logo
24 HAZİRAN 2026

Özgür Özel: Biz iyi insanları severiz

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Rize’nin Pazar ilçesindeki halk buluşmasına katıldı. 

19.03.2024 19:08:00
Haber Merkezi
Özgür Özel: Biz iyi insanları severiz
Özgür Özel: Biz iyi insanları severiz
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Rize'de halk buluşmasında yaptığı konuşmada, "Çay-Kur emekçileri 6 ay çalışıyor, 6 ay çalışmıyorlar. Bu Çay-Kur emekçisine Rize'nin bütün siyasetçileri, milletvekilleri, bakanlar ve Rize'ye kim geldiyse, Tayyip Erdoğan defalarca kadro sözü verildi. Ancak tutulmadı. İşin kötüsü şöyle bir şeye getiriyorlar; '6 ay çalışıyorlar, 6 ay yattıkları yerden para istiyorlar.' Oysa Çay-Kur işçisi öyle demiyor. 'İş verin, iş gösterin çalışalım. Çoluğumuz var, çocuğumuz var. 12 ay çalışmak istiyoruz' diyorlar, Çay-Kur işçisinin yanındayız" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Rize'nin Pazar ilçesindeki halk buluşmasına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, "Bugün Artvin'deydik, Rize'deyiz, Pazar'dayız. Doğu Karadeniz'imizin güzel insanları ile birlikte 31 Mart seçimlerine giderken, partimizin belediye başkan adaylarını tanıtmak, onlara destek vermek, onlarla sizlere seslenmek üzere buraya geldim" dedi. Özel, "Gelirken yolda bir kötü haber aldık. İçimiz yandı. Pençe-Kilit Operasyonunda bir şehidimiz, 4 yaralımız var. Şehidimize Allah'tan rahmet ve yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahraman Mehmetçiğin ayağına taş değmesin, Allah bir daha şehit acısı yaşatmasın. Hep beraber silahlı kuvvetlerimizin, Mehmetçiğimizin arkasındayız. Böyle acıları yaşamak istemiyoruz, Allah gani gani rahmet eylesin" dedi.

Özel, şunları söyledi:

"NAMUSLU, DÜRÜT, ÇALIŞKAN BELEDİYE BAŞKANI"

"Bugün burada Rize'de Pazar'dayız. Pazar'da çok iddialı, Rize merkezde çok iddialıyız ama ilk önce Rize'de baba evinde, partinin bayrağını dalgalandıran, önceki seçimlerde Rize'deki tek belediyemiz olan Ercüment Şahin Çervatoğlu'na yaptığı her şey için yürekten teşekkür ediyorum. Partimizin üyelerinin başının dik gezmesine, partimizin göğsünü kabartan ve yaptığı halkçı belediyecilik uygulamalarıyla, ranta karşı mücadelesiyle, toplumsa olaylara karşı tüm bölgedeki duruşuyla gerçek sol, sosyal demokrat belediye başkanını, namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanının en iyi örneğidir. Başkanımızı takdir ediyorum. Tebrik ediyoruz. Örnek gösteriyoruz. Rize merkezde karayollarında emekli, 2019 yılının ilçe başkanımız Necati Topaloğlu aday. Rize, CHP açısından geçmiş güzel günlerimizi aradığımız, büyük mücadele verdiğimiz, önümüzdeki dönemlerde gücümüzü gitgide arttıracağımız, Necati Başkanımızın emekleriyle, ilçe yönetimimizin, il başkanımızın emekleriyle mutlaka başarıya ulaşacağımız çok önemli bir belediyemiz. Necati Başkanımıza başarılar diliyoruz."

"ÖZGÜR ÖZEL TAM ARKASINDA OLACAK"

