logo
17 EYLÜL 2026

Merhamet ve merhamette ölçü -2

Peygamber Efendimiz, birçok geceler ümmeti için ağlar; onların kurtuluşu için dua ederdi

17.09.2026 00:13:00
Haber Merkezi
 
Merhamet ve merhamette ölçü -2
Merhamet ve merhamette ölçü -2
"Peygamber Efendimiz, birçok geceler ümmeti için ağlar; onların kurtuluşu için dua ederdi.

Tâif'te taşlanarak kovulduğunda zar zor kendisini bir bahçeye attı. Tarihe 'Şekvâi Muhammedî' diye geçen duasında, Allah'a hâlini arz etti de ümmetini şikâyet etmedi.

Ardından, Cenab-ı Hak, melek yolladı. "Ey Muhammed! Beni, Allah yolladı. İster misin, şu iki dağı başlarına yıkayım?" diyen, meleğin bu sözüne karşılık ağlamaya başlayan Hz. Peygamber, "Allah'ım! Kavmime hidayet et. Muhakkak ki, onlar bilmiyorlar" diyerek ümmetine kalkan oluyordu.

Diğer yandan, ashabına, yaptıkları hatalar karşısında serzenişte bulunduğu olurdu. Hatta celâllendiği yüzünden belli olurdu. Yüzü kıpkırmızı olur, şakağında damarı belirginleşirdi. Sonra da "size ne oluyor ki…" şeklinde birçok serzenişi vakidir.







Fakat O'nun hata eden bir insana kızması da aynı şekilde bir kalkan olmuştur; merhametin ta kendisidir. Zira Habibi incindi diye Allah gazap ederse o insan çok büyük zarar görecektir. O yüzden, büyük insanlar, bazen dua gözyaşlarıyla; bazen uyarılarıyla insanlara gazab-ı ilâhiden etkilenmemeleri için kalkan olurlar.

(Bu konu tasavvufta 'Gayretullah' olarak geçmektedir. İnsan-ı kâmiller üzerine titreyen Cenab-ı Hak; onların yakınlığıyla sevinmiş; onlarla insanlara tasarruf etmiş; onlarla âleme nazar etmiştir: "Kim ki bir veli kuluma düşmanlık ederse ona harb ilân ederim" buyuruyor.

İşte bu sebeple, Hak dostlarının Cenab-ı Hak ve insanlarla çok ince ve hassas diyalogları vardır. İnsanlara, Allah'ı tanıtmak ve sevdirmek vazifeleridir. Fakat bunu yaparken kendilerinin değerini bilmeyerek kötülükte bulunanlar olacaktır.

İşte Cenab-ı Hakk'ın cezalandırmaması için bu insanların gönlünü almaya, açmaya; ya da Hakk'a dönüp yalvarmaya çalışırlar. Yahut da, ceza verir ki bu yönleri de, ne kadar fedâkârane bir yapıya sahip olduklarının bir başka göstergesidir.







Bir gün Abdülkâdir Geylâni Hazretleri abdest alırken bir kuş, üzerine pisler. Dönüp bir nazar ederler; fakat kızmadan. Allah, kuşun canını alır. Hz. Pir ağlayarak kaftanını temizler ve müritlerine verir. "Satın da tasadduk edin. Belki Allah, beni affeder" buyurur.

Kızmadığı halde gayretullaha dokunuyor. Buna rağmen de suçu kendinde görecek kadar hassas olduğunu görüyoruz. İnsan ister istemez şunu düşünüyor; velinin kızmadan baktığı kuşun canını alan Allah; o veli kulunun muhabbetle bir kez ve bir an nazar ettiği insanları acaba hangi nimetlerle mükâfatlandırır?

Başka bir örnek: Bir devirde, bir veliye birileri acaba veli midir, diye denemek için bir tokat atıyorlar. O da mukabele edince, ilk vuran niçin mukabele ettiğini sorduğunda, "Gayretullaha dokunur da Allah vurursa fena vurur; onun için ben vurdum" buyuruyorlar.

Görüldüğü üzere, her iki tavır farklı ve zıt görünse de neticede merhametin bir tecellisinden başka bir şey değildir.







Bu örneklerden sonra şöyle bir sonuç ortaya çıkacaktır: Resulullah'ın ahlakında asıl ölçü, tavırları değil; her an Allah'la oluşudur.

O'nun ahlakının temeli insana dayanır. "Peki, sonraki devirlerde insanlar kime, nasıl tavır koyacaklarını nasıl tespit edecekler?" şeklinde bir soru aklımıza gelebilir.

Cevaben deriz ki: Vahiy yalnız peygamberlere gelir. İlham ise samimi Müslümana Allah'ın lütfudur. Vahiy ile ilham arasında fark olmakla beraber, kaynaklarının aynı olduğunda şüphe yoktur.

