logo
02 HAZİRAN 2026

Nabil Ghilas ilk golünü attı

Portekiz'in Porto takımından transfer olan Cezayirli Nabil Ghilas, Gaziantepspor formasıyla sahaya ilk 11'de çıktığı ilk maçta ilk golünü kaydetti.

26.09.2016 00:00:00
Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Gaziantepspor'un Cezayirli oyuncusu Nabil Ghilas ligin 5. haftasında deplasmanda oynanan Fenerbahçe maçının 80. dakikasında takımı ve kendi adına ilk golünü kaydetti. Oynadığı futbol ve mücadele gücü ile taraftarların beğenisini kazanan Ghilas, 90 dakika sahada kaldı. Cezayirli forvet daha önce kariyerini sürdürdüğü takımlardaki performansına nazaran Gaziantepspor'daki ilk 3 maçında başarılı bir performans sergiledi. 
Moreirense'de parladı
Profesyonel futbol hayatına 2009-2010 sezonunda Fransız takımlarından Cassis Carnoux'da başlayan Nabil Ghilas, Carnoux ekibiyle çıktığı 23 maçta 1 gol atma başarısı gösterirken, kariyerinin en parlak dönemi geçirdiği Portekiz Süper Ligi'nde Moreirense'de 3 yıl forma giydi. Ghilas, Moreirense takımında 2010-2013 sezonunda 47 maça çıktı ve 15 golle kariyerinin en iyi çıkışını yapmıştı. Moreirense'de geçirdiği başarılı sezonun ardından yine bir Portekiz takımlarından Vizela'ya kiralanan Cezayirli oyuncu, burada ise 26 maçta 6 gol attı.
Büyük umutlarla gelmişti
Moreirense'nin vazgeçilmez isimlerinden olan oyuncu 8 Temmuz 2013'te 3 Milyon Euro'ya Portekiz devi Porto'ya transfer olmuştu. Ancak sakatlıklardan bir türlü kurutulamayan Nabil, burada Porto ile çıktığı 16 maçta sadece 1 gol atarak büyük hayal kırıklığına sebep olmuştu. Porto'da beklentilerin altında kalan Nabil, 2014-2015 sezonunda İspanya'nın yolunu tuttu. İspanya'da Cordoba'ya transfer olan Ghilas burada da 27 maçta 7 gol kaydetti.

Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi

A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı

02.06.2026 00:53:00
AA
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı.

Daha önce 32 takımla düzenlenen organizasyon, ilk kez 48 takımla gerçekleştirilecek. ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklaşa organize edeceği 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avrupa'dan 16 takım yer alacak.

Katar'daki 2022 Dünya Kupası organizasyonuna gidemeyen 7 Avrupa ülkesi, 2026'da mücadele edecek.

Milenyum öncesindeki son Dünya Kupası olan 1998'deki turnuvaya katılan Avrupa ülkelerinden Norveç, İskoçya ve Avusturya, 28 yıl sonra 2026 Dünya Kupası'nda yer almaya hak kazandı. Bu üç ülke, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılarak 28 yıllık özleme son verdi.

Türkiye, 24 yıl sonra Dünya Kupası'nda

A Milli Futbol Takımı, 2002'den sonra 24 yıllık aranın ardından ilk kez 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak.

Ay-yıldızlılar, 2002 sonrasında düzenlenen 5 turnuvaya katılma başarısı gösteremedi.

Türkiye, Japonya ve Güney Kore ortaklığında düzenlenen 2002'deki organizasyonu ise 3. sırada tamamlamıştı.

Çekya, Bosna Hersek ve İsveç

Dünya Kupası özlemini sona erdirecek diğer ülkelerden Çekya, son olarak 2006 yılındaki Dünya Kupası'nda mücadele etmişti.

Bosna Hersek ise yer aldığı 2014 Dünya Kupası'nın ardından iki turnuva kaçırdıktan sonra 2026'da sahne alacak.

