logo
28 EYLÜL 2026

Özgür Özel: Bizim ittifakımızda kötü söz yok

"Türkiye ittifakı, filenin sultanları şampiyon olunca onlarla birlikte ağlayanların, onlarla birlikte gülenlerin, Türkiye’yi sevenleri ittifakıdır. Bizim ittifakımızda korkmak yok, korkutmak yok. Bizim ittifakımızda kötü söz yok."

07.03.2024 16:21:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel: Bizim ittifakımızda kötü söz yok
Özgür Özel: Bizim ittifakımızda kötü söz yok
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Kütahya'da halk buluşmasında konuştu.

Özel, burada yaptığı konuşmada, "Merhaba. 26 Ağustos akşamı hücuma geçen Atatürk'ün emriyle kurtuluş mücadelesinin, en önemli mücadelesinin, muharebesinin verildiği Dumlupınar'ın, büyük zaferin kenti Kütahya. Merhaba hepinize. Gediz'e, Şaphane'ye, Tavşanlı'ya, Simav'a, Hisarcık'a, Emet'e, Dumlupınar'a, Domaniç'e, Çavdarhisar'a, Altıntaş'a merhaba. Bir de oyların neredeyse hepsini alıp da sonra bir evladı doğalgaz isteyince dönüp de onu azarlayan Tayyip Erdoğan'a inat, yüzde 90 oy alıp da adını anmadığı, Aslanapa'ya merhaba. Aslanapa'daki, gönlü kırık kadınlara, annelerime, teyzelere, hepsine diyorum ki CHP varsa elbette güçlü olduğu yerlerin sesi olmak için değil, oy alalım, almayalım. Hepiniz için var. Hep beraberiz. Hep birlikte Türkiye'yiz. Hep birlikte başaracağız" dedi.

"SORUNLARI BİLİYORUZ"

Özel, "Ege'nin küçülen tek kenti olduğunu biliyorum. Göç verdiğini, doğum hızının düştüğünü, nüfusun yaşlandığını, Kütahya'nın dinamizmini kaybettiğini, yetişmiş elaman sıkıntısını, var olanın Kütahya'yı terk ettiğini biliyorum. Bu güzelim coğrafya ve Kütahya'nın bunca zenginliği, imkanı varken, bir turizm master planının bile olmayan vizyonsuzluğu, Kütahya'yı kendi kaderine bırakanları biliyorum. Birazdan tarım konusuna değineceğim. Altıntaş Ovasının nasıl o güzel havanın verimli ovanın kaderine terk edildiğini biliyorum. Bir yandan Tayyip Erdoğan'ın doğalgaz isteyenleri azarladığını biliyorum. Bir yandan Domaniç'te kendisi en erken 2026 derken, adayın bu sene doğalgaz getireceğiz yalanı ile oy toplamaya çalıştığını biliyorum. Dumlupınar'ın, Şaphane'nin doğalgaz sorununu biliyorum. Bütün ilçelerdeki beklentiyi biliyorum. Peki Türkiye, sen biliyor musun? Sen biliyor musun? Bu Kütahya'yı yıllardır Cumhur ittifakı yönetir. Önce AKP, şimdi MHP. Ama yıllardır buranın doğalgaz sorunu çözülmez. CHP'nin yönettiği Eskişehir'de, İzmir'de, İstanbul'da, Mersin'de, Antalya'da yok ama maalesef AKP'nin ve MHP'nin, Cumhur ittifakının yönettiği bu şehirde var. Oysa ne diyordu Ordu'da, iktidar yoksa doğalgaz yok diyordu. CHP'li belediyelerde doğalgaz sorunu yok. Cumhur ittifakında hala doğalgaz sorunu var" ifadelerini kullandı.

