logo
17 EKİM 2026

Muz üretimi katlandı

 
Türkiye'de muz üretimi, son 5 yılda yüzde 139.4 artarak 2021 itibarıyla 883 bin 445 tona yükseldi. 

25.09.2022 16:10:00
 
Muz üretimi katlandı
Muz üretimi katlandı

Türkiye'de muz üretimi, son 5 yılda yüzde 139.4 artarak 2021 itibarıyla 883 bin 445 tona yükseldi. 2017-2021 döneminde ülkede muz üretilen alan ve ürün miktarı düzenli artış gösterdi. 2017'de 369 bin ton muz üretimi gerçekleşirken sonraki iki yılda sırasıyla yaklaşık 499 bin ton ve 548 bin tonluk üretim kaydedildi. Geçen yıl ise üretim 2020 yılına kıyasla yüzde 21.3 artarak 728 bin tondan 883 bin tona yükseldi. Böylece Türkiye'de muz üretimi son 5 yılda yüzde 139.4 artış gösterdi. Muz üretiminin yarısından fazlası Mersin'de gerçekleştirildi. Kentte geçen yıl 455 bin ton civarında üretim yapıldı. Bu ili söz konusu dönemde yaklaşık 376 bin tonla Antalya takip etti. Muz üretiminde Adana, Hatay ve Muğla'da dikkati çeken iller arasında yer aldı.

Düşük miktarlarda da olsa Manisa, Denizli, İzmir ve Osmaniye'de muz üretimi yapıldı. Bu arada muz ihracatı geçen yıl 373.4 tona yükseldi. Muz ihracatında geçen yıl Suriye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Gürcistan öne çıkan ülkeler oldu.
İthalat ise aynı dönemde 207.9 bin tondan 119.3 bin tona gerildi. İthalat yapılan ülkelerde ise 114.4 bin ton ile Ekvador ilk sırada yer aldı. Mersin'in Anamur ve Bozyazı ilçelerindeki üreticiler, dalında 12 liradan alıcı bulan ürünün market raflarında 30 liraya kadar satılmasından, üretici ve tüketici fiyatları arasındaki farktan rahatsızlık duyuyor. HABER MERKEZİ / AA

İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı

İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 4'ü tutuklandı

17.10.2026 05:00:00
AA
 
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen 12 şüphelinin sulh ceza hakimliğinde işlemleri tamamlandı.

Sulh Ceza Hakimliği, şüpheliler Harika Akkaya, Murat Koçak, Süleyman Özen ve Mehmet Necati Yağcı'nın tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlikçe diğer şüphelilerden Erkan Yağcı, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir ve Mustafa Özdemir hakkında "ev hapsi", Ali Turan, Armağan Küçük, Mediha Burumoğlu ve Halit Akın hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmedildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, zanlı Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarılmıştı.

Bu kapsamda yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun, İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin kurulmasını sağladığı kaydedilen açıklamada, Mahiroğlu'nun şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edilmişti.

Açıklamada, dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığının tespit edildiği aktarılmıştı.

MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu belirtilen açıklamada, şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 lira 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiğinin belirlendiği bildirilmişti.

Ayrıca Mahiroğlu'nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildiği aktarılan açıklamada, Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu, mal varlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğunun anlaşıldığı ifade edilmişti.

Açıklamada, diğer taraftan Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025'te yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de olduğu belirtilmişti.

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 zanlının gözaltına alındığı bildirilen açıklamada, yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4'ünün yurt dışında bulunduğu, 1'inin ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edildiği, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü kaydedilmişti.

Açıklamada, şüpheli Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verildiği aktarılmıştı.

Soruşturma kapsamında, şüpheliler Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı, Süleyman Özen ile Mehmet Necati Yağcı'nın gözaltına alındığı öğrenilmişti.

Zanlılar Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan ve Sevim Kul'un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut'un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu'nun ise firari olduğu belirlenmişti.

Öte yandan soruşturma kapsamında sulh ceza hakimliğince, TMSF'nin kayyum olarak atandığı Halk TV'nin sosyal medya hesaplarına da erişim engeli getirilmişti.

Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilen 12 şüpheliden 7'si tutuklama, 5'i hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti. 

Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’

Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün damadı Esat Palazoğlu gündemde

16.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü'nün damadı Esat Palazoğlu gündemde. Mal varlığı dondurulan, banka hesapları bloke edilen ve soruşturmada şüpheli sıfatının sürdüğü bildirilen Palazoğlu, fona para yatırdığını kabul ederken kendisinin de mağdur olduğunu savunuyor. Ancak gazeteci İsmail Saymaz'ın sorularına verdiği yanıtlar, dinî hassasiyet söylemiyle yüksek kazanç arayışı arasındaki çelişkiyi yeniden tartışmaya açıyor.

Palazoğlu, Pusula'nın PCS adlı kapalı fonuna mayıs ayında yatırım yaptığını, haziran, temmuz ve ağustos aylarında hesabında sırasıyla yüzde 30, yüzde 20 ve yüzde 10 artış gördüğünü anlattı. Üç ayda ana parasının yaklaşık dörtte üçü kadar kazanç oluştuğunu aktaran Saymaz'ın, "Neden böyle bir kazanç yolunu seçtiğini" sorması üzerine Palazoğlu şu yanıtı verdi:

"Dini anlamda çok uygundur diye iddia etmiyorum. Yanlışsa yanlışımız var, eyvallah. Ama hepimiz bunları yapıyoruz. Herkesin girdiği fonlar da bu kazancı verdi. Nefsimize yenildik diyebiliriz. Tabii böyle olsun istemezdik."

"ALLAHTAN PARAMIZ BATMIŞ" DİYOR

Palazoğlu, şirketinin giderleri için 31 Temmuz'da fondan bir miktar para çektiğini, ağustos sonunda yeniden para çekmek istediğinde ise kendisine "Şu an sıkışıklık var, bir iki hafta bekleyebilir misiniz?" denildiğini söyledi. 16 Eylül itibarıyla ana parasının dörtte üçünü kaybettiğini öne süren Palazoğlu, fondan zamanında çıkmadığını ve içeriden bilgi alarak parasını kurtarmadığını savundu.

Saymaz'ın, temmuz ayında para çekmesinin şüpheli görülmesine neden olup olmadığını sorması üzerine Palazoğlu, sebebini bilmediğini belirtti. Ardından şu ifadeleri kullandı:

"Ben mağdur tarafım. Kazandığımız bir bedel yok, niye şüpheliyim, bilmiyorum, öyle bir durumdayız ki, Allahtan paramız batmış diyoruz. Para alsaydım içeride olurdum muhtemelen."

Palazoğlu ayrıca, "Bu parayı 5-10 Eylül'de çeksem ne olacaktı? 'Esat kaçtı, sen bu bilgiyi kimden aldın' diyeceklerdi" diyerek kendisini savundu. Fonun patronu Serdar Turhan'ı tanıdığını, ağabeyi Ahmet'in Turhan'la bir şirkette ortak olduğunu da söyledi. Ancak ağabeyinin faaliyetlerinden dolayı kendisine haksız suçlama yöneltildiğini savundu.

Palazoğlu'nun anlatımı, soruşturmadaki konumunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini gösteriyor. Bir kişinin fonda zarar ettiğini söylemesi, tek başına suç işlediğini kanıtlamadığı gibi şüpheli sıfatı da suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, kısa sürede olağan dışı kazançlar oluştuğu belirtilen bir yatırımda hangi koşullarda karar verildiği ve para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği de soruşturmanın yanıtlaması gereken sorular arasında.

CÜBBELİ NE DEMİŞTİ? "ÇOK BÜYÜK KUL HAKLARI YENDİ"

Cübbeli Ahmet, ekim ayındaki sohbetinde fon soruşturmasına değinerek "Şu fon vurgunlarında çok büyük bir kul hakları geçti, yendi" dedi. Borsada spekülasyonla hisse fiyatlarının yükseltildiğini savundu; "Bir defa burada yalan var. En büyük haram nedir? Yalan" ifadelerini kullandı. Ayrıca muhafazakâr çevrelerden de bu işlere karışanlar bulunduğunu belirterek, "Hacı hoca var mı? Var. Namazlı abdestli var mı? Var" diye konuştu.