İsveç ise Rusya'daki 2018 Dünya Kupası'na katıldıktan sonra 2022 Dünya Kupası'nı kaçırmıştı.

Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da

Brezilya, Dünya Kupası tarihinin en başarılı takımı olarak dikkati çekiyor.

02.06.2026 00:01:00
AA
Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da
Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da
Brezilya, Dünya Kupası tarihinin en başarılı takımı olarak dikkati çekiyor.

Kupanın unvanlarını elinde tutan "Sambacılar", Dünya Kupası'na en çok katılan, en çok şampiyon olan, en çok maç kazanan, en çok üst üste maç kazanan ve en çok gol atan ülke oldu.

Bugüne dek yapılan 22 Dünya Kupası'na katılan tek ülke Brezilya, 5 kezle en çok şampiyonluğa ulaşan ekip olarak zirvede yer aldı. 1958, 1962, 1970, 1994 ve 2002'de dünya şampiyonu olan Brezilya, 1950 ve 1998'de ise finalde kaybetti.

"Sambacılar", 1938 Fransa ve 1978 Arjantin'de üçüncü, 1974 Almanya ve 2014 Brezilya'da dördüncülüğü elde etti.

Dünya Kupası'nda İtalya ve Almanya 4'er şampiyonlukla Brezilya'yı takip etti.

En çok galip gelen Brezilya



Brezilya, Dünya Kupası tarihinde en çok galip gelen ülke ünvanını elinde tutarken oynadığı 114 maçta 76 kez galip geldi.

Almanya, 68 galibiyetle ikinci sırada yer aldı, Arjantin 47 galibiyetle üçüncü oldu.

Üst üste kazanma rekoru



Brezilya, Dünya Kupası'nda üst üste maç kazanma rekorunu elinde bulunduruyor.

Güney Amerika ekibi, 2002 ve 2006 Dünya Kupası'nda üst üste 11 maç kazanarak bu alanda tarihi bir başarıya imza attı. 2002'de Türkiye maçıyla başlayan galibiyet serisi, Çin, Kosta Rika, Belçika, İngiltere, Türkiye ve Almanya ile devam etti. Brezilya, 2006'da da Hırvatistan, Avustralya, Japonya ve Gana ile yaptığı maçları kazandı ve üst üste 11 galibiyet aldı.

"Sambacılar"ın 11 maçlık galibiyet serisine, 1-0'lık sonuçla 2006'daki çeyrek finalde Fransa son verdi.

2 turnuvada tüm maçlarını kazandı

Brezilya ayrıca katıldığı Dünya Kupalarının ikisinde yaptığı maçların tümünü kazanarak tarihe geçti.

Güney Amerika temsilcisi 1970 Meksika'da ve 2002 Güney Kore-Japonya'da oynadığı tüm maçları kazanarak şampiyon oldu.

"Sambacılar", Meksika'da 6, Güney Kore-Japonya'da 7 maç kazanmayı başardı.

Uruguay ve İtalya ise katıldıkları turnuvalarda birer kez tüm maçlarını kazandı. Uruguay, 1930 yılında ülkesinde, İtalya ise 1938'de Fransa'da düzenlenen kupada tüm maçlarını kazanarak şampiyonluğa ulaştı.

13 maç kaybetmedi

Brezilya, tüm bu ünvanlarının yanı sıra üst üste maç kaybetmeme konusunda da zirvede yer aldı.

Güney Amerika ekibi, 1958, 1962 ve 1966 Dünya Kupası'nda üst üste 13 maçta rakiplerine yenilmedi.

1958'de Avusturya ile başlayan ve 1966'daki Bulgaristan galibiyetiyle 13'e ulaşan yenilmezlik serisine, Macaristan 3-1'lik skorla son verdi. Bu 13 maçlık seride "Sambacılar", 11 galibiyet alıp 2 kez berabere kaldı.