Özel ayrıca şunları söyledi:

"YENİSİNİ ALMAYA GİDİYORSUN, ESKİSİNİN ZAMMINI KESİYORLAR"

"Doğalgazı çözmek için genelde iktidar olmaya değil, yerelde işi bilen, çalışkan belediye başkanına ihtiyaç var. Mevcut belediye başkanı dikkatini dağıttı. Şehrin sorunlarına odaklanmayı bıraktı. Yoruldu, bezdi ve bıktı. Şehrin sorunlarından uzaklaşmış durumda. Sadece merkez ilçede değil şehrin tüm ilçelerinde sıkıntılar var. Merkezdeki en büyük sıkıntı, kartlı sayaçlarda yaptıkları uygulama. Parayı yatırıyorsun, doğalgazı alıyorsun, bir dahakine alana kadar arada zam geliyor. Sen ödediğin doğalgazı yaktım sanıyorsun, yenisini almaya gidiyorsun, eskisinin zammını kesiyorlar. Yahu bu yaptığınızı Deli Dumrul yapmaz. Tunçbilek santralinde baca sorunu var. 10 yıldır bu iş hallolacak diyorlar, Tunçbilek'i zehirliyorlar. Hem doğalgaz sözlerini tutmuyorlar, hem de bacanın filtreleri hepimizi zehirliyor. Bir yandan Tavşanlı'daki özelleştirmelerin yarattığı işsizliği, bir yandan Dumlupınar'da Yenimahalle Belediyemizin yapıp teslim ettiği tesislerin ilgisizlik yüzünden perişan hale geldiğini görüyoruz. Baktık, dışarıdan destekle bizim bütün iyi niyetimizle bir şey olmayacak. Bu işi CHP olarak kökünden halletmemiz lazım. Hem bütün ilçelerde hem merkez ilçede dört dörtlük adaylarla CHP olarak bu seçimlerde Kütahya'da karşınızdayız."

"EYÜP KAHVECİ BAŞKAN OLACAK"

"Bugün biraz önce sizinle hemhal eden, sohbet eden Eyüp Kahveci. Geçen seçimlerde de adayımızdı. Herkes yüzde 6-7-10 oy alır diye bekliyordu, geçen seçimde büyük bir sıçrama yaptı ve yüzde 26 oy aldı. Bu seçimlerde mutabakatla kendisini adaylaştırdık. Zaten Kütahya'ya hizmet etme isteği, Kütahyalılar için çalışma isteği hiç azalmamıştı. O günden bugüne çalışıyordu. Eyüp Başkan, MHP'deki büyük gerileme ile AKP'ye umut bağlayanların hayal kırıklıklarıyla, Kütahya'nın geri kalmışlıktan bıkkınlığı ile yeni bir nefes, yeni bir heves, yeni bir enerji, iyi, yetkin bir yönetici, başarılı bir iş adamı ve Kütahya'nın sorunlarını çözecek başkan. Eyüp Başkan, başkan olacak."

"ÇİFTÇİLERİN ÇEKTİĞİ IZDIRAPLAR"

"Şimdi gelelim Altıntaş Ovasına, yani çiftçilerin çektiği büyük ızdıraplara. Nedir bu? En başta ama en başta, ne diyordu Tayyip Erdoğan? Oyu verin enflasyonu düşüreceğim. Oyu verin doları, mazotu, benzini düşüreyim. İnsanları biz gelmezsek, bunlar gelecek, vatanı böldürecekler, bayrağı indirecekler, ezanı dindirecekler yalanı ile kandırdı. Bak Tayyip Erdoğan, bu ülkede bir zaman bayrağı indirmeye, ezanı dindirmeye kalktılar o dönemde senin peşinden gittiklerin, öve, öve bitiremediklerin, özlediklerin işgal donanmasına kırmızı halı seriyordu. Benim peşimden gittiğim Kartal istimbotunun ucuna çıkmış. 'Geldikleri gibi gidecekler' diyordu. Eğer, günün birinde yine birileri bu güzel ülkede beka sorunu ve Türkiye'de tehlike olursa, bakın Tayyip Erdoğan'ınkiler var ya, o söyleyince havaalanında toplanıyorlar. Kot üstüne perdelik kumaştan yalandan kefen giyiyorlar. Ölmeye geldik diyorlar. Vallahi o kot üstüne perdelik kumaş çekenler değil ama Çanakkale'de, Dumlupınar'da dedesi kefensiz yatanlar kurtarır bu memleketi."

