logo
28 EYLÜL 2026

Özgür Özel: Biz iyi insanları severiz

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Rize’nin Pazar ilçesindeki halk buluşmasına katıldı. 

19.03.2024 19:08:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel: Biz iyi insanları severiz
Özgür Özel: Biz iyi insanları severiz
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Rize'de halk buluşmasında yaptığı konuşmada, "Çay-Kur emekçileri 6 ay çalışıyor, 6 ay çalışmıyorlar. Bu Çay-Kur emekçisine Rize'nin bütün siyasetçileri, milletvekilleri, bakanlar ve Rize'ye kim geldiyse, Tayyip Erdoğan defalarca kadro sözü verildi. Ancak tutulmadı. İşin kötüsü şöyle bir şeye getiriyorlar; '6 ay çalışıyorlar, 6 ay yattıkları yerden para istiyorlar.' Oysa Çay-Kur işçisi öyle demiyor. 'İş verin, iş gösterin çalışalım. Çoluğumuz var, çocuğumuz var. 12 ay çalışmak istiyoruz' diyorlar, Çay-Kur işçisinin yanındayız" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Rize'nin Pazar ilçesindeki halk buluşmasına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, "Bugün Artvin'deydik, Rize'deyiz, Pazar'dayız. Doğu Karadeniz'imizin güzel insanları ile birlikte 31 Mart seçimlerine giderken, partimizin belediye başkan adaylarını tanıtmak, onlara destek vermek, onlarla sizlere seslenmek üzere buraya geldim" dedi. Özel, "Gelirken yolda bir kötü haber aldık. İçimiz yandı. Pençe-Kilit Operasyonunda bir şehidimiz, 4 yaralımız var. Şehidimize Allah'tan rahmet ve yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahraman Mehmetçiğin ayağına taş değmesin, Allah bir daha şehit acısı yaşatmasın. Hep beraber silahlı kuvvetlerimizin, Mehmetçiğimizin arkasındayız. Böyle acıları yaşamak istemiyoruz, Allah gani gani rahmet eylesin" dedi.

Özel, şunları söyledi:

"NAMUSLU, DÜRÜT, ÇALIŞKAN BELEDİYE BAŞKANI"

"Bugün burada Rize'de Pazar'dayız. Pazar'da çok iddialı, Rize merkezde çok iddialıyız ama ilk önce Rize'de baba evinde, partinin bayrağını dalgalandıran, önceki seçimlerde Rize'deki tek belediyemiz olan Ercüment Şahin Çervatoğlu'na yaptığı her şey için yürekten teşekkür ediyorum. Partimizin üyelerinin başının dik gezmesine, partimizin göğsünü kabartan ve yaptığı halkçı belediyecilik uygulamalarıyla, ranta karşı mücadelesiyle, toplumsa olaylara karşı tüm bölgedeki duruşuyla gerçek sol, sosyal demokrat belediye başkanını, namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanının en iyi örneğidir. Başkanımızı takdir ediyorum. Tebrik ediyoruz. Örnek gösteriyoruz. Rize merkezde karayollarında emekli, 2019 yılının ilçe başkanımız Necati Topaloğlu aday. Rize, CHP açısından geçmiş güzel günlerimizi aradığımız, büyük mücadele verdiğimiz, önümüzdeki dönemlerde gücümüzü gitgide arttıracağımız, Necati Başkanımızın emekleriyle, ilçe yönetimimizin, il başkanımızın emekleriyle mutlaka başarıya ulaşacağımız çok önemli bir belediyemiz. Necati Başkanımıza başarılar diliyoruz."

"ÖZGÜR ÖZEL TAM ARKASINDA OLACAK"

