HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 AĞUSTOS 2022, CUMA

Mehmet Garaçoğlu'nun ardından

01.05.2017 00:00:00
Günlerden 26 Nisan 2017 Çarşamba. Sabahın seher vaktinde telefonuma gelen mesajla öğrendim acı gerçeği. 
Bu can yakan mesaj abisi Ali Garaçoğlu Beyden geliyordu. "Kardeşim Mehmet Garaçoğlu Hakkın rahmetine kavuşmuştur" yazıyordu mesajda.
Daha sonra kardeşi Zeki Garaçoğlu Bey de sosyal medya hesabında duyurdu bu acı haberi.
Mülk evinin sahibinden belli ki; tahliye kararı kadim dostum Mehmet Garaçoğlu Bey için verilmişti. Emir büyük yerdendi. Ne yapabiliriz ki?
Saatler sonra cenazesinin Trabzon Akçaabat İlçesi şehitlik tepesinde 27 Nisan Perşembe günü öğle namazına müteakip defnedileceği duyuruldu.
Biz de bir can dostumuzu Hakka uğurlamak için yol arkadaşlarım; Fahri Bey ve Haşmet Abimle birlikte Eskişehir'den yola revan olduk geç saatlerde. 
Eskişehir-Ankara hattından sonra gecenin ilerleyen saatlerinde ulaştık Trabzon'a. Aynı uçakta karşılaştığımız Köy TV'nin program yapımcısı Adem Birinci Bey'in çağırdığı taksiyle gecenin 1.30 sularında Akçaabat İlçesi Sarıtaş Mahallesinde hocam Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in hanesinde misafirdik.
Ülkemizin dört bir yanından acı haberi duyan Mehmet Garaçoğlu ağabeyin dostlarının buluşma noktasıydı burası.
Birkaç saatlik dinlenmeden sonra sabah namazını kıymetli Hocamla birlikte kılmanın huzuru vardı içimizde.
Namaz sonrası Hocamızın yapmış olduğu sohbet çorak gönüllerimize su serpti adeta.
Bir hafta önce merhum Sevim Akbulut ablasını kaybetmişti. Şimdi ise yıllardır birlikte bu kutsal vatana hizmet ettiği dostunu kaybetmişti Hocamız.
O sohbette gördük ki Hocamızın metaneti, sabrı ve duruşu yüreğimizdeki derin acının hafiflemesine vesile oldu.
Her zaman vurguladığı gibi "Son nefesinizi düşünerek çalışın, ibadet yapın. Ölüm çok uzak değil hiç birimize. Her birimiz bu ecel şerbetinden içeceğiz. Mehmet, dünya hayatında çok çalışkan, verilen her vazifeyi hakkıyla yerine getiren birisiydi. Boş vakti yoktu" cümleleri her şeyi özetliyordu.
Zaman ilerledikçe evdeki misafirlerin sayısı artıyor cenazeye katılmak için Diyarbakır'dan, Maraş'tan, Gümüşhane'den, Antep'ten, Ankara'dan, İstanbul'dan, İzmir'den kısaca 81 ilden sevenleri Mehmet Garaçoğlu abimizin son yolculuğunda bulunmak için kanatlanıp kuş misali Akçaabat'a geliyorlardı.
Perşembe günü öğle vakti yaklaşırken Şehitlik tepesine cenaze namazının kılınacağı camiye doğru hocamızla birlikte yola çıktık.
Anadolu topraklarının manevi büyüklerinden bu coğrafyada binlerce vatansever genç yetiştiren merhum Mustafa Hayri Öğüt hocamızın kabrini ziyaret edip dualar okuduk. Hemen yanı başında bulunan Ali Gedik, Baki Bektaş, Celal Mısır ve diğer ağabeylerimizin, kardeşlerimizin kabrine Fatihalar gönderdik.
Yemyeşil örtüsünü giyen Şehitlik Tepesinde havanın açık, güneşli ve sıcak olmasıyla binlerce insan bir amaç uğruna buradaydı.
Her gittiğimde derin düşünceler iklimine daldığım bu müthiş atmosferde dostlarla kucaklaşıp hasret giderirken ortak paydamız Mehmet ağabeyimizdi.
