Türkiye seçim için kararını vermeye çalışırken, kanallarda halkın arasında nabız yokluyor.Dikkat ediyorum. Mikrofon uzatılan herkes, açız diyor, işsizlik çok fazla diye yakınıyor. Bu şikayetleri dinlerken aklıma bir süre önce AKP ve CHP cephesinde yaşananlar geldi. Hatırlayacağınız gibi, AKP Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı adayı olarak göstermiş ama daha sonrasında yaşanan gelişmeler AKP yi "mağdur" pozisyonuna sokmuştu. İktidarda oldukları yıllar içerisinde her yapmadıklarını " yaptırmıyorlar" diyerek örten AKP, son koz olarak da " mağdur ettiler" demişti.Ama esas meselesi "açlık " olan milleti bu konu ilgilendirmedi.Bunun üzerine CHP gelişmeleri değerlendirmiş ve laik- anti laik tartışmasını açmıştı. Cumhuriyet ve demokrasi mitingleri ile laikliğe ve cumhuriyete kendince sahip çıkar görünerek o da milleti bu değerleri koruyanlar yani laikler ve karşı çıkanlar yani anti -laikler olarak gruplamaya çalıştı.Ama sokaktaki halkla konuşulduğunda görünen o ki, Türkiye'de siyasetin rengi artık kamplaşmalardan geçmiyor. Bu senaryolara rağmen , AKP veya CHP diyen kalmamış.Bıçağın kemiğe dayandığı şu günlerde milletin tek derdi boğazıdır. Bir vatandaşın belirttiği gibi ,ülkemizde "gizli açlık " vardır. Tek beklenti ise, karnını doyuracakların , vaad eden değil, bunun yolunu bilenlerin iktidara gelmesidir. Millet İktidarın verdiği sözleri yerine getirmemesinden dertli ama umutsuz değil. Patlama yaptığından bahsettiği, modelini inceliyorum dediği bir siyasi parti dikkatleri çekiyor. Hepsini denedik , bu sefer denenmemişi iktidar edeceğiz diyor. İsim vermekte bir sakınca görmüyoruz, çünkü halkın dediğini aktarıyoruz. Röportajlarda Bağımsız Türkiye Partisi'ne ciddi bir yöneliş olduğu gözleniyor. Çünkü denenmemiş, çünkü milli ekonomi modeli ile temel sorun olan açlığa kesin çözümleri var. Çünkü lideri , uluslar arası ödüllere sahip bir ilim adamı, çözüm adamı olarak görülüyor. Özellikle ekonomi konusunda kendilerine çok güvenen bir kadro. Her Türk vatandaşına , Vatandaşlık maaşı verecek kadar kaynağı hazırlamışlar. Genel başkan Prof. Dr. Haydar Baş bey, hazırladığı imzalı taahhütnameler ile ev kadınlarını emekli edeceğini, tarım kesimine avans vereceğini, emeklilerin maaşlarını 3 katına çıkaracaklarını, sınavsız üniversiteyi, gençlere evlendirme kredisini vs. ekonominin temel dinamiklerine sahip çıkacağını taahhüt ediyor. İlk defa gördüğümüz bu yönteme halkımız sıcak bakıyor. Yarın , neden BTP'ye yöneldiklerini değerlendireceğiz.
İsmail Çetin / diğer yazıları
- Sizce hak hangi taraf? / 31.01.2026
- Dijital tekel kıskacında Türkiye ekonomisi: Emek, kalite ve marka değil, algoritma kazanıyor / 27.01.2026
- Yarını bugünden daha zor yaşamamak: Geçim, aidiyet ve adalet / 25.01.2026
- Türk devlet geleneğinde “Kut” kavramı / 22.01.2026
- Ehli Beş perspektifi: Türkiye’nin Kurtuluş Formülü / 20.01.2026
- Millet-devlet-maneviyat dengesi: İnanç gönülde, hukuk devlette / 19.01.2026
- Haydar Baş: Bektaşilik ve Ahiliği Cumhuriyet senteziyle yeni toplumsal zemine taşımıştır / 14.01.2026
- Birlik harcının çimentosu: Hacı Bektaş-ı Veli / 10.01.2026
- Enerji, göç ve güvenlik üçgeninde Türkiye / 08.01.2026
- Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı / 03.01.2026
- Dijital tekel kıskacında Türkiye ekonomisi: Emek, kalite ve marka değil, algoritma kazanıyor / 27.01.2026
- Yarını bugünden daha zor yaşamamak: Geçim, aidiyet ve adalet / 25.01.2026
- Türk devlet geleneğinde “Kut” kavramı / 22.01.2026
- Ehli Beş perspektifi: Türkiye’nin Kurtuluş Formülü / 20.01.2026
- Millet-devlet-maneviyat dengesi: İnanç gönülde, hukuk devlette / 19.01.2026
- Haydar Baş: Bektaşilik ve Ahiliği Cumhuriyet senteziyle yeni toplumsal zemine taşımıştır / 14.01.2026
- Birlik harcının çimentosu: Hacı Bektaş-ı Veli / 10.01.2026
- Enerji, göç ve güvenlik üçgeninde Türkiye / 08.01.2026
- Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı / 03.01.2026


























































