Mektuplarında, konuşmalarında Allah’ı anan lider -2-
19 Mart 1920, Sivas Anadolu Kadınları Cemiyeti’ne;
Haber Merkezi





"… 4- Başta İngilizler olmak üzere, İtilaf Devletleri'nin bütün mukaddes medeniyet ve insaniyet esaslarını yıkan, vaki olan harekâtından dolayı çok geçmeden pişmanlık göstereceklerine şüphe edilmemelidir. Tevfik Allah'tandır."

12 Nisan 1920, Tamim:
"… Millî bağımsızlık uğrunda kati mücahedemizde her zaman olduğu gibi bundan sonra da tevfikât-ı Subhaniyeye (Allah'ın yardımlarına) mazhar olacağımızdan eminiz. Cenab-ı Hak bizimle beraberdir."

Kasım 1921-Nisan 1922 19 numaralı not defteri:
"Giriş: Bugün ikinci toplantı senemizi tamalayarak üçüncü millî seneye giriyoruz. Bu mazhariyetinden dolayı Cenab-ı Hakka hamd ü sena eder ve bu geçen sene zarfında yüce Meclis'çe, milletçe ve orduca harcanan fedakârane mesaiyi tebcil ederim."

Yine aynı not defterinde 2. İnönü Zaferi öncesinde cephede bulunan Mustafa Kemal Paşa cephe günlüğünde şunları not eder:
9 Mart 1922 Perşembe: "… ondan sonra hafıza Kur'an okuttuk…"
10 Mart 1922 Cuma: "… bazı telgraflar gelmişti gördüm, hafıza Kur'an okuttum…"
17 Mart 1922 Cuma: "… Mustafa Abdülhalik Bey geldi, hafıza okuttuk…"

20 Mart 1922 Pazartesi: "… Fahreddin Paşa ve erkân-ı harbini yemeğe davet etmiştim. Hafız Kur'an okudu…"
23 Mayıs 1919, Sadaret'e telgraf:
"… Cenab-ı Hak bu zor anlarda her türlü vatanseverlik gayreti ile dopdolu olarak milletin başında bulunan lutufkâr zatlarınızı, devlet ve milletin mutlu bir sona kavuşması ve kurtuluşa ermesi ile zafere ulaştırsın…"

28 Eylül 1919, Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Merkeziyesine;
"Mukaddes millî cereyanın kati azmi karşısında, hain Ferit Paşa kabinesinin er geç düşmesi muhakkaktır. Millet böyle yekvücut oldukça meşru emellerinin elde edilmesinde Cenab-ı Allah'ın inayetine mazhar olacağı şüphesizdir…"

7 Ekim 1919, Beyanname:
"… Lakin bugün Cenab-ı Hakka ve kendi hakkına dayanan büyük miletimizin gösterdiği mutlak iman karşısında engeller devrilip nihayet aynı kurtuluş gayesi etrafından devletimizin de genel birliği tamam oldu…"

16 Mart 1920, protesto:
"… Davamızın meşruiyet ve kutsiyeti, bu müşkül zamanlarda Cenab-ı Hak'tan sonra en büyük yardımcımızdır."
İzmit konuşmalarından;
"Kılıçzade Hakkı Bey: Paşa hazretleri, yeni hükûmetin dini olacak mı?
Gazi Mustafa Kemal: Vardır efendim. İslam dinidir. İslam dini fikir hürriyetine sahiptir.
Hakkı Bey: Yani hükûmet bir dine bağlı olacak mı?
Gazi Mustafa Kemal: Olacak mı olmayacak mı bilmem! Bugün mevcut olan kanunlarda aksine bir şey yoktur. Millet dinsiz değildir. Dinine bağlıdır ve dini İslam dinidir. Yani komünistlik gibi dini reddedecek ortada bir meslek yoktur." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)



























































































