logo
22 MAYIS 2026

'Özelleştirmede süre uzatılmayacak'

19.10.2003 00:00:00
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, TEKEL ve Tüpraş özelleştirmelerinde teklif alma tarihlerinde uzatma olmayacağını söyledi. İstanbul'da düzenlenen "1. Uluslararası Finans Zirvesi" sonrası CNBC-e'nin sorularını yanıtlayan Unakıtan, bazı vergileri kaldıracaklarını belirtti. Unakıtan, teklif alma tarihinin uzatılmayacağını kaydederek, "Biliyorsunuz ilk zarflar ayın 24'ünde alınacak" dedi. Unakıtan, "Ondan sonra ikinci teklifler alınacak. O son tekliflerin üzerinde belirli bir ilerleme yapıldıktan sonra da fazla sürmez, 5-10 gün içinde netice alınır" dedi. Kamuya ait hisselerinin yüzde 65.76'sı blok olarak satışa çıkarılan Tüpraş'a son teklif verme tarihi hem yatırımcılardan gelen talep hem de şirketin değerini artıracağı söylenen Petrol Piyasası Yasası'nın çıkarılması için daha önce 2 Ekim'den 24 Ekim'e uzatılmıştı. Daha önce de Rusya'nın altıncı büyük petrol üreticisi ve Tatneft iştiraki olan Rus şirketi TNK-BP gibi bir çok şirket Tüpraş ile ilgilendiklerini açıklamışlardı. Tekel Sigara Sanayi ile Alkollü İçkiler Sanayi İşletmelerinin tamamı için son teklif verme tarihi de yoğun talep üzerine 26 Eylül'den 24 Ekim'e uzatılmıştı. Analistlerin şirket için yapılan değer tespitleri Tekel'in piyasa değerinin 2-3 milyar dolar arasında değiştiğini gösteriyor. Tekel özelleştirmesi ile 7 büyük şirket ilgilenirken, bunların arasında Altria, BAT ve Japon Tobacco yer alıyor. Altria'nın iştiraki olan Philips Morris International şirketinin sözcüsü de geçtiğimiz günlerde Tekel ile ilgilendiklerini açıklamıştı. Sektör yetkilileri, Philips Morris'in Türkiye tütün piyasasındaki payının yüzde 27 düzeyinde olduğunu ifade ediyorlar.

Vergide iyileştirme gündemde

Deprem ve iletişim vergilerinin kalıcı duruma getirileceğini dün açıklayan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, buna karşılık, finans sektörü üzerindeki yüklerin ise 2004'ten itibaren kaldırılmaya başlanacağını söyledi. Unakıtan, halkın üzerindeki vergiler kalıcı hale getirilirken finans sektörü üzerindeki vergilerin kaldırılmasının adil olup olmayacağı yolundaki bir soruya ise, "Finans sektöründe yapacağımız iyileştirmelerden yine vatandaş istifa edecek" dedi

Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı

Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı

22.05.2026 12:50:00
Haber Merkezi
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı.
Yoğun yağışların ardından Yamula ve Bayramhacılı barajlarından kontrollü su tahliyesine başlanınca Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi. Nevşehir Avanos'ta gezi yolları su altında kalırken alınan tedbirler artırıldı.

Su seviyesi 1 metre yükseldi
Avanos'ta su seviyesinin bir metreden fazla yükselmesiyle nehir kenarındaki gezi yolları su altında kaldı. Nehrin geçtiği Orta Mahalle'deki bir bölümde de küçük şelale oluştu. Belediye ekipleri, vatandaşların yaklaşmasını önlemek amacıyla nehir kenarı ve gezi yollarına bariyer yerleştirdi.

Sallanan Köprü yaya trafiğine kapatıldı
Avanos Belediyesi'nden yapılan duyuruda ise turistlerin ziyaret noktalarından biri olan "Sallanan köprü" olarak da bilinen Asma Köprü'nün 25 Mayıs'a kadar saat 20.00 ila 07.00 arasında yaya trafiğine kapatıldığı duyuruldu.

Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa cezaevi doluluğunda ilk sırada

Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa, cezaevi doluluk oranında ilk sırada yer aldı. Türkiye, 100 bin kişiye 458 mahkumla hapis oranında Avrupa Konseyi ülkeleri arasında açık ara zirvede bulunuyor

22.05.2026 12:25:00
Haber Merkezi
Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa cezaevi doluluğunda ilk sırada
Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa cezaevi doluluğunda ilk sırada
Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa, cezaevi doluluk oranında ilk sırada yer aldı. Türkiye, 100 bin kişiye 458 mahkumla hapis oranında Avrupa Konseyi ülkeleri arasında açık ara zirvede bulunuyor.
Avrupa Konseyi'nin salı günü yayımlanan cezaevi koşullarına ilişkin son raporu, cezaevlerinde aşırı doluluğun kalıcı bir sorun olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, Türkiye, Fransa ile birlikte Avrupa Konseyi'ne üye ülkeler arasında cezaevlerinde doluluk oranı en yüksek ülke oldu.

Yapılan araştırmaya göre, Türkiye cezaevlerinde yüzde 131'lik bir kapasite aşımı yaşanıyor. Fransa da ilk sırada Türkiye ile aynı oranı paylaşıyor.

Fransa ve Türkiye'yi, Hırvatistan (123), İtalya (121), Malta (118), Kıbrıs (117), Macaristan (115), Belçika (114) ve İrlanda (112) izledi.

Bazı ülkelerde durum kritik seviyeye ulaşırken, bazıları da maksimum kapasiteye çok yakın.

Strasbourg merkezli örgütün 46 üye devletinin cezaevi idareleri tarafından sağlanan verilere dayanan belge, cezaevi nüfusunun artış eğilimini doğruluyor. Bu eğilim, yalnızca birkaç gün önce kamuoyuna açıklanan son Eurostat araştırmasında da yüzde 2'lik artışla vurgulanmıştı.

Hapis cezasında Türkiye ilk sırada
Avrupa Konseyi'ne üye 46 ülke arasında Türkiye, 100 bin kişiye 458 mahkumla en yüksek hapis oranına sahip ülke oldu. Türkiye'yi Azerbaycan ve Moldova izledi.

Ocak 2024-Ocak 2025 döneminde mahkum sayısının en fazla arttığı ülke de yüzde 29 ile Türkiye olurken, en büyük düşüş yüzde 18 ile Ukrayna'da kaydedildi.

Rapora göre Avrupa Konseyi ülkelerindeki toplam mahkum sayısı bir yılda yüzde 8,5 artarak 1,1 milyonu aşarken, kadın mahkumların oranı da yüzde 4,8'den yüzde 5,2'ye yükseldi.

Diğer ülkelerde durum nasıl?
31 Ocak 2024 ile 31 Ocak 2025 arasında, mevcut 100 yer başına düşen mahkum sayısı 94,7'den 95,2'ye yükseldi. Bu artış, bölgesel farklılıklara rağmen kaydedildi. Bir önceki değerlendirmede altı ülke ciddi aşırı doluluk bildirmişti; bu sayı şimdi dokuza çıktı.

Beş ülke daha kapasitenin üzerinde bulunuyor ve "orta düzeyde aşırı doluluk" olarak tanımlanan durumla karşı karşıya: Finlandiya (110), Yunanistan (108), Birleşik Krallık'ın İskoçya bölgesi (106), Kuzey Makedonya (104) ve İsveç (103).

Portekiz cezaevi sistemi ise kapasiteye çok yakın çalışıyor (99). Portekiz, Romanya'dan (100) daha iyi durumda olsa da Azerbaycan (98), Birleşik Krallık'ta İngiltere ve Galler (96), Sırbistan (96), Çekya (95), Hollanda (95), Danimarka (95) ve İsviçre'den (95) daha yüksek doluluk oranına sahip.

Avrupa Konseyi, yüzde 90 doluluk oranının bile yüksek risk göstergesi ve ciddi operasyonel baskı anlamına geldiğine dikkat çekiyor.

Toplamda, 31 Ocak 2025 itibarıyla Avrupa Konseyi'ne üye 46 devlette 1 milyon 107 bin 921 kişi cezaevindeydi. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 8,5'lik artış anlamına geliyor. Ortalama hapis oranı ise 100 bin kişi başına 110 mahkum olarak kaydedildi.

Cezaevlerindeki kadınların oranı yüzde 4,8'den yüzde 5,2'ye yükseldi. Nüfusu 500 binden fazla olan ülkeler arasında en büyük artışlar Macaristan (yüzde 8,8), Çekya (yüzde 8,6), Malta (yüzde 8) ve İsveç'te (yüzde 7,9) görüldü. En düşük oranlar ise Arnavutluk (yüzde 1,6), Ermenistan (yüzde 2,6), Karadağ (yüzde 2,8) ve Azerbaycan'da (yüzde 3,1) kaydedildi.