En çok gol atan

"Sambacılar", 2014'te Almanya'ya kaybettiği Dünya Kupası'nın en çok gol atan takımı ünvanını, 2018'de tekrar ele geçirdi.

Bu alanda Brezilya, 237 golle ilk sıraya yerleşti. Almanya 232 golle ikinci, Arjantin ise 152 golle üçüncü basamağı elde etti.

Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu

Süper Lig maçlarını kaçak yayınladığı ve kullanıcıları yasa dışı bahis sitelerine yönlendirdiği öne sürülen Selçuksport isimli internet sitesinin yöneticisi olduğu belirlenen şüpheli, Denizli'de yakalanarak İstanbul'a sevk edildi

01.06.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu
Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu
Süper Lig maçlarını kaçak yayınladığı ve kullanıcıları yasa dışı bahis sitelerine yönlendirdiği öne sürülen Selçuksport isimli internet sitesinin yöneticisi olduğu belirlenen şüpheli, Denizli'de yakalanarak İstanbul'a sevk edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MİT Bölge Başkanlığı'nın koordineli çalışmaları sonucunda, Türkiye Süper Ligi karşılaşmalarını kaçak olarak yayınladığı belirlenen internet sitesine yönelik operasyon düzenlendi.



Yapılan çalışmalarda, kullanıcıların ücret ve abonelik karşılığında izleyebildiği Süper Lig maçlarını izinsiz şekilde yayınladığı tespit edilen "Selçuksport" isimli internet sitesine giriş yapan kişilerin aynı zamanda yasa dışı bahis sitelerine yönlendirildiği belirlendi.

Yürütülen araştırmalar sonucunda sitenin yöneticisinin Selçuk Y. olduğu tespit edildi. Şüpheli, Denizli'nin Pamukkale ilçesinde düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.
Şüphelinin İstanbul'a sevk edilmesinin ardından adli işlemlerinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüleceği öğrenildi.

Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü

Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz’ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı

01.06.2026 13:25:00
Haber Merkezi
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz'ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı! Milli futbolcu sadece fiziksel idman yapmıyor... evinde, deplasman yolculuklarında ve soyunma odasında kimsenin bilmediği gizli bir ajandaya oyunun kitabını yazıyor.






Son dönemde hem Galatasaray formasıyla kazandığı şampiyonluklarda hem de A Milli Takım'daki performansıyla Avrupa devlerinin radarına giren Barış Alper Yılmaz, başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayan sıra dışı bir yöntemi hayata geçirdi. Fiziksel gücü ve hızıyla sahada fırtınalar estiren milli yıldızın, zihinsel hazırlık konusunda da Türk futbolunda eşine az rastlanır bir profesyonelliğe imza attığı ortaya çıktı.






HER ŞEY GÜNLÜKLE BAŞLADI

Barış Alper Yılmaz'ın her müsabaka öncesinde adeta bir ritüel haline getirdiği not tutma alışkanlığı, mental hazırlığının temelini oluşturuyor. Başarılı futbolcu, maça çıkmadan önce zihnini tamamen temizlemek ve odağını artırmak için özel bir günlük tutuyor.

- Ben bazen not tutuyorum. Mesela; maça gitmeden önce ne yapmam gerektiğini, nasıl bir yolculuk var, o gün antrenmanda tam olarak ne yaptım gibi detayları tek tek günlük tutar gibi yazıyorum.






KENDİ KENDİNİN MUHASEBESİ

Bu yöntem sayesinde deplasman yolculuklarının yorgunluğunu ve maç önü stresini minimuma indiren Barış Alper, sahaya adım atmadan önce ne yapacağını zihninde bitirmiş oluyor.

Milli futbolcunun asıl fark yaratan yönü ise son düdük çaldıktan sonra başlıyor. Maçın skoru ne olursa olsun, soyunma odasında veya eve dönüş yolunda eline kağıdı kalemi alan Barış Alper, kendi kendinin antrenörü oluyor. Maçın tarihini ve skorunu not ederek başladığı analizinde, sahadaki her saniyenin muhasebesini yapıyor.






