logo
11 HAZİRAN 2026

Özgür Özel: Biz iyi insanları severiz

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Rize’nin Pazar ilçesindeki halk buluşmasına katıldı. 

19.03.2024 19:08:00
Haber Merkezi
Özgür Özel: Biz iyi insanları severiz
Özgür Özel: Biz iyi insanları severiz
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Rize'de halk buluşmasında yaptığı konuşmada, "Çay-Kur emekçileri 6 ay çalışıyor, 6 ay çalışmıyorlar. Bu Çay-Kur emekçisine Rize'nin bütün siyasetçileri, milletvekilleri, bakanlar ve Rize'ye kim geldiyse, Tayyip Erdoğan defalarca kadro sözü verildi. Ancak tutulmadı. İşin kötüsü şöyle bir şeye getiriyorlar; '6 ay çalışıyorlar, 6 ay yattıkları yerden para istiyorlar.' Oysa Çay-Kur işçisi öyle demiyor. 'İş verin, iş gösterin çalışalım. Çoluğumuz var, çocuğumuz var. 12 ay çalışmak istiyoruz' diyorlar, Çay-Kur işçisinin yanındayız" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Rize'nin Pazar ilçesindeki halk buluşmasına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, "Bugün Artvin'deydik, Rize'deyiz, Pazar'dayız. Doğu Karadeniz'imizin güzel insanları ile birlikte 31 Mart seçimlerine giderken, partimizin belediye başkan adaylarını tanıtmak, onlara destek vermek, onlarla sizlere seslenmek üzere buraya geldim" dedi. Özel, "Gelirken yolda bir kötü haber aldık. İçimiz yandı. Pençe-Kilit Operasyonunda bir şehidimiz, 4 yaralımız var. Şehidimize Allah'tan rahmet ve yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahraman Mehmetçiğin ayağına taş değmesin, Allah bir daha şehit acısı yaşatmasın. Hep beraber silahlı kuvvetlerimizin, Mehmetçiğimizin arkasındayız. Böyle acıları yaşamak istemiyoruz, Allah gani gani rahmet eylesin" dedi.

Özel, şunları söyledi:

"NAMUSLU, DÜRÜT, ÇALIŞKAN BELEDİYE BAŞKANI"

"Bugün burada Rize'de Pazar'dayız. Pazar'da çok iddialı, Rize merkezde çok iddialıyız ama ilk önce Rize'de baba evinde, partinin bayrağını dalgalandıran, önceki seçimlerde Rize'deki tek belediyemiz olan Ercüment Şahin Çervatoğlu'na yaptığı her şey için yürekten teşekkür ediyorum. Partimizin üyelerinin başının dik gezmesine, partimizin göğsünü kabartan ve yaptığı halkçı belediyecilik uygulamalarıyla, ranta karşı mücadelesiyle, toplumsa olaylara karşı tüm bölgedeki duruşuyla gerçek sol, sosyal demokrat belediye başkanını, namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanının en iyi örneğidir. Başkanımızı takdir ediyorum. Tebrik ediyoruz. Örnek gösteriyoruz. Rize merkezde karayollarında emekli, 2019 yılının ilçe başkanımız Necati Topaloğlu aday. Rize, CHP açısından geçmiş güzel günlerimizi aradığımız, büyük mücadele verdiğimiz, önümüzdeki dönemlerde gücümüzü gitgide arttıracağımız, Necati Başkanımızın emekleriyle, ilçe yönetimimizin, il başkanımızın emekleriyle mutlaka başarıya ulaşacağımız çok önemli bir belediyemiz. Necati Başkanımıza başarılar diliyoruz."

"ÖZGÜR ÖZEL TAM ARKASINDA OLACAK"

"Gelelim Pazar'a. Geçmişte Pazarspor'da 15 yıl emeği olan, Pazar Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığını 4 kez yapmış ve aktif görevdeyken adaylık için istifa etmiş iyi bir ticaret insanı, dürüst bir ticaret insanı. Yıllardır burada kimseyi üzmemiş, kırmamış, kalbi temiz, çalışkan adayımız Neşet Çakır'ı ümit ediyorum 31 Mart'ta belediye başkanı yapacağız. Bakın, Neşet Çakır gelince ne olacak? Yapılacak iş çok. Beklenti çok ama Pazar Belediyesinin kaynakları, imkanları ortada. Bu işi nasıl yapacağız? Ben şimdi nasıl yapacağımızı göstereyim. Neşet Çakır burada. İki omzu var. Bir sağ omzu var, bir sol omzu var. Neşet Çakır'ı seçimde Pazar Belediye Başkanı seçin, Neşet Çakır'ın sağ omzunun üzerinde Mansur Yavaş'ın bir eli olacak. Sol omzunun üzerinde İmamoğlu'nun eli olacak. Özgür Özel tam arkasında olacak Neşet Çakır'ın. Sonuna kadar destek vereceğiz. Siz Neşet Başkana yetkiyi verin, yetki sizden, destek bizden. Burası, dünyada en çok çay üreten beşinci ülke Türkiye. En çok çay tüketen birinci ülke. Türkiye'deki çay üretiminin yüzde 55-60'nın üretildiği topraklardayız. Geçtiğimiz senelerde AKP, bir çay kanunu getirmeye kalktı. Çay kanunu lazım mı, vallahi lazım. Biz de verdik. Ama AKP'ninki korkunç bir kanun teklifiydi. Zaten güzelim Çay-Kur'u Varlık Fonuna devrettiler. 1,5 milyonun geçim kapısı bu Çay-Kur'u adeta özelleştirmek, büyük kartellerin eline vermek, çay üreticisini, müstahsili büyük sermaye şirketlerinin işçisi haline getirmeye çalıştılar."

