logo
22 HAZİRAN 2026

Misyonerlik faaliyetlerinde gelinen nokta

25.09.2001 00:00:00
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler

Moonculuk 1982'den beri Türkiye ile çok yakından ilgilenmektedir. Topluluk Türkiye'de Moon'un "Birleşik Kilisesi" bünyesindeki "Din Araştırmaları Enstitüsü'nün" organize ettiği "Din Araştırmaları Konferanslarıyla" tanındı. Bu enstitünün düzenlediği toplantı ve konferanslarda tanıdık isimlere rastlandı. Bunlar arasında bugün ülkemizde diyalog ve hoşgörü misyonunu üstlenmiş medyatik ilahiyatçıların yanı sıra siyaset ve basının yakından tanıdığı bazı simalar bulunmakta, bir çoğunun Moon toplantılarına katıldığı bilinmektedir.

Türkiye'de bir televizyon programında Hz. Peygamberi bir postacıya indirgeyen ve hadisleri inkar eden medyatik ilahiyatçının, Edip Yüksel'in Moon Tarikatı ile ilişkisi olup olmadığına dair kendisini arayan Nokta dergisinin sorularına Moon Tarikatına bağlı bir kuruluşun telefonundan cevap vermesi de Mooncuların Türkiye'deki çalışmalarına bir misal teşkil etmektedir.

Mooncular dinsel amaç olarak da "dinlerarası diyalog" fikrini işlemekteler. Yayınlarında "tüm dinlerin halkların kardeşliği", "Yahudi, Hıristiyan, Müslüman yok hepimiz aynı Tanrı'nın çocuklarıyız..." gibi sloganları pek fazla kullanıyorlar. Burada önemli bir nokta da kendi toplantılarına katılan Türk din adamlarının üç beş ay sonra bu gibi fikirleri kırıntılar halinde ülkemize aktarma gayretleridir.

Bu arada Mooncular 1980'li yıllarda Christian Science Monitor dergisini çıkaran grupla çalışmaya başlamışlardır. Bu gazete şu anda Türkiye'de çok etkili bir yayın organı olup, ülkemizdeki bölücü faaliyetleri desteklediği de bilinmektedir.

Kısaca ifade edecek olursak, Moon'un Birleşik Kilisesi dinî değil ABD'de çokça bulunan ve misyonerlik faaliyetlerini ve bununla birlikte de istihbaratı temin eden bir dinsel şirkettir.

DİYANET ve MİSYONERLİK

Milletimizin dinî ve millî bütünlüğünü hedef alan bu sinsi faaliyet ve manevralar, hepimizi olduğu kadar toplumu din konusunda aydınlatmak görevi ilgili kanunlarla kendisine yüklenmiş olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nı da yakından ilgilendirmektedir.

Ancak bu meselede başkanlığın tavrı oldukça çelişkili bir durum arz etmektedir. Millî ve dinî bütünlüğümüzü hedef alan dinlerarası diyalog konusunda hassasiyetini muhafaza etmesi gereken iki temel kurumumuz; Diyanet teşkilatı ve Ordumuzdur. Ordunun bu konudaki hassasiyeti herkesin malumudur.

Esasen Diyanet teşkilatının millî ve dinî bütünlüğümüze yönelik bu misyoner tehlikesinin sinyallerini 1995'den beri verdiği bizzat kendi beyanlarından anlaşılmaktadır. Diyanet kendi çıkarmış olduğu aylık dergisinin Kasım 1995 sayısını tamamıyla misyonerler ve onların yıkıcı faaliyetlerine ayırmış ve yaklaşan tehlikeyi ifade etmiştir. Diyanet'in 1995 Kasım sayısında misyoner faaliyetleri şu şekilde izah ediliyor:

"Genç nesli İslam dininden uzaklaştırmak, manevî bunalım geçirdiği dönemlerde Hıristiyanlığı kurtarıcı olarak takdim etmek, Hıristiyanlığın özellikle ibadet yönünden kolay bir din olduğunu telkin etmek ve benzeri metotlarla her türlü tehlike ve mahrumiyete karşı görev yapan misyonerler başlıca faaliyet alanı olarak okul, kolej, yabancı dil kursları, hastane, hapishane, yayınevleri, çocuk yurtları, Kızıl Haç vb. kurumları seçer. Kızıl Haç teşkilatının yardım elini uzattığı her felâket bölgesinde mutlaka bir misyoner de vardır."