Öte yandan Cübbeli, aynı konuşmasında "Burada bir kuruşumuz yok, biz bir şey kaptırmadık" dedi. Damadının fonda yatırım yaptığının ve mağdur olduğunu ileri sürdüğünün gündeme gelmesiyle birlikte, kamuoyunda şu soru öne çıkıyor: Dinî çevrelerde yüksek kazanç arayışı ve finansal riskler konusunda yıllardır yapılan uyarılar, bu çevrelerin kendi yakınları için de aynı ölçüde geçerli miydi?

FADIL AKGÜNDÜZ VE CAPRICE GOLD HAFIZASI



Cübbeli Ahmet'in geçmişte Fadıl Akgündüz'ün Caprice Gold projesiyle ilgili tutumu da yeniden hatırlanıyor. Projeden devre mülk alan çok sayıda kişinin mağduriyet iddiaları ve açılan davalar kamuoyunda tartışılırken Cübbeli, 2016'da yaptığı açıklamada kendisine yöneltilen eleştirilere şu sözlerle yanıt vermişti:

"Fadıl Bey'in otelinden yer alın demedim, sadece fetva soranlara caiz dedim. Ben dünya işinden anlamam. Sen bunları duymayıp enayilik ettiysen ben de enayilik ettim. Benim de birkaç dairem gitti."

FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?

Türkiye’nin yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında tutuklamalar, mal varlığı dondurmaları ve şirketlere yönelik tedbirler sürerken, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkındaki işlemler tartışma konusu oldu

16.10.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?
FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?
Türkiye'nin yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında tutuklamalar, mal varlığı dondurmaları ve şirketlere yönelik tedbirler sürerken, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkındaki işlemler tartışma konusu oldu.

Diğer şüpheliler hakkında peş peşe tutuklama kararları verilirken Kaya çiftinin tutuklanmaması, "Aynı soruşturmada herkese aynı hukuk mu uygulanıyor?" sorusunu gündeme taşıdı.

TUTUKLAMALAR, DONDURULAN MAL VARLIKLARI…

Fon soruşturmasında eylül ayının sonlarında tutuklu sayısının 51'e yükseldiği, ekim ayının ilk haftasında ise 85'e ulaştığı bildirildi. 13 Ekim'de Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin de aralarında bulunduğu 141 kişinin mal varlığına yönelik dondurma tedbiri uygulandığı haberleştirildi.

Kamuoyunun yanıt beklediği sorular ortada: Diğer şüpheliler hakkında tutuklama kararı verilirken Kaya çifti yönünden hangi hukuki ölçütler dikkate alındı? Delil durumu ve tutuklama nedenleri bakımından ne gibi farklılıklar bulunuyor?

MİLYARLIK HİSSE İŞLEMİ İDDİASI VE SPK RAPORU

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Fatma Betül Sayan Kaya'nın 8 Nisan 2026'da 250 bin hisseyi yaklaşık 255 liradan aldığını, eylül ayında ise yaklaşık 4.482 liradan sattığını ileri sürdü. Açıklanan rakamlar üzerinden milyar lirayı aşan satış tutarı ve yüksek kazanç iddiası gündeme geldi. İşlemlerin gerçek tutarı ve hukuki niteliği ise mali kayıtlarla belirlenmeli.

Kaya çifti soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. SPK'nın çift hakkındaki denetim raporu da savcılığa gönderildi. Kaya'nın AKP'deki görevlerinden ayrılması ve ardından partiden ihraç edilmesi siyasi sonuçlar doğurdu; ancak bu gelişmeler hukuki soruşturmanın yerine geçmiyor.

Yüksek kazanç tek başına suç kanıtı olmadığı gibi, siyasi görevlerden ayrılmak da varsa hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.

ASIL SORU: HUKUKİ TEDBİRLERİN ÖLÇÜTÜ NE?