ÖZ YANSITMA UYGULAMASI YAPIYOR

Özeleştiri mekanizmasını nasıl çalıştırdığını anlatan başarılı kanat oyuncusu, "Sonra da maç sonrası neleri yapamadım, neleri doğru yaptım, neleri daha iyi yapabilirim gibi notlar alıyorum. Skoru ve tarihi de mutlaka yazıyorum" diyerek, modern futbolun en çok ihtiyaç duyduğu "öz-yansıtma" yöntemini nasıl uyguladığını gözler önüne seriyor.






KENDİ KENDİNİN ANALİZCİSİ

Avrupa'nın elit sporcularının psikolojik destek kliniğinde öğrendiği bu yöntemi kendi iç disipliniyle harmanlayan Barış Alper Yılmaz, idman performansı ile maç performansını bu defter sayesinde birleştiriyor. İdmanda eksik kaldığı yönleri maça çıkmadan önce defterine bakarak hatırlayan yıldız isim, bir sonraki 90 dakikada aynı hataları tekrarlamayarak gelişimini somut bir şekilde hızlandırıyor.

Transfer piyasasında adı dev kulüplerle anılan ve saha içindeki güçlü karakteriyle parmak ısırtan Barış Alper'in bu gizli ajandası, genç futbolcu adayları için de tam bir ders niteliğinde.

Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı

Fenerbahçe’de gelecek pazar yapılacak başkanlık seçimi formaliteden ibaret... çünkü adayların girdikleri transfer çılgınlığının asıl kazananı Serhou Guirassy oldu

01.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı
Fenerbahçe'de Serhou Guirassy çılgınlığı
Fenerbahçe'de gelecek pazar yapılacak başkanlık seçimi formaliteden ibaret... çünkü adayların girdikleri transfer çılgınlığının asıl kazananı Serhou Guirassy oldu. Sadettin Saran döneminde 12 milyon Euro'ya el sıkışılan, Hakan Safi ile rakamı 15-16 milyon Euro'ya tırmandıran ve son olarak Aziz Yıldırım'ın hamlesiyle rakamı 25 milyon Euro'ya fırlatan Dortmund'un 30'luk Gineli golcüsü seçimin mutlak galibi ilan edildi.






Fenerbahçe'nin seçim heyecanı ve adayların taraftara hoş görünmek için giriştikleri transfer rekabeti, Dortmund'un 30 yaşındaki Gineli golcüsü Serhou Guirassy'yi durup dururken milyoner edecek. Kulislerde dalga dalga yayılan iddialar, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi'nin seçim popülizminin transfer piyasasını gerçek dışı bir noktaya taşıdığını kanıtlıyor.






OCAK'TA 12 MİLYON EURO'YA GELECEKTİ

Guirassy'nin menajerlik şirketi, sarı-lacivertli kulüpteki her yönetim hamlesinde fiyatı bir adım daha yukarı çekti.

Ocak Ayı (Sadettin Saran Dönemi): Süreç ilk başladığında Gineli oyuncu yıllık 12 milyon Euro civarında bir ücrete Türkiye'ye gelmeye hazırdı.

Hakan Safi'nin Hamlesi: Başkan adaylarından Hakan Safi'nin bizzat devreye girip oyuncuyla Nisan ayında masaya oturmasıyla talep 15-16 milyon Euro seviyesine ulaştı.

Aziz Yıldırım'ın Teması: Son olarak Aziz Yıldırım ve ekibinin de transfer listesine giren Guirassy için son teklifler havada uçuşunca, oyuncu cephesi açık artırmayı 25 milyon Euro'ya kadar çıkardı.

Sadece 4 ay önce 12 milyon Euro'ya imza atmaya razı olan bir futbolcu, Fenerbahçe'deki seçim yarışı sayesinde bugün kazancını tam ikiye katlamanın ve servetine servet katmanın hayalini kuruyor.






