logo
04 AĞUSTOS 2026

Milli Devlet’te eğitim -2-

İnsan meselesinde de değindiğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tek bir etnik unsurdan vücut bulmamıştır

04.08.2026 00:16:00
Haber Merkezi
 
Milli Devlet’te eğitim -2-
Milli Devlet’te eğitim -2-
İnsan meselesinde de değindiğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tek bir etnik unsurdan vücut bulmamıştır. İçinde pek çok farklı unsurları barındıran bir bünye söz konusudur. Bu durum haliyle etnik çatışmalara potansiyel bir zemin hazırlamaktadır.

Halbuki yetiştirilen insanın, kendi ülkesinin içinde bulunduğu hassasiyetleri dikkate alarak hareket edebilmesi gerekir. Bu bağlamda, tarihimizin ve medeniyetimizin mirasıyla şekillenmiş Türk Milleti kimliğini örselemeden, tüm halkları kucaklayacak, devlet–millet birliğine zarar getirmeyecek bir çoğulculuğa açık olması, birlik ve kardeşliğin devamı için zorunluluktur.







Böyle bir etnik çeşitliliğin olduğu yerde paylaşımcılık esastır, esas olmalıdır. Bugün verilen eğitim, yukarıdaki çerçevesini çizdiğimiz insan tipinden çok uzaktır. Yetiştirilen insan için model, kapitalizmin egoist insan modelidir.

Yani, bencil, yalnızca kendi ihtiyaçları ve ihtiraslarının tatminine uğraşan bir malûl kimliktir. Hal böyle olunca, bu insanın devlet kademesinde yer aldığı bir yapılanmada birlik ve bütünlüğün temini de imkansız olmaktadır.

Oysa içinde bulunduğumuz süreçte en çok ihtiyacımız olan şey, birlik ve beraberliği temin edecek fertler ve bu fertlerin idaresidir.

Milli Devletin eğitim anlayışında, öncelikle bu birlik ve beraberliği içine sindirmiş, hoşgörülü, adil, kuşatıcı, Türk kimliğini onurla temsil edecek bireylerin yetiştirilmesi olacaktır. Milli–manevi değerlerimize, gelenek ve göreneklerimize uygun olarak çağdaş standartlarda bir eğitim verilmesi kaçınılmazdır.

Milletleri ayakta tutan milli kültürü gençliğe vermek, Milli Devletin en önemli eğitim politikalarındandır. Milli kültür deyince, bir milletin inancı, örf ve ananeleri, aidiyet ve mesuliyet duygusu, tarih şuuru vb. değerleri anlaşılmaktadır.







Dünyanın en eski ve gelişmiş medeniyetlerinden biri olan Türk kültürü, maalesef yapılan yozlaştırma ve inkültürasyon faaliyetleri ile milletimizin gözündeki değerini yitirmiştir.

Globalizmin kültürümüz üzerindeki etkileri sonucunda tarih boyu başka milletlere kaynak ve örnek olmuş değerlerimiz örselenmiş; dışarıdan taklit davranışlar ve kültür transferleri, adeta vazgeçilemez hayat telakkimiz haline getirilmiştir.

Milli değerlerin muhafazası, Milli Devlet'in devamında hayati önemdedir. Küreselleşme bombardımanları karşısında dik durabilmek için, kendi değerlerimize sarılmamız ve gençliğimize bu değerlerimizi öğretmemiz mecburidir. Bu gerekçelerle milli kültürle gençliği doyurmak, aslında onu kendine döndürmek olacaktır.







Milli kültür içinde tarih şuurunun ayrı bir önemi vardır. Çünkü, tarih, bir milletin hafızasıdır. Gençliğin yabancı kültürlerin tesirinde kalmaması, kendi tarihine olan sadakatine ve inancına bağlıdır.

Eğitim politikamızda, gençliğimize baştanbaşa övünülecek ve iftihar edilecek medeniyet tablolarıyla dolu tarihimiz öğretilecektir. Din eğitimi ve öğretimi, Anayasamızın bir gereği olarak milli eğitimin bir parçası ve tamamlayıcısıdır. Özetle eğitimde gaye; hedeflenen kimliğe sahip nesillerin oluşmasını sağlamaktır. Bu eğitimi üç ana dala ayırabiliriz:

– İnsanın kendi özündeki değerlerinin ortaya çıkarılmasını sağlayacak eğitim; yani bireyleri gerçek manada insani değerlerle donatıp özgürleştirecek eğitim.