Öğle vakti yaklaşırken camii hoparlörlerinden gelen vaazı dinlemek üzere camiye doğru yöneldik.
Kürsüde merhum Mehmet Garaçoğlu abimizin köylüsü ve 20 yıllık iş hayatında ortağı olan ilahiyatçı Hasan Aydın vardı.
Ehl-i Beyt eksenli yaptığı vaazında hafız olmasının avantajıyla anlattığı her konuda kerim kitabımız Kuran'dan ayetler ve Türkçe mealini okuması ilgi çekiciydi. Beşköy'den gelen köylülerine söylediği sözler gerçek bir dostun uyarısı gibiydi. 
Vaazının bir bölümünde Mehmet Bey'le ortaklık yaptığı günlere dönerek anlattığı bir anı Mehmet Garaçoğlu'nun nüktedan bir yapısını ve zekiliğini gösteriyordu:
"Bursa'da yıllar önce iş yerinde birlikte Mehmet Bey'le ticaret yaptığımız dükkândayız. Mevsim kış. Biz de o zamanlar soba satıyoruz. Bir gün bir müşteri dükkâna geldi. Soba alacak. Ben de sobayı bir anlatıyorum müşteriye sormayın gitsin. Bu sobayı evinin orta yerine koy. Bütün odaların kapılarını aç. Her tarafı ısıtır, dedim. Baktım içeriden yanımıza Mehmet Bey geldi. Söze girdi. Isıtır ısıtır ama Ağustos ayında, deyince müşteriyle birlikte gülmeye başladık."
Espri yapma yeteneği yüksek olan merhum Mehmet abimize arkadaş olan herkesin anlatacağı belki onlarca örnek vardır.
Öğle namazı bittikten sonra cenaze namazının kılınacağı alana doğru ilerledik. Yoğun kalabalık arasında arka saflarda bir yer bulduk kendimize...
Bizdeki karşılığı dava adamı, er kişi, vefalı ve sadakatlı, cömert, işini düzgün yapan Ehl-i Beyt yoluna baş koyan birisinin cenaze namazını kim kıldıracak diye merak ederken muhterem Hocamızın tekbir sesi "Allahuekber" geldi kulağımıza.
Cenaze namaz bitiminde yıllardır birlikte aynı gaye uğruna mücadele ettiği, dost ve arkadaşlarının omuzlarında son yolculuğuna doğru çıktı Mehmet abimiz.
Dualar ve tekbirlere karışan gözyaşları içerisinde kabre konulup okunan hatimler ve Yasinler arasında ayrıldı
dünyamızdan.
Üzerine toprak atılırken zaman tünelinde zihni bir yolculuğa çıktım o an. 2014 yılının Aralık ayına gittim. Eskişehir Alpu İlçesinin Bozan Beldesinde ilk Ehl-i Beyt panellerinde konuşmacı olarak Bilal Karamus ağabeyle birlikte gelmişti. Yani Eskişehir'de ilk panel kıvılcımını yakan, yaydaki ok misali nereye gidilecekse giden bir alperendi Mehmet Garaçoğlu.
Birlikte yan yana panelist olarak bulunarak, bu coğrafyayı imanı gibi seven ve kollayan bir dostu bize nasip eden Mevla'ya şükürler olsun.
İnsanın kardeş olması için aynı anne babadan olması gerekmiyor. Bizleri riyasız ve kibirsiz, bir dava uğruna dost, kardeş yapan, sevmeyi ve vefayı bizlere öğreten muhterem hocam Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e bu vesileyle minnettarım.
Dün gibi hatırlıyorum paneldeki konuşmasını... Birlik-beraberliğin ve de kurtuluşun Ehl-i Beyt'te olduğunu söyleyerek, bunun böyle olduğunu kendi söylüyor diye değil de Allah ve Resulü böyle istediği için olduğunu net olarak altını çizmişti. İngilizlerin Ehl-i Beyt'e karşı türettikleri zararlı ve yıkıcı akımları delilleriyle birlikte açık ve seçik paylaşmıştı izleyicilerle.
