logo
24 HAZİRAN 2026

Murat Kurum: 'Ceketimi assam oy verirler' mantığı var

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Beyaz TV'deki Gündem Özel programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

22.03.2024 01:40:00
İhlas Haber Ajansı
Murat Kurum: 'Ceketimi assam oy verirler' mantığı var
Murat Kurum: 'Ceketimi assam oy verirler' mantığı var
İstanbul'un algıyla yönetilmeye çalışıldığını belirten Murat Kurum, 'Onların umurunda olan balya balya paralar. Öbür tarafı dizayn etmek için, finans bulmak için çalışıyor. Televizyonlara çıkamıyorlar. Bu soruyu sormamaları kaydıyla çıkıyorlar. Çıkın anlatın insanımız aydınlansın. Çok çelişkili açıklamalar yapıyor.' dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Beyaz TV'deki Gündem Özel programında gazetecilerin sorularını cevapladı.

Murat Kurum, İstanbulluların mevcut İBB yönetimi altında geçirdikleri son 5 yılda yorulduklarını ve artık değişim istediklerini anlattı. 80 gündür sahada olduğunu hatırlatan Kurum, 'İstanbul'un her bir ilçesine gittik ve vatandaşımızla, esnafımızla bir araya geldik. Eyüpsultan'da 75 yaşında bir amcamız geldi, ağlayarak sarıldı. Gittiğimiz her yerde bu sevgiyi görüyoruz. 5 yıllık süreçte yorulmuş vatandaşımız değişimi istiyor. Bugün Adalar'da esnafımızla bir araya geldik. Projelerimizi anlattık. Orada da coşku güzeldi. 80 gündür sahadayım, projelerimizle ya da yaptıklarımızla alakalı hiçbir tepki duymadım. 'Metroyu böyle yapmak lazım, siz böyle söylediniz ama doğru mu, değil mi'' diye bir tepkiyle karşılaşmadım. Hatta, 'Evimizi dönüştürün, ulaşımı çözün' diyenleri duydum.' diye konuştu.

'2019'daki vaadi olan HIZRAY'ı yeniden vadediyor'

Murat Kurum, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 'Hatırlamıyorum' dediği 5 yıl önceki vaatlerini, 5 yıl aradan sonra 31 Mart seçimleri öncesi yine piyasaya sürdüğüne dikkat çekti, tepkisini '5 senedir Ekrem Bey'den şunu duyuyoruz; 'Engelleniyoruz, yaptırmıyorlar.' Gelinen süreçte vaatlerini hatırlamayan bir Belediye Başkanı'yla karşı karşıyayız. Sözlerini projelerini unutan biri bunları nasıl gerçekleştirecek' 'Zaten yetişmezdi, hatırlamıyorum' diyor. Hiçbir çalışma yapmamış, temel atmamış HIZRAY'ı yeniden vaat diye anlatıyor.' cümleleriyle ifade etti.

İstanbul'un hizmet görmesi için İBB'de liyakatli kadrolar bulunması gerektiğini vurgulayan Murat Kurum, 'Hep algı, polemik siyaseti. Çünkü başka bir şey söyleyemezler. Bakanlara laf yetiştiriyor. Sayın Cumhurbaşkanı'mıza ağza alınmayacak hakaretler ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı oluyor, İstanbul'un bunca sorunu varken 80 ilde mitingler düzenliyor. Her zaman aynı mantık. 22 yıldır bu ülkede hizmet siyaseti yapan bir AK Parti ve Cumhur İttifakı var. Buradaki sorun liyakatsiz kadroyla çalışmak. Bizim bütün vaatlerimiz ayağı yere basan vaatler. Biz 1 Nisan'da ne yapacağımızı biliyoruz ama emin olun onlar bilmiyor. Bu projeler İBB'de yoktur. Öyle bir kadroları yok. Oradaki bilgili, becerili, tecrübeli ekibi saf dışı bıraktılar. Bütün sorunların sorumlusu İBB yönetimidir. Özel halk otobüsleri ile görüşme gerçekleştirdim. 2 milyon, 3 milyon alacakları var. Otobüs firmasından 2-3 milyon finansı kendi yapmasını bekleyemezsiniz. Bakım işleri var, bunlar yapılmazsa otobüs yolda kalır. Farkında olmadığını da 'hatırlamıyorum' diyerek itiraf ediyor. Burayla ilgilenmiyor ki, gözü hep dışarda. İstanbul'un kaynaklarını kendi hayalleri için kullanıyor. İstanbul'u basamak olarak kullanıyor. Bu şehrin ihtiyaçları var. 16 milyon insan var, 18 milyon da turist geliyor. İstanbul'a bir bebek gibi sevgiyle bakmak gerekiyor. Çok sevdiği tatile mi gider, CHP içinde mi koşar kendi kararları.' dedi.