– Milleti millet yapan ortak değerlere sahip nesillerin yetiştirilmesi, kültür, tarih vb. medeniyet değerlerinin nesillere kazandırılması.

– Hem çağdaş bilgileri bilen, hem de bilimi daha ileriye taşıyacak bir donanıma sahip olan nesillerin yetiştirilmesi.

Yukarıdaki temel ilkelerle şekillenen milli eğitim anlayışımızda, böyle bir eğitimin verilmesine katkı sağlayacak dört ana ocak veya kurum bulunmaktadır. Bunlar sırası ile aile, toplum, askerlik ocağı ile eğitim ve öğretim kurumlarıdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ağustos ayı zaferlerle dolu

Ağustos ayı, Türk tarihinde yüzyıllardır "Zaferler Ayı" olarak anılır; ancak bu ayın en kritik ve kader tayin edici dönüm noktaları Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanmıştır

31.07.2026 15:59:00
Hasan Gündoğdu
 
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Ağustos ayı zaferlerle dolu
Millî Mücadele'nin hem savunma stratejisinden taarruza geçiş hazırlıkları hem de düşman ordusunun tamamen imha edildiği nihai askeri başarılar tam da bu ayın günlerine sığdırılmıştır.






Türk Tarihinde Ağustos'un Stratejik ve Psikolojik Önemi

Ağustos ayını Kurtuluş Savaşı açısından eşsiz kılan temel unsur, milletin var olma mücadelesinin en kritik dönemeçlerinin bu 31 gün içinde gerçekleşmiş olmasıdır. 1921 ve 1922 yıllarının Ağustos ayları, Türk ordusunun kaderini "savunma" çizgisinden "zafere" taşıyan iki büyük askeri ve toplumsal hamleye ev sahipliği yapmıştır.

Ayrıca Malazgirt (26 Ağustos 1071) ve Otlukbeli (11 Ağustos 1473) gibi tarihi zaferlerin de bu aya denk gelmesi, Mustafa Kemal Paşa ve kurmay heyeti için taarruz tarihinin seçiminde sembolik bir motivasyon kaynağı olmuştur.






Kurtuluş Savaşı'nın Ağustos Kronolojisi

Tekâlif-i Milliye Emirleri'nin Yayımlanması - 7-8 Ağustos 1921:
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrası ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan topyekûn seferberlik emirleridir. Ülkenin tüm kaynakları ordunun emrine sunulmuş, millet-ordu bütünleşmesi sağlanmıştır.

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Başlaması - 23 Ağustos 1921:
Yunan ordusunun Ankara'ya dönük son büyük taarruzuna karşı başlayan ve 22 gün 22 gece süren tarihi savunma savaşıdır. Mustafa Kemal Paşa'nın "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o hat bütün vatandır" stratejisi ilk kez burada uygulanmıştır.

Büyük Taarruz'un Başlaması - 26 Ağustos 1922:
Sabaha karşı saat 05.30'da Kocatepe'den başlayan topçu ateşiyle nihai harekât başlatılmıştır. Türk ordusu gizlilik içinde tahkim ettiği cepheyi yararak Yunan savunma hattını çökertmiştir.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Dumlupınar) - 30 Ağustos 1922:
Dumlupınar'da bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın sevk ve idare ettiği muharebede düşman ordusunun ana unsurları kuşatılarak imha edilmiştir. Bu zafer, Milli Mücadele'nin askeri safhasının kesin sonucunu belirlemiştir.






Ağustos Ayında Elde Edilen Başarıların Katkıları

• Savunmadan Taarruza Geçiş: Sakarya Meydan Muharebesi ile 1683 Viyana Kuşatması'ndan beri süregelen Türk gerilemesi son bulmuş, askeri inisiyatif tamamen Türk ordusuna geçmiştir.

