logo
16 HAZİRAN 2026

Muştulu aylara...

30.09.2001 00:00:00
Tanyeri ağarıyor. Gece, nöbetini sabaha devretmeye hazırlanıyor. Bu sabah rüzgar hafif ılığa yakın soğuk esiyor. Gökyüzü örtüsünü değiştiriyor kapkara bulutlar kaybolup beyaz mutluluk bulutları geliyor semaya. Göçmen kuşlar bir muştunun neşesiyle uçuyor. Gece boyunca susup tefekküre dalan mahlukat seher yeliyle geliyor zikre. Mahlukat lisan-ı hal ile zikrediyor. Ağaçlar Hay ya Hay diye sallanıyor, kuşlar Lailaheillahlah'ın esrarıyla kanat çırpıyor. Ay Hak Hak diye süzülüyor. Bir ses karanlığı ve sessizliği yırtarak Allah diyor. Allah-u Ekber Allah-u Ekber diyor. Bir eren başı secdede seccadesini gözyaşlarıyla ıslatıyor.

Tanyeri ağarıyor. Gece, nöbetini gündüze devretmeye hazırlanıyor, sanki kainata taze bir soluk geliyor. Ruhlar dirilişe geçiyor. Minareden yükselen Allah-u Ekber sesiyle ruhlar imanla şahlanıyor. Yüreklere taze temiz kan akıyor. Rahmet kapıları aralanıyor. Kuşlar güzel muştunun neşesiyle uçup bu muştuyu her tarafa yayıyor. Günahkar ümitvar oluyor; Estağfirullah diyerek tövbeye koyuluyor. Yaşlı bir adam balkona çıkıyor, sabah ezanıyla ellerini kaldırıp semaya "Elhamdülillah Ya Rabbi Elhamdülillah bu güne kavuşturdun" diyor. Hafızlar daha büyük bir aşkla başlıyorlar bu sabah Kur'an'ı kıraat etmeye. Melekler sağanak sağanak yeryüzüne dağılıyor.

Tanyeri ağarıyor, gece günler değişiyor. Ay değişiyor. Mevsim değişiyor. Sabah, en güzel mevsimlerin, aşk mevsimlerinin muştusuyla geliyor. Aylar 3 aylar oluyor, mübarek üç aylar. Takvimler Receb diye yazıyor. Receb diyor Resul-i Ekrem, Rabbimin ayıdır. Mevsim en güzel aşk mevsimi oluyor artık. Aşık ile maşukun buluştuğu hemhal olduğu mevsimler geliyor. Gönüllerde bir aşk fırtınası esmeye başlıyor. Asırlar öncesinden süregelen fırtına bu sabah da esmeye devam ediyor. Körpe yüreklere ilahi aşkın kıvılcımlarını taşıyor.

Bu sabah rüzgar taa uzaklardan esiyor. Gül kokusu getiriyor sabah yeli. Mekke sokaklarından Medine sokaklarından eser gibi esiyor. Esiyor rüzgar, esip Mekke hasretini, Medine hasretini körüklüyor. Secdedeki eren sevinç gözyaşlarına boğuluyor. Balkondaki adam elhamdülillah diyerek eriştiği nimetin şükrünü eda ediyor. Ümmet-i Muhammed sevinçlere boğuluyor. El açıp Resul'ün duasıyla dua ediyor, "Ya Rabbi Receb'i, Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a eriştir."

Fatma KAYA

Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde gece saatlerinden itibaren çok sayıda deprem meydana geldi

16.06.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi
Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde gece saatlerinden itibaren çok sayıda deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) alınan bilgiye göre, Pınarbaşı ilçesinde akşam saatlerinden itibaren toplam 62 adet deprem meydana geldi.

Paylaşılan verilere göre, sallantıların en küçüğü 0,8 ve en büyüğü de 3,9 şiddetinde ölçüldü.

Meydana gelen depremlerde herhangi bir olumsuzluğun olmadığı öğrenildi.

Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi

Van'ın Başkale ilçesinde jandarma ekiplerince hava destekli yürütülen operasyonda 291 kilogram toz esrar ele geçirildi

16.06.2026 10:25:00
İhlas Haber Ajansı
Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi
Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi
Van'ın Başkale ilçesinde jandarma ekiplerince hava destekli yürütülen operasyonda 291 kilogram toz esrar ele geçirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı Narkotik ve İstihbarat Şube Müdürlükleri ekiplerince 'uyuşturucu madde imal ve ticaretine' yönelik yürütülen çalışmaların devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan çalışmalarla İran sınırından Van'a uyuşturucu madde getirildiği tespit edilerek, Başkale Cumhuriyet Savcılığının talimatları doğrultusunda Van İl Jandarma Komutanlığı tarafından 6. Hudut Tugay Komutanlığı ile koordine sağlanmış ve Başkale ilçesi Sualtı Mahallesi İran sınırı mevkiinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) desteğinde Başkale İlçe Jandarma Komutanlığı, Başkale Jandarma Komando Taburu ve 6. Hudut Tugay Komutanlığı birlikleriyle müştereken icra edilen operasyonda 15 çuval içinde 237 paket halinde 291 kilogram toz esrar maddesi ele geçirilmiş.

İran uyruklu şüpheli K.Z. (E-41/İran) isimli şahıs yakalanarak gözaltına alınmış ve sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak Van T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur. Güvenlik güçlerimiz tarafından narkotik suçlarıyla mücadele kapsamında, şüpheli şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalara kararlılıkla devam edilmektedir" denildi.

Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu


Erzurum'un Horasan ilçesinde 6 gün önce kayıp ihbarı yapılan 17 yaşındaki çobanın cesedi, Aras Nehri'nde bulundu.

16.06.2026 09:27:00
AA
Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu
Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu

Erzurum'un Horasan ilçesinde 6 gün önce kayıp ihbarı yapılan 17 yaşındaki çobanın cesedi, Aras Nehri'nde bulundu.

Pirali Mahallesi Hiran Mezrası'nda hayvanlarını otlatırken kaybolan çoban Okan Koç'un bulunması için yürütülen çalışmalar kapsamında, AFAD ve jandarma ekipleri ile dalgıçlar, Aras Nehri ve çevresini botlarla araştırıp dürbünlerle de bölgeyi taradı.

Kars İl Jandarma Komutanlığından 25 personelin de bölgedeki ekibe destek verdiği çalışmalar, 100'den fazla personelle sürdürüldü.
Kaybolduğu belirtilen yerden yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta Aras Nehri'nde genç çobanın cansız bedeni bulundu.

Pirali Mahallesi kırsalında 10 Haziran'da hayvanlarını otlatan Okan Koç'un kaybolduğu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmiş, bölgeye yönlendirilen ekipler arama çalışmalarına başlamıştı.

Yılan, akrep, kene ısırmalarında bu hatalar öldürüyor


 
Yaz aylarının gelmesi ve doğada geçirilen zamanın artmasıyla birlikte yılan, akrep ve kene vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED), halk arasında doğru bilinen ama aslında ölüme davetiye çıkaran kulaktan dolma ilk yardım hatalarına karşı çok ciddi uyarılarda bulundu.

16.06.2026 00:23:00
MURAT ÇORBACI
Yılan, akrep, kene ısırmalarında bu hatalar öldürüyor
Yılan, akrep, kene ısırmalarında bu hatalar öldürüyor

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte doğada vakit geçirenlerin sayısı artarken; yılan, akrep ve kene vakalarında da ciddi bir artış yaşanıyor. İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Dr. Esra Nur Kapukaya, halk arasında doğru bilinen ancak hayati tehlikeye yol açan yanlış ilk yardım uygulamalarına karşı uyarılarda bulundu. Yılan ısırılan yeri emmek, kene üzerine sigara basmak veya akrep sokan yeri kesip kanatmak gibi yöntemlerin zehrin vücuda yayılımını hızlandırdığını ve doku ölümlerine yol açtığını vurgulayan Dr. Kapukaya, yapılması gereken doğru adımları sıraladı.

