logo
24 HAZİRAN 2026

Özgür Özel seçim zaferi için CHP örgütüne teşekkür etti

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında partililere ve kamuoyuna seslendi.

16.04.2024 17:32:00 / Güncelleme: 16.04.2024 17:40:49
Haber Merkezi
Özgür Özel seçim zaferi için CHP örgütüne teşekkür etti
Özgür Özel seçim zaferi için CHP örgütüne teşekkür etti
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerin ardından gerçekleştirilen ilk grup toplantısında, "31 Mart'ta millet bizi birinci parti yaptı. Bu hükümete de oyları ile bir mesaj yolladı" dedi.

Özel, Merkez Bankası'nın zarar ettiğini anımsatarak, "Merkez Bankası, bundan önceki 10 yılda, 2013'ten 2023'e kadar tam 320 milyar lira kar etmiştir. Bir yıllık zarar 10 yıllık karın 2,5 katıdır. Yani bu hesapla 25 yıldaki kardan Merkez Bankası zarar eder mi? Böyle bir karar alırsanız zarar eder. 25 yıllık karını bir senede bir avuç zengine verdiler. Bakın Merkez Bankasının yaptığı ödemeye Hazinenin de yaptığı ödeme eklendiğinde toplam rakam 1 trilyon 132 milyardır. Bu para en düşük emekli maaşını 17 bin lira yapalım dediğinde, yapamayız, para yok dedikleri paranın tam 2 katıdır. Türkiye'deki 16 milyon emekliye, bir asgari ücret maaş vermenin 2 yıllık maliyetini bir avuç zengine verenlere yazıklar olsun" ifadelerini kullandı.

"TEŞEKKÜR ÖNCE ÖRGÜTÜMÜZE"

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında partililere ve kamuoyuna seslendi.

Özel, "Bugün, yerel seçimlerden sonraki ilk grup toplantısında bir aradayız. Bugün, tarihi bir toplantıyı gerçekleştiriyoruz. Kasım ayının başında hep birlikte kurultayımızda sözlerime başlarken şöyle söylemiştim: 81 ilde 973 ilçede biri uyandı bu sabah. Televizyonu açtı, çayı demledi. Birazdan gelirler birlikte izleriz kurultayımızı dedi. Rize Pazar'da Gülsüm Tatar uyandı bu sabah. Antalya Manavgat'ta Ayşenur Bulut. Ardahan Posof'ta Kenan Yalçın uyandı bu sabah. Çankırı Şabanözü'nde Nigar Baran. Isparta Yalvaç'ta Reşat Yalvaç uyandı bu sabah. Edirne Keşan'da Seyit Ahmet Özlüer. Tekirdağ Malkara'da Yasemin Aydın uyandı. Sinop Erfelek'te Filiz Gözütok. Mersin Anamur'da Mustafa Duman uyandı bu sabah. Kayseri il binasını Ali Çulha açtı. Konya Taşkent'te Zabit Erdoğan, Manisa'da Selda Koç kalktı. Yine çayı koydu. Yine televizyonu açtı. Grubu izliyorlar. Hayatlarında ilk kez Türkiye'nin birinci partisinin grup toplantısını izliyorlar. Bu mutluluğu elbette çok kişiye borçluyuz. Saya saya bitmez ama en çok tayin istese olmaz, terfi istese olmaz. Zaten o istemez, bizde öyle iş olmaz. İhaleden filan nemalanmaz. 47-50 yıldır ağız tadıyla iktidar yüzü görmemiştir. Ama bayrağı yere bırakmaz. Kalkar, çayı demler. Baba evinin çorbasını kaynatır. Bacasını tüttürür. Hiçbir yere gitmez. Milim oynamaz. Bugünlere geldiğimizde teşekkür edilecekse önce örgütümüze, aramızda olmayanlara, Allah'tan rahmet dileyerek, bütün örgütümüze hepimiz adına yürekten teşekkür ediyorum. Baba ocağının bacasını tüttürenlere selam olsun" dedi.

