logo
11 EKİM 2026

Meyvesi 300, yağı bin 200 liradan satılıyor

Toros Dağları'nın doğal zenginlikleri arasında yer alan menengiç, bu yıl Antalya'nın Akseki ilçesinde bol miktarda yetişerek yöre halkı için önemli bir gelir kaynağı haline geldi.

11.10.2026 10:17:00
İhlas Haber Ajansı
 
Meyvesi 300, yağı bin 200 liradan satılıyor
Meyvesi 300, yağı bin 200 liradan satılıyor
Toros Dağları'nın doğal zenginlikleri arasında yer alan menengiç, bu yıl Antalya'nın Akseki ilçesinde bol miktarda yetişerek yöre halkı için önemli bir gelir kaynağı haline geldi. Yörede "çöğre" olarak bilinen menengiç meyvesi, ekim ayında olgunlaşmasıyla birlikte dağlardan toplanmaya başlanırken kurutulan meyveler kış aylarında kuruyemiş olarak tüketiliyor. Bir bölümü kahve ve yöresel yiyeceklerin yapımında kullanılırken meyvelerden yağ da çıkarılıyor. Menengiç meyvesinin kilogramı 250-300 liradan, yağının litresi ise bin 200 liradan satışa sunuluyor. Yağ çıkarma işleminin ardından kalan posa da hayvan yemi olarak değerlendirilerek ekonomiye kazandırılıyor.

"Günde 30-50 kilogram menengiç topluyorlar"



Akseki'nin Çukurköy Mahallesi'nde yaşayan Hülya Kara, orman köylüsü oldukları için dağların sunduğu doğal zenginliklerden yararlanmaya çalıştıklarını söyledi. Ekim ayında olgunlaşan menengiçleri toplamaya başladıklarını belirten Kara, toplama işleminin oldukça zahmetli olduğunu ifade etti. Bir günde 35-40 kilogram menengiç topladıklarını anlatan Kara, "Orman köylüsü olduğumuz için dağların bütün zenginliğinden yararlanmaya çalışıyoruz. Yöremizde çöğre olarak bilinen menengiç toplama zamanı geldi. Ekim ayında olgunlaşınca toplamaya başlıyoruz. Bir günde 35-40 kilogram topluyoruz. Toplaması oldukça zor. Topladıktan sonra temizleyip yıkıyoruz ve kurutuyoruz. Herkes bunun kıymetini bilmez. Bizim yörede birçok insan topluyor" dedi.

"Allah'ım bu yıl bol verdi"

Akseki'nin Alaçeşme Mahallesi'nde yaşayan Ayşe Güven'de bu yıl menengiç ağaçlarında meyvenin oldukça bol olduğunu söyledi. Sepetlerle dağlara çıkarak menengiç topladıklarını belirten Güven, meyveleri hem yağ elde etmek hem de kışın tüketmek için değerlendirdiklerini ifade etti. Güven, "Özel sepetimizle dağlara çıkıp günde 30-40 kilogram menengiç topluyoruz. Bu yıl oldukça bol. Akseki'de, Toros Dağları'nda doğal ortamında yetişiyor. Bu yıl meyvesi çok fazla. Allah'ım bol verdi. Maşallah, ağaçlarda oldukça bol meyve var. Bunun yağını çıkarıyoruz. Hem yağ olarak kullanıyoruz hem de kışın kuruyemiş olarak tüketiyoruz. Menengiç oldukça yağlı bir meyve" diye konuştu.

