlanacak. Böylece kıyıların amaç dışı kullanımı önlenecek.

Bataklığı büyütüp sivrisinekle övünüyorlar

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, Esenyurt’ta kameralar karşısına geçerek "800 kilo uyuşturucu yakaladık, devlet burada" mesajı verdi

08.08.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Bataklığı büyütüp sivrisinekle övünüyorlar
Bataklığı büyütüp sivrisinekle övünüyorlar
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, Esenyurt'ta kameralar karşısına geçerek "800 kilo uyuşturucu yakaladık, devlet burada" mesajı verdi.

Ancak iktidarın gururla sunduğu bu rakamlar, aslında Türkiye'nin neden küresel uyuşturucu ticaretinin ana rotası haline geldiği sorusunu ve derin bir yönetim krizini gizlemeye yetmiyor.

Bugün Esenyurt'ta Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikte basına açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Esenyurt'ta emniyet güçlerince 800 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini duyurdu.



Bakan Çiftçi konuşmasında ayrıca bu yıl 7 bin 500 aranan şahsın yakalandığını ve sokak hayvanlarının %96,5'inin toplandığını iddia ederek bir başarı tablosu çizmeye çalıştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise "Meydanı boş sanmayın, devlet tepenize binecek" diyerek sokak çetelerine ve uyuşturucu baronlarına gözdağı verdi.



Ancak her gün ülkenin dört bir yanından gelen tonluk uyuşturucu yakalama haberleri, kamuoyunda bir başarı hikayesi olarak değil; "Bu kadar uyuşturucu ülkeye nasıl giriyor ve Türkiye nasıl bir uyuşturucu lojistik üssü oldu?" sorusuyla, iktidarın güvenlik ve dış politika zafiyetinin bir kanıtı olarak okunuyor.

Türkiye Neden Uyuşturucu Üssü Haline Geldi? İşte İktidarın Yol Açtığı 4 Temel Neden:



Kara Para Aklama ve "Varlık Barışları"

Hükümetin bütçe açıklarını kapatabilmek amacıyla arka arkaya çıkardığı "Varlık Barışı" yasaları, yurt dışından getirilen paraların kaynağının sorgulanmasını tamamen engelledi. Kaynağı sorulmayan milyarlarca dolar, dünyadaki uluslararası uyuşturucu baronlarının ve organize suç örgütlerinin paralarını Türkiye'de rahatça aklamasına kapı araladı. Türkiye'nin uzun süre Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından "Gri Liste"de tutulması da bu denetimsizliğin küresel bir tesciliydi.

Coğrafi Rotaların Değişmesi ve Limanlardaki Denetim Zafiyeti

Geleneksel olarak "Balkan Rotası" üzerinde köprü görevi gören Türkiye, son yıllarda Latin Amerika'dan gelen kokain ve Asya'dan gelen sentetik uyuşturucular (metamfetamin) için doğrudan bir merkez ve varış noktası haline dönüştü. Büyük limanlara konteynerlerle giren uyuşturucuların zamanında engellenememesi, iç piyasada Esenyurt gibi metropol çeperlerinde tonlarca uyuşturucunun depolanmasına ve imal edilmesine zemin hazırladı.

Kurumsal Çürüme ve Yargı/Emniyet Üzerindeki Siyasi Baskılar

Liyakat ilkelerinin terk edilmesi, yargı ve emniyet teşkilatlarında yaşanan kadrolaşmalar, suç örgütleriyle mücadelede kurumsal sürekliliği ve istihbarat ağlarını zayıflattı. Birçok uluslararası suç örgütü liderinin ve uyuşturucu baronunun Türkiye'de lüks rezidanslarda ellerini kollarını sallayarak yaşadığı, hatta kolayca vatandaşlık alabildiği ortaya çıktı. Güvenlik bürokrasisinin ve siyasetin suç dünyasıyla anılan fotoğrafları hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Derinleşen Ekonomik Kriz ve Toplumsal Çöküş

İktidarın yanlış ekonomi politikaları sonucu halkın içine itildiği derin yoksulluk ve geleceksizlik hissi, gençleri uyuşturucu ağlarının en alt basamağı olan "torbacılık" sistemine itiyor. Ekonomik çöküş, uyuşturucuya hem talebi artırıyor hem de suç şebekelerine ucuz insani kaynak sağlıyor. Bugün Esenyurt gibi göçün ve yoksulluğun yoğun olduğu ilçelerin adeta birer suç laboratuvarına dönmesi tesadüf değildir.