"Sayın grup başkanvekilim kendisine ulaşan notlar çerçevesinde burada olanları selamladı. Ben burada olmayan bundan sonra burada olmayacak olan 4 kişiyi selamlamak istiyorum" ifadesini kullanan Özel, şunları söyledi:

"BAŞKANLARA SELAM OLSUN"

"Afyonkarahisar milletvekilimiz ve önceki grup başkanvekilimiz Burcu Köksal, Adıyaman Milletvekilimiz Abdurrahman Tutdere, Kastamonu Milletvekilimiz Hasan Baltacı, Kırıkkale Milletvekilimiz Ahmet Önal. İllerinde tek milletvekiliydiler. Kimi bir dönem, kimi 4 dönem milletvekilliği yaptı. O ilin sesini Türkiye'ye duyurdular. Bu zor coğrafyalarda her iki kişiden birinin oyunu alarak, kendilerine verdiğimiz görevi hakkıyla yerine getirerek, bu gruptan ayrıldılar. Ama o illerin belediye başkanı oldular. Adıyaman, Afyonkarahisar, Kastamonu, Kırıkkale ittifaklarının kurucuları ve belediye başkanlarına selam olsun. Bir de birini yolladık, gitti, çalıştı. 18 olan oyu 38 yaptı. 5 parti yüzde 20 oy aldığımız seçimden 10 ay sonra bütün Türkiye'nin gözlerini yaşarttı. İsmet Paşa'nın yüreğine su serpti memleketinde ama Özal'ı sevenlerden oy aldı. Milliyetçileri ayırmadı. Muhafazakarları ayırmadı. Malatya ittifakını kurdu. Malatya'nın evladı Veli Ağbaba'ya teşekkür ediyorum. Her işte bir hayır var. Veli Ağbaba olmadan da bu grubun pek tadı, tuzu olmazdı."

"MİLLETİMİZDEN TAKTİR GÖRDÜLER"

"Burada önemli bir teşekkürü, illerinde aday gösterme süreçlerinde partimizin ölçme ve değerlendirmeye dayalı anketleri odağa alan ancak birebir illere gönderdiği milletvekili ekiplerinin yazdığı raporları direkt anketlerle örtüştüren yönteminde görevlendirdiğimiz illerden, ileride bunun kitabını yapmayı düşünürüz. Yazdıkları objektif namuslu raporlarla, anketle birlikte okunduğunda bu doğru adaylaşma noktasında önemli katkılar sağlayan her milletvekilimize ve sonra kampanya sürecinde partinin doğru dille, birlik ve beraberlik halinde seçimin önemini kavrayan ve kavratan grubumuza yürekten teşekkür ederek başlamak isterim. Bunun yanı sıra geçen dönem AKP'den aldığımız 5 büyükşehrin, başta Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, Vahap Seçer, Zeydan Karalar'ın yaptıkları görevlerle Türkiye'ye örnek işler yapıp, Antalya'da Muhittin Böcek'in Antalya tarihinde ilk kez büyükşehri iki kez üst üste alacak performansı hepimizin takdir etmesi gereken ve sahada elimizi en çok kuvvetlendiren argümanlar ve kanıtlar oldu. Onların dışında CHP'nin kalelerine, değişimin Türkiye siyasetine etkisinin en iyi sahiplenilmesi gereken, tarihinde 6 kadın belediye başkanı varken, bugün 8 kadın belediye başkanını, 12 genç belediye başkanını, 30 belediyeden 28'ini seçen partinin sancak gemisi İzmir'e saygılar sunuyorum, selamlar yolluyorum. Tüm Türkiye'de Cumhuriyetin temel aldığı, önümüzdeki kapının kilidini açan, Cumhuriyetin temel aldığı anahtarla, kadınlara güvenerek, gençlere güvenerek, onları her yaştan gençlere ve bütün kadınlara emanet ederek, bilimi, aklı ön plana alarak, ortaya koyduğumuz süreç milletimizden taktir görmüştür. Destek görmüştür. CHP olarak bize oy veren hiç kimseyi pişman etmeyeceğimize buradan söz veriyoruz."