Birkaç hafta sonra yine Eskişehir'e panel için gelmişti. Bu defa adres Seyitgazi İlçesinin Doğançayır Beldesiydi.
Burada da BOP, dinler arası diyalog masalları ve ülkemiz üzerinde oynanan sinsi planlardan ve Fetö'nün gerçek yüzünden bahsetmişti.
Zaten o tarihler Fetö'cülüğün revaçta olduğu bir dönemdi. Kimsenin Fetö'ye söz söyleyemediği bir zamanda Mehmet Garaçoğlu Fetö'nün gerçek yüzünü konuşmalarında anlatmaktan dilinde tüy bitmişti adeta.
Mehmet Garaçoğlu hakkında çok şey yazılabilir. Ancak o, Anadolu coğrafyasını karış karış dolaşarak bu vatan millet ve bayrak davasının tohumlarını insanımızın gönlüne serpen vatansever Hak dostuydu.
Kıymetli Hocamızın yetiştirdiği nadide insanlardan birisiydi. Hocamızı çok iyi anlayan ve anlatan özellikle son zamanlarda Ehl-i Beyt ve Atatürk üzerine birçok sohbeti bulunan, emek harcayan, gece gündüz hiç durmadan davasına hizmet eden bir er kişiydi Mehmet Garaçoğlu.
Kısaca ülkemiz çok önemli bir değerini kaybetti. Mehmet Garaçoğlu gibi kıymetler kolay yetişmiyor dostlarım. Vatansever, insanları ötekileştirmeyen, birleştiren, yardımsever ve cömert, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyet ilkelerine sadakatle bağlı, 55 yıllık ömründe bu yoldan şaşmamış bir yurtseverdi.
Acımız derin. Ne diyelim. Hicretin hayırlı, vuslatın kutlu, Ehl-i Beyt şefaatçin olsun Mehmet abi. Karşılaştığımızda "Ya Hüseyin..." dediğini ve seni hiç unutmayacağım.
Kabrin nur, mekânın ve makamın cennet olsun Mehmet abi...
 
Hüseyin Turhan / diğer yazıları
- Kapanmayan derin yara… / 09.08.2022
- Doğru tercih üzerine / 02.08.2022
- Nadir Küpeli / 20.07.2022
- Gümüşhane’den yazı+yorum / 05.07.2022
- Hoş geldin temmuz / 28.06.2022
- Bugün değilse ne zaman tasarruf? / 22.06.2022
- Kerbela’nın asil torunları: Aleviler / 14.06.2022
- İstanbul ve Koç Üniversitesi izlenimleri / 08.06.2022
- Fahiş zamlardan sonra vazgeçilen şeyler / 31.05.2022
- İletişim üzerine / 24.05.2022
- Musa Canlı ile Eskişehir’de… / 18.05.2022
- Ankara izlenimleri / 10.05.2022
- Annemsiz ilk bayram / 05.05.2022
- Her geleni Hızır her geceyi Kadir bil! / 26.04.2022
- Meğer bölüğün hepsi oruçluymuş! / 20.04.2022
- Polis çevirmesinin düşündürdükleri / 13.04.2022
- Müslime teyze / 06.04.2022
- Geliyor gönlümün efendisi / 29.03.2022
- Atatürk’süz Çanakkale mi olur? / 23.03.2022
- Otogarda geçmişe yolculuk / 15.03.2022
- Hayaller Ay kuyruğu, gerçekler yağ kuyruğu / 09.03.2022
- Ukrayna savaşının perde arkası / 01.03.2022
- Gümüşhane izlenimleri / 24.02.2022
- Annem... / 15.02.2022
- Mehmet Sadık’ın ardından (2) / 11.02.2022
- Mehmet Sadık’ın ardından (1) / 10.02.2022
- Anne ile oğlunu barıştıran sistem / 01.02.2022
- Karla mücadele izlenimleri / 26.01.2022
- Yazı konumu değiştiren haber / 19.01.2022