Aynı derginin 39. sayfasında da şunları görüyoruz: "... Bunun için ilgili kuruluşlar Hıristiyan misyoner faaliyetleri konusunda yayınlar yapmalı, radyo, televizyon programlarıyla Hıristiyanlığın mahiyeti ve misyoner faaliyetlerinin iç yüzü anlatılmalıdır. Her derecedeki öğretim kurumlarında ders, seminer ve konferanslarla öğrenciler bu konuda aydınlatılmalı, din görevlileri her kademede halka bu konuda devamlı ikaz ve irşatta bulunmalıdır. Yazılı basın-yayın araçları olan kitap, dergi, gazete vb. mevkutelerle misyoner faaliyetleri dile getirilmelidir. Cep kitapları, broşürler, bültenler neşretmek suretiyle konunun önemi vatandaşlara izah edilmelidir. Bu tür faaliyetler kültür mozaiğimizin daha fazla tahribe uğrayıp dağılmaması için önem arz etmektedir".

Diyanet'in bu tavrı 4 yıl içinde beklenmedik bir şekilde değişmiştir.

MİSYONERLİK FAALİYETLERİ VE DİYALOG ÇALIŞMALARI NETİCESİ BUGÜN GELDİ?İMİZ NOKTA NEDİR?

Artık yeni bir yüzyıla ve yeni bir bin yıla girdik. Bu bin yılın Hıristiyan alemi açısından ne derece büyük önem arz ettiğini daha önce de ifade etmiştik. 25 Aralık 1999 akşamı, yani kutsal Noel akşamı bir konuşma yapan Papa 2. Jean Paul, yeni bin yılda Vatikan'ın yani Katolik dünyasının stratejisini açıkladı. Buna göre, Birinci bin yılda Avrupa Hıristîyanlaştırıldı, İkinci bin yılda Amerika Hıristiyanlaştırıldı, Üçüncü bin yılda da Asya'yı Hıristiyanlaştıralım. Vatikan, yeni bin yılda Türkiye'nin de içinde bulunduğu, Asya kıtasını Hıristiyanlaştırma hedefini ve gayesini açıkça ifade etmekten çekinmiyor. İşin asıl üzücü tarafı bu durum karşısında bazı ilahiyatçılarımız ve akademik kariyer sahibi şahsiyetlerimizin de Papa'yla aynı dili konuşması ve aynı söylemi paylaşmasıdır.

1970'li yıllarda Vatikan'la irtibat kuran ve diyalogun temellerini atan İzmir İlahiyat Fakültesi'nden bir öğretim üyemiz Yeni Şafak gazetesinde yapılan bir mülakatta aynen şunları söylüyor: "Papaların hayatı beni çok etkiledi. Onlardan çok şey öğrendim".Aynı şahıs daha sonra, kendisi hakkında daha evvel bilgi verdiğimiz misyoner teolog Montgomery Watt'ın yanında doktora talebesi olmuştur. Aynı şekilde Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde görev yapan profesör unvanlı bir akademisyen de aynı okulda henüz yardımcı doçent iken Redhouse ansiklopedisinden gelen teklif üzerine onlara yüklüce bir para karşılığında İslam ve tasavvuf üzerine bir çalışma hazırladı. Ve daha sonra gitti, ABD'de Moon tarikatının merkezinde bir yıl kaldı.

Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Ege, Akdeniz ve Marmara kıyılarında denizanası popülasyonunda patlama yaşanıyor. Tatilcilerin "Denize girebilecek miyiz?" sorusuna yanıt arayan uzmanlar, bu istilanın arkasındaki ürkütücü ekolojik gerçekleri ve temas anında hayat kurtaran ilk yardım formülünü açıkladı

21.06.2026 17:10:00
Eyüp Kabil
Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?
Tatilcilerin korkulu rüyası denizanaları neden bu kadar arttı?
Yaz sezonunun açılmasıyla birlikte milyonlarca insan sahillere akın ederken, bu yıl denizlerde beklenmeyen bir misafir tatil keyfini gölgelemeye başladı. Türkiye'nin popüler turizm rotaları başta olmak üzere Marmara ve Akdeniz kıyılarında son günlerde sıklıkla görülen dev denizanası sürüleri, vatandaşlar arasında büyük merak ve endişe uyandırıyor.

"Denizanası olan denize girilir mi?", "Bu canlılar neden bir anda bu kadar çoğaldı?" soruları internet arama motorlarında ilk sıralara tırmanırken, bilim insanlarından korkutan bir çevre uyarısı geldi.

Suçlu sadece sıcaklık değil

Kıyılarda göze çarpan kahverengi pusula denizanaları ve mor denizciğeri türlerindeki bu sıra dışı artış, sadece mevsimsel sıcaklıklarla açıklanmıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, denizanası patlamasının temelinde insan eliyle yaratılan ekolojik tahribatın yattığına dikkat çekiyor.

Deniz ekosistemindeki besin zincirinin kırıldığını belirten su bilimleri uzmanları, aşırı ve plansız balıkçılık nedeniyle denizanalarının en büyük besin kaynağı olan planktonları tüketen balık stoklarının hızla azaldığını vurguluyor. Besin zincirinde boşalan bu alanlar, yüksek üreme potansiyeline sahip denizanalarına kalıyor. Küresel iklim krizine bağlı olarak deniz suyu sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması ve evsel/endüstriyel kirlilik de bu organizmaların adeta birer üreme makinesine dönüşmesini destekliyor.

Turizm ve balıkçılık tehdit altında

Denizanası istilaları sadece yüzücüleri değil, kıyı ekonomisini de doğrudan tehdit ediyor. Sürüler halinde gezen jelatinimsi bu canlılar, balıkçı ağlarını yırtıyor, su ürünleri kafeslerindeki balıklara zarar veriyor ve hatta kıyıdaki sanayi tesislerinin soğutma suyu girişlerini tıkayarak üretimi aksatabiliyor.

Asla tatlı su sürmeyin!

Sahillerde sıkça karşılaşılan denizanası temasları sonrasında vatandaşların yaptığı ilk yardım hataları ise tehlikeyi ikiye katlıyor. Uzmanlar, denizanası sokmasına maruz kalındığında panik yapılmamasını ve kesinlikle tatlı su (çeşme suyu, içme suyu) kullanılmamasını önemle hatırlatıyor. Tatlı su, cilde yapışan zehirli hücrelerin (tentakül) patlayarak vücuda daha fazla zehir salmasına yol açıyor.

Denizanası çarpmasında adım adım ilk yardım:

Deniz Suyu ile Yıkayın: Temas eden bölgeyi derhal temiz deniz suyu ile bolca durulayın.

Dokunaçları Sıyırın: Cilde yapışan uzantıları çıplak elle ellemek yerine cımbız veya plastik bir kart (kredi kartı vb.) yardımıyla yavaşça sıyırarak uzaklaştırın.

Sirke Uygulayın: Zehrin etkisini nötralize etmek için bölgeye sirke dökün veya ılık kompres yapın.

Sağlık Kuruluşuna Başvurun: Özellikle çocuklarda, yaşlılarda veya hassas bünyelerde nefes darlığı, düşük tansiyon ve kas spazmı gibi ciddi alerjik reaksiyonlar görülürse zaman kaybetmeden en yakın sağlık merkezine gidilmelidir.