'İstanbulluların kapısına içme suyunu memba kalitesinde getireceğiz'

Mevcut İBB Başkanı'nın İstanbul'u rant olarak gördüğünü belirten Murat Kurum, kente son 5 yılda yeni su kaynağı kazandırılmadığını hatırlattı. İstanbul'un su kaynaklarını yüzde 21 artırma sözü veren Kurum, 'Vatandaşın suyu çamur gibi akıyor. Bu su içilebilir mi' 1 hafta 10 gün önce Anadolu Yakası'nda suyun kokusuyla ilgili endişe vardı. 5 yılda bir damla su getirmeyeceksin, İSKİ elektrik faturasını ödeyemeyecek hale gelmiş. Bu iştirakte öyle becerikli arkadaşlar vardı ki; Haliç temizlendi, şehrin her yerine su getirildi, İstanbul susuz kalmıyordu. 5 yılda bir damla su kaynağı gelmedi. Yapanı eleştiriyorlar, ama kendileri de yapmıyor. Su, İstanbul'un yaşam hakkıdır. Temel atmama töreni yapıyor. Devlette devamlılık esastır. Bunlar devlet yönetmemiş. Ellerine birileri vaatleri vermişler anlatıyor. Kadro kursalar birileri yürütürdü ama o da yok. Bir belediye başkanına; 'Sen aday olma biz sana İstanbul'da Genel Müdürlük verelim' diyorlar. Başka partilere; 'Size iştirakler, işler verelim' diyorlar. Bu bakış açısıyla İstanbul'a böyle hizmet edilmez. İstanbul gibi bir metropol sürekli yatırım, eser ister. İstanbul, Türkiye'nin lokomotif şehri. Marmara'da ihracatın ve istihdamın yüzde 50'si İstanbul'da. Taksi sorunu, sokak hayvanı sorunlarına çözüm üretmeyeceksiniz, İstanbul'un sorunları varken siz kendi menfaatiniz için uğraşacaksınız, böyle hizmet olmaz. Biz diyoruz ki; İstanbul'un su kaynağını yüzde 21 artıracağız. Özellikle Avrupa Yakası'nda. Depolama da yapmamız lazım. Vatandaşın kapısına kadar suyu içme kalitesinde getireceğimizi vadediyoruz. Su olmadan hayat olur mu.' şeklinde konuştu.

'Onların umurunda olan balya balya paralar'