- Boynu bükük çocuklar! / 12.01.2022
- Yiğit muhtaç oldu kuru soğana! / 05.01.2022
- Öyle bir fırıncı ki! / 30.12.2021
- Seçim mi / geçim mi? / 23.12.2021
- Biz böyle yaşamaya mahkum muyuz! / 16.12.2021
- Babamı yazı+yorum! / 08.12.2021
- Hayat mottonuz ‘uğraşma-uzlaş’ olsun / 02.12.2021
- Negatif insanları çıkarın hayatınızdan / 24.11.2021
- Dövizi, ekonomiyi yazdıkça için acıyor / 17.11.2021
- 10 Kasım sabahı ve Altan teyze! / 10.11.2021
- Cumhuriyet sabahında Türkiye gerçeği / 03.11.2021
- Erdoğan’ı Eskişehir’de dinlerken… / 30.10.2021
- İnsan fotoğraf gibidir / 20.10.2021
- Çifte maaş sefası / 14.10.2021
- İdareci böyle mi olmalı! / 08.10.2021
- Nadir Küpeli / 28.09.2021
- Aramızdaki cömert insanlar / 22.09.2021
- Raftaki çayın fiyatını görünce / 15.09.2021
- Üniversite arkadaşlığı üzerine / 08.09.2021
- Diyanet’in ayrıştıran hutbeleri! / 01.09.2021
- Uçağın kanadından asılmak istemiyorsanız! / 26.08.2021
- 14 Ağustos 2021 Cumartesi / 19.08.2021
- Sadece aşı ve uçak mı? / 11.08.2021
- Alev alev yakılan ülkem! / 05.08.2021
- Bayram yap(a)mayanlar! / 29.07.2021
- Kurbanını paylaş kardeşinle yakınlaş / 20.07.2021
- Sivrihisar-Sığırcık izlenimleri / 13.07.2021
- YKS-2021 ve Katarlı gençler / 01.07.2021
- Yozlaşmanın son örneği / 23.06.2021
- Ekranda ‘bizim çocukları’ izlerken… / 17.06.2021
- Ayasofya’nın imamları / 11.06.2021
- O şimdi asker… / 04.06.2021
- İçi boş sloganlarla kendimizi avutuyoruz / 27.05.2021
- Entübe olmuş bayramda Üstün Dökmen'i dinlerken… / 19.05.2021
- Futbolda iç burkan gelişmeler / 17.05.2021
- Hayat çok kısa / 06.05.2021
- Nurcan Özdemir / 28.04.2021
- Ramazan ve sahada oruç açan futbolcular / 22.04.2021
- O’nu anarken… / 13.04.2021
- Tencere dibin kara… / 07.04.2021
- Tedavisi olmayan hastalıklarımız! / 31.03.2021
- Ankara izlenimleri / 26.03.2021
- Tramvayda olduğunu unutan kadın / 20.03.2021
- Entübe olmuş komşuluklar / 11.03.2021
- Siz de bıktınız mı? / 06.03.2021
- Buna müsaade etmeyeceğiz! / 24.02.2021
- Sürpriz ziyaret / 18.02.2021
- Huzurlu kentin içinde / 03.02.2021
- Öyle bir kalp cerrahı ki-III / 29.01.2021
- Öyle bir kalp cerrahı ki-II / 28.01.2021
- Öyle bir kalp cerrahı ki-I / 27.01.2021
- Aşı ile gülen yüzler / 25.01.2021
- Her yönüyle örnek bir akademisyen / 14.01.2021
- Kısır tartışmalarla başlayan yeni yıl / 07.01.2021
- Zalim bu sene / 30.12.2020
- Bugün değilse ne zaman? / 25.12.2020
- Babamı anarken / 17.12.2020
- Mahalle bakkallarının yaşam mücadelesi / 09.12.2020
- Kontrolsüz yaşamda çember daralıyor / 03.12.2020
- Uğur Şahin ve Özlem Türeci-II / 26.11.2020
- Uğur Şahin ve Özlem Türeci -1- / 25.11.2020
- İshak Gündoğan Bey / 20.11.2020
- Deprem anında ne yapmalı? / 12.11.2020
- Soframıza hoş geldin Kibarköy / 11.11.2020