Hapis oranları Doğu Avrupa'da daha yüksek kalmaya devam ediyor. 100 bin kişi başına 458 mahkumla ilk sırada olan Türkiye'yi, Azerbaycan 271, Moldova 245 ve Gürcistan 232 mahkumla takip ediyor.

Avrupa Birliği ülkeleri arasında ise Macaristan (206), Polonya (189), Çekya (178) ve Slovakya (151) en fazla kişiyi hapseden ülkeler arasında yer alıyor.

Rapor ayrıca cezaevi sistemlerinde yabancı uyrukluların varlığının arttığını ortaya koyuyor. Mahkûmların yüzde 17'si vatandaş olmayan kişilerden oluşuyor. 65 yaş üstü mahkûmların sayısında da artış var. Ancak Avrupa Konseyi uzmanları, genel olarak bu yaş grubunun oranının hâlâ "mütevazı" seviyede olduğunu belirtiyor.

Portekiz ve İtalya, 42 yaşla en yüksek ortalama mahkûm yaşına sahip ülkeler. Bu ülkeleri Karadağ, Estonya ve Sırbistan (41) izliyor. En genç cezaevi nüfusuna sahip ülkeler ise Moldova (30), İsveç (34), Fransa, Kıbrıs ve Danimarka (35).

Uzun cezalar ve tutukluluk
Bu yıl şubat ayında Lusa haber ajansına konuşan Cezaevi ve Yeniden Topluma Kazandırma Hizmetleri Genel Müdürü Orlando Carvalho, ülkedeki 49 cezaevinde o ay 13 bin 302 mahkûm bulunduğunu söyledi. Ocak 2025 ile Şubat 2026 arasında cezaevi sistemine 850 mahkûm girdi.

Bu aşırı doluluğa doğrudan katkı yapan faktörlerden biri, Portekiz'deki ortalama hapis cezası süresi. Uluslararası rapora göre Portekiz, kıtadaki en uzun ortalama hapis cezası süresine sahip: Avrupa ortalaması 9,7 ay iken Portekiz'de bu süre 31,4 ay.

31 Ocak 2025 itibarıyla hüküm giymiş 9 bin 645 mahkûmun 3 bin 741'i 5 ila 10 yıl arasında, bin 423'ü 10 ila 20 yıl arasında, bir diğer bin 423'ü ise 20 yıldan uzun hapis cezalarını çekiyordu.

Portekiz Mahkûmlara Destek Derneği Genel Sekreteri Vítor Ilharco, Euronews'e yaptığı açıklamada ceza indirimi kurallarının uygulanma biçimini eleştirerek, "Kurallarımız Avrupa'nın geri kalanında uygulandığı gibi uygulansaydı, 6 bin 500'den fazla mahkûmumuz olmazdı" dedi.

Ilharco, "Cezanın yarısı dolmadan kimseye geçici tahliye verilmiyor," diye belirtti.

Vítor Ilharco, cezaevi sistemi üzerindeki baskıyı artıran bir diğer uygulamanın da tutukluluğun, hapis dışı tedbirler yerine tercih edilmesi olduğunu söyledi. Ilharco, "Çözüm basit: Önce insanları içeri atıyorsunuz, sonra soruşturuyorsunuz" dedi.

Avrupa Konseyi'nin ceza istatistiklerine göre Portekiz'de daha sonra hüküm giyen kişilerin tutuklulukta geçirdiği ortalama süre 57 gün. Bu, 21 günlük Avrupa ortalamasının iki katından fazla.

Avrupa Konseyi, cezaevi nüfusunun yaşlanmasına ilişkin değerlendirmesinde, gelecekte "sağlık hizmetleri, kronik hastalıklar, bilişsel gerileme ve hareket kısıtlılığı" gibi "çoğu zaman karmaşık ihtiyaçların" dikkate alınması gerekeceği uyarısında bulunuyor.

Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti

CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özel'e yakın üç avukatı azletti

22.05.2026 11:37:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti
CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özel'e yakın üç avukatı azletti.

Cumhuriyet Halk Partisi'nde mahkemenin mutlak bulan kararı sonrası genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi.

Kılıçdaroğlu, üç parti avukatını azletti. Görevden azlettirilen avukatlar, Özgür Özel'e yakın isimler olarak biliniyordu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun azlettiği üç parti avukatı arasında avukat Çağlar Çağlayan da bulunuyor.

