logo
28 EYLÜL 2026

Özgür Özel seçim zaferi için CHP örgütüne teşekkür etti

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında partililere ve kamuoyuna seslendi.

16.04.2024 17:32:00 / Güncelleme: 16.04.2024 17:40:49
Haber Merkezi
 
Özgür Özel seçim zaferi için CHP örgütüne teşekkür etti
Özgür Özel seçim zaferi için CHP örgütüne teşekkür etti
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerin ardından gerçekleştirilen ilk grup toplantısında, "31 Mart'ta millet bizi birinci parti yaptı. Bu hükümete de oyları ile bir mesaj yolladı" dedi.

Özel, Merkez Bankası'nın zarar ettiğini anımsatarak, "Merkez Bankası, bundan önceki 10 yılda, 2013'ten 2023'e kadar tam 320 milyar lira kar etmiştir. Bir yıllık zarar 10 yıllık karın 2,5 katıdır. Yani bu hesapla 25 yıldaki kardan Merkez Bankası zarar eder mi? Böyle bir karar alırsanız zarar eder. 25 yıllık karını bir senede bir avuç zengine verdiler. Bakın Merkez Bankasının yaptığı ödemeye Hazinenin de yaptığı ödeme eklendiğinde toplam rakam 1 trilyon 132 milyardır. Bu para en düşük emekli maaşını 17 bin lira yapalım dediğinde, yapamayız, para yok dedikleri paranın tam 2 katıdır. Türkiye'deki 16 milyon emekliye, bir asgari ücret maaş vermenin 2 yıllık maliyetini bir avuç zengine verenlere yazıklar olsun" ifadelerini kullandı.

"TEŞEKKÜR ÖNCE ÖRGÜTÜMÜZE"

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında partililere ve kamuoyuna seslendi.

Özel, "Bugün, yerel seçimlerden sonraki ilk grup toplantısında bir aradayız. Bugün, tarihi bir toplantıyı gerçekleştiriyoruz. Kasım ayının başında hep birlikte kurultayımızda sözlerime başlarken şöyle söylemiştim: 81 ilde 973 ilçede biri uyandı bu sabah. Televizyonu açtı, çayı demledi. Birazdan gelirler birlikte izleriz kurultayımızı dedi. Rize Pazar'da Gülsüm Tatar uyandı bu sabah. Antalya Manavgat'ta Ayşenur Bulut. Ardahan Posof'ta Kenan Yalçın uyandı bu sabah. Çankırı Şabanözü'nde Nigar Baran. Isparta Yalvaç'ta Reşat Yalvaç uyandı bu sabah. Edirne Keşan'da Seyit Ahmet Özlüer. Tekirdağ Malkara'da Yasemin Aydın uyandı. Sinop Erfelek'te Filiz Gözütok. Mersin Anamur'da Mustafa Duman uyandı bu sabah. Kayseri il binasını Ali Çulha açtı. Konya Taşkent'te Zabit Erdoğan, Manisa'da Selda Koç kalktı. Yine çayı koydu. Yine televizyonu açtı. Grubu izliyorlar. Hayatlarında ilk kez Türkiye'nin birinci partisinin grup toplantısını izliyorlar. Bu mutluluğu elbette çok kişiye borçluyuz. Saya saya bitmez ama en çok tayin istese olmaz, terfi istese olmaz. Zaten o istemez, bizde öyle iş olmaz. İhaleden filan nemalanmaz. 47-50 yıldır ağız tadıyla iktidar yüzü görmemiştir. Ama bayrağı yere bırakmaz. Kalkar, çayı demler. Baba evinin çorbasını kaynatır. Bacasını tüttürür. Hiçbir yere gitmez. Milim oynamaz. Bugünlere geldiğimizde teşekkür edilecekse önce örgütümüze, aramızda olmayanlara, Allah'tan rahmet dileyerek, bütün örgütümüze hepimiz adına yürekten teşekkür ediyorum. Baba ocağının bacasını tüttürenlere selam olsun" dedi.

"Sayın grup başkanvekilim kendisine ulaşan notlar çerçevesinde burada olanları selamladı. Ben burada olmayan bundan sonra burada olmayacak olan 4 kişiyi selamlamak istiyorum" ifadesini kullanan Özel, şunları söyledi:

"BAŞKANLARA SELAM OLSUN"

"Afyonkarahisar milletvekilimiz ve önceki grup başkanvekilimiz Burcu Köksal, Adıyaman Milletvekilimiz Abdurrahman Tutdere, Kastamonu Milletvekilimiz Hasan Baltacı, Kırıkkale Milletvekilimiz Ahmet Önal. İllerinde tek milletvekiliydiler. Kimi bir dönem, kimi 4 dönem milletvekilliği yaptı. O ilin sesini Türkiye'ye duyurdular. Bu zor coğrafyalarda her iki kişiden birinin oyunu alarak, kendilerine verdiğimiz görevi hakkıyla yerine getirerek, bu gruptan ayrıldılar. Ama o illerin belediye başkanı oldular. Adıyaman, Afyonkarahisar, Kastamonu, Kırıkkale ittifaklarının kurucuları ve belediye başkanlarına selam olsun. Bir de birini yolladık, gitti, çalıştı. 18 olan oyu 38 yaptı. 5 parti yüzde 20 oy aldığımız seçimden 10 ay sonra bütün Türkiye'nin gözlerini yaşarttı. İsmet Paşa'nın yüreğine su serpti memleketinde ama Özal'ı sevenlerden oy aldı. Milliyetçileri ayırmadı. Muhafazakarları ayırmadı. Malatya ittifakını kurdu. Malatya'nın evladı Veli Ağbaba'ya teşekkür ediyorum. Her işte bir hayır var. Veli Ağbaba olmadan da bu grubun pek tadı, tuzu olmazdı."

"MİLLETİMİZDEN TAKTİR GÖRDÜLER"

"Burada önemli bir teşekkürü, illerinde aday gösterme süreçlerinde partimizin ölçme ve değerlendirmeye dayalı anketleri odağa alan ancak birebir illere gönderdiği milletvekili ekiplerinin yazdığı raporları direkt anketlerle örtüştüren yönteminde görevlendirdiğimiz illerden, ileride bunun kitabını yapmayı düşünürüz. Yazdıkları objektif namuslu raporlarla, anketle birlikte okunduğunda bu doğru adaylaşma noktasında önemli katkılar sağlayan her milletvekilimize ve sonra kampanya sürecinde partinin doğru dille, birlik ve beraberlik halinde seçimin önemini kavrayan ve kavratan grubumuza yürekten teşekkür ederek başlamak isterim. Bunun yanı sıra geçen dönem AKP'den aldığımız 5 büyükşehrin, başta Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, Vahap Seçer, Zeydan Karalar'ın yaptıkları görevlerle Türkiye'ye örnek işler yapıp, Antalya'da Muhittin Böcek'in Antalya tarihinde ilk kez büyükşehri iki kez üst üste alacak performansı hepimizin takdir etmesi gereken ve sahada elimizi en çok kuvvetlendiren argümanlar ve kanıtlar oldu. Onların dışında CHP'nin kalelerine, değişimin Türkiye siyasetine etkisinin en iyi sahiplenilmesi gereken, tarihinde 6 kadın belediye başkanı varken, bugün 8 kadın belediye başkanını, 12 genç belediye başkanını, 30 belediyeden 28'ini seçen partinin sancak gemisi İzmir'e saygılar sunuyorum, selamlar yolluyorum. Tüm Türkiye'de Cumhuriyetin temel aldığı, önümüzdeki kapının kilidini açan, Cumhuriyetin temel aldığı anahtarla, kadınlara güvenerek, gençlere güvenerek, onları her yaştan gençlere ve bütün kadınlara emanet ederek, bilimi, aklı ön plana alarak, ortaya koyduğumuz süreç milletimizden taktir görmüştür. Destek görmüştür. CHP olarak bize oy veren hiç kimseyi pişman etmeyeceğimize buradan söz veriyoruz."

"CHP, TÜRKİYE'NİN PARTİSİDİR"

"Değerli arkadaşlar milletin hem hükümete, Cumhur İttifakına, hem partimize çizdiği yeni siyaset hattı konusunda görüşlerimi birazdan ayrıntılı olarak paylaşacağım. Ama önce değinmem gereken birkaç husus var. Ortadoğu coğrafyası 7 Ekim'den bu yana zor günler yaşıyor. Hafta sonu İsrail ile İran arasında tırmanan gerilimi endişe ile takip ediyoruz. Ortadoğu'da tansiyonun bu denli yükseldiği süreçte tarafların gerginliği artıracak açıklama ve eylemlerden uzak durmalarının çağrısını yineliyorum. Kurucumuzdan miras, yurtta barış, dünyada barış vasiyetinin hatırlama ve sahiplenmenin gerektiği bir dönemdeyiz. Etrafımız ateş çemberine dönüşmüşken, ülkemiz tansiyonu düşürecek her çabanın öncüsü olmalıdır. Gazze'de ateşkes sağlanmadan, bölgede tırmanan gerilimin durması mümkün görünmemektedir. Ben yarın grubumuzdan 6 arkadaşımızın görevli olduğu Avrupa Karma Parlamenterler Meclisi'nde bir konuşma yapacağım. Konuşmamın özünde Filistin, Filistin'de yaşananlar, İsrail'in mezalimi olacak. 15 Nisan günü, dün Filistin'de olacaktım. Bütün hazırlıklarımız tamamlandı. Ancak hafta sonu yaşanan saldırılardan sonra tüm hava sahalarının uçuşa kapatılması, kaçınılmaz olarak ziyaretimizi ertelememize sebebiyet verdi. Ancak en kısa zamanda Filistin'e gitmek ve oradaki halkın mağduriyetinin, 33 bin çoğu kadın ve çocuk kaybın bir kez daha dünyaya duyurulmasını, 33 bin tane bir ülkede civciv ölse Dünya Sağlık Örgütü harekete geçer. Birleşmiş Milletler heyet kurar, salgın mı geliyor diye. Konuyla ilgili rapor ister. 33 bin çocuk, kadın, genç ölüyor. Kimse kılını kıpırdatmıyorsa orada bize düşen üçüncü Genel Başkanımız Karaoğlan Bülent Ecevit'in rahmetli Yaser Arafat'la kurduğu ilişki ve Deniz Gezmiş ile arkadaşlarının davası olan Filistin davasına sahip çıkmaktır. Bundan önce Alman Sosyal Demokratların kongresinde Almanya Başbakanı Olaf Scholz'un varlığında, çok değerli eş genel başkanların, bakanların varlığında, Almanca yaptığım bir konuşmayla onlara Filistin konusunda, İsrail ile ilgili hassasiyetlerini bildiğimizi ancak ölen çocuklar, kadınlar ve sebebi ne olursa olsun sivil katliamı konusunda gösterilmesi gereken hassasiyeti anlatmıştım. Dünyadaki 140 siyasi akrabamıza, 18'i cumhurbaşkanı ve başbakan sıfatlarıyla yürütmenin başındadır. Yazdığım mektupla Filistin'e destek istemiştim. Yine başkan yardımcılığına seçildiğim Sosyalist Enternasyonal'de bu konuya değinmiştim. Yine geçtiğimiz hafta sonu Bükreş'te Avrupa'daki sol, sosyal demokrat partilerin çatı örgütünde liderler yemeğinde yaptığım konuşmada, bu konuya dikkat çektim. Bir kez daha şunu ifade etmek isterim ki etkili dış temaslar, doğru bir dış politika, Türkiye'nin dış politikasında doğru hattın tutturulması, bizim ve müttefiklerimizin haklarının korunması noktasında CHP ülke içi siyasette şimdilik ana muhalefet partisidir. Ancak yurt dışında Türkiye'nin partisidir. Bunu herkes böyle bilsin. Bu çerçevede, barış, huzur ve istikrarın sağlanmasının tek geçerli yolunun 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulması, tanınmasına yönelik olan inancımızı bir kez daha ifade etmek isterim."

"ANTALYA'DA KANUNSUZLUK"

"Antalya'da hafta sonu hem yüreğimiz yandı, hem yüreğimiz ağzımızda 24 saat geçirdik. Bir vefat var. İlk andan itibaren takip ediyorum. Kaybettiğimiz kardeşimizin eşi hastanede yatıyor. Biraz önce telefonla konuştum. Allah'tan gani gani rahmet diliyorum. Memleketlerine döndüklerinde oradaki belediyemiz ve ilçe başkanımız talimatlandırıldı. Çocuklar evladımızdır. Aile, ailemizdir. Bugün Sayın Muhittin Böcek ve belediye başkanlarımız tarafından yaralılar ziyaret ediliyor bir kez daha. Tüm yaralılara acil şifalar diliyorum. Böyle meselelerde yıllardır, bu gibi olaylarda kimin sorumluluğu, kimin ihmali varsa sonuna kadar soruşturulmasını, cezasının çekmesini savunduk. Savunmaya devam edeceğiz. Kusuru olan kim varsa, gözünün yaşına bakılmasın. Adli soruşturmayı takip ediyor. Kendi iç denetim mekanizmalarımızla işletiyoruz. Adaletin tecelli edeceği yer şüphesiz hukuktur. Ancak bugün Antalya'da büyük bir hukuksuzluk, kanunsuzluk, vicdansızlıkla karşı karşıyayız. 2017'de AKP döneminde inşa edilmiş bir teleferik. Hattın denetimi hükümetteki ilgili bakanlığın yetkilerinden şirkete verilen onayla, bakanlık tarafından kabul edilen uluslararası sertifikaların varlığında yaptırılmış ve yaptırılmaya devam ediyorken, şu anda geçtiğimiz hafta rekor bir oyla Kepez Belediye Başkanı seçilen Mesut Kocagöz, teleferik hattını işleten şirketin, belediye şirketindeki görevinden 2023 yılında ayrılmışken, o ayrıldıktan sonra teleferik 3 kez daha denetlenmiş, rapor sağlam verilmişken bugün hiçbir kusuru ve günahı olmadığı halde, gözaltına alındığı yetmezmiş gibi elbette araştırılsın, gerekiyorsa yargılamanın sonunda her şey ortaya çıksın. Ama tutukluluk gibi bir tedbire başvurulması... Allah'tan korksunlar. Soma'da 301 madenci öldü, bir kamu görevlisi, bir kamu görevlisi yargılanmadı. Soma'dan İliç'e ne facialar yaşandı. Hiçbirinde bir kamu görevlisi yargılanmadı. Tren kazası olur. Hatları işleten açığa alınır, yargılanma izni verilmez. Devlet Demiryolları'na Genel Müdür yapılırken, 22 yıllık iktidarlarında bir kişiye yargılanma izni vermemişken, yaşanan olayın günah keçisini, suçsuz başkana, Mesut Kocagöz'e yıkanlara yazıklar olsun. Buna izin vermeyeceğiz."

"TAHLİYE EDİLMELERİ GEREKİYOR"

"Ramazan Bayramı boyunca takip ettiniz. Tüm siyasi partilerin liderleri başta, üzerimize düşen bayram görüşmelerini gerçekleştirdik. Tabi ki sevgili Çetin Doğan'ın eşiyle görüştüm. Çetin Doğan hükümetin kini ve inadı ile cezaevinde tuttuğu bir orgeneral. Yaşı 84. Hayatının son 14 senesinin 7 senesi cezaevinde geçti. Son 45 gün içinde, ceza infaz kurumunda tutulamayacak hale geldiği için tekrar hastaneye gitti. Şimdi tekrar cezaevine yollanmaya çalışılıyor. Sayın Erdoğan'a telefon görüşmemizde önümüzdeki günlerde görüşme talebim olacağını söyledim. Hasta tutuklu ve hükümlülerin hangi görüşten olursa olsun, benim bu partide Sayın Ağbaba ile birlikte yaptığım en kapsamlı çalışmalardan biridir. 270 cezaevi gezerek, ortaya çıkardığımız. Çalışılması gerekiyor. Ancak 28 Şubat'ın, o dönemin yaşanmışlıklarının tümünün kinini 85 yaşında insanlardan, isim verip ailelerini üzmek istemem. Silivri'de tek tek ziyaret ettim. Yemek yerken burası kapanıyor. Kanserden delik açılmıştı. Yanağından düşmesin diye. Cezaevinde tutan bir kin var. 28 Şubat'ta yaşananlar başka bir süreçtir. 28 Şubat'ın kini ile yapılan, bu vicdansızlığın kabul edilebilir tarafı yoktur. Çetin Doğan ve arkadaşlarının, belli bir yaşta hasta olan tüm hükümlü ve tutukluların sağlıkları geri gelecekse o güne kadar tahliye edilmeleri gerekmektedir. Bu konuda üzerimize ne düşüyorsa sonuna kadar yapacağız."

"HALKIN İRADESİ SAKATLANMIŞTIR"

"31 Mart'ta millet bizi birinci parti yaptı. Bu hükümete oyları ile bir mesaj yolladı. Bu mesajlar birazdan konuşacağız ama hukuk ve adalet noktasındaki en yüksek memnuniyetsizlik bu. Adalet Bakanlığı ve adalete güven, geçmiş dönemlerde yaptıkları hataları misliyle tekrar etmeye çalışanların sandıktan bir ders almadıkları. Bir mesaj okumadıkları anlaşılıyor. Hatay seçimlerini yaşadık. Yaşıyoruz. Dün Hatay'ın iradesine sahip çıkmak üzere YSK'ya tam kanunsuzluk iddiasıyla, bizzat başvurumuzu ilgili yardımcılarımla birlikte ben yaptım. Orada da ifade ettim. Eğer geçen 31 Mart seçimi AKP'nin o başvurusu ile yenilendiyse, bizim dosyamıza göre Hatay seçiminin en az 8 kez yenilenmesi gerekmektedir. Tam kanunsuzluk halinin her iddiamızda birbirini aşan ve bu kadar da olmaz dedirten birkaç maddesini Meclis çatısı altında kayda geçirmek isterim. 108 seçmen hakkında kısıtlılık kararı var. Oy kullanamazken, oy kullandıklarını ispatladık. 3 bin 389 seçmen ölmüş oldukları halde yerlerine oy kullanılıyor. Bazı yerlerde, örneğin Gaziosmanpaşa'da aradaki fark geçersiz oylardan küçük gerekçesiyle tüm oyların sayılması yoluna gidilirken, CHP Hatay'da geçersiz oyların aradaki farkın 15 katı olmasına rağmen yapmış olduğu başvurular, ilçede, ilde ve YSK'da reddedilmiştir. Şimdi aynı başvuruyu bir kez daha yapıyoruz. Reyhanlı ve Kumlu ilçelerinde, ilçe seçim kurulları oluşturulurken belediye meclis üyesi adayları ilçe seçim kurulu üyesi olmuş, ilçe itirazları reddetmiş, içlerinde bir tanesi kendi mazbatasını imzalamıştır. Tam kanunsuzluk eğer burada ölü seçmenin oyunda, kısıtlı seçmenin oyunda ya da emniyet görevlilerinin, zabıtalarının sandık başkanı olmasında yoksa, bu kanunun neresinde yazmaktadır? Bu tam kanunsuzluk haline susacak olanlar, bunu kendi vicdanlarına, 31 Mart'ta attıkları imzalara, Gaziosmanpaşa ve Türkiye'nin dört bir yanında oyları baştan saydırıyorken, geçersiz oyları saydırıyorken, Hatay'da bir sandığı saydırmayanlar, bu itirazları reddedenler şimdi bakalım bu tam kanunsuzluğun daniskasına ne cevap vereceklerdir? Halkın iradesi sakatlanmıştır. Hatay halkının tercihine sahip çıkmaya, bu işin peşini bırakmamaya devam edeceğimizin altını bir kez daha kalın kalın çizgilerle çiziyorum. Hatay bizim kişisel meselemizdir. Milli meselemizdir."

"25 YILLIK KÂRI BİR SENEDE BİR AVUÇ ZENGİNE VERDİLER"

"Adalette işler kötü gittiği gibi ekonomide de ne yazık ki her gün daha kötüye gidiyoruz. Bugün uzun uzun değinmeyeceğim ama bundan sonra ekonomiyi gölge kabine bakanlarımız, kurmaylarımız oluşturduğumuz çok büyük bir ekonomi heyetiyle, Türkiye'de halkın gerçek sorunlarını, ekonomideki sorunları, çözüm önerilerini, iktidarımızdaki reçeteleri düzenli olarak paylaşacağız. Ama Merkez Bankası'nın 2023 bilançosu açıklandı. Banka 2023'te 818 milyar lira zarar etti. Bakın bu banka bu yıla kadar, bu zarar kur korumalı mevduata, merak edilen, Merkez Bankası ne kadar ödüyor diye. Gizledikleri, yapılan ödemelerin yarattığı zarardır. 818 milyar lira, bir yılda. Bakın Merkez Bankası, bundan önceki 10 yılda, 2013'ten 2023'e kadar tam 320 milyar lira kar etmiştir. Bir yıllık zarar 10 yıllık karın 2,5 katıdır. Yani bu hesapla 25 yıldaki kardan Merkez Bankası zarar eder mi? Böyle bir karar alırsanız zarar eder. 25 yıllık karını bir senede bir avuç zengine verdiler. Bakın Merkez Bankasının yaptığı ödemeye Hazinenin de yaptığı ödeme eklendiğinde toplam rakam 1 trilyon 132 milyardır. Bu para en düşük emekli maaşını 17 bin lira yapalım dediğinde, yapamayız, para yok dedikleri paranın tam 2 katıdır. Türkiye'deki 16 milyon emekliye, bir asgari ücret maaş vermenin 2 yıllık maliyetini bir avuç zengine verenlere yazıklar olsun."

"YOKSULUN, GARİBANIN HAKKINI ONDAN SORACAĞIZ"

"Deprem konutlarının toplam maliyeti 1,1 trilyon lira. Cumhurbaşkanlığının kendi internet sitesindeki rapor. Koskoca asrın felaketi dedikleri depremin tüm yıkımının parası kadar parayı, ben ekonomistim, en iyisini ben bilirim diyen, bütün dünya ekonomistleri başka şey söylerken, tersini söyleyen. Bütün dünya pandemiden çıkışta yükselen enflasyonu enstrümanlar kullanarak hemen düşürmüşken, bizi yüzde 120 enflasyonlara götürüp ülkeyi perişan eden kişi, 4 liralık doları 20 lirayı geçmesin diye KKM'ye çeviren kişi bu hasarın, zararın sorumlusudur. Tayyip Erdoğan, manevi kayıplarımız yüreğimizde. Hep birlikte paylaşıyoruz. Ama depremin yarattığı toplam asrın felaketinin maliyeti kadar maliyeti inadı, iş bilmezliği, liyakatsiz kişilere verdiği emirler sonucu hepimize ödetmiştir. Yoksulun, garibanın, emeklinin, emekçinin, esnafın ve çiftçinin hakkını ondan soracağız. Söke söke alacağız."

"KİMSEYİ AYIRMADAN, ÖTEKİLEŞTİRMEDEN…"

"Sona gelirken 31 Mart seçimlerinde başta sizlere ilettiğim teşekkürlerde olduğu gibi çok önemli bir başarıyı, yüzde 38 ile birinci parti olmayı. Türkiye'nin birinci partisi olmayı. Türkiye'nin en çok büyükşehri olan, en çok il belediyesi olan, Türkiye'de toplam 35 ilde birinci parti olmayı hep birlikte başardık. Şimdi nüfusun yüzde 65'ine, ekonominin yüzde 80'ine hizmet etme yükümlülüğümüz var. Dün MYK toplantımızı yaptık. Grubumuzda Perşembe günü, parti meclisimizde Cuma günü, il başkalarımızla cumartesi günü ve Türkiye'den seçilen tüm belediye başkanlarımız ve il başkanlarımızla cumartesi ve Pazar günü bir araya gelerek, bu tarihi sorumluluğun yükünü nasıl taşıyacağımızı, bize oy veren hiç kimseyi nasıl pişman etmeyeceğimizi, Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde birinci parti çıkan partimizi Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde nasıl iktidar yapacağımızı konuşmaya, çalışmaya başlıyoruz. Her birimiz, Genel Başkandan en yeni üyeye kadar. Her birimiz şu sorumluluğu omuzlarımızda hissetmeliyiz. CHP bir çağrıda bulundu. Siyasi partilerle ittifak yapamadık. Ancak ittifakı milletin vicdanında, sandıkta yapmaya çağırdık. Renklerini ay yıldızlı al bayrağımızdan, adını ülkemizden alan Türkiye ittifakıyla, kimseyi ayırmadan ve ötekileştirmeden, bir büyük mutabakatı, bir büyük ittifakı sağladık."

"BABA EVİNİN TAPUSU BİR KİŞİYE KAYITLIDIR"

"CHP, bir kez daha hatırlatmak isterim ki hiçbirimizin tapulu malı değildir. Bu parti baba ocağıdır. Kimse baba ocağı sözünü ataerkil bir söylem olarak düşünmesin. Bu parti herkesin içine doğduğu, herkesin içinde büyüdüğü, günü gelenin ayrılıp, kiminin daha büyüğüne, kiminin küçüğüne razı olduğu, kiminin ırakta, kiminin yakında oturduğu ama başım sıkışırsa baba evi orada dediği, çayı demlidir, çorbası kaynar, bacası tüter dediği, başım sıkışırsa dönem bilirim dediği bir yerdir. Baba evinin tapusu ne bendedir, ne bende önceki genel başkanlarımızdadır. Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Baba evine biz çağırdık. Liberal demokratlar, solun tüm renklerinden destek geldi. Sosyal demokratlar zaten oradaydık. Aslan sosyal demokratlar. Ama baba evine milliyetçi demokratlar geldi. Yakasında olmasa gönlünde, gözünde güneş olan, yakasında güneş olan, iyi insanlar geldi. Baba evine MHP'nin kayıtsız şartsız desteğinden, bu kadar zulme, bu kadar açlığa, yokluğa bıkmış ülkücüler, MHP'ye geçmişte gönül verenler geldi. Baba evine yalandan tiksinmiş muhafazakar demokratlar geldi. Baba evine onları ötekileştirmeyen, şeytanlaştırmayan, onları şeytanlaştıran, hedefleştiren dile teslim olmayan, en zor günde hükümetin arkasına hizalanmayıp doğru bildiğini söyleyen bizlere güveniyle Kürt demokratlar geldi. Hiçbirini, bir diğerinden ayırmadan hiçbirini pişman etmeyeceğiz. Çünkü Türkiye ittifakı milli takım gol attığında sevinen, ayağa kalkan herkesi kapsar. Türkiye ittifakı filenin sultanları dünya şampiyonu olmuş, bayrak gönlere çekiliyor, İstiklal Marşı okunurken, kızlarımız ve Türkiye ağlıyorsa, gırtlağı düğümlenen herkesi kapsar."

"TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANDI, TÜRKİYE KAZANDI"

"Birinci parti olmanın sorumluluğu ile hakkı yenen, hor görülen kim varsa, onların öyle arkasında değiliz. Yanlarında değiliz. Onların önlerinde yürüyeceğiz haklarını alana kadar. Söz verdik, emeklilerin sesi olmaya devam edeceğiz, esnafın sesi olmaya devam edeceğiz. Çiftçinin partisi olacağız, çiftçinin haklarını hep beraber alacağız. Atanmayan öğretmen de, staj mağduru da çıraklık mağduru da, EYT mağduru, 9 bin gün mağduru Bağ-Kurlu da, emeklilikte kademe bekleyen kardeşlerim de, asgari ücret zamlanınca elindekine bakan, aylar içinde eriyip yok olan, 3 ayda bir asgari ücret güncellemesini hak eden emekçi kardeşlerim de bilsinler ki Türkiye'de milletin gerçek sorunu olmayan hiçbir sorunla meşgul olmayacak, onların yarattığı hiçbir suni gündemin peşine takılmayacak, onlar hakkını alana kadar mücadele edecek, onların iktidarını onlarla birlikte koruna kadar hep birlikte gece gündüz çalışacağız. Söz veriyoruz. Eğer bize oy veren birisi, bir sebepten derse ki keşke vermeseydim, derse ki elim kırılsaydı, bilin ki vebali hepimizin boynunadır. Biz belediyeleri birileri gibi çocuklarımızı, evlatlarımızı işe sokmak için değil. Biz birileri gibi geldiği günleri unutup, saraylarda oturup, millete dayattığı adayları millet açlıktan kıvranırken ıstakoz yiyenler gibi ihalelere yandaşlara dağıtmak için değil, biz belediyeleri partizanlık yapmak için değil, biz belediyeleri tüm bunları bir kenara itip temiz, dürüst yöneterek, iyi yöneterek, Türkiye'yi de nasıl yöneteceğimizi göstermek ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçiminde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini iktidar yapmak üzere aldık. Buna zarar verecek kim varsa, kesinlikle ve kesinlikle ne ben, ne kadrolarımız gözünün yaşına bakmayacağız. Bu millete eşit ve adil hizmet sunacak, inançlara saygılı olacak, tüm farklılıkları zenginlik kabul edecek, herkesi kucaklayacağız. Ben 27 Şubat tarihinde burada yaptığım konuşma sırasında birçoğu burada olan il başkanlarımıza, milletvekillerime ve yöneticilerime dönüp demiştim ki şimdi kalkın, gidin ve bu seçimi alın. Bu söylediğimde buradan kalkan, giden, gece ve gündüz çalışan, bu seçimi alanlara diyorum ki şimdi kalkın, kutuplaştıranlara inat ittifakımızla kucaklaşmaya, herkesi kardeşleştirmeye, onlara halkın partisinin nasıl halkçı bir parti olduğunu, Gazi Mustafa Kemal'in partisinin nasıl bir parti olduğunu göstermeye gidin. Kalkın ve Türkiye'yi kucaklayın. Onları seviyoruz, onlara minnet duyuyoruz. Biz sevginin, barışın, kardeşliğin, umudun, Türkiye'nin partisiyiz. Yolumuz açık olsun, Türkiye'nin yolu açık olsun. Türkiye ittifakı kazandı, Türkiye kazandı. Elinize sağlık, emeğinize sağlık."

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.