Murat Kurum, İstanbul'un kaynaklarının reklam kampanyalarına harcandığını söyledi. Kamuoyuna yansıyan 'para sayma' görüntülerini de hatırlatan Kurum, eleştirilerini, 'İlk geldiği zaman Yenikapı'ya belediye araçlarını dizdiler. Şimdi daha fazlası sözde hizmet veriyor. Sayıştay raporları diyor ki; 'Sergilediğinden daha fazla araç belediyede.' Ve bu araçlar belediyeye de değil başkalarına hizmet ediyor. Sen İstanbul'u bitirdin. İstanbul'u durdurmayı başardınız, deprem korkusunu büyütmeyi, trafiği çile haline getirmeyi başardınız. Sonra da reklam tabelalarına 500 milyon TL harcadılar. Belediyenin kendi tabelaları, belki sadece baskı parasıdır o da, ne kadar olabilir' Reklam bütçesi, deprem bütçesinin iki katı. Algıyla yönetmeye çalışıyor. Onların umurunda olan balya balya paralar. Öbür tarafı dizayn etmek için, finans bulmak için çalışıyor. Televizyonlara çıkamıyorlar. Bu soruyu sormamaları kaydıyla çıkıyorlar. Çıkın anlatın, insanımız aydınlansın. Çok çelişkili açıklamalar yapıyor. Ben Emlak Konut'ta 125 bin konut yaptım hepsini rayiç fiyata sattık. Vergi kaçırmadık.' diye sürdürdü.

Bakanlık döneminde hayata geçirdiği konut projelerini sıralayan Kurum, İstanbul'da ise sadece 5 bin konutun dönüştürüldüğüne dikkat çekti. Afetlerde her zaman vatandaşın yanında olduğunu ve verdiği sözleri tuttuğunu hatırlatan Kurum, 'İBB'nin 5 yılda yaptığı konut 5 bin. Ben 5 yılda 81 ile gittim. Elazığ'da Malatya'da afet oldu 2 saat sonra oraya gittik. Kastamonu, Bartın, Rize'de seller oldu hemen bölgeye gittik. Aylarca orada kaldık. İzmir'de deprem oldu ve gittik oraya vatandaşımızla el ele vererek İzmir tarihinin en büyük dönüşümünü yaptık. Asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutun temelini attık. 6 ayda konutlar teslim edilmeye başladı. Onlar balık yerken, kayağa giderken biz çalışıyorduk. 46 bin konutu bitirip teslim ettik. 40 tarihi meydanın ihyasını yaptık. Bursa Ulu Camii'den, Zonguldak, Erzurum, Sinop, Bitlis. Buralarda tarihi yapıları düzenledik. İstanbul'da 173 bin konutunu başlattık. Dertli olursan yaparsın. Böyle bir dertleri yok, 'Ceketimi assam oy verirler' mantığı var.' cümlelerini kurdu.

'Onlar bizim kentsel dönüşüm işlerimize bin 500 dava açtılar'

Murat Kurum, İstanbul'un depreme hazırlıklı hale gelmesi için gece gündüz çalışacağını dile getirdi. İstanbul'da acil dönüştürülmesi gereken 650 bin konut olduğunu hatırlatan Kurum, 'Bunları dönüştürmek istiyoruz. Bir daha aynı acılar yaşansın istemiyoruz. Biz konutları yaparken, 'Siz bunları 100 yılda yapamazsınız, parayı bulamazsınız.' dediler. Osmangazi Köprüsü'nde de böyle dediler. 'KAAN'ı yapacağız dedik', 'Yok' dediler. 'Elektrikli otomobil yapacağız' dedik, 'Burada olmaz' dediler. Hep eleştiri. Algıyla deprem endişesi giderilir mi' Sadece İstanbul'a odaklanacağız ve çalışacağız. Geçmişte nasıl yaptıysak, yine öyle yapacağız. 81 ilde vatandaşımıza sorun; 'Mavi montlu adam geldi verdiği sözleri tuttu' derler. İzmir, kendilerinin yönettiği yer. Hizmetlerimiz orada. 300 bin kontu KİPTAŞ eliyle dönüştüreceğiz. Nisan ayında talepleri alacağız. Bunların Nisan'da yapacak hiçbir şeyleri yok. 6 ayda taksi sorununu çözeceğiz. Şu an vatandaşımız dönüşemiyor. Eski daireyi dönüştürmek istese, 10 daire 7'ye düşüyor. Meclis'e getirdiği bir tane iş ret almadı. Onlar bizim kentsel dönüşüm işlerimize 1500 dava açtılar. Tozkoparan'daki evlere gidin görün. 'Katarlılara, Araplara sattılar' dediler, vatandaşımız oturuyor. Başakşehir aynı. Avcılar'da mülkiyet sorunu çözüldü.' diyerek, muhalefetin tutumunu eleştirdi.

