logo
24 HAZİRAN 2026

Özgür Özel: İliç'teki altın madeni derhal kapatılmalı

CHP Lideri Özgür Özel, Erzincan İliç'te yaşanan maden faciasına ilişkin olarak, "İliç'teki maden derhal kapatılmalıdır" dedi.

15.02.2024 21:00:00 / Güncelleme: 15.02.2024 21:08:13
Haber Merkezi
Özgür Özel: İliç'teki altın madeni derhal kapatılmalı
Özgür Özel: İliç'teki altın madeni derhal kapatılmalı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, aday tanıtım toplantısı için bulunduğu İzmir'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Çok sayıda konuya değinen Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Erzincan'da yaşanan maden faciası ve sorumluları hakkında, "Bir yandan İzmir'deyiz ama aklımız, gözümüz, kulağımız İliç'te. 9 emekçi büyük bir toprak yığının altında kaldılar. Kurtarılmalarını ümit ediyoruz ama geçen saatler ümitleri tüketiyor. 2 genel başkan yardımcımız ve 4 milletvekilimizle bölgedeyiz. Arkadaşlarımız oradan hem an be an gelişmeleri bizlere bildiriyorlar, hem de ön raporlarını hazırladılar. Ön raporları korkunç ihmallere işaret ediyor. Önümüzdeki günlerde genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz tarafından bu rapor açıklanacak ancak ben hikayenin tamamını dinlediğimde, Soma'da göstere göstere gelen bir facia ve faciadan sonra ailelerin hayatını kaybedenlerden dinledikleri ve aktardığı hikayelere benzen hikayeler var. Özellikle bir gün bu yığın bizim başımıza dert olacak, bu kadar yüksek yığın en sonunda hepimizi alacak ve götürecek ifadeleri var. 9 hayatından endişe ettiğimiz emekçiden 8'i ortaya çıkan bir büyük çatlağı incelemek üzere oraya gitmişler. Yani bir çatlak oluşmuş ve oradaki şevin kaymasına anlar kala oraya gidiyorlar, hayatlarını hiçe sayarak veya birilerinin talimatı ile hayatları yok sayılarak bir araştırma yapıyorlar. 9'ncu isim de bildiğiniz gibi aracın içinde. Ümit ederiz onlar için yaşam alanını oluşturabilecek şekilde konteynerin içindelerdir veya bir aracın içindelerdir. O çok büyük yığınların en altında değil de kolay kurtarılabilecek bir yerdedir. Validen düzenli bilgi alıyoruz. Bakanların açılamalarını dikkatle takip ediyoruz" dedi.

"İLKEL BİR YÖNTEMLE ALTIN ARANIYOR"