"ÇAY ÜRETİCİSİNİN YÜZÜ GÜLMELİ"

"Bakın bireysel, profesyonel mesleğin ve emeğin saldırı altında olduğu bir süreçteyiz. Hatırlayalım, mahallemizin en temiz, en güvenilir esnafları terziler. Nerede şimdi terziler? Alışveriş merkezlerinin eksi ikinci katlarında paça basıyorlar 5 liraya. Egzoz dumanlarının arasında. İnsanların mesleklerini almak, geçimlerini elinden almak, gelirlerini almak, onları işçileştirmek, profesyonel emeklerini sömürmek tam bu dünya düzeninin ve maalesef bu dünya düzeninin ülkemizdeki temsilcilerinin işidir. Birileri çay üreticisi 1,5 milyon insanın ekmeğini çıkardığı, ekmeğini kazanmasına vesile Çay-Kur'umuzu dünya kartellerine verip, sizleri ezmek istiyorlar. Sizi karınca gibi ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var, onun da adı CHP'dir. Hemşeriniz Mehmet Bekaroğlu, komşu illerinizin milletvekilleri sevgili Uğur Bayraktutan, bugün Trabzon Ortahisar Belediye Başkan adayımız olan Ahmet Kaya ve o günün Giresun milletvekili Necati Tığlı 20 maddeden oluşan alternatif bir kanun teklifi hazırlamışlardı. Milletvekilimiz sevgili Tahsin Ocaklı o teklifi inceledi, il yönetimimizle birlikte geliştirdi. CHP'nin çay kanun teklifini hazırladılar. Bizim teklifimiz öyle yabancı şirketlerin yüzünü güldürecek teklif değil. Bizim teklifimiz, sizin, Pazar'ın, Rize'nin çay üreticilerinin yüzünü güldürecek bir teklif. Biz diyoruz ki çayın bir taban fiyatı olsun. Çay-Kur'un ilan ettiği fiyat taban fiyat olsun, bu fiyatı altında herhangi işlem yapılamasın. Taban fiyatın altında çay almanın cezası olsun, çay üreticisinin emeğini çalmaya çalışanlar cezasını hem Allah'tan hem de devletten bulsun."

"ÇAY FİYATI EN AZ 25 LİRA OLMALIYDI"

"Ayrıca taban fiyattan ne anlıyoruz? Bu sene için söyleyelim. Geçen sene 11 liralık fiyat, 30 kuruşluk prim mana ifade etmiyor. Hayat ateş pahası. Enflasyon TÜİK'e sorarsan yüzde 68. Ama TÜİK ne demek? Memleketinde söyleyelim. Tayyip beyi üzmeyen istatistik kurumu. Yüzde 120 enflasyonun olduğu yerde ve özellikle benzin ve mazot fiyatları, her şeye, iğneden ipliğe her şeye zam gelmesine sebebiyet veriyor. Mayıs ayında mazot 19 liraydı, çok pahalı diyorduk. 4 liradan 19 liraya çıktı diyorduk. Deniyordu ki mazotu düşüreceğiz, enflasyonu düşüreceğiz, hayatı ucuzlatacağız. Ama ne oldu? Mazot 43 lira oldu. Benzin 43 lira oldu. Bu şartlar altında 11 lira 30 kuruşluk çay fiyatı bu sene ilan edilirken en az 25 lira olarak ilan edilmelidir. 25 liranın altında çay fiyatını asla kabul etmiyoruz. 25 liranın altındaki her fiyat emek sömürüsüdür. Pazar ve Rize'nin çorbasından eksiltmektir. Aşından eksiltmektir. Borcunu ödeyemez hale getirmektir. Bizim teklifimiz sadece çay üreticisi ile ilgili değil. Bir de derdi boyunu aşmış Çay-Kur'un emekçileri var. Çay-Kur emekçileri 6 ay çalışıyor, 6 ay çalışmıyorlar. Bu Çay-Kur emekçisine Rize'nin bütün siyasetçileri, milletvekilleri, bakanlar ve Rize'ye kim geldiyse, Tayyip Erdoğan defalarca kadro sözü verildi. Ancak tutulmadı. İşin kötüsü şöyle bir şeye getiriyorlar; '6 ay çalışıyorlar, 6 ay yattıkları yerden para istiyorlar.' Oysa Çay-Kur işçisi öyle demiyor. İş verin, iş gösterin çalışalım. Ama çoluğumuz var, çocuğumuz var. 12 ay çalışmak istiyoruz diyorlar, Çay-Kur işçisinin yanındayız. Taleplerinin arkasındayız. Çay-Kur işçisine artık mevsimlik işçi statüsü istemiyoruz. Kadro istiyoruz. Ayrıca çay üreticisinin haklı talebi var. Çay üreticisi için de promosyon istiyoruz. Banka seçme hakkı istiyoruz."

"ÖĞRETMENLERİN HAKLI TALEPLERİNİN ARKASINDAYIZ"

"Bundan 22 sene önce iktidar değiştiğinde 80 bin öğretmen vardı, atanmamış. Bu öğretmenler çok bulunuyordu, deniyordu ki yahu madem öğrenci ile buluşturmayacaksın, neden mezun ediyorsun? Şimdi o sayı 1 milyon oldu, 1 milyon öğretmen atanmıyor. 1 milyon öğretmen ya başka işlerde çalışıyor ya evde annesinin, babasının eline bakıyor. Sokağa çıkmaya, ailesinden harçlık almaya utanıyor. Evden dışarı çıkamıyor. Geçen seçimden önce öğretmenlere mülakatsız atama sözü verildi. Bütün mülakatların kaldırılacağının sözü verildi. Öğretmenlerimiz bu sene için ilk aşamada 80 bin mülakatsız atama bekliyorlardı, Mehmet Şimşek açıkladı, bu sene yok diyor. Biz buradan bir öğretmen çocuğu olarak, 10 yaşında yatılı okula gitmiş. Devletin parası ile öğretmenlerin elinde büyümüş birisi olarak, başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin Genel Başkanı olarak, bütün öğretmenlerimizin haklı taleplerinin arkasındayız. Öğretmenlerimizden emekli olmuş, hatta aramızdan ayrılanları Allah gani gani rahmet eylesin. Emeklilerin ellerinden öperiz. Mevcut öğretmenlere minnetlerimizi sunarız. Ama atanamayan öğretmen diye bir şey kabul etmeyiz. Ne suçu var? O çalışmış, okumuş, kazanmış, mezun olmuş, sen atamamışsın. Atanamayan öğretmen. Sanki bir kusuru varmış gibi. Öğretmenlerimizin arkasındayız, atama taleplerinin arkasındayız."

