logo
28 EYLÜL 2026

Özgür Özel: Biz ittifaktan ayrılanlara 'canınız sağ olsun' dedik, Erdoğan hocasının oğlunu 'ip cambazı' ilan etti

"Bizim ittifak ortaklarımız, tek başımıza seçime gireceğiz dediler, ne dedik? Canınız sağ olsun. Bir de bakın Recep Tayyip Erdoğan'ın eski ittifak ortaklarına, hocasının oğluna söylediği sözlere, layık gördüklerine ettikleri hakaretlere... "

08.03.2024 07:44:00 / Güncelleme: 08.03.2024 07:53:56
Haber Merkezi
 
Özgür Özel: Biz ittifaktan ayrılanlara 'canınız sağ olsun' dedik, Erdoğan hocasının oğlunu 'ip cambazı' ilan etti
Özgür Özel: Biz ittifaktan ayrılanlara 'canınız sağ olsun' dedik, Erdoğan hocasının oğlunu 'ip cambazı' ilan etti
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Atasoy Bilgin'in Kocaeli Kongre Merkezi'ndeki proje tanıtım toplantısına katıldı.

Özel, "Kocaeli'nin yarınları için umudu olan, bugünlerinde bu yönetimin devam etmesi durumunda, hem kenti için endişeleri olan, hem kendi için endişeleri olan, hem ailesi ve gençleri için endişeleri olan bu güzel kentin adım adım geriye gidişinden, adım adım kimliğini kaybedişinden, adım adım değerlerinin aşındırılmasından rahatsız olan, aslında İstanbul'un yanı başında, çağdaş Türkiye'nin gelişmesine, çağdaş Türkiye'nin yürüyüşüne bayraktarlık edecek olan, teknolojisi, genç nüfusuyla, ihracatıyla Türkiye'nin kişi başına düşen en yüksek gayri safi milli hasılası ile Türkiye'nin büyük yürüyüşüne önderlik etmesi gerekirken hep bir şekilde geride bırakılan, ihmal edilen ve kent kimliği kaybettirilen Kocaeli'nin değerli hemşerileri, hepinizi saygı ile selamlıyorum, hoş geldiniz" dedi. Özel, "Salona girdiğim andan itibaren hem genç kardeşlerimden, hem sizlerden müthiş bir enerji aldım. Kocaeli örgütünün birlik ve beraberlik halinde, tüm ilçe başkanlarımızın gözleri ışıl ışıl. Adaylarımız enerjik. Salon son derece motive" diye konuştu.

Özel, şunları söyledi:

"YARINLARA IŞIK TUTAN BİR SUNUM"

"Hem il başkanımızın harikulade açılış konuşmasından hem adayımız Atasoy Bilgin'in dünyadaki gelişmeleri gören, Kocaeli'nin Türkiye'deki yerini doğru yerden okuyan, Kocaeli ile ilgili eksiklikleri tespit eden, geliştirilmesi gereken kısımları, güçlü kaslarımızı, zayıf yanlarımızı doğru tespit eden, son derece hem ayakları yere basan, hem yarınlara ışık tutan sunumunu izledik. Bir yanda bu Cumhuriyet kentinde şehrin emin kişisi olarak, şehrin kendisine emanet ettiği bir belediye başkanının Cumhuriyetin kurucu değerleri, kurucu kadroları ile çelişkili, onlara minnet duyacağına husumet duyan kişileri baştacı eden yaklaşımı, bir yanda Kocaeli gibi bir Cumhuriyet kentini hak ettiği yere getirecek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği yere yürüyecek bir büyükşehir belediye başkan adayı. Derince'de aralıklarla 8 yıl ilçe başkanlığını yapmış, dolayısıyla örgütü bilen, bir yandan TMMOB'un üyesi, bir yandan İnşaat-Sen'in yönetim kurulu üyeliğini yapan, yani emeği, örgütlenmeyi bilen, 2 yıl süreyle devam etmiş Kayı İnşaat işçilerinin direnişinin örgütlenme sekreterliğini yapmış değerli adayımıza güveniyoruz. İnanıyoruz. Sonuna kadar arkasındayız."