"HUBUBAT İTHAL EDER HALE GELDİK"

"Şimdi bu diyordu ki verin oyu, enflasyonu, hayat pahalılığını, dövizi, mazotu düşüreyim. Geldiği gün ne kadardı mazot? 19 liraydı, şimdi 42 lira. Yüzde 109. Bir yıl olmadan 2 katından fazla zamlanmış. Ne yapacak Altıntaş Ovası'ndaki çiftçi? Bu ülke bir tarım ülkesi ama üretimden koparıldı. Tarlada 10 lira olan ürün, satıldığı yerde 100 liraya geliyor. Ama Türkiye'de tarım sektörü küçülüyor. Çiftçiler 10 yılda 3 kez küçüldü. 2023'te küçülen tek sektör tarım sektörü oldu. İstihdamın yüzde 15'i tarım sektöründen sağlanıyor. Yaklaşık olarak nüfusun yüzde 20'si tarım sektörü ile meşgul ama milli gelirden aldığı pay, yüzde 7'den bu sene yüzde 5'e düşmüş. Yani Atatürk'ün milletin efendisi dediği köylüler, çiftçiler yüzde 7'den yüzde 5'e düşmüş. Toplumun yüzde 20'si her 5 kişiden biri toprağa bakarken, alnının terini toprağa damlatırken, o damlayan terden bereket fışkırtıp, çoluğunun, çocuğunun rızkını sağlamak isterken o sektör küçülüyor, o sektöre ayrılan para azalıyor, çiftçiler milletin efendisiyken, en borçlu kitle haline getiriliyor. Milletin efendisine sahip çıkmayan hükümete Cumhurbaşkanına yazıklar olsun. Son 20 yılda tarım alanlarımız tam 3 milyon hektar azaldı. Belçika kadar. Koskoca Belçika kadar tarım alanımız ekilmez, dikilmez hale geldi. Türkiye son 10 yılda 36 milyar dolar hububat ithal etti. Bakın bu milletin dünyanın tahıl ambarı olması gerekirken hububat ithal eder hale geliyoruz. Ayrıca 10 yılda dışarıdan 7,2 milyar dolarlık da canlı hayvan ithalatı yapıldı. Bunların tamamı bizim çiftçimizi, bizim hayvancımızı tüketen işlerdir. Sonucunda ne olmuş? Sonucunda köylünün, çiftçinin bankalara borcu son 1 yılda yüzde 88 artmış. Para yok, pul yok, mahsul para etmiyor. Ama bankaya olan borç yüzde 88 artmış."

"MİLLETİN EFENDİSİ SEFALET İÇERİSİNDE"

"Avrupa Birliği gayri safi milli hasılasının bütçesinin yarıya yakınını tarıma ayırırken, Türkiye yüzde 1,3'ünü ayırıyor. Avrupa Birliği yüzde 50'ye yakın, Türkiye yüzde 1,3. Adamlar tarımın kıymetini anladılar. Esas tarım ülkesi tarımın kıymetini bilmiyor. Kanun olmasına rağmen, gayri safi milli hasılanın yüzde 1'i çiftçiye dağıtılacak kanun olmasına rağmen destekleme ile ilgili verilecek para 263 milyarken, sadece 85 milyar lira destekleme vermişler. Daha bu sene çiftçinin cebinden kanuna göre olması gereken paranın 178 milyar lirasını bu hükümet çalmış durumda. Çiftçi bu haldeyse, açsa, yoksulsa, bankalara borçluysa, sabahın erken saatlerinde köylere haciz için sarı taksiler, avukatlar geliyorsa, eğer çiftçinin haczedilen traktörleri haraç mezat satılıyorsa, evindeki pulluğu, televizyonu alıp götürülüyorsa, Atatürk'ün emaneti, milletin efendisi sefalet içindeyse, bu düzeni değiştireceğiz. Başka çaresi yok. Emekliler açısından çok büyük sıkıntılar var. Biz sürekli emeklinin sorununu çeşitli karşılaştırmalarla anlatıyoruz. Bir tane de Kütahya'da yapacağız. Ama önce şunu söyleyeyim. Emekliler AKP hükümetinin geldiği 2002 yılında en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Biraz önce şu Opet'in yanında, taksi durağının dibinden 2 emekli amcamla konuştum. Televizyonlar çekti. İlk başlarda durumumuz çok iyiydi diyor. Asgari ücretin misliyle alıyorduk diyor. O zaman rahattı, şimdi kötü diyor. O zaman 1,5 asgari ücretti. Şimdi emekli maaşı 0,6 asgari ücret bile değil 0,59. Yani asgari ücret 17 bin lira, emekli 10 bin liraya mahkum."

