logo
18 ŞUBAT 2026


Otizmli adamı öldüresiye darp eden sanık ilk kez konuştu

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde iş yerinin odunluğa baktığı gerekçesiyle yüzde 84 oranında engelli adamı öldüresiye darp eden sanık ilk kez mahkeme karşısına çıktı. Sanık savunmasında, odunluğa uyuşturucu konulduğundan şüphelendiğini ve bu sebeple olayı gerçekleştirdiğini öne sürdü. Müştekinin avukatı ise müvekkilinin 15 dakika boyunca bayıltılana kadar odunla dövüldüğünü ifade etti. Sanık, tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak tahliye edildi

12.02.2026 16:43:00 / Güncelleme: 12.02.2026 16:49:40
İhlas Haber Ajansı
Otizmli adamı öldüresiye darp eden sanık ilk kez konuştu
Otizmli adamı öldüresiye darp eden sanık ilk kez konuştu
Olay, 16 Kasım 2025 tarihinde Yenişehir Mahallesi'nde meydana geldi. Yüzde 84 otizmli ve epilepsi hastası Ertuğrul Şenol (34) bisikletle dolaştığı sırada, Yılmaz D. (54) tarafından, zorla içeri sokarak odunla darp etti. Şüphelinin vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu şahsı daha sonra iş yerinden sokağa attığı öne sürüldü. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Şenol'un kafasına 6 dikiş atılarak, kolu alçıya alındı. Ailenin şikayeti üzerine Yılmaz D. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"Odunluğuma uyuşturucu koyduğundan şüphelendim"

Olayla ilgili ilk duruşma, Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Yılmaz D., Ertuğrul Şenol, ailesi, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Savunması için söz hakkı verilen Yılmaz D., Ertuğrul Şenol'u tanımadığını ifade ederek, "Benim simit fırınım vardı. Bu şahıs simit fırınının odunluk kısmına sürekli giriyordu. Uyuşturucu koyduğundan şüphelendim. Kızıma bu olaydan iki gün önce polisi aramasını söyledim. Polis geldi, kamera kayıtlarına baktılar, emniyet gidip kamera kayıtları ile birlikte şikayetçi olmamı söyledi. Ancak ben karakola gidip şikayetçi olmadım. İki gün sonra bu şahsı yeniden odunluğa girerken gördüm, kendisine 'Niye giriyorsun'' diye sordum, bana cevaben 'Giriyorum' dedi. Ben bisikletine vurup devirdim, tekrar 'Niye giriyorsun'' diye sordum, o da 'Uyuşturucu koyuyorum' dedi. Ben kendisine 'O zaman sen kadın da satarsın' dedim, 'Evet bir milyona kadın da var' dedi" diye konuştu.



"Sadece 3- 4 kere ayaklarına sopa ile vurdum"

Şenol'u hırpaladığını söyleyen Yılmaz D., "3- 4 kere ayaklarına sopa ile vurdum, kafasına sopa ile vurmadım ancak yere düşerken odunların üzerine düştü. Kafasındaki yaralanma bu nedenle oldu. Çok düzgün konuşuyordu, ben durumunu karakolda öğrendim. Raporundaki diğer yaralanmalar da düşerken olmuş olabilir. Bisikleti bahçeye çektirdim, iki gün sonra polisler gelince teslim ettim. Müştekinin, hasımlarım tarafından kullanılıyor olabileceği düşünüyorum. Şuurlu şekilde bahçeye girdiği bellidir. Kendisine sorduğumda uyuşturucu koyduğunu söylemesi birileri tarafından kullanıldığını gösteriyor. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim" dedi.

"Müşteki Ertuğrul kendini ifade edemedi"

Müşteki Ertuğrul Şenol, olayla ilgili sorulan sorularak tek kelimelik kısa cevaplar verdi. Sanığın neresine vurduğu sorulduğunda başını gösterdi, ne ile vurduğu sorulduğunda "odunla" diye tek kelimelik cevap verdi. Mağdura olayla ilgili 'Anlatmak istediği bir şey var mı'' diye sorulduğunda "İstiyorum" dedi ancak başkada herhangi bir şey söylemedi. Mahkeme, görünüş ve konuşma tarzı itibariyle mağdurun engelli olduğunun kolaylıkla anlaşılabileceği gözlemlediğini belirtti.