- Depremin dünü, bugünü ve yarını-II / 06.11.2020
- Depremin dünü, bugünü ve yarını - I / 05.11.2020
- İmamoğlu ve Cumhuriyet Haftası üzerine / 30.10.2020
- Askıda ekmek / 22.10.2020
- Can yakanın canını yakmadıkça / 16.10.2020
- Değişörenliler alkışı hak ediyor / 13.10.2020
- Bir Mustafa Canlı geçti Gümüşhane'den -3- / 12.10.2020
- Bir Mustafa Canlı geçti Gümüşhane'den -2- / 11.10.2020
- Bir Mustafa Canlı geçti Gümüşhane'den -1- / 09.10.2020
- Sağlıkçılara kalkan eller / 01.10.2020
- Söz üzerine / 24.09.2020
- Dostları artırıp düşmanları azaltmadıkça / 08.09.2020
- Kerbela, Hz. Hüseyin ve bir yudum su / 01.09.2020
- Müjdenin hatırlattıkları / 27.08.2020
- Fatma Hemşirenin evlat acısı / 19.08.2020
- Davetiye icra kağıdı gibi görülüyor / 12.08.2020
- Futbolda ahlak sorunu / 09.08.2020
- Bayram izlenimleri / 08.08.2020
- Bir iş adamı ki… / 25.07.2020
- Han’a sevdalı başkan-II / 09.07.2020
- Han’a sevdalı başkan-I / 08.07.2020
- Ülkemize yakışmayan görüntüler / 03.07.2020
- Fikret Öğretmen / 24.06.2020
- Milli Ekonomi Modeli’ni hatırlatan çalışma / 18.06.2020
- Covid-19’lu Zeynep Teyze-II / 10.06.2020
- Covid-19’lu Zeynep Teyze-I / 09.06.2020
- 2020 yılı şaşırtmaya devam ediyor / 01.06.2020
- Akitli Atilla amca! / 28.05.2020
- Telekonferanslı Ramazan Bayramı / 23.05.2020
- Gecesi Kadir olan / 19.05.2020
- Baş Hocamızın ‘üç fidan’ yorumu / 15.05.2020
- Diyanet-Baro polemiği / 07.05.2020
- Anılar, şimdi gözümde canlandılar / 06.05.2020
- Buruk geçen Ramazan / 01.05.2020
- Çarıkçı Rasim’in torunu-III / 29.04.2020
- Çarıkçı Rasim’in torunu-II / 28.04.2020
- Çarıkçı Rasim’in torunu-I / 27.04.2020
- Atatürk ve çocuk sevgisi / 26.04.2020
- Taziye ve başsağlığı mesajları / 22.04.2020
- Haydar Baş Hocamıza ithafen / 17.04.2020
- MEM’den çiftçiye müjdeler / 15.04.2020
- Salgında sokaklara sığmayanlar / 14.04.2020
- Virüsle mücadelede 3 güzel örnek / 08.04.2020
- Virüs zihniyetli fırsatçılar / 01.04.2020
- Alkışladığımız sağlık çalışanları / 28.03.2020
- İnancın zaferi / 17.03.2020
- Yengemin ardından / 13.03.2020
- Gözyaşıyla yıkanan şehitler / 03.03.2020
- ‘Soruları verdiler öyle kazandım’ / 26.02.2020
- Porsuk ile Harşit’in dostluğu / 21.02.2020
- Mihalgazi ve Sarıcakayalı çiftçiler / 11.02.2020
- ‘Büroyu ziyarete gidelim’ / 08.02.2020
- Emek verip emekliye ayrılanlar / 28.01.2020
- Bu karar skandaldır! / 21.01.2020
- Klavye kahramanları / 14.01.2020
- Yeni yıl düşünceleri / 08.01.2020
- 2019 yılında unutamadıklarımız / 31.12.2019
- Erol Mütercimler ile Eskişehir’de / 24.12.2019
- Babam-II / 15.12.2019
- Babam-I / 14.12.2019
- Uzlaştırma ve uzlaştırmacı üzerine / 13.12.2019
- Kaybolan değerlerimiz / 03.12.2019
- Bir öğretmenle baş başa / 30.11.2019