Alınan bu karara ilişkin Özel cephesinden henüz bir açıklama gelmiş değil.

GÖZLER YÜKSEK SEÇİM KURULU'NDA

CHP'de gözler bir yandan da Yüksek Seçim Kurulu'ndan çıkacak karara çevrilmiş durumda.

Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı, Özel'in kurmayları tarafından YSK'ya taşındı .

Yüksek Seçim Kurulu'nun itirazı bir karara bağlaması bekleniyor.

Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı

Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artarak 6 milyar 511 milyon 112 bin dolar oldu

22.05.2026 11:34:00
AA
Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı
Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı
Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artarak 6 milyar 511 milyon 112 bin dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığınca oluşturulan geçici dış ticaret istatistiklerine göre, nisanda Türkiye'nin toplam ithalatı, 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 3,1 artarak 33 milyar 908 milyon 621 bin dolar olarak belirlendi.

Bu tutarın 6 milyar 511 milyon 112 bin dolarlık kısmını, enerji ithalatı olarak özetlenen "mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar" oluşturdu.

Geçen yıl nisanda bu rakam, 5 milyar 71 milyon 708 bin dolar olarak kayıtlara geçmişti. Böylece enerji ithalatı tutarı yıllık bazda yüzde 28,4 arttı.

Bu dönemde ham petrol ithalatı ise yüzde 14,6 artarak 2 milyon 620 bin 645 tona yükseldi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den "mutlak butlan" açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı köklü kurumu incitmemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir" ifadesini kullandı

22.05.2026 11:20:00
AA
MHP Genel Başkanı Bahçeli'den "mutlak butlan" açıklaması
MHP Genel Başkanı Bahçeli'den "mutlak butlan" açıklaması
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı köklü kurumu incitmemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir" ifadesini kullandı.

Bahçeli, "mutlak butlan" davasında çıkan karara ilişkin CNN Türk'e açıklama yaptı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesinin CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında, "mutlak butlan" kararı verdiğini hatırlatan Bahçeli, "Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir." açıklamasında bulundu.

Bahçeli, karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin de tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

"Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının, karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK'ye, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın en önemli sonucu, CHP'de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilecektir. Nitekim, gerekli itirazın yapıldığı açıklanmıştır. Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel Cumhuriyet Halk Partisinde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel'in Genel Başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal talebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski genel başkan sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir."

"Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır"
Partisinin 5 Mayıs'taki TBMM Grup Toplantısı sonrasında CHP'nin "mutlak butlan" davası hakkında görüşlerini soran gazetecilere, "CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var olan en önemli siyasi bir kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya farklı amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz." yanıtını verdiğini hatırlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır. Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek, CHP'nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşıma iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır. Bilindiği gibi CHP Kurultayı'nda Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel Cumhuriyet Halk Partisi'nde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girdiler. O günkü şartlarda kongrede CHP delegelerinin iradesinin Sayın Özgür Özel'den yana olduğu seçim kurulu tarafından ilan edilmiş ve Sayın Özel CHP Genel Başkanı seçilmiştir. Kongrenin ardından ise delegeler üzerinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle kongrenin iptal edilmesi yönünde dava açılmıştır. Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava, 21 Mayıs günü neticelenmiş ve söz konusu büyük kongre, iddia olunan usulsüzlüklerin sübut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Mahkeme kararıyla, iddia olunduğu gibi Sayın Kılıçdaroğlu'nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş, mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir.

Direnmek yerine, Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır. Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak paydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesi ile hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde aynı zamanda da 'Terörsüz Türkiye' iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. CHP farklı amaçlarla kullanılmaya müsait hale getirilmemeli, o halde bırakılmamalıdır. Bu çerçevede CHP'de ortak akıl egemen hale gelmelidir."

Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğine vurgu yapan Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP'nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihi sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP kurumsal kimliğinin hem de CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir." değerlendirmesinde bulundu.

"Telafisi imkansız yaralar açabilecektir"
Devlet Bahçeli, Türk siyasetinde kurumsallaşmanın, toplumsal istikrarın, siyasi uzlaşmanın ve milli dayanışmanın en önemli parçası olduğuna vurgu yaparak, "Etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı bu atmosferde siyasi kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar, ufalanmalar hem siyasete hem de demokrasinin güçlenmesine sekte vuracaktır. CHP üzerinden bu yollara girişilmesi ise telafisi imkansız yaralar açabilecektir." ifadesini kullandı.