25 MİLYON EURO'YU BULAN MAAŞ

Gazetemizin 26 Mayıs tarihli özel haberinde detaylarını paylaştığı mali tablo, kulübün geleceğini geri dönülemez bir ekonomik çıkmaza sürükleme riski taşıyor. Galatasaray'ın dünyaca ünlü yıldızı Mauro Icardi ve Victor Osimhen (21 milyon Euro) gibi isimlerin kazançlarını geride bırakan Guirassy'nin faturası tam anlamıyla dudak uçuklatıyor.

Net Garanti Maaş 15 Milyon Euro
İmza Parası, İmaj Hakları & Sadakat Bonusu 10 Milyon Euro
Başarı Bonusları  Puan, gol ve asist odaklı ekstra ödemeler
Toplam Yıllık Maliyet   25 Milyon Euro






HAKAN SAFİ "ÇİRKİNLEŞTİRME" DEDİ

Fiyatın bu denli fırlamasının arkasındaki perde arkasını ise Hakan Safi'nin bizzat yaptığı açıklamalar doğruladı:

- Guirassy ile Nisan 23'ünde ben kendim de görüştüm. Yarın da görüşeceğiz. Klasik rakibimizin çirkinleştirme oyunları. Guirassy de Dortmund'un kontratlı oyuncusu... Seçimi kim kazanacaksa Guirassy'ı da gider alır. O yüzden bu kardeşiniz onu alacak inşallah.






AZİZ YILDIRIM İSİM VERMİYOR

Kulislerde konuşulan bir diğer iddiaya göre; Aziz Yıldırım'ın meydanlarda sürekli olarak "Büyük bir golcüyle anlaştım ama isim vermiyorum" demesinin arkasındaki yegane sebep Guirassy cephesinin bu doymak bilmez iştahı.

Yıldırım'ın, ismin resmen telaffuz edilmesi halinde menajerlerin fiyatı 25 milyon Euro'nun da üzerine çıkarmasından ve bu astronomik rakamların taraftar nezdinde yaratacağı mali tepkiden çekindiği belirtiliyor.

Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam 'genç yetenek avcısı' unvanına sahip

01.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Hem kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hem de Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam elindeki kadrolardan maksimum verim alarak 'genç yetenek avcısı' unvanını kazandı. Modern 3-4-2-1 sistemiyle taktiksel bir devrim vaat eden İtalyan çalıştırıcı için soru işaretleri de var.






Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını yürüten Beşiktaş yönetiminin rotasını bu kez de Raffaele Palladino'ya çevirdiği iddia edildi. Dedikodulara bakılacak olursa Atalanta'dan ayrılması beklenen 41 yaşındaki çalıştırıcıyla siyah-beyazlı yönetim ciddi şekilde ilgileniyor.






MAKSİMUM VERİM ALAN TEKNİK ADAM

Monza'daki başarılı çıkışının ardından Fiorentina ve Atalanta'da görev yapan Palladino, Coverciano patentli modern İtalyan ekolünün en dikkat çeken temsilcilerinden biri.






Modern 3-4-2-1 dizilişiyle takımını sahaya süren genç teknik adam; agresif şok pres, yüksek atletizm ve kanat beklerinin çift yönlü dominasyonuna dayalı bir oyun tercih ediyor.

Kulüp projelerine sadakati ve elindeki malzemeden maksimum verim almasıyla tanınan Palladino, bütçe disiplini içinde genç oyuncuları parlatma konusunda Serie A'nın en başarılı isimleri arasında.






HAYATINDA HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMADI

Palladino ismi taktiksel modernizmiyle heyecan yaratsa da, Beşiktaş cephesinde bu tercihe dair bazı soru işaretleri de tartışılıyor.

Kariyerinde İtalya dışına hiç çıkmamış olan 41 yaşındaki hocanın, İstanbul'daki şampiyonluk baskısına ve kaotik medya atmosferine nasıl reaksiyon vereceği en büyük merak konusu.