"Çöğre ağacı" türküsüyle de biliniyor



Alaçeşme Mahallesi'nde yaşayan ve Toros Dağları'nda yetişen 30'dan fazla bitkiden yağ elde eden Abdullah Güven de melengiç meyvesinin toplanma döneminin başladığını belirtti. Hem kendisinin melengiç topladığını hem de köylülerin getirdiği meyvelerden yağ çıkardığını anlatan Güven, bu yıl yağışların etkisiyle ürünün bol olduğunu söyledi. Menengicin yörede çöğre olarak bilindiğini ifade eden Güven, "Ben bitkilerden yağ çıkarma işi yapıyorum. Yörede çöğre olarak bilinen melengiç meyvesinin toplama zamanı geldi. Toros Dağları'nda doğal ortamında kendiliğinden yetişen bu meyve, bu yıl yağışlı havalar nedeniyle bol miktarda oldu. Kendim de toplayıp yağını çıkarıyorum. Köylülerin getirdikleri melengiçlerden de yağ elde ediyorum" dedi. Menengicin yörede eskiden beri bilinen bir meyve olduğunu dile getiren Güven, "Hatta bu meyve için eskiden 'Çöğre ağacı' diye türkü bile yapılmış" ifadelerini kullandı.

"3 kilogram melengiçten 1 kilogram yağ çıkıyor"

Menengiç meyvesinin yağ oranının yüksek olduğunu belirten Güven, yaklaşık 3 kilogram meyveden 1 kilogram yağ elde edildiğini kaydetti. Menengicin farklı yörelerde bıttım, yaban fıstığı ve çitlembik gibi isimlerle de anıldığını anlatan Güven, meyvenin geleneksel olarak farklı şekillerde değerlendirildiğini söyledi. Menengiç meyvesinin kurutularak kahve yapımında kullanıldığını belirten Güven, meyveden yağ elde edilmesinin yanı sıra farklı yiyeceklerin hazırlanmasında da yararlanıldığını ifade etti.

"Yağı da posası da değerlendiriliyor"

Menengiçten yağ çıkarma işleminin ardından geriye kalan posanın da boşa gitmediğini anlatan Abdullah Güven, ürünün farklı alanlarda değerlendirilmesiyle ekonomik değerinin arttığını söyledi. Güven, "Menengiçin yağını çıkardıktan sonra kalan posasını da değerlendiriyoruz. Posasını hayvan yemi olarak satıyoruz. Böylece meyvenin yalnızca yağından değil, geriye kalan kısmından da yararlanıyoruz. Ayrıca menengiç kahvesi de yapıyoruz" dedi.

"Kurutulmadan önce tuzlanıyor"

Menengiç meyvesinin toplandıktan sonra uygun şekilde hazırlanması gerektiğini belirten Güven, geleneksel kurutma yöntemleri hakkında da bilgi verdi. Güven, "Bu bitki toplandıktan sonra eve getiriliyor, temizleniyor, suyla çalkalanıp süzülüyor. Daha sonra tuzlanarak serilip kurutuluyor. Tuzlanmazsa bu meyve bozulur. Eskiden atalarımız menengiçi çok kullanırdı" diye konuştu.

"Sonbaharda önemli gelir kaynağı"

Akseki ve çevresindeki dağlık alanlarda doğal olarak yetişen menengiç, sonbahar aylarında orman köylülerinin önemli uğraşlarından biri haline geliyor. Toplanan meyvelerin bir bölümü kurutularak kış aylarında kuruyemiş olarak tüketiliyor, bir bölümü kahve ve yöresel yiyeceklerin yapımında kullanılıyor. Meyvelerden elde edilen yağ hem evlerde değerlendiriliyor hem de satışa sunuluyor. Yağ çıkarma işleminden sonra kalan posa ise hayvan yemi olarak kullanılıyor.
Menengiç meyvesinin kilogramının 250-300 lira, yağının litresinin ise bin 200 lira olması, ürünü yöre halkı için ekonomik açıdan değerli hale getiriyor. Toroslar'ın doğal zenginliklerinden biri olan menengiç, geleneksel yöntemlerle değerlendirilerek Akseki'de yaşayan köylülerin aile bütçesine katkı sağlıyor.

150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ

İstanbul’da yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 150 milyon liralık suç geliri iddiasıyla 12 şüpheli yakalandı

10.10.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ
150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ
İstanbul'da yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 150 milyon liralık suç geliri iddiasıyla 12 şüpheli yakalandı. Para el değiştirmeden düzenlenen operasyonda milyonlarca liralık mal varlığına el konuldu. Peki, kamuoyunda tartışılan trilyonluk fon işlemleri ve yüksek tutarlı para hareketlerine ilişkin iddialar ne aşamada?