Fon dosyasında tutuklanan diğer şüphelilerle Kaya çifti arasında hangi hukuki farklılıkların bulunduğu açıklığa kavuşturulmalı. Savcılık, her şüphelinin durumunu deliller, isnat edilen fiiller ve tutuklama koşulları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirmek zorunda.

Kamuoyunun yanıt beklediği başlıca sorular şunlar:

Kaya çifti hakkında tutuklama tedbiri uygulanmamasının somut hukuki gerekçeleri neler?

SPK raporunda hangi tespitler yer alıyor ve savcılık bu tespitler doğrultusunda hangi adımları atacak?

Fon soruşturmasındaki bütün şüphelilere aynı hukuki standartların uygulandığı nasıl gösterilecek?

Fon krizinde kamuoyu yalnızca milyarlık işlemlerin nasıl gerçekleştiğini değil, sorumluların kim olduğunun hangi delillerle belirleneceğini de bilmek istiyor. Siyasi kimliklerden bağımsız, şeffaf ve eşit uygulanan bir hukuk süreci, sermaye piyasalarına duyulan güven açısından belirleyici olacak.

15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu

Anayasa Mahkemesi (AYM), siyasi partilerin mali denetimleri sonucu 15 siyasi partinin sorumluları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı

 

16.10.2026 11:07:00 / Güncelleme: 16.10.2026 18:12:50
Anadolu Ajansı
 
15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu
15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu

Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre, Adalet Birlik Partisi'nin 2019 ve 2021, Hak ve Adalet Partisi'nin 2019, Türk Birliği Partisi'nin 2020 ve 2022, Cihan Partisi, Sevgi ve Saygı Partisi ile Adil Türkiye Partisi'nin 2024, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin 2020, 2021, 2022, Hak ve Huzur Partisi'nin 2020 ile 2021, Muhafazakar Yükseliş Partisi'nin 2020 ile 2021, Komünist Parti'nin 2020 ile 2021, Türkiyem Partisi, Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet ve İstiklal Partisi'nin 2021, Aydınlık Geleceğin Partisi'nin 2021 ile 2022, Devrimci İşçi Partisi ile Yenilik Partisi'nin 2020, Aydınlık Demokrasi Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi ve Güç Birliği Partisi'nin 2021, Yurt Partisi, Türkiye'nin Sesi Altınçağ Partisi, Bağımsızlık Partisi ve Anavatan Partisi'nin ise 2022'ye ait kesin hesaplarının mali denetimleri yapıldı.

Yüksek Mahkeme, incelemesi sonucunda bazı partilerin kesin hesaplarının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'na uygun olduğuna hükmetti.

Bazı partilerin kesin hesaplarının kanuna aykırı olduğunu belirleyen AYM, bazı partilerin hesaplarının ise kanuna uygun olmasına rağmen incelenmesi adına gerekli evrakların zamanında sunulmadığını tespit etti.

AYM, ilgili parti yöneticileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı.

Bu partiler Cihan Partisi, Sevgi ve Saygı Partisi, Adil Türkiye Partisi, Adalet Birlik Partisi, Türk Birliği Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Yenilik Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Komünist Parti, Muhafazakar Yükseliş Partisi, Türkiyem Partisi, Aydınlık Geleceğin Partisi, Devrimci İşçi Partisi, Aydınlık Demokrasi Partisi ile Güç Birliği Partisi oldu. 

22 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonlarında 59 gözaltı

DEAŞ terör örgütüne yönelik jandarma ekiplerince 22 ilde düzenlenen operasyonlarda 59 şüpheli gözaltına alındı

16.10.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
22 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonlarında 59 gözaltı
22 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonlarında 59 gözaltı
DEAŞ terör örgütüne yönelik jandarma ekiplerince 22 ilde düzenlenen operasyonlarda 59 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "22 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 59 şüpheli yakalandı.

Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca 22 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; DEAŞ terör örgütüne üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yaptıkları tespit edildi" ifadeleri yer aldı.

Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti

Reklam Kurulu, tüketicileri yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara karşı yılın 9 ayında 33 binin üzerinde başvuruyu değerlendirirken, 249 milyon liradan fazla idari para cezası uygulanmasını kararlaştırdı

 

16.10.2026 10:52:00
Anadolu Ajansı
 
Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti
Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti

Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada Kurulun, tüketicilerin sağlık ve güvenliği ile ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla inceleme ve denetimlerini aralıksız sürdürdüğü belirtildi.

Kurulun, 8 Ekim'de yapılan toplantıda 161 dosyayı karara bağladığı, mevzuata aykırı bulunan 136 dosyada durdurma cezası ile toplam 17 milyon 176 bin 744 lira idari para cezası verildiği ifade edildi.

Yılın ocak-eylül döneminde ise 33 binin üzerinde başvurunun değerlendirildiği, tüketicileri aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle kesilen toplam idari para cezasının 249 milyon lirayı aştığı bilgisi verildi.

Gerçeğe aykırı indirimli satışlar için yaptırım

Gelişen ticari hayat ve internet kullanımındaki artış doğrultusunda, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde önemli düzenlemeler yapıldığı ve bu değişikliklerin 1 Ağustos'ta yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, hedefli reklamcılık, yapay zekayla oluşturulan reklamlar, sosyal medya etkileyicilerinin tanıtımları ve indirimli satışlar başta olmak üzere pek çok alanda yeni kuralların getirildiği vurgulandı.

Kurulun ekim ayı toplantısında öne çıkan başlıklardan birinin indirimli satış reklamları olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler verildi:

"Yapılan incelemelerde, kampanyalarda yüzde 75 gibi yüksek oranlarda gerçeği yansıtmayan indirim vaatlerinde bulunulduğu, üzeri çizili fiyat olarak indirim başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınmadığı ve kolay erişilebilir sadakat kartı programlarına ilişkin reklamlarda indirimli satış mevzuatındaki yükümlülüklerin yerine getirilmediği tespit edilmiştir. Mevzuata aykırı olduğu belirlenen söz konusu reklamlar hakkında idari yaptırımlar uygulanmıştır."

Sosyal medya etkileyicilerine sıkı denetim

Yönetmelik kapsamında sosyal medya etkileyicilerinin reklam ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin kuralların açıkça belirlendiğine işaret edilen açıklamada, menfaat, indirim veya hediye karşılığı yapılan paylaşımlarda, reklam veya tanıtım ifadesinin açıkça yer alması gerektiği belirtildi.

Bu doğrultuda Kurul'un 32 sosyal medya hesabındaki paylaşımları resen incelemeye aldığı, reklam ibaresi kullanma zorunluluğunun ve belirlenen diğer kriterlerin yerine getirilmediğinin saptandığı ve söz konusu paylaşımlar konusunda durdurma cezası verildiği kaydedildi.

Kuyumculuk sektöründe sahte indirim vaatlerine durdurma

Mücevherat sektöründe yüksek oranlı indirim vaatleriyle yayımlanan reklamların da mercek altına alındığının altı çizilen açıklamada, değerlendirmeler neticesinde mevzuat hükümlerini ihlal ettiği tespit edilen 9 firma hakkında durdurma cezası kararı alındığı ifade edildi.

Açıklamada, Bakanlığın tüketicilerin haklarının korunması, yanıltıcı reklamların önlenmesi ve piyasalarda adil rekabet ortamının tesis edilmesi amacıyla denetim ve yaptırım faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceği vurgulandı.

Can kaybı 3’e yükseldi

Mega kent son 84 yılın en ağır yağış rekoruyla sarsılırken, sel felaketinde bilanço ağırlaşıyor. Son gelen acı haberle birlikte can kaybı 3'e yükselirken, Vali Davut Gül kayıp vatandaşlar için tüm ekiplerin seferber edildiğini açıkladı. Hasar tespitlerinin başladığını belirten Gül, "Zararlar en geç pazartesi günü ödenecek" dedi

15.10.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Can kaybı 3’e yükseldi
Can kaybı 3’e yükseldi
İstanbul, metrekareye yer yer 242 ile 272 kilograma kadar düşen yağışla birlikte tarihinin en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyor.