"Arkadaşlarımız arama ve kurtarmada gerek dronelarınkullanıldığını, gerek arama kurtarmanın olduğunu ancak her geçen saat artan endişeyi bertaraf edebilecek hızlı bir arama ve kurtarma çalışmasına tanıklık etmediklerini rapor etmişlerdir" diyen Özel, "Bunu yakından izliyoruz. Bu konuda kamuoyunun daha hızlı, şeffaf ve sık bilgilendirilmeye ihtiyacı olduğunu ifade etmek durumundayım. Ama esas sorun, yıllardır orada bir direniş var. Niye var? Bir açık maden ocağı var. Orası mekanik yöntemlerle, koca kayalar kum haline getiriliyor. Üstüne siyanür damlatılarak altın arındırılıyor oradan. İlkel, terk edilmiş, terk edilmesi gereken ve Afrika halklarının hayatlarını hiçe sayan bir yöntem ile burada altın madeni işletiliyor. Açık altın madeni aramasına Avrupa Birliği'nin koyduğu sınırlamalar, yasaklar ortadayken bu yapılan iş, burada hayatı hiçe saymaktır. 9 can, hepimiz endişe ile takip ediyoruz ama kaybedersek çok önemli 9 canımızı kaybedeceğiz. Ama özellikle oradaki siyanürün yer altı sularına kavuşması, nehre ulaşması, yağan yağmur ile toprak tarafından emilerek yer altı suları kaynağı ile nehirlere ulaşması büyük bir çevre felaketini ve büyük bir sağlık riskini ortaya çıkarıyor. Bu konuda Türk Tabipleri Birliği'nin deneyimlerini dışlayan bir anlayış var. Türk Tabipleri Birliği'nin mutlaka heyetlerine izin verilmelidir. Meslek odalarının bundan önce yaptıkları uyarılar haklı çıktı diye şimdi meslek odalarını dışarıda tutmak değil TMMOB'a bağlı meslek odalarının bölgede araştırma yapmalarını ve katkı sağlamalarının önü açılması gerekmektedir. Ayrıca çok tali görülmekle birlikte bir tutumu ortaya koymak açısından bu madenin kapasite artış raporunun altında Murat Kurum'un imzası vardır. Şimdi bu artışı, 'Biz sadece çevre değerlendirmesine imza attık' diyor. Sen 3 kat, 4 kat kapasite artışı çevreye zarar vermez diye imza atmışsın, bugün ortadadır. Ayrıca 2022 yılında bu madendeki sızıntıyı hep birlikte endişe ile takip etmiştik. Ne oldu? 3 ay maden durduruldu. Ne oldu, 116,2 milyon lira ceza kesildi. Sonra faaliyete başladı. Peki bundan sonra ne oldu? Birkaç ay sonra Meclis'e getirilen kanun ile 16 milyon lira ceza kesilen bu şirketin 222 milyon lira vergi borcu affedildi. Bir yandan 16 milyon ceza kesip bir yandan bu cezanın 12,13 katı bir vergi borcunu affetmek… Şirketi cezalandırmak değil ödüllendirme yoluna gitmiştir bu iktidar. Bu ön rapordan, arkadaşlarımızın aktardığı ve spekülatif olmayan, tamamen bilgi ve Meclis kayıtlarına dayanan, kurum kayıtlarına dayalı bilgilerdir. Bunun dışında çok fazla şüphe ve endişe yaratacak bir takım ilişki ağlarının da üzerinde çalışıyoruz. Bu konularda somut bilgiler oldukça arkadaşlarımız bizlerle, biz de sizlerle paylaşmaya çalışacağız" ifadelerini kullandı. Özel, kazanın olduğu maden şirketinin yerli ortağının "Operasyonelsorumluluğumuz yok" açıklaması hakkındaki soruyu şöyle yanıtladı:

"YERLİ ORTAK DA SORUMLU"

"Şimdi yüzde 80 yabancı bir şirketin, yüzde 20 kendilerinin hissesi var. Siz oraya finansal bir yatırım yapıyorsanız, oradan altın çıksın diye yatırım yapıyorsunuz. Herhalde yumurta imalatı için yatırım yapmıyorsunuz. Siz altın çıkaracak şirkete yatırım desteği verip, edilen kardan payınızı alıyorsanız orada yapılan her şeyden müştereken sorumlusunuz. Hukuk bunu söyler, akıl bunu söyler, vicdan bunu söyler. Şimdi kendilerini bu işten sıyırmaya çalışmaları, bugüne kadar kamu yönetimi, iktidar ile olan yakın ilişkileri ile olmaması gereken bir yöntem ile oradan altın çıkarılmasına seyirci kalıp, daha doğrusu teşvik ve kaynak sağlayıp, milletin sağlığı ve canı pahasına orayı sömürenler sorumluluktan kurtulamazlar."