"Gelelim Pazar'a. Geçmişte Pazarspor'da 15 yıl emeği olan, Pazar Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığını 4 kez yapmış ve aktif görevdeyken adaylık için istifa etmiş iyi bir ticaret insanı, dürüst bir ticaret insanı. Yıllardır burada kimseyi üzmemiş, kırmamış, kalbi temiz, çalışkan adayımız Neşet Çakır'ı ümit ediyorum 31 Mart'ta belediye başkanı yapacağız. Bakın, Neşet Çakır gelince ne olacak? Yapılacak iş çok. Beklenti çok ama Pazar Belediyesinin kaynakları, imkanları ortada. Bu işi nasıl yapacağız? Ben şimdi nasıl yapacağımızı göstereyim. Neşet Çakır burada. İki omzu var. Bir sağ omzu var, bir sol omzu var. Neşet Çakır'ı seçimde Pazar Belediye Başkanı seçin, Neşet Çakır'ın sağ omzunun üzerinde Mansur Yavaş'ın bir eli olacak. Sol omzunun üzerinde İmamoğlu'nun eli olacak. Özgür Özel tam arkasında olacak Neşet Çakır'ın. Sonuna kadar destek vereceğiz. Siz Neşet Başkana yetkiyi verin, yetki sizden, destek bizden. Burası, dünyada en çok çay üreten beşinci ülke Türkiye. En çok çay tüketen birinci ülke. Türkiye'deki çay üretiminin yüzde 55-60'nın üretildiği topraklardayız. Geçtiğimiz senelerde AKP, bir çay kanunu getirmeye kalktı. Çay kanunu lazım mı, vallahi lazım. Biz de verdik. Ama AKP'ninki korkunç bir kanun teklifiydi. Zaten güzelim Çay-Kur'u Varlık Fonuna devrettiler. 1,5 milyonun geçim kapısı bu Çay-Kur'u adeta özelleştirmek, büyük kartellerin eline vermek, çay üreticisini, müstahsili büyük sermaye şirketlerinin işçisi haline getirmeye çalıştılar."

"ÇAY ÜRETİCİSİNİN YÜZÜ GÜLMELİ"

"Bakın bireysel, profesyonel mesleğin ve emeğin saldırı altında olduğu bir süreçteyiz. Hatırlayalım, mahallemizin en temiz, en güvenilir esnafları terziler. Nerede şimdi terziler? Alışveriş merkezlerinin eksi ikinci katlarında paça basıyorlar 5 liraya. Egzoz dumanlarının arasında. İnsanların mesleklerini almak, geçimlerini elinden almak, gelirlerini almak, onları işçileştirmek, profesyonel emeklerini sömürmek tam bu dünya düzeninin ve maalesef bu dünya düzeninin ülkemizdeki temsilcilerinin işidir. Birileri çay üreticisi 1,5 milyon insanın ekmeğini çıkardığı, ekmeğini kazanmasına vesile Çay-Kur'umuzu dünya kartellerine verip, sizleri ezmek istiyorlar. Sizi karınca gibi ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var, onun da adı CHP'dir. Hemşeriniz Mehmet Bekaroğlu, komşu illerinizin milletvekilleri sevgili Uğur Bayraktutan, bugün Trabzon Ortahisar Belediye Başkan adayımız olan Ahmet Kaya ve o günün Giresun milletvekili Necati Tığlı 20 maddeden oluşan alternatif bir kanun teklifi hazırlamışlardı. Milletvekilimiz sevgili Tahsin Ocaklı o teklifi inceledi, il yönetimimizle birlikte geliştirdi. CHP'nin çay kanun teklifini hazırladılar. Bizim teklifimiz öyle yabancı şirketlerin yüzünü güldürecek teklif değil. Bizim teklifimiz, sizin, Pazar'ın, Rize'nin çay üreticilerinin yüzünü güldürecek bir teklif. Biz diyoruz ki çayın bir taban fiyatı olsun. Çay-Kur'un ilan ettiği fiyat taban fiyat olsun, bu fiyatı altında herhangi işlem yapılamasın. Taban fiyatın altında çay almanın cezası olsun, çay üreticisinin emeğini çalmaya çalışanlar cezasını hem Allah'tan hem de devletten bulsun."

"ÇAY FİYATI EN AZ 25 LİRA OLMALIYDI"