"Gelelim Pazar'a. Geçmişte Pazarspor'da 15 yıl emeği olan, Pazar Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığını 4 kez yapmış ve aktif görevdeyken adaylık için istifa etmiş iyi bir ticaret insanı, dürüst bir ticaret insanı. Yıllardır burada kimseyi üzmemiş, kırmamış, kalbi temiz, çalışkan adayımız Neşet Çakır'ı ümit ediyorum 31 Mart'ta belediye başkanı yapacağız. Bakın, Neşet Çakır gelince ne olacak? Yapılacak iş çok. Beklenti çok ama Pazar Belediyesinin kaynakları, imkanları ortada. Bu işi nasıl yapacağız? Ben şimdi nasıl yapacağımızı göstereyim. Neşet Çakır burada. İki omzu var. Bir sağ omzu var, bir sol omzu var. Neşet Çakır'ı seçimde Pazar Belediye Başkanı seçin, Neşet Çakır'ın sağ omzunun üzerinde Mansur Yavaş'ın bir eli olacak. Sol omzunun üzerinde İmamoğlu'nun eli olacak. Özgür Özel tam arkasında olacak Neşet Çakır'ın. Sonuna kadar destek vereceğiz. Siz Neşet Başkana yetkiyi verin, yetki sizden, destek bizden. Burası, dünyada en çok çay üreten beşinci ülke Türkiye. En çok çay tüketen birinci ülke. Türkiye'deki çay üretiminin yüzde 55-60'nın üretildiği topraklardayız. Geçtiğimiz senelerde AKP, bir çay kanunu getirmeye kalktı. Çay kanunu lazım mı, vallahi lazım. Biz de verdik. Ama AKP'ninki korkunç bir kanun teklifiydi. Zaten güzelim Çay-Kur'u Varlık Fonuna devrettiler. 1,5 milyonun geçim kapısı bu Çay-Kur'u adeta özelleştirmek, büyük kartellerin eline vermek, çay üreticisini, müstahsili büyük sermaye şirketlerinin işçisi haline getirmeye çalıştılar."

"ÇAY ÜRETİCİSİNİN YÜZÜ GÜLMELİ"

"Bakın bireysel, profesyonel mesleğin ve emeğin saldırı altında olduğu bir süreçteyiz. Hatırlayalım, mahallemizin en temiz, en güvenilir esnafları terziler. Nerede şimdi terziler? Alışveriş merkezlerinin eksi ikinci katlarında paça basıyorlar 5 liraya. Egzoz dumanlarının arasında. İnsanların mesleklerini almak, geçimlerini elinden almak, gelirlerini almak, onları işçileştirmek, profesyonel emeklerini sömürmek tam bu dünya düzeninin ve maalesef bu dünya düzeninin ülkemizdeki temsilcilerinin işidir. Birileri çay üreticisi 1,5 milyon insanın ekmeğini çıkardığı, ekmeğini kazanmasına vesile Çay-Kur'umuzu dünya kartellerine verip, sizleri ezmek istiyorlar. Sizi karınca gibi ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var, onun da adı CHP'dir. Hemşeriniz Mehmet Bekaroğlu, komşu illerinizin milletvekilleri sevgili Uğur Bayraktutan, bugün Trabzon Ortahisar Belediye Başkan adayımız olan Ahmet Kaya ve o günün Giresun milletvekili Necati Tığlı 20 maddeden oluşan alternatif bir kanun teklifi hazırlamışlardı. Milletvekilimiz sevgili Tahsin Ocaklı o teklifi inceledi, il yönetimimizle birlikte geliştirdi. CHP'nin çay kanun teklifini hazırladılar. Bizim teklifimiz öyle yabancı şirketlerin yüzünü güldürecek teklif değil. Bizim teklifimiz, sizin, Pazar'ın, Rize'nin çay üreticilerinin yüzünü güldürecek bir teklif. Biz diyoruz ki çayın bir taban fiyatı olsun. Çay-Kur'un ilan ettiği fiyat taban fiyat olsun, bu fiyatı altında herhangi işlem yapılamasın. Taban fiyatın altında çay almanın cezası olsun, çay üreticisinin emeğini çalmaya çalışanlar cezasını hem Allah'tan hem de devletten bulsun."

"ÇAY FİYATI EN AZ 25 LİRA OLMALIYDI"