"CHP, TÜRKİYE'NİN PARTİSİDİR"

"Değerli arkadaşlar milletin hem hükümete, Cumhur İttifakına, hem partimize çizdiği yeni siyaset hattı konusunda görüşlerimi birazdan ayrıntılı olarak paylaşacağım. Ama önce değinmem gereken birkaç husus var. Ortadoğu coğrafyası 7 Ekim'den bu yana zor günler yaşıyor. Hafta sonu İsrail ile İran arasında tırmanan gerilimi endişe ile takip ediyoruz. Ortadoğu'da tansiyonun bu denli yükseldiği süreçte tarafların gerginliği artıracak açıklama ve eylemlerden uzak durmalarının çağrısını yineliyorum. Kurucumuzdan miras, yurtta barış, dünyada barış vasiyetinin hatırlama ve sahiplenmenin gerektiği bir dönemdeyiz. Etrafımız ateş çemberine dönüşmüşken, ülkemiz tansiyonu düşürecek her çabanın öncüsü olmalıdır. Gazze'de ateşkes sağlanmadan, bölgede tırmanan gerilimin durması mümkün görünmemektedir. Ben yarın grubumuzdan 6 arkadaşımızın görevli olduğu Avrupa Karma Parlamenterler Meclisi'nde bir konuşma yapacağım. Konuşmamın özünde Filistin, Filistin'de yaşananlar, İsrail'in mezalimi olacak. 15 Nisan günü, dün Filistin'de olacaktım. Bütün hazırlıklarımız tamamlandı. Ancak hafta sonu yaşanan saldırılardan sonra tüm hava sahalarının uçuşa kapatılması, kaçınılmaz olarak ziyaretimizi ertelememize sebebiyet verdi. Ancak en kısa zamanda Filistin'e gitmek ve oradaki halkın mağduriyetinin, 33 bin çoğu kadın ve çocuk kaybın bir kez daha dünyaya duyurulmasını, 33 bin tane bir ülkede civciv ölse Dünya Sağlık Örgütü harekete geçer. Birleşmiş Milletler heyet kurar, salgın mı geliyor diye. Konuyla ilgili rapor ister. 33 bin çocuk, kadın, genç ölüyor. Kimse kılını kıpırdatmıyorsa orada bize düşen üçüncü Genel Başkanımız Karaoğlan Bülent Ecevit'in rahmetli Yaser Arafat'la kurduğu ilişki ve Deniz Gezmiş ile arkadaşlarının davası olan Filistin davasına sahip çıkmaktır. Bundan önce Alman Sosyal Demokratların kongresinde Almanya Başbakanı Olaf Scholz'un varlığında, çok değerli eş genel başkanların, bakanların varlığında, Almanca yaptığım bir konuşmayla onlara Filistin konusunda, İsrail ile ilgili hassasiyetlerini bildiğimizi ancak ölen çocuklar, kadınlar ve sebebi ne olursa olsun sivil katliamı konusunda gösterilmesi gereken hassasiyeti anlatmıştım. Dünyadaki 140 siyasi akrabamıza, 18'i cumhurbaşkanı ve başbakan sıfatlarıyla yürütmenin başındadır. Yazdığım mektupla Filistin'e destek istemiştim. Yine başkan yardımcılığına seçildiğim Sosyalist Enternasyonal'de bu konuya değinmiştim. Yine geçtiğimiz hafta sonu Bükreş'te Avrupa'daki sol, sosyal demokrat partilerin çatı örgütünde liderler yemeğinde yaptığım konuşmada, bu konuya dikkat çektim. Bir kez daha şunu ifade etmek isterim ki etkili dış temaslar, doğru bir dış politika, Türkiye'nin dış politikasında doğru hattın tutturulması, bizim ve müttefiklerimizin haklarının korunması noktasında CHP ülke içi siyasette şimdilik ana muhalefet partisidir. Ancak yurt dışında Türkiye'nin partisidir. Bunu herkes böyle bilsin. Bu çerçevede, barış, huzur ve istikrarın sağlanmasının tek geçerli yolunun 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulması, tanınmasına yönelik olan inancımızı bir kez daha ifade etmek isterim."

