Milli Devlet’te dış ticaret anlayışı ve kur politikası -1-
Devletler için dış ticarette asıl hedef, kendi mal ve hizmetlerine olan talepten yola çıkarak paralarının geçerli olduğu alanı büyütmek ve paralarını dış topraklarda konvertibl yapmaktır
27.08.2026 00:49:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Devletler için dış ticarette asıl hedef, kendi mal ve hizmetlerine olan talepten yola çıkarak paralarının geçerli olduğu alanı büyütmek ve paralarını dış topraklarda konvertibl yapmaktır. Bu gerekçe ile ülkeler, dış ticaret yaptıklarında kendi paralarını talep ederler.
Başta ülkemiz olmak üzere gelişmekte veya azgelişmiş olan ülkeler, ihracat yaparlarken kendi paraları yerine hard currency kabul ettikleri için ihracat yapmaya çalışırken sömürülmektedirler.
Gelişmekte veya azgelişmiş olan ülkeler, ihracat yaparken kendi paraları yerine karşı ülkenin para birimini veya üçüncü bir ülkenin para birimini kabul ettiklerinde, bunun adı ihracat değil, yerli kaynakların başka ülkelere aktarılmasıdır.

Devletler ihracat veya turizm gibi faaliyetlerle elde ettikleri dövizi, emisyonunun yerine iç piyasada dolaştırırlarsa; örneğin, dolar iç piyasada dolaşırsa, verilen ürünün karşılığında gerçekte ABD'nin karşılıksız doları alınmış demektir ki, bunun adı ihracat adı altında o ülkenin kaynaklarının ABD transfer edilmesidir. Bu sebeple, Milli Devlet anlayışında dış ticaret, sömürülme aracı olmaktan çıkarılacaktır.
İhracat, yerli paranın etki alanı oluşturması için kullanılacaktır. Üretilen ürünün pazar bulduğu alanlar, aynı zamanda yerli paranın da kulanım alanı olacaktır.
Öte yandan Milli Devlet olmanın bir gereği olarak; bir ülkenin, maliyeti ne olursa olsun, gıda, savunma, barınma, giyim, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarında dışa bağımlı olmayacak bir üretime sahip olması şarttır.

Bu sahalardaki aksi uygulamalar, ülkeleri açık pazar haline getirmekte ve iktisadi ve siyasi sahada bağımlı yapmaktadır. Yabancı sermayenin yaptığı ihracat ile yerli sermayenin yaptığı ihracat da bir değildir. Yabancı sermaye, elde ettiği geliri içeride tutmaz. Dolayısıyla Milli Devlet'te, yerli üretimin korunması öncelikli hedeftir.
Devlet, yerli üretime katkıda bulunacak veya sahip olunmayan kaynakların ithalatının önünü açacaktır. İhracat teşvikleri ile yerli üretici desteklenecek ve dış pazarların bulunmasında devlet, yerli sanayicinin önünü açacaktır.
Milli Devlet, doğru bir pazar politikası ile yerli üretimlere dışarıda pazar bulmak zorundadır.

İhracatta yerli paranın etki alanının genişletilmesini sağlayarak özellikle kalkınmakta olan ülkelerin emeğinin ve üretiminin sömürülmesinin önüne geçecek olan Milli Devlet anlayışı, kendi topraklarında, hem halkın arasında, hem de bankalar arası veya Kapalıçarşı gibi serbest piyasalarda döviz cinsi hard currencylerin spekülatif bir işlem görmesine de aynı gerekçe ile karşıdır.
Yabancı paranın bir ülke topraklarında dolaşımda olması demek, o ülkenin zenginliklerinin yabancı ülkelere aktarılması demektir. Türkiye örneğinde olduğu gibi; ulusal paramız dünyanın herhangi bir yerinde dolar ile değiştirilemez iken, bizim piyasalarımızda yabancı paranın konvertibl olmasına müsaade etmemizin hiçbir izahı olamaz.