Geçmişte yaşanan bu tür olayların yarattığı travmaların Türk siyasi hafızasında saklı olduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bu bağlamda, Sayın Kılıçdaroğlu'nun alacağı bu karar, istikrar ve CHP'nin birlikteliği açısından daha hayırlı olacaktır. Karar sonrası Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Sayın Özgür Özel'in yaptığı açıklamalar birlik çerçevesindedir. Ancak bunun CHP ortak iradesine dönüştürülmesi bu çabaları yapıcı kılacaktır. Temennimiz kalabalıklar oluşturarak karşılıklı meydan okumalar yerine her iki genel başkanın bir araya gelerek kanunların, parti tüzüğünün ve mahkeme kararının verdiği imkan çerçevesinde gerekli fedakarlıkları göstermek suretiyle CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmalarıdır. Bunu da geciktirmeden, toplumsal veya parti içi bir karışıklığa yol açmadan yapmalarıdır. Unutulmamalı ki; CHP'nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır CHP'ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak; uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir."

Bahçeli, Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğuna vurgu yaparak, "Türkiye, güçlü bir siyasi kültüre sahiptir. Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır. Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP'nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır." diye konuştu.

Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den “itibarsızlaştırma” tepkisi!

Tutukluluğunun 330. gününde hakkında iddianame düzenlenen tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün bir açıklama yaptı

22.05.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den “itibarsızlaştırma” tepkisi!
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den “itibarsızlaştırma” tepkisi!
Tutukluluğunun 330. gününde hakkında iddianame düzenlenen tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün bir açıklama yaptı. Hayatı boyunca veremeyeceği hiçbir hesabının olmadığını vurgulayan Akgün, "Görev yaptığım süre boyunca attığım her adımın, aldığım her kararın arkasındayım. Tüm görev ve sorumluluklarımı; hukuka, kamu yararına ve milletimize karşı taşıdığım sorumluluk bilinciyle yerine getirdim. Bugün yürütülen dezenformasyon kampanyalarının amacı hakikati ortaya çıkarmak değil; kamuoyu nezdinde bir itibarsızlaştırma zemini oluşturmaktır" dedi.

Hasan Akgün'ün Silivri'deki Marmara Cezaevi'nden avukatları aracılığıyla yaptığı açıklama şöyle:

"Son günlerde, tutukluluğumun birinci yılında tarafıma sunulan iddianame üzerinden kamuoyuna servis edilen bazı haber ve değerlendirmelerin; hukuki gerçekleri aktarmaktan çok, şahsım hakkında peşin hüküm oluşturmayı amaçlayan organize bir algı çalışmasına dönüştüğü açıkça görülmektedir.

Henüz yargılama süreci başlamamış, savunma makamının beyanları dahi ortaya konulmamışken; dosya içeriğinin çarpıtılarak kamuoyuna servis edilmesi, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı gibi, Anayasa'nın güvence altına aldığı masumiyet karinesinin de açık ihlalidir. Yargının görev alanına giren bir sürecin medya manşetleri üzerinden şekillendirilmeye çalışılması; adalete değil, doğrudan kamu vicdanına zarar vermektedir.

"Veremeyeceğim hesabım yoktur"
Şunu açıkça ifade etmek isterim: Hayatım boyunca veremeyeceğim hiçbir hesabım olmadı. Görev yaptığım süre boyunca attığım her adımın, aldığım her kararın arkasındayım. Tüm görev ve sorumluluklarımı; hukuka, kamu yararına ve milletimize karşı taşıdığım sorumluluk bilinciyle yerine getirdim.

Bugün yürütülen dezenformasyon kampanyalarının amacı hakikati ortaya çıkarmak değil; kamuoyu nezdinde bir itibarsızlaştırma zemini oluşturmaktır. Ancak gerçekler; manipülatif manşetlerle değil, bağımsız mahkemeler önünde, somut deliller ve hukuk kuralları çerçevesinde ortaya çıkacaktır.

"İrademiz dimdik ayaktadır"
Ben hukuka da milletimizin vicdanına da güveniyorum. Çünkü hakikat, ne kadar üzeri örtülmeye çalışılırsa çalışılsın, er ya da geç ortaya çıkar. Hiç kimsenin şüphesi olmasın; başımız dik, vicdanımız rahat, irademiz ise dimdik ayaktadır.