"HEP BİRLİKTE KENT İÇİN MÜCADELE"

"2 kentin CHP açısından tarihini biliyoruz, bugününü yaşıyoruz, yarınları için yapmamız gereken önemli işler var. Bu kentlerden bir tanesi Gaziantep, bir tanesi Kocaeli. Hem potansiyeli ile hem geçmişte belediyecilikte yapmış olduğumuz önemli işlerle hem bugün geldiğimiz noktada emeğin kenti olmasına rağmen sendikaların beklenilen durumda olmaması, emek mücadelesi yönünden yaşanan eksiklikler, zafiyetler ama bir yandan örgütlemeye müsait, mevcut örgütleri ile dayanışmaya müsait. Emeğin hakkını alması ve dolayısıyla bu kentin hakkını alması noktasında yapılacak çok işin olduğunu düşündüğüm Kocaeli'nde sol, sosyal demokrat değerleri ön plana çıkacak, emek ve emek örgütleri ile dayanışma içinde olacak, bunları yaparken servet düşmanlığı ya da iş dünyası ile kavga etmek yerine iyi bir diyalog, iyi bir etkileşim ama hakkın talebi, hep birlikte kent için mücadele noktasında gerçek sosyal liderlik yapacak büyükşehir belediye başkan profili çizen Atasoy Bilgin ile ilgili çok ciddi ümidim var. Bütün gücüm ve desteğimle arkasındayım."

"HAZİNE'YE EN ÇOK BORCU OLAN BELEDİYE KOCAELİ"

"Burası Türkiye'nin hazineye en çok borcu olan belediyesi. Borcu çok deyince Manisa'da belediyeler devralıyoruz, başkanımız diyor ki çok borcumuz var, 70 milyon, 100 milyon, 130 milyon borç devraldık denirken Kocaeli Belediyesi'nin sadece hazineye olan borcunun 2 milyar 102 milyon lira olduğunu inanamayarak bir daha, bir daha kontrol ederek baktım. Sonra öğrendim ki Kocaeli Belediyesi'nden sonra ben çok borcu olanın borcu bile 1,5 milyarmış. Bir yandan emekten, vatandaştan yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yönetimi anlayışının belediyeyi bu borçlu yapıdan kurtarması gerektiği çok açık. Başkan ifade etti, il başkanı ifade etti. Elbette bu göreve talibiz. Kocaeli, gelişmiş sanayisi nedeniyle sendikacılığın gelişmesi gereken kentlerden bir tanesi. Aynı zamanda İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre Kocaeli, Türkiye'de iş cinayetlerinin ve iş kazalarının en çok yaşandığı üçüncü il konumunda. Yani rakamlara baktığınızda, Kocaeli'ndeki talebe baktığınızda Kocaeli'nde bu işçi kenti, bu emeğin kenti Atasoy Bilgin'i çağırıyor ve onunla birlikte ayağa kalkmayı bekliyor."



"BUGÜNE KADAR NEDEN ÖNLEM ALINMAMIŞ?"