"Bu olaydan sonra oğlum dışarı çıkamaz oldu, uyku düzeni bozuldu"

Sanıktan şikayetçi olan baba Münir Şenol, "Olay tarihinde umredeydim. Evimiz ile olayın olduğu fırının arası yaklaşık 400 metredir. Ertuğrul'un arkadaşı yoktur, sürekli bisiklet ile mahallede gezer. Mahalledekiler Ertuğrul'u tanır ve bilirler. Bu olaydan sonra oğlum dışarı çıkamaz oldu, uyku düzeni bozuldu. Kendisi olayla ilgili bir şey anlatamıyor. 'Kim vurdu'' diye sorunca 'Amca vurdu' diye cevap veriyor" ifadelerini kullandı.



"Babam, 'Hasımlarımızdan birisi olabilir' dedi"

Tanık olarak dinlenen sanığın kızı İlknur D., "Babama ait fırında çalışıyorum. İş yerimizin önünden 3 aydır bisikletli birisi geçiyordu. Bu durumu babama söyledim, o da fark etmişti. 'Hasımlarımızdan birisi olabilir' dedi. Şahıs bisikleti çok düzgün kullanıyordu, müşteri gibi değildi, içeri bakıyordu. Olaydan iki gün önce polisi aradık, polis geldi, videoyu da aldılar. Bize, 'Gelip şikayetçi olun' dediler. Babam daha emniyete gidemeden iki gün sonra bu olay oldu" dedi.

"Ertuğrul'u odunluğa götürüp orada 15 dakika boyunca bayılana kadar darp etmiştir"

Müşteki vekili Avukat Tuba Özbay ise "ATK raporuna göre müvekkilin yüzde 84 oranında engelli olduğu, beden ve ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olmadığı belirtilmiştir. Olay günü sanık, Ertuğrul'un ileride görüp yanına çağırmıştır. Ertuğrul gitmeyince sanık Ertuğrul'un yanına gidip Ertuğrul'u odunluğa götürüp orada 15 dakika boyunca bayılana kadar darp etmiştir. Sanık her aşamada suçtan kurtulmaya yönelik farklı beyanlarda bulunmuştur. Ertuğrul odunluğa hiç girmemiştir. Burada müvekkilin bisikletinin alıkonulması nedeniyle yağma suçu, ayrıca darp eyleminin niteliği gereği öldürmeye teşebbüs suçlarının oluşturduğunu düşünüyoruz. Sanıktan şikayetimiz devam etmektedir, sanığın tutuklu yargılanmasını talep ediyoruz" diye konuştu.

Engelli kişiyi odunla darbettiği iddia edilen sanığa 4 yıl 6 aya kadar hapis istemi

Cumhuriyet savcısı, iş yerinin odunluğunda engelli bir vatandaşı odunla darbettiği belirlenen sanık hakkında esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanığın olay tarihinden önce iş yerinin odunluğuna girdiğini iddia ettiği mağdur Ertuğrul Şenol'u iş yeri çevresinde gördüğü belirtildi.

Mağduru odunluğa götürüp darbetti

Sanığın, mağduru yanına çağırıp çekiştirerek odunluğa götürdüğü ve burada eline aldığı odunla darbettiği kaydedilen mütalaada, alınan doktor raporuna göre mağdurun basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralandığı vurgulandı.

"Engelli olduğu ilk bakışta anlaşılıyor"

Mütalaada, mağdurun akıl rahatsızlığı nedeniyle eyleme karşı beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca kovuşturma aşamasında, mağdurun engelli olduğunun ilk bakışta açıkça anlaşılabilir derecede belirgin olduğu kanaatine varıldığı ifade edildi.

Savcı, sanığın "nitelikli kasten yaralama" suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını isterken, tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak tahliyesini talep etti.

Tahliye edildi

Mahkeme heyeti, sanığın yargılama sonucunda alabileceği muhtemel ceza miktarı, tutuklu kaldığı süre göz önüne alarak adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.