Derelerin taşması, iş yerlerini ve evleri su basması sonucu kent genelinde kriz ortamı yaşanırken, peş peşe gelen acı haberler bilançonun ağırlaştığını gösterdi. Fatih, Sarıyer ve son olarak Kağıthane'den gelen acı haberle birlikte kentteki toplam can kaybı 3'e yükseldi.


"Tüm imkânlar seferber edildi, kayıpları arıyoruz"


Kameralar karşısına geçerek mega kentteki son durumu aktaran İstanbul Valisi Davut Gül, arama kurtarma ve tahliye faaliyetlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Vali Gül, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Süreç boyunca sahada mahsur kalan 3 bin 50 vatandaşımız ekiplerimizce kurtarıldı. Hastanede tedavi gören 7 hemşehrimiz de tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi, şu an itibarıyla hastanede yatan kimse kalmadı. Ancak 5 kişiyle ilgili kayıp başvurusu var. AFAD, Sahil Güvenlik, jandarma ve belediye ekiplerimizle arama çalışmaları aralıksız sürüyor. Hemşehrilerimizden istirhamımız, kaymakamlıklarımıza ve 112'ye mutlaka müracaat etsinler ve riskli alanlarda bulunmasınlar."


"Zararlar en geç pazartesi ödenecek"


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla devlet imkanlarının afetzedeler için seferber edildiğini vurgulayan Vali Gül, hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanacağını açıkladı.

Gül, "Mümkünse yarın öğleden sonra, en geç pazartesi günü ödemeleri yapmaya başlayacağız. Hemşehrilerimizin hiçbirinin aç ve açıkta kalmasına müsaade etmeyiz" şeklinde konuştu.


Trafik ve eğitime ara detayları


• Motosiklet Yasağı Kaldırılıyor: Sel nedeniyle getirilen motosiklet, scooter ve motokuryelerin trafiğe çıkış yasağı 16 Ekim Cuma sabahı saat 06.00 itibarıyla sona erecek.

• Eğitime 1 Gün Daha Ara: İstanbul genelindeki ilk, orta ve lise düzeyindeki tüm okullarda eğitime 16 Ekim Cuma günü de ara verildi.

• Zorunlu Olmadıkça Çıkmayın Uyarısı: Toprağın suya doyduğunu ve yağışların bir süre daha yer yer devam edeceğini belirten Vali Gül, vatandaşların çok zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamasını ve evlerinde dinlenmesini tavsiye etti.

Kayıp olduğu bildirilen vatandaşları arama kurtarma çalışmaları olumsuz hava şartlarına rağmen havadan ve karadan kararlılıkla sürdürülüyor.

Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı

İstanbul’u vuran rekor yağış dalgası komşu illeri de es geçmedi. Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak’ta metrekareye düşen yağış miktarı 120 kilogramı bulurken, valilikler peş peşe eğitime ara verme kararı aldı. Altyapıların tıkandığı bölgelerde nehirler taştı, cadde ve sokaklar göle döndü

15.10.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı
Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan peş peşe uyarıların ardından, Türkiye'nin kuzeybatısı son yılların en ağır hava muhalefetiyle karşı karşıya kaldı.

İstanbul'da rekor seviyelere ulaşan yağışlar, megakentin sınırlarını aşarak tüm Marmara'nın doğusu ve Batı Karadeniz şeridini etkisi altına aldı. Başta Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak olmak üzere birçok ilde su baskınları, taşkınlar ve ulaşımda büyük aksamalar meydana geldi.


Komşu illerde hayat durma noktasına geldi


Şiddetli sağanağın günlük yaşamı ve ulaşım altyapılarını felç etmesi üzerine Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak valilikleri, öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında yüz yüze eğitime 1 gün ara verildiğini açıkladı.

Tatil kararlarının yanı sıra, bu illerdeki kamu kurumlarında çalışan hamile, engelli, kronik rahatsızlığı bulunan personel ile küçük çocuğu olan kadın çalışanlara idari izin verildi. Yoğun yağışın yolları akarsuya dönüştürdüğü Kocaeli ve Sakarya gibi kentlerde, motosiklet, scooter ve benzeri iki tekerlekli araçların trafiğe çıkışı ikinci bir emre kadar tamamen yasaklandı.