"Kocaeli deyince insan büyükşehir belediye başkan adayından ne duymak istiyor? Dirençli kentlerle ilgili önemli sözler duymak istiyor. Sunumun dirençli bir kent yaratma vizyonu ile başlamış olmasından büyük memnuniyet duyuyorum. 1999'da Gölcük depremi ile birlikte çok büyük bir yıkım yaşandı. Depremin travmaları kentte ve bu kentten göç etmiş on binlerde, yüz binlerde devam ediyor. Üzerinden 25 yıl geçmiş olmasına rağmen bu iktidar, o depremde çıkarılan geçici deprem vergisini kalıcılaştırmış olmasına rağmen, bu iktidar, kendisinden önceki Cumhuriyet iktidarlarının topladığı bütün vergilerin 4 katını toplamış olmasına rağmen, bu iktidar, deprem vergisi ile bu kenti yeni baştan 3 kez yapacak imkanlara sahip olmasına rağmen, bu kentin belediye başkanı 6 Şubat depreminden sonra açıklamada bulunup, Kocaeli yapı ve envanter çalışmasının tamamlanamadığını, kentsel dönüşüm yapılabilecek yerlerde fizibilite etütlerinin devam ettiğini itiraf etmiştir. Oysa bu kenti depremden beri yönetenlerin, bu kenti dirençli haline getirmiş olması, kentsel dönüşüm çalışmalarının bırakın fizibilitelerinin tamamen hayata geçmiş olması, kentin yeniden imar edilmiş olması, bugün sunumumuzun bu konu ile hiç ilgilenmiyor olması gerekirken sunumun ana konusu yaşanacak yeni bir depreme karşı hazırlıktır. Toplanma alanları ile ilgili tespitler doğrudur. Ancak bugüne kadar niye hayata geçirilmemiştir? Toplanma alanlarının etrafında gündelik yaşam için hizmet sunumu olacak kent lokantalarının deprem sonrasında depremde evini kaybetmiş o alanlara toplanmış kişilere aş sağlaması çok doğru bir yaklaşımdır ama halen daha ne için yıkılacak evlerde oturulmaktadır?"

"10 KİŞİDEN 9'U HALA AYAZDA"

"O alanlara yapılacak olan toplanma alanlarına yapılacak olan hizmetlerle ilgili bizi bugün Gaziantep, Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Hatay'da ortaya çıkan görüntünün benzerini Kocaeli için bekliyor olmak, bu kenti yönetenlerin bu kente hizmet değil ihanet ettiklerinin kanıtıdır. İhanet etmişlerdir. Bugünkü iktidar, 6 Şubat tarihinden sonra yaklaşmakta olan seçimi görünce ve kendisinin 1999 seçimlerinde 'Efendim depremin üçüncü günündeyiz, hala çadır yok' demişlerdi, depremin 33'üncü gününde çadır yoktu. Depremin birinci ayındayız hala millet çadırlarda diyorlardı, depremin bir yılı tamamlandı. Bu iktidarın sahibi Recep Tayyip Erdoğan, depremden 3 gün sonra 650 bin konut yapacağız demişti, depremden 45 gün sonra bu ifadesini revize edip, 319 bin konutun bir yıl içinde teslim edileceğini söylemişti. Bugün deprem bölgesinde şu ana kadar teslim ettikleri konut sayısı 45 bin 977. Kendi revize ettiği sözünün yüzde 15'ini, ihtiyaç olduğunu ifade ettikleri 650 bin konutun sadece yüzde 7'sini teslim edebilmiş durumdalar. Bugün geçtiğimiz günlerde gidip gözlerinin içine baka baka şantaj yaptığı, tehdit ettiği Hataylılar. Geçmişte kullandıkları oydan sorumlu tutup, hizmet geldi mi, gelmez, Hatay mahsun kaldı diyerek taş kalpli birisi olduğunu ifade ettiği, 31 Mart'ta kullanacakları oyla ilgili tehdit ettiği Hataylılara verdiği söz. 10 kişiden 9'u, verdiği söze rağmen hala çadırda, hala yağmur altında. Hala ayazda. Hala konteynerde. Hala çamurların içinde. Bugün bu ülkeyi yönetenlerin artık kent vizyonu kalmadığı, afet vizyonu kalmadığı, aslında hiç olmadığı, depremden sonra yaşanan seçimden insanların korkutularak, kandırılarak, biz olmazsak evleri yapamazlar, bir yılda yetiştiremezler diye sözünü ve oyunu aldıklarının sadece 46 bininin evlerinde, 604 bin kişinin perişanlıkta olduğunu görüyoruz."