- Yol çilesi bitmeyen Sarıcakaya / 19.11.2019
- On değil, son Kasım’a kadar / 17.11.2019
- Cumhuriyetin baş savunucusu / 03.11.2019
- ‘Ben devletim’ var mı ötesi! / 26.10.2019
- Baroda heyecanlı vakitler / 06.10.2019
- Koç Üniversitesi izlenimleri.. / 28.08.2019
- 2019-YKS sınavı üzerine / 29.07.2019
- Üniversite sınavı hakkında / 15.06.2019
- Gönül orucu tutanlardan mıyız? / 18.05.2019
- Bir solukta Gümüşhane / 06.05.2019
- Geçersiz oylar üzerine / 12.04.2019
- Kimi muhtar seçelim? / 26.03.2019
- Nasıl bir belediye başkanı? / 02.03.2019
- Uzlaştırma kurumuna dair / 03.02.2019
- Kalandar geleneği / 20.01.2019
- Annemle baş başa… / 17.01.2019
- Es Es ile Gümüş’ün ortak kaderi / 10.01.2019
- Bitüm değil beton yol / 05.01.2019
- Gümüşhane’nin en prestijli ödülleri üzerine / 02.12.2018
- ABD hep ikiyüzlü / 17.10.2018
- Bir ömürsün Niyazi Sadık! / 09.10.2018
- Bir kulüp neden batar?(!) / 03.09.2018
- Alparslan'dan Atatürk'e? / 28.08.2018
- Çözüm sınav değildir / 05.07.2018
- Son dönemin görmemişliği / 09.06.2018
- Eskişehir'de Ramazan düşünceleri / 27.05.2018
- Tamam/devam demekle karın doymuyor / 12.05.2018
- Sıcak gündemde ekran baykuşları / 29.04.2018
- Tosuncuk ve tosta tüküren kurye / 04.04.2018
- Eskişehir'de MEM'in yansımaları / 06.03.2018
- Akarbaşında fark oluşturan hoca / 28.02.2018
- Adliyelerde uzlaştırmacı olabilirsiniz / 19.01.2018
- Şairin kaleminden "Hoş Geldin Atatürk" / 05.12.2017
- Es Es'teki durum futbolun turnusol kağıdı / 20.11.2017
- Hoş Geldin Atatürk / 09.11.2017
- Basının önemi ve Eskişehir'den 2 örnek / 01.11.2017
- Firuz Kanatlı'nın ardından / 24.10.2017
- Emirdağ izlenimleri / 15.09.2017
- Trabzon'dan yükselen 'Atatürk' sesleri / 31.08.2017
- Atatürk'e yapılan çirkin saldırılar / 29.08.2017
- Sivrihisar'ın bilge insanı Naci Şakar / 23.08.2017
- Eskişehir'de bir ilk gerçekleşti / 01.08.2017
- 'Vazgeç gönlüm sen bu aşktan' / 09.07.2017
- Gümüşhane'den Metin Balki geçti / 08.07.2017
- Anadolu efsanesi bitiyor mu? / 06.07.2017
- Atilla'nın hazin sonu / 13.06.2017
- 1. Lig'e kim yükselecek? / 19.05.2017
- 'Ömür Dediğin' Gümüşhane'de / 11.05.2017
- Mehmet Garaçoğlu'nun ardından / 01.05.2017
- Nerelisin? Gümüşhaneliyim Hakim'im, Ovacık'ta / 24.04.2017
- Çanakkale çanak antenle geçilmesin! / 18.03.2017
- Gümüşhane'de vali olmak / 04.03.2017
- Dağları tribün, seni şampiyon yapacağız! / 25.02.2017
- Gümüşhane Tanıtım Günleri izlenimleri-2 / 15.02.2017
- Gümüşhane Tanıtım Günleri izlenimleri-1 / 14.02.2017
- Hayaller başka bahara kaldı / 27.01.2017
- Karne alamayan ana kuzuları / 25.01.2017
- Putin'e, 'Türkiye'yi bölelim' telefonu / 17.01.2017
- Terör belasına karşı somut öneriler / 06.01.2017
- Metintaş ailesinin baba acısı / 27.12.2016