Emmek veya kesmek en büyük hata

Halk arasında filmlerden görülerek uygulanan "zehri ağızla emme" veya "yara yerini bıçakla kesip kanatma" yöntemlerinin tamamen birer safsata olduğunu belirten Dr. Esra Nur Kapukaya, bu uygulamaların hastaya fayda yerine sadece zarar getirdiğini ifade etti.
Yılan ısırmalarında paniğin en büyük düşman olduğunu söyleyen Dr. Kapukaya, süreci şu sözlerle özetledi: "Zehir her zaman öldürmez; her yılan ısırması zehirli değildir. Yılanların bazen zehir salgılamadan ısırdığı, 'kuru ısırık' dediğimiz durumlar da vardır. Ancak bunu ilk bakışta ayırt etmek imkansız olduğu için her vakayı hayati kabul ediyor ve hastanın en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmasını istiyoruz. Isırılan kişi kesinlikle sakinleştirilmelidir. Heyecan ve panik, kalp atışını hızlandırarak zehrin vücuda daha çabuk yayılmasına neden olur. Isırılan bölge (kol veya bacak) asla hareket ettirilmemeli, sabit tutulmalı ve yara yeri sabunlu suyla yıkanmalıdır. Bölgeye doğrudan buz uygulamak ya da sıkı turnike yapmak da dokuyu çürütebileceği için son derece zararlıdır."

Takıları hemen çıkarın

Akrep sokmalarının özellikle çocuklar ve 65 yaş üstü vatandaşlar için çok daha ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Dr. Kapukaya, akrep zehrinin doğrudan kalbi ve sinir sistemini etkileyebildiğini belirtti. Sokma sonrası gelişebilecek gizli tehlikelere değinen Dr. Kapukaya, "Akrep sokmasında en belirgin semptom, dakikalar içinde başlayan şiddetli yanma ve sızlama hissidir. Sokulan bölge hızla şişmeye başlar. Bu bölgede şişlik gelişeceği için, kan akışının kesilmesini önlemek adına yüzük, saat, bileklik gibi tüm takılar ivedilikle çıkarılmalıdır. Yaralı bölge hareketsiz bırakılmalı ve sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaneye yetişene kadar ağrı ve şişliği hafifletmek için bölgeye temiz bir beze sarılı şekilde buz uygulanabilir. Tüm vakaların hastanede birkaç saat gözetim altında tutulması zorunludur" uyarısında bulundu.



Kulaktan dolma yöntemler zarar veriyor

Yaz aylarının en büyük kabuslarından biri olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan keneler konusunda da kritik uyarılar yapan Dr. Esra Nur Kapukaya, keneyi vücuttan uzaklaştırmak isterken yapılan hataların virüsün vücuda yayılmasına zemin hazırladığını belirterek, doğru bilinen yanlışları şöyle aktardı: "Kenenin üzerine alkol, kolonya dökmek veya sigara basmak, kenenin rahatsız olup zehirli salgısını vücudunuza kusmasına neden olur. Bu da virüsün size bulaşma riskini katbekat artırır. Kene fark edildiği an çıplak elle dokunulmamalıdır. Uygun bir cımbız veya eldiven yardımıyla, kene cilde en yakın noktasından ezilmeden tutulmalı, tek bir hamlede dik olarak yukarı çekilip çıkarılmalıdır. Eğer kişi keneyi kendisi çıkaramıyorsa ya da çıkardıktan sonraki 10 gün içinde ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma veya ishal gibi belirtiler yaşarsa, hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır."

Yazın çocukları bekleyen üç ciddi tehlike


 
Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. 