İstanbul'da Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında yasa dışı bahis ve dolandırıcılık ağına operasyon düzenledi. Emniyet kaynaklarından aktarılan bilgilere göre, yaklaşık 150 milyon liralık suç geliriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen para hareketleri mercek altına alındı.

Soruşturmada, yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edildiği öne sürülen paranın Arnavutköy'de faaliyet gösteren bir kuyumcuya ait banka hesaplarına aktarıldığı belirlendi. Para transferleriyle bağlantılı 378 bin 350 doların elden teslim alınacağı tespit edilince ekipler harekete geçti.

PARA EL DEĞİŞTİRMEDEN OPERASYON

Dolarların el değiştireceği sırada başlatılan operasyonun ilk aşamasında bir şüpheli yakalandı. Soruşturmanın genişletilmesiyle para transferlerine aracılık ettikleri ve suç gelirlerinin aktarımında kullanılmak üzere banka hesapları temin ettikleri öne sürülen 11 kişi daha gözaltına alındı.

Operasyon kapsamında suç gelirleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 daire, 11 araç ve 3 motosiklete el konuldu. Şüphelilerin banka hesapları ve dijital materyalleri de incelemeye alındı.

Toplam 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin suçluluğu ise yargılama sonucunda belirlenecek.

KÜÇÜK PARA TRAFİĞİNE OPERASYON VAR, BÜYÜK İDDİALARIN HESABI NE OLDU?

Yasa dışı bahis ve dolandırıcılıkla mücadele kapsamında yapılan operasyon, suç gelirlerinin izinin sürülmesinin ve para hareketlerinin incelenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Ancak kamuoyunda tartışılan yüksek tutarlı fon işlemleri ve milyarlarca liraya ulaşan para trafiği iddiaları da yanıt bekliyor. Bu dosyalardaki işlemlerin kimler tarafından gerçekleştirildiği, para hareketlerinin nasıl oluştuğu ve varsa hukuka aykırılıkların hangi aşamada bulunduğu konusunda şeffaf bilgilendirme yapılması gerekiyor.

150 milyon liralık olduğu belirtilen bir para trafiğine yönelik operasyon düzenlenmesi, elbette suçla mücadele açısından önemli. Peki kamuoyuna yansıyan çok daha büyük tutarlı fon iddiaları hangi aşamada?

Burada mesele, bir soruşturmayla diğerini karşı karşıya getirmek değil; hukukun her dosyada aynı titizlikle uygulanıp uygulanmadığını sorgulamak. Suç gelirlerinin kaynağı araştırılıyorsa, yüksek tutarlı finansal işlemlere ilişkin iddialar da somut deliller üzerinden incelenmeli.

VATANDAŞIN BEKLENTİSİ: HER DOSYADA AYNI HASSASİYET

Geçim sıkıntısı yaşayan vatandaş, bir yandan yüksek fiyatlar ve borçlarla mücadele ederken diğer yandan büyük para hareketlerine ilişkin iddiaların aydınlatılmasını bekliyor. Kamuoyunun güveni, yalnızca operasyon haberleriyle değil, soruşturmaların sonuçlarının açıklanması ve hukuka aykırılık tespit edilirse sorumluların hesap vermesiyle güçlenir.

Asıl ölçü, operasyonun kaç kişiyi kapsadığı değil; suç iddialarının ne kadarının delillerle aydınlatıldığı ve hukukun herkes için eşit uygulanıp uygulanmadığıdır.

İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı

İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" iddialarıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 şüpheliden 10'u tutuklandı

10.10.2026 09:00:00
AA
 
İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı
İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı

Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan 12 şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Fen İşleri Müdür Vekili F.Y, İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ve Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B'nin de bulunduğu 10 şüpheli, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G. ile büro memuru D.S.Y. ise yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tutuklanan şüpheliler, Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Operasyondan

Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait bazı evrakların 5 Ekim'de, belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince temizlik işçisi suçüstü yakalanmış, evrakların imha edilmesine ilişkin talimatın İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. tarafından verildiği iddia edilmişti.

