Seçtiğin vekil senden fazla maaş alıyor. Bunu biliyorsun ama eleştirmeye yanaşmıyorsun.
"Milletvekili maaşı öğretmen maaşını geçmesin" desen, fena mı olur?
Alışverişe çıkınca etikete bakmadan sepeti doldurabiliyor musun?
Dolduramıyorsun.
Haksızlığa karşı sesin çıkıyor mu? Çıkmıyor.
Bırak konuşmayı, mırıldanmayı; düşünmekten bile çekiniyorsun.
Düştüğün hale bak:
Bir masa, bir iki sandalye, dört duvar…
Renkli bir ekran. Elektrik, su ve pencereden dışarı bakmak.
Biraz pilav, yanına su.
Hadi 250 gram yoğurt da olsun; sinirden miden ekşimesin.
Akşam "yarın ne yapacağım" diye düşün,
Sabah "akşama ne yesem" diye kıvran.
İstersen eski bir iş arkadaşını döner yemeye davet et,
Ya da kordonda bir çay içersiniz.
Ne oldu?
Maaş gününe mi denk gelmedi?
Tüh ya…
Kredi kartı mı? O da dolu tabii.
En iyisi yürüyüşe çıkın; yürümek bedava.
Yolda gençleri görürsün.
"Bu nesil her şeyi eleştiriyor" diye mırıldanırsın.
Suçlu ararken yine gençleri bulursun:
"Onlar ne yaşadı ki?" dersin,
"Bizim zamanımızda ekmeği taştan çıkarıyorduk…"
Sonra "Bu gençler hiçbir şeyin kıymetini bilmiyor" diye
kendi kendine sinirlenirsin.
İçindeki öfkeyi birinden çıkaracaksın ya…
"Hem kordonda ne işleri var?" dersin.
"Gezebiliyorlarsa paraları var demek ki!"
Sen mi?
Hâlâ aynı düzen, aynı hayat.
Haberlere bakınca görüyorsun:
Ülkeden gitmeyi düşünen çok, ama vazgeçen de bir o kadar.
Çünkü Avrupa'da garsonlukta da kuryelikte de iş bulmak artık kolay değil.
Türkiye'de üniversite bitiren genç, gidip havaalanında bavul mu taşısın?
Yani bildiğin hamallık.
Bir de yuva kurma meselesi var:
Evlilik hayali…
Buzdolabı, koltuk takımı, düğün masrafı…
Hepsi ayrı bir yük.
Gençler adeta ekonomi uzmanı olmuş;
olmayan parayla hayallerini küçültmek zorunda kalıyorlar.
Çoğu böyle…
Neden böyle biliyor musun?
Bilmiyorsun.
Çünkü yaşın elli beşi geçmiş.
İleriye bakınca yolun sonu görünüyor.
Pek de parlak değil gibi…
Bu yüzden geçmişe sarıldın.
"Eskiden her şey daha iyiydi" diye diye anılarını da eskittin.
Peki ya yirmi yaşındaki genç?
O hangi "eskiye" dönecek?
Anaokulundaki yaramazlıklarına mı?
Bak…
Bu seçimde kendini değil, çocuklarını ve torunlarını düşün.
Sen kendini bitmiş görsen bile gençlerin hayallerine engel olma.
Sen yay ol.
Gençler ok.
Hedef belli:
Mutlu, yeni bir nesil.
Hadi…
Var mısın?
Gençlerimizin "yarını" yok olmadan, iş işinden çıkmadan önce
"Var bir hayalim!" diye haykır.
Ve bu engebeli hâlimizi, hep birlikte hayal ettiğimiz o güzel geleceğe çevirelim.
Oy vereceğin parti bellidir:
Bağımsız Türkiye Partisi
Gençlerin umudu:
Hüseyin Baş
- Uyum Yasası mı, Umut Yasası mı? / 15.03.2026
- Akıl baştadır, yaşta değil / 16.02.2026
- “Hürriyet’in kölesiyim!” / 13.02.2026
- Ey yeni nesil gençler! / 12.02.2026
- Ey yeni nesil gençler! / 30.11.2025
- 41 kere maşallah / 25.09.2025
- Milletin kuvveti / 06.07.2025
- Hem Atatürkçü hem de Müslüman olamaz mıyım? / 13.04.2025
- ‘Pardon, sıra kimde?’ / 24.12.2024

























