- Dört tarafımız hainlerle çevrili / 18.12.2016
- Bir okuyucumun sözlerinden babamı yazmak / 13.12.2016
- Biz kalbimizde yaşatıyoruz ama! / 11.11.2016
- Cumhuriyet Bayramı düşünceleri / 31.10.2016
- Lozan'dan 15 Temmuz'a / 07.10.2016
- Kritik süreçteyiz / 30.08.2016
- Darbenin arka planı / 01.08.2016
- Ramazan'da sünnet heyecanımız / 24.06.2016
- Bir başarı öyküsü / 04.06.2016
- Çektiği kandil mesajı sonu oldu / 20.05.2016
- Eskişehirspor ile Gümüşhanespor'un yolları kesişir mi? / 13.05.2016
- Gümüşhane'nin altın adamları anketi / 08.03.2016
- Sabah saatlerinde yolda gördüklerim / 26.01.2016
- Seda Anne Üniversitesine dair / 10.11.2015
- Nerede yeşil Gümüşhane? / 08.10.2015
- Uzat elini Gümüşhane'm / 20.09.2015
- Bataklığın içindeyiz! / 30.07.2015
- Çocukluğumuzun Ramazan günleri / 10.07.2015
- İmam da bunu yaparsa / 15.06.2015
- Eskişehirde ilginç seçim diyalogu / 06.06.2015
- Asgari ücret ne kadar olmalı meselesi / 22.05.2015
- Türk gençliğine sesleniyorum / 06.05.2015
- Muazzez ablamızın ardından / 14.03.2015
- Gümüşhane'nin kurtuluşu / 14.02.2015
- Kar altında kalan karayolları / 14.01.2015
- 2014 yılını Ehl-i Beyt'le uğurladık / 01.01.2015
- Başöğretmen Atatürk ve ulusu kurtaran öğretmenler / 25.11.2014
- Atatürk'e yapılan saldırılar ve bir anısı üzerine / 18.11.2014
- Bir Ehl-i Beyt dostu: İrfan Çetinkaya / 29.10.2014
- Ehl-i Beyt panel serisi Eskişehir'deydi / 20.10.2014
- Öğrenci ve velilerin k / 14.09.2014
- Eskişehirin çatısı örnek olmalı! / 14.08.2014
- Sami(mi) dostun ardından / 08.08.2014
- Gümüşhane Devlet Hastanesi ile ev arasında gördüklerim / 22.06.2014
- Konuştukça Hızır'ı hatırlatanlar / 08.06.2014
- Kim senin ölçün? / 24.04.2014
- Yerel seçim ve projeler üzerine / 15.03.2014
- Kurtuluşun yazısı / 21.02.2014
- Aralık'ta ayrılık varmış meğer / 07.01.2014
- Babamın ardından / 28.12.2013
- Seçimler ve başkan adayları / 07.12.2013
- Onurlu mesleğin ağır işçileri: Öğretmenler / 04.12.2013
- Milli kahramanlarımız ve Türk gençliği-II / 02.07.2013
- Milli kahramanlarımız ve Türk gençliği-I / 01.07.2013
- Eskişehir 21. Yüzyılın Milli Kahramanlarını bekliyor / 26.01.2013
- Sokak iftarları / 01.08.2012
- Bir Ramazan geleneği, sokak iftarları! / 31.07.2012
- Misafirimiz var / 23.07.2012
- Yunus Emre'nin diyarından / 30.04.2012
- Beklediğim kurtuluş törenleri Kelkit'te yapıldı / 20.02.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

01.05.2016, 01.05.2015, 01.05.2014, 01.05.2013, 01.05.2012, 01.05.2011, 01.05.2010, 01.05.2009, 01.05.2008, 01.05.2007, 01.05.2006, 01.05.2005, 01.05.2004, 01.05.2003, 01.05.2002, 01.05.2001, 01.05.2000, 01.05.1999, 01.05.1998


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]com.tr [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.