"5,5 ÇEYREK ALTIN KAYIP"

"Bir yandan staj mağdurları var. Çıraklık mağdurları. Dolu. Onlar genç yaşlarında çıraklık yaptı. Genç yaşlarında staj yaptı. Sigortaları ödendi ama işe başlangıç tarihi kabul edilmedi. Öyle olunca da EYT'den yararlanamadılar. Ayrıca Bağ-Kur'a 9 bin, işçiye 7 bin 200 gün ayrımcılığına da itiraz ettik. Geçen sene seçimlerde çözeceğiz dediler hala çözülmedi. Staj mağdurlarının, 9 bin 200 gün mağdurlarının, çıraklık mağdurlarının taleplerinin farkındayız. Onlarla birlikteyim. Seslerini duyurmaya devam edeceğim. Ben ilk meydanlara çıktım ve dedim ki büyük bir haksızlık, eşitsizlik var. Bunları dile getireceğim ama emekliler seslerini duyuracaklar mı? Emekliler meydanlara gelecek mi? Bizimle birlikte olacaklar mı? 3 Kasım 2002. İktidar değişti, AKP geldi. O gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani size hiç ellemeseler. Sizinle hiç uğraşmasalar, düzeninizi bozmasalar bugün asgari ücret 17 bin lira, en düşük emekli maaşı 26 bin lira olacaktı. TÜİK'e göre zam dediler, enflasyona ezdirmeyiz dediler, her sene ezdirdiler ve bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira. 7 bin 500 liraydı, yüzde 33 zamla 10 bin lira oldu. Şimdi bakın bu 10 bin lira neymiş? En düşük emekli maaşıyla 3 Kasım 2002 günü şuradaki sarrafa, kuyumcuya gitsen, ondan çeyrek altın alsan, 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün geldiğimizde 10 bin lira alıyor sadece 2,5 çeyrek altın. Şimdi, bu ablam, kasaba gel diyen ablam. Kasaba giderken cebine bir çeyrek altın koysa, yolda düşürse. Deli gibi arar değil mi her yerde? Nerede bu diye. Her emekli, bir sefere mahsus değil, her ay, bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın kaybediyor. Siz bu 5,5 çeyrek altını nerede kaybettiyseniz orada arayacaksınız, siz bunu bir seçim sandığında kaybettiniz, 31 Mart'ta sandıkta arayacaksınız."

"16 KİLO KIYMA EKSİLDİ"

"Gelelim kasaba. 2015, 7 Haziran seçimleri. O güne kadar emekliye ikramiye diye bir şey yok. Kim söyledi ilk? Kemal Kılıçdaroğlu. Kemal Bey emekliye ikramiye dedi, arkadaşlar veremezsin, kaynak yok dedi. Verilir, her şeye para buldun da buna mı bulamadın dedik. 7 Haziran'da çoğunluğu kaybetti, 1 Kasım'da ben de vereceğim dedi. Verdi mi? 3 sene vermedi. 6 ikramiyeniz hala onlarda. 3 kurban, 3 Ramazan bayramı. 6 bayram vermedi. Ne zaman 2018 seçimleri geldi, sözü aklına geldi. Bin lira verdi. Biz olmaz dedik, bir maaş ver dedik, 1 maaş kadar ver, bin lira yetmez dedik. Bizim o beğenmediğimiz bin lira ile ablam 24 kilo dana kıyma alıyordu. Şimdi 3 bin lira yaptılar, 2 Nisan'da yatacak. Parayı çekecek, kasaba gidecek, kaç kilo kıyma alıyor? 6 kilo alıyor. Ramazan mübarek gün. Allah oruçlarınızı kabul etsin. Ramazanınızı mübarek etsin. Ama 30 Ramazan, 30 sahur, 30 iftar. Arkadan bayram. Bayram sofrasından, sahur sofrasından, iftar sofrasından evladınızın, torununuzun kursağından tam 16 kilo kıyma eksildi. Sırf bayram ikramiyesi ile. Bakın bu emekliye yapılan haksızlık. Bu emekliye yapılan zulüm. Başkasına yapılmıyor. Sırf ikramiyeden 18 kilo kıyma. Kim kime veriyor. Hadi git bir kilo kıyma iste bakalım birinden. Hakkın olan 18 kilo kıymayı mutfağından, dolabından, sofradan çaldılar. Yazıklar olsun böyle düzene. Yazıklar olsun. O yüzden hep birlikte mücadele edeceğiz."

"EMEKLİ İTTİFAKINDA BULUŞTUK"

"Biz emeklilerin durumunu anlatırken, o şehirden örnek veriyoruz Türkiye'ye. Geçen gün televizyon programında, KRT televizyonunda canlı yayındaydım. Orada hemşeriniz var. İnan Bey, dedi ki Artvin'e gidince ne hesabı yapacaksınız? Dedi ki İnan Bey Artvin'e gidince hemen şurada bal hesabı yapacaksınız. Bal hesabına vuruyorsun, 5'ken 3 çıkıyor. Yani o zamanın parası ile 5 alıyorsan, 3'e iniyor. Rize'ye geliyorsunuz, Rize'de çay hesabı yapmaya. Tabi sizden 11,5 liraya alıyorlar ama geçen sene çayın kilosu markette 100 liraydı, şimdi 190 lira. En düşük emekli maaşı. Geçen sene 75 kilo çay alıyordu. Bu sene 52 kilo çay alıyor. 75 nerede, 52 nerede? Hesap ortada, emeklinin çilesi ortada. Önceden tek başına ben söylüyordum. Biz kalabalıklaştık, arttık. Siz geldiniz, ses yükselttiniz, herkes emekliyi söylemeye başladı. Gazeteler emekliyi yazıyor. Televizyonlar emekliyi söylüyor. Siyasi partiler konuşuyor. En son ben çok uğraştım, Meral Hanım ittifak kurmamıştı. En son ittifakta buluştuk, emekli ittifakında buluştuk. Herkes emekliyi konuşuyor. Hakkınızı alacağız hep beraber."