"O KENTLERİ KENDİ MEMLEKETLERİNE GETİRSİNLER"

"Bu iktidarın geçtiğimiz seçimlerde montaj videolarla korkutarak, 'Bize oy vermezseniz bayrağı indirecekler, ezanı dindirecekler, vatanı böldürecekler' diye kandırdıkları ile deprem bölgesinde 'Bir sene sonra sizi eve sokarız' diyerek kandırdıkların ahı ve vebali boyunlarınadır. Biz bundan sonraki süreçte, en etkin şekilde hem deprem bölgesindeki tutulmayan sözleri hem de vatandaşımıza yapılan, seçim öncesi o manipülasyonların tekrar etmemesi için CHP olarak bütün benliğimizle, bütün örgütümüz, gücümüzle önce 31 Mart seçimlerini kazanacağız, ondan sonra da bunlardan teker teker hesap soracağız. Bugün Türkiye'nin göç alan kentlerini CHP'li belediyeler yönetiyor. Bugün Kocaeli'nde hafta sonu insanlar CHP'nin yönettiği İzmit ilçesine gidiyorlar. Bugün insanlar tatillerini geçirmek için CHP'li belediyeleri tercih ediyorlar. Bugün öğrencilerin yüzde 85'inin tercih ettikleri üniversiteler, CHP'lilerin yönettiği kentlerde ya da ilçelerde. Biz herkesi CHP'li belediyelere getiremeyiz, göç edemezler, hepsini birden CHP'li belediyelerde barındıramayız. Ama eğer insanlar o beğendikleri kentleri, o beğendikleri parkları, sosyal donatı alanlarını, o kentlerde belediye başkanlarımızın yaptığı iyi şehircilik uygulamalarını, halkçı belediyecilik uygulamalarını, dayanışma belediyeciliklerini istiyorlarsa o zaman çağrımız bütün Kocaeli'nedir. Kocaeli'nin bütün ilçelerinedir, CHP'li belediye başkalarına oy versinler, o kentleri kendi memleketlerine getirsinler."

"CANLARI SAĞ OLSUN"

"Bir yanda endişe var. Endişe şudur, iktidar orantısız güce sahiptir, kendi ittifakını sürdürmektedir. İçinden Yeniden Refah Partisi ayrılmıştır, geçen sene Yeniden Refah Partisi'ni ittifakta tutarken, Necmettin Erbakan Hocanın gerçek partisi diyenler, Yeniden Refah Partisi kendi başına bir seçime girmek istediğinde Fatih Erbakan'a ip cambazı demekten geri durmamışlardır. Yeniden Refah Partisi'ne ihanet içindesiniz demekten geri durmamışlardır. Bize kaybettirmek için bir şeyler yapıyorlar deyip hatta çok daha ileriye gidip, düşünsenize Yeniden Refah Partisi gibi bir partinin CHP'den rüşvet aldığını dahi iddia edecek kadar çirkinleşmişlerdir. Benim sözüm Türkiye kamuoyuna. Geçen seçimi yaşayan herkese. Biz de bir ittifaktaydık, onlar da bir ittifaktaydılar. Bizim ittifak ortaklarımız, tek başımıza seçime gireceğiz dediler, ne dedik? Canınız sağ olsun. Bize en sert eleştirileri yönelttiler. Ne dedik, canınız sağ olsun. Bizim karşımızda güçlü adaylar çıkarma arayışına girdiler, hatta bizim adaylaştıramadıklarımızı aday edip karşımıza çıkarmaya çalıştılar, dedik ki canınız sağ olsun. Bir de bakın Recep Tayyip Erdoğan'ın eski ittifak ortaklarına, hocasının oğluna söylediği sözlere, layık gördüklerine ettikleri hakaretlere... İşte bir tarafta bir tek adam ve oy verenin oy verdiği sürece makbul olduğu, ittifak ortağının yan yana olduğu sürece makbul olduğu, aksi durumda en ağır hakaretlere, iftiralara karşı kendisini bir anda onların karşısında bulduğu bir ittifak. Bir tarafta geçmişte ittifak yaptıklarına eski dosttan düşman olmaz diyenler. Bir tarafta sizin, bizim gibi ittifak ortaklarını kucaklayanlar, yakasında güneş olan birini yolda görünce gidip sarılanlar, hatırını soranlar ve onlarla birlikte olanlar. Bir tarafta nefret, korku ve saldırgan bir ittifak."

"KAPILAR ARDINA KADAR AÇIK"

"O ittifak, boşalan yeri ayrıca dolduruyor. Hizbullahçılarla, domuz bağcılarla, kadınlar sahiplendirilmelidir diyen, kadınlara sokak hayvanı muamelesini bile layık gören bir anlayış ile dolduruyor. Herkes soruyor, orada bir ittifak var. Biz bunun karşısında kim olarak varız? Biz onun karşısında çok daha büyük bir ittifakla varız. Biz onun karşısında bütün Türkiye'yi kucaklayan, eski dosttan düşman olmaz diyen ve sadece sosyal demokratlarla değil muhafazakar demokratlarla, milliyetçi demokratlarla, bu ülkenin bütün demokratlarıyla, Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i ile birlikte Türkiye'yi kucaklayan Türkiye ittifakı ile varız. Biz Türkiye ittifakına inanıyoruz. Türkiye ittifakı, Cumhur ittifakı gibi korkunun, şantajın değil umudun, sevginin ve kardeşliğin ittifakıdır. Türkiye ittifakının rengi Cumhur ittifakının yağmur bulutlarını, kasvetli bulutların koyu gri rengi değil ay yıldızlı al bayrağın renkleri olan kırmızı ile beyazdır. Türkiye ittifakının belediye başkan adaylarının kapısı Kürt'e de Türk'e de Laz'a da Çerkez'e de ardına kadar açıktır. Türkiye ittifakı, ayrımcılığı reddeder. Bütün Türkiye'yi hep birlikte kucaklar. Milli marş okunurken, filenin sultanları şampiyon olduğunda, milli marş okunurken gözleri dolmuş, hıçkırarak o milli marşı okuyanları dolu gözlerle alkışlayanlar, gırtlağı düğümlenenler Türkiye ittifakıdır."

"UMUDUNU KAYBETMEYENLER KAZANACAK"

"Tayyip Beyin önce bütün milliyetçilikleri ayakları altında ezip, sonra Devlet Beye mahkum olunca çakma milliyetçilik yaptığı, o çağırınca havaalanına koşturup, kot üstüne perdelik kumaştan kefen giyenlerin ittifakı değil Türkiye ittifakı Çanakkale'de koyun koyuna kefensiz yatanların torunlarının ittifakıdır. O yüzden Türkiye ittifakı, Kocaeli'ni kazanacak ittifaktır. İzmir, Ankara, Adana, Antalya, İstanbul, Aydın, Muğla'yı kazanacak ittifaktır. Türkiye ittifakı, Bursa, Balıkesir, Manisa, Denizli'yi kazanacaktır. Türkiye ittifakının bütün bileşenlerini bağrımıza basıyor ve diyoruz ki 10 bin lira maaşa mahkum edilen, ayın sonunu değil ortasını bile getiremeyen emeklinin, pazarlar dağılırken o pazarlarda satılmamış ürünleri toplamaya çalışan teyzelerin, marketlerde çürümeye yüz tutmuş meyveleri olgun meyve diye almak zorunda kalanların. Sendikal hakları elinden alınmış, asgari ücrete mahkum edilmiş işçilerin, her dördünden üçü bavulları zihninde toplamış, fırsatını bulursam yurtdışına giderim diyen gençlerin ve onların kaygılı anne ve babalarını yüzünü güldürecek olan ittifak, Türkiye ittifakıdır. Korkuya teslim olmayacağız, korkmayacağız ama korkutanlardan da olmayacağız. Ancak karşımızdaki bu suç örgütleri ile kol kola, karşımızda cinayetleri, ittifakları sarsılmasın diye örtbas eden anlayışa, bir elleri yasa dışı örgütlerin bir elleri dış bağlantıların üzerinde birbirlerine tutunarak ayakta kalmaya çalışan o korku ittifakına karşı korkmayanlar, susmayanlar, teslim olmayanlar, umudunu kaybetmeyenler, Kocaeli'ni de kazanacak. Türkiye'yi de kazanacak."