"Ayrıca taban fiyattan ne anlıyoruz? Bu sene için söyleyelim. Geçen sene 11 liralık fiyat, 30 kuruşluk prim mana ifade etmiyor. Hayat ateş pahası. Enflasyon TÜİK'e sorarsan yüzde 68. Ama TÜİK ne demek? Memleketinde söyleyelim. Tayyip beyi üzmeyen istatistik kurumu. Yüzde 120 enflasyonun olduğu yerde ve özellikle benzin ve mazot fiyatları, her şeye, iğneden ipliğe her şeye zam gelmesine sebebiyet veriyor. Mayıs ayında mazot 19 liraydı, çok pahalı diyorduk. 4 liradan 19 liraya çıktı diyorduk. Deniyordu ki mazotu düşüreceğiz, enflasyonu düşüreceğiz, hayatı ucuzlatacağız. Ama ne oldu? Mazot 43 lira oldu. Benzin 43 lira oldu. Bu şartlar altında 11 lira 30 kuruşluk çay fiyatı bu sene ilan edilirken en az 25 lira olarak ilan edilmelidir. 25 liranın altında çay fiyatını asla kabul etmiyoruz. 25 liranın altındaki her fiyat emek sömürüsüdür. Pazar ve Rize'nin çorbasından eksiltmektir. Aşından eksiltmektir. Borcunu ödeyemez hale getirmektir. Bizim teklifimiz sadece çay üreticisi ile ilgili değil. Bir de derdi boyunu aşmış Çay-Kur'un emekçileri var. Çay-Kur emekçileri 6 ay çalışıyor, 6 ay çalışmıyorlar. Bu Çay-Kur emekçisine Rize'nin bütün siyasetçileri, milletvekilleri, bakanlar ve Rize'ye kim geldiyse, Tayyip Erdoğan defalarca kadro sözü verildi. Ancak tutulmadı. İşin kötüsü şöyle bir şeye getiriyorlar; '6 ay çalışıyorlar, 6 ay yattıkları yerden para istiyorlar.' Oysa Çay-Kur işçisi öyle demiyor. İş verin, iş gösterin çalışalım. Ama çoluğumuz var, çocuğumuz var. 12 ay çalışmak istiyoruz diyorlar, Çay-Kur işçisinin yanındayız. Taleplerinin arkasındayız. Çay-Kur işçisine artık mevsimlik işçi statüsü istemiyoruz. Kadro istiyoruz. Ayrıca çay üreticisinin haklı talebi var. Çay üreticisi için de promosyon istiyoruz. Banka seçme hakkı istiyoruz."

"ÖĞRETMENLERİN HAKLI TALEPLERİNİN ARKASINDAYIZ"

"Bundan 22 sene önce iktidar değiştiğinde 80 bin öğretmen vardı, atanmamış. Bu öğretmenler çok bulunuyordu, deniyordu ki yahu madem öğrenci ile buluşturmayacaksın, neden mezun ediyorsun? Şimdi o sayı 1 milyon oldu, 1 milyon öğretmen atanmıyor. 1 milyon öğretmen ya başka işlerde çalışıyor ya evde annesinin, babasının eline bakıyor. Sokağa çıkmaya, ailesinden harçlık almaya utanıyor. Evden dışarı çıkamıyor. Geçen seçimden önce öğretmenlere mülakatsız atama sözü verildi. Bütün mülakatların kaldırılacağının sözü verildi. Öğretmenlerimiz bu sene için ilk aşamada 80 bin mülakatsız atama bekliyorlardı, Mehmet Şimşek açıkladı, bu sene yok diyor. Biz buradan bir öğretmen çocuğu olarak, 10 yaşında yatılı okula gitmiş. Devletin parası ile öğretmenlerin elinde büyümüş birisi olarak, başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin Genel Başkanı olarak, bütün öğretmenlerimizin haklı taleplerinin arkasındayız. Öğretmenlerimizden emekli olmuş, hatta aramızdan ayrılanları Allah gani gani rahmet eylesin. Emeklilerin ellerinden öperiz. Mevcut öğretmenlere minnetlerimizi sunarız. Ama atanamayan öğretmen diye bir şey kabul etmeyiz. Ne suçu var? O çalışmış, okumuş, kazanmış, mezun olmuş, sen atamamışsın. Atanamayan öğretmen. Sanki bir kusuru varmış gibi. Öğretmenlerimizin arkasındayız, atama taleplerinin arkasındayız."

"5,5 ÇEYREK ALTIN KAYIP"

"Bir yandan staj mağdurları var. Çıraklık mağdurları. Dolu. Onlar genç yaşlarında çıraklık yaptı. Genç yaşlarında staj yaptı. Sigortaları ödendi ama işe başlangıç tarihi kabul edilmedi. Öyle olunca da EYT'den yararlanamadılar. Ayrıca Bağ-Kur'a 9 bin, işçiye 7 bin 200 gün ayrımcılığına da itiraz ettik. Geçen sene seçimlerde çözeceğiz dediler hala çözülmedi. Staj mağdurlarının, 9 bin 200 gün mağdurlarının, çıraklık mağdurlarının taleplerinin farkındayız. Onlarla birlikteyim. Seslerini duyurmaya devam edeceğim. Ben ilk meydanlara çıktım ve dedim ki büyük bir haksızlık, eşitsizlik var. Bunları dile getireceğim ama emekliler seslerini duyuracaklar mı? Emekliler meydanlara gelecek mi? Bizimle birlikte olacaklar mı? 3 Kasım 2002. İktidar değişti, AKP geldi. O gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani size hiç ellemeseler. Sizinle hiç uğraşmasalar, düzeninizi bozmasalar bugün asgari ücret 17 bin lira, en düşük emekli maaşı 26 bin lira olacaktı. TÜİK'e göre zam dediler, enflasyona ezdirmeyiz dediler, her sene ezdirdiler ve bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira. 7 bin 500 liraydı, yüzde 33 zamla 10 bin lira oldu. Şimdi bakın bu 10 bin lira neymiş? En düşük emekli maaşıyla 3 Kasım 2002 günü şuradaki sarrafa, kuyumcuya gitsen, ondan çeyrek altın alsan, 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün geldiğimizde 10 bin lira alıyor sadece 2,5 çeyrek altın. Şimdi, bu ablam, kasaba gel diyen ablam. Kasaba giderken cebine bir çeyrek altın koysa, yolda düşürse. Deli gibi arar değil mi her yerde? Nerede bu diye. Her emekli, bir sefere mahsus değil, her ay, bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın kaybediyor. Siz bu 5,5 çeyrek altını nerede kaybettiyseniz orada arayacaksınız, siz bunu bir seçim sandığında kaybettiniz, 31 Mart'ta sandıkta arayacaksınız."