16.06.2026 00:13:00
MURAT ÇORBACI
 Yazın çocukları bekleyen üç ciddi tehlike
 Yazın çocukları bekleyen üç ciddi tehlike

Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Artan sıcaklık, bozulan besinler ve havuzlardaki yetersiz hijyen koşulları gibi etkenler bazı hastalıkların daha sık görülmesine neden olabiliyor. Sıcak çarpması, yaz ishali ve dış kulak yolu iltihabı, yaz aylarında çocuklarda en yaygın görülen üç önemli hastalığı oluşturuyor. Bu hastalıklar zamanında tedavi edilmediğinde çocukların genel sağlık durumlarını ciddi şekilde etkileyebiliyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, aslında alınacak olan basit önlemlerle yaz aylarında gelişebilecek hastalıkların önlenebileceğine dikkat çekerek, "Bu önlemler arasında güneş ışınlarının yeryüzüne dik geldiği öğle saatlerinde bebekleri dışarı çıkarmamak, daha büyük çocuklarda şapka, gözlük ve güneş kremi kullanmak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, havuz yerine denizi tercih etmek ve sıcak havalarda riskli gıdalardan kaçınmak da kilit rol oynamaktadır" dedi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, yaz aylarında en yaygın görülen üç hastalığı anlattı.

1. sıcak çarpması

Yaz aylarının en tehlikeli sağlık sorunlarından biri olan sıcak çarpması özellikle uzun süre güneş altında kalan, yeterince su tüketmeyen veya kapalı ve havasız ortamlarda bulunan çocuklarda görülüyor. Sıcak çarpmasının belirtileri arasında yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, bulantı ve bilinç bulanıklığı yer almaktadır. Şüpheli durumlarda çocuğun derhal gölgeye alınması ve tıbbi yardım istenmesi gerekmekte. Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmamak gerekiyor.

2. Yaz ishali

Yazın gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları nedeniyle yaz ishali de çocuklarda oldukça yaygın görülüyor. Yaz ishali mikroplarla kirlenmiş su ve gıdaların tüketilmesi sonucu gelişen bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Mikroorganizma barındıran içme suları veya yutulan deniz ve havuz suyu, iyi yıkanmamış çiğ sebze ve meyvelerin yanı sıra sıcakta çabuk bozulan tavuk, deniz ürünleri, et, salata sosları, süt ürünleri ve kremalı pastalar tüketmek ishale neden olabiliyor. 6-12 ay arası bebekler ve 5 yaş altındaki çocuklar bağışıklık sistemleri henüz tam gelişmediği için yaz ishaline daha sık yakalanıyor. Yaz ishalini önlemek için ellerin sık sık sabunlu suyla yıkanması gerekiyor. Dahası açıkta satılan ve riskli gıdalardan (tavuk, sütlü tatlılar, deniz ürünleri) uzak durulmalı.

1. Dış kulak enfeksiyonu

Dış kulak yolu enfeksiyonu yaz aylarında çocuklarda sık görülen bir diğer sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Deniz ve özellikle havuz suyu içindeki mikroplar, yüzme sonrası dış kulak yolunun ıslak kalması, kulak çubukları ile kulak yolu mukozasının zarar görmesi dış kulak yolu enfeksiyonuna yol açabiliyor. Kulakta tıkanıklık hissi, şiddetli ağrı, akıntı ve hafif işitme kaybı belirtileri arasında yer alıyor.

‘Şişman diyetisyen’ dediler


 
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen bu halinle diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.

16.06.2026 00:05:00 / Güncelleme: 16.06.2026 00:12:14
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
‘Şişman diyetisyen’ dediler
‘Şişman diyetisyen’ dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen bu halinle diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.







"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.







97 kiloyla başlayan dönüşüm

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.







Salçalı makarna için ağlayarak uyudu

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.







Diyetisyen sadece kilo verdirmez

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.







