logo
21 AĞUSTOS 2026

Türk Hava Yolları Avrupa'nın ardından Asya'da da büyüyor

Türk Hava Yolları Asya-Pasifik'te büyümesini sürdürüyor. Bayrak taşıyıcı; Çin başta olmak üzere Asya-Pasifik pazarında kapasite artışını, İstanbul üzerinden oluşturulması planlanan yeni bağlantı koridorunu, uzun menzilli uçuş stratejisini, Avustralya planlarını ve uluslararası ortaklık fırsatlarını büyütmeye devam ediyor. 133 ülke ve 358 destinasyonla dünyanın en geniş uluslararası uçuş ağına sahip Türk Hava Yolları, Avrupa'nın ardından Asya'da da yatırımlarını sürdürüyor

21.08.2026 12:25:00
İHA
 
Türk Hava Yolları Avrupa'nın ardından Asya'da da büyüyor
Türk Hava Yolları Avrupa'nın ardından Asya'da da büyüyor
Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, THY'nin Asya-Pasifik pazarındaki yeni yatırımlarını ve planlarını Asya'nın önde gelen ekonomi yayınlarından Nikkei Asia ile gerçekleştirdiği röportajla değerlendirdi.

Asya - Pasifik'te yüzde 15-20 büyüme

Prof. Dr. Murat Şeker, Doğu Asya, Güneydoğu Asya ve Okyanusya'nın Türk Hava Yolları'nın en yüksek kârlılığa sahip bölgeleri arasında bulunduğunu belirterek geniş gövdeli uçak filosunun gelişimine paralel olarak bölgedeki uçuş frekanslarını önümüzdeki yıllarda yüzde 15-20 artırmayı hedeflediklerini ifade etti.

Çin için planlanan kapasite artışının öne çekildiğini belirten Murat Şeker; Pekin, Şanghay ve Guangzhou seferlerinin planlanandan daha erken artırıldığını söyledi. Nikkei Asia, havayolu şirketinin bu bağlamda Çin'e haftalık uçuş sayısının bu yıl 10 frekanslık artışla 42'ye ulaştığını ve mevcut trafik haklarının 49 sefere kadar büyüme imkânı sunduğunu aktardı. Kasım ayında Çengdu seferlerinin başlamasının planlandığı belirtilirken, Urumçi de Türk Hava Yolları'nın yeni uçuş planları arasında gösterildi.

İstanbul üzerinden "ikinci bir koridor"

Küresel transfer pazarındaki rekabeti değerlendiren Şeker, Körfez merkezli hava yollarının Asya ve Avustralya ile Avrupa arasındaki güçlü konumuna karşı Türk Hava Yolları'nın İstanbul üzerinden "ikinci bir koridor" oluşturmayı hedeflediğini ifade etti.

Gelecek dönem büyümesinde uzun menzilli hatların ağırlık kazanacağını belirten Murat Şeker; bazı şehirlere ikinci ve üçüncü seferlerin eklenmesiyle Avrupa, Afrika ve Latin Amerika ile Uzak Doğu arasında ilave bir bağlantı koridoru oluşturmayı planladıklarını söyledi.

Haftalık 58 ilave yolcu ve 61 kargo frekansı

Nikkei Asia, Orta Doğu'daki gelişmelerin ardından Türk Hava Yolları'nın kapasitesini talebin güçlü olduğu pazarlara yönlendirdiğine dikkat çekti. Dar gövdeli uçakların Orta Asya, Afrika ve Avrupa'daki bazı hatlara kaydırıldığını belirten yayın, geniş gövdeli yolcu ve kargo uçaklarında ise Japonya, Çin, Avustralya, Tayland, Singapur ve Vietnam gibi pazarlara ağırlık verildiğini aktardı.

Bu kapasite değişiminin ikinci çeyrek performansına katkısına değinen Nikkei Asia, talebin güçlü olduğu hatlara haftalık 58 ilave yolcu ve 61 kargo frekansı eklendiğini kaydetti.

İkinci çeyrekte 7,2 milyar dolar gelir

Nikkei Asia, Türk Hava Yolları'nın ikinci çeyrek gelirinin yıllık bazda yüzde 20,5 artarak 7,2 milyar dolara ulaştığını aktardı. Aynı dönemde yolcu gelirlerinin yüzde 15, kargo gelirlerinin yüzde 58 yükseldiğine dikkat çeken yayın; ilk yarı toplam gelirinin de yüzde 20,8 artışla 13,1 milyar dolar olduğu belirtti.

Röportajda jeopolitik gelişmelerin maliyetlere etkisi de ele alındı. Prof. Dr. Murat Şeker, jet yakıtı fiyatlarındaki artışın ilk yarıda yaklaşık 1,3 milyar dolarlık ek maliyet oluştuğunu belirtti. Öte yandan Nikkei Asia, çatışmaların diğer etkileriyle birlikte toplam maliyetin yaklaşık 2,1 milyar dolara ulaştığını aktardı. Ayrıca, Türk Hava Yolları'nın ikinci çeyrekte yeni müşterilerin yaklaşık yüzde 5'ini kazandığına ve pazar payını yaklaşık 1 puan artırdığı vurgulandı.

Asya, gelirde Avrupa'nın önüne geçti

Nikkei Asia, Asya'nın Türk Hava Yolları'nın gelir yapısındaki artan ağırlığına da dikkat çekti. Asya hatlarının toplam gelir içindeki payının ikinci çeyrekte 5 puan artışla yüzde 32'ye ulaştığını aktaran yayın, böylece bölgenin yüzde 27 paya sahip Avrupa'yı geride bıraktığının altını çizdi. Asya hatlarının toplam yolcu trafiğindeki payının da yüzde 10'dan yüzde 12'ye yükseldiğini kaydetti.

Röportajda bu büyümeyi destekleyen kıtalar arası trafik gelişimine de yer verildi. Murat Şeker, Afrika ile Asya arasındaki yolcu trafiğinde yüzde 70, Doğu Avrupa ile Asya arasındaki trafikte ise yüzde 40 artış yaşandığını kaydetti. Nikkei Asia ayrıca Türk Hava Yolları'nın Rus hava sahasını kullanabilmesinin bazı Doğu-Batı rotalarında daha kısa uçuş süreleri sağlayabildiğine dikkat çekti.

Japonya'da büyüme fırsatları

Şeker, Japonya'ya gerçekleştirilen haftalık 25 seferi artırmayı hedeflediklerini, Singapur ve Vietnam'da elde edilen yeni trafik haklarının da bölgedeki büyümeyi destekleyeceğini ifade etti.

Nikkei Asia, Türk Hava Yolları ile Japonya arasındaki finansal ilişkiye de değindi. Japon yatırımcıların şirketin uçak kiralama finansmanı ihtiyacının yaklaşık yüzde 20'sini karşıladığını aktaran yayın, son 20 yılda yaklaşık 9 milyar dolar değerindeki 100'den fazla uçağın finansmanında Japon yatırımcıların rol aldığını belirtti.

2028 itibariyle Avustralya'da yeni dönem

Nikkei Asia, Türk Hava Yolları'nın uzun menzilli büyüme planları kapsamında Avustralya'ya da odaklandı. 2028'den itibaren Sidney ve Melbourne'e aktarmasız uçuşların planlandığını aktaran yayın, aynı dönemde uzun menzilli hatlarda Premium Economy kabininin hizmete sunulmasının hedeflendiğinin altını çizdi. Murat Şeker, Premium Economy segmentinin şirketin finansal performansına önemli katkı sağlamasını beklediklerini ifade etti.

İstanbul üzerinden yeni yatırım ve ortaklık fırsatları

Prof. Dr. Murat Şeker, Türk Hava Yolları'nın Asya ve Güney Amerika dahil farklı pazarlarda hava yolu operasyonları, uçak bakım-onarım (MRO) ile kargo alanlarında ortak girişim fırsatlarına açık olduğunu kaydetti.

Nikkei Asia, bu girişimlerde yüzde 30 ila 50 arasında ortaklık payının değerlendirilebileceğini aktarırken Türk Hava Yolları'nın dünyanın üçüncü büyük MRO sağlayıcısı konumuna da dikkat çekti. Şeker, bu alandaki ortaklıkların önemli sinerji fırsatları oluşturabileceğini ifade etti.

Nikkei Asia'nın röportajı, Türk Hava Yolları'nın Asya-Pasifik'teki büyüme yönelimini, İstanbul üzerinden geliştirmeyi hedeflediği yeni bağlantı koridorunu ve uzun menzilli hatların gelecek dönem stratejisindeki artan ağırlığını ortaya koydu.

Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem

Çankırı'nın Ilgaz ilçesinde saat 05.06'da 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

21.08.2026 05:52:00
AA
 
Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem
Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 05.06'da, merkez üssü Ilgaz olan 4,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 12,01 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

 

Çiğli Belediye Başkanı'nın aracına ateş eden zanlı yakalandı

İzmir'de Çiğli Belediye Başkanı'nın park halindeki aracına silahla ateş eden şüpheli gözaltına alındı

 

20.08.2026 20:44:00 / Güncelleme: 21.08.2026 08:01:33
Anadolu Ajansı
 
Çiğli Belediye Başkanı'nın aracına ateş eden zanlı yakalandı
Çiğli Belediye Başkanı'nın aracına ateş eden zanlı yakalandı

İzmir'de Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın park halindeki makam aracına silahla ateş eden şüpheli gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, Çiğli Belediyesi otoparkına çalıntı motosikletle giden K.S. (21), henüz belirlenemeyen bir nedenle Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın park halindeki makam aracına silahla ateş etti.

Olayın ardından kaçmaya çalışan şüpheli, güvenlik görevlilerince yakalanıp polise teslim edildi.

Olay anı, otoparkın güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Görüntülerde, otoparka motosikletle gelen şüphelinin, Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın park halindeki makam aracına tabancayla defalarca ateş ettiği, ardından kaçmaya çalışırken güvenlik personelince yakalandığı ve diğer görevlilerce etkisiz hale getirildiği yer alıyor. 

Şişli'de kötü kokunun geldiği evde bir genç ölü bulundu

Şişli'de bir binadan yayılan kötü koku ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen ekipler, kokuların geldiği dairede yaptığı incelemede 25 yaşındaki gencin cansız bedeniyle karşılaştı

20.08.2026 20:35:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şişli'de kötü kokunun geldiği evde bir genç ölü bulundu
Şişli'de kötü kokunun geldiği evde bir genç ölü bulundu
Olay, saat 16.30 sıralarında Kuştepe Mahallesi Zeytinlik Sokak'ta bulunan 4 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir binadan gelen kötü koku üzerine mahalle sakinleri ihbarda bulundu. Kötü kokunun geldiği binanın yöneticisiyle görüşen mahalleli durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi.

Polis ekipleri kötü kokunun geldiği tespit edilen binanın girişinde bulunan daireye çilingir yardımıyla girdi. Sağlık ve polis ekipleri yaptığı incelemelerde, dairede ikamet ettiği öğrenilen Yusuf Dinç'in (25) hayatını kaybettiğini belirledi. Bina önünde ve mahalle girişinde polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. İncelemenin ardından şahsın cenazesi otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Ekipler, gencin vücudunda herhangi bir darp ve kesici alet izine rastlanmadığı öğrenildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

"Hakkımızı alana kadar buradayız"

Güvenpark'ta 38 gün süren oturma eylemine sabaha karşı yapılan polis müdahalesinin ardından er şehit aileleri ve er gaziler, eylemlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı önüne taşıdı. Mağduriyetlerinin çözülmesini isteyen gaziler, "Biz öcü değiliz, haklarımızı alana kadar hiçbir yere gitmiyoruz" diyerek kararlılık mesajı verdi

20.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
"Hakkımızı alana kadar buradayız"
"Hakkımızı alana kadar buradayız"
Türkiye'nin 81 ilinden hak arayışı için başkente gelen er şehit aileleri ve er statüsündeki gazilerin adalet çığlığı büyüyor. Ankara Güvenpark'ta tam 38 gündür rütbe farkı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle nöbet tutan aileler ve gaziler, sabaha karşı düzenlenen bir şafak operasyonuyla alandan uzaklaştırıldı. 
 
Karga tulumba otobüslere bindirilerek Bilkent Gazi Uyumevi'ne götürülen gazi ve şehit yakınları, buradaki kısıtlamalara ve barınma sorunlarına tepki göstererek eylemlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı önüne taşıdı.

Park bariyerlerle kapatıldı

Ağustos ayının ortasından bu yana Ankara'nın göbeğinde seslerini duyurmaya çalışan gazilere, dün sabah saat 04.45 sıralarında yüzlerce polisin katıldığı bir operasyon yapıldı. Yataklarında uyuyan şehit anaları ve uzuvlarını terörle mücadelede kaybetmiş gaziler, polis zoruyla parktan çıkarıldı. Müdahalenin ardından tarihi Güvenpark tamamen boşaltılarak demir bariyerlerle abluka altına alındı.
 
Operasyonun ardından açıklama yapan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, yaşanan muameleye sert tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

"Sabahın köründe sanki terörist alıyormuş gibi çok ağır bir müdahaleyle karşılaştık. Biz bu ülkenin onuru için askere gittik, bedel ödedik. Bizi kaldırıp Bilkent Gazi Uyumevi'ne kilitlediler, orada adeta rehin tutulduk. Biz öcü değiliz, diyaloğa kapalı değiliz. Bu sorun çözülene kadar alanlardayız. Ya öleceğiz ya da hakkımızı alacağız."

"Sosyal haklara gelince herkes sırtını dönüyor"

Eyleme katılan er gaziler ve destek veren polis gazileri, TSK bünyesindeki rütbeli subay/astsubay gaziler ile er/erbaş gaziler arasında yaratılan derin uçuruma dikkat çekiyor. Güneydoğu'da ve sınır ötesi operasyonlarda aynı kurşuna göğüs gerdiklerini belirten kahramanlar, sağlık ve protez yardımlarında dahi ayrımcılık yapıldığını vurguluyor.
Alana destek için gelen bir polis gazisi, içerideki durumu şu sözlerle özetledi:
 
"Bu çocuklar 20 yaşında, fidan gibi askere gitti; dağda bacağı, kolu, gözü koptu. Sosyal haklara gelince herkes sırtını dönüyor. Bir subay gazi en iyi sağlık koşullarından, göz, diş, ayak protezi imkanlarından sonuna kadar faydalanıyor. Bizim er gazimiz ise protezini kredi kartından borç alarak yaptırmaya çalışıyor. Şehit erin annesi orduevine kapıdan giremezken, rütbeliler yedi göbek ailesini sokuyor. Adalet bunun neresinde?"

Bakanlık önünde kamp kuruluyor

Bilkent'teki uyumevinden çıkışları yapılan ve kalacak yer bulamayan gaziler ile şehit yakınları, eylemlerinin 39. ve 40. gününde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı binası önünde toplandı. 
 
Bakanlık yetkilileriyle görüşmek üzere gazi ve şehit yakınlarından oluşan küçük bir heyet binaya kabul edildi. Bakanlık içinde müzakereler sürerken, dışarıda bekleyen kitle sorunlarına kesin bir çözüm getirilmediği takdirde bakanlık önüne kamp kuracaklarını ilan etti.

Gazilerin temel talepleri neler?

Meclis'ten geçen son kanun tekliflerinin beklentilerini karşılamadığını ve adeta "bir parmak bal çalmaktan" ibaret olduğunu belirten Er Şehit ve Gaziler Platformu taleplerini şu şekilde sıralıyor:
 
Emsal Statü ve Hak Eşitliği: Rütbe ayrımı yapılmaksızın tüm şehit yakınları ve gazilere eşit özlük, maaş ve tazminat haklarının verilmesi.

Medikal ve Protez Güvencesi: Uzuv eksikliği bulunan gazilerin ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojili protez ve medikal ürünlerin, hiçbir Contribution (katkı payı) veya borçlanma olmaksızın devlet tarafından karşılanması.

Cumhurbaşkanlığına Bağlı Daire Başkanlığı: Şehit ve gazi işlemlerinin siyaset üstü bir anlayışla yürütülmesi amacıyla, Aile Bakanlığı bünyesinden çıkarılarak doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı müstakil bir daire başkanlığı kurulması.

Rojin’in dosyasında 59 dakikalık gizem

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş soruşturmasında sarsıcı bir son dakika gelişmesi yaşandı. Genç kızın cep telefonunda, kaybolduğu anlarda tam 59 dakika boyunca hiçbir veri akışı olmadığı, ardından sabaha kadar internet kullanımının devam ettiği ortaya çıktı. Aile avukatı, "O saatten sonra telefonu katiller kullandı" dedi

20.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Rojin’in dosyasında 59 dakikalık gizem
Rojin’in dosyasında 59 dakikalık gizem
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş'in ölümünün üzerindeki sır perdesi, dijital incelemelerden elde edilen yeni bulgularla aralanıyor. İspanya ve Çin'deki siber laboratuvarların ardından şifresinin kırılması için Mersin'deki adli bilişim uzmanlarına gönderilen cep telefonuna ait internet trafik dökümleri, soruşturmanın seyrini kökten değiştirecek cinsten.

Tam 59 dakika sustu, sabaha kadar çalıştı

Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut'un kamuoyuyla paylaştığı son verilere göre, Rojin'in kaybolduğu gün cep telefonunda 19.04 ile 20.03 saatleri arasında hiçbir veri akışı gerçekleşmedi. Genç kızın sahilde kaybolduğu ana kadar aktif şekilde sosyal medya (WhatsApp veya Instagram) üzerinden görüşmeler yaptığı belirlenirken, bu bir saatlik dilimde cihaz tamamen sessizliğe gömüldü.

Asıl dikkat çeken ayrıntı ise bu sessizliğin hemen ardından başladı. Saat 20.03'ten ertesi sabah 09.00'a kadar Rojin'in internet paketi üzerinden yoğun bir veri akışı tespit edildi.

"Telefonu Rojin değil, onu kaçıranlar kullandı"

Bulguları değerlendiren avukat Abdurrahman Karabulut, cinayet şüphesini açıkça ortaya koyan şu açıklamayı yaptı:

"Rojin son kaybolduğu noktaya gidene kadar telefonla görüşüyordu. Ancak 19.04 ile 20.03 arası bir kesinti var. Ne olduysa tam o esnada oldu. Saat 20.03'ten sonra sabaha kadar kendisini arayan onlarca kişi olmasına rağmen bu aramalar yanıtsız kaldı ancak internetten veri akışı devam etti. Bu durum, telefonun o dakikadan itibaren Rojin'i kaçıran veya öldüren faillerin elinde olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Telefon açık olsaydı, Rojin gelen aramalara mutlaka yanıt verirdi."

Aileden "JASAT" ve deniz araçları talebi

Soruşturmada çember daralırken aile, dosyanın emniyetten alınarak bu tür spesifik olaylarda uzmanlaşmış olan JASAT'a (Jandarma Suç Araştırma Timi) devredilmesini talep etti. Ayrıca olayın yaşandığı saatlerde Van Gölü'nde bulunan tüm deniz araçlarının ve teknelerin de şüpheli sıfatıyla mercek altına alınması istendi.

DNA soruşturması genişliyor: Hedef 2 bin 500 kişi

Daha önce Adli Tıp Kurumu raporlarında Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinde ve mahrem bölgelerinde iki farklı erkeğe ait DNA kalıntıları saptanmıştı. Bugüne kadar şüpheli sıfatıyla 600'e yakın kişiden alınan DNA örnekleri bu kalıntılarla eşleşmedi. Cumhuriyet Savcılığı'nın, bölgedeki şüpheli profilini büyüterek DNA incelemesini 2 bin 500'ün üzerinde kişiye yaymayı hedeflediği öğrenildi.

Kilitlenen 10 haneli ekran şifresi nedeniyle küresel siber firmalarının dahi açmakta zorlandığı telefonun, Mersin'deki yerli teknik bilirkişiler tarafından tamamen kopyalanması halinde, 27 Eylül'deki o karanlık gecenin tüm sorumlularının açığa çıkarılması bekleniyor.

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı

20.08.2026 14:42:00
Haber Merkezi
 
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı.
Davete 5 siyasi parti genel başkanının katılacağını ifade eden Önder, bu toplantının 'ittifak anlaşması' olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, "Türkiye'nin bir milli ittifaka ihtiyacı vardır ama henüz konuşulmamış, anlaşılmamış mevzuların kamuoyunda konuşulmuş, anlaşılmış gibi gösterilmesini doğru bulmuyoruz" dedi. Önder şunları söyledi;
"Önümüzdeki cumartesi günü Ankara'da beş siyasi parti genel başkanı bir yemekte bir araya gelecek. Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ'ın daveti ve organizasyonuyla yapılan bu yemeğe Sayın Genel Başkanımız Hüseyin Baş Bey de katılacak. Bu toplantının yapılacak olmasının kamuoyuna yansıması üzerine kamuoyunda bu 5 partinin ittifak konusunda anlaştığı, yemeğe katılmayan partilerin ittifaka katılmak istemediği gibi bir algı oluşturulduğunu ve bu yönde tartışmalar yürüdüğünü görmekteyiz.

"Bu, ilk aşamada yapılan bir istişare toplantısıdır"

Öncelikle şunu ifade edelim: Bu, ilk aşamada yapılan bir istişare toplantısıdır. Elbette ki Türkiye'nin bir milli ittifaka ihtiyacı vardır. Bu ittifakın belli ilkeler üzerinde oluşturulması gereklidir. Tabii ki de Cumhuriyet'in kurucu değerleri, üniter yapımızın muhafaza edilmesi, millî birlik ve beraberliğimizin korunması, bu ilkeler üzerinden bir ittifakın şekillenmesi Türkiye için yakıcı bir ihtiyaçtır. Henüz konuşulmamış, anlaşılmamış mevzuların kamuoyunda konuşulmuş, anlaşılmış ve burada olmayanların da sanki buna tepki gösteriyor, buna uzak durmaya çalışıyor, ittifak yapmak istemiyor gibi bir algı oluşturulmasını biz doğru bulmuyoruz. Türkiye'nin ittifaka ihtiyacı var. Hem de çok daha geniş çaplı bir ittifaka, bütün millî duruş sahibi olan siyasi partilerin katılacağı bir ittifaka ihtiyacı var."

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı

20.08.2026 13:00:00
AA
 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan ülke nüfusu, bu yılın ilk 6 ayında 228 bin 434 kişi arttı. Nüfus, 1 Mayıs-1 Temmuz döneminde de 123 bin 904 kişi yükseldi.

Böylece ülke nüfusu, 1 Temmuz itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı.

Erkek nüfusun oranı yüzde 50,01 (43 milyon 170 bin 975 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,99 (43 milyon 149 bin 627 kişi) olarak kaydedildi.

MSB: Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için, İsrail'in pervasız saldırılarına son vermesi elzemdir

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışma ve katkıların kararlılıkla devam edeceğini bildirdi

20.08.2026 12:20:00
AA
 
MSB: Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için, İsrail'in pervasız saldırılarına son vermesi elzemdir
MSB: Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için, İsrail'in pervasız saldırılarına son vermesi elzemdir
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışma ve katkıların kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Kocaeli'de bulunan TCG Koçhisar gemisinde düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında, TCG Anadolu, TCG İstanbul ve TCG Burgazada başta olmak üzere birçok geminin vatandaşların ziyaretine açıldığını, SAT ve SAS timleri tarafından özel gösteriler icra edileceğini söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), terörle mücadelesine, sınırları korumaya, karada, denizde ve havada ülkenin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam ettiğine vurgu yapan Aktürk, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda geçtiğimiz hafta içerisinde, 3 PKK'lı terörist teslim olmuştur. Hudutlarımızda, yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4'ü terör örgütü mensubu olmak üzere 588 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 8 bin 530'a ulaşmış, engellenen 1059 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 46 bin 577 olmuştur."

Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in, TSK Komuta Kademesi ile bugün TEKNOFEST Mavi Vatan'a katılım sağlayacağını ifade etti.

İsrail
Tuğamiral Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında, Gazze'deki ağır insani durumun giderilmesi ve yeniden inşa sürecinin önünün açılmasının, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

İsrail'in, Gazze Planı'nı reddetmesi ve bölgedeki saldırılarını sürdürmesinin, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için yürütülen çabaları baltaladığına dikkati çeken Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İsrail, imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırılarına ve askeri faaliyetlerine devam etmekte, Suriye'ye yönelik son saldırılarıyla da bu ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini hedef almaktadır. İsrail'in komşu ülkelere yönelik askeri müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir. Bölgenin geleceği, tek taraflı güç kullanımına değil, uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışı üzerine inşa edilmelidir. Uluslararası toplumun da İsrail'in bölgesel barış ve istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha somut ve etkili tedbirler almasının elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Önceliğimiz, bölgemizin daha fazla çatışma ve istikrarsızlığa sürüklenmesinin önlenmesi, barış ve güvenliğin kalıcı hale getirilmesidir. Bu çerçevede, Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışmalarımız ve katkılarımız kararlılıkla devam edecektir."

Eğitim ve tatbikat faaliyetleri
Tuğamiral Aktürk, TSK'nin, birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığını belirterek, eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin de planlandığı gibi devam ettiğini söyledi.

Bu kapsamda, 4-14 Ağustos arasında Letonya'da icra edilen Baltic Trust Karşı Dron Tatbikatı'nın başarıyla tamamlandığını bildiren Aktürk, şunları kaydetti:

"NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) çerçevesinde İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Montecucoli tarafından 23-25 Ağustos tarihleri arasında Antalya'ya liman ziyareti gerçekleştirilecektir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız tarafından TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında 19 Ağustos'ta TCG Anadolu dahil 10 gemi ve deniz hava unsurlarının katılımı ile İzmit Körfezi'nde tören geçişi icra edilmiştir. Diğer yandan Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca bugün muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Karadeniz'de eğitim uçuşu icra edilecek, NATO kapsamında Romanya hava sahasında gerçekleştirilecek Entegre Hava ve Füze Savunma faaliyetine 2 adet F-16 ile katılım sağlanacaktır. Konya Bilim Festivali çerçevesinde 23 Ağustos'ta Türk Yıldızları akrobasi timimiz tarafından Konya'da, Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ise 23 Ağustos'ta Ahlat'ta, 24 Ağustos'ta Malazgirt'te SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları yapılacaktır."

Savunma sanayi
Tuğamiral Aktürk, savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle TSK'nın güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Bu kapsamda, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından hafta içerisinde çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatının yapıldığı bilgisini veren Aktürk, şunları ifade etti:

"Savunma sanayisindeki başarılı çalışmalarını uluslararası alanda aldığı ödüllerle taçlandıran MKE, KBRN ürünlerinin tanıtımı amacıyla hazırladığı filmle, 60'tan fazla ülkeden şirketlerin yarıştığı 23'üncü Stevie Awards Uluslararası İş Dünyası Ödülleri'nde video kategorisinde 'Altın' ödüle layık görülmüş ve dünyada bu başarıya ulaşan tek savunma sanayi firması olmuştur. Bu önemli başarı dolayısıyla MKE'yi ve emeği geçen tüm çalışanlarını tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz."

Aktürk, Milli Savunma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen "Kahramanım Mehmetçik ve Vatan" konulu resim yarışmasının halk oylamasının tamamlandığını kaydetti.

Öğrencilerin bayrağa, vatana ve Mehmetçiğe duydukları sevgi ve bağlılığı sanat yoluyla ifade ettikleri yarışma kapsamında, ilkokul ve ortaokul kategorilerinde gerçekleştirilen halk oylamasının ardından dereceye giren eserlerin belirlendiğini aktaran Aktürk, yarışma sonuçlarının yarın MSB ve MEB'in resmi sosyal medya hesapları üzerinden duyurulacağını açıkladı.

Aktürk, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli, Emniyet Teşkilatının Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli ile güvenlik korucularının muvazzaf ve emeklilerine yönelik 3713 sayılı Kanun kapsamındaki başvuruların e-Devlet Kapısı üzerinden 1 Eylül itibarıyla alınacağını söyledi.

Başvuru sahiplerinin, terör sonucu yaralanma olayına ilişkin bilgileri sisteme kaydetmeleri ve varsa ellerinde bulunan bilgi ve belgeleri yüklemelerinin yeterli olacağını belirten Aktürk, başvuruların yalnızca e-Devlet Kapısı üzerinden kabul edileceğini ifade etti.

Soru-cevap
TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Kocaeli'de bulunan TCG Koçhisar gemisinde düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun dün art arda gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinin sorulması üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ülkemiz bölgesel güvenlik diplomasisinin merkezi haline gelmiştir. Bu kapsamda, askeri diplomasi alanında hem Sayın Bakanımız, hem de Sayın Genelkurmay Başkanımız, bölgesel güvenlik ve istikrar için muhataplarıyla görüşmeler gerçekleştirmektedir. Sayın Genelkurmay Başkanımızın dün gerçekleştirdiği görüşmeler bu kapsamda değerlendirilmelidir." ifadeleri kullanıldı.

İsrail'in Suriye'deki hava üssüne saldırısı
Bakanlık tarafından, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur askeri hava üssüne yönelik saldırılarına ilişkin sorulara karşılık, şu açıklama yapıldı:

"İsrail'in, Ebu Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırı Suriye'nin istikrarına, güvenliğine, ülkenin birlik ve bütünlüğüne, aynı zamanda altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylemdir. Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz. Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için İsrail'in bu tür pervasız saldırılarına son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi elzemdir. Suriye'nin 'tek ordu' ilkesi çerçevesinde kendi altyapı ve askeri kapasite inşası faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz."

Basın mensuplarının Yunanistan tarafından Ege Denizi'nde ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi'ne yönelik soruları üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Yunanistan tarafından Ege Denizi'ni de kapsayacak şekilde ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi'ni yakından takip ediyoruz. Söz konusu düzenleme, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan'a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil olmak üzere ülkemiz açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmamakta ve tutumumuzu etkilememektedir. Ülkemiz, Ege Denizi'ndeki hak, alaka ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde koruma konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Bununla birlikte Türkiye, Ege'nin iki kıyıdaş ülkesi arasında sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde çözülmesinden ve bölgede barış, istikrar ve işbirliğinin geliştirilmesinden yanadır."

Domates serasında zehirlenenlerin sayısı 33'e yükseldi

Afyonkarahisar'da ilaçlama yapılan domates serasında zehirlenerek hastaneye kaldırılanların sayısı 33'e yükselirken, sayının artmasından endişe ediliyor

20.08.2026 12:06:00 / Güncelleme: 20.08.2026 12:09:07
İHA
 
Domates serasında zehirlenenlerin sayısı 33'e yükseldi
Domates serasında zehirlenenlerin sayısı 33'e yükseldi
Olay, dün kent merkezine bağlı Erkmen beldesi Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Alarko Tarım'a ait Alsera isimli domates ve sebze serasında meydana geldi. İddiaya göre, serada domates hasadının sona ermesinin ardından haşere ve zararlılara karşı 2 gün önce ilaçlama yapıldı.

2 gündür izinli olan işçiler dün firma tarafından üretim için seraya çağrıldı. Dün sabah iş başı yapan 80'e yakın işçiden bazıları kusma ve ateş şikayetiyle amirlerine başvurdu. Bunun üzerine birkaç çalışan, iş yeri tarafından özel araçlar ile hastanelere gönderildi. Ardından durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilerek yardım istendi.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen AFAD'a bağlı özel kıyafetli Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) ekipleri tarafından özel cihazlarla kontrole tabi tutuldu. Gazdan etkilendikleri belirlenen 24 işçi, ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.



Serada üretime geçici olarak ara verildi

Dün akşam ve gece saatlerinde başka çalışanların da rahatsızlanıp hastanelere başvurması sonucu zehirlenen işçilerin sayısı 33'e yükseldi. Hastanelere başvuran kişilerin birkaç saat süren tedavilerinin ardından bir süre gözlem altında tutulduktan sonra taburcu edildikleri belirtildi.

Hastaneye başvuran kişilerin genellikle kısma ve şiddetli baş ağrısı gibi şikayetlerde bulundukları öğrenilirken sayının artmasından endişe ediliyor.

Olayla ilgili savcılık tarafından başlatılan soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Öte yandan, zehirlenme olayının yaşandığı serada geçici olarak üretime ara verildiği belirtildi.

İBB davasının 67. duruşması sona erdi

53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 67. duruşmasında bazı tutuksuz sanıkların savunması alındı

20.08.2026 00:52:00
AA
 
İBB davasının 67. duruşması sona erdi
İBB davasının 67. duruşması sona erdi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, savunması alınan, "İstanbul Senin" uygulamasını yapan şirketin sahibi tutuksuz sanık İsmet Koyun, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, bunlardan dolayı üzüldüğünü söyledi.

Sanığın çapraz sorgu sırasında söz alan Ekrem İmamoğlu, "'İstanbul Senin' uygulaması üzerinden bir veri sızdırmamız mümkün müdür'" sorusunu Koyun'a yöneltti.

Koyun, soruya karşılık, böyle bir şeyin mümkün olmadığını söyledi.

"Hiçbir iletişimimin olmayan kişiyle örgüt hiyerarşisinde olmam hayatın olağan akışına aykırıdır"

Tutuksuz sanıklardan eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner, kendisine yöneltilen "örgüt üyeliği" suçlamasına ilişkin, iddianamedeki şemada sanık Hüseyin Gün'ün hiyerarşisinde göründüğünü ancak Gün ile hiçbir emir ve talimat ilişkisinin olmadığını savundu.

Hüseyin Gün bugün bu salondaysa da onu hiç tanımadığını, karşılaşmadıklarını, bir araya gelmediklerini ifade eden Özgüner, "Dava sürecinde gündeme gelen İBB'de bir ekip toplantısı süreci var. İBB'nin üç ana kampüsü var. Bu toplantı 2019'da İBB'nin Kasımpaşa Yerleşkesi'nde yapılmıştır. Benim çalışma ofisim de buradadır. Ben bu toplantıya davet edilmedim ve katılmadım ama o gün orada aynı binada olmamızdan ötürü ortak baz vermişiz. Hiçbir iletişimimin olmayan bir kişiyle örgüt hiyerarşisinde olmam hayatın olağan akışına aykırıdır." savunmasını yaptı.

Özgüner'in savunma yaptığı sırada söz alan avukatı, 9 Temmuz'daki duruşmada müvekkili hakkında iddianamenin 13. eyleminde bulunan, "İBB Hanem" uygulamasında yer alan vatandaş verilerinin sızdırıldığı iddiasına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına "kişisel verilerin kaydedilmesi" ile "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından suç duyurusunda bulunulmasına hükmedildiğini hatırlatarak, istenmesi halinde sanığın bu konuda da savunma yapabileceğini söyledi.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, "Biz bildirdik. Savcılık iddianame düzenler, dava açarsa ek savunma alırız." dedi.

Özgüner, bazı sanıkların savunma ve dava sürecinde sürekli kaçak güreştiklerini ve ciddi bir iftira sürecine girdiklerini, kendisinin de bir iftiracı olarak lanse edildiğini söyledi.

Ekrem İmamoğlu, sanık Özgüner'e soru sormak için söz aldı.

İmamoğlu, çalıştığı süre boyunca bir suç örgütünün varlığına ilişkin bir izlenimi olup olmadığını sordu.

Özgüner, "Ben o konuda net bir şey söyleyemem başkanım ama ben bir suç örgütü üyesi değilim. Var ya da yok diye bir şey söyleyemem." dedi.

İmamoğlu, Özgüner'in çelişkili cevaplar verdiğini dile getirerek, "Erol Bey, ne oldu size'" diye sordu. Bunun üzerine mahkeme başkanı, Özgüner'e bu soruya cevap vermek zorunda olmadığını belirterek, böyle bir sorunun sorulamayacağını söyledi.

KOBİL yazılım geliştirme uzmanı tutuksuz sanık Abdullah Uygun, İstanbul Senin uygulaması içerisinde kişisel verileri hukuka aykırı kaydetmek ve yurt dışına sızmasını sağlamakla suçlandığını belirterek, uygulamanın 2025 yılının Ekim ayı itibarıyla da 3,5 milyon kayıtlı kullanıcıya ulaştığını, bu sürenin tamamında kendisinin yalnızca bir çalışan olarak yazılım ekiplerinin teknik yönetimi ve koordinasyonundan sorumlu olarak görev yaptığını anlattı.

İstanbul Senin uygulamasının çalışması için gereken yazılımların, İBB'ye ait Başakşehir Veri Merkezi'nde bulunan ve İBB yönetimindeki sunucularda tutulduğunu, söz konusu veri tabanlarının yönetimi ve denetimi İBB tarafından gerçekleştirildiğini belirten Uygun, savunmasını şu şekilde sürdürdü:

"Teknik Ekipler Koordinatörü olarak benim görevim yazılım altyapısının bakımı ve güncellenmesinin sağlanması, teknik sorunların giderilmesi ve tüm ekipler arasındaki koordinasyonun sağlanmasından ibarettir. Bu görev ve sorumluluklar kişisel verilerin bulunduğu sunuculara ve veri tabanlarına erişim yetkisine sahip olduğum anlamına gelmemektedir. İBB'nin sunucularına ve veri tabanlarına benim hiçbir zaman erişim yetkim olmadı. Benim hakkımda kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, ele geçirilmesi veya yayılması suçuna dahil olduğum iddia edilmektedir. Ancak benim tarafımdan bu kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedildiğini, benim şahsen bunları ele geçirdiğimi ve yaydığımı gösteren hiçbir somut delil bulunmamaktadır. Bütün bu süreçte ilgili tüm makamlarla işbirliği içinde oldum. Suçsuzluğumun ve hakkımdaki gerçeklerin yargılama sürecinde ortaya çıkacağına her zaman inandım. Ben KOBİL'de teknik ekiplerin koordinasyonundan sorumlu olarak çalışan bir teknoloji profesyoneliyim. Ben kişisel verileri hukuka aykırı kaydetmedim, ele geçirmedim veya yaymadım."

Duruşmada, tutuksuz sanıklar Emin Türe, Emre Manav, Özgür Türkmen, Metin Gül, Erhan Ünal, Nahit Kiler, İsmet Koyun, Naim Erol Özgüner, Abdullah Uygun, Hüsnücan Şen, İdris Yıldırım, Onur Büyükhatipoğlu, Hüseyin Yurddaş ve Mahir Gün savunma yaptı.

Yaklaşık 13 saat süren, tutuksuz 14 sanığın ile avukatlarının dinlendiği duruşma, savunmaların alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Bu arada duruşmada, toplam 34 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.