"Karşı taraf her aşamada farklı beyanlarda bulundu"

Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki vekili Avukat Tuba Özbay, "Karşı taraf her aşamada farklı beyanlarda bulundu. Bir ifadesinde ayağına vurduğunu, başka bir ifadesinde ise kafasına odunla vurduğunu söyledi. Sanık, müvekkilimin odunluğuna girdiğini görünce korktuğumu belirttiğini söyledi. Kendisi ile konuştuğunda Şenol'un, 'Ben burada uyuşturucu satıyorum, saati bir milyona kadın satıyorum' şeklinde iddialarda bulundu. Sanık duruşmada da önceki aşamalarda olduğu gibi birbirinden farklı ifadeleri harmanlayarak yeniden beyanda bulundu" dedi.



"15 dakika boyunca odunla dövüldü"

Bunun yalnızca bir yaralama eylemi olmadığı kanaatinde olduklarını söyleyen Özbay, "Ertuğrul odunluğun içinde değilken, çapraz konumdayken çağrılıp dövülerek içeri sokulmuş. Devamında yaklaşık 15 dakika boyunca odunla vücudunun her yerine; kafasına, beline, ayağına, bacağına ve sırtına vurulmuştur. Bunun basit bir kasten yaralama değil, öldürmeye yönelik darbeler içerdiğini düşünüyoruz ve öldürmeye teşebbüs suçundan gerekçeli karar verilmesini talep ettik. Ayrıca Ertuğrul baygın haldeyken bisikleti dışarıda kalıyor. Polisler geldikten sonra bisiklet içeri alınıyor ve orada tutuluyor. Babası yurt dışından gelip iki gün sonra şikayet edince polis aracılığıyla teslim alındı. Bizce burada yağma suçuna ilişkin emareler de vardır, bisiklete el konulması ayrı bir suçtur. Ancak bu husus mahkeme tarafından değerlendirilmedi" diye konuştu.

"Mahkeme odunla vurulması nedeniyle silahla yaralama suçunun oluştuğunu belirtti"

Özbay, sözlerine şöyle devam etti:

"Mahkeme, eylemin kendisini beden ve ruh bakımından savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlenmiş kasten yaralama suçu olduğuna karar verdi. Ayrıca odunla vurulması nedeniyle silahla yaralama suçunun oluştuğunu belirtti. Bu kapsamda iddianamede yer alan fiillerden cezalandırılmasını talep ettik. Sanık tahliye edildi, bunu zaten bekliyorduk. Mahkeme eğer adam öldürmeye teşebbüs ya da yağma olduğuna dair bir şüphe olmadığı düşünülüyorsa, tahliye edilmesi kural olarak gerekiyordu. Burada bir kamuoyu oluşturmaya çalışıyoruz. Görünmez engeli olan bir kişinin dövülebileceği sonucuna insanların varmaması için uğraşıyoruz.

Sanığın beyanlarında Ertuğrul hakkında 'kadın satıyordu' gibi ifadeler yer aldı ancak Ertuğrul'a sorulan her soruya tek kelimelik cevaplar verdiği mahkemece de tespit edildi. Duruşmada hakimler de bunu sordu ve kayda geçti. Savcı da engelli olduğunun birkaç kelimelik konuşmayla anlaşılabileceği kanaatine vararak mütalaasını bu detay üzerine kurdu. Bu bizim açımızdan önemli. Ortopedik engelli olmayan kimseyi engelli olarak kabul etmeyecek miyiz' Görünmez engeli olan, zihinsel ya da mental rahatsızlığı bulunan insanları engelli saymayacak mıyız' İlla serebral palsili olup eli ayağı tutmayan kişiler mi engelli kabul edilecek' Fiziksel olarak belirgin bir durum olmayabilir. Ancak 15 dakika boyunca kafasına odunla vurulan ve buna karşı elini kaldırıp direnmeyen bir kişinin engelli olduğunun anlaşılması gerekir. Gerçekten isyan ediyoruz. Yapılan savunmalar ve tanık beyanları, toplumun engelliler konusunda ne kadar bilinçsiz olduğunu gösteriyor. Bu olay üzerinden bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz ama ne kadar başarılı olabiliyoruz bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Adalet yerini bulmuş sayılmaz"

Ertuğrul'un babası Münir Şenol ise "Adalet yerini bulmuş sayılmaz. Tutuklu yargılanmasını isterdik. Çünkü bunlar kendini savunamayan engelli insanlar, en azından bu şekilde bir emsal olurdu. Ancak şu anda tutuklu yargılanmayacağı için hukukun ve adaletin işleyişini takip edeceğiz" dedi.İHA

Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü

Kurak geçen mevsimler ve deprem sonrası kuruyan ya da su hacmi azalan kaynaklar, yağışlar sonrası yeniden eski günlerine döndü

17.02.2026 14:16:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:19:04
İHA
Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü
Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü
Küresel ısınma ve sıcaklıkların yanı sıra 6 Şubat depremlerinde yeraltı su kaynaklarının yönünün değişmesi ve seviyesinin azalması nedeniyle birçok doğal su kaynağı kurumuştu. Özellikle 6 Şubat depremleri yer üstünde yıkımlara neden olurken, yeraltında da değişime neden oldu.