TÜRKİYE'DEKİ BASKIYI KALDIRABİLİR Mİ?

İtalyan basınında, Palladino'nun takımlarının hedefe giden kritik virajlarda zaman zaman stres yönetimi sorunları yaşadığına dair eleştiriler yer alıyor.

Türkiye Ligi'nin sert yapısı ve Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun üçlü savunma esnekliğine ne kadar sürede uyum sağlayabileceği, bu olası transferin önündeki en büyük risk analizi olarak değerlendiriliyor.

Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun

Fenerbahçe'de başkan adaylığını açıklayarak seçim sürecine damga vuran Hakan Safi’nin, "İki milli futbolcuyla anlaştık" müjdesinin ardındaki dev isimler sızdı. Sarı-lacivertli camiada heyecan yaratan "yüksek vizyon" projesinin merkezinde, A Milli Takım’ın dünyaca ünlü kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile Avrupa futbolunun gelecekteki en büyük yetenekleri arasında gösterilen genç yıldız Can Uzun’un yer aldığı iddia edildi

01.06.2026 12:23:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun
Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun
Fenerbahçe başkan adaylığını açıklayan Hakan Safi, camiada heyecan yaratan iddialı transfer açıklamalarıyla gündeme damga vurdu. Seçim çalışmalarına hız kesmeden devam eden Safi, taraftarları heyecanlandıracak müjdeyi vererek, "İki tane milli oyuncuyla anlaştık, onları da yakında açıklayacağız" dedi.






SALİH ÖZCAN VE ZEKİ ÇELİK

Bu açıklamaların ardından kulisler hareketlenirken, akıllara gelen ilk isimler ve transfer listesinin perde arkası netleşmeye başladı. Safi'nin "anlaştık" dediği gizemli milli oyuncular için spor kamuoyunda ibre, sözleşmeleri sona eren iki yıldıza döndü. Sağ bek arayışındaki Fenerbahçe için milli savunmacı Zeki Çelik ve orta sahaya dinamizm katması beklenen Salih Özcan, kulislerde konuşulan ilk iki isim olarak öne çıkıyor.






4 GENÇTEN 1'İ YA DA 2'Sİ

Hakan Safi'nin her fırsatta vurguladığı "yüksek vizyonlu kulüp yapısı" ve gençleşme operasyonu doğrultusunda, Avrupa'da ve ligimizde parlayan genç yetenekler de listeye dahil edildi. Safi'nin listesinde olduğu konuşulan ve geleceğe yatırım gözüyle bakılan o isimler:

- Deniz Gül
- Can Uzun
- Aral Şimşir
- Yusuf Akçiçek






ÇALHANOĞLU VE BERKE ÖZER

Fenerbahçe'nin mevcut kadro yapısı ve acil ihtiyaçları düşünüldüğünde ise taraftarların ve otoritelerin beklentisi çok daha büyük isimler üzerinde yoğunlaşıyor.

Takımın lider oyuncu ve yaratıcı orta saha eksikliğini gidermek adına A Milli Takım'ın kaptanı Hakan Çalhanoğlu ismi yüksek sesle konuşulmaya başlandı.






Öte yandan Ederson'u istemeyen Hakan Safi'nin Fransa Ligi'nde sezonun en iyisi seçilen Berke Özer'i de acil ihtiyaçlar listesine eklediği düşünülüyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın bayramın ikinci gününde evinde ağırladığı sosyal medya fenomenleri ile yeni sezonun transfer stratejisini çizdiği iddia edildi

01.06.2026 10:19:00 / Güncelleme: 01.06.2026 10:34:09
Haber Merkezi
Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?
Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın bayramın ikinci gününde evinde ağırladığı sosyal medya fenomenleri ile yeni sezonun transfer stratejisini çizdiği iddia edildi.

Kulübün yeni futbol aklını ve yönetim modelini tamamen dijital dünyaya kaydırdığını eleştirileri böylece ayyuka çıktı.







Daha önce ekranlardan kulübe katılan Önder Özen, Sergen Yalçın ve Serkan Reçber örneklerinin ardından yaşanan bu son gelişme, camiada "Beşiktaş'ı artık sosyal medya yönetiyor, yeni transferleri de fenomenler yapacak" tartışmalarının fitilini ateşleri.

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, kritik yaz transfer dönemi öncesinde camiada ve dijital dünyada birlik sağlamak adına ezber bozan bir hamleye imza attı. Bayramın ikinci gününde evinin kapılarını açan Adalı, siyah-beyazlıların yeni yol haritasını sosyal medyanın gücüyle şekillendirmeye çalıştı.







TRANSFER STRATEJİLERİ KONUŞULDU

Bu kritik buluşmada Adalı; siyah-beyazlı camiaya yön veren yüksek takipçili sosyal medya fenomenlerini ağırladı. Kulislerden sızan bilgilere göre kahvaltının ana gündem maddesi, Beşiktaş'ın yaklaşan yaz dönemi transfer stratejisi ve yeni futbol planlaması oldu.

SOSYAL MEDYADA BİRLİK OLMA

Bu organizasyon, kritik transfer dönemi öncesinde Beşiktaş camiasının sosyal medyada tek ses olması ve algı yönetiminin doğru yönlendirilmesi açısından stratejik bir adım olarak yorumlandı.

Siyah-beyazlı yönetimin, dijital dünyadaki dağınık yapıyı toparlayarak "sosyal medyada birlik olma" misyonuyla bu hamleyi gerçekleştirdiği ve kulübün yeni dönemdeki iletişim dilini bu sacayağı üzerine kurmak istediği belirtiliyor.







BAŞA GEÇENLER HEP SOSYAL MEDYADAN

Serdal Adalı'nın bu hamlesi, Beşiktaş'ın son dönemde ekran ve sosyal medya yüzlerine gösterdiği kurumsal ilginin de bir devamı niteliğinde. Kulübün hafızası incelendiğinde, sosyal medyanın Beşiktaş yönetim ve teknik kadro kararlarındaki ağırlığı dikkat çekiyor.

Yakın zamanda Beşiktaş'ta yeniden yapılanma çalışmaları doğrultusunda Futbol Direktörlüğü görevine getirilen Önder Özen, bu göreve gelmeden önce uzun bir süredir sosyal medya mecralarında ve dijital kanallarda yorumculuk yapıyordu.







SERGEN VE REÇBER DE ORADAN ÇIKTI

Siyah-beyazlılarda daha önce görev yapan teknik direktör Sergen Yalçın ve idari kadroda yer alan Serkan Reçber de Beşiktaş'ın başına geçmeden önce yine sosyal medyada ve dijital ekranlarda yorumcu olarak görev alıyor, kitleleri peşinden sürüklüyordu.







ÖNDER ÖZEN DE SOSYAL MEDYADAN

Başkan Serdal Adalı'nın hem futbol aklını dijital mecralarda rüştünü ispatlamış Önder Özen gibi isimlere emanet etmesi hem de transfer öncesi fenomenlerle evinde strateji toplantısı yapması, spor kulislerinde "Serdal Adalı Beşiktaş'ı sosyal medya vizyonuyla yönetiyor" yorumlarının yüksek sesle yapılmasına neden oldu.

Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri

Aziz Yıldırım’ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı

01.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aziz Yıldırım'ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı. Sosyal medyadaki "Seçimi kaybeder" tepkilerine rest çeken Yıldırım'ın "Pozitif ve negatif yönlerine bakacağız" sözlerinin ardından, deneyimli teknik adamın artıları ve eksileri gazetemiz tarafından masaya yatırıldı.

Fenerbahçe'de yaklaşan başkanlık seçimi öncesi iddialı aday Aziz Yıldırım, A Spor'da çıktığı canlı yayında "Aykut Kocaman neden iyi, neden kötü? Bunları bana bir söyleyin" dedi. Trakya turnesinde kongre üyeleriyle buluşan başkan adayı Aziz Yıldırım, Kocaman'ı da şu şekilde savunmuştu:







- "Sosyal medyada 'Aykut hocayı açıklarsa seçimi kaybeder' yazıyorlarmış. Kaybedersek kaybederiz, hiç önemli değil! Aykut hocayı değerlendirirken hangi yönüyle pozitif, hangi yönüyle negatif ona bakacağız. Yaptıklarını unutuyorsunuz. Mourinho geldi de ne oldu sanki?" ifadelerini kullandı.

Bir taraftarın "Alex'i bitirdi" tepkisine de "O göndermedi, ben gönderdim!" sözleriyle sert çıkan Yıldırım'ın bu hamlesi, gözleri yeniden deneyimli teknik adama çevirdi.







İŞTE KOCAMAN'IN ARTILARI

Peki, Aziz Yıldırım'ın işaret ettiği o terazide neler var? Gazetemiz, Aykut Kocaman'ın pozitif ve negatif yönlerini, artıları ve eksileriyle tek tek derledi:

- Üst Düzey Taktik ve Sistem Sadakati

Aykut Kocaman tam bir sistem mimarıdır. Takımlarında "bireysel yeteneklerin parlamasından" ziyade, "takım savunması ve saha geometrisi" ön plandadır.

- Savunma Güvenliği ve "Yenilmesi Zor" Takımlar

Onun çalıştırdığı takımlar ligin en az gol yiyen, rakibe en az pozisyon veren yapıya bürünür. Savunma güvenliğini sağlama almadan körü körüne hücumu düşünmez. Bu pragmatik yaklaşım, özellikle uzun lig maratonlarında ve kupa kulvarlarında takımlarını her zaman yarışın içinde tutar.







- İstikrar, Analiz ve Veri Bilimi

Türk futboluna analitik yaklaşımı, koşu mesafelerini ve fiziksel testleri getiren öncü isimlerden biridir. Duygularla veya taraftar baskısıyla değil, tamamen bilimsel verilerle hareket eder.

- Kriz Yönetimi ve Karakter

Fenerbahçe'nin en zor günlerinde (3 Temmuz süreci) kulübün adeta saha içi ve saha dışı lideri haline gelmiş, duruşundan taviz vermemiştir. Polemiklerden uzak, sakin, saygılı ve ağırbaşlı profiliyle kulüplerin kurumsal yapısını koruma altına alır.







İŞTE NEGATİF YÖNLERİ

- Hücumda "Yaratıcılığı" ve Riski Sınırlaması

Aykut Kocaman futbolu çok mekanik ve geometrik görür. Bu yüzden yetenekli, doğaçlama oynayan, risk alan "yaratıcı 10 numara" profilleriyle (Alex, Valbuena gibi) kariyeri boyunca sorunu yaşamıştır.

- Seyir Zevki Düşük, "Temkinli" Futbol

Onun oyun anlayışında öncelik risk almamaktır. Topa sahip olma oranını çok sever ancak bu sahip olma durumu genellikle dikine, coşkulu bir oyunla değil; yan ve geriye doğru sabırlı paslarla gerçekleşir.







- Esneklik Eksikliği ve Geç Hamleler

Oyun içinde işler kötü gittiğinde "B Planı" üretme konusunda zayıf olduğu savunulur. Maçın gidişatına göre radikal bir sistem değişikliğine gitmek yerine, mevcut şablonun içinde kalmayı tercih eder.

- Büyük Takım Refleksleriyle Doku Uyuşmazlığı

Anadolu takımlarında başarı getiren bu "kontrollü ve sabırlı" oyun tarzı, Fenerbahçe gibi genetiğinde "sürekli hücum, coşku ve baskı" olan dev camialarda taraftarla kimyasının uyuşmamasına yol açar.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.