"18 KİLO KIYMA KAYIP"

"İlk geldiğinizde, ilk amcam 26 senelik emekliymiş. Emekli maaşını çekip 3 Kasım'da şuradaki kuyumcuya gitse, altın almak istese o günkü parayla 8 çeyrek altın alıyor. Bugün 10 bin lirayı çekti, aynı kuyumcuya gitti. 2,5 çeyrek altın alıyor. Arada 5,5 çeyrek altın var. Ne oldu? Cepte 5,5 çeyrek altın olacaktı. Ne oldu, emeklinin ayda 5,5 çeyrek altınını bu iktidar çaldı. Tayyip Erdoğan çaldı. Peki emekliler şunu hatırlıyor mu? 2015 yılında CHP, emekliye iki bayramda birer ikramiye dedi. Veremezsin dediler. Baktılar, 7 Haziran seçimini kaybettiler, biz de vereceğiz dediler. Yıl 2018'e kadar oyaladılar, kandırdılar. Kulaklarının üstüne yattılar. 2018 seçimi gelirken biz hatırlatınca biner lira verdiler. Biz bin lira yetmez dedik. En az asgari ücret olacak dedik, bin lira dediler. Bakın o beğenmediğimiz bin lira 2021'de 2 bin, bu sene de güya 5 yapacaktı, 3 bin lira oldu. O beğenmediğimiz, halkı olarak itiraz ettiğimiz bin lira 24 kilo dana kıyma alıyordu, 2018 yılında. Bu sene 3 bin lirayı çektin, gittin şuradaki kasaba. O 3 bin lira 6 kilo dana kıymayı zor alıyor. Alamıyor bile. Yani sadece emekliler, sadece 2018'deki emekli ikramiyesinin alım gücüyle bugünkü bayramdaki 3 bin liranın alım gücü arasında 18 kilo kıyma kayıp."

"BÜTÜN MİLLETİMİZE ŞİKAYET EDİYORUZ"

"Ramazan geliyor. Ramazan mübarek günde kurulacak iftar sofrasından, emeklinin buzdolabından, tezgahından, mutfağından, emeklinin kursağından 18 kilo kıyma çaldı bunlar. Afyon'da hesapladık. Hesabı sucuktan yaparsan, 8 kilo sucuk çalındı emeklinin maaşından. Bu şehrin çok önemli bir kısmı emekli ve çiftçi. Emekli maaşıyla bir mazot hesabı yapalım bakalım. Sadece geçen sene 7 bin 500 lira emekli maaşıyla 375 litre mazot alınıyordu, bu sene 10 bin liralık emekli maaşıyla sadece 245 litre mazot alınıyor. Aradaki fark 130 litredir. Emeklinin cebinden 130 litre, yani eğer traktöre koyarsan 2 depo, arabaya koyarsan 3 depo mazot geçen seneden bu seneye emekliden çalınmıştır, bunu Kütahya'dan bütün emeklilerle birlikte bütün milletimize şikayet ediyoruz. Yazıklar olsun. Ben emekliye emekli kartı ver, içine 7 bin lira farkı yatır, ayrıca doğalgaz, elektrik ve suda yüzde 24-40 indirim yap, gel bu emekliyi cendereden kurtaralım dedim. Para yok dedi. 1,4 trilyon lira para lazım dedi, biz hesapladık 690 milyar lira yetiyor. Ama bu İliç'teki madende gidip şirkete parayı bulmuş. Beşli çetelere bulmuş. Müteahhitlere, yandaşlara bulmuş, her türlü yandaşa parayı bulmuş, bir tek emekliye yok diyor, çiftçiye yok diyor. Şimdi Altıntaş Ovası'nın çiftçilerine, Kütahya'nın köylülerine ve bütün emeklilerine soruyorum, size böyle yapan Tayyip Erdoğan 31 Mart'ta karşınıza çıkacak. 31 Mart'a Tayyip Erdoğan'a oy var mı? MHP'ye oy var mı? Cumhur ittifakına oy var mı? Bizi yok sayana biz de oy vermeyiz diyor Kütahya. Ama Kütahya kime oy vereceğini biliyor. Eyüp Kahveci'ye oy vereceksiniz ama ondan önce bir şartımız var. İlk kez Kütahya'da açıklıyoruz. Yarından itibaren, 8 Mart'tan itibaren, Cuma günü bütün Türkiye'de belediye başkanlarımız bir taahhütname imzalayacaklar. Daha önce bir kısmını söylemiştim. Örneğin mal varlığımı seçildiğimde belediyenin kapısına asacağım diye taahhütname imzalayacaklar. Temiz adam, korkmaz ki kimseden."