• Toplumun Topyekûn Seferber Edilmesi: 1921 Ağustos'undaki Tekâlif-i Milliye Kararları, bir milletin var varını yoğunu ordusuna adamasının dünyadaki en somut örneklerinden biri olmuş; lojistik zafiyet aşılmıştır.

• Diplomatik ve Siyasi Üstünlük: 30 Ağustos Zaferi, Mudanya Mütarekesi ve ardından Lozan Barış Antlaşması'na giden yolu açmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uluslararası alandaki meşruiyetini tartışmasız biçimde pekiştirmiştir.

Ağustos ayı, yalnızca takvimdeki bir zaman dilimi değil; bir milletin yok oluşun eşiğinden dönerek bağımsızlığını ve egemenliğini yeniden tesis ettiği tarihi bir semboldür.

Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"

Kağıthane'de kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı gerçekleştirilen bir binanın yanında bulunan apartmanın girişinin bir kısmı ile balkon ve kiler bölümünde çökme meydana geldi. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, apartman sakini deprem olduğunu sanarak şikayette bulundu

31.07.2026 13:12:00
İHA
 
Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"
Kağıthane'de yıkım paniği: "Deprem oluyor sandık"
Edinilen bilgiye göre, olay sabah saatlerinde Merkez Mahallesi'nde bulunan bir binada meydana geldi. Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yıkımı yapılan binada yürütülen çalışmalar sırasında, bitişikte bulunan apartmanın giriş kısmı ile balkon ve kiler kısmında çökme meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi. Ekipler, çevrede güvenlik önlemi alarak binada inceleme yaptı. Yıkım çalışması ise geçici süreliğine durduruldu. Hasarın boyutunun belirlenmesi için teknik inceleme başlatılırken, olayla ilgili gerekli değerlendirmelerin sürdüğü öğrenildi.






"Deprem oluyor zannettik"

Bina sakini Burak Eşcan, deprem oluyor sandıklarını belirterek, "Sabah saat 09.00 sıralarında evimizde uyurken balkondan ses geldi. Biz önce çok aşırı bir ses duyup deprem oluyor zannettik. Daha sonra da arkada yapılan inşaattaki dozer kepçesi bizim balkona girdi ve balkonu, içindeki eşyalarla beraber tamamen aşağıya indirdi. Balkonum direkt mutfağa bağlanıyordu. Şu an balkonumdan ya da odamdan baktığım zaman sadece uçurum görüyorum. Herhangi bir teras, balkon vesaire hiçbir şey görünmüyor" dedi.








Şikayetçi oldu

Eşcan, firmanın zararlarını karşılayacaklarını fakat kendisinin şikayetçi olduğunu söyleyerek, "Biraz önce belediye ile zabıta geldi. Durumu, mağduriyetimi anlattım. Karşı taraf mühendis göndereceklerini, 10-15 gün içerisinde mağduriyetimin giderileceğini söyledi. Ama ben yine de kendilerinden şikayetçi oldum. Karakola ifademi verdim, olayın hızlanması için şikayetçi oldum. Çok mağdurum. Şimdi balkonumdan baktığım zaman artık aşağısı uçurum olduğu için olay çözülene kadar ben orada uyurken, yatarken kendimi güvende hissetmeyeceğim. O duvarlar da sağlam mı' Tekrar başlarlarsa, tekrar zarar verebilirler mi' Bilmiyorum. En kısa zamanda çözülmesini istiyorum. Karşı müteahhitlerle, mühendislerle görüştük. 'Biz sizi mağdur etmeyeceğiz. En kısa zamanda bu durumu çözüme kavuşturacağız. Öncelikle sizin işinizi halledeceğiz. Daha sonra da kendi inşaatımıza geçeceğiz' diye bir açıklama yaptılar. Ama biz "Söz uçar yazı kalır" dedik. Biz yazılı olarak ifademizi verdik. Balkon içerisinde kilerim vardı. Kiler de benim kışlık eşyalarım vardı. Gıda malzemesi vardı, diyeyim. Hani çok aşırı bir şeyim yok ama şu an manevi bir mağduriyetim var" diye konuştu.






Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü

Mersin'in Aydıncık ilçesinde dün sabah saatlerinde çıkan orman yangını havadan ve karadan ekiplerin 10 saatlik mücadelesiyle söndürülürken, bugün de bölgede soğutma çalışmasına devam ediliyor. Orman işçilerinin soğutma çalışmasına havadan helikopterler de destek veriyor

31.07.2026 12:03:00
İHA
 
Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü
Mersin'deki orman yangını: Yangın söndürüldü
Alınan bilgiye göre, dün saat 09.20 sıralarında Aydıncık ilçesi Eskiyürük Mahallesi Karatepe mevkiindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Orman Genel Müdürlüğü'ne ait İnsansız Hava Aracı (İHA) yangını tespit etti. Bunun üzerine Mersin Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde çok sayıda ekip bölgeye sevk edildi.






2 yangın söndürme uçağı, 3 helikopter, 35 arazöz ve 15 su ikmal aracının da bulunduğu birçok kurumdan toplam 140 araç ile 401 personelin müdahale ettiği yangın 10'uncu saatte kontrol altına alındı. Gece boyunca zaman zaman rüzgarla alevlenen bölgeler ise soğutma çalışması yapan ekipler tarafından zamanında müdahale ile büyümeden söndürüldü.








Sabaha kadar süren çalışmalar gün ağarmasıyla yoğunluk kazandı. Helikopterler havadan, arazözlerle birlikte orman işçileri ise karadan soğutma çalışmasına ara vermeden devam ediyor. Mersin Valiliği, dün yangın nedeniyle bölgede bulunan 145 kişinin yaşadığı 80 haneyi tedbir amaçlı tahliye etmişti.













Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı

Tokat'ın Pazar ilçesinde 110 kuş türüne ev sahipliği yapan göç yolu üzerindeki Kaz Gölü, çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle 5 yılı aşkın süredir ziyaretçilere kapalı. Sazlık alanları, su ekosistemi ve doğal yaşam zenginliğiyle dikkat çeken göl, tamamlanacak çalışmaların ardından yeniden doğa turizmine kazandırılmayı bekliyor

30.07.2026 12:17:00
İHA
 
Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı
Tokat'ın doğal güzelliği 5 yıldır ziyaretlere kapalı
Tokat'ın doğal yaşam alanlarından Kaz Gölü, 16 Haziran 2021'de başlatılan çevre düzenleme çalışmaları nedeniyle ziyarete kapatıldı. Bakanlar Kurulu kararıyla 2006 yılında 'Yaban hayatı geliştirme sahası' ilan edilen gölde yürüyüş ve bisiklet yolları, seyir kuleleri, kır lokantası, gün batımı terası, mescit ve sosyal donatı alanlarının yapılması amacıyla başlatılan projenin ilk etapta 2021 yılı sonunda tamamlanması planlanıyordu. Ancak pandemi süreci ve 6 Şubat depremleri sonrasında çalışmalar çeşitli nedenlerle uzadı.






"Yakın zamanda açacağız" denilmişti

Dönemin Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, 15 Mart 2024 tarihinde İhlas Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada Kaz Gölü'ndeki çalışmaların son aşamaya geldiğini belirterek, "İnşaat sürecimiz biraz uzadı ama yakın bir zaman içerisinde faaliyete açacağız. Sadece yürüyüş alanının yolunun betonlanması kaldı. Doğayla barışık güzel bir çalışma yapıyoruz" ifadelerini kullanmıştı.








Vali değişti proje tamamlanamadı

Aradan geçen 2 yılı aşkın sürede Tokat'ta valilik görevinde değişiklik yaşanırken, Kaz Gölü ise halen ziyaretçilere açılamadı. Bölgede seyir kuleleri, yürüyüş yolları ve sosyal tesislerin büyük bölümünün tamamlandığı görülse de tesis resmi olarak hizmete alınmadı.








110 kuş türünün yaşam alanı

Yaklaşık 117 hektarlık alana sahip Kaz Gölü, göçmen kuşların önemli konaklama noktalarından biri olmasının yanı sıra 110 farklı kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Sazlık alanları, su ekosistemi ve doğal yaşam zenginliğiyle dikkat çeken göl, tamamlanacak çalışmaların ardından yeniden doğa turizmine kazandırılmayı bekliyor.




