"ANTALYA'DA KANUNSUZLUK"

"Antalya'da hafta sonu hem yüreğimiz yandı, hem yüreğimiz ağzımızda 24 saat geçirdik. Bir vefat var. İlk andan itibaren takip ediyorum. Kaybettiğimiz kardeşimizin eşi hastanede yatıyor. Biraz önce telefonla konuştum. Allah'tan gani gani rahmet diliyorum. Memleketlerine döndüklerinde oradaki belediyemiz ve ilçe başkanımız talimatlandırıldı. Çocuklar evladımızdır. Aile, ailemizdir. Bugün Sayın Muhittin Böcek ve belediye başkanlarımız tarafından yaralılar ziyaret ediliyor bir kez daha. Tüm yaralılara acil şifalar diliyorum. Böyle meselelerde yıllardır, bu gibi olaylarda kimin sorumluluğu, kimin ihmali varsa sonuna kadar soruşturulmasını, cezasının çekmesini savunduk. Savunmaya devam edeceğiz. Kusuru olan kim varsa, gözünün yaşına bakılmasın. Adli soruşturmayı takip ediyor. Kendi iç denetim mekanizmalarımızla işletiyoruz. Adaletin tecelli edeceği yer şüphesiz hukuktur. Ancak bugün Antalya'da büyük bir hukuksuzluk, kanunsuzluk, vicdansızlıkla karşı karşıyayız. 2017'de AKP döneminde inşa edilmiş bir teleferik. Hattın denetimi hükümetteki ilgili bakanlığın yetkilerinden şirkete verilen onayla, bakanlık tarafından kabul edilen uluslararası sertifikaların varlığında yaptırılmış ve yaptırılmaya devam ediyorken, şu anda geçtiğimiz hafta rekor bir oyla Kepez Belediye Başkanı seçilen Mesut Kocagöz, teleferik hattını işleten şirketin, belediye şirketindeki görevinden 2023 yılında ayrılmışken, o ayrıldıktan sonra teleferik 3 kez daha denetlenmiş, rapor sağlam verilmişken bugün hiçbir kusuru ve günahı olmadığı halde, gözaltına alındığı yetmezmiş gibi elbette araştırılsın, gerekiyorsa yargılamanın sonunda her şey ortaya çıksın. Ama tutukluluk gibi bir tedbire başvurulması... Allah'tan korksunlar. Soma'da 301 madenci öldü, bir kamu görevlisi, bir kamu görevlisi yargılanmadı. Soma'dan İliç'e ne facialar yaşandı. Hiçbirinde bir kamu görevlisi yargılanmadı. Tren kazası olur. Hatları işleten açığa alınır, yargılanma izni verilmez. Devlet Demiryolları'na Genel Müdür yapılırken, 22 yıllık iktidarlarında bir kişiye yargılanma izni vermemişken, yaşanan olayın günah keçisini, suçsuz başkana, Mesut Kocagöz'e yıkanlara yazıklar olsun. Buna izin vermeyeceğiz."

"TAHLİYE EDİLMELERİ GEREKİYOR"

"Ramazan Bayramı boyunca takip ettiniz. Tüm siyasi partilerin liderleri başta, üzerimize düşen bayram görüşmelerini gerçekleştirdik. Tabi ki sevgili Çetin Doğan'ın eşiyle görüştüm. Çetin Doğan hükümetin kini ve inadı ile cezaevinde tuttuğu bir orgeneral. Yaşı 84. Hayatının son 14 senesinin 7 senesi cezaevinde geçti. Son 45 gün içinde, ceza infaz kurumunda tutulamayacak hale geldiği için tekrar hastaneye gitti. Şimdi tekrar cezaevine yollanmaya çalışılıyor. Sayın Erdoğan'a telefon görüşmemizde önümüzdeki günlerde görüşme talebim olacağını söyledim. Hasta tutuklu ve hükümlülerin hangi görüşten olursa olsun, benim bu partide Sayın Ağbaba ile birlikte yaptığım en kapsamlı çalışmalardan biridir. 270 cezaevi gezerek, ortaya çıkardığımız. Çalışılması gerekiyor. