logo
24 HAZİRAN 2026

Özgür Özel: Kendi adaylığımı dayatmak gibi bir hata yapmayacağım

"Günü gelince CHP'nin bir adayı olacak. CHP'nin Genel Başkanı olarak, kendi adaylığımı dayatmak, CHP'nin tarihi bir fırsatı kaçırmasını sağlamak, CHP'nin birilerinin tükenmekte olan iktidarına tekrar fırsat vermek gibi bir hata yapmayacağımdan herkes emin olsun."

07.05.2024 20:00:00 / Güncelleme: 07.05.2024 20:00:40
Anadolu Ajansı
Özgür Özel: Kendi adaylığımı dayatmak gibi bir hata yapmayacağım
Özgür Özel: Kendi adaylığımı dayatmak gibi bir hata yapmayacağım
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Taksim, 1 Mayıs'ta emekçilere kapatıldı. Orada Anayasa Mahkemesi kararına rağmen örülen utanç duvarını gördük." dedi.

Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yaklaşık 3 hafta önce başta gençler olmak üzere tüm yurttaşlara yönelik bir üye kampanyası başlattıklarını belirterek, partisinin gençlik kollarının 81 il genelinde yürüttüğü kampanyaya gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyetini dile getirdi.

Üye kampanyasına ilk hafta ikiz kardeşlerin, daha sonra üçüz kardeşlerin katıldığını kendisinin de dördüz kardeşler için esprili bir çağrı yaptığını anlatan Özel, bu sözlerine sosyal medya hesabından bir dönüş olduğunu söyledi.

Özel, İlayda Aygül'ün kendisine sosyal medya üzerinden bir mesaj gönderdiğini ifade ederek, dördüzler İlayda Aygül ve kardeşleri Berkay, Olgay ve Gökay Aygül ile tanıştıklarını anlattı. Özel, kürsüye davet ettiği dördüzlere parti rozetlerini takarak, "Atatürk'ün partisine babaevine hoş geldiniz." dedi. Daha sonra dördüzlerin annesini de kürsüye çağırarak teşekkürlerini ileten Özel, CHP'ye katılan akademisyen Bahadır Erdem'e de parti rozetini taktı.



Özgür Özel, konuşmasında Gaziantep'te meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 9 vatandaşın ailelerine ve Almanya'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden gazeteci Celal Başlangıç'a Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için düzenlenen anma etkinliğine katıldığını ifade eden Özel, "52 yıl önce yaşanan bu büyük acıya hep birlikte ortak olduk. Orada Deniz Gezmiş'in ağabeyi Bora Gezmiş arkada bir yerdeyken onu yanıma çağırdım. Niye arkada kaldınız dedim. 'Sayın Genel Başkan, siz beni Deniz Gezmiş'in ağabeyi olarak çağırıyorsunuz ama buradaki herkes onun kardeşidir.' Ben de buradan onun yaptığı tanımlamaya uygun olarak söylüyorum ki bu salondaki herkes bu partideki herkes Deniz'in, Hüseyin'in, Yusuf Aslan'ın kardeşidir. Onların yolu tam bağımsız Türkiye yolu. Cumhuriyet Halk Partisinin yoludur." ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, Deniz Gezmiş'in Filistin Kurtuluş Örgütü ile dayanışma içinde olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yanında Filistinli arkadaşı İsa vardır. Arapça yazılmış, Filistin şiirini okur. Deniz, Arapçayı sökmeye, şiiri anlamaya çalışır. Bunun Türkçesi basılır. 1976'da Filistin şiiri basıldığında Deniz Gezmiş artık aramızda yoktur. İsa, Türkiye'ye gelir. O kitabı alır. Deniz'in mezarını ziyaret eder ve Filistin'e döner. İsa, 2 sene önce öldü ve kitabını evladına verdi. 'Bu kitabı, Türkiye'de Deniz Gezmiş'in izinden yürüyen birine ver' diye vasiyet etmiş. Geçen hafta Türkiye'deki Filistinli öğrencilerin başkanı İsa'nın oğlunun emanetini getirdi. Kitabı aldım. Dün MYK toplantısında CHP'nin müzesine konmak üzere benden sonraki sayın genel başkana devir teslim töreninde arz edilmek üzere o kitabı partinin envanterine kayıt ettirdik."

Özel, geçtiğimiz yasama döneminde 27 Mayıs darbesine ilişkin idam kararlarını ortadan kaldıran yasal düzenlemeye imza attıklarını hatırlattı.

Özgür Özel, basın özgürlüğünün demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından biri olduğunu belirterek, bir ülkede tam demokrasinin ancak basın özgürlüğüyle mümkün olacağını söyledi. Gazeteci Barış Terkoğlu'na verilen hapis cezasını eleştiren Özel, "Ne çekti bu Barışlar? FETÖ yargıya egemendi. Bu gerekçelerle ceza alıyorlardı. FETÖ yargıdan temizlendi. Aynı gerekçelerle ceza alıyorlar." dedi.

Son 22 yılda hukukun yara aldığını ileri süren Özel, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına anayasal zorunluluğa rağmen uyulmamasının sayısız örneğinin yaşandığını söyledi. Bu örneklerden birinin geçen hafta 1 Mayıs'ta olduğunu ifade eden Özel, "Anayasa Mahkemesi'nin açık kararına rağmen Taksim, 1 Mayıs'ta emekçilere kapatıldı. Orada Anayasa Mahkemesi kararına rağmen örülen utanç duvarını gördük. Türkiye Cumhuriyeti'nin en kıymetli, tarihi hazinelerinden bir tanesi olan surların önüne, İstanbul'a yıllar önce su taşıyan, İstanbul'un susuzluğunu ortadan kaldırmak için yapılan tarihi kemerlerin önünde, aralarına TOMA'ları dizerek, önüne polisimizi dizerek orayı bir utanç duvarı haline getirdiler. Bu utanç duvarı maalesef tarihe geçti. O utanç duvarı bu iktidar gidip, bu ülkeye özgürlükler geldiğinde Türkiye demokrasisinin kara anı olarak hep hatırlanacak." diye konuştu.

"Suçluların mağdur, mağdurların suçlu ilan edildiği bir süreçteyiz"

Özel, "1 Mayıs'ta birilerinin Anayasa'ya uymadığı için emekçileri kutlamaların olduğu alana almadığını" öne sürerek, şöyle konuştu:

"Orada bulunanlar, itiraz edenler ve girmek isteyenler kendileri de birer emekçi olan polisimizle karşı karşıya kanunsuz bir emirle getirildi. Ardından 49 yurttaşımız, 1 Mayıs'ta orada yaşananlar üzerine önce gözaltına alındılar ve tutuklandı. Anayasa Mahkemesi kararına direnen, kanunsuz emri verenler, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa uymadı diye gençleri gözaltına alıp tutukluyorlar. Gösteri ve toplantı yürüyüş hakkı kanuni ve anayasal bir haktır. Onu engelliyorsun sonra kanuna uygun değil diye hapse atıyorsun. Suçluların mağdur, mağdurların suçlu ilan edildiği bir süreçteyiz. Bir an önce gençlerin serbest bırakılmasını, milletten kanuna uyulmasını isteyenlerin önce anayasaya uyması gerektiğini hatırlatırız."

Grup toplantı salonunda, kamu iktisadi teşekküllerinde bulundukları için kadro alamayan taşeron işçilerin bulunduğuna işaret eden Özel, yapılan işin Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı ve ayrımcılık olduğunu savundu. Özel, KİT'lerde ve belediye iştiraklerinde çalışıp yasal düzenleme dışında bırakılarak kadro alamayan tüm emekçilerin taleplerinin arkasında olduklarını ve desteklediklerini söyledi.

Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Özgür Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İktidarın kötü ekonomi yönetimi, emekliye, emekçiye, memura, alın teri ile geçinen her bir yurttaşımıza büyük bir çöküş yaşattı. Hayat pahalılığını, yüksek enflasyonu, artan kiraları, Türk lirasının aşırı değer kaybını hep birlikte yaşıyoruz. Avrupa Birliği Komisyonunun yaptığı bir çalışmaya göre kira sorununda Avrupa kentleri arasında vatandaşın en çile çektiği, kira sorunun en yüksek olduğu kent İstanbul. İstanbul'daki ortalama kira 23 bin lira. 650 avro. En düşük emekli maaşı ise 10 bin lira. Asgari ücret 17 bin lira. Ortalama kira 23 bin lira. Bunun Avrupa'da bir örneği yok. Yani bir kentte çalışan emekçiye ortalama kiranın yüzde 20 altında asgari ücret örneği yok. Ortalama kiranın yarısından az emekli maaşı alan dünyada hiçbir ülke yok. Bu yüzden emeklimize ve emekçimize yapılan bu zulmün altını dikkatle çiziyoruz."

Özel, kredi kartı sahiplerinin de borcunu ödeyemedikleri için her ay iflasa, borç batağına ve icraya sürüklendiğini belirterek, "Milletin ekmeğinin küçüldüğü, buzdolabının boşaldığı, sofrasının zayıfladığı, çorbasının kaynamadığı bir sürece geldik. Bu yoksulluğu görmeliyiz. Bu sıkıntıları görmeliyiz ve buna hep birlikte itiraz etmeliyiz." dedi.

 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Çoğu kadın ve çocuk, 35 bin kişinin katledilmesine daha fazla seyirci kalamayız. İsrail'in en kısa sürede ateşkesi kabul etmesi için uluslararası alandaki her imkanın, her baskının, her yaptırımın derhal devreye sokulmasını bir kez daha CHP olarak ifade ediyor ve çağrıda bulunuyoruz." dedi.

Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hükümetin ekonomi politikasını eleştirdi ve KDV oranlarında kanuna aykırı düzenlemeler yapıldığını savundu. Bu konuda yeni bir hazırlık olduğunu belirten Özel, "Şu anda yüzde 10 olan mobilya, eğitim, sağlık, konaklama ve daha Mehmet Şimşek'in aklındaki pek çok başlıkta, liste oyunuyla KDV 10'dan 20'ye çıkarılıyor." diye konuştu

Türkiye'deki vergi sistemini eleştiren Özel, "Fabrikatörle işçisi aynı ürünü alınca aynı vergiyi ödüyor. Oysa çok kazananın çok, az kazananın az, hiç kazanmayanın hiç vergi vermemesi lazım. Sadece 10 liralık verginin 1 lirasını gerçekten kazançtan, beyannameyle verilen vergiler oluşturuluyor. Bu kadar zengin, bu kadar patron, bu kadar holding toplam verginin onda birini verirken, işçi, memur, çiftçi, yoksul yüzde 90'ını veriyor. Bu adaletsiz düzene isyan ediyoruz." dedi.

"Kemeri hep yoksullara sıktırmaktır"

Yüksek enflasyonunun 4 ayda maaşları erittiğini belirten Özel, "Dar gelirlinin, emeklinin, asgari ücretlinin enflasyonu körüklediği zannı, temelsiz bir zandır. Kemeri hep yoksullara sıktırmaktır." dedi.

Asgari ücretin yıl başından bu yana yüzde 18 yıprandığını ve 3 bin 182 lirasının buhar olduğunu belirten Özel, şu anda asgari ücretin 21 bin 800 lira olması gerektiğini söyledi.

Emekli maaşının da yıl başından bu yana 1872 lira değer kaybettiğini ifade eden Özel, şöyle devam etti:

"Birileri enflasyon düzeltmesi yapmamaktan, emeklinin durumunu iyileştirmemekten, para bulamamayı bahane ediyorlar ve emeklinin sesini duymuyorlar. Biz bütün bir kampanya boyunca emekçilere dedik ki 'Bizimle olun, yanımızda olun, sesinizi duyuracağız.' Koştular geldiler. O emeklileri unutmuş değiliz. Şimdi onlarla birlikte olma zamanıdır. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi olarak bütün emeklileri ve onlara destek vermek isteyen herkesi 26 Mayıs Pazar günü Ankara'daki büyük emekli mitingine davet ediyorum. Örgütlerimizde orada olacağız. Emeklilerin yanında olacağız. Herkes bir gün emekli olacak. Emeklinin hakkını Cumhuriyet Halk Partisi alacak."

Mehmet Şimşek'in ekonomik krize tuhaf yöntemlerle çare aradığını söyleyen Özel, şunları kaydetti:

"Bir zamanlar 'biz IMF'yi bitirdik, IMF programlarını sonlandırdık' diyenler, 'stand-by'ı bıraktık' diyenler, şimdi görünmez IMF programını... IMF'nin yap dediklerinin hepsini vatandaşa kendileri yapıyorlar. Güya IMF yok, hayaleti var. IMF'nin hayali dolaşıyor. Program, Mehmet Şimşek'in gulyabani programıdır. Ey Mehmet Şimşek, IMF'nin hayaleti hep emekçinin penceresinde dolanıyor, hep işçinin kapısına dayanıyor, hep yoksula görünüyor. Şu gulyabaniyi biraz da zenginlere götür be kardeşim, biraz da zenginlere götür."

"Gençlerin umutlarını kırdılar"

Özgür Özel, silahlı saldırı sonucu öldürülen eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş ile dün görüştüğünü, iddianame hakkında konuştuklarını söyledi. Özel, "Kendisine hakikate ulaşılana kadar arkasında olduğumuzu söyledik. Bir kez daha bunu ifade ediyoruz. Ayşe Ateş'in adalet yürüyüşü hepimizin adalet yürüyüşüdür." dedi.

Ateş'in ölümüne ilişkin iddianamenin iade edilmesi talebinde bulunan Özel, böyle bir iddianameyle yargılamaya başlanamayacağını belirtti.

Öğretmen atamalarına da değinen Özel, şunları söyledi:

"Sayın Erdoğan, 22 yıl önce rahmetli Ecevit'e 'Madem atamayacaktın, niye mezun ettin 86 bin öğretmeni.' derdi. Bugünlere geldik, atanmayan öğretmen sayısı 1 milyonu aştı. O gün Ecevit'e en ağır sözleri söyleyenler, bugün atamadıkları öğretmenlere 'atanamayan öğretmenler' diyor. Sanki öğretmenin kusuru varmış ya da sanki kendi dahli yokmuş gibi. O öğretmenlere geçen seçimden önce tüm kamuya alımlarda mülakatsız KPSS ile alım sözü verdiler. Bunu seçim bildirgesine yazdılar. Ankara Arena Stadı'nda okudular. Bu vaatle oy topladılar. Şimdi 'mülakatı kaldırmayız.' diyor. Bu arkadaşlar, ayrımcılığı ve partizanlığı, kul hakkı yemeyi kurumsallaştırdılar. 68 bin atama beklenirken, 20 bin mülakatla atama söylediler. Gençlerin umutlarını kırdılar. Ailelerini yasa boğdular. Biz atanamayan değil atanmayan her bir öğretmenimizin arkasındayız, yanlarındayız, mücadeleleri mücadelemizdir."

"Mazlum Filistin halkının yanında durmaya devam edeceğiz"

Özgür Özel, İsrail ile ticaretin durdurulması yönündeki çağrılara kulak tıkayan hükümetin, önce 54 ürün grubunun ticaretine sınırlama getirdiğini, ardından eski iddialarını çiğneyip İsrail ile ticareti durdurarak kendilerini eleştirenleri haklı çıkardığını söyledi.

Özel, şöyle devam etti:

"Biz, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız Filistin devleti, dünya ülkeleri tarafından tanınana kadar mazlum Filistin halkının yanında durmaya devam edeceğiz. Deniz Gezmiş'in, Bülent Ecevit'in davasını sürdürmeye devam edeceğiz. Gazze'de katliam başladığı günden itibaren İsrail ile yürütülen tüm ticari faaliyetlerin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmasını isteyeceğiz. Ayrıca, dün Hamas'ın kabul ettiği ateşkes çağrısına, İsrail'in Refah Sınır Kapısı'na saldırarak yanıt vermesini kabul edilemez buluyoruz. Çoğu kadın ve çocuk, 35 bin kişinin katledilmesine daha fazla seyirci kalamayız. İsrail'in en kısa sürede ateşkesi kabul etmesi için uluslararası alandaki her imkanın, her baskının, her yaptırımın derhal devreye sokulmasını bir kez daha CHP olarak ifade ediyor ve çağrıda bulunuyoruz."

MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi ziyareti

Özgür Özel, 6 ay önce siyasette yeni bir yol açtıklarını belirterek, "Bu yolculuğun ilk durağında, ilk sınavında, ilk virajında 2. yüzyılın ilk seçimlerinde CHP'yi birinci parti yaptık. Şimdi hedeften sapmadan, aynı yolda, çok daha güçlü olarak ve özgüvenli bir biçimde yürümeye devam ediyoruz. Seçimden sonra asla şımarmadan, kibre kapılmadan, bulunduğundan başka bir konuma kendini koyup kimseye yüksekten bakmadan ilerliyoruz." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaretine değinen Özel, şunları kaydetti:

"Sayın Bahçeli'ye ve onun şahsında MHP'nin tüm üyelerine teşekkür ediyorum. Kendisi ile gayet olumlu, verimli geçen bir görüşme gerçekleştirdik. Hem ev sahipliği hem de görüşmedeki fikir alışverişleri, geçmiş tecrübeleri, geçmişte Türkiye siyasetinde şahit olduğu bazı gelişmelerden yaptığı kıymetli aktarımlar için, istifade ettiğimiz görüşler için kendisine teşekkür ediyorum. Sayın Bahçeli ile seçim sonuçlarını samimiyetle değerlendirdiğimiz, kendisinin değerlendirmelerini memnuniyetle dinlediğimiz, tebriklerini kabul ettiğimiz ve son derece yapıcı şekilde bu değerlendirmeleri gerçekleştirdiğimizi paylaşabilirim. Dış politikada, Filistin, Kıbrıs konusu başta olmak üzere Türkiye'nin tüm dış politikasını hangi gözle gördüğümüzü kendisiyle paylaşma, CHP'nin burada bir ana muhalefet partisi olduğunu, ancak yurt dışında Türkiye'nin partisi olduğumuzun altını bir kez daha çizdim.

Ayrıca 10 bin liralık emekli maaşıyla geçinmenin imkansızlığı noktasında görüşlerimizi ifade ettik. Asgari ücretin eridiğini, temmuz ayında zam yapılmamasının yaratacağı sıkıntıyı, temmuz zammının sadece küçük işletmeler ve KOBİ'lerin sırtına bırakılmayıp, bu konuda devletin yapması gerekenler konusunda her ikimizde birer milletvekili, genel başkan olarak üzerimize düşenleri hatırladık, karşılıklı konuştuk. Atanmayan öğretmenlerden, staj ve çıraklık mağdurlarına, kademeli emeklilik beklentisinden uzman çavuşların, emekli astsubayların sorunlarına kadar pek çok konuda görüş alışverişinde bulunduk. 28 Şubat davasının mağdur tutuklularından, görülen davalara yönelik Anayasa Mahkemesinin kararlarına uyulmamasından duyduğumuz endişeye kadar kendilerine görüşlerimize ifade ettik."

"Günü gelince CHP'nin bir adayı olacak"

Özgür Özel, CHP'nin yükselişinin devam ettiğini ve Nisan ayında yapılan anketlerin tümünde CHP'nin birinci parti çıktığını belirterek, "Kimi anket firması yüzde 37'yi teyit ederken, kimi yüzde 35 ölçmüş. Daha düşüğü yok. İkinci parti ile aramızdaki farkı 8 puan ölçen de var, 5 puan ölçen de var. Daha azı yok." dedi.

Partisindeki bu ivmelenmenin, birilerini CHP'yi karıştırmaya memur kıldığını ifade eden Özel, şöyle devam etti:

"CHP'de bir iç karışıklık çıkarabilir miyim, birbirine düşürebilir miyim? Geçmişte yaptığımız hataları tekrar etmeyeceğimizi söylemiştim. Bu genel başkan için de öyledir, yardımcıları için de öyledir, üyeleri için de öyledir. Hazır birinci partiyken, işler yolunda gidiyorken, bir seçim yeni geride kalmışken, gelecek seçime daha zaman varken, aday tartışması, dostumuz tarafından iyi niyetle yapılsa da bazı kötü niyetliler tarafından kışkırtılmaya çalışsa da hiçbirimize faydası olmayan bir tartışmadır. Dün MYK toplantısında açıkça ifade ettim. Hiçbir arkadaşımın ne kadar iyi niyetle de olsa, ne kadar soru da gelse, bu tartışmalara dahil olmasını doğru bulmam, bundan sonra da istemem. Kimin gönlünden kimin geçtiğinin hiçbir önemi yoktur. Günü gelince CHP'nin bir adayı olacak. CHP'nin Genel Başkanı olarak, kendi adaylığımı dayatmak, CHP'nin tarihi bir fırsatı kaçırmasını sağlamak, CHP'nin birilerinin tükenmekte olan iktidarına tekrar fırsat vermek gibi bir hata yapmayacağımdan herkes emin olsun."

Grup toplantısının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP'ye yapacağı iadeiziyaretinin ne zaman olacağının sorulması üzerine, "Cumhurbaşkanının ekibi randevu isteyince biz bakacağız." dedi.

CHP Genel Başkanı Özel, "Siyasette yumuşama dönemi mi başladı?" sorusuna ise "Normalleşmeye, yumuşama demeyin." ifadesiyle cevap verdi.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.