Haydar Hoca'yı anlatmak için önce onu anlamak gerekirdi. Belki de onun en çok istediği şey de buydu; anlaşılmak…
Tabi onu anlamak hiç de kolay değildi. Çünkü biz bu günümüzü kurtaramazken o 10-15 sene sonrasını görebiliyor ve çıkabilecek sorunları bugünden çözmeye çalışıyordu.
Bizlere görevler verirdi, şunlar şunlar yapılacak, insanlara anlatılacaktı. İstediği şeyleri yapmak hiç de kolay değildi ha!
Aklen, ilmen ne biz hazırız ne toplum hazır. İçimizden 'hocam şimdi bu nerden çıktı' diye düşünecekken kendimizi kıl payı kurtarıyor, hocam istiyorsa vardır bir bildiği diyor, istediğini yapmaya çalışıyorduk. Tabi üzerinden 5-10 yıl geçince onu niye istediğini anlıyorduk.
Haydar Hoca bunları bizden boşuna istememişti.
Haydar Hoca çok vefalı ve sözünün eri bir insandı. Yapılan fedakârlığı ve iyiliği asla unutmazdı. O kişiyi sürekli anar, kollar, hal hatır sorardı. Bir derdi olsa hemen çözmeye çalışırdı. Verdiği sözü de asla unutmazdı. Siz onu unuttu sanırken hatta siz bile unutmuşken yeri geldiğinde onu söyler ve sözünü yerine getirirdi. Tabi siz de bir söz verdiyseniz onu muhakkak yerine getirmenizi isterdi.
Haydar Hoca çok yönlü bir insandı. Neredeyse her alanda size bilgi verebilirdi. Hem çok iyi bir Müslüman, hem de dünyayı kurtaracak ve bütün kalıplaşmış ekonomi kuramlarını değiştirecek kadar iyi bir ekonomistti.
Bizlere kırktan fazla eser bıraktı. Hem çok iyi bir yazar, hem de bildiklerini en iyi bir şekilde öğretecek kadar iyi bir eğitimciydi.
Hem küçük bir çocuğun gönlünü alacak kadar merhametli, hem de inandığı değerler uğruna dünyayı karşısına alacak kadar cesur bir insandı.
Haydar Hoca birlik ve beraberliğe çok önem verirdi. Bir olacağız, beraber olacağız. Kardeş olacağız derdi. Vatanını seven bütün insanların arasına fitne sokmaya çalışan unsurlarla mücadele etti. Kendine zarar vereceklerini bile bile bu ülküsünden vazgeçmedi. Önce bizi bir arada tutan manevi değerlerimizi yok etmeye çalıştılar, fırsat vermedi. Daha sonra Alevi-Sünni diye bizi ayırmaya çalıştılar, onlarla amentüde farkımız yok onlar da Müslüman kardeşlerimizdir dedi ve bunu ispatladı. Böylece bu oyunu da bozdu. En son Türkiye Cumhuriyeti'nin altını oymaya çalıştılar. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurusu olan Gazi Mustafa Kemal'le halkın arasını açmaya çalıştılar. Haydar Baş hocamız da Hoş Geldin Atatürk adlı eseri yazdı ve halkıyla atasını buluşturdu.
Sadece ülkemizde mi birlik beraberliği sağlamaya çalıştı? Hayır.
Diğer Müslüman ülkelerle olan Şii-Sünni ayrımını yok etmek için Şiilik ve Sünnilik üzerine konferanslar yaptı, yaptırdı. Böylece olası krizlerin önüne geçti. Haydar Hoca'yla ilgili şeyler sadece bunlar değildi elbette… Bunlar sadece bizim görebildiğimiz, bilebildiğimiz şeylerdi.
Haydar Hoca vatanına âşık bir insandı. Milletimiz onu anlayamasa da, destek vermese de bu milletten elini hiç çekmedi. Dünya, adaleti, barışı, hoşgörüyü bu millete borçludur derdi.
Vatanımız için her şey yapılmalıdır derdi. Eğer canını feda etmek gerekirse onu da vermeliyiz diyerek bu dünyaya veda etti…
Tabi onu anlamak hiç de kolay değildi. Çünkü biz bu günümüzü kurtaramazken o 10-15 sene sonrasını görebiliyor ve çıkabilecek sorunları bugünden çözmeye çalışıyordu.