"BU TOPRAKLAR BEKA SORUNU YAŞADI"

"Türkiye ittifakının renkleri kırmızı ile beyazdır. Çakma milliyetçilere, birbirlerinden milliyetçilik ve muhafazakarlık öğrenip, birlikte milliyetçi muhafazakar bir ittifakız diye milleti kandıranlara karşı altı okun tamamına sahip çıkan ama Türkiye'nin de tamamını kucaklayan, Türkiye'deki tüm renklerin değerini bilen, gören, bunu bir zenginlik olarak gören, tüm renkleri kucaklayan, buradan güç alan ve Türkiye'nin 100 yıl önceki hikayesinden umutla bahseden, onu örnek alan bir ittifakımız var. 100 yıl önce birileri o şimdi milliyetçi olanlar ama bir yandan da geçmişte Türkiye şimdi beka sorunundan bahsediyorlar ya. Bu topraklar gerçekten beka sorunun yaşadı. Nasıl yaşadı? Hatırlayalım. Matbaayı 200 yıl geç getirdiler de bütün dünya ilimle, bilimle, fenle, icatla uğraşırken burada oyalandılar ya. Bütün dünya donanmalarını güçlendirirken donanmayı Haliç'te 33 yıl tutup da Kıbrıs'ı bile kaybettiler ya. Bir gün geldi o teknolojinin, gücün sahipleri yayılmaya başladılar. Onlara karşı matbaadan, bilimden, fenden ve gelişmeden nasibini almamış bir tek adam yönetiminde sürekli gerileyen, sürekli güçsüzleşen ülkemiz işgal edildi. 7 farklı ordu Anadolu'yu zapt ederken donanmalar geldiler. O donanmalar gelirken o Tayyip Erdoğan'ın yere göğe sığdıramadıkları önce o donanmalara kırmızı halılar sererken bizim yüreğimizin en müstesna yerine koyduğumuz, ona bakıp 'Geldikleri gibi gidecekler' diyordu. Kartal istimbotunun ucundan geldikleri gibi gidecekler diyordu. Gün oldu o yere göğe sığdıramadıkları Yıldız Sarayı'nın arka bahçesinden bir botla İngiliz zırhlısına kaçarken, bizimki Bandırma Vapuru ile Samsun'a geçip Kurtuluş Savaşını başlatıyordu."

"BİR SANTİM EĞİLMİYORUZ"

"Şimdi Türkiye ittifakının bir kez daha hep beraber Türkiye'yi kucaklaması, bu vatanı yeniden kurtarması, bu Cumhuriyeti yeniden demokrasi ile tanıştırması, demokrasiyi kurması, bu ülkeyi yaşanacak bir hale getirmesi gerekiyor. Onun Kocaeli'ndeki adımını Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve sizlerin kazanacağı belediyelere. 31 Mart'ta elimizdeki belediyeleri tutarak, güçlenerek, yeni belediyeleri kazanarak. Geneldeki iktidarı yerelden hep birlikte dengeleyerek, daha sonra hem muhalefetin gücünü, birlikteliğini hep birlikte kol kola, omuz omuza yükselterek, hem de karşı karşıya olduğumuz bütün tehditleri savuşturarak başaracağız. Bunu yapacak olan Türkiye ittifakının bayrağı ve renkleri buradadır. Kırmızı ile beyazdır. Türkiye ittifakının renkleri o demin çok güzel bağıran gençleri duyalım bakalım. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Türkiye ittifakını yenecek ne güçleri, ne cesaretleri var. Onlardan korkmuyoruz, bir adım geri atmıyoruz, bir santim eğilmiyoruz, bir kelime eksik konuşmuyoruz. Biz haklıyız, biz kazanacağız. Size güveniyorum, inanıyorum. Bu seçimi alın Kocaeli'nin makus talihini değiştirin. Hak ettiği halkçı belediyeciliğe Kocaeli'ni yeniden kavuşturun."

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.