Toplumların "millet olma"larında ortak bir inanca ve ortak bir kültüre sahip olmaları son derece önemlidir. Bu yüzden Lozan görüşmelerinde Atatürk, "azınlık tarifi"ni, "Ancak gayri Müslimlerdir" esası üzerine oturtmuş; Cumhuriyet'in ilerleyen yıllarında gerçekleştirilen "Nüfus mübadelesi"nde, bu "ortak inanç olgusu"nu ölçü kabul etmiştir.
Ülkemiz üzerinde hesabı olanlar inancımızla oynuyorlarMilletlerin birlik ve beraberliğinde önemli roller üstlenen inancımızın, ülkemizde kavga unsuru haline getirilmesi; ne laiklik kavramından, ne de dinin özünden kaynaklanmaktadır. Bu durum, ülkemiz üzerinde hesabı olanların, kimlik değiştirerek içimizde çıkardıkları fitneden başka bir şey değildir.
Atatürk milletin inancına son derece saygılıydıDeğerli dostum Atilla İlhan'ın dediği gibi, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletinin inancına son derece saygılı olduğu gibi, dindar kisvesi içerisinde bölücülük yapmak isteyen dış güçlerin misyonerlik faaliyetlerine karşı" çıkmıştır. Milli Devlet anlayışı, işte bu "temel bakış açısı"na sahip olup; devletin bekasını, bireylerin doğuştan gelen haklarının yaşanmasında görmektedir.
Milli Devlet, gerçek demokrasiyi temsil ederMilli Devlet yapılanması, gerçek demokrasiyi temsil etmektedir. Bu sebeple "devletin bağımsızlığı"nı "olmazsa olmaz şart" kabul etmektedir. Milletin iradesinin idareye yansıması olan demokrasinin olabilmesi için, milletin iradesi dışında hiçbir gücün yasama, yürütme ve yargıya sahip ve yetkili olmaması gerekir. Dolayısıyla uluslarüstü kuruluşların veya diğer ülkelerin, devletlerin yapılanmasına müdahil olmaları, içeride özerk kurumların varlığı ve sivil toplum örgütlerinin dış desteklerle yönlendirilmeleri, çağımız demokrasilerinin önündeki en büyük engellerdir.
Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş
MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLERProf. Dr. Fehim Üçışık / Marmara Üniversitesi Kimseye muhtaç olmadan yaşama imkanı sunuyorOrtaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli, 2005 yılında Bakü'de yayınlanan ve İstanbul'da ve Bakü'de yapılan uluslararası bilimsel toplantılarda tanıtılan ve tartışılan, Bakü Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Haydar Baş, bu modelin siyasi açılımı ve Sosyal Hukuk Devletinin hayata geçirilmesi projesi olarak nitelediği Sosyal Devlet Milli Devlet Modelini yayınlamış bulunmaktadır Sosyal Devlet Milli Devlet Modeline göre, "en alt gelir grubunda bulunan bireylerin asgari bir gelire sahip olmaları gerekir. Bu gelir, onların kimseye muhtaç olmadan yaşamalarına imkan tanımalıdır" (s.288). İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde bu konuda şöyle bir düzenleme bulunmaktadır: "Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtaları ile de tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır" (m.23/III). Böylece İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde çalışanların ücretinden ve bu ücretin gerekirse sosyal koruma vasıtaları ile tamamlanmasından sözedilmesine karşılık Sosyal Devlet Milli Devlet Modelinde en alt gelir grubundaki bireylerin belirli düzeyde geliri olması öngörülmektedir.




















































