"SANDIKTA HESAPLAŞIRIZ"

"Bana geçen gün diyor ki hatta Tayyip Bey şöyle söylemiş. Gidiyor meydanlarda emekliyi kışkırtıyor. Tayyip Bey benimle kavga yapmak istiyor, ben onunla kavga yapmak istemiyorum. Ben onunla emeklinin sorununu konuşmak, kavga yapacaksam etnik siyaset kavgası, mezhep kavgası, din kavgası, hepimiz din kardeşiyiz, hepimizin inancı var, hepimiz birbirimize saygılıyız. Ama ben emeklinin ekmek kavgasını yapmak istiyorum. Bunun için ben buraya, Pazar'a kavga yapmaya, kimseye hakaret etmeye gelmedim ama ben buraya emeklilerle sözleşmeye geldim. 31 Mart'ta siz emekliler olarak gücünüzü gösterin. Siz Türkiye'nin en büyük ittifakısınız. En güçlü ittifakısınız. Hep birlikte sesinizi yükseltirseniz Türkiye'nin en büyük korosusunuz. Eğer emekliler 31 Mart'ta sarı kartı gösterirse, emekliler güçlerini gösterirse, emekliler bizi görmeyeni biz de görmeyiz, bizi unutanı biz de unuturuz, bizi hesap etmeyenle sandıkta hesaplaşırız derse vallahi de billahi de hakkınızı alacağım. Gelelim işin ittifak tarafına. Bir tarafta AKP ve MHP kurdular bir ittifakı, yanlarına aldılar Hüda-Par'ı. O Hüda-Par'a bir şey demeyim, Ramazan mübarek gün. Kadınlarımızı üzüyorlar. Geçmişte o domuz bağcıların avukatlığını yaptılar. İçlerinden bazılarını affettiler belediye başkan adayı yaptılar. Yok efendim bekar kadınları sokak hayvanları gibi sahiplendirelim diyorlar. AKP ile MHP de bunlarla bir oluyorlar. Birisi ayrıldı, Yeniden Refah. Ona da demediğini bırakmıyorlar. İp cambazı diyorlar, zübük diyorlar. Hocanın oğludur demiyorlar. Ağır konuşuyorlar. Biz ne diyoruz, eski dosttan düşman olmaz diyoruz."

"SADECE SOSYAL DEMOKRATLAR DEĞİL…"

"Biz iyi insanları severiz diyoruz. Biz sadece sosyal demokratlar değil milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, haramdan ve yalandan korkan, bu işlerden uzak duran muhafazakar demokratlarla beraber bu memleketin varlığını, birliğini savunan herkesle birlikte bir ittifak kurduk. Onların ittifakının adı Cumhur İttifakı. Bizim ittifakımızın adı Türkiye ittifakı. Kim var Türkiye ittifakında, Türkiye ittifakında milli takım gol atınca sevinip ayağa kalkan herkes var. Filenin sultanlarını biliyor muyuz? Onlar dünya şampiyonu olunca bayrağımız gönlere çekilirken, İstiklal Marşı okunurken, filenin sultanları ağlaya ağlaya İstiklal Marşı okuyor ya, onlarla bir ağlayan herkes Türkiye ittifakındadır. Hakkını alamayan çay üreticisi, esnafın siftahsız dükkan kapatıp borcunu ödeyemeyeni. Atanmayan öğretmen, 10 bin lira ile geçinemeyen emekli, hakkını alamayan emekçi, hepsi Türkiye ittifakındadır. Türkiye ittifakı renklerini ay yıldızlı al bayraktan almaktadır. Türkiye ittifakının renkleri kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Göreceksiniz Neşet Çakır kazanacak Pazar kazanacak. Ercüment Çervatoğlu kazanacak, Fındıklı kazanacak. Necati Topaloğlu kazanacak, Rize kazanacak. Türkiye ittifakı kazanacak, Türkiye kazanacak. Adaylarımızı size emanet ediyorum. Her birinize güveniyor ve inanıyorum. Şunu ifade etmek istiyorum. CHP Cumhuriyetin kurucu partisi, bu ülkenin temel direği, Atatürk'ün baba ocağıdır. Kapıları herkese açıktır. Tapusu ne bendedir, ne Kemal Beyde. Ne Ecevit'te vardı, ne İsmet İnönü'de. CHP ki baba ocağıdır. Tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Pazar ben seçimden sonra bir daha geleceğim. İl ve ilçe başkanımla Pazar Belediyesine gideceğim. Orada bir sade kahve söyleyeceğim, çıkışta tekrar size hitap edeceğim."

Diyarbakır'da Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırıyla ilgili 2 tutuklama

Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesindeki Yapı Kredi Bankası şubesine düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 2 kişi şüpheli tutuklandı

11.06.2026 08:00:00
İHA
Diyarbakır'da Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırıyla ilgili 2 tutuklama
Diyarbakır'da Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırıyla ilgili 2 tutuklama
Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesindeki Yapı Kredi Bankası şubesine düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 2 kişi şüpheli tutuklandı

İl Emniyet Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şunlar ifade edildi:

"Sur ilçesindeki bir banka şubesine yönelik 8 Haziran 2026 günü 02.20 sıralarında gerçekleştirilen kurşunlama olayı ile ilgili olarak; Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ile çevre iş yeri kameraları üzerinden yapılan tespitler ve araştırmalar neticesinde başlatılan operasyonda, kurşunlama olayındaki silahı kullanan Ö.M. ve olaya iştirak ettiği anlaşılan M.K. isimli şahıslar Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği tarafından aynı gün içerisinde yakalanarak gözaltına alınmıştır.