"16 KİLO KIYMA EKSİLDİ"

"Gelelim kasaba. 2015, 7 Haziran seçimleri. O güne kadar emekliye ikramiye diye bir şey yok. Kim söyledi ilk? Kemal Kılıçdaroğlu. Kemal Bey emekliye ikramiye dedi, arkadaşlar veremezsin, kaynak yok dedi. Verilir, her şeye para buldun da buna mı bulamadın dedik. 7 Haziran'da çoğunluğu kaybetti, 1 Kasım'da ben de vereceğim dedi. Verdi mi? 3 sene vermedi. 6 ikramiyeniz hala onlarda. 3 kurban, 3 Ramazan bayramı. 6 bayram vermedi. Ne zaman 2018 seçimleri geldi, sözü aklına geldi. Bin lira verdi. Biz olmaz dedik, bir maaş ver dedik, 1 maaş kadar ver, bin lira yetmez dedik. Bizim o beğenmediğimiz bin lira ile ablam 24 kilo dana kıyma alıyordu. Şimdi 3 bin lira yaptılar, 2 Nisan'da yatacak. Parayı çekecek, kasaba gidecek, kaç kilo kıyma alıyor? 6 kilo alıyor. Ramazan mübarek gün. Allah oruçlarınızı kabul etsin. Ramazanınızı mübarek etsin. Ama 30 Ramazan, 30 sahur, 30 iftar. Arkadan bayram. Bayram sofrasından, sahur sofrasından, iftar sofrasından evladınızın, torununuzun kursağından tam 16 kilo kıyma eksildi. Sırf bayram ikramiyesi ile. Bakın bu emekliye yapılan haksızlık. Bu emekliye yapılan zulüm. Başkasına yapılmıyor. Sırf ikramiyeden 18 kilo kıyma. Kim kime veriyor. Hadi git bir kilo kıyma iste bakalım birinden. Hakkın olan 18 kilo kıymayı mutfağından, dolabından, sofradan çaldılar. Yazıklar olsun böyle düzene. Yazıklar olsun. O yüzden hep birlikte mücadele edeceğiz."

"EMEKLİ İTTİFAKINDA BULUŞTUK"

"Biz emeklilerin durumunu anlatırken, o şehirden örnek veriyoruz Türkiye'ye. Geçen gün televizyon programında, KRT televizyonunda canlı yayındaydım. Orada hemşeriniz var. İnan Bey, dedi ki Artvin'e gidince ne hesabı yapacaksınız? Dedi ki İnan Bey Artvin'e gidince hemen şurada bal hesabı yapacaksınız. Bal hesabına vuruyorsun, 5'ken 3 çıkıyor. Yani o zamanın parası ile 5 alıyorsan, 3'e iniyor. Rize'ye geliyorsunuz, Rize'de çay hesabı yapmaya. Tabi sizden 11,5 liraya alıyorlar ama geçen sene çayın kilosu markette 100 liraydı, şimdi 190 lira. En düşük emekli maaşı. Geçen sene 75 kilo çay alıyordu. Bu sene 52 kilo çay alıyor. 75 nerede, 52 nerede? Hesap ortada, emeklinin çilesi ortada. Önceden tek başına ben söylüyordum. Biz kalabalıklaştık, arttık. Siz geldiniz, ses yükselttiniz, herkes emekliyi söylemeye başladı. Gazeteler emekliyi yazıyor. Televizyonlar emekliyi söylüyor. Siyasi partiler konuşuyor. En son ben çok uğraştım, Meral Hanım ittifak kurmamıştı. En son ittifakta buluştuk, emekli ittifakında buluştuk. Herkes emekliyi konuşuyor. Hakkınızı alacağız hep beraber."