B.S. hakkında Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığında "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ile "suç örgütü kurma ve yönetme" suçlarından devam eden başka bir soruşturmanın da bulunduğu tespit edilmiş, bunun üzerine Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili F.Y, Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ve Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B. ile eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G'nin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli, 7 Ekim'de İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler, dün adliyeye sevk edilmişti.

İstanbul Havalimanı'nda 8 kilo 250 gram uyuşturucuyla yakalanan 2 zanlı gözaltına alındı

İstanbul Havalimanı'nda üst aramalarında 8 kilo 250 gram uyuşturucu ele geçirilen 2 zanlı gözaltına alındı

10.10.2026 00:30:00
AA
 
İstanbul Havalimanı'nda 8 kilo 250 gram uyuşturucuyla yakalanan 2 zanlı gözaltına alındı
İstanbul Havalimanı'nda 8 kilo 250 gram uyuşturucuyla yakalanan 2 zanlı gözaltına alındı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstanbul Havalimanı Şube Müdürlüğünce, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda havalimanı içerisinde şüpheli hareketlerde bulundukları belirlenen 2 kişi takibe alındı.

Ekipler, dış hatlar gümrük yolcu karşılama çıkışında kontrol amacıyla şüphelileri durdurdu.

Yapılan üst aramalarında, korse yelek içine ve bacaklara gizlenmiş, 25 parça halinde toplam 8 kilo 250 gram uyuşturucu ele geçirildi.

Kimlik bilgileri tespit edilen şüpheliler S.S.A ve A.H.Z. gözaltına alındı.

Emniyete götürülen zanlıların işlemleri sürüyor. 

Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?


 
Son yıllarda omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle doktora başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzun saatler bilgisayar başında çalışmak, hareketsiz yaşam, yanlış duruş alışkanlıkları ve yaşla birlikte ortaya çıkan yıpranmalar bu artışta önemli rol oynuyor.
 

10.10.2026 00:20:00
Murat Çorbacı
 
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?

Ceket giymekte zorlanmak, yüksek bir rafa uzanamamak, gece ağrıdan uyanmak ya da saç tararken omuzda güçsüzlük hissetmek ise çoğu zaman günlük yorgunluğa veya yaşlanmaya bağlanıyor. Ancak çoğu zaman önemsenmeyen bu yakınmalar, omuzdaki tendon yırtıklarından sıkışma sendromlarına kadar uzanan çeşitli sorunların ilk habercisi olabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Abdullah Yener İnce, erken dönemde fark edilen omuz problemlerinin büyük bölümünde fizik tedavi, egzersiz programları, aktivite düzenlemeleri ve gerekli durumlarda uygulanan enjeksiyon tedavileri gibi konservatif yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini belirterek, "Şikayetlerin uzun süre göz ardı edilmesi ise hareket kaybına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve bazı hastalarda cerrahi tedavi gereksinimine yol açabiliyor" dedi. Dr. İnce, omuzlarımızda ihmale gelmez 6 kritik sinyali anlattı.

1. Gece ağrıyla uyanmak

Omuz hastalıklarının en tipik belirtilerinden biri gece ağrısıdır. Özellikle ağrıyan omzun üzerine yatamamak veya ağrı nedeniyle sık sık uyanmak, tendon yırtıkları ve omuz sıkışma sendromunun erken belirtileri arasında yer alabilir. Araştırmalar, omuz tendon yırtığı bulunan kişilerde gece ağrısının en sık görülen yakınmalardan biri olduğunu göstermektedir. Gece uykusunu bozacak düzeye ulaşan ağrıların ihmal edilmemesi gerekir.

2. Saçı tararken ya da eli sırta götürürüken zorlanmak

Günlük yaşamda basit görünen bu hareketlerde zorlanmak, omuz hareket açıklığının azaldığını gösterebilir. Özellikle donuk omuz hastalığında kolu arkaya götürmek, baş üzerine kaldırmak veya dışa çevirmek giderek zorlaşır. Hastalar çoğu zaman bu durumu yaşlanmanın doğal sonucu sanırken, erken dönemde müdahale hareket kaybının ilerlemesini önleyebilir.