"ÇAĞDAŞ BELEDİYECİLİK"

"Ayrıca CHP'li belediyeler, kadın hakları konusunda, kadınların eşit temsili konusunda, kadına karşı şiddette tavizsiz olma konusunda, kadınların belediyecilik hizmetlerinden yararlanırken, esnafta kadınların hayatlarını kolaylaştıracağı konuda, kreşler yaparak onları sosyal yaşama katma konusunda, kadın istihdamını artırma konusunda taahhütte bulunacaklar. Hayvan hakları konusunda taahhütte bulunacaklar. Çağdaş belediyeciliğin gerektirdiği gençlerin talepleri konusunda taahhütte bulacaklar. Dünden bugüne bir ihtiyaç daha ortaya çıktı. CHP'li belediyeler kişilerin, dini inancı, mezhebi, etnisitesi, doğduğu yer, ırkı ve yine hangi siyasi görüşe bağlı olduklarına bakılmaksızın belediye hizmetlerini eşit sunacaklarına ve belediyelerin kapılarını herkese tam olarak ardına kadar açacaklarına söz verecekler. Cuma günü CHP'li belediyelerin, belediye başkanlarını kamuoyuna açık taahhütlerini, mal bildirimlerinden başlayıp, eşit, hakça hizmeti kimseyi ayırmadan sunacaklarına kadar taahhütnameleri belediye başkanlarımıza gönderiyoruz. Bu hizmetleri sunacakların kentte ve bizim başımızın üstünde yeri var. Onlara inanıyor, güveniyoruz."

"TÜRKİYE'YE VE SİZE GÜVENİYORUZ"

"Malum karşımızda Cumhur ittifakı var. Her geçen gün birbirine benzeyen, her geçen gün birbirine benzeyen, küfreden, hakaret eden, istismar eden, hedef gösteren, şantaj yapan bir ittifak. Bu ittifak, AKP ile MHP'nin dışında yanlarına bir de Hizbullahçıları, domuz bağcıları, kadınları sahiplendireceğiz diyen bir anlayışı aldı. Bunlar geçen seçimlerden 10 ay önce Yargıtay'da Hizbullah'ın yasaklarını kaldıracak düzenlemeleri, itirazları yapmaya, sessiz sedasız bunların önünü açmaya başladılar. Bu tehdit, şantaj, kötü söz, kavga ittifakının karşısında güçlü, birlikte, kimseyi ötekileştirmeyen, ötekinin hakkını da savunan, kimseyi şeytanlaştırmayan, herkesi kardeşleştiren. Herkesi kucaklayan bir güçlü ittifaka ihtiyaç var. Biz o ittifaktayız. İttifakımızın adı Türkiye ittifakıdır. Türkiye ittifakı renklerini ellerinizdeki ay yıldızlı al bayraktan alır. Türkiye ittifakı, milli takım kazanınca kim seviniyorsa onlarla birliktedir. Türkiye ittifakı, filenin sultanları şampiyon olunca onlarla birlikte ağlayanların, onlarla birlikte gülenlerin, Türkiye'yi sevenleri ittifakıdır. Bizim ittifakımızda korkmak yok, korkutmak yok. Bizim ittifakımızda kötü söz yok. Bizim ittifakımız Kütahya'yı kucaklayan, Türkiye'yi kucaklayan ittifaktır. Rengi kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Biz Türkiye ittifakıyız, Türkiye'ye ve sizlere güveniyoruz, adaylarımıza güveniyoruz, onları size, sizi de Allah'a emanet ediyorum."

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.