"AYNISINI SOMA'DA DA YAŞADIK"

Özel, "Birincisi 'İliç'teki madene ne öneriyorsunuz' derseniz, derhal kapatılmasını öneriyoruz. Bu madenlerin bu yöntemle denetlenmesi hasarın uzun zamana, felaketin bir güne ertelenmesidir. Aynısını Soma'da da yaşadık. Bugün İliç'te de yaşadık. Yıllardır çevre mücadelesi verenlere terörist muamelesi yapanlar, çevre aktivistlerinin her fırsatta jandarma aracının içine atıp, gözaltına alıp, yıldırma gözaltılarıyapanlar, bunun talimatını verenler bu facianın sorumlusudur. O maden derhal kapatılmalıdır. İzmir'deki büyük çevre mücadelesini biliyoruz, ilk günden beri o direşin arkasındayız. Bu konuda aslında mayıs ayında istenen sonuç alınsaydı, şimdi bu sıkıntıların tamamının üzerine giden bir yönetim anlayışı ile karşı karşıya olacaktık. Ancak yüzde 48,5'e yüzde 51,5 ile rant, talan kazandı, çevrecileri düşman görenler kazandı. Çevreyi rant uğruna birilerine peşkeş çekenler kazandı. Biz, ana muhalefet sorumluluğu ile mücadele edeceğiz. Ama vatandaşımıza da şunu söylüyoruz. Sandığa gidip oy kullanırken, bu yaşananları düşünüp öyle oy kullanmaları gerekir. Bu felaketlere yol açanlara siyaseten yolunu kesmek seçmenden başka kimsenin gücünde, iradesinde değildir. Biz söyleyerek, basın açıklamaları ile Meclis mücadeleleri ile ve orada yapılan direnişlere gerek düşünsel, gerek fiili destek oluruz. Ama bunları durdurmak milletin elinde. Bu anlayışa 'Dur' demedikten sonra, sandıkta uzaklaştırmadıktan sonra bunlar yaşanmaya devam edecek."

"İZMİR SEÇMENİNİN BEKLENTİSİ YÜKSEKTİR"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in neden tekrar aday gösterilmediği sorusunu da yanıtlayan Özel, "Tunç Başkanımızı seviyoruz. Objektif kriterler uyguladık. İzmir'de CHP belediyeciliği bütün engellemelere rağmen çok çok önemli işler yapmıştır. Ancak İzmir seçmenin haklı olarak, beklentileri yüksek. Notu da kıttır. İzmir seçmeni, biz bunu sayın başkan ile de konuştuk, İzmir'de çok daha yüksek beklentilere sahip. Biz İzmir genelinde, belki ülkenin başka coğrafyalarında bu yaptığı işler ile yüksek beğeni oranları yakalayabilecek belediye başkanlarımızdan, İzmirlilerin bir yenileşme, gençleşme, bir dinamizm ve yaptığımız bütün profil araştırmalarında İzmir'in birçok ilçesinde İzmir'e kadın eli değmesinin, Cumhuriyet kadınlarının elinin değmesi yönünde bir talep vardı. O yüzdendir ki 9 kadın listede. Bu bir kadın devrimidir. O yüzden 12 tane 40 yaş altı genç listelerde. Bugün buradan İzmir ve Türkiye'nin geleceğini yönetecek çok önemli isimlere görev verdik. Önceki dönem belediye başkanlarımızın her bir tanesinin emeği başımızın tacıdır. Başka görevler yapacaklar. Partimize katkılar sağlayacaklar ama bugünkü bu kadro yarın İzmir'de CHP belediyeciliği anlamında bir devrimi gerçekleştirmeye aday. Birbiri ile son derece uyumlu, ortak gelecek stratejimize son derece yatkın ve onu sahiplenmiş bir ekibimiz var. İzmir, CHP'nin seçimlerden sonra bambaşka bir dinamizmle muhteşem bir belediyecilik hizmeti verdiğini görecek. İzmir ve sokak adayları sevdi. 1 Nisan'dan sonra oy veren ve vermeyen herkes bu listeye memnuniyetini ifade edecek" dedi.