Emniyetteki işlemlerinin ardından 10 Haziran 2026 günü adliyeye sevk edilen her iki şüpheli de çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir."

102 yıl 4 ay hapse mahkum edilmişti

Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasında yerel mahkemece verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hüküm İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince bozulan Seçil Erzan, 11 Eylül'de yeniden hakim karşısına çıkacak

10.06.2026 20:00:00
Anadolu Ajansı
102 yıl 4 ay hapse mahkum edilmişti
102 yıl 4 ay hapse mahkum edilmişti

Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasında yerel mahkemece verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hüküm İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince bozulan Seçil Erzan, 11 Eylül'de yeniden hakim karşısına çıkacak.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasına ilişkin Seçil Erzan'ın da arasında olduğu bazı sanıklar yönünden kurulan hükümleri bozmasının ardından dosya, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Mahkeme heyetince hazırlanan tensip zaptında, sanıklar Seçil Erzan ve Rüya Sağır'ın müşteki Fatih Terim'e yönelik eylemleri nedeniyle dosyanın ayrılmasına karar verildiği belirtildi.

Tensip zaptında, Erzan'ın müştekiler Arda Turan, Buse Terim, İsmail İbrahim Çağlar, Selçuk İnan, Fernando Muslera, Musa Mert Çetin, Ömer Kahraman, İbrahim Kocabaldır, Uğur ve Nurettin Gözaçan, Nuray Şengüler, Kaan, Sevgi ve Tursun Sinih, Fatih Altıntaş, Melis Özsüt Şener, Emre ve Emrah Çolak, Bülent ve İnci Çeviker, Mert Zeydanlı, Volkan Bahçekapılı, Deniz Güzel, Emre Belözoğlu, Burhan Taşpolat ve Evrim Pınar Güzel'e yönelik eylemlerinin, uzlaştırma kapsamında kalması ihtimaline binaen dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği kaydedildi.

Sanık Nazlı Can'ın, müştekiler Ömer Kahraman, İbrahim Kocabaldır ve Deniz Güzel'e yönelik eylemlerinin, sanık Hüseyin Eligül'ün de müştekiler Hacer ve Hasan Çorbacı, Nesrin Çakır ile İbrahim Kocabaldır'a yönelik eylemlerinin, katılan-sanık Nur Erkasap'ın ise müştekiler Volkan Bahçekapılı, Emre Belözoğlu, Mert Zeydanlı ve Ömer Kahraman'a yönelik eylemlerinin de uzlaştırma kapsamında kalması ihtimaline binaen dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği kaydedildi.

Tensip zaptında, dosyada tutuklu bulunması nedeniyle, tüm katılanlar hakkında zorla getirme emri düzenlenmesine hükmeden mahkeme, duruşmanın 11 Eylül'de yapılmasını kararlaştırdı.

Karar

Davayı 1 Aralık 2025'te karara bağlayan İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Seçil Erzan'ı 27 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık", "özel belgede sahtecilik" ile "güveni kötüye kullanma" suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ile toplam 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştı.

Mahkeme heyeti, kararında, sanık Erzan hakkında "özel belgede sahtecilik" suçundan her bir katılana yönelik ayrı ayrı ceza istemiyle kamu davası açıldığını anımsatarak, bu suçun mağdurunun kamu olduğunu, sanığın eyleminin de tek olduğunun kabul edildiğini belirtmişti.

Kararda ayrıca "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren heyet, Erzan'ın bu suç yönünden 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmetmişti.

Erzan'ın, katılanlar Nesrin Çakır, Kaan Sinih, Sevgi Sinih, Tursun Sinih, Erkan Karaca, Atilla Baltaş, Ercüment Gülen, Bakiye Gülen, Kemal Tanın Yılmaz, Merve Özer Yılmaz ile müşteki sanıklar Mojtaba Haghani, Nur Erkasap ve Süleyman Arslan'a yönelik eyleminden dolayı da beraatine karar verilmişti.

Diğer sanıklara verilen cezalar

Heyet, sanık Ali Yörük'ü, 4 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 15 yıl 1 ay 15 gün hapis ile 150 bin lira para cezasına, sanık Atilla Yörük'ü de 4 müştekiye karşı aynı suçtan 7 yıl 6 ay 17 gün hapis ile 75 bin lira para cezasına çarptırmıştı.

Sanık Nur Erkasap'ı 3 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ile 79 bin 160 lira para cezasına çarptıran heyet, sanık Hüseyin Eligül'e de 3 müştekiye karşı aynı suçtan 5 yıl 2 ay hapis ile 7 bin 600 lira para cezası vermişti.

Heyet, sanık Nazlı Can'ı 3 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 4 yıl 5 ay 20 gün hapis ile 31 bin 500 lira para cezasına çarptırırken, sanık hakkında 6 müştekiye karşı bu suçtan beraat hükmü kurmuştu.

Sanık Süleyman Aslan da "tefecilik" suçundan 2 yıl 6 ay hapis ile 20 bin lirayla cezalandırılırken, Mojtaba Haghani, Asiye Öztürk, Mehmet Aydoğdu, Hakan Ateş, Rüya Sağır, Kerem Can ve Candaş Gürol'ün ise beraatine karar verilmişti.

İstinaf kararı

Gerekçeli kararın yazılmasının ardından dosya istinafa taşınmıştı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurulurken birleşen dosya bilgilerine yer vermediği ve bunun da denetim güçlüğüne sebebiyet verdiği gerekçesiyle itirazları yerinde görmüştü.