Sonuç: "Tepelerine Binmek" İçin Önce Kapıları Kapatmak Gerekir

Bakan Gürlek'in "Suç örgütlerinin büyüklüğü bizi yolumuzdan çeviremez" sözleri kulağa hoş gelse de, bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle mücadele etme stratejisi Türkiye'yi bir narko-devlet tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. Sınır güvenliğini sağlayamayan, limanları etkin denetlemeyen ve en önemlisi uyuşturucu parasının ülkeye girişine göz yuman bir siyasi iradenin, sokak aralarında yapılan operasyonlarla övünmesi sadece bir illüzyondan ibarettir. Kameralar önünde sergilenen 800 kiloluk paketler, devletin gücünü değil; ülkenin sınırlarının ne kadar geçirgen, suç ağlarının ise ne denli kurumsallaşmış olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.

Kardeniz'in en güzel kalesi


 
 
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde sarp kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim doğa ve tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor.

08.08.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 
Kardeniz'in en güzel kalesi
Kardeniz'in en güzel kalesi

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde 1. derece arkeolojik sit alanında sarp bir kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.


Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü


 
 
Afyonkarahisar'da Kütahyalılar firmasına ait yolcu otobüsü kamyonete çarptı, 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.

08.08.2026 13:09:00 / Güncelleme: 08.08.2026 13:21:20
AA
 
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü

Afyonkarahisar'da yolcu otobüsünün kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Kütahyalılar firmasına ait, Z.Y. yönetimindeki 43 KP 338 plakalı yolcu otobüsü, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Sinanpaşa ilçesine bağlı Akören beldesi yakınlarında, H.S. idaresindeki 06 BFV 460 plakalı kamyonete arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.



Kamyoneti bariyerlerin ötesine fırlattı

Bariyerlere çarpan kamyonetin sürücüsü H.S'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonette bulunan 1 kişi ile otobüsteki 14 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı.

8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

Mekke Anlaşması ana gündem


 
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlıyor. Anlaşmanın İsrail saldırganlığına karşı işleyip işlemeyeceği merak ediliyor. Anlaşmanın özellikle İsrail ve Yunanistan'da menfi karşılanması dikkat çekti. 

08.08.2026 06:53:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması ana gündem
Mekke Anlaşması ana gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından, imzalanan üçlü anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, Suudi Arabistan Krallığı'na ziyarette bulunduğu hatırlatıldı.

Görüşmeler Mekke'de yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya geldiği, burada resmi görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı kaydedildi.

Anlaşmanın içeriği

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

Peki, İsrail; Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a saldırırsa anlaşma işleyecek mi?

Güncel gelişmelere bakıldığında şu anda Pakistan; Hindistan tehdidi altında bulunuyor. İki nükleer güç zaman zaman askeri olarak da karşı karşıya geliyor. Nitekim Mayıs 2025'te Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir bölgesindeki artan gerilim nedeniyle kısa süreli ama şiddetli sınır ötesi hava çatışmaları yaşanmıştı. Günler süren bu askeri kriz, tarafların ateşkes sağlamasıyla sona ermişti.

Suudi Arabistan ise halen ABD üslerinden ötürü İran'ın ve Yemen'deki Husilerin baskısı altında bulunuyor. Anlaşmanın düşük yoğunluklu savaşlarda devreye girip girmeyeceği net değil.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, yakın gelecekte İsrail tehdidi altında bulunuyor. İsrail'in Pakistan'ın ebedi düşmanı Hindistan ile yakın askeri ilişkileri var! İsrail sık sık Türkiye'yi de tehdit ediyor. Yahudi devletinin Suudi Arabistan'a saldırması ise bir kıvılcımla mümkün... Pakistan dün anlaşma imzalayan üç ülke içinde tek nükleer güç olarak öne çıkıyor. Peki Pakistan, Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a özellikle İsrail'e karşı nükleer şemsiye olur mu?

Anlaşmanın içeriği detaylarda yumuşatıldı

Öte yandan "Müslüman NATO' olarak adlandırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Yetkililer, anlaşmanın yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayisi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliği taşıdığını vurguluyor.
Türk yetkililer, "anlaşmanın saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" olduğunu ifade ediyor.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.