Basın açıklamaları, yazılı ve görsel basın, sosyal medya paylaşımları ve diğer iletişim mecraları üzerinden şahsıma yönelik yürütülen gerçeğe aykırı, manipülatif ve itibar zedeleyici karalama girişimlerine karşı; tüm hukuki ve cezai haklarımı sonuna kadar kullanacağımı kamuoyuna saygıyla bildiririm.

Dr. Hasan Akgün. Büyükçekmece Belediye Başkanı / Silivri"

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 1 kişi tutuklandı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 11 şüphelinin savcılık ifadeleri tamamlandı. Şüphelilerden 1'i tutuklanırken, 8 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı, 2 kişi hakkında ise adli kontrol şartıyla yurt dışına çıkış yasağı kararı verildi

22.05.2026 10:00:00
İHA
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 1 kişi tutuklandı
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 1 kişi tutuklandı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Kağıthane ve Üsküdar ile Muğla'da belirlenen 25 adrese operasyon düzenlenmişti.

Operasyonda aralarında ünlü isimlerin de olduğu 20 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma Komutanlığında sorguları tamamlanan 20 şüpheli, Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilmiş ve ardından kan ve saç örnekleri alınmak üzere Adli Tıp Kurumu birimlerine sevk edilmişti.

Kan, saç ve idrar örneği veren şüphelilerden 9'u serbest bırakılırken, 11'i adliyeye sevk edilmişti.


Mehmet Rahşan tutuklandı



Adliyeye sevk edilen 11 kişinin savcılık ifadeleri tamamlandı. Şüphelilerden Aslıhan Turanlı, Berkay Şahin, Volkan Bahçekapılı, Kübra İmren, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu, Eda Dora, Cansu Tekin, hakkında 'yurt dışı çıkış yasağı', Yaşar Özdaş, Hakan Aydın, hakkında ise 'yurt dışı çıkış adli kontrol' kararı verilirken, savcılık tarafından tutuklama talebiyle sevk edilen şüpheli Mehmet Rahşan ise tutuklandı.

İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi

İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi

21.05.2026 16:59:00
Haber Merkezi
İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi
İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının 41. günü, dün savunması sona eren Serhat Kapki'nin sorgusu ile başladı. Kapki'nin sorgusunun ardından avukatları savunma yaptı. Duruşmada, daha önce "etkin pişmanlık" ifadesi veren iş insanı Şeyhmus Sarıboğa, "Avukat Selcen Akar cezaevinde ziyaretime geldi. Başka birini etkin pişmanlıkla tahliye ettirdiğini, o yüzden cezaevine geldiğini söyledi. 'Bana Murat Kapki ile ilgili beyanlarda bulun, seni de tahliye ettireyim' dedi. 'İşlediğim bir suç yok' diyerek reddettim, kovdum onu. Benden sonra da gece eşimi ve kardeşimi arayarak 'Şeyhmus Bey'le anlaştım' demiş. İrademle oynandığı için önceki ifadelerim geçersizdir. İtiraf edeceğim bir şey yoktu ki edeyim" dedi. Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi. Böylelikle davada bugüne kadar tahliye edilenlerin sayısı 42 oldu.

Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz

Dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna’ya aktarılmasını ‘terörün finansmanı’ olarak nitelendiren Zaharova, ABD'nin Ukrayna'daki biyolojik laboratuvarları denetleme kararını da bir ‘itiraf’ olarak değerlendirdi

21.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz
Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz
Dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna'ya aktarılmasını 'terörün finansmanı' olarak nitelendiren Zaharova, ABD'nin Ukrayna'daki biyolojik laboratuvarları denetleme kararını da bir 'itiraf' olarak değerlendirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, haftalık basın toplantısında Batı dünyasını ve Kiev yönetimini hedef alan sert açıklamalarda bulundu.

'Rus varlıklarını Ukrayna'ya vermek terör finansmanıdır'
Zaharova, Batı'da dondurulan Rus varlıklarının doğrudan veya dolaylı olarak Ukrayna ordusuna veya devlet kurumlarına aktarılmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu kaydetti:
"Kiev rejimine finansal destek sağlamak amacıyla Rus varlıklarının kullanılması, uluslararası terörle mücadele sözleşmelerine göre doğrudan 'terörün finansmanı' olarak kabul edilmelidir. Moskova, bu hamleler karşısında uğradığı tüm zararın tazmin edilmesini talep edecektir."
Bu durumun BM Şartı'ndaki "devletlerin egemen eşitliği" ilkesini çiğnediğini hatırlatan sözcü, Kiev'in Rus sivillere yönelik saldırılarını da hatırlattı.

