logo
13 ŞUBAT 2026


Musevi-Hıristiyan Kültürünü Paylaşmak

01.07.2005 00:00:00
AB Türkiye'yi tam üye yapmayacak. Bütün oyalamalar aslında Türkiye'yi üyeliğe almayacağız deme cesareti olmayan AB'nin siyasi manevralarından ibaret.Başbakan Erdoğan AB'ye samimiyet çağrısı yapıyor. Bu samimiyet çağrısı Erdoğan'ın bile AB'nin samimi olmadığını anladığını göstermektedir. Aslında hükümet uzun zamandır AB'nin samimi olmadığının farkındadır. Ama bugünlere kadar pek böyle ifadeler duymuyorduk. Hükümet yetkililerinin AB söylemlerinde, son zamanlarda giderek dozu artan bir agresiflik seziliyor. Bu da AB sürecinden olası bir çark etmenin zemininin hazırlanması izlenimini veriyor.Eğer AB masası devrilecekse masayı deviren taraf biz olalım isteniyor galiba. AB'ye verdiğimiz tavizler ne olacak? Kimse bilmiyor.Erdoğan, "AB'nin Hıristiyan kulübü olmadığını iddia ediyorsanız, o zaman Türkiye'yi aranıza katmak durumundasınız. Aranıza kattığınız takdirde tamam, burası gerçekten medeniyetlerin bir arada buluştuğu bir adrestir, diyeceksiniz. Aksi takdirde bunu söylemeye hakkınız yoktur. Söyleseniz de kimse inanmaz" diyerek AB'yi sıkıştırmaya çalışıyor.Öncelikle şunu belirtelim, hiçbir Avrupalı yetkilinin Erdoğan'ın bahsettiği bir iddiası olmamıştır. Yani kimse AB'nin Hıristiyan bir birlik olmadığı iddiasında bulunmamıştır. AB'nin hiçbir yetkilisi AB'nin Hıristiyanlıkla bağlarını samimi olarak inkâr etmiyor. İnkâr edenlerse Türkiye'den istedikleri tavizi aldıktan sonra kendi halklarına gerçek niyetlerini hemen açıklayıveriyorlar. Ayrıca AB'nin "medeniyetlerin buluştuğu bir birlik" olduğu saçma tezi de, Türkiye'de AB sevdalısı çevrelerin pörsümüş tezleri. Avrupalı yetkileri Türk meslektaşları gibi düşünmüyorlar.Avrupa Anayasasını hazırlayan konvansiyonun başkanı Valery Giscard d'Estaing, 2004 yılının Ağustos ayında "Avrupalılar her zamanki alışkanlıklarından vazgeçip artık Türkiye'ye yalan söylemeyi bir kenara bırakmalı. Türkiye Avrupa ülkesi değildir. Türklere hep yerine getirmeye hazır olmadığımız sözler ve vaatlerde bulunduk. Türklere artık yalan söylememeliyiz. Birliğin içinde Türkiye'nin yeri yok..." şeklinde açıklama yapmıştır.D'Estaing, hem AB'nin Türkiye'ye hep yalan söylediğini hem de, Türkiye'nin birlik içinde yer alamayacağını kesin bir dille ifade ediyor.AB Anayasa'nın 51. Maddesi'nde, "Kilise ile AB açık, saydam ve düzenli bir iletişim içinde bulunacak" ifadesi yer almaktadır. Bu açıkça Hıristiyanlığa atıfta bulunmak değil midir?İtalyan Başbakan Yardımcısı Gianfranco Fini de şu öneri de bulunmuştur. "Avrupa Birliği demek, Musevi-Hıristiyan sürecini temel değerler olarak paylaşan toplulukların birliği demektir. Avrupa kimliğinin kökenlerini, yansımalarını çok açık bir saydamlıkla ortaya koymalıyız ki, biz o kökenleri 'Hıristiyanlık değerleri'nin bir parçası olarak görmekteyiz." Türkiye'nin dışlanmasının en büyük etkeni, ister kabul edelim ister etmeyelim İslam dinidir. Türk milleti, Musevi-Hıristiyan kültürünü temel değerler olarak paylaşmadığı için bu birlik içinde yer almayacaktır. Bazı siyasiler, Türkiye'de açılışına katıldıkları Musevi ve Hıristiyan ibadethaneleriyle, AB'ye Gianfranco Fini'nin ifadelerinde yer alan Musevî-Hıristiyan kültürünü benimsedikleri mesajını vermeye çalışıyorlar galiba. Siyasilerin kilise ve Havra açarak vermek istedikleri mesaj Türkiye'nin AB'ye üye olmasını sağlamayacaktır.AB'nin asıl istediği topyekûn Türk milletinin Musevi-Hıristiyan değerlerinin İslam kültüründen üstün olduğunu kabul etmesidir.
 
Orhan Dede / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.