Mostar Köprüsü'ne ait 48 adet fotoğrafın yer aldığı sergi, Kent ve Mimar Sinan Müzesi'nde ücretsiz olarak geziliyor.




































Türkiye'de geçen yıl itibarıyla 12 milyon 708 bin 348 genç bulunuyor, genç nüfus toplam nüfusun yüzde 14,8'ine karşılık geliyor





Türkiye İstatistik Kurumunun "İstatistiklerle Gençlik 2025" araştırmasına göre, nüfusun yüzde 14,8'ini 15-24 yaş grubundaki genç nüfus oluşturdu.
Ülke genelindeki genç sayısı 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak hesaplanırken bunun yüzde 51,2'si genç erkek, yüzde 48,8'i ise genç kadın nüfus olarak kayıtlara geçti.
Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre, genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12,2, 2060'ta yüzde 10,3, 2080'de yüzde 8,8 ve 2100'de yüzde 9,6 olacağı öngörüldü.
Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre, genç nüfus oranının 2030'da yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12,4, 2060'ta yüzde 9,2, 2080'de yüzde 7,2, 2100'de yüzde 7,2 olacağı hesaplandı.
Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre, genç nüfus oranının 2030'da yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12, 2060'ta yüzde 11,1, 2080'de yüzde 9,8, 2100'de yüzde 11,4 olacağı varsayıldı.
Genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, yüzde 20,4 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 20 ile Hakkari ve yüzde 19,8 ile Siirt izledi.
Genç nüfus oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 11,7 ile Balıkesir, yüzde 11,9 ile Ordu ve yüzde 12 ile Muğla olarak sıralandı.
Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfus ortalaması yüzde 10,7 oldu.
AB üye ülkeleri arasında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla yüzde 12,7 ile İrlanda, yüzde 12,2'şer ile Hollanda ve Danimarka olduğu tespit edildi.
Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise yüzde 9,4 ile Malta, yüzde 9,5 ile Bulgaristan, yüzde 9,7 ile Litvanya olarak belirlendi. Türkiye'nin genç nüfus oranının, yüzde 14,8 ile AB üye ülkelerinin genç nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü.
Genç nüfus oranının dünya ortalaması, 2025 yılında yüzde 15,6 olurken, Türkiye'nin genç nüfus oranının bu ortalamanın altında olduğu saptandı.
Türkiye'de, 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 75,5'inin işinden, yüzde 52'sinin elde ettiği kazançtan memnun olduğu belirlendi.
Yaş grubuna göre incelendiğinde, 2025'te genç nüfusun yüzde 30,3'ünün 15-17, yüzde 20,4'ünün 18-19, yüzde 29,2'sinin 20-22 ve yüzde 20,1'inin 23-24 yaş grubunda yer aldığı görüldü.
2022-2024 yıllarına ilişkin "hayat tabloları" dikkate alındığında, doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 olarak kayıtlara geçti. Türkiye'de, çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki gençler için beklenen yaşam süresinin 64,3 yıl, erkekler için 61,7 yıl ve kadınlar için 66,9 yıl olduğu belirlendi. Diğer bir ifade ile 15 yaşına ulaşan genç kadınların, genç erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi.
Genç nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Evli olan genç kadınların oranı, evli olan genç erkeklerin oranının 3,5 katı oldu. Genç erkek nüfusun 2025'te yüzde 96,8'inin hiç evlenmediği görülürken, yüzde 3,1'inin evli, yüzde 0,1'inin boşanmış olduğu kayıtlara geçti. Genç kadın nüfusun ise yüzde 88,9'unun hiç evlenmemiş, yüzde 10,7'sinin evli, yüzde 0,4'ünün ise boşanmış olduğu görüldü.
İç göç istatistiklerine göre, Türkiye'de 2024 yılında en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 15-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde, bu hareketliliğin en büyük nedeninin eğitim olduğu görüldü. Gençlerin 448 bin 826'sının eğitim, 102 bin 660'ının işe başlamak veya iş bulmak, 79 bin 831'inin ise hane veya aile fertlerinden birine bağımlılık nedeniyle göç ettiği belirlendi.
Türkiye'de, 2024-25 öğretim yılında yükseköğretim net okullaşma oranı, yüzde 46,3 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerde yüzde 39,9, kadınlarda ise yüzde 53 olarak kayıtlara geçti.
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, gençlerde iş gücüne katılma oranı, 2024'te yüzde 47,2 iken, geçen yıl itibarıyla yüzde 47,6'ya çıktı. Genç erkeklerde işgücüne katılma oranı, 2024'te yüzde 59,5 iken geçen yıl yüzde 60,1, genç kadınlarda ise yüzde 34 iken 2025'te yüzde 34,3 olarak kayıtlara geçti.
Gençlerde işsizlik oranı, 2024'te yüzde 16,3 iken, 2025'te yüzde 15,3 olarak hesaplandı. Genç erkeklerde işsizlik oranı, 2024'te yüzde 13,1 iken, 2025'te yüzde 11,7 oldu. Genç kadınlarda ise bu oran, 2024'te yüzde 22,3 iken, geçen yıl itibarıyla yüzde 22,1 oldu.
Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı, 2024'te yüzde 22,9 iken, geçen yıl yüzde 23,3 olarak belirlendi. Bu oran, genç erkeklerde 2024'te yüzde 16,2 iken, 2025'te yüzde 16,3, genç kadınlarda ise yüzde 30,1 iken, geçen yıl yüzde 30,9 olduğu görüldü.
Genç nüfusun istihdam oranı, 2024'te yüzde 39,5 iken, 2025'te yüzde 40,3'e yükseldi. Bu oran, genç erkeklerde 2024'te yüzde 51,7 iken 2025'te yüzde 53, genç kadınlarda yüzde 26,4 iken yüzde 26,7 oldu.
Sektörlere göre incelendiğinde, istihdam edilen gençlerin 2025'te yüzde 11,6'sının tarım, yüzde 30,5'inin sanayi ve yüzde 57,9'unun hizmet sektörlerinde yer aldığı tespit edildi.
İstihdam edilen genç erkeklerin yüzde 11'inin tarım, yüzde 36,6'sının sanayi ve yüzde 52,4'ünün hizmet sektöründe yer aldığı belirlendi. Genç kadınların yüzde 12,9'unun tarım, yüzde 17,7'sinin sanayi ve yüzde 69,5'inin hizmet sektöründe çalıştığı kayıtlara geçti.
- Gençlerin yüzde 54,4'ü kendini mutlu hissediyor
Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 2025'te 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerden kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 53,3 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 13 oldu.
Geçen yıl, 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içinde kendini mutlu hissettiğini beyan edenler yüzde 54,4 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenler yüzde 11,9 olarak belirlendi. Bu yaş grubundan kendini mutlu olarak hisseden erkekler yüzde 52,3 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenler yüzde 13,3 oldu. Genç kadınlarda mutlu hissedenler yüzde 56,7 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 10,4 olarak tespit edildi.
Gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler arasında yüzde 38,8 ile sağlık, ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 22,8 ile başarı ve yüzde 16,6 ile para izledi. Genç erkeklerde yüzde 33,7 ile ilk sırayı sağlık alırken, bunu yüzde 24,2 ile para ve yüzde 21,9 ile başarı takip etti. Genç kadınlarda ise yüzde 44,2 ile ilk sırayı sağlık alırken, bunu yüzde 23,8 ile başarı ve yüzde 20,1 ile sevgi takip etti.
Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin genel sağlık durumlarından memnuniyeti, geçen yıl yüzde 68,6 oldu. Genç nüfusun genel sağlık durumundan memnuniyetinin, aynı dönemde yüzde 87,2 olduğu görüldü. Bu oran, genç erkeklerde yüzde 88,2, genç kadınlarda ise yüzde 86,2 olarak belirlendi.
Aynı sonuçlara göre 2025'te, gençlerin yüzde 75,5'inin işinden, yüzde 52'sinin elde ettiği kazançtan memnun olduğunu tespit edildi.
Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet yüzde 77,5, elde edilen kazançtan memnuniyet yüzde 54 olurken, genç kadınlarda ise bu oranlar yüzde 70,8 ve yüzde 47,5 olarak kayıtlara geçti.
Gençlerin yüzde 73'ü, geçen yıl itibarıyla şimdiye kadar aldığı eğitimden memnun olduğunu belirtti. Bu oran, genç erkeklerde yüzde 72,3 iken, genç kadınlarda yüzde 73,7 oldu.
Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024 yılı sonuçlarına göre, son 12 ayda en fazla şiddete maruz kalanların, 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar olduğu görüldü. Genç kadınlara yönelik şiddet türleri arasında yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet, ilk sırayı aldı. Bunu yüzde 7,3 ile dijital, yüzde 5,8 ile ısrarlı takip, yüzde 4,6 ile ekonomik, yüzde 3,8 ile fiziksel ve yüzde 1,8 ile cinsel şiddet izledi.
Yapay Zeka İstatistiklerine göre, 2025'te internet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan eden 16-24 yaş grubundaki gençlerin oranı, yüzde 39,4 oldu. Bu oranın genç erkeklerde yüzde 38,3, genç kadınlarda ise yüzde 40,5 olduğu görüldü.
Yapay zeka kullanan gençler incelendiğinde yüzde 75,3'ünün özel, yüzde 53,9'unun örgün eğitim ve yüzde 19,7'sinin ise mesleki ve iş amaçlı kullandıkları görüldü.
Yapay zeka kullanmadığını beyan eden gençlerin nedenlerinin, yüzde 80,7 ile ihtiyaç duyulmaması, yüzde 8,2 ile nasıl kullanılacağının bilinmemesi, yüzde 8,1 ile varlığından haberdar olunmaması ve yüzde 2,8 ile gizlilik, güvenlik veya emniyetle ilgili endişeler olduğu görüldü.
77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 38. duruşması başladı





İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.
Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da katıldığı duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.
Duruşma, dün savunmasını tamamlayan tutuklu sanık Kültür AŞ Hakediş Şefi Gökhan Köseoğlu'nun avukatlarının beyanlarının alınmasıyla sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.
İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.
Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 sanığın tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.