Ceza Dairesi, sanık Erzan'ın yargılanması sırasında bazı usullerin uygulanmadığını belirterek, kararın bozularak dosyanın yerel mahkemeye geri gönderilmesine hükmetmişti.

Bazı sanıklar hakkında verilen hapis cezası kararlarını da bazı usullerin uygulanmadığı gerekçesiyle bozan daire, bir kısım sanıklar yönünde verilen kararları hukuka uygun bulmuştu. 

Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına çok sert tepki göstererek, "Soykırımcı ve çocuk katili Netanyahu'nun ahlak dersi vermeye kalkışması ibret verici bir pişkinliktir" dedi

10.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki
 Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'ye yönelik sarf ettiği sözleri sert bir dille eleştirdi.

Baş, Netanyahu'nun adalet ve vicdan gibi kavramlar üzerinden konuşmasını "dünya kamuoyunun aklıyla alay etmek" olarak nitelendirdi.

"Kendi sicili ağır suçlarla dolu"

BTP lideri Hüseyin Baş, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Soykırımcı ve çocuk katili İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanına ahlak dersi vermeye kalkışması ibret verici bir pişkinliktir. Kendi sicili, ağır insan hakları ihlalleri, savaş suçları ve masum sivillere yönelik saldırılarla dolu bir kişinin adalet, vicdan ve ahlak üzerine konuşması, dünya kamuoyunun aklıyla alay etmektir."

Ankara-Tel Aviv hattında "ahlak dersi" gerilimi tırmanıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, uluslararası arenada ve sosyal medyada Türkiye ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan suçlamalarına Türkiye'deki siyasi partilerden tepkiler gelmeye devam ediyor.

Türkiye, Gazze'deki askeri operasyonlar ve sivil ölümleri nedeniyle İsrail yönetimini uluslararası mahkemelerde savaş suçu işlemekle suçluyor. Ankara'nın sert yaptırım ve kınama mesajlarına, Netanyahu hükümeti "ahlak dersi almayacağız" savunmasıyla karşılık verdi. Muhalefet partileri de dahil olmak üzere Türkiye'deki siyasi liderler, dış politikada Netanyahu'nun haddi aşan beyanatlarına karşı ortak bir refleks gösteriyor.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın bu çıkışı, İsrail'in Gazze ve Orta Doğu politikalarına karşı Türkiye'deki toplumsal ve siyasi mutabakatın bir parçası olarak değerlendirildi.


YKS giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı

10.06.2026 13:56:00 / Güncelleme: 10.06.2026 16:25:20
AA
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 20 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı

10.06.2026 13:19:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında CHP'yle ilgili şunları söyledi:

"Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükûnetle çözmek yerine, kimi zaman bizi, kimi zaman mahkemeleri, kimi zaman da medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar. Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik. CHP'nin 38. Kurultayı'na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir. Kardeşlerim, "Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim." diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün halkın umudu dediklerine bugün hain damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.

Tüm tarafların CHP'li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Dikkat ederseniz, partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk. Hiç elimizi dilimizi bulaştırmadık. Siyaset bezirgânlarının sataşmalarına kulak asmadık. Medyadaki silahşorlerin tuzaklarına düşmedik. Aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadiseleri ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik. Aynı tavrımızı koruyoruz.

Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz. Nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclisimizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.

Bakın, açık söylüyorum. Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, Gazi Meclisin nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır.

Burada şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum. CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil, CHP'nin halk düşmanı, millî irade düşmanı ideolojisiyledir. Bizim mücadelemiz başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan Jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa, "Boş ver, Araplara paranı kaptırma." diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz Batılı patronlarından aferin alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikâyet eden mandacılarladır. Ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm hevesleriyle mücadelemiz sürecektir. Bizim mücadelemiz Mehter Marşı'ndan rahatsız olanlarla, okullarımızda Ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'un duvarlarını "Zulüm 1453'te başladı." yazılarıyla kirleten mankurtlarladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir."

Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde sınav hazırlıklarının eksiksiz tamamlanabilmesi için 12 Haziran Cuma günü okullarda idari izin uygulanacağını açıkladı

10.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi
Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde sınav hazırlıklarının eksiksiz tamamlanabilmesi için 12 Haziran Cuma günü okullarda idari izin uygulanacağını açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "nöbetçi bakan" uygulaması kapsamında bulunduğu TBMM'de, hafta sonu gerçekleştirilecek LGS sınavı ile ilgili hazırlıklara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı sınav öncesinde tüm hazırlıkların tamamlandığını belirten Tekin, sınav merkezlerinde gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla eğitim-öğretimin sürdüğü 12 Haziran Cuma günü için idari izin kararı alındığını duyurdu.
Tekin, "Hazırlıkların yapılabilmesi için, eğitim-öğretimin devam ettiği cuma günü bir gün idari izin verdik. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, bütün kurumlarımız bir gün idari izin almış oldular. Biz de sınavın yapılacağı okullarda hazırlıkları yapacağız" dedi.

LGS tarihi Milli Takım maçı nedeniyle değiştirildi
Daha önce 14 Haziran Pazar günü yapılacağı açıklanan LGS merkezi sınavı, A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Avustralya ile oynayacağı karşılaşmanın bitiş saatiyle sınav başlangıç saatinin çakışması nedeniyle bir gün öne alındı.
Kararın gerekçesine ilişkin konuşan Tekin, öğrencilerin ve ailelerinin Milli Takım heyecanını rahat şekilde yaşayabilmesi için sınav tarihinin değiştirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bizler de çocuklarımız da veliler de Milli Takımımızla beraber o heyecanı yaşamak istiyorlardı. Biz sınav takvimini ilan ettiğimizde, Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılıp katılmayacağı, maç programı belli değildi. Böyle bir tevafuk oldu. Biz de çocuklarımız aileleriyle beraber gönül rahatlığıyla o heyecanı yaşasınlar diye bir gün önceye aldık sınavı. Pazar günü olacak olan sınav, cumartesi günü olacak. İnşallah Milli Takımımız da güzel bir sonuç alır, çocuklarımızın da sınavları çok iyi geçer. Hepsine başarılar diliyorum, hepsine kolaylıklar diliyorum. Allah hepsinin yardımcısı olsun."