Öyleyse; Resulullah'ın ahlakını anlayıp yaşamak, Yüce Allah'a yakın olmaya bağlıdır. Yoksa O'nun ahlak hakkında çokça hadis veya malumat bilmek, insanı güzel ahlaka erdirmez; her pozisyonda gerekli tavrı koymasına yardımcı olmaz." (Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmet-el lil Alemin eserinden)

Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi

Antalya'da Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturmada hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi. Sanığın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi

16.09.2026 13:51:00
İHA
 
Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi
Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi
Olay, 14 Eylül 2025 gecesi Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi'ndeki bir restoranda meydana geldi. Alkollü olarak işletmeye geldiği belirtilen Ceyhun B., içeri alınmaması üzerine işletme sahibi Haluk Altın ile tartıştı. Çalışanların araya girmesiyle taraflar ayrıldı. Bir süre sonra restorana geri dönen Ceyhun B., yanında getirdiği tabancayla Haluk Altın'a ateş etti. Ağır yaralanan Altın için 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunuldu. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Haluk Altın, doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Altın'ın cansız bedeni, incelemelerin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Hayatını kaybeden Haluk Altın'ın 1969-1977 yılları arasında Trabzonspor forması giyen Mehmet Cemil Altın'ın oğlu olduğu öğrenildi.






Olayın ardından çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Ceyhun B'yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ceyhun B.'nin ilk ifadesinde alkol almak için restorana geldiğini, içeri alınmayınca sinirlenerek Haluk Altın'a ateş ettiğini söylediği öğrenildi. Ceyhun B., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Müebbet hapis talebi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturma tamamlandı. Ceyhun B. hakkında "kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından hazırlanan iddianame, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, sanığın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle, ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise ayrıca cezalandırılması talep edildi.

"Benim Haluk'u vurma niyetim yoktu"

Ceyhun B., iddianamede yer verilen savunmasında Haluk Altın'ın babasının arkadaşının oğlu olduğunu ve ailece görüştüklerini söyledi. Olay gecesi kız arkadaşı ve iki arkadaşıyla restorana gittiklerini belirten Ceyhun B., Haluk Altın'ın kendisinden arkadaşlarını bırakıp geri gelmesini istediğini öne sürdü. Arkadaşlarını evlerine bıraktıktan sonra restorana döndüğünü anlatan Ceyhun B., işletmenin girişinde Haluk Altın'ın kendisine hakaret ettiğini, ardından Altın ve iki işletme çalışanı tarafından tekme ve yumruklarla darbedildiğini iddia etti. Darp sürerken araca doğru kaçtığını savunan sanık, torpido gözünde bulunan ruhsatsız tabancayı kendisini korumak amacıyla aldığını ve havaya ateş etmek istediğini ileri sürdü. Çevredekilerin silahı elinden almaya çalıştığını belirten Ceyhun B., "O anki boğuşma esnasında silah iki defa ateş aldı ve Haluk iki defa vuruldu. Benim Haluk'u vurma niyetim yoktu. Kendimi savunma amaçlı silaha yeltenmiştim" dedi.

Haluk Altın vurulduktan sonra başına bir cisimle vurulması sonucu bayıldığını öne süren Ceyhun B., kız arkadaşından öğrendiği kadarıyla iki işletme çalışanının kendi tabancasıyla kendisine ateş etmek istediğini ancak silahın tutukluk yaptığını iddia etti. Kendisini darbettiğini ileri sürdüğü kişilerden şikâyetçi olduğunu belirten Ceyhun B., "Haluk'un istemeden ölümüne sebep olduğum için pişmanım. Bildiğim kadarıyla tabancamda 3 tane mermi vardı, öyle hatırlıyorum" ifadelerini kullandı. Ceyhun B., ruhsatsız tabancayı 4-5 yıl önce kimliğini hatırlamadığı bir kişiden satın aldığını da söyledi.









"Vuruldum" diye bağırdı

Ceyhun B'nin kız arkadaşı Eda Ö. ise verdiği ifadede, arkadaşlarını bıraktıktan sonra Ceyhun B'nin Haluk Altın'ı telefonla arayarak, "Ağabey, 15 dakikaya geliyorum, konuşalım" dediğini, Altın'ın da "Yalnız gel" karşılığını verdiğini anlattı. Ceyhun B. ile birlikte restorana gittiklerini belirten Eda Ö., sanığın kendisine araçta beklemesini söylediğini, bir süre sonra işletmeden bağrışmalar duyduğunu ifade etti. Eda Ö., Ceyhun B'nin aracın ön yolcu koltuğunun altından siyah renkli tabancayı çıkardığını, çevredekilerin silahı elinden almaya çalışması sırasında arbede yaşandığını söyledi. Kaç el ateş edildiğini hatırlamadığını belirten Eda Ö., Haluk Altın'ın "Vuruldum" diye bağırdığını anlattı.

Vücudunda üç mermi giriş yarası bulundu

Otopsi raporunda Haluk Altın'ın vücudunda 3 mermi giriş ve bir çıkış yarası bulunduğu, yaralanmaların tamamının öldürücü nitelikte olduğu belirtildi. Yaralardan ikisinin çok yakın mesafeden, birinin ise uzak mesafeden yapılan atışla uyumlu olduğu kaydedildi. Altın'ın iç organları ile büyük damarlarının zarar görmesi sonucu oluşan iç kanama nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.İHA

Fabrikada çıkan yangın korkuttu

Bursa'da fabrikada çıkan yangın korkuttu. Yangına hızlı müdahale eden Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, alevleri büyümeden söndürdü

16.09.2026 13:37:00
İHA
 
Fabrikada çıkan yangın korkuttu
Fabrikada çıkan yangın korkuttu
Yangın, Kestel ilçesi Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir fabrikada çıktı. Çıkış sebebi henüz bilinmeyen yangını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.






Olay yerine gelen polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle büyümeden söndürüldü.








Yangının çıkış sebebi araştırılıyor.






İstanbul Havalimanı'ndan uyuşturucu operasyonu: Şüpheli, pilot kıyafeti ile kaçtı

İstanbul Havalimanı'nda düzenlenen uyuşturucu operasyonunda piyasa değeri toplam 206 milyon TL olduğu değerlendirilen 51 kilo 500 gram kokain ele geçirildi. Şüpheli şahıslarından biri pilot kıyafeti ile havalimanından kaçtı

15.09.2026 13:15:00
İHA
 
İstanbul Havalimanı'ndan uyuşturucu operasyonu: Şüpheli, pilot kıyafeti ile kaçtı
İstanbul Havalimanı'ndan uyuşturucu operasyonu: Şüpheli, pilot kıyafeti ile kaçtı
İstanbul Havalimanı'nda 13 Eylül günü Meksika'dan Türkiye'ye gelen Orlando Antonio Vıana Florez isimli şahıs "Gümrüğe tabi eşyam yok" anlamına gelen Yeşil Hattı geçip giriş yapmaya çalıştı.






Gümrük Kontrol Noktasında görevli Gümrük Muhafaza Memurları tarafından durdurulan şahısın kabin bagajı X-RAY cihazından geçirildi. Şahsın kabin bagajında şüpheli yoğunluk tespit edildi.

İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Geliş Salonunda bulunan İstanbul Havalimanı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliğimizde yapılan kontroller sonucunda; 23 paket içerisinde toplam brüt ağırlığı 26 kilo 340 gram olan kokain olduğu tespit edildi.

Suça konu olayla bağlantısı olduğu düşünülen Andres Felipe Hıncapıe Arango ve Ivan Enrique De Castro Hernandez isimli şahıslar tespit edildi. Ivan Enrique De Castro Hernandez isimli şahıs pilot kostümü ile olmak üzere her iki şahıs havalimanından çıktığı belirlendi.








Otelde yapılan aramalarda 25 kilo 160 gram olan uyuşturucu madde daha çıktı

Çalışmaların devamında, Andres Felipe Hıncapıe Arango isimli şahıs ise yanında bulunan kabin valizini Meksika uyruklu Roberto Carlos Serrano Astorga isimli şahsın konaklama yaptığı otele teslim edip ayrıldığı tespit edildi.

Andres Felipe Hıncapıe Arango isimli şahıs konaklama yaptığı otelinde yakalandı. Kabin valizini teslim alan Roberto Carlos Serrano Astorga isimli şahıs ise valizi otel odasına bıraktığı ve otelden ayrıldığı öğrenildi. Şahsa ait otel odasında yapılan aramada; toplam brüt ağırlığı 25 kilo 160 gram olan uyuşturucu maddelerden Kokain olduğu düşünülen beyaz renkli toz madde tespit edildi.

Yakalanan toplam 51 kilo 500 gram uyuşturucu maddelerin yaklaşık olarak piyasa değerinin 206 Milyon TL olduğu öğrenildi. Şüpheli iki şüpheli şahıs sevk edildiği mahkemece tutuklanırken, diğer iki şüpheli ise aranıyor.

Kocaeli'nin can damarı Yuvacık Barajı'nda son durum

Kocaeli'nin içme suyu ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Yuvacık Barajı'nda doluluk oranı yüzde 40 olarak ölçülürken, Namazgah Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 53 olarak kayıtlara geçti

15.09.2026 12:40:00
İHA
 
Kocaeli'nin can damarı Yuvacık Barajı'nda son durum
Kocaeli'nin can damarı Yuvacık Barajı'nda son durum
İSU Genel Müdürlüğü verilerine göre, tam kapasitesi 51,13 milyon metreküp olan Yuvacık Barajı'nda mevcut su miktarı 20,57 milyon metreküp olarak hesaplandı. Bu verilere göre barajdaki doluluk oranı yüzde 40 seviyesinde ölçüldü.






Yaz döneminde yağışların yeterli düzeyde gerçekleşmemesi su havzalarındaki hareketliliği yakından takip ettirirken, geçtiğimiz yıl 8 Eylül'de ise barajdaki su seviyesi yüzde 31 olarak kaydedilmişti.