3. Yüksek raflara uzanamamak

Kolun baş seviyesinin üzerine kaldırılması sırasında oluşan ağrı veya güçsüzlük, omuz sıkışma sendromunun önemli belirtilerinden biridir. Özellikle mutfakta üst raflara uzanırken ya da perde asma gibi hareketlerde ortaya çıkan ağrı, omuz tendonlarının kemik yapılar arasında sıkıştığını düşündürebilir. Tedavi edilmediğinde tendonlarda kalıcı hasar gelişebilir.

4. Kolda güç kaybı yaşamak

Çaydanlık kaldırırken, alışveriş poşeti taşırken veya kapı açarken bile güçsüzlük hissediyorsanız omuz kasları ve tendonları etkilenmiş olabilir. Özellikle rotator manşet adı verilen tendon grubundaki yırtıklar, ağrıdan çok güç kaybıyla kendini gösterebilir. Hastalar sıklıkla "Kolumda kuvvet kalmadı" veya "Eşyaları eskisi gibi kaldıramıyorum" şeklinde yakınırlar.

5. Omuzdan tıklama ve takılma seslerinin gelmesi

Her ses hastalık anlamına gelmez. Ancak ağrı ile birlikte hissedilen takılma, sürtünme veya çıtlama sesleri omuz eklemindeki yapısal sorunlara işaret edebilir. Özellikle eklem kıkırdağındaki aşınmalar, tendon problemleri veya omuz çevresindeki dokuların hareket sırasında sürtünmesi bu şikayetlere yol açabilir. Seslere ağrı veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa değerlendirilmesi önemlidir.

6. Aylardır geçmeyen ağrınız varsa

İlaç, dinlenme veya basit egzersizlere rağmen devam eden omuz ağrıları mutlaka uzman tarafından değerlendirilmelidir. Bilimsel çalışmalar, uzun süre devam eden omuz ağrılarında erken tanı ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de ileride cerrahi gereksinimini azaltabildiğini göstermektedir. Özellikle üç aydan uzun süren ağrılar ihmal edilmemelidir. 

Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı


 
AK Parti iktidarında Türkiye'nin nüfusu yüzde 23 artarak 70 milyondan 86.3 milyona çıktı. Cezaevlerindekilerin sayısı ise 59 bin 512'den 434 bin 337'ye tırmandı. Artış oranı yüzde 722...

10.10.2026 00:10:00 / Güncelleme: 10.10.2026 00:18:30
Ömer Nezir
 
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı

Türkiye'nin cezaevi nüfusu son yıllarda dikkat çekici biçimde büyüdü. Adalet Bakanlığının resmi istatistiklerine göre ceza infaz kurumlarında 31 Aralık 2024 itibarıyla 383 bin 663 kişi bulunuyordu. 2025 sonunda ise sayı 401 bin 519'a ulaştı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 434 bin 337... Bunların 362 bin 538'i hükümlü, 71 bin 799'u tutuklu... Toplam cezaevi kapasitesi ise 304 bin 278...
Doluluk oranı da yaklaşık yüzde 143...

2002'de rakam neydi?

2002 yılında Türkiye'de toplam cezaevi nüfusu 59 bin 512 kişiydi. Ülke nüfusu 70 milyondu, aradan geçen 23 yılda nüfus yalnızca yüzde 23 artarak 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı. Lakin cezaevinde bulunanların sayısı 434 bini aşarak 7.2 katına yükseldi.

Fon ödemeleri ekimde başlıyor

Sermaye piyasalarını sarsan fon krizinin ardından AK Parti, mağduriyetleri gidermek ve tasfiye sürecini hızlandırmak amacıyla hazırladığı "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni TBMM Başkanlığına sundu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenleme kapsamında hiçbir kamu kaynağının kullanılmayacağını vurgularken, küçük yatırımcıyı korumak için ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ara ödemelerin başlatılacağını açıkladı

09.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Fon ödemeleri ekimde başlıyor
Fon ödemeleri ekimde başlıyor
Türkiye gündeminde geniş yer bulan ve binlerce kişiyi etkileyen yatırım fonlarındaki usulsüzlüklerin ardından yasama organı devreye girdi. AK Parti, "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni bugün resmen TBMM Başkanlığına sundu.