'İki yakaya 122 kilometre tünel yapacağız ve artık trafik çile olmayacak'

İstanbul'daki trafik çilesinin yeni metro hatları ve tünellerle giderileceğini söyleyen Murat Kurum, ulaşımla ilgili projelerini anlattı. Raylı sistemleri 650 kilometreye çıkaracaklarını yineleyen Kurum, 'Metro ihalelerini yapmış, finansı hazır halde vermişiz, iptal etmişler. Bunlar da yetmemiş, kazılmış metroya hafriyat döktüler. Tünellere de beton döktüler. Şimdi de onları kaldırmak için kamu kaynağı harcıyorlar. Bu İstanbulluların parasını gereksiz harcamak değil de nedir' Önce 'gereksiz' diye hafriyat döküyorsun, sonra hafriyatı kaldırmak için para harcıyorsun. Buna da 'işe başlama töreni' diyorlar. İşe başlayacak zihniyet oraya hafriyat döker mi' Bunlar bizim yaptığımız işe bile sahip çıkmaya çalışıyorlar. Orada bir emek var. Kendin yap. 5 yılda bir tane metro ihalesi yapmamış. Bitenler, bizim başlatıp yüzde 99'a kadar getirdiğimiz var. 2019'un Haziran ayından sonra açılan metro hatlarının tamamı 145,7 km. Bunun 81,7 km'si Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapıldı. İBB, 'ben açtım' dediği 63,9 km metro hattının 18 km'sini kendisi yapmış. 45,9 km'lik hattı ise biz yapıp onlara teslim etmişiz. 9 hattın 46 km'sini biz açıp vermişiz; 17,88 km'sini onlar yapmış. Devlet engelleseydi, Ulaştırma Bakanlığı bu kadar metro yapar mıydı' Bakanlık bu kadar metro yapmasa İstanbul'un trafiği ne hale gelirdi' 1 Nisan'da görevi aldığımda, bugünden 370 kilometre aldığımı söylüyorum. '650 kilometreye çıkartacağım' diyorum, 280 kilometre yapacağım. Onların emeğine de saygı duyuyorum.' ifadelerini kullandı.

İstanbul'un iki yakasına toplam 122 kilometre tünel inşa ederek trafik yükünü hafifleteceklerini yineleyen Kurum, 'TÜYAP'tan binen vatandaşımız kesintisiz bir şekilde Boğaz'ı geçecek, Söğütlüçelme'ye, Cevizli'ye gidecek. Silivri'ye metrobüs götüreceğiz. Trafikteki ulaşım süresini aşağı çekeceğiz. Ortalama trafik süresi 64 dakikaya gelmiş. Biz bunu 39 dakikaya düşüreceğiz. İki yakaya 122 km tünel yapacağız. Bunun 88 km'si Avrupa Yakası'na. Beykoz'dan Üsküdar'a 9 dakikada ulaşabilecek vatandaşımız. Biz bu tünellerle alternatif bir yol oluşturacağız. D-100'de yan yol düzenlemesi yapacağız. Artık trafik çile olmayacak. AK Parti'nin 22 yıllık siyaset anlayışı budur. 81 ile, vatandaşımızın dini, dili, ırkı bakmadan hizmet getirdik. Böylesi kutlu bir şehre gece gündüz çalışarak hizmet edersiniz. Artık kendisi tatile mi gider, işe başlama nasıl olurmuş, hizmet nasıl yapılırmış onu mu izler, kendi bilir.' diye konuştu.