Bizlere görevler verirdi, şunlar şunlar yapılacak, insanlara anlatılacaktı. İstediği şeyleri yapmak hiç de kolay değildi ha!
Aklen, ilmen ne biz hazırız ne toplum hazır. İçimizden 'hocam şimdi bu nerden çıktı' diye düşünecekken kendimizi kıl payı kurtarıyor, hocam istiyorsa vardır bir bildiği diyor, istediğini yapmaya çalışıyorduk. Tabi üzerinden 5-10 yıl geçince onu niye istediğini anlıyorduk.
Haydar Hoca bunları bizden boşuna istememişti.
Haydar Hoca çok vefalı ve sözünün eri bir insandı. Yapılan fedakârlığı ve iyiliği asla unutmazdı. O kişiyi sürekli anar, kollar, hal hatır sorardı. Bir derdi olsa hemen çözmeye çalışırdı. Verdiği sözü de asla unutmazdı. Siz onu unuttu sanırken hatta siz bile unutmuşken yeri geldiğinde onu söyler ve sözünü yerine getirirdi. Tabi siz de bir söz verdiyseniz onu muhakkak yerine getirmenizi isterdi.
Haydar Hoca çok yönlü bir insandı. Neredeyse her alanda size bilgi verebilirdi. Hem çok iyi bir Müslüman, hem de dünyayı kurtaracak ve bütün kalıplaşmış ekonomi kuramlarını değiştirecek kadar iyi bir ekonomistti.
Bizlere kırktan fazla eser bıraktı. Hem çok iyi bir yazar, hem de bildiklerini en iyi bir şekilde öğretecek kadar iyi bir eğitimciydi.
Hem küçük bir çocuğun gönlünü alacak kadar merhametli, hem de inandığı değerler uğruna dünyayı karşısına alacak kadar cesur bir insandı.
Haydar Hoca birlik ve beraberliğe çok önem verirdi. Bir olacağız, beraber olacağız. Kardeş olacağız derdi. Vatanını seven bütün insanların arasına fitne sokmaya çalışan unsurlarla mücadele etti. Kendine zarar vereceklerini bile bile bu ülküsünden vazgeçmedi. Önce bizi bir arada tutan manevi değerlerimizi yok etmeye çalıştılar, fırsat vermedi. Daha sonra Alevi-Sünni diye bizi ayırmaya çalıştılar, onlarla amentüde farkımız yok onlar da Müslüman kardeşlerimizdir dedi ve bunu ispatladı. Böylece bu oyunu da bozdu. En son Türkiye Cumhuriyeti'nin altını oymaya çalıştılar. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurusu olan Gazi Mustafa Kemal'le halkın arasını açmaya çalıştılar. Haydar Baş hocamız da Hoş Geldin Atatürk adlı eseri yazdı ve halkıyla atasını buluşturdu.
Sadece ülkemizde mi birlik beraberliği sağlamaya çalıştı? Hayır.
Diğer Müslüman ülkelerle olan Şii-Sünni ayrımını yok etmek için Şiilik ve Sünnilik üzerine konferanslar yaptı, yaptırdı. Böylece olası krizlerin önüne geçti. Haydar Hoca'yla ilgili şeyler sadece bunlar değildi elbette… Bunlar sadece bizim görebildiğimiz, bilebildiğimiz şeylerdi.
Haydar Hoca vatanına âşık bir insandı. Milletimiz onu anlayamasa da, destek vermese de bu milletten elini hiç çekmedi. Dünya, adaleti, barışı, hoşgörüyü bu millete borçludur derdi.
Vatanımız için her şey yapılmalıdır derdi. Eğer canını feda etmek gerekirse onu da vermeliyiz diyerek bu dünyaya veda etti…
Melek Keresteci / diğer yazıları
- Haydar Hoca’yı anlatmak / 15.04.2026






























