Doğanın bir ekolojik uyarısı olarak nitelendirilen bu durum karşısında, sahillerde denize girerken dikkatli olunması ve kıyıya vuran ölü denizanalarına bile zehir hücreleri hala aktif olabileceği için çıplak elle dokunulmaması gerektiği ifade ediliyor.

Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile bir araya geldi

21.06.2026 16:38:00 / Güncelleme: 21.06.2026 16:43:42
İhlas Haber Ajansı
Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü
Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile bir araya geldi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, başkent Kahire'de Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile görüştü.İHA

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi

21.06.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi.

Dışişleri Bakanlığı'nın sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, Bakan Hakan Fidan'ın, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı vesilesiyle bulunduğu Kahire'de Mısır Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildiği bildirildi.

YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) sona erdi

20.06.2026 13:20:00 / Güncelleme: 20.06.2026 14:01:21
AA
YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi
YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi

Bu yıl 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu, saat 10.15'te başlayan YKS'nin ilk oturumu TYT'de adaylara, Türkçe testinde 40, Sosyal Bilimler testinde 20, Temel Matematik testinde 40, Fen Bilimleri testinde 20 olmak üzere 120 soru soruldu ve 165 dakika süre verildi.

TYT, Türkiye'nin 81 ili ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa dahil olmak üzere 254 sınav merkezinde ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da uygulandı. 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda gerçekleştirilen ilk oturumda 340 bin 321 kişi görev aldı.

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirildi.

"Bilgiye dayalı sorular vardı"

Sınava giren adaylardan Elif Cantürk, sınava daha önce de girdiğini belirterek, sınavın eleyici nitelikte olduğunu ifade etti.

Cantürk, "Şıklar arasında kalma olayı artmış. Önceden iki şık arasında kalıyorduk, şimdi beş şık arasında kaldığım sorular oldu. Ama güzeldi, umarım bütün gençler emeklerinin karşılığını alır." dedi.

Zorluk seviyesinin arttığı değerlendirmesinde bulunan Cantürk, "Ben sözelciyim. Türkçe sorularında zorlaşmaya gitmişler gerçekten. Gramer ağırlığı verilmişti mesela. Bu da hoşuma gitti bir yandan, eleyiciliği artmış sınavın." ifadelerini kullandı.

Ayçelen Dodurga, 13 yıl önce de üniversite sınavına girdiğini, şimdi ise podoloji bölümünü okumak istediğini söyleyerek, "13 yıl sonrasında tekrar böyle bir tecrübe oldu. Formüle dayalı bir sistemden böyle bir sisteme geçmek bizim için tuhaftı açıkçası. Zorlandım aslına bakılırsa çünkü sayısalda bile paragraf sorusu çözüyormuşum gibiydi. Ama yine de çok tedirgin olacak veya korkulacak bir şey yoktu." diye konuştu.

Alper Tuğra Yıldız ise sınavının güzel geçtiğini ve iyi sonuçlar beklediğini ifade ederek, "Sınavda zorlayıcı sorular vardı. Umarım herkes emeğinin karşılığını alır. Sosyal kısmı biraz zordu, bilgiye dayalı sorular vardı. Sayısal geçen seneye kıyasla biraz daha kolaydı." dedi.

Veliler de sınavın yapıldığı okullara gelerek çocuklarını yalnız bırakmadı. Dışarıda bekleyen veliler, sınav bitiminde adayları alkışlarla karşıladı.

AYT ve YDT yarın yapılacak

YKS'nin ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testleri (AYT), yarın saat 10.15'te başlayacak.

AYT'de adaylara Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinde 40 soru, Sosyal Bilimler-2 testinde 40 soru, Matematik testinde 40 soru, Fen Bilimleri testinde 40 soru sorulacak ve 180 dakika süre verilecek.

1 milyon 627 bin 960 adayın katılacağı AYT, 4 bin 400 bina ve 86 bin 761 salonda düzenlenecek.