Öte yandan, yine İSU verilerine göre, kentin diğer önemli su kaynaklarından Namazgah Barajı'ndaki doluluk oranı da yüzde 53 olarak ölçüldü.






18 yıllık faili meçhul cinayette 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında işlenen ve 18 yıldır faili meçhul olarak kalan Sedat Ünal cinayetiyle ilgili gözaltına alınan 7 şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi

15.09.2026 12:17:00
İHA
 
18 yıllık faili meçhul cinayette 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
18 yıllık faili meçhul cinayette 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı, Ürgüp İlçe Jandarma Komutanlığı ve JASAT öncülüğünde oluşturulan özel ekip tarafından dosya yeniden ele alındı. Cinayete ilişkin yıllar önce elde edilen kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtları yeniden incelendi. Yapılan değerlendirmelerde, Ünal'ın olay gecesi son olarak görüldüğü ruhsatsız kumarhane ile cesedinin bulunduğu bölge arasındaki hareketlilik ve şüpheliler arasındaki irtibatlar yeniden mercek altına alındı.






Soruşturma kapsamında Ünal'ın öldürülerek atıldığı değerlendirilen bölgeye geldiği belirlenen Murat B.ve Hakan G. ile maktulle kumarhanede birlikte oyun oynadığı tespit edilen Durdu T. ve Yılmaz B., kumarhane işletmecisi Tahsin G. ile olay sırasında kumarhanede bulunan Tarkan G. ve Akif G. hakkında kasten öldürme suçundan işlem başlatıldı.









Kayseri ve Antalya'da eş zamanlı operasyon

Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz günlerde Kayseri ve Antalya'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler, jandarmadaki işlemleri için Nevşehir'e getirildi.









Jandarmadaki sorgu ve işlemleri tamamlanan 7 şüpheli, bugün geniş güvenlik önlemleri

Öte yandan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, 11 Eylül'de yaptığı açıklamada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal'ın dosyasının yeniden ele alındığını ve 7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlem başlatıldığını açıklamıştı.













Sağanak yağış Zonguldak'ta zor anlar yaşattı: Valilik uyardı

Zonguldak'ta aniden bastıran sağanak yağış vatandaşlara zor anlar yaşattı

14.09.2026 13:18:00
İHA
 
Sağanak yağış Zonguldak'ta zor anlar yaşattı: Valilik uyardı
Sağanak yağış Zonguldak'ta zor anlar yaşattı: Valilik uyardı
Zonguldak Valiliği, il genelinde kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini duyuruldu. Uyarıda, 14 Eylül 2026 saat 00.00'da başlayacak yağışlı sistemin saat 18.00'e kadar etkisini sürdüreceği belirtilerek sel, su baskını, yıldırım, heyelan, ulaşımda aksamalar ve kuvvetli rüzgar gibi risklere karşı dikkatli olunması istendi.






Valiliğin uyarısının ardından beklenen yağış sabah saatlerinden itibaren yüzünü gösterdi. Haftanın ilk gününde sokağa hazırlıksız çıkan vatandaşlar aniden bastıran sağanak nedeniyle zor anlar yaşadı. 






Yağmurdan korunmak isteyenler çareyi bina saçaklarının altına ve çevrede kurulan giysi pazarının çadırlarına sığınmakta buldu. Yanında şemsiyesi bulunan bazı vatandaşlar ise ıslanmamak için hızlı adımlarla yürümeye çalıştı.








Sabah saatlerinde aralıklarla etkisini gösteren sağanak yağışla birlikte zaman zaman şiddetini artıran rüzgar da günlük yaşamı olumsuz yönde etkiledi. Vatandaşların, valiliğin belirlediği saat olan 18.00'e kadar sürmesi beklenen yağışlı hava dalgasına karşı vatandaşların tedbiri elden bırakmamaları istendi.

Beşiktaş'ta İETT otobüsüyle iş makinesi çarpıştı:1'i ağır 5 yaralı

İstanbul Beşiktaş'ta seyir halindeki İETT otobüsüyle iş makinesi çarpışması sonucu 1'i ağır 5 kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı

12.09.2026 12:10:00
İHA
 
Beşiktaş'ta İETT otobüsüyle iş makinesi çarpıştı:1'i ağır 5 yaralı
Beşiktaş'ta İETT otobüsüyle iş makinesi çarpıştı:1'i ağır 5 yaralı
Kaza, saat 09.00 sıralarında Beşiktaş ilçesi Nispetiye Mahallesi Ahmet Adnan Saygun Caddesi üzerinde meydana geldi. Ortaköy istikametine seyreden İETT otobüsüyle iş makinesi çarptı. Kaza sonucu 1'i ağır 5 kişi yaralandı.






Olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılara ilk müdahale olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Polis ekipleri ise çevrede güvenlik önlemi aldı. 






Müdahalenin ardından yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazaya karışan otobüs çekici yardımıyla olay yerinden kaldırılırken, kazanın sebebine ilişkin inceleme başlatıldı.