'Kandil'den talimat geldi ve ittifak işaret edildi'

Murat Kurum, DEM Parti ve CHP'nin İstanbul'da yaptığı ve Kent Uzlaşısı adını verdiği ittifak hakkında da açıklama yaptı. İki partinin Kandil'den gelen talimatla yeniden ittifak yaptığını ifade eden Kurum, tepkisini 'Tam açıklayamıyorlar. İttifak yaparsan çıkar açıklarsın. Kapı arkasında bir şey yapmazsın. Biz ne yapıyorsak şeffaf bir şekilde yaptık. 22 ilçede aday çıkartılmıyor, Meclis üyelikleri paylaşılıyor, Esenyurt adayı; 'Beni Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu aday gösterdi' diyor. Diğer taraftan da, 'Esenyurt'un nüfusu bir çok ilden fazla, öz yönetim olsun' diyor. DEM bir aday çıkardı, sonra Kandil'den talimat geldi ve başka aday çıktı. İttifak yapılması işaret edildi. Şimdi de ittifakı, Kent Uzlaşısı adı altında söylüyor. Vatandaşımız kimin hizmet, eser getireceğini biliyor. Kendilerine yakın gazeteciler bile; 'Bir il binasını alamayanlar ülkeyi, şehri nasıl yönetecek' diyor. Sen şehri bitirmişsin, 5 yıl için daha aday oluyorsun. Millet sana nasıl inansın' Bırak aday olmayı, istifa etmen lazım. İstanbul ile ilgilenmeyeceksin, sonra 'ben İstanbul'u yönetmeye talibim, her şey güzel olacak.' Ne oldu, kalp yapıyordunuz herkese.' sözleriyle ifade etti.

'CHP'li yönetimi en iyi bilen, eziyetler çeken Yeniden Refah Partisi seçmenimizdir'

Murat Kurum, Cumhur İttifakı'ndan ayrılarak 31 Mart'taki yerel seçimlere kendi adayıyla girme kararı alan Refah Partisi'nin seçmenine, 'Herkesin oyuna talibiz. CHP'yi en iyi bilen Yeniden Refah Partili seçmenimizdir. Çektikleri eziyet orada. Sandığa gittiklerinde verdiği oyun kime yarayacağını düşüneceklerdir. CHP Belediyesi'ne mi, yoksa Rahmetli Erbakan Hoca'mızın rüyasını gerçekleştirecek iradeye mi destek verecekler' Bunu sandıkta düşüneceklerdir. Biz Yeniden Refah Partili seçmenimizin oyuna talibiz. Sandığa gittiklerinde oyları, Kur'an kursuna giden çocuklarımız için 'Orta Çağ zihniyeti' diyenleri mi destekleyecekler yoksa ülkeye katı sağlamak için çalışanlara mı yarayacak, bunu düşüneceklerdir. Ayasofya'nın zincirlerinin kırılmasını en çok Rahmetli Erbakan Hocamız isterdi. Ezanlar sonsuza kadar yankılansın istiyordu. Yoksa 'müze olsun' diyenlere mi destek olunacak' 'Benim oyum nereye destek oluyor'' diye düşüneceklerdir.' diye seslendi.

'Kardan adamın saltanatı, güneş doğuncaya kadarmış'

Murat Kurum, İstanbul'un deprem ve trafik sorunun beka sorunu olduğunu işaret etti. Mevcut İBB yönetimini hedef alan Kurum, 'Mesele İstanbul. Her medeniyetin dostça yaşama arzusunu devam ettirme. 3 senedir bitmek bilmeyen kaldırım çalışmaları var. Yerel seçim hizmet seçimi. Yerel seçimde İstanbul'un geleceğini uygulayacağız. Deprem bir beka sorunu değil midir' İstanbul'un ekonomisi beka sorunu değil midir' İstanbul'un kaynaklarının israf edilmesi bu ülkenin beka sorunu değil midir' Türkiye Yüzyılında şunun kararını vereceğiz; İstanbul lokomotif bir şehir mi olsun yoksa daha mı geri gitsin. Kardan adamın saltanatı, güneş doğuncaya kadarmış. Bunların saltanatı 31 Mart'ta doğacak güneşle bitecek. Tüm seçmenlerimiz bunları düşünecek.' dedi.

