HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 29 HAZİRAN 2022, ÇARŞAMBA

Mirac edercesine yaşamak

09.03.2021 00:00:00
'Mirac edercesine yaşamak' seslendirme dosyası:

Dostlar! Yarın gece yani çarşambayı perşembeye bağlayan gece 'Mirac kandili.'

Bu sebeple bu yazımızda miraca değineceğiz. Miracın hikmetleri ve geniş malumatı Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın özellikle 'Makalat' ve 'Rahmeten'lil Alemin Hz. Muhammed (saa)' adlı eserlerine bakarak öğrenebiliriz. 

Biz de O'ndan öğrendiklerimiz ışığında bir değerlendirme yapalım.

İslam'ın hedef tahtasının orta noktası 'mirac'dır. Çünkü insanlık tarihinde yalnız ve yalnız Peygamberimiz (saa)'e ihsan edilmiş, ikram edilmiş mucizevi ve kutlu bir yolculuktur mirac… 

Allah Teala, Kur'an'ında O'nu âlemlere rahmet ve bize en güzel örnek olarak takdim ediyor. Mirac'ı yaşanmış muazzam bir mucize deyip geçemeyiz. Peygamberimiz (saa) bize en güzel örnek olduğuna göre bu olaydan da ciddi dersler çıkarmalıyız. Öncelikle Peygamberimiz (saa)'e lütfedilen bu mucizevi olayla, O'nun peygamberlerin sonuncusu ve en üstünü olduğu ortaya konulmuş, biz ümmetine de büyük bir şeref bahşedilmiştir.

Mirac mucizesinin gerçekleşme şekline baktığımızda, Allah'a vuslatta yol haritamız çiziliyor adeta…

Nasıl mı? Allah'ın, Habibim/Sevgilim dediği en üstün varlık ve en güzel örnek olarak önümüze koyduğu Kutlu Nebiyi huzuruna davet ederken kullandığı vasıta ve vesileler çok dikkat çekicidir…

Her şeye kadir olan/gücü yeten Allah bir şeyin olmasını isteyince ona "Kün/Ol" der ve o da "Feyekûn/Hemencecik oluverir."

Ancak Allah Teala bize bir ölçü olsun diye böyle yapmadı. Rehber ve yol gösterici olarak vahiy meleği Cebrail'i, binek olarak da, Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya kadar Burak adlı bineği, Mescid-i Aksa'dan Sidretü'l Münteha'ya kadar Mirac adlı yüceliş/yükseliş vasıtasını, Sidretü'l Münteha'dan Cenab-ı Hak katına varışta da Ref Ref adlı vasıtayı kullanmıştır. (Üstadımız eserlerinde Ref Ref için 'Muhabbetullahtır' diye muazzam bir tespitle hakikati ortaya koyar).

Buradan hareketle çıkaracağımız ders şudur:

Allah'a ruhlar aleminde verdiği "Evet Ya Rabbi Sen bizim Rabbimizsin, biz buna şahitlik ederiz" sözünü hatırlayıp, yaratılış gayesi Allah'a vuslat olan biz insanoğluna bunu nasıl yapacağı örneklenmiş ve gösterilmiştir.

Allah'a vuslatta, ihvanını sevip kendine tercih etmen/fenâfi'l ihvan birinci basamaktır. İkinci basamak; ayette geçtiği şekliyle "Onlar mahşer yerine önlerinde önderleriyle/imamlarıyla gelirler" hükm-ü ilahisi gereği, seni Allah'a taşıyacak vasıta/vesile olan Allah dostunda yokluk fenâfi'ş-şeyh… Üçüncü basamak Allah Rasulü'nü her şeyden hatta canından da çok sevip örnek almak yani fenâfi'rrasul ve son basamak da Allah'a vuslat ve O'nun sevdasında yokluk yani fenâfi'llah'tır. 

Miracdan çıkarılması gereken en büyük ders, hayatımıza aktarmamız gereken en büyük ölçü budur. Bunu gerçekleştiren kul her iş ve oluşunu mirac edercesine yapar. Allah bu hali cümlemize nasip eylesin inşaallah.

Tabii, burada mirac hediyeleri de bizi seçkin ümmet haline getiriyor:

Doğduğunda ağlarken 'ümmetî/ümmetimi isterim' diye ağlayan o Kutlu Nebi, Miracda da bizleri unutmamıştır. Cenab-ı Hakk'ın 'dile benden ne dilersen' hitabına tereddütsüz "ümmetimi, ümmetimin affını istiyorum" diye cevap vermesi sebebiyle Cenab-ı Hak; "ümmetinden bana ortak/şirk koşmadan iman ile göçenleri affedeceğim" diye büyük bir müjdeli söz alıyor.

İkinci olarak, Bakara suresinin son ayetlerini aracısız alıyor.

Bir de mü'minin miracı olan beş vakit namaz. Burada bir nükteyi hatırlatmadan geçmeyelim:

Allah 'olmayacak bir şeyi emretmez' gerçeğinden hareketle, ilk etapta namazın elli vakit olarak emredilmesi, sonra da bunu beş vakte indirmesi ve beş vakit namazı huşu' ile ve hiç aksatmadan kılanların amel defterine elli vakit olarak kaydedileceğini bildirmesi de bizim için büyük bir müjdedir.

Dolayısıyla, benim beş vakit namaza gücüm yetmiyor demek büyük bir yalan, kendimizi aldatmak ve şeytanın tuzağına düşmektir. Çünkü Allah bizi günde elli vakit namaz kılabilecek güçte yaratmıştır.

Unutmayalım ki; Allah Rasulü'nün ifadesiyle "namaz mü'minin miracıdır." Allah bizi başta namaz olmak üzere her ibadet ve icraatını mirac edercesine yapanlardan eylesin…

Bir hatırlatmayla bitirelim:

Yarın yani çarşamba gününü kandili karşılamak için; perşembe gününü de kandilin orucu olarak tutalım. Bu gece de çokça istiğfar, salat ü selam, kelime-i tevhid, İsm-i Celal ve Kur'an okuyalım.

Namaz bu gecede bize gönderilen bir hediye olduğu için çokça namaz kılalım kaza namazı olanlar kaza namazı kılsın. Tesbih namazı kılabilirsek kılalım.

Bir de Mirac gecesinde kılınan namaz var: Her rekâtında bir Fatiha, üç Kadir suresi, elli bir İhlas ve bir Felak ve Nas sureleri okuyarak iki rekâtta bir selam vererek on iki rekat namaz kılalım ve nefsimize, neslimize ve bütün mü'minlere dua edelim…

Mirac kandilimiz mübarek olsun…

Selam ve dua ile…

 
Haydar Bektaş / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

09.03.2020, 09.03.2019, 09.03.2018, 09.03.2017, 09.03.2016, 09.03.2015, 09.03.2014, 09.03.2013, 09.03.2012, 09.03.2011, 09.03.2010, 09.03.2009, 09.03.2008, 09.03.2007, 09.03.2006, 09.03.2005, 09.03.2004, 09.03.2003, 09.03.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.