"Ayrıca taban fiyattan ne anlıyoruz? Bu sene için söyleyelim. Geçen sene 11 liralık fiyat, 30 kuruşluk prim mana ifade etmiyor. Hayat ateş pahası. Enflasyon TÜİK'e sorarsan yüzde 68. Ama TÜİK ne demek? Memleketinde söyleyelim. Tayyip beyi üzmeyen istatistik kurumu. Yüzde 120 enflasyonun olduğu yerde ve özellikle benzin ve mazot fiyatları, her şeye, iğneden ipliğe her şeye zam gelmesine sebebiyet veriyor. Mayıs ayında mazot 19 liraydı, çok pahalı diyorduk. 4 liradan 19 liraya çıktı diyorduk. Deniyordu ki mazotu düşüreceğiz, enflasyonu düşüreceğiz, hayatı ucuzlatacağız. Ama ne oldu? Mazot 43 lira oldu. Benzin 43 lira oldu. Bu şartlar altında 11 lira 30 kuruşluk çay fiyatı bu sene ilan edilirken en az 25 lira olarak ilan edilmelidir. 25 liranın altında çay fiyatını asla kabul etmiyoruz. 25 liranın altındaki her fiyat emek sömürüsüdür. Pazar ve Rize'nin çorbasından eksiltmektir. Aşından eksiltmektir. Borcunu ödeyemez hale getirmektir. Bizim teklifimiz sadece çay üreticisi ile ilgili değil. Bir de derdi boyunu aşmış Çay-Kur'un emekçileri var. Çay-Kur emekçileri 6 ay çalışıyor, 6 ay çalışmıyorlar. Bu Çay-Kur emekçisine Rize'nin bütün siyasetçileri, milletvekilleri, bakanlar ve Rize'ye kim geldiyse, Tayyip Erdoğan defalarca kadro sözü verildi. Ancak tutulmadı. İşin kötüsü şöyle bir şeye getiriyorlar; '6 ay çalışıyorlar, 6 ay yattıkları yerden para istiyorlar.' Oysa Çay-Kur işçisi öyle demiyor. İş verin, iş gösterin çalışalım. Ama çoluğumuz var, çocuğumuz var. 12 ay çalışmak istiyoruz diyorlar, Çay-Kur işçisinin yanındayız. Taleplerinin arkasındayız. Çay-Kur işçisine artık mevsimlik işçi statüsü istemiyoruz. Kadro istiyoruz. Ayrıca çay üreticisinin haklı talebi var. Çay üreticisi için de promosyon istiyoruz. Banka seçme hakkı istiyoruz."

"ÖĞRETMENLERİN HAKLI TALEPLERİNİN ARKASINDAYIZ"

"Bundan 22 sene önce iktidar değiştiğinde 80 bin öğretmen vardı, atanmamış. Bu öğretmenler çok bulunuyordu, deniyordu ki yahu madem öğrenci ile buluşturmayacaksın, neden mezun ediyorsun? Şimdi o sayı 1 milyon oldu, 1 milyon öğretmen atanmıyor. 1 milyon öğretmen ya başka işlerde çalışıyor ya evde annesinin, babasının eline bakıyor. Sokağa çıkmaya, ailesinden harçlık almaya utanıyor. Evden dışarı çıkamıyor. Geçen seçimden önce öğretmenlere mülakatsız atama sözü verildi. Bütün mülakatların kaldırılacağının sözü verildi. Öğretmenlerimiz bu sene için ilk aşamada 80 bin mülakatsız atama bekliyorlardı, Mehmet Şimşek açıkladı, bu sene yok diyor. Biz buradan bir öğretmen çocuğu olarak, 10 yaşında yatılı okula gitmiş. Devletin parası ile öğretmenlerin elinde büyümüş birisi olarak, başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin Genel Başkanı olarak, bütün öğretmenlerimizin haklı taleplerinin arkasındayız. Öğretmenlerimizden emekli olmuş, hatta aramızdan ayrılanları Allah gani gani rahmet eylesin. Emeklilerin ellerinden öperiz. Mevcut öğretmenlere minnetlerimizi sunarız. Ama atanamayan öğretmen diye bir şey kabul etmeyiz. Ne suçu var? O çalışmış, okumuş, kazanmış, mezun olmuş, sen atamamışsın. Atanamayan öğretmen. Sanki bir kusuru varmış gibi. Öğretmenlerimizin arkasındayız, atama taleplerinin arkasındayız."

"5,5 ÇEYREK ALTIN KAYIP"

"Bir yandan staj mağdurları var. Çıraklık mağdurları. Dolu. Onlar genç yaşlarında çıraklık yaptı. Genç yaşlarında staj yaptı. Sigortaları ödendi ama işe başlangıç tarihi kabul edilmedi. Öyle olunca da EYT'den yararlanamadılar. Ayrıca Bağ-Kur'a 9 bin, işçiye 7 bin 200 gün ayrımcılığına da itiraz ettik. Geçen sene seçimlerde çözeceğiz dediler hala çözülmedi. Staj mağdurlarının, 9 bin 200 gün mağdurlarının, çıraklık mağdurlarının taleplerinin farkındayız. Onlarla birlikteyim. Seslerini duyurmaya devam edeceğim. Ben ilk meydanlara çıktım ve dedim ki büyük bir haksızlık, eşitsizlik var. Bunları dile getireceğim ama emekliler seslerini duyuracaklar mı? Emekliler meydanlara gelecek mi? Bizimle birlikte olacaklar mı? 3 Kasım 2002. İktidar değişti, AKP geldi. O gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani size hiç ellemeseler. Sizinle hiç uğraşmasalar, düzeninizi bozmasalar bugün asgari ücret 17 bin lira, en düşük emekli maaşı 26 bin lira olacaktı. TÜİK'e göre zam dediler, enflasyona ezdirmeyiz dediler, her sene ezdirdiler ve bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira. 7 bin 500 liraydı, yüzde 33 zamla 10 bin lira oldu. Şimdi bakın bu 10 bin lira neymiş? En düşük emekli maaşıyla 3 Kasım 2002 günü şuradaki sarrafa, kuyumcuya gitsen, ondan çeyrek altın alsan, 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün geldiğimizde 10 bin lira alıyor sadece 2,5 çeyrek altın. Şimdi, bu ablam, kasaba gel diyen ablam. Kasaba giderken cebine bir çeyrek altın koysa, yolda düşürse. Deli gibi arar değil mi her yerde? Nerede bu diye. Her emekli, bir sefere mahsus değil, her ay, bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın kaybediyor. Siz bu 5,5 çeyrek altını nerede kaybettiyseniz orada arayacaksınız, siz bunu bir seçim sandığında kaybettiniz, 31 Mart'ta sandıkta arayacaksınız."