Düzenlemenin detaylarını TBMM fuaye alanında düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyuran AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, bu adımın sermaye piyasalarındaki "hastalıklı unsurları tasfiye etmek" ve piyasayı risklerden arındırmak amacıyla atıldığını ifade etti. Güler, "Bu düzenleme genel veya sürekli bir tasfiye rejimi getirmemektedir. Sadece Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen fonlara özgü, geçici ve istisnai bir çerçevedir" dedi.

Yatırımcıya ara ödeme formülü: 1 milyon TL sınırı

Kanun teklifinin en çok merak edilen maddesi, mağdur olan yatırımcılara yapılacak ödemelerin usulü oldu. Getirilen düzenlemeyle birlikte fon varlıklarının tamamı henüz nakde dönüştürülmemiş olsa dahi yatırımcılara ara ödeme yapılabilmesinin önü açılıyor.

Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara, anaparaları (net yatırım tutarı) kadar ara ödeme yapılacak. Net yatırımı 1 milyon lira ve üzerinde olan kişilere ise ilk aşamada en fazla 1 milyon liraya kadar ara ödeme gerçekleştirilecek.

Güler, bu ara ödemenin koşulsuz bir tazminat vaadi olmadığını, nihai tasfiye sonucunda hak edilen tutardan mahsup edileceğini özellikle belirtti. Ödemelerde ana paranın fiili nakit giriş ve çıkışları üzerinden hesaplanacağı bildirildi.

Ödeme takvimi ve Meclis süreci nasıl işleyecek?

Mağdur vatandaşların gözü kulağı ödemelerin ne zaman hesaplara geçeceğine çevrildi. Abdullah Güler, ödemelerin ekim ayı içinde başlayabilmesi için tüm teknik hazırlıkların tamamlandığını müjdeledi.

Meclis'teki yasama takvimi ise şu şekilde planlandı:

• Kanun teklifi önümüzdeki hafta (12-16 Ekim haftası) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Görüşmelerin çarşamba veya perşembe günü yapılması bekleniyor.

• Komisyon sürecinin hızla tamamlanmasının ardından teklif, takip eden günlerde TBMM Genel Kurulu gündemine getirilerek yasalaştırılacak.

"Asla kamu kaynağı kullanılmayacak, haksız kazançlar geri alınacak"

Kamuoyunda oluşan "Mağduriyetler bütçeden mi karşılanacak?" sorusuna net bir dille yanıt veren Güler, tasfiye sürecinde kesinlikle Hazine veya kamu kaynaklarının kullanılmayacağını açıkladı. Ödemeler tamamen fonların kendi mevcut varlıklarından, el konulan mal varlıklarından ve hukuka aykırı şekilde fahiş çıkış yapanlardan geri alınacak tutarlarla finanse edilecek.

Teklif kapsamında getirilen diğer radikal önlemler ise şunlar oldu:

• Hukuka aykırı işlemlerde şahsi sorumluluk esas alınacak ve portföy yönetim şirketlerinin varlıklarının yetmediği durumlarda, sorumluluğu bulunan kişilerin mal varlıklarına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) aracılığıyla cebri tahsilat (amme alacakları hükümleri) uygulanacak.

• Gerçeğe aykırı fiyatlamalarla olağan dışı kazanç elde edenlere, objektif emsal getiriyi aşan tutarları fona gönüllü olarak iade edebilme imkanı tanınıyor.

• Ceza soruşturmaları kapsamında el konulan veya müsadere edilen mal varlığı değerleri, illiyeti belirlendikten sonra doğrudan ilgili fonlara aktarılacak.

• Soruşturma kapsamında suça karışmış olanlar veya manipülasyon yapanlar bu ödeme mekanizmasından ve korumadan kesinlikle yararlanamayacak.