"SANDIKTA HESAPLAŞIRIZ"

"Bana geçen gün diyor ki hatta Tayyip Bey şöyle söylemiş. Gidiyor meydanlarda emekliyi kışkırtıyor. Tayyip Bey benimle kavga yapmak istiyor, ben onunla kavga yapmak istemiyorum. Ben onunla emeklinin sorununu konuşmak, kavga yapacaksam etnik siyaset kavgası, mezhep kavgası, din kavgası, hepimiz din kardeşiyiz, hepimizin inancı var, hepimiz birbirimize saygılıyız. Ama ben emeklinin ekmek kavgasını yapmak istiyorum. Bunun için ben buraya, Pazar'a kavga yapmaya, kimseye hakaret etmeye gelmedim ama ben buraya emeklilerle sözleşmeye geldim. 31 Mart'ta siz emekliler olarak gücünüzü gösterin. Siz Türkiye'nin en büyük ittifakısınız. En güçlü ittifakısınız. Hep birlikte sesinizi yükseltirseniz Türkiye'nin en büyük korosusunuz. Eğer emekliler 31 Mart'ta sarı kartı gösterirse, emekliler güçlerini gösterirse, emekliler bizi görmeyeni biz de görmeyiz, bizi unutanı biz de unuturuz, bizi hesap etmeyenle sandıkta hesaplaşırız derse vallahi de billahi de hakkınızı alacağım. Gelelim işin ittifak tarafına. Bir tarafta AKP ve MHP kurdular bir ittifakı, yanlarına aldılar Hüda-Par'ı. O Hüda-Par'a bir şey demeyim, Ramazan mübarek gün. Kadınlarımızı üzüyorlar. Geçmişte o domuz bağcıların avukatlığını yaptılar. İçlerinden bazılarını affettiler belediye başkan adayı yaptılar. Yok efendim bekar kadınları sokak hayvanları gibi sahiplendirelim diyorlar. AKP ile MHP de bunlarla bir oluyorlar. Birisi ayrıldı, Yeniden Refah. Ona da demediğini bırakmıyorlar. İp cambazı diyorlar, zübük diyorlar. Hocanın oğludur demiyorlar. Ağır konuşuyorlar. Biz ne diyoruz, eski dosttan düşman olmaz diyoruz."

"SADECE SOSYAL DEMOKRATLAR DEĞİL…"

"Biz iyi insanları severiz diyoruz. Biz sadece sosyal demokratlar değil milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, haramdan ve yalandan korkan, bu işlerden uzak duran muhafazakar demokratlarla beraber bu memleketin varlığını, birliğini savunan herkesle birlikte bir ittifak kurduk. Onların ittifakının adı Cumhur İttifakı. Bizim ittifakımızın adı Türkiye ittifakı. Kim var Türkiye ittifakında, Türkiye ittifakında milli takım gol atınca sevinip ayağa kalkan herkes var. Filenin sultanlarını biliyor muyuz? Onlar dünya şampiyonu olunca bayrağımız gönlere çekilirken, İstiklal Marşı okunurken, filenin sultanları ağlaya ağlaya İstiklal Marşı okuyor ya, onlarla bir ağlayan herkes Türkiye ittifakındadır. Hakkını alamayan çay üreticisi, esnafın siftahsız dükkan kapatıp borcunu ödeyemeyeni. Atanmayan öğretmen, 10 bin lira ile geçinemeyen emekli, hakkını alamayan emekçi, hepsi Türkiye ittifakındadır. Türkiye ittifakı renklerini ay yıldızlı al bayraktan almaktadır. Türkiye ittifakının renkleri kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Göreceksiniz Neşet Çakır kazanacak Pazar kazanacak. Ercüment Çervatoğlu kazanacak, Fındıklı kazanacak. Necati Topaloğlu kazanacak, Rize kazanacak. Türkiye ittifakı kazanacak, Türkiye kazanacak. Adaylarımızı size emanet ediyorum. Her birinize güveniyor ve inanıyorum. Şunu ifade etmek istiyorum. CHP Cumhuriyetin kurucu partisi, bu ülkenin temel direği, Atatürk'ün baba ocağıdır. Kapıları herkese açıktır. Tapusu ne bendedir, ne Kemal Beyde. Ne Ecevit'te vardı, ne İsmet İnönü'de. CHP ki baba ocağıdır. Tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Pazar ben seçimden sonra bir daha geleceğim. İl ve ilçe başkanımla Pazar Belediyesine gideceğim. Orada bir sade kahve söyleyeceğim, çıkışta tekrar size hitap edeceğim."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.