Adıyaman merkeze bağlı Bahçe köyü sınırları içerisinde bulunan su kaynağı deprem ile birlikte neredeyse kuruma seviyesine geldi. Çok az miktarda suyun çıktığı kaynak, son bir ayda etkili olan kar yağışı ve yağmurlar sonrasında yeniden canlandı.



Kayaların arasından çıkan su adeta çağlayana dönüştü. Deprem sonrası neredeyse kuruma seviyesine gelen su kaynağı, son yağışlarla birlikte 20-30 yıl önceki haline dönüştü.



Çağlayana dönüşen suyu gören vatandaşlar, burada fotoğraf çektirdi.

Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon

Konya'da 15 günde gerçekleştirilen 30 operasyonda çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi, 6 şüpheli tutuklandı

17.02.2026 14:07:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:10:56
İHA
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri uyuşturucu madde kullanımı ve satışına yönelik son 15 günlük çalışmalarında 30 operasyon gerçekleştirdi.



Operasyonlarda 791 adet sentetik ecza, 374 gram bonzai, 780 gram kubar esrar, 32 gram metamfetamin, 1 gram eroin, 24 adet uyuşturucu içme aparatı ele geçirildi.



Yakalanan 34 şüpheliden 28'i ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, 6'sı sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı

İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde dün gerçekleştirilen operasyonda 22 zanlı yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, dün adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen zanlılar hakkında, 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık' ve 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları yöneltildi.

Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan 22 şüphelinin tamamı, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Hakkında gözaltı kararı bulunan ancak yakalanamayan 1 şüphelinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...

İstanbul Bakırköy'de bulunan bir sitenin otoparkında 2 otomobilden 30 milyon dolar çalındığı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 1'i kadın 11 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

17.02.2026 10:44:00 / Güncelleme: 17.02.2026 10:51:14
İhlas Haber Ajansı
Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...
Bakırköy'de 30 milyon dolarlık soygun...
İstanbul Bakırköy'de bulunan bir sitenin otoparkında 2 otomobilden 30 milyon dolar çalındığı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 1'i kadın 11 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

İstanbul Bakırköy'de 11 Şubat'ta bir sitenin otoparkında, iki otomobilin bagajından 30 milyon dolar çalındığı iddiası üzerine soruşturma sürüyor. Otoparkta çalınan 30 milyon doların, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı 'emanetçi' olarak geçen Taç döviz isimli iş yeri sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu Bilal Durmaz'a ait olduğu, Bilal Durmaz'ın, iş yerini taşıdığı iddiasıyla 100 dolarlık banknotlardan oluşan 30 milyon doları 1 aydır sitenin otoparkındaki iki otomobilin bagajında beklettiği iddia edilmişti.

11 şüpheli gözaltına alındı

Soruşturma kapsamında 1'i kadın 11 şüpheli gözaltına alındı. Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilen şüphelilerin buradaki işlemleri bitti. Şüpheliler, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi

Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde 19 Kasım 2023 tarihinde yaşanan şiddetli fırtınada askeri mendireğe çarparak batan "Kafkametler" adlı kuru yük gemisiyle ilgili davanın görülmesine devam edildi. Facia sonrası 3 gemi sahibinin yargılanmasına devam edildi. Gemi kaptanının kızı babasına yönelik suçlamalara sert tepki gösterdi

17.02.2026 02:37:00 / Güncelleme: 17.02.2026 07:41:49
İHA
Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi
Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi
Kdz. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, haklarında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenen gemi sahipleri S.Ö., G.Ö. ve K.Ö. katılmazken, mağdur aileleri ve sanık avukatları hazır bulundu.



