Milli Devlet’te yeni para tarifi -1-
Paraya yeni bir tarif getiren Milli Ekonomi Modeli ile, para, sadece bir alım–satım aracı olarak görülmemektedir
24.08.2026 00:26:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Paraya yeni bir tarif getiren Milli Ekonomi Modeli ile, para, sadece bir alım–satım aracı olarak görülmemekte; değişim gücünün ve tasarruf özelliğinin bulunmasının yanı sıra, emeğin ve üretimin karşılığı olması ve tahrik unsuru olma vasıflarıyla tamamen orijinal bir yaklaşımla ele alınmaktadır.

TAHRİK UNSURU OLMASI
Milli Devlet, anlayışında paranın herkesin elinde bulunması gerekir. Çünkü para, emeği tahrik ederek mal ve hizmet üretimini sağlayan bir araçtır. Yine para tüketimi devreye koyacak bir tahrik aracıdır. Ancak şayet para, piyasada kolayca ulaşılabilir bir şekilde bulunursa; üretim ve tüketimle ilgili niyetlerin ortaya çıkmasına vesile olabilir.
Paranın tahrik edici bir unsur olması, ilk defa Milli Devlet tezinin ekonomi modelinde ortaya konulmuştur. Diğer devlet anlayışlarında ekonomiyi örten bir peçe olarak görülen para, Milli Devlet'te tam tersine ele alınarak piyasalardaki üretim ve tüketimi tetikleyen bir unsurdur.

EMEK VE ÜRETİMİN KARŞILIĞI OLMASI
Paranın, emeğin ve üretimin karşılığı olması vasfı da yalnızca Milli Ekonomi Modeli'nde ortaya konulmuştur.
Piyasalarda üretim arttıkça, buna karşılık para miktarının da belli oranda artması gerekir. Bu da devletlere senyoraj geliri elde etme fırsatı tanıdığı gibi, Sosyal Devlet'in ihtiyaç duyduğu finansmanı da sağlamaktadır. Bu sayede bireylerin üretimleri karşılığı devreye giren para, millete hizmet olarak sunulmakta; milletin alın teri yine ona iade edilmektedir.
Sosyal Devlet olmanın gereği, vatandaşların giyim, gıda, barınma ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarını kolayca karşılayabilmelerini temin etmektir.

Ayrıca yeraltı ve yerüstü kaynaklarının işletilmesi için emeğin devreye konulmasını sağlayacak olan da paradır. Eğer para, piyasalarda herkesin elinde olmazsa, üretim ve tüketim faaliyeti yapılamaz.
Parayı, emeğin ve üretimin karşılığı olarak piyasalarda bulunduracak olan ise Milli Devlet'tir. Çünkü yalnızca Milli Devlet'te piyasalarda bulunan para maliyetsizdir. Emeği tahrik edecek ve üretim faktörlerini devreye koyacak para da maliyetsiz olmalıdır. Eğer para maliyetsiz olmazsa, kapitalist sistemde olduğu gibi, sadece belli ellerde tekelleşmesinin önüne geçilemez.
Başlangıçta zâti değeri olmayan para, tahrik özelliği ile, mal ve hizmet üretimini sağlayarak kendine karşılık bulur.

Milli Devlet olmanın bir gereği olarak, ekonomi modelimizle yapmak istediğimiz bir diğer iş ise, atıl duran insanlarımızın emeğini harekete geçirmektir. Bunun yolu da, paranın "emeğin ve üretimin karşılığı" olarak devreye konulmasıdır.
Örneğin, yol yapımı için gerekli malzemeler dağlardan temin edilerek insanların ihtiyacı olan nice yollar hizmete sunulabilir. Bu sayede hem insanların emeği değerlenecek, hem de yol yapılarak ekonomik bir değer oluşturulacaktır." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

TAHRİK UNSURU OLMASI
Milli Devlet, anlayışında paranın herkesin elinde bulunması gerekir. Çünkü para, emeği tahrik ederek mal ve hizmet üretimini sağlayan bir araçtır. Yine para tüketimi devreye koyacak bir tahrik aracıdır. Ancak şayet para, piyasada kolayca ulaşılabilir bir şekilde bulunursa; üretim ve tüketimle ilgili niyetlerin ortaya çıkmasına vesile olabilir.
Paranın tahrik edici bir unsur olması, ilk defa Milli Devlet tezinin ekonomi modelinde ortaya konulmuştur. Diğer devlet anlayışlarında ekonomiyi örten bir peçe olarak görülen para, Milli Devlet'te tam tersine ele alınarak piyasalardaki üretim ve tüketimi tetikleyen bir unsurdur.

EMEK VE ÜRETİMİN KARŞILIĞI OLMASI
Paranın, emeğin ve üretimin karşılığı olması vasfı da yalnızca Milli Ekonomi Modeli'nde ortaya konulmuştur.
Piyasalarda üretim arttıkça, buna karşılık para miktarının da belli oranda artması gerekir. Bu da devletlere senyoraj geliri elde etme fırsatı tanıdığı gibi, Sosyal Devlet'in ihtiyaç duyduğu finansmanı da sağlamaktadır. Bu sayede bireylerin üretimleri karşılığı devreye giren para, millete hizmet olarak sunulmakta; milletin alın teri yine ona iade edilmektedir.
Sosyal Devlet olmanın gereği, vatandaşların giyim, gıda, barınma ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarını kolayca karşılayabilmelerini temin etmektir.

Ayrıca yeraltı ve yerüstü kaynaklarının işletilmesi için emeğin devreye konulmasını sağlayacak olan da paradır. Eğer para, piyasalarda herkesin elinde olmazsa, üretim ve tüketim faaliyeti yapılamaz.
Parayı, emeğin ve üretimin karşılığı olarak piyasalarda bulunduracak olan ise Milli Devlet'tir. Çünkü yalnızca Milli Devlet'te piyasalarda bulunan para maliyetsizdir. Emeği tahrik edecek ve üretim faktörlerini devreye koyacak para da maliyetsiz olmalıdır. Eğer para maliyetsiz olmazsa, kapitalist sistemde olduğu gibi, sadece belli ellerde tekelleşmesinin önüne geçilemez.
Başlangıçta zâti değeri olmayan para, tahrik özelliği ile, mal ve hizmet üretimini sağlayarak kendine karşılık bulur.

Milli Devlet olmanın bir gereği olarak, ekonomi modelimizle yapmak istediğimiz bir diğer iş ise, atıl duran insanlarımızın emeğini harekete geçirmektir. Bunun yolu da, paranın "emeğin ve üretimin karşılığı" olarak devreye konulmasıdır.
Örneğin, yol yapımı için gerekli malzemeler dağlardan temin edilerek insanların ihtiyacı olan nice yollar hizmete sunulabilir. Bu sayede hem insanların emeği değerlenecek, hem de yol yapılarak ekonomik bir değer oluşturulacaktır." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
















































































