Türkiye ve iç güvenlik

Milli Devlet kavramı, yeni dünya düzeninde küçük veya küçültülmüş devletlerden ve dağıtılmış milletlerden bahseden küreselleşme taraftarları için son derece tehlikelidir

12.09.2026 00:01:00
Haber Merkezi
 
Türkiye ve iç güvenlik
Türkiye ve iç güvenlik
Milli Devlet kavramı, yeni dünya düzeninde küçük veya küçültülmüş devletlerden ve dağıtılmış milletlerden bahseden küreselleşme taraftarları için son derece tehlikelidir.

Bu bağlamda milli birlik ve milli bütünlük, ne kadar korktukları iki esas ise; bunlarla ayakta duran "ulus devlet" de o derece globalizmi tehdit eden bir devlet tipidir.

Milli Devlet'in muhafazasında en önemli ve öncelikli unsur, elbette içteki birliğin temin edilebilmesidir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti farklı etnik gruplardan vücut bulmuştur.

Ancak gelenekleri, örf ve adetleri, siyaseti, dini, tarihi ve kültürü bir olarak bir medeniyet birikimi ile şekillenen Türk kimliğimiz, tüm etnik grupları bünyesinde toplamış, yekvücut ve tek kimlik haline getirmiştir; bunun adı Türk milletidir.







Artık burada farklılıklardan değil, tek olan bünyenin asla birbirinden kopartılamayacak ehemmiyeti haiz uzuvlarından, başından, elinden ve ayağından bahsedilebilir.

Gelinen bu noktada asırlarca bir arada, bu muazzez topraklar üzerinde yaşamış yüce milletimizin, hepsi eşit haklara sahip kardeşler olan aziz fertlerinin hangi etnik gruba mensup olduğunun bir önemi kalmamıştır.

Bizim kendi içimizde hallettiğimiz bu mesele, günümüzde küresel güçlerin çomak sokmalarının yanı sıra, içeride özellikle AB'ye uyum bahanesiyle adeta zemin hazırlayan basiretsiz politikacıların ve kimi taşeronların gayretleriyle, parçalanmamızın önünü açabilecek hassas bir nokta olarak değerlendirilmekte ve farklı mecralara çekilmektedir.







Bugün hiç alakası olmamasına rağmen, AB uyum çalışmaları adı altında Türkiye'den etnik bölünme ve ayrımcılığın önünü açacak düzenlemelerin talep edilmesi; bizim kendimizden asla ayrı– gayrı görmediğimiz kardeşlerimizin AB Parlamentosu kararlarında hakları korunması gereken azınlıklar olarak tarif edilmesi küresel bölücü yaklaşımın bir uzantısıdır.

Türkiye haricinde hiçbir devlet için AB üyelik müzakereleri şartları arasında yer almayan ve Türkiye dışında hiçbir ülkeden talep edilmeyen azınlıklara ilişkin düzenlemeler, aslında etnik çeşitlilikte birlik ve ahengi yakalamış olan ve bu ahenkle var olan milletimiz içinde karışıklık ortamı yaratmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.







Görüldüğü gibi iç güvenliğimizin temini konusu, sadece kolluk kuvvetlerimizin vazifesi olmaktan çoktan çıkmıştır. Konu, iç güvenliğimizi tehdit eden ama uluslararası boyutu da olan siyasi bir mahiyet kazanmıştır.

Bu noktada kolluk kuvvetlerimizin dikkatli çalışmalarının yanı sıra, milli birlik, beraberlik ve bütünlüğümüze halel getirecek tuzaklara ve manevralara karşı ayık olmak, tahriklere kapılmamak bir vatan borcu haline gelmiştir.

Devletimizin bekası ve Cumhuriyetimizin teminatı, milli birlik ve beraberliğimizdir; her zaman ve zeminde ifade ettiğimiz gibi sivil–asker ve devlet–millet birliği esastır.

Bu bağlamda bizce asayişin sağlanmasında asıl sorumluluk, güvenlik güçlerimizin değil, bu birlik ve beraberlik şuurunu vatandaşımıza kazandırması gereken siyasilerimizdedir.







Hangi etnik gruptan olursa olsun, her bireyi kucaklayacak, onu dış tahriklere ve toplum mühendisliği oyunlarına karşı uyanık tutacak olan milli şuur ve değerleri muhafaza edecek, asker–sivil birliği ve dayanışmasını temin edecek, devleti ile milletini kenetleyecek bir siyaset anlayışı, bu tür ayrımcılık hareketlerinin önünü kesecek tek yoldur. Asayişin temininin asıl yolu da budur.

İç güvenliğin sağlanmasını engelleyen bir diğer manevra ise dinler arası diyalog çalışmaları ve misyonerlik faaliyetleridir. En az etnik azınlıklar meselesinin gündem edilmesi kadar tehlikeli olan bu konu, dininden edilen vatandaşların Türklüğünü ve kimliğini inkâr noktasına sürükleyerek ayrımcılık ve bölücülüğe itmektedir.