Öğrencilere ilk kez beslenme paketi verilecek
Bu yılki sınavın dikkat çeken yeniliklerinden biri de öğrencilere sunulacak beslenme paketi uygulaması oldu.
Veliler tarafından talep edilmesi halinde öğrencilere sınav arasındaki dinlenme sürecinde kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve su içeren paketler dağıtılacak.
Bakan Tekin, uygulamaya ilişkin şu bilgileri verdi:
"Beslenme paketi isteyen ve istemeyen öğrenciler farklı bina veya salonlarda sınava girecek. Ama tamamına yakını, yüzde 91'i talep etti. Dolayısıyla öğrencilerin yüzde 91'ine bu yıl ilk kez beslenme paketi verilecek."

Sınav güvenliği için tüm tedbirler alındı
Milli Eğitim Bakanlığı'nın yanı sıra İçişleri Bakanlığı, jandarma ve emniyet birimlerinin de sınav hazırlık sürecinde görev aldığını belirten Tekin, sınav koordinasyon kurullarının toplandığını ve tüm tedbirlerin gözden geçirildiğini söyledi.

1 milyon 22 bin 658 aday sınava katılacak
13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek LGS merkezi sınavı, yurt içi ve yurt dışındaki sınav merkezlerinde eş zamanlı yapılacak.
İki oturumdan oluşacak sınavın ilk bölümü saat 09.30'da, ikinci bölümü ise saat 11.30'da başlayacak.
Sınava Türkiye genelinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülkedeki 11 sınav merkezinde 554 öğrenci katılacak. Böylece toplam aday sayısı 1 milyon 22 bin 658 olacak.

Esenyurt'ta Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırı

İstanbul Esenyurt'ta bulunan Yapı Kredi Bankası şubesi, kimliği belirsiz kişilerce kurşunlandı. Polis ekipleri, zanlıların yakalanması için çalışma başlattı

10.06.2026 12:16:00
İHA
Esenyurt'ta Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırı
Esenyurt'ta Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırı
Edinilen bilgilere göre, Esenyurt Doğan Araslı Bulvarı'nda bulunan Yapı Kredi Bankası Şubesi'ne sabaha karşı gelen motosikletli şahıslar silahlı saldırı düzenledi. Sabah banka şubesini açan personel, camdaki kurşun izlerini görünce polise haber verdi.

Banka şubesi geçici olarak kapatılırken çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı.

Banka şubesi ve çevredeki esnafın güvenlik kameralarını inceleyen polis, saldırganların yakalanması için çalışma başlattı.

Olay yeri inceleme ekipleri banka şubesinde delil topladı. Ekiplerin olay yerindeki çalışması sürüyor.

Kılıçdaroğlu CHP’sinde gündem ihraçlar: Kılıçdaroğlu'nun gözü vekillerde... MYK bugün toplanıyor

CHP’de grup toplantısı krizi sonrası gözler milletvekillerine çevrildi. Kılıçdaroğlu’nun bugün toplayacağı MYK’da, parti içindeki gerilime dahil olduğunu düşündüğü vekillerin disipline sevki ve olası ihraç süreci masaya yatırılacak

10.06.2026 11:50:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu CHP’sinde gündem ihraçlar: Kılıçdaroğlu'nun gözü vekillerde... MYK bugün toplanıyor
Kılıçdaroğlu CHP’sinde gündem ihraçlar: Kılıçdaroğlu'nun gözü vekillerde... MYK bugün toplanıyor
Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce TBMM'de CHP Grup Toplantısı'nda konuşacağını açıkladı ancak dün (9 Haziran) sabah saatlerinden itibaren yaşanan gerginlik sonrası kendisini desteklemeye gelen vekilleri ve partilileri parti genel merkezine çağırarak burada konuştu.

"Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim" diyen Kılıçdaroğlu, "Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz" ifadelerini kullandı.

İddiaya göre bugünkü MYK toplantısında ihraçlar gündeminde hem Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafından MYK'ya gönderilen ve 4-5 Kasım 2023 tarihinden sonra yapılan tüm ihraçların yok hükmünde kabul edilmesini talep eden yazı hem de "parti suçu işleyen üyeler" hakkında yeni kararlar alınması değerlendirilecek. TBMM önünde partililer arasında yaşanan tartışmalara dahil olan bazı isimlere ilişkin disiplin sürecinin başlatılabileceğini söyleyen kurmaylar, "Genel başkanına 'hain' diyen biri nasıl bu partide barınacak?" ifadelerini kullandı.

Başta Kılıçdaroğlu'na ve partililere hakaretler edildiğini bunların tamamını izlediklerini belirten Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, arınma sürecini ise ikiye ayırdıklarını belirtiyor. Bunlardan ilki belediye başkanlarına ilişkin süren davalarken, ikincisinin mutlak butlan davası dahil partinin kurumsal kimliğine yönelik iddialar olduğunu kurgulayan kurmaylar, "Önceliğimiz milletvekili grubu olacak" dedi.

"MYK'nın vekilleri doğrudan disipline sevk etme yetkisi var" iddiasında bulunan kurmaylar, bu yetkinin Parti Meclisi'nde olduğu yönündeki değerlendirmelere ilişkin "o konuda yorumlamalarımız farklı" yanıtını vererek milletvekillerinin MYK tarafından ihraç talebiyle YDK'ya sevk edilebileceğini savunuyor.