"16 KİLO KIYMA EKSİLDİ"

"Gelelim kasaba. 2015, 7 Haziran seçimleri. O güne kadar emekliye ikramiye diye bir şey yok. Kim söyledi ilk? Kemal Kılıçdaroğlu. Kemal Bey emekliye ikramiye dedi, arkadaşlar veremezsin, kaynak yok dedi. Verilir, her şeye para buldun da buna mı bulamadın dedik. 7 Haziran'da çoğunluğu kaybetti, 1 Kasım'da ben de vereceğim dedi. Verdi mi? 3 sene vermedi. 6 ikramiyeniz hala onlarda. 3 kurban, 3 Ramazan bayramı. 6 bayram vermedi. Ne zaman 2018 seçimleri geldi, sözü aklına geldi. Bin lira verdi. Biz olmaz dedik, bir maaş ver dedik, 1 maaş kadar ver, bin lira yetmez dedik. Bizim o beğenmediğimiz bin lira ile ablam 24 kilo dana kıyma alıyordu. Şimdi 3 bin lira yaptılar, 2 Nisan'da yatacak. Parayı çekecek, kasaba gidecek, kaç kilo kıyma alıyor? 6 kilo alıyor. Ramazan mübarek gün. Allah oruçlarınızı kabul etsin. Ramazanınızı mübarek etsin. Ama 30 Ramazan, 30 sahur, 30 iftar. Arkadan bayram. Bayram sofrasından, sahur sofrasından, iftar sofrasından evladınızın, torununuzun kursağından tam 16 kilo kıyma eksildi. Sırf bayram ikramiyesi ile. Bakın bu emekliye yapılan haksızlık. Bu emekliye yapılan zulüm. Başkasına yapılmıyor. Sırf ikramiyeden 18 kilo kıyma. Kim kime veriyor. Hadi git bir kilo kıyma iste bakalım birinden. Hakkın olan 18 kilo kıymayı mutfağından, dolabından, sofradan çaldılar. Yazıklar olsun böyle düzene. Yazıklar olsun. O yüzden hep birlikte mücadele edeceğiz."

"EMEKLİ İTTİFAKINDA BULUŞTUK"

"Biz emeklilerin durumunu anlatırken, o şehirden örnek veriyoruz Türkiye'ye. Geçen gün televizyon programında, KRT televizyonunda canlı yayındaydım. Orada hemşeriniz var. İnan Bey, dedi ki Artvin'e gidince ne hesabı yapacaksınız? Dedi ki İnan Bey Artvin'e gidince hemen şurada bal hesabı yapacaksınız. Bal hesabına vuruyorsun, 5'ken 3 çıkıyor. Yani o zamanın parası ile 5 alıyorsan, 3'e iniyor. Rize'ye geliyorsunuz, Rize'de çay hesabı yapmaya. Tabi sizden 11,5 liraya alıyorlar ama geçen sene çayın kilosu markette 100 liraydı, şimdi 190 lira. En düşük emekli maaşı. Geçen sene 75 kilo çay alıyordu. Bu sene 52 kilo çay alıyor. 75 nerede, 52 nerede? Hesap ortada, emeklinin çilesi ortada. Önceden tek başına ben söylüyordum. Biz kalabalıklaştık, arttık. Siz geldiniz, ses yükselttiniz, herkes emekliyi söylemeye başladı. Gazeteler emekliyi yazıyor. Televizyonlar emekliyi söylüyor. Siyasi partiler konuşuyor. En son ben çok uğraştım, Meral Hanım ittifak kurmamıştı. En son ittifakta buluştuk, emekli ittifakında buluştuk. Herkes emekliyi konuşuyor. Hakkınızı alacağız hep beraber."