Nehirler taştı, alt geçitler tıkandı


Yetkililerden alınan son verilere göre Marmara'nın doğusu ve Karadeniz kıyılarında yağış miktarı yer yer metrekareye 120 kilograma ulaştı.

Sakarya ve Düzce'de düşük kotlu bölgelerde bulunan yüzlerce evi ve iş yerini su bastı. Altyapıların yetersiz kaldığı noktalarda vatandaşlar kendi imkanlarıyla mazgalları açmaya çalışırken, belediye ve AFAD ekipleri botlar ve iş makineleriyle tahliye operasyonları yürüttü. Köy yollarında meydana gelen küçük çaplı toprak kaymaları nedeniyle ulaşım hatlarında uzun araç kuyrukları oluştu.

Kocaeli ve Yalova'da ana arterler sular altında kalırken, sanayi sitelerindeki dükkanlarda maddi hasar meydana geldi. Deniz Otobüsleri (İDO) olumsuz hava şartları ve fırtına nedeniyle Marmara genelindeki birçok iç ve dış hat seferini iptal etmek zorunda kaldı.

Zonguldak'ta şiddetli rüzgarla birleşen sağanak, kıyı şeridinde dalga boyunun yükselmesine ve deniz suyunun iç kesimlere ilerlemesine yol açtı.


Yurtlar boşaltıldı, evler sel sularında sürüklendi


Sakarya Valiliği tarafından yapılan son resmi açıklamaya göre, kent genelindeki afet noktalarından 112 Acil Çağrı Merkezi'ne tam 420 ihbar ulaştı. Meteoroloji istasyonlarından alınan verilere göre, kentin bazı bölgelerinde son 24 saatte metrekareye düşen yağış miktarı 254,8 milimetreyi bularak ekstrem seviyelere ulaştı.


700 öğrenci yurtta mahsur kaldı


Karasu ilçesinde yaşanan taşkınlar nedeniyle bölgedeki Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) kız öğrenci yurdunun alt katlarını su bastı. Yurdun çevresinin tamamen göle dönmesi üzerine çok sayıda öğrenci binada mahsur kaldı.

AFAD, itfaiye ve belediye ekiplerinin koordineli çalışmasıyla başlatılan tahliye operasyonunda, botlar ve iş makineleri kullanılarak mahsur kalan 89 kişi başta olmak üzere öğrenciler güvenli bölgelere nakledildi.


Evler temelinden koparak akıntıya kapıldı


Akyazı ilçesine bağlı Kepekli köyünde ise adeta can pazarı yaşandı. Aşırı yağış nedeniyle debisi kontrolsüz şekilde artan Kanlıçay Deresi taştı. Taşkın sularının dere kenarındaki toprak zemini aşındırması sonucu, biri prefabrik diğeri ahşap olan iki köy evi temelinden sökülerek sel sularına kapıldı.

Evlerin yıkılacağını ve kayacağını son anda fark eden aileler, yapılar suya gömülmeden saniyeler önce kendilerini dışarı atarak mutlak bir faciadan kurtuldu. Ahşap evin sel sularında bir tekne gibi sürüklendiği anlar ise çevre sakinlerinin cep telefonu kameralarına yansıdı.


Bakanlıktan kritik uyarı: Risk devam ediyor


İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen afet çalışmalarına dair açıklamalarda bulunan yetkililer, yurt genelinde 55 binin üzerinde personelin ve binlerce aracın felaket bölgelerine sevk edildiğini bildirdi. Yağışların önümüzdeki saatlerde de Marmara'nın doğusu ve Batı Karadeniz'de etkisini sürdüreceğini hatırlatan Meteoroloji, sarı ve turuncu kodlu uyarıların geçerli olduğu illerde vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım ve çatı uçması gibi tehlikelere karşı kesinlikle zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını önemle tavsiye ediyor.

Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü

Anadolu Otoyolu'nun Düzce kesiminde meydana gelen trafik kazasında Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin yaşamını yitirdi, 4 kişi yaralandı

15.10.2026 18:10:00
AA
 
Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü
Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü
Üsküdar Belediye Başkan Vekili Gültekin, Düzce'de trafik kazasında hayatını kaybetti. 

Otoyolun Ankara istikametinde seyreden Gültekin'in içinde bulunduğu 34 VR 2034 plakalı otomobil, Kaynaşlı Sarıçökek mevkisinde aynı yönde seyreden 16 ARZ 453 plakalı otomobille çarpıştı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Gültekin ile 4 kişi, sağlık ekiplerince çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Özel bir hastanede tedavi altına alınan Gültekin, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, gazetecilere, kaza anından bu yana bütün tıbbi müdahalelerin yapıldığını belirterek, "Ama maalesef kurtaramadık. Başımız sağ olsun" dedi.

Gültekin'in vücudunda kazaya bağlı herhangi bir yaralanma ve darbe gözükmediğini bildiren Şengüloğlu, "Olayın şokuyla kalp krizi geçirdiği değerlendiriliyor. İlerleyen süreçte netleşecek ama olay esnasında oradan geçen kazayı gören iki doktor duruyor ve ilk müdahaleyi yapıyorlar. Ardından da ambulansa gelip müdahaleye devam ediyor. Hastanede de devam etti müdahaleler. Yaklaşık 1,5 saat süre müdahale edildi ama maalesef kurtaramadık" ifadelerini kullandı.  


Yarın son yolculuğuna uğurlanacak


Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenazesi, yarın cuma namazını müteakip Marmara İlahiyat Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

Üsküdar Belediyesinin X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

"Üsküdar Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Dündar Ziya Gültekin'i, geçirdiği trafik kazası sonucu kaybetmenin derin teessürünü yaşıyoruz. Gece gündüz demeden, ilk günkü azim ve adanmışlıkla Üsküdar'ımız ve komşularımız için durmaksızın çalışan kıymetli Başkan Vekilimizi her zaman gayreti, samimiyeti ve şehrimize kattığı değerlerle hatırlayacağız."

Merhum Başkan Vekili Gültekin için bu akşam saat 21.00'de belediye binasındaki Mavi Salon'da Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirileceği aktarılan paylaşımda, "Merhumun cenazesi, yarın cuma namazını müteakip Marmara İlahiyat Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından ebediyete uğurlanacaktır. Merhum Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, başta kederli ailesi olmak üzere yakınlarına, mesai arkadaşlarımıza ve tüm Üsküdar halkına sabır ve başsağlığı dileriz. Mekanı cennet, makamı ali olsun" ifadeleri kullanıldı.


BTP liderinden taziye mesajı


Bu arada BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da Gültekin için sosyal medya hesabından taziye mesajı paylaştı. Baş mesajında, "Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerine katılmak üzere Ankara'ya giderken Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu vefat eden Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar dilerim." ifadelerini kullandı.


Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı. Karayalçın, daha önce Özgür Özel'e destek ziyaretinde bulunmuş, mutlak butlan kararı için ise "CHP'ye haksızlık yapılıyor" demişti

15.10.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı
Eski Başbakan Yardımcısı ve eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın CHP'den istifa etti ve YENİ Parti'ye üye oldu.

Karayalçın, 18 Ağustos 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki makamında ziyaret ederek YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e desteğini iletmişti.

Karayalçın, ziyaretin ardından gazetecilere "Kucaklamaya geldim. Sadece merhaba demek için geldim" demişti. Karayalçın, parti tüzüğüne ilişkin bir çalışma yürüttüklerini de belirtmişti.

Karayalçın, Özel'i geçen hafta YENİ Parti Genel Merkezi'nde ziyaret etmişti.

Karayalçın, mayıs ayında ise CHP'nin 38. Olağan Kurultayı için verilen mutlak butlan (yok hükmünde) kararının ardından Odatv'ye yaptığı açıklamada, "Bunu çok yanlış buluyorum. CHP'ye haksızlık yapılıyor" demişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.