Üçüncü ve son oturum olan Yabancı Dil Testi (YDT) ise yarın saat 15.45'te başlayacak ve adaylara 120 dakika süre verilecek. Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça olmak üzere 5 dilde yapılacak sınavda 80 soru yer alacak.

YDT'ye İngilizceden 195 bin 51, Arapçadan 4 bin 178, Almancadan 2 bin 550, Rusçadan 941, Fransızcadan 919 kişi olmak üzere toplam 203 bin 639 aday başvurdu.

Adaylara hatırlatmalar

Sınavlardan 15 dakika önce kapılar kapatılarak sınav salonuna aday alımı tamamlanacak. Adaylar, sınavın sabah oturumu olan AYT'de saat 10.00'dan, öğleden sonraki oturumu olan YDT'de saat 15.30'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Adayların, sınava gelirken sınav giriş belgeleri ile fotoğraflı nüfus cüzdanlarını veya fotoğraflı T.C. kimlik kartlarını yanlarında bulundurmaları gerekiyor.

T.C. kimlik kartını, nüfus cüzdanını kaybeden veya nüfus cüzdanında fotoğraf, T.C. kimlik numarası bulunmayan adaylar için sınav merkezi olan il ve ilçelerde nüfus müdürlükleri, yarın 07.00-15.30 saatlerinde açık tutulacak.

YKS sonuçları, 22 Temmuz'da açıklanacak. 

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku

Gaziantep'te 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 10 kişinin yaşamını yitirdiği Bahar Apartmanı'na ilişkin davada verilen mahkumiyet kararları, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporları gerekçesiyle bozuldu

20.06.2026 11:36:00 / Güncelleme: 20.06.2026 11:41:19
İHA
Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku
Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku
Gaziantep'te 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 10 kişinin hayatını kaybetmesine, 7 kişinin de yaralanmasına neden olan Bahar Apartmanı'na ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini bozarak dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

Daire, dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu, binanın mimari projesine ilişkin revize edilmiş belgelerin dosyada yer almadığını ve yıkımın kesin nedenlerinin yeterince ortaya konulamadığını belirtti. Kararda, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden konusunda uzman en az 7 kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve hükme esas alınabilecek yeni bir rapor alınması gerektiği ifade edildi.



Kararda ayrıca, dönemin Şehitkamil Belediyesi Ruhsat Proje Şube Müdürü Mustafa B. yönünden dikkat çeken bir değerlendirmeye yer verildi. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, binanın yapım sürecinde doğrudan görev almayan Mustafa B.'nin eyleminin, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçu kapsamında mı yoksa "görevi kötüye kullanma" suçu kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğinin yerel mahkemece tartışılmadığını belirterek bunu bozma gerekçeleri arasında gösterdi.

Mahkeme ayrıca, statik proje müellifi Mustafa T. ile belediyede ruhsat proje müdürü olarak görev yapan Mustafa B.'nin kusur durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının da yeniden incelenmesi istendi. Öte yandan, Mustafa B. ve Mustafa T. hakkında daha önce çıkarılan tutuklamaya yönelik yakalama emirleri kaldırıldı. İki sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Dosya, eksikliklerin giderilmesi ve yeniden hüküm kurulması amacıyla ilk derece mahkemesine gönderildi.

Olayın geçmişi

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde Gaziantep'te yıkılan Bahar Apartmanı'nda 10 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davanın karar duruşması, 1. Ağır Ceza Mahkamesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İ.M.U. ile taraf avukatları katıldı. Sanık İ.M.U., hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, beraatını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklar Mustafa B., Mustafa T. ve İ.M.U.'ya "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 11 yıl 1 ay 10'ar gün hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, sanık İ.M.U.'nun tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Heyet, tutuksuz yargılanan sanıklar Mustafa B. ile Mustafa T. hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.

YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Türkiye'deki 81 ilin yanı sıra Lefkoşa ve Belgrad'da düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) başladı

20.06.2026 10:40:00 / Güncelleme: 20.06.2026 11:18:04
AA
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

TYT'de ter dökecek adaylar, sabah saatlerinden itibaren aileleriyle sınava girecekleri okullara geldi.

Ailelerine sarılarak, sınav hakkında son konuşmaları yapan adaylar, sınav giriş kağıtları ile kimlik kartlarının kontrol edilmesi ve güvenlik kontrollerinin ardından salonlara yönlendirildi.

Öğrenciler daha önce sınava alınmayacağı duyurulan eşyalarını ailelerine ve emanet noktalarına bıraktı.

YKS için salonlara girişler saat 10.00'da sona ererken okul görevlileri, kapının kapanmasına sayılı dakikalar kala adayları uyardı.

Bazı öğrencilerin okullara geç kalmamak için koşarak geldiği görüldü.

Diğer veliler, sınava son anda yetişen adaylara alkışlarla moral verdi.

Giriş saatinin sona ermesinin ardından kapılar kapatıldı. Sınava geç kalan bazı adaylar bu andan itibaren binalara alınmadı.

Çocukları sınava giren bazı veliler okulların önünde Kur'an-ı Kerim okuyup dua etti.

Bazı veliler, okul çevresinde taburelerde otururken bazıları da araçlarında heyecanla çocuklarını beklemeye başladı. 

2.5 milyona yakın aday başvurdu

2026-YKS kapsamında saat 10.15'te başlayan, 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu TYT, bu yıl 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda uygulanıyor.

TYT'de adaylara Türkçe Testi'nde 40, Sosyal Bilimler Testi'nde 20, Temel Matematik Testi'nde 40, Fen Bilimleri Testi'nde 20 soru olmak üzere toplam 120 soru sorulacak ve 165 dakika süre verilecek.

Türkiye genelindeki 81 il, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen TYT'de 340 bin 321 kişi görev alıyor.

Adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. T.C. kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulunduruluyor.

TYT'ye, ihtiyaca göre oluşturulan erişilebilir binalardaki uygun sınav salonları için 15 bin 360 engelli aday başvurdu.

4 ilçede ilk kez YKS uygulanıyor

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirilecek.

Ayrıca, 10 bin 880 şehit ve gazi yakını ile gaziler sınav ücretinden muaf tutuldu.

 

Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?


 
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı programda, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu. İşte gerçekler...

20.06.2026 02:28:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:35:51
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?
Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı programda, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu.
Referandumların seçim olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hiçbir zaman 13 seçim olmadı. 2010 Anayasa referandumu, seçim değil referandum. 13 seçim bile olmadı" dedi.

Kaç seçimi kaybetti? 

Kılıçdaroğlu, 22 Mayıs 2010 - 8 Kasım 2023 tarihleri arasında 13 yıl, 170 gün boyunca CHP Genel Başkanlığı görevini yürüttü.
1) Bu süreçte CHP, 2011 genel seçimlerinde yüzde 25.98 oy alarak ikinci oldu, Kılıçdaroğlu 2007 seçimlerine oranla partisinin oy oranını yüzde 5.11 artırdı. İyi başlangıç!

2) 2014 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu'nu belirledi ve seçimi yüzde 38.44 oy alarak ilk turda kaybetti.

3) 2014'teki yerel seçimlerde CHP ikinci oldu.

4) Haziran 2015 seçimlerinde CHP yüzde 25.98 oy aldı. 2011 ile aynı! CHP yine ikinci oldu.

5) Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 25.32 oy alarak ikinci oldu. Oylar Haziran'a göre düştü.

6) 2017 anayasa referandumunu yüzde 48.59 "HAYIR" oyu alarak kaybetti.

7) 2018 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 22.65 oy alarak yeniden ikinci oldu ve ana muhalefet statüsünü korudu. CHP'nin oyları 2015'e göre düştü. Kılıçdaroğlu'nun iddia ettiği gibi partinin oy oranlarını yükseltmedi.

