logo
09 AĞUSTOS 2026

Onlar yeryüzünün kıymetli madenleridir, hükümdarlarıdır

Ey evlat! İki adımdır, onları at, muhakkak erersin. Birinci adımı dünyadan at, öbürü ahiret olur. Bir adım nefsinden, bir adım yaratılmışlardan…

29.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Onlar yeryüzünün kıymetli madenleridir, hükümdarlarıdır
Onlar yeryüzünün kıymetli madenleridir, hükümdarlarıdır
"Ey evlat! İki adımdır, onları at, muhakkak erersin. Birinci adımı dünyadan at, öbürü ahiret olur. Bir adım nefsinden, bir adım yaratılmışlardan…

Ötesi malum. Şu dışı bırak. Hemen iç âleme geçersin. Bu işin bir başlayışı bir de bitişi vardır. Sende başlar, tamamı Allah-u Teâlâ'da biter. İpini, seleni bir yana at, amel kapısına otur.

Sonra amel etmeyi iste ve çalışma yolunu ara. Kalbini zikre yaklaştır. Ona en çok dirilme gününü hatırlat.

Halini zahir hükümlere göre yaparsan kulların hiçbiri onu yıkmaya güçlü olmaz. Şayet zahir hükme bağlı değilsen, dini emirlerin dış hükmünü yerine getirmezsen hiçbir halin sebat bulmaz ve hiçbir makama sahip olmazsın.

Dünyaya talip olanlar, onu sevenler ve ona rağbet gösterenler pek çoktur. Ahirete talip olanlar ise pek azdır. İzzet ve Celal sahibi Allah'a talip olup O'nun sevgisinde sadakat gösterenler ise azın da azıdır.







Onlar yeryüzünün kıymetli madenleridir, hükümdarlarıdır. Onlar beldelerde kulların muhafızlarıdır. Onların yüzü suyu hürmetine insanlardan belalar defedilir. Onların yüzü suyu hürmetine insanlar yağmura kavuşurlar. Onların yüzü suyu hürmetine yerde nebat biter. Dünyevi olan her şeyi geride bırakırlar.

Bu mertebeye ulaştıkları zaman artık halka yönelmeleri, onların irşadı ile meşgul olmaları üzerlerine farz olur. Çünkü bu noktada onlar doktorlar durumundadır.

Onlar, İzzet ve Celal sahibi Allah'ın mahlûkatının en akıllılarıdır. Eğer siz onları görseydiniz, deliler-mecnunlar derdiniz; onlar da sizi görseydi, bunlar kıyamet gününe inanmamışlar derlerdi.

İzzet ve Celal sahibi Allah'ın huzurunda onların gönülleri hep mahzundur, kalpleri hep kırıktır. Allah korkusundan bir an dahi sıyrılmazlar. Her ne zaman ki Allah'ın azamet ve celalinin perdesi kalplerine açılırsa korkuları artar…







Mü'min, İzzet ve Celal sahibi Allah'tan başkasından korkmaz, O'ndan başkasından bir şey beklemez. O'nun kuvveti kalbine ve özüne verilmiştir. Bunu Allah vermiştir.

Mü'minlerin kalbi, İzzet ve Celal sahibi Allah ile nasıl güçlü olmasın ki, Allah o kalpleri kendisine bağlamıştır.

Öyle ki, mü'minlerin kalpleri Allah katından bir an bile ayrılmaz. Bedenleri ise yeryüzündedir.

Onlar gece-gündüz, her hal ü karda Allah ile yakınlık kurmaktan büyük zevk duyarak hizmette bulunmaktan bir an dahi geri durmazlar…







Şanı yüce olan Allah, kullarından birine hayır murat etti mi, ona önce öğretir. Sonra da hem ameli, hem de ihlası kendisine ilham eder. Bu suretle onu Kendisine yaklaştırır, irfan sahibi yapar, kalplerin ilmini öğretir. Sırlar o kişi için seçilmiştir. Ondan başkası bunlara vakıf olamaz.

Diğer insanlara nispetle Allah dostları, sağırdır, dilsizdir, kördür. Kalpleri Allah'a yaklaşınca artık O'ndan başkasını işitmezler, O'ndan başkasını görmezler. Kendilerini bir heybet kaplar.

Bu heybet Rableri katında onlar için muhabbet ifadesidir. Artık onlar Allah'ın celal sıfatı ile cemal sıfatı arasındadırlar. Sağa sola meyletmezler. Sadece önlerinde tek istikamet vardır. İnsanlar, cinler, melekler ve daha çeşit çeşit mahlûkat kendilerine hizmet ederler.

Hep Allah'ın kelâmına kulak verirler ve fiil ve hareketlerini ona göre yaparlar. Onlar peygamberlerin gerçek varisleridir. Allah'ın ahkâmının insanlara bildirilmesi hususunda peygamberlerin yapmış oldukları vazifeleri yaparlar. Bütün meşgaleleri insanları Allah'ın kapısına sevk etmektir. Sevdiklerini Allah için severler, buğzettiklerine Allah için buğzederler.







Allah dostlarının her şeyi yine Allah içindir. Onlarda Allah'tan başka hiçbir şeyin nasibi yoktur.

İzzet ve Celal sahibi Allah, peygamberleri bizzat Kendi kelâmıyla terbiye eder. Evliyaları ise, hadisleriyle yani ilhamla terbiye eder. Allah tarafından, evliyanın kalbine bazı şeyler sunulur ki, buna ilham denilir. Zira veliler yani Allah dostları, peygamberlerin varisleri, halifeleri ve onların hizmetini devam ettiren yardımcılarıdır.

Putların Yaratıcısı'na kulluk et ki, putlar sana boyun eğsin. Sen Allah'a yaklaş ki, insanlar da sana yaklaşsın. Sen Allah'ı ne kadar yüceltirsen, insanlar da seni o kadar yüceltirler.

Sen, Allah'ı ne kadar seversen, insanlar da seni o kadar severler; sen Allah'tan ne kadar korkarsan, insanlar da senden o kadar korkarlar.







Sen, Allah'ın emir ve yasaklarına ne kadar saygı gösterirsen, insanlar da sana o kadar saygı gösterirler.

Sen, Allah'a ne kadar yaklaşırsan, insanlar da sana o kadar yaklaşırlar.

Sen, Allah'a ne kadar hizmet edersen, insanlar da sana o kadar hizmet ederler. Ölümü hatırlamak nefis hastalıkları için bir ilaçtır, nefsin başını döver…

Sıddık ise her gün kırk ayrı hal yaşar; çünkü kalpleri evirip çevirenle hem demdir ve kudret denizine dalmıştır.

Denizin dalgaları onu bir kaldırır, bir alaşağı eder. O, Hakk'ın tasarrufları karşısında yazıdaki yaprak gibidir, gassalin önündeki meyyit gibidir, dadısının kucağındaki çocuk gibidir, atlının sopasının önündeki top gibidir.

Zahirini ve batınını O'na teslim etmiş, O'nun tedbir ve tasarrufuna razı olmuştur. Yemesini, içmesini ve hazlarını hiç kaygı etmez.

Tek kaygısı Rabb'ine hizmet etmek ve O'nun hoşnutluğunu kazanmaktır. Onlar Rableri dışında her şeyi unutmuşlardır; dünyadan, ahiretten ve masivadan sıyrılmışlardır…"  (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.