Kilo vermek değil, korumak zor

Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu senenin her alanda Türkiye için zirveler yılı olduğunu ifade edip "Kimsenin motivasyonumuzu bozmasına müsaade etmeyeceğiz" dedi.
 

15.06.2026 14:54:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türkiye için zirveler yılı olacağını söyledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı'nda düzenlenen Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları açılış törenine katıldı.

Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen Ankara Havalimanı'nın açılışı yapıldı. Yeni açılan havalimanıyla Esenboğa Havalimanı'ndaki trafiğin rahatlayacağını dile getiren Erdoğan, Ankara Havalimanı'na ilişkin bilgiler verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"2026 senesi her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor.
Bizler de tüm kurumlarımızla bu önemli senenin hakkını verebilmek için canla başla çalışıyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımız değil, kaderini kaderimizle bir gören kardeşlerimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz. Kimsenin motivasyonumuzu bozmasına müsaade etmeyeceğiz.

7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Liderler Zirvesi'ne Ankaramızda ev sahipliği yapacağız. Sadece ev sahipleri yapacağı uluslararası etkinliklerde değil, Türkiye'nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Ankara'nın diplomasi trafiğinde konumu güçleniyor. Türkiye'nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara'ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonu artıyor. Diplomasinin kalbi Ankara'da atacak.

Ankara Havalimanı'nın hizmete girmesiyle Esenboğa'nın hem havayolu hem de karayolu olarak bir rahatlama olacaktır. Ankara Havalimanı ile Başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık, bir eseri de ihya ettik.

Burayı uçuşlara uygun hale getirmek üzere iki etap halinde planladığımız projeyi 8 ayda başarıyla tamamladık.

Pist uzunluğunu 3 metreye, pist genişliğini ise 60 metreye çıkardık. Pist başlarına 15 bin metrekare büyüklüğünde iki adet dönüş cebi inşa ettik. 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek kapasite oluşturduk. Pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, levhaları, uluslararası sivil havacılık örgütü standartlarına göre modernize edildi. Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanımızı hazır hale getirdik.

Bugün hizmete verdiğimiz diğer yatırımlarımız Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yollarıdır. Başkent Havacılık Köprüsü YHT hattı üzerine inşa edilmiştir."

Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada

Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı düşürülen partinin Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti seçeneğini bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladı

15.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada
Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada
Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı düşürülen partinin Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti seçeneğini bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladı.

Ancak Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin olağanüstü kurultaya kapıları kapatması, ihraç ve görevden almalar nedeniyle, yeni parti sürecinin hızlanması bekleniyor ve temmuz ayı sonu işaret ediliyor.

Yeni parti formülünün hayata geçmesi halinde güç dengesindeki olası değişimlerden belediye başkanlarının tutumuna, finansmandan hukuki risklere kadar çok sayıda zorluğun Özel ve ekibinin önüne çıkabileceğine dikkat çekiliyor.

Yeni parti için hangi seçenekler masada?
Yeni parti senaryolarında ilk seçenek olarak seçime girme yeterliliği olan mevcut partilerden biriyle anlaşma yoluna gitmek görülüyor.

Özel kanadı, DSP ve Genç Parti ile görüşme iddialarını reddetti.

Ancak parti kulislerinde, Ahmet Özal'ın kurduğu ve halen genel başkanlığını Süleyman Yağcıoğlu'nun yaptığı Teknoloji Kalkınma Partisi (TEK Parti) ile temasların olduğu konuşuluyor.

Özel'e yakın bazı milletvekilleri, Demokrat Parti (DP) ile de anlaşma yolunun aranması gerektiğini savunuyor.

Özel yeni parti için henüz bir isimlendirme yapmadı ancak kendisine yakın kaynaklar, "seçeneklerimiz hazır" diyor.

Bu formülün olası "baskın seçim" için düşünüldüğü ifade ediliyor.