"Kardeşimiz de olsa gereğini yaparız"

Soruşturma sürecinde şu ana kadar 85 tutuklu bulunduğunu hatırlatan Güler, adli sürecin titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Siyasi kulislerdeki iddialara ve muhalefetin eleştirilerine de değinen Güler, "Biz büyük bir camiayız. Kim yanlış yapmışsa asla yanına kâr kalmayacaktır. Kardeşimiz de olsa, arkadaşımız da olsa sonuna kadar üzerine gider, gereğini yaparız" diyerek kararlılık mesajı verdi.

Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi

Mersin'de yaşadığı apartmanın 14. katından düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın 34 yaşındaki kızı Sezen Taş, düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi

09.10.2026 17:33:00
AA
 
Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi
Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi
Mersin'de bir sitedeki apartmanın 14. katından düşmesi sonucu hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın kızının cenazesi toprağa verildi.

Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundaki işlemleri tamamlanan 34 yaşındaki Sezen Taş'ın naaşı, cenaze nakil aracıyla Mezitli Mezarlığı'na getirildi.

Taş'ın naaşı, öğle namazına müteakip kılınan namazın ardından mezarlıkta defnedildi.

Cenaze törenine Taş'ın babası Atilla Taş, annesi İlkay Sarıköse ve aile yakınlar ile vatandaşlar katıldı.

Erdemli ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki sitede yaşayan 2 çocuk annesi Sezen Taş, dün ikamet ettiği apartmanın 14. katındaki daireden düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek

Uyuşturucu, suç örgütü ve cinsel saldırı iddialarıyla 286 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un yargılandığı davada ikinci duruşma tamamlandı. Mahkeme, Ersoy'un tutukluluk halinin devamına karar verirken; duruşmaya mağdurların şikayetçi olmadıklarını beyan etmesi ve salon karıştıran "gizli tanık" krizi damga vurdu

09.10.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 11 Aralık 2025'te tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile birlikte toplam 8 sanığın yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün yapıldı.

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Ersoy ve Mustafa Manaz, tutuksuz sanık Ufuk Tetik ile avukatlar katıldı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Ersoy, suç örgütü olmadığını ve adli durumu nedeniyle kaçma ihtimalinin bulunmadığını belirtti.

Mağdur beyanları ve gizli tanık krizi

Duruşmada mağdur sıfatıyla dinlenen Elif Kılınç ve Meltem Acet, iddia edilen olaylarla ilgilerinin bulunmadığını, cinsel saldırıya uğramadıklarını ve kimseden şikayetçi olmadıklarını ifade ederek dosyadan isimlerinin çıkarılmasını talep etti.

Ayrıca salonda gizli tanığın daha önceki celseyi izlediğinin anlaşılması üzerine mahkeme başkanı, usul gereği bu kişiyi tanıklıktan çıkardı. Diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz ise mağduriyet yaşadığını belirterek tahliyesini istedi.

Mahkeme kararı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Mehmet Akif Ersoy'un tutukluluk halinin devamına, Mustafa Manaz'ın ise ev hapsi şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı 28 Ocak 2027 tarihine erteledi.

Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış

İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi

09.10.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından, şebeke üyelerinin dolandırıcılık faaliyetlerini organize etmek amacıyla Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde iki ayrı çağrı merkezi kurduğu belirlendi.

Eş zamanlı baskında 95 gözaltı



Suç faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve delillerin eksiksiz toplanması amacıyla düğmeye basan siber polisi, tespit edilen her iki adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda, şebeke üyesi olduğu değerlendirilen 95 şüpheli şahıs kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler adliyeye sevk edildi



Gözaltına alınan şüphelilerden 62'si, sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirildi. Sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi

Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, fon soruşturması kapsamında "kamuoyunu yanıltıcı" açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınmalarının ardından adliyeye sevk edildi

09.10.2026 11:56:00
İHA
 
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç, soruşturmaya ilişkin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulundukları gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Gözaltına alınan Sevinç ve Balcı, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.