Duruşmada söz alan gemi kaptanı Cemal Turan'ın kızı Meltem Turan, hazırlanan bilirkişi raporunda babasının kusurlu gösterilmesine isyan etti. Turan, gemideki teknik yetersizliklere dikkat çekerek, "Geminin elektrik sisteminin çöktüğü ve ciddi eksiklikler olduğu biliniyor. Babam yardım çağrısında bulunmuştur. Ancak bilirkişi raporu babamı suçlu gibi gösteriyor. Bu bize yönelik ağır bir iftiradır ve haksız bir ithamdır. Biz bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.



Ayrıca, geminin 3. kaptanı Berke Çamurtaş'ın babası Güngör Çamurtaş da mahkemeden, olay günü izinli olan diğer personelin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti, Karadeniz Ereğli ve Karasu limanlarından gelen ses ile görüntü kayıtlarının dökümlerinin yapılmasına, dosyadaki eksik noktaların tamamlanmasına karar verdi. Sanıkların adli kontrol şartlarının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Olay



Rusya'dan yüklediği yükü İzmir'e götürmek üzere yola çıkan Türk bayraklı "Kafkametler" gemisi, fırtına nedeniyle sığındığı Ereğli Limanı'ndan ayrıldığı sırada kontrolden çıkarak mendireğe çarpmış ve kısa sürede batmıştı. Olayda 12 kişilik mürettebattan bugüne kadar sadece 5 işçinin naaşına ulaşılabildi; aralarında Kaptan Cemal Turan'ın da bulunduğu 7 denizciyi arama çalışmaları ise sonuçsuz kaldı.

Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş


 
 
Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. 

17.02.2026 00:44:00
Haber Merkezi
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş

Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün.

Dünyada da yaygın

Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor. Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin yüzde 1.2'sinin 'kumar bozukluğu' olduğu tahmin ediliyor. Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali." Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme. Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Bir aile hastalığı

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna 'bir aile hastalığı' diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor. Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor. Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Kadınlar da oynuyor!

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor. Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar. Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca yüzde 2'si kadın. Yeşilay'ın raporunda bu durum 'önemli bir sorun' olarak niteleniyor. DSÖ'nün paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural


 
 
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

17.02.2026 00:05:00
MURAT ÇORBACI
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural

Ramazan'da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdaları soframızdan eksik etmiyoruz. İftardan kısa bir süre sonra da kendimizi kanepenin üzerinde uzanmış buluyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da, yaptığımız bu tür hatalar mide ve bağırsak sistemimize zarar verebiliyor. Mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik, reflü atakları ve safra sorunları, Ramazan'da en sık görülen sorunları oluşturuyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, Ramazan'da mide problemleri yaşamamak için dikkat etmemiz gereken 3 temel kuralı; "İftarı yavaş ve küçük porsiyonlarla açmak, sahuru mutlaka yapmak, aşırı yağlı, şekerli ve ağır yiyeceklerden kaçınmak" olarak sıralıyor. Prof. Dr. Murat Saruç, kronik hastalığı veya herhangi bir sağlık sorunu olan kişilerin oruca başlamadan önce ilaçların saatlerinin yeniden düzenlenmeleri için mutlaka doktorlarıyla görüşmeleri gerektiğine de vurgu yapıyor.

İşte dikkat edilmesi gerekenler

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

1. Sahura mutlaka kalkın: Sahur, kan şekerinin gün boyu dengede kalmasını ve bu sayede insülin düzeyinde yükselme olmamasını sağlıyor.

2. İftara yavaş ve küçük porsiyonlarla başlayın. İftarda orucumuzu 'çorba, su ve hurma' gibi hafif yiyecekler ile açmak, midemizi daha sonra yiyeceğimiz kalorili yiyeceklere hazırlar. Ana yemeğe geçmeden 10-15 dakika beklemek de sindirimi ciddi şekilde rahatlatır.

3. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan kaçının.

4. Tuzlu besinleri sınırlayın. Tuzlu yiyecekler vücuttan su atılımını artırıyor ve susuzluğu şiddetlendiriyor. Bu durum tansiyon düzensizliği, baş ağrısı ve ödemle sonuçlanabilir. Sahurda salam, sucuk ve peynir gibi tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmeleri bu yüzden risklidir.

5. Bir anda fazla su içmeyin. Su tüketimini iftar ile sahur arasına yaymanız gerekiyor. Çay ve kahve ise su yerine geçmez, aksine sıvı kaybını artırabilir.