'İhtiyaç sahibi tüm emeklilere her ay 2 bin 500 TL'

Murat Kurum, kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için kadınları ve gençleri destekleyeceklerini söyledi. Emeklilere de İBB bütçesinden her ay destek vereceklerini yineleyen Kurum, sosyal projelerini, '10 bin kadınımıza ve gencimizi sermaye desteği vereceğiz. İlk işini kuran gençlere 100 bin TL destek vereceğiz. Kendi işlerini kurup, kendileri üretebilecekler. E-ticaret üzerinden pazarlamalarına destek olacağız. 100 bin ailemizin ev ekonomisi güçlenecek. Kadın istihdamını artıracağız. 7/24 nöbetçi kreş hizmeti vereceğiz. Ulaşımda yüzde 40 indirim olacak. 0-6 yaş çocuk sahibi anne ve babalara ücretsiz ulaşım hakkı tanıyacağız. Üniversite öğrencilerine 10 bin TL eğitim desteği verilecek. Sosyal yardımlar yapacağız ama gelirleri artırmak için bu adımları da atacağız. İSMEK'te çalışan, üretenlere saatlik ücret alacağız. İhtiyaç sahibi tüm ekmekli vatandaşlarımıza İBB olarak ayda 2 bin 500 TL ödeme yapacağız. İstanbul'da 3 tane büyük yaşlı ve engelli yaşam merkezi olacak.' şeklinde anlattı.

CHP'li İBB yönetiminin 2019 seçiminin ardından yaptığı işten çıkarmaları hatırlatan Kurum, 'Haksız yere işten çıkartılan her bir kardeşimizi 31 Mart akşamı işe alacağız. Bazı çalışanlarını işiyle alakalı olmayan yerlere göndermişler. 2019'da 'Kimseyi işten atmayacağız' dediler. 5 senede nasıl 50 bin kişi işe girdi, çıktı' Belediye böyle işleyebilir mi' Kimseyi haksız yere işten atmayacağız. Alın teri nedir, emek nedir bilmiyor ki' Bu şehri böyle yönetemezsiniz.' ifadelerini kullandı.

'İki günlük konser parasına 39 ilçeye kent lokantası, kreş ve kütüphane açarım'

CHP'li İBB Başkanı'nın 'mega proje' dediği Kent Lokantalarına da değinen Murat Kurum, '39 ilçede iki gecede açarım.' dedi. İBB yönetiminin iki konser için harcadığı 550 milyon lira ile İstanbul'un 39 ilçesinde yapılacak işleri sıralayan Kurum, konuşmasını, 'Biz sosyal yardımlarla alakalı; verilen yardımları devam ettireceğiz ve sürdürülebilir yardımlar da yapacağız. Kadir Ağabey zamanında, Ramazan'da günde 500 bin kişi ücretsiz kişiye yemek veriyordu. Diğer aylarda, ayda bir buçuk milyon kişi ücretsiz yemek yiyordu. Şimdi bunlar ücretsiz verilen yemekleri kaldırdılar, ücretle yemek verdiği 11 lokantayı hizmetmiş gibi anlatıyor. Geliri en az olan ilçemizde onun kadar sosyal tesisimiz var. Bunu büyük bir iş gibi anlattığımızı gören oldu mu' Biz bunları zaten yapıyoruz. Ulaşımı ve depremi konuşmadığım yerde kent lokantasını konuşmam. Zaten yapıyoruz. 39 ilçede 2 gecede açarız. Yaptıkları bir bina da yok. Bir yerleri kiralıyorlar, masa, sandalye sonra 'iş yaptık' diyorlar. Konserlere verdikleri 550 milyon TL ile, 39 ilçeye kent lokantası, kreş ve kütüphane açarım.' sözleriyle noktaladı.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.