Antalya'daki yangında seralar zarar gördü

Antalya'nın Serik ilçesinde gece ormanlık alanda çıkan ve rüzgarın etkisiyle tarım arazileri ile seralara sıçrayan yangın, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren müdahalesiyle söndürüldü. Yangında çok sayıda sera zarar görürken, bir ev ise son anda alevlerden kurtarıldı

30.07.2026 11:54:00
İHA
 
Antalya'daki yangında seralar zarar gördü
Antalya'daki yangında seralar zarar gördü
Edinilen bilgiye göre, saat 00.15 sıralarında Serik ilçesi Deniztepesi Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, Bilginler, Yeşilyurt ve Üründü mahallelerindeki tarım arazileri ile seralara sıçradı. İhbar üzerine bölgeye Serik Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazözler ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Serik İtfaiye Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.






Mahalle sakinleri traktörler ve ilaçlama motorlarıyla yangına ilk müdahaleyi yaparken, ekiplerin yaklaşık 4 saat süren çalışmasıyla yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında çok sayıda seranın örtüleri ile açık alandaki zeytin ağaçları zarar görürken, alevlerin yaklaştığı bir ev ekiplerin ve vatandaşların müdahalesi sayesinde yanmaktan kurtarıldı.








Deniztepesi Mahallesi Muhtarı İbrahim Ersöz, her yıl aynı bölgede benzer yangınların yaşandığını belirterek, "Gece saat 00.15 sıralarında gelen ihbar üzerine itfaiye ve Orman Müdürlüğü ekiplerine haber verdim. Bu sırada mahalle sakinlerimiz traktör ve ilaçlama motorlarıyla yangına müdahale etti. Her sene aynı bölgede yangın çıkıyor. Burada bir sıkıntı olduğunu düşünüyoruz. Devletimizden bu bölgeye fotokapan sistemi kurulmasını istiyoruz. Yangın saat 04.00 sıralarında söndürüldü. Yaklaşık 60 dönüm sera alanındaki örtüler zarar gördü. Zararın devletimiz tarafından karşılanacağına inanıyoruz" dedi.








Yangında seraları zarar gören çiftçi Mazhar Karaşahin ise, "Yangın gece saat 00.15 sıralarında tarım arazilerinin yakınında başladı. Köylüler olarak ilaçlama motorlarıyla seralarımızı korumaya çalıştık. Rüzgarın etkisiyle yangın diğer mahallelere doğru yayıldı. En büyük zarar seralarda oluştu. Geçen yıl da aynı bölgede benzer bir yangın çıkmıştı. Yanan alanda elektrik hattı yok, yol kenarında da değil. Bu nedenle olayın şüpheli olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.








Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.













Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü

Trabzon'un Araklı ilçesinde bugün sabah saatlerinde 5 katlı bir binanın çatı katında çıkan yangın söndürüldü

30.07.2026 11:49:00
İHA
 
Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü
Trabzon Araklı'da 5 katlı binada çıkan yangın söndürüldü
Alınan bilgiye göre, Araklı ilçe merkezinde bulunan 5 katlı bir binanı çatı katında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın nedeniyle yoğun bir alev ve duman oluşurken, yangına Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri müdahale etti.






Çatıda bulunan izolasyon malzemeleri nedeniyle yangını söndürmekte güçlük yaşanırken, yangın ekiplerin yoğun müdahalesi sonrasında kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Maddi hasarın oluştuğu yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma başlatıldı.






Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü

Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde otluk alanda çıkan yangın paniğe neden oldu. Rüzgarın da etkisi ile yayılan yangın, yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü

28.07.2026 11:21:00
İHA
 
Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü
Diyarbakır'da alevler yerleşim yerine ulaşmadan söndürüldü
Olay, dün gece saatlerinde Kayapınar ilçesi Mahabad Bulvarı'nda meydana geldi. Kuru otların bulunduğu alan henüz bilinmeyen bir nedenle alev aldı. Alevler rüzgarın da etkisi ile yayıldı.






Haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesi ile yerleşim yerlerine sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.








Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.