"SANDIKTA HESAPLAŞIRIZ"

"Bana geçen gün diyor ki hatta Tayyip Bey şöyle söylemiş. Gidiyor meydanlarda emekliyi kışkırtıyor. Tayyip Bey benimle kavga yapmak istiyor, ben onunla kavga yapmak istemiyorum. Ben onunla emeklinin sorununu konuşmak, kavga yapacaksam etnik siyaset kavgası, mezhep kavgası, din kavgası, hepimiz din kardeşiyiz, hepimizin inancı var, hepimiz birbirimize saygılıyız. Ama ben emeklinin ekmek kavgasını yapmak istiyorum. Bunun için ben buraya, Pazar'a kavga yapmaya, kimseye hakaret etmeye gelmedim ama ben buraya emeklilerle sözleşmeye geldim. 31 Mart'ta siz emekliler olarak gücünüzü gösterin. Siz Türkiye'nin en büyük ittifakısınız. En güçlü ittifakısınız. Hep birlikte sesinizi yükseltirseniz Türkiye'nin en büyük korosusunuz. Eğer emekliler 31 Mart'ta sarı kartı gösterirse, emekliler güçlerini gösterirse, emekliler bizi görmeyeni biz de görmeyiz, bizi unutanı biz de unuturuz, bizi hesap etmeyenle sandıkta hesaplaşırız derse vallahi de billahi de hakkınızı alacağım. Gelelim işin ittifak tarafına. Bir tarafta AKP ve MHP kurdular bir ittifakı, yanlarına aldılar Hüda-Par'ı. O Hüda-Par'a bir şey demeyim, Ramazan mübarek gün. Kadınlarımızı üzüyorlar. Geçmişte o domuz bağcıların avukatlığını yaptılar. İçlerinden bazılarını affettiler belediye başkan adayı yaptılar. Yok efendim bekar kadınları sokak hayvanları gibi sahiplendirelim diyorlar. AKP ile MHP de bunlarla bir oluyorlar. Birisi ayrıldı, Yeniden Refah. Ona da demediğini bırakmıyorlar. İp cambazı diyorlar, zübük diyorlar. Hocanın oğludur demiyorlar. Ağır konuşuyorlar. Biz ne diyoruz, eski dosttan düşman olmaz diyoruz."

"SADECE SOSYAL DEMOKRATLAR DEĞİL…"

"Biz iyi insanları severiz diyoruz. Biz sadece sosyal demokratlar değil milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, haramdan ve yalandan korkan, bu işlerden uzak duran muhafazakar demokratlarla beraber bu memleketin varlığını, birliğini savunan herkesle birlikte bir ittifak kurduk. Onların ittifakının adı Cumhur İttifakı. Bizim ittifakımızın adı Türkiye ittifakı. Kim var Türkiye ittifakında, Türkiye ittifakında milli takım gol atınca sevinip ayağa kalkan herkes var. Filenin sultanlarını biliyor muyuz? Onlar dünya şampiyonu olunca bayrağımız gönlere çekilirken, İstiklal Marşı okunurken, filenin sultanları ağlaya ağlaya İstiklal Marşı okuyor ya, onlarla bir ağlayan herkes Türkiye ittifakındadır. Hakkını alamayan çay üreticisi, esnafın siftahsız dükkan kapatıp borcunu ödeyemeyeni. Atanmayan öğretmen, 10 bin lira ile geçinemeyen emekli, hakkını alamayan emekçi, hepsi Türkiye ittifakındadır. Türkiye ittifakı renklerini ay yıldızlı al bayraktan almaktadır. Türkiye ittifakının renkleri kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Göreceksiniz Neşet Çakır kazanacak Pazar kazanacak. Ercüment Çervatoğlu kazanacak, Fındıklı kazanacak. Necati Topaloğlu kazanacak, Rize kazanacak. Türkiye ittifakı kazanacak, Türkiye kazanacak. Adaylarımızı size emanet ediyorum. Her birinize güveniyor ve inanıyorum. Şunu ifade etmek istiyorum. CHP Cumhuriyetin kurucu partisi, bu ülkenin temel direği, Atatürk'ün baba ocağıdır. Kapıları herkese açıktır. Tapusu ne bendedir, ne Kemal Beyde. Ne Ecevit'te vardı, ne İsmet İnönü'de. CHP ki baba ocağıdır. Tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Pazar ben seçimden sonra bir daha geleceğim. İl ve ilçe başkanımla Pazar Belediyesine gideceğim. Orada bir sade kahve söyleyeceğim, çıkışta tekrar size hitap edeceğim."

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.