Mutlak butlan kararı sonrası Kılıçdaroğlu cephesi 25-26 Temmuz 2020 tarihlerinde yapılan 37'inci Olağan Kurultay döneminde yürürlükte olan ve 2018 yılında kabul edilen tüzüğün geçerli olduğunu savunuyor. Bu tüzüğün "Yetki" başlıklı bölümünde yer alan 63'üncü maddenin 1'inci bölümüne göre vekiller dahil partinin üst kurullarında yer alan üyeler PM kararıyla disipline sevk edilebiliyor.

Tüzüğün bu bölümünde "Parti Meclisi üyelerinin, Yüksek Disiplin Kurulu başkan ve üyelerinin, TBMM üyelerinin ve partili büyükşehir belediye başkanlarının parti suçu oluşturan eylemleri Parti Meclisinin istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanır" ifadelerine yer veriliyor.

Burada yaptığı konuşmanın ardından kurmaylarıyla genel merkezde bir araya gelen Kılıçdaroğlu, bugün 13.00'te Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) toplantıya çağırdı. Kılıçdaroğlu, istinaf kararı sonrası MYK üyelerini 2 Haziran'da belirledi, aynı gün ilk toplantı yapıldı. İkinci toplantı ise 5 Haziran'da gerçekleşti. Bugün yapılacak üçüncü toplantıyla CHP MYK sekiz günde üç kez toplanmış olacak.

Öte yandan, mutlak butlan kararı ile göreve dönen CHP 37'inci Olağan Kurultayı'nda seçilen PM üyeleri kararın ardından ilk kez Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanacak. Mahkeme kararıyla genel başkanlıktan uzaklaştırılan Özgür Özel'e yakın isimlerin de katılacağı toplantı 11 Haziran Perşembe günü CHP Genel Merkezi'nde gerçekleşecek.

Bayrampaşa'da trafoda yangın çıktı: Tramvay seferleri aksadı

İstanbul Bayrampaşa'da Bosna Çukurçeşme Tramvay Durağı yakınındaki trafoda yangın çıktı. Enerjisi kesilen T4 Topkapı-Mescidi Selam tramvay hattında ulaşım aksadı

10.06.2026 06:00:00
İHA
Bayrampaşa'da trafoda yangın çıktı: Tramvay seferleri aksadı
Bayrampaşa'da trafoda yangın çıktı: Tramvay seferleri aksadı
Olay, İstanbul Bayrampaşa Eski Edirne Asfaltı Caddesinde meydana geldi. İddiaya göre, Topkapı-Mescidi Selam Tramvay Hattı'na enerji sağlayan, Bosna Çukurçeşme Durağı yakınındaki trafoda henüz bilinmeyen nedenle dumanlar yükselmeye başladı.








İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, itfaiye ve doğalgaz ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri yolu trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. Trafoda çıkan yangın nedeniyle T4 Topkapı-Mescidi Selam tramvay hattında ulaşım aksadı. 






Tramvaylardaki yolcular, inerek ray üzerinde yürümeye başladı. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesinin ardından söndürüldü.

Trabzonspor her yerden çıkıyor


 
Trabzonspor yeni sezon öncesi sol kanat hücum hattını güçlendirmek için İtalya'da yeri yerinden oynattı. Bordo-mavili yönetimin bu bölge için ilk tercihi sezonu Cagliari'de tamamlayan Semih Kılıçsoy. Semih'i kadroda tutamayacağını anlayan Cagliari, milli oyuncunun yerini Bologna'nın 22 yaşındaki Arjantinli oyun kurucusu Benjamín Domínguez ile doldurmak istedi. Ancak Trabzonspor, Semih'in alternatifi olarak Dominguez için de Bologna ile temas kurdu.

09.06.2026 18:37:00 / Güncelleme: 09.06.2026 18:52:10
Haber Merkezi
  Trabzonspor her yerden çıkıyor
  Trabzonspor her yerden çıkıyor

Gelecek sezon iddialı bir kadro kurmak için hırs ve azimle çalışan Trabzonspor, transfer hattında Serie A ekiplerinden Cagliari ile karşı karşıya geldi. Bordo-mavili yönetimin sol kanat forvet pozisyonu için belirlediği yol haritası, İtalyanlarla kafa kafaya geldi.
Karadeniz devinin bu bölge için ilk tercihi geçtiğimiz sezon Beşiktaş'tan Cagliari'ye kiralanan Semih Kılıçsoy. Trabzonspor, milli oyuncuyu için şartları zorlarken, bu hamle Cagliari'nin planlarını tamamen altüst etti.







Cagliari, Semih'ten vazgeçmedi

İtalya'dan gelen bilgilere göre; Semih Kılıçsoy'u geri almak için indirim isteyen Cagliari milli oyuncuyu beklerken B planını da devreye soktu. İtalyan ekibinin yeni sportif direktörü Pietro Accardi, Semih'in yerine Bologna'nın 22 yaşındaki Arjantinli oyun kurucusu Benjamín Domínguez'i gözüne kestirdi. Ancak İtalyan ekibi ikinci bir Trabzonspor şokuyla daha sarsıldı. Çünkü sol kanat forvet havuzunu geniş tutan Trabzonspor, Semih olmazsa diye Benjamín Domínguez için de Bologna'nın kapısını resmen çaldı.







Alternatif Dominguez

Bordo-mavililerin, Bologna forması giyen genç Arjantinli için ilk resmi teklifini sunması Çizme basınına bomba gibi düştü. Cagliari, Semih'in gidişiyle doğacak boşluğu Domínguez ile kapatmak isterken; Trabzonspor'un bu transfere de somut ve agresif bir şekilde dahil olması İtalyanların elini kolunu bağladı.







Trabzonspor'un bu güçlü varlığı, Bologna'nın iştahını kabartırken transfer maliyetlerini de Cagliari'nin karşılayamayacağı seviyelere çekme riski taşıyor. Çizme ekibi şimdi hem Semih Kılıçsoy'un durumunu yakından takip etmek hem de B planı olan Domínguez'i Trabzonspor'a kaptırmamak için yoğun bir strateji savaşı vermek zorunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.