ABD'nin biyolojik laboratuvar itirafı
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın, Ukrayna'dakiler de dahil olmak üzere 120'den fazla denizaşırı biyolojik laboratuvarı denetleyeceklerini açıklamasını da değerlendiren Rus diplomat, bu adımı Rusya'nın yıllardır dile getirdiği endişelerin haklılığını kanıtlayan bir gelişme olarak gördüklerini söyledi:
"Meğer dezenformasyon değilmiş:" Zaharova, geçmişte Rusya'nın bu laboratuvarlarla ilgili uyarılarına "dezenformasyon" diyen Batı'nın şimdi geri adım attığını vurguladı.
Takipçi olacağız: Rusya'nın, ABD'nin sınırları dışındaki (özellikle Rusya sınırına yakın bölgelerdeki) askeri-biyolojik faaliyetlerini Biyolojik Silahlar Sözleşmesi (BTO) başta olmak üzere uluslararası platformlarda sorgulamaya devam edeceğini vurguladı.

Zaharova'nın basın brifinginden öne çıkan diğer kritik mesajlar:
Ukrayna lideri Zelenskiy, "kanlı bir gaspçıya" dönüştü ve çatışmayı tırmandırmaya devam ediyor.
Sarmat kıtalararası balistik füze testleri tamamen planlı bir faaliyet.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) etkinliklerine katılmamayı alışkanlık haline getirmesi birliğin işleyişine zarar vermeyecek.
Transdinyester sakinlerine Rus vatandaşlığı verilmesini kolaylaştıran kararname, Ukrayna ve Moldova'nın düşüncesiz adımlarına karşı bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Yoğun bakıma kaldırılan Haluk Levent’in sağlık durumuyla ilgili AHBAP’tan açıklama

Ünlü sanatçı Haluk Levent, Eskişehir konserinin ardından rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Levent’e mide kanaması teşhisi konulurken, sanatçının yoğun bakımda gözetim altında tutulduğu öğrenildi. AHBAP Derneği, Levent’in sağlık durumunun kontrol altında olduğunu açıkladı

21.05.2026 16:00:00
Haber Merkezi
Yoğun bakıma kaldırılan Haluk Levent’in sağlık durumuyla ilgili AHBAP’tan açıklama
Yoğun bakıma kaldırılan Haluk Levent’in sağlık durumuyla ilgili AHBAP’tan açıklama
Ünlü sanatçı Haluk Levent, Eskişehir konserinin ardından rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Levent'e mide kanaması teşhisi konulurken, sanatçının yoğun bakımda gözetim altında tutulduğu öğrenildi. AHBAP Derneği, Levent'in sağlık durumunun kontrol altında olduğunu açıkladı.

"Elfida", "Yollarda Bulurum Seni" ve "Aşkın Mapushane" gibi şarkılarla tanınan sanatçı Haluk Levent, Eskişehir'de düzenlenen Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne aldı.
Konserin ardından AFAD ile gerçekleştireceği toplantı için yola çıkan Levent'in rahatsızlandığı öğrenildi.
Fenalaşan sanatçı, ilk müdahalenin ardından Ankara'daki Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı.

Mide kanaması teşhisi konuldu
57 yaşındaki sanatçının hastanede yapılan kontrollerinde mide kanaması geçirdiği belirlendi.
Doktorların ilk müdahalesinin ardından Haluk Levent'in yoğun bakıma alındığı ve tedavisinin burada sürdüğü bildirildi.
Sanatçının sağlık durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.

AHBAP Derneği'nden resmi açıklama geldi
Haluk Levent'in genel başkanlığını yaptığı AHBAP Derneği, sosyal medyada yer alan iddiaların ardından sanatçının sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Genel başkanımız Haluk Levent'in sağlık durumuyla ilgili çeşitli haberler ve paylaşımlar gündeme gelmektedir. Sürecin takip edildiğini ve sağlık durumunun kontrol altında olduğunu sizlerle paylaşmak isteriz. Tarafımıza ulaşan net ve güncel bilgiler doğrultusunda sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz. Şu an için resmî kaynaklar dışındaki paylaşımlara karşı dikkatli olunmasını rica eder, genel başkanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.