logo
26 MAYIS 2026

O farklı…

18.10.2012 00:00:00
Gelin her türlü ön yargımızı bir kenara bırakarak Suriye’de yaşanan olaylara farklı bir gözle bakalım.
Hükümetin dediklerinden ya da muhalefetin söylediklerinden zihnimizi arındıralım ve Suriye’de yaşananları bir de bu böyle değerlendirelim.
BOP ve Arap Baharı’nın kime ait bir projeler olduğunu ve bu projenin Suriye’yi bu hale getirdiğini de bir kenara bırakalım.
Ve daha bizi Suriye konusuna ön yargıyla baktıran her türlü düşünceden arınalım.
Bu dediklerimizle zihnimizi formatlayabilirsek şu soruyu kendimize soralım?
Suriye’de neler oluyor?
Ve soruya cevap verelim…
Suriye’de Müslüman Müslüman’ı öldürüyor. Temelde Suriye’de olan şey budur.
Ama Beşar Esad şöyle, ama muhalifler böyle demeyelim.
Aması maması yok.
Suriye’de kan gövdeyi götürüyor ve ölen de öldüren de Müslüman…
Suriye’de savaşın şu ya da bu şekilde devam etmesini savunan herkes farkında olmadan Müslüman’ın Müslüman’ı öldürmesine destek vermiş olmaktadır.
Ama demokrasi, ama insan hakları, ama özgürlük diyenleri bir kez daha düşünmeye ve şu sorulara cevap vermeye davet ediyorum.
Hangisi bir Müslüman’ın yaşamından daha kıymetlidir?
Demokrasi mi?
İnsan hakları mı?
Özgürlük mü?
Bu sorulara Müslüman’ın yaşamı daha kıymetlidir diyemiyorsanız, o ölme sırası kendi evladınıza geldiğinde de aynı cevabı vermeye hazır olmalısınız.
Suriye’de Müslüman Müslüman’ın canına kastediyor olduğu halde günümüz Türkiyesinde hacısından, hocasına, şalvarlısından, cübbelisine kadar birçok kişi Nemrud’un ateşine odun taşır gibi savaşın devam etmesini savunup Müslüman’ın Müslüman’ı katletmesinin izahını yapmaktalar.
Bu kendini bilmez kaba softa, ham yobaz karakterler hükümete taparcasına iman ederek, bu çirkin savaşa körükle giderken hem Allah’a hesabını veremeyecekleri büyük bir haram işlemekteler hem de milyonlarca insanı da yanlışlarına ortak etmektedirler.
İşte bu vahim şartlar altında herkes Tevhid’den kaçarken, herkes Nemrud’un ateşini körüklerken bir tek kişi, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı ve Ehl-i Beyt Külliyatı’nın müellifi Prof. Dr. Haydar Baş, insanları akl-ı selimle düşünmeye çağırıyor.
Suriye’deki problemin ne olduğunu, oynanan oyunun Haçlı bir proje olduğunu yazılarında ve konuşmalarında bir tek O dile getiriyor.
Arap Baharı, BOP, dinlerarası diyalog, medeniyetler arası ittifak vs. projelerinin asıl amacının ne olduğunu ilk dile getiren ve bu şer projelerin karşısında dimdik durup, milletin bu planlardan zarar görmesini engelleyen tek kişi Prof. Dr. Haydar Baş olmuştur.
Zararlarını anlatmakta aciz kaldığımız bu Haçlı projeler Türkiye’de kimlerin koynunda Haç taşıdığını ortaya çıkardığı gibi kimin imanını hiçbir şeyle değiştirmeyeceğini de göstermiştir.
Olaylar Prof. Dr. Baş’ın farkını ortaya koymaktadır.
 
 
Orhan Dede / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.