6. İftardan sonra en az 1.5-2 saat kuralına dikkat! İftardan sonra hemen yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor. Bu durum reflü, mide yanması ve boğazda acı su hissine neden olabiliyor. Yemekten sonra en az 1.5-2 saat dik pozisyonda kalmak sindirimi destekler. Özellikle mide problemi olanlar için bu kural oldukça önemlidir.

7. İlaçlarınızın saatlerini gelişigüzel değiştirmeyin.

8. Egzersizi bırakmayın ama zamanını doğru seçin. Tamamen hareketsiz kalmak kabızlık ve kilo artışını tetikliyor. Dolayısıyla, egzersizleri her gün alışkanlık haline getirmek, sağlığımız için çok önemli. Ancak, aç karnına yapılan ağır egzersizler bayılmaya ve kas yıkımına neden olabiliyor. İftardan 1-2 saat sonra yapılan hafif yürüyüşler ise sindirimi hızlandırıyor ve kan şekerini dengeliyor. 

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz, Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu manken Aysun Kayacı'yı örnek vererek değerlendirdi

16.02.2026 15:12:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu ünlü hukukçu Uğur Poyraz değerlendirdi.
Poyraz, "Aysun Kayacı'nın kulaklarını çınlatmadan edemeyeceğim. Aysun'u linç ettiydik, ama hiç kimse
kusura bakmasın. Ömer Bey ya da Nazif üstadım bir oy atarken 50 bin kere düşünerek davranıyorsa, ama onların sayısal çoğunluğu genel çoğunluk karşısında azınlıkta kalıyorsa, sandık demokrasi değil, sadece bir oyundan ibarettir. Türkiye bu oyunu yıllardır oynayarak bugünlere geldi ve böyle de gidecek" dedi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'ın konuşmasını izleyin:

Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı

Manisa'da etkili olan sağanak yağışların ardından Gediz Nehri'nin taşmasıyla oluşan sel baskınlarında mahsur kalan 44 vatandaş ile 127 besi hayvanı, Manisa Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yoğun çalışması sonucu güvenli bölgelere tahliye edildi

16.02.2026 13:32:00 / Güncelleme: 16.02.2026 13:36:41
İHA
Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı
Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı
Kent genelinde etkisini sürdüren sağanak yağış sonrası Gediz Nehri'nin taşması, nehir kıyısındaki mahallelerde su baskınlarına yol açtı. İhbarların ardından harekete geçen Manisa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, selden etkilenen bölgelere kısa sürede ulaştı. Evlerinde mahsur kalan 44 vatandaş ile 127 büyükbaş ve küçükbaş hayvan, yürütülen koordineli çalışmalarla güvenli alanlara çıkarıldı.



Botlar ve iş makineleriyle tahliye

Taşkının ardından bölgeye sevk edilen İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, botlarla su basan alanlarda durum tespiti yaptı. Fen İşleri Dairesi'ne bağlı iş makinelerinin desteğiyle gerçekleştirilen operasyonlarda mahsur kalan aileler ve hayvanları tahliye edildi.



Hayvanlar güvenli alana alındı

Tahliye edilen hayvanlar, Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Hayvan Pazarı'na yerleştirildi. Selden zarar gören üreticilerin mağduriyetini azaltmak amacıyla belediye tarafından bölgeye 2 ton yem desteği sağlandı.



500 kum çuvalıyla önlem

Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı ekipleri, su seviyesinin yükseldiği kritik noktalarda gece boyunca nöbet tuttu. Yaklaşık 500 kum çuvalı kullanılarak evlerin girişlerine set çekildi. Kırsal Hizmetler ve Fen İşleri birimlerine ait iş makineleri ise muhtemel yeni taşkınlara karşı hazır bekletiliyor.



Başkan Dutlulu: "Tüm ekiplerimiz sahada"

Sahadaki çalışmaları yakından takip eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Dutlulu, "Bir yandan ovamız bereketle doluyor ancak özellikle Gediz taşkın alanında vatandaşlarımız ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu taşkınlar, nehir havzalarındaki yapılaşmanın getirdiği sorunları bir kez daha gözler önüne seriyor. Etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun. Tüm ekiplerimiz sahada, vatandaşlarımızın hizmetinde" ifadelerini kullandı.

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.