"PARTİ VE KENT İÇİN ÇALIŞMAK…"

Özel, aday gösterilmeyen belediye başkanları ile gelecekte görüşüp görüşmeyeceği hakkındaki soruya, "Zaten hepsi ile adaylık sürecinde randevu isteyen herkesle görüştük. Hiç görüşmediğimiz ile 2 kez görüştük. Hatta bazı arkadaşlarımıza görevler verdik. Bu görevleri kabul eden arkadaşlarımız var, 'Biraz düşünmek istiyorum' diyen arkadaşlarımız var. Bundan sonraki süreçte arkadaşlarımızın birikim ve deneyimlerinden istifade edeceğiz. Partililik şunu gerektirir. Bir yere aday olursunuz, 40 aday var. Bir kişi seçiyorsunuz. Çeşitli kriterlerle, profil anketine bakıyorsunuz, uygun profildeki olanları aday anketine sokuyorsunuz, anket sonuçlarına göre sahadan 46 milletvekilimiz rapor ulaştırdı bize. Raporlara bakıyorsunuz, ilin, ilçenin raporlarına bakıyor ve karar veriyorsunuz. 40 kişiden bir kişi. Geriye kalan 39 kişi 'Ben seçilmedim' diye küser ve çalışmazsa, burası parti olmaz. Bugün Türkiye'de istifa eden 3-4 kişi konuşuluyor. Gazete manşetlerinde, eteklerinde, iç sayfalarında onlar yer buluyor. Esas bu partinin 3 bin 600 tane aday olup adaylaşmayankahramanları var. Ertesi sabah bana adayımız diyor ki, 08.00'de telefonum çaldı. Yorgundum, yeni uyanıyordum. Bana aday adayımız, 'Hadi başkan, emrindeyiz, çalışalım' dedi. İşte particilik bu. Particilik aday olmayınca küsmek, kaçmak, başka yere gitmek, partiye düne kadar rakip gördüğün partilere, gelseler İzmir'in iliğini, kemiğini sömürecek olan partilere katkı sağlamak değildir. Particilik aday olduğun güne kadar iddianı korumak, adaylaşamadığınnoktada ya da görevde olmadığın noktadan itibaren parti ve kent için çalışmaktır. Ben esas önümüzdeki günlerde de göreceksiniz bunu, bu partinin isyan edip de itiraz edip de başka partilere gidip de istifa edip de adından söz ettiren 4 kişisini değil hiç bunlara tenezzül ve tevessül etmeyip, can ve baş ile partisi ve kenti için çalışan kahramanları tebrik ediyorum. Esas manşet olması gerekenler, haber olması gerekenler, son dakika verilmesi gerekenler bu kahramanlardır" yanıtını verdi.

BAŞKAN ADAYLARI NEDEN DEĞİŞTİ?

Özel, İzmir'de Karaburun ve Çiğli Belediye Başkan Adaylarının neden değiştiği sorusuna, "Yaptığımız saha çalışmaları, anket sonuçlarını arkadaşlarla da paylaştık. Bazen seçmen ses verir, sesini duymanız gerekir. Değişimi yaptığımız arkadaşlardan bir tanesi Uygar ile dün konuştuk, birlikte yol yürümeye, çalışmaya ve siyaset yapmaya karar verdik. Bir diğer arkadaşımızla akşam saatlerinde görüştük. O da birkaç gün düşündükten sonra bize nasıl katkı sağlayabileceğini söyleyecek. Hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Partilerde değişim olur. CHP'de bir değişim olacaksa bugün ortalama belediye başkanı yaşı 45 ise benden bile 4 yaş genç ise böyle bir devrim İzmir'e yakışırdı. 9 kadın aday düşünün, bütün Türkiye'ye bakın kadın aday oranına, İzmir'deki 30'da 9'luk oran bir kadın devrimidir. İzmir bugüne kadar Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanına sahip oldu. 1 Nisan'da 9 kadın belediye başkanımız olacak. Bu devrimi İzmirli kadınlarına, Atatürk'ün kızlarına, kadınlarına, Atatürk'ün gençlerine emanet ediyorum" yanıtını verdi.

Özel, "CHP adaylarını tanıtmıştır, bundan sonra değişim AKP'li belediye başkanları ile yeni adaylarımızın devir teslim töreninde yapacağı değişimdir. Bir başka değişim yok" dedi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.