Milli Devlet ister sabit veya ister dalgalı kur sistemi olsun, yabancı paranın değerinin serbest piyasa adı altında belirlenmesine karşıdır.
Çünkü bu hal, piyasalara hakim olan global sermaye sahiplerinin bir anda ellerindeki ulusal veya yabancı parayı satarak piyasaları darmadağın etmelerine fırsat vermektedir Milli Devlet anlayışında kambiyo sistemi, ithalat ve ihracata dayalı sabit kur sistemidir.
Bu kural, mal ve hizmet ticareti ile alakası olmayan portföy akışını önleyecektir. Aksi halde ulusal piyasalara kademeli olarak giren yabancı para, bir anda çekildiğinde ülke ekonomilerini batırmaktadır.' Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Başta ülkemiz olmak üzere gelişmekte veya azgelişmiş olan ülkeler, ihracat yaparlarken kendi paraları yerine hard currency kabul ettikleri için ihracat yapmaya çalışırken sömürülmektedirler.
Gelişmekte veya azgelişmiş olan ülkeler, ihracat yaparken kendi paraları yerine karşı ülkenin para birimini veya üçüncü bir ülkenin para birimini kabul ettiklerinde, bunun adı ihracat değil, yerli kaynakların başka ülkelere aktarılmasıdır.

Devletler ihracat veya turizm gibi faaliyetlerle elde ettikleri dövizi, emisyonunun yerine iç piyasada dolaştırırlarsa; örneğin, dolar iç piyasada dolaşırsa, verilen ürünün karşılığında gerçekte ABD'nin karşılıksız doları alınmış demektir ki, bunun adı ihracat adı altında o ülkenin kaynaklarının ABD transfer edilmesidir. Bu sebeple, Milli Devlet anlayışında dış ticaret, sömürülme aracı olmaktan çıkarılacaktır.
İhracat, yerli paranın etki alanı oluşturması için kullanılacaktır. Üretilen ürünün pazar bulduğu alanlar, aynı zamanda yerli paranın da kulanım alanı olacaktır.
Öte yandan Milli Devlet olmanın bir gereği olarak; bir ülkenin, maliyeti ne olursa olsun, gıda, savunma, barınma, giyim, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarında dışa bağımlı olmayacak bir üretime sahip olması şarttır.

Bu sahalardaki aksi uygulamalar, ülkeleri açık pazar haline getirmekte ve iktisadi ve siyasi sahada bağımlı yapmaktadır. Yabancı sermayenin yaptığı ihracat ile yerli sermayenin yaptığı ihracat da bir değildir. Yabancı sermaye, elde ettiği geliri içeride tutmaz. Dolayısıyla Milli Devlet'te, yerli üretimin korunması öncelikli hedeftir.
Devlet, yerli üretime katkıda bulunacak veya sahip olunmayan kaynakların ithalatının önünü açacaktır. İhracat teşvikleri ile yerli üretici desteklenecek ve dış pazarların bulunmasında devlet, yerli sanayicinin önünü açacaktır.
Milli Devlet, doğru bir pazar politikası ile yerli üretimlere dışarıda pazar bulmak zorundadır.

İhracatta yerli paranın etki alanının genişletilmesini sağlayarak özellikle kalkınmakta olan ülkelerin emeğinin ve üretiminin sömürülmesinin önüne geçecek olan Milli Devlet anlayışı, kendi topraklarında, hem halkın arasında, hem de bankalar arası veya Kapalıçarşı gibi serbest piyasalarda döviz cinsi hard currencylerin spekülatif bir işlem görmesine de aynı gerekçe ile karşıdır.
Yabancı paranın bir ülke topraklarında dolaşımda olması demek, o ülkenin zenginliklerinin yabancı ülkelere aktarılması demektir. Türkiye örneğinde olduğu gibi; ulusal paramız dünyanın herhangi bir yerinde dolar ile değiştirilemez iken, bizim piyasalarımızda yabancı paranın konvertibl olmasına müsaade etmemizin hiçbir izahı olamaz.

Milli Devlet ister sabit veya ister dalgalı kur sistemi olsun, yabancı paranın değerinin serbest piyasa adı altında belirlenmesine karşıdır.
Çünkü bu hal, piyasalara hakim olan global sermaye sahiplerinin bir anda ellerindeki ulusal veya yabancı parayı satarak piyasaları darmadağın etmelerine fırsat vermektedir Milli Devlet anlayışında kambiyo sistemi, ithalat ve ihracata dayalı sabit kur sistemidir.
Bu kural, mal ve hizmet ticareti ile alakası olmayan portföy akışını önleyecektir. Aksi halde ulusal piyasalara kademeli olarak giren yabancı para, bir anda çekildiğinde ülke ekonomilerini batırmaktadır.' Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

















































































