8) Eş zamanlı yapılan 2018 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde ise partinin adayı Muharrem İnce, yüzde 30.64 oy alarak ikinci oldu.

9) 2019 Türkiye yerel seçimlerinde partisi, 25 yıl sonra Mansur Yavaş ile Ankara Belediye Başkanlığını, Ekrem İmamoğlu ile birlikte İstanbul Belediye Başkanlığını kazandı. Ancak genel oyda CHP yine ikinci oldu.

10) Şubat 2022'de Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'nın genişletilmesi ve Altılı Masa'nın kurulmasına öncülük etti; böylelikle Demokrasi ve Atılım Partisi ve Gelecek Partisi de ittifaka katıldı. 2023 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 25.35 oy alarak mecliste 169 sandalye kazandı, ancak bunların 40'ı ittifak üyelerine dağıtıldı. 2018'den daha iyi, Haziran 2015'ten daha kötü bir sonuç!

11) Mayıs 2023'te cumhurbaşkanlığı ikinci turunda oyların yüzde 48.09'unu alarak Recep Tayyip Erdoğan'a kaybetti.

Dolayısıyla CHP, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde 5 genel seçimi, 2 yerel seçimi, 3 cumhurbaşkanlığı seçimini ve iki referandumu kaybetmiş oldu. Referandumlardan ilki Türkiye'de Anayasa'da yapılan birtakım değişiklikleri kapsayan 12 Eylül 2010 referandumu idi. Toplam sayı 12'ye ulaştı. Bunlarda Kılıçdaroğlu Genel Başkan idi.

Bir de 2009 Türkiye yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu, ancak yüzde 37 oy alarak, AK Parti adayı Kadir Topbaş'a karşı kaybetti. Böylece 13 etti.

Başakşehir'de tüyler ürpertici cinayet


 
Başakşehir'de başına taşla vurularak öldürülmüş kadın cesedi bulundu. Kadının nişanlısı olduğu öğrenilen şüpheli gözaltına alındı.

20.06.2026 01:18:00
HABER MERKEZİ/AA
Başakşehir'de tüyler ürpertici cinayet
Başakşehir'de tüyler ürpertici cinayet

Başakşehir'de boş arazide başına taşla vurularak öldürülmüş kadın cesedi bulundu. Şahintepe Mahallesi İstiklal Caddesi'ndeki boş arazide hareketsiz yatan bir kadını gören vatandaşlar polise ihbarda bulundu.
Olay yerine gelen ekipler kadının kafasına taşla vurularak öldürüldüğünü belirledi. Yapılan incelemelerde cesetin Sultan Ç'ye ait olduğu tespit edildi.

Nişanlısı gözaltında

Olay yeri inceleme ekipleri ve cumhuriyet savcısının incelemelerinin ardından cenaze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Polis, kadının nişanlısı olduğu öğrenilen şüpheli Vedat Ç.'yi gözaltına aldı.

Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu

Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu

20.06.2026 00:27:00
İhlas Haber Ajansı
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sahilde yoğun tedbir alınırken, parça incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi.

Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda saat 16.00 sıralarında insansız hava aracı bulundu. Bölgede geniş güvenlik tedbirili alan jandarma ekipleri yaptıkları incelemede, üzerinde mühimmat bulunmadığını belirledi. Jandarma ekipleri tarafından sahilden alınarak, incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi. Çakraz Plajı'nda bulunan İHA'nın 5 gün önce Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'nda bulunan insansız hava aracı ile aynı olduğu öğrenildi.



Uzun süre suda kaldığı ve parçalanmış halde bulunan dronun, gövde ve pervaneleri strafor köpükten, pervaneleri ağaçtan eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının kesin menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor. Bulunan insansız hava aracının, mühimmat taşıma özelliğinin bulunduğu fakat saldırı dronları için önceden gönderilerek, hava savunma sistemleri ve radarları aldatmak için kullanıldığı tahmin ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.