Gayr– ı Müslimlerin her türlü can, mal namus, din ve vicdan emniyetini doya doya yaşadıkları medeniyet tarihimizde olduğu gibi; bugün de bizim, elbette hiç kimsenin dini inancı ile bir sorunumuz yoktur, olamaz.

Ancak 'dinimi anlatıyorum' aldatmacasının arkasında sergilenen "etnik alt kimlikleri kaşıma ve etnik parselasyon" planları, işin sadece din anlatmak olmadığını göstermektedir.







Son dönemde özellikle AB'ye uyum sürecinde, misyonerlik faaliyetleri ile binlerce gencimiz, dinini değiştirmiştir. Bu projenin ikinci adımı ise İslam dininden kopartılan Türk gençlerine, Sen Türk değilsin, aslın Rum'dur veya aslın Ermeni'dir, aslı şudur, aslın budur, şeklindeki bölücü etnik telkindir.

Böylece Türk olmadığına ikna edilen bir vatandaşımızın ise, Anadolu toprakları aslında Türk yurdu değildir, söylemlerine karşı bir tepki vermesi elbette beklenemez.

Can, mal ve namus emniyetinin devlet eliyle temin edilmesi de bir ülkede iç güvenlik vardır, demek için, olmazsa olmaz hususlardır.

Eğer bu temel haklar, devlet tarafından korunamazsa; o zaman her şahıs için, kendi hakkını kendi kurallarına göre koruma yolu açılır ki, bu da huzur ve düzeni bozacak çok sakıncalı bir durumdur. Bu bakımdan Milli Devlet anlayışında, hakların koruyucusu ve teminatı yalnızca devlettir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Dolandırıcıların 'Sınavsız ehliyet' oyunu bu kez pes dedirtti

Son dönemlerde çeşitli yöntemler geliştiren dolandırıcılar, özellikle sosyal medya platformlarında yayılan "sınavsız ehliyet" ve "joker kursiyer" şeklindeki paylaşımlarla vatandaşları ağlarına düşürmeye çalışıyor. Reklam veren dolandırıcıların ise sosyal medya üzerinden mesajlaştıkları kişilere 'sizin yerinize joker adayımız giriyor sınava siz ön ödemeyi yapın' şeklindeki konuşması ise dikkat çekti

11.09.2026 12:29:00
İHA
 
Dolandırıcıların 'Sınavsız ehliyet' oyunu bu kez pes dedirtti
Dolandırıcıların 'Sınavsız ehliyet' oyunu bu kez pes dedirtti
İnternet siteleri ve uygulamalar üzerinden dolandırıcılık faaliyetleri her geçen gün artıyor. Özellikle internet üzerinden çok çeşitli taktikler geliştiren dolandırıcılar, kolay yoldan ehliyet almak isteyen vatandaşları hedef alıyor. Dolandırıcılar, sosyal paylaşım siteleri üzerinden 'sınavsız ehliyet' veya kendi hazırladıkları sahte paylaşım videoları ile ağlarına düşürdüğü vatandaşları dolandırıyor. Reklam veren dolandırıcıların ise sosyal medya üzerinden mesajlaştıkları kişilere 'sizin yerinize joker adayımız giriyor sınava siz ön ödemeyi yapın' şeklindeki konuşması ise dikkat çekti.






"Sürücü kursları haricinde ehliyet alınmamaktadır"

Ehliyet belgesinin yalnızca Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurumlar tarafından verildiğine dikkat çeken Konya Sürücü Kursları Derneği Başkanı Selman Ceylan, "Özellikle sosyal medyada "ehliyetsiz ehliyet" gibi çeşitli paylaşımların dolaştığını görmekteyiz. Bu paylaşımlar nedeniyle vatandaşlarımızın kafasında doğal olarak bazı soru işaretleri oluşmaktadır. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek istiyoruz; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak faaliyet göstermekte olan sürücü kursları haricinde ehliyet alınmamaktadır. Ehliyet almak isteyen adaylarımız, Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatı kapsamında gerekli eğitimleri tamamladıktan ve sınavlardan başarıyla geçtikten sonra ehliyetlerini alabilmektedir. Vatandaşlarımızdan ricamız, ehliyet konusunda duydukları her habere itibar etmemeleri ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı sürücü kurslarından konularla ilgili bilgi almalarıdır. Biz, Konya Sürücü Kursları Derneği olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini önemsiyoruz" dedi.








"Başka bir kişinin sınava girmesi mümkün değildir"

Dernek başkanı Selman Ceylan, "Burada vatandaşlarımızın özellikle dikkat etmesi gereken bir konu var. Sürücü belgesi sınavlarında adayın yerine başka bir kişinin sınava girmesi mümkün değildir. Bunun nedeni ise nüfus dairesinden gelen fotoğraf ile kursa kayıt esnasında verilen kimlik fotoğrafının birbirleriyle aynı olması gerekliliğidir. Kontroller ise şu şekilde yapılmaktadır, Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan elektronik sınavlarda, kursa kayıt esnasındaki fotoğraf ile nüfus dairesinden gelen fotoğraf ve sınava giren kursiyerin yüzü eşleştirilerek aday sınava alınmaktadır. Bu şekilde bir kişinin yerine başka bir kişinin sınava girmesi mümkün olmamaktadır" ifadelerini kullandı.








"Vatandaşlarımızın kesinlikle itibar etmemesini istiyoruz"

Ceylan, "Adayların öncelikle zorunlu olarak almaları gereken teorik eğitimleri; trafik, motor ve ilk yardım eğitimlerini tamamlamaları, ardından yine zorunlu olarak almaları gereken direksiyon eğitimlerini tamamlayarak bu sınavlardan başarılı olmaları gerekmektedir. Bu eğitimlere devam edilmesinin, ilerleyen zamanlarda meydana gelebilecek kazaların önüne geçilmesine katkı sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Dolayısıyla 'jokerle sınava girilirse sınavsız veya başkasının yerine sınava girerek ehliyet alınır' şeklindeki söylemlere vatandaşlarımızın kesinlikle itibar etmemesini istiyoruz" diye konuştu.




















MSB Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Aktürk: "2 PKK'lı terörist teslim oldu"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuştur" dedi

10.09.2026 16:36:00
İHA
 
MSB Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Aktürk: "2 PKK'lı terörist teslim oldu"
MSB Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Aktürk: "2 PKK'lı terörist teslim oldu"
Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetleri ile savunma sanayisindeki gelişmelere ilişkin bilgi verdi.






42 ülkeden 542 iletişimci NATO İletişimciler Konferansı'nda buluştu

NATO İletişimciler Konferansı'nda stratejik iletişim, dezenformasyonla mücadele ve müttefikler arası koordinasyonun ele alındığını aktaran MSB Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Aktürk, konuşmasına şu şekilde devam etti:

"Sahip olduğu tecrübe ve uzmanlıkla NATO'nun yüksek hazırlık seviyesinin desteklenmesine katkı sağlayan Komutanlığımız, değişen güvenlik ortamı, gelişen konseptler ve artan ihtiyaçlar doğrultusunda müttefiklerin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığımız, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğimizin koordinatörlüğünde, 7-10 Eylül tarihleri arasında 42 ülkeden alanında uzman 542 iletişimcinin katıldığı NATO İletişimciler Konferansı'na ev sahipliği yapmıştır. NATO'nun stratejik iletişim kapasitesinin geliştirilmesi, dezenformasyona karşı dayanıklılığın artırılması ve müttefikler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunulan söz konusu konferansta, güncel güvenlik ortamına ilişkin iletişim yaklaşımları, stratejik iletişimin geleceğine yönelik eğilimler, değişen bilgi ve iletişim ortamının beraberinde getirdiği fırsat ve sınamalar, bilişsel alandaki gelişmeler ile yapay zeka araçlarından etkin şekilde yararlanılmasına ilişkin hususlar ele alınmıştır."

2 PKK'lı terörist teslim oldu

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele kapsamında çalışmaların azim ve kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Tuğamiral Aktürk, "Ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuştur" diye konuştu.









"Iğdır ve Hakkari hudut hatlarında yapılan arama ve tarama faaliyetlerinde yaklaşık 7 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi"

Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, "Hudutlarımızda ise; sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 790 şahıs yakalanmış, 887 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 10 bin 445, engellenen kişi sayısı da 49 bin 394 olmuştur. Ayrıca bu hafta içerisinde Iğdır ve Hakkari hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 7 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" şeklinde konuştu.

"Libya'nın doğu ve batı bölgelerindeki Silahlı Kuvvetler mensubu 362 misafir askeri personelin katılımıyla icra edilen 'Komando Temel Eğitimi' başarıyla tamamlanmıştır"

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü belirterek, "40'ıncı Komando Eğitim Tugay Komutanlığımız tarafından Libya'nın doğu ve batı bölgelerindeki Silahlı Kuvvetler mensubu 362 misafir askeri personelin katılımıyla icra edilen 'Komando Temel Eğitimi' başarıyla tamamlanmıştır. Libya'nın birlik ve bütünlüğü ile kalıcı istikrarına büyük önem veren ülkemiz, 'Tek Libya, Tek Ordu' hedefi doğrultusunda Libya'nın doğusu ve batısıyla ilişkilerini geliştirmeye ve askeri eğitim ve iş birliği faaliyetlerini sürdürmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.

"Ekim 2023'ten bu yana yaşamını yitirenlerin toplam sayısı yaklaşık 75 bine ulaşmıştır"

Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in Lübnan ve Filistin'de sivillere yönelik saldırılarını kınadıklarını vurgulayan Aktürk, "İsrail, Lübnan ve Gazze'ye yönelik saldırılarını sistematik bir şekilde sürdürmekte ve bölge halkını göçe zorlamaya devam etmektedir. Lübnan'da, 2 Mart tarihinden bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 300'ü, yaralananların sayısı ise 12 bin 300'ü aşmıştır. Filistin'de ise sadece ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana bin 300'den fazla Filistinli hayatını kaybetmiş; Ekim 2023'ten bu yana yaşamını yitirenlerin toplam sayısı yaklaşık 75 bine ulaşmıştır. Dünya Gıda Programı, Gazze nüfusunun üçte ikisinin kritik veya acil düzeyde açlıkla karşı karşıya olduğunu bildirmiştir. İsrail'in bu yayılmacı ve soykırımcı tutumu karşısında uluslararası toplumun somut ve etkili tedbirler alma konusunda ortak bir sorumluluğu bulunduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

SOLOTÜRK, Fransa'da düzenlenecek Saint-Dizier Hava Gösterileri'ne katılması planlanıyor

Ertuğrul Fırkateyni Şehitlerini Anma Töreni kapsamında 16 Eylül'de İstanbul Beşiktaş'taki Barbaros Anıtı'nda anma töreni düzenleneceğini söyleyen Aktürk, "11 Eylül'de Mehteran Birlik Komutanlığımızca 'Yaşayan Miras Festivali' kapsamında Kütahya'da, Deniz Kuvvetleri Bando Komutanlığımız tarafından "Kültür Yolu Festivali" çerçevesinde Kayseri'de, 12 Eylül'de ise 6'ncı Kolordu Bölge Bando Komutanlığımız tarafından 'Kültür Yolu Festivali' çerçevesinde Kahramanmaraş'ta konserler düzenlenecektir. Ayrıca Ertuğrul Fırkateyni Şehitlerini Anma Töreni kapsamında 16 Eylül'de İstanbul Beşiktaş'taki Barbaros Anıtı'nda anma töreni icra edilecektir. 8-10 Eylül tarihleri arasında Mısır'da düzenlenen "2'nci El-Alameyn Hava Fuarı" kapsamında Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz tarafından gösteri uçuşları gerçekleştirilmekte, 12-13 Eylül'de Fransa'da düzenlenecek 'Saint-Dizier Hava Gösterileri'ne ise SOLOTÜRK Gösteri Ekibimiz tarafından katılım sağlanması planlanmaktadır" ifadelerinde bulundu.

"ASELSAN tarafından Hava kuvvetleri Komutanlığımıza Hassas Güdüm Kiti ve Lazer Güdüm Kiti teslimatları başarıyla gerçekleştirilmiştir"

Savunma sanayiindeki son teslimatlara da değinen Aktürk, "Yerli ve milli savunma sanayi ürünlerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkan ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmaları da devam etmektedir. Son bir hafta içerisinde; MKE tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmat; savunma sanayi paydaşlarımıza orta menzilli füze yakıt çubuğu ve Altay tankı ana silah sistemi, ASELSAN tarafından Hava kuvvetleri Komutanlığımıza "Hassas Güdüm Kiti" (HGK-84) ve "Lazer Güdüm Kiti" (LGK-82) teslimatları başarıyla gerçekleştirilmiştir" açıklamasında bulundu.

"MKE ile PGZ arasında, hava savunma sistemleri alanında iş birliğine yönelik Mutabakat Zaptı imzalanmıştır"

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından gerçekleştirilen uluslararası fuar katılımları ve savunma sanayisi alanındaki iş birliklerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "MKE tarafından; 8-10 Eylül tarihleri arasında Mısır'da düzenlenen 2'nci El-Alameyn Hava Fuarı'na, 8-11 Eylül tarihleri arasında Polonya'da gerçekleştirilen MSPO Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'na katılım sağlanmaktadır. Söz konusu fuar kapsamında MKE ile Polonya'nın savunma sanayi kuruluşlarından PGZ arasında, hava savunma sistemleri alanında iş birliğine yönelik Mutabakat Zaptı imzalanmıştır" dedi.

Deniz Kuvvetleri, Girne ve Silivri açıklarında batan gemiler için arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor

Girne açıklarında ve Marmara Denizi'nde meydana gelen deniz kazalarının ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarına ilişkin değerlendirmede bulunan Aktürk, "30 Ağustos'ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne açıklarında alabora olan yolcu gemisinde kaybolan vatandaşlarımız ile 2 Eylül'de Marmara Denizi Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpışması sonucu batan geminin kayıp mürettebatına yönelik arama kurtarma faaliyetlerimiz, Deniz Kuvvetlerimize ait unsurlar tarafından 7 gün 24 saat esasına göre sürdürülmektedir. Söz konusu kazalarda hayatını kaybeden vatandaşlarımız ile Kıbrıs Türkü kardeşlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet; kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyoruz" şeklinde konuştu
İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümünü kutlayan Aktürk, Milli Mücadele'nin dönüm noktalarından Sakarya Zaferi'nin 105'inci yıl dönümünü de şimdiden kutladıklarını belirterek, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Milli Mücadele kahramanları, aziz şehitler ve ebediyete irtihal eden gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andıklarını ifade etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.