Ancak, seçimin 2027 sonu veya daha ileri bir tarihte yapılması olasılığı da dikkate alınarak "sıfırdan bir parti kurma" seçeneği de değerlendiriliyor.

Özel'in bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladığı yeni parti seçeneğinin üç temel gerekçeye dayandığı ifade ediliyor.

Bunlar; CHP'nin seçime girme yeterliliğini kaybetme riski, ihraçlar ve görevden almalar nedeniyle CHP çatısı altında siyaset yapma olanağının ortadan kalkması ve parti içi tartışmalar nedeniyle oluşan siyasi desteğin kaybedilmesi riski olarak sıralanıyor.

Seçime girme riski: Fiilen yasaklı hale geliriz
Mutlak butlan kararı nedeniyle, 2020'de yapılan 37. Kurultay'da seçilen yönetim partinin başına geçti.

Özel ve kurmayları, seçim takvimi başladıktan sonra YSK'ya yapılacak bir itirazın, tüm adayları fiilen "siyasi yasaklı" hale gelmesi sonucunu doğuracağını savunuyor.

Genel merkez yönetimi ise "mücbir sebep" nedeniyle kurultayın yapılamadığı gerekçesiyle, seçime girme yeterliliği için risk görmüyor.

Özel'in yakın kurmayları ise bu konuda somut bir veri olmadığına işaret ederek şu değerlendirmeleri yapıyorlar:

"Şu anda mücbir sebep, yargıdan seçime girebilir diye bir karar çıksa bile garantisi yok. Ama diyelim biz aday listelerini verdik, bir kişi YSK'ya başvursa, YSK da 'CHP, kurultayını yapmamış seçime giremez' derse biz fiilen siyasi yasaklı hale geliriz. Çünkü artık o saatten sonra başka partinin listelerinden aday da olamazsınız. Asıl tehlike bu."

20 Temmuz'da başlayacak adli tatil sürecine dikkat çeken bazı milletvekilleri, "Eğer bu tarihe kadar Yargıtay'dan bir karar çıkmazsa, yeni parti için düğmeye basılır. Zaman kaybı bizim aleyhimize olur" görüşünü savunuyor.

Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu

Bartın-Kastamonu sınırında yer alan Kapısuyu Plajı'nda silahlı insansız hava aracı bulundu

15.06.2026 00:47:00
İhlas Haber Ajansı
Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu
Kurucaşile'de plajda silahlı insansız hava aracı bulundu
Bartın-Kastamonu sınırında yer alan Kapısuyu Plajı'nda silahlı insansız hava aracı bulundu.

Bartın'ın Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'na mühimmat yüklenebilen insansız hava aracı vurdu.



Plaj boşaltılırken, jandarma ekipleri çevrede yoğun güvenlik tedbirleri aldı. İnsansız hava aracında mühimmat bulunduğu öğrenilirken, uzman ekipler tarafından mühimmatın kontrollü olarak imha edileceği öğrenildi.



İnsansız hava aracının, Ukrayna-Rusya savaşında denize düşen silahlı insansız hava araçlarından olduğu tahmin ediliyor.

İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

14.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç
İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç
İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabından paylaşılan mesajında, Silivri Belediyesi'ne yönelik operasyonda Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun gözaltına alınmasına ilişkin şunları kaydetti:

"Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç. Silivri halkı 31 Mart'ta sandığa gitti, oyunu kullandı, Bora Balcıoğlu'nu başkanı seçti. Azılı bir suçlu gibi yine sabah baskınıyla, yine polis araçlarıyla, yine 'yolsuzluk' iddiasıyla hedef alındı. Bora başkanım; sen doğduğun topraklar için mücadele ettin. Silivri seni seçti, çünkü seni tanıyor. Biz de seninle durmaya devam edeceğiz. Silivri halkına sesleniyorum: Bu muhterislerin çaresizliğidir. Merak etmeyin biz bu kötülüğü bitireceğiz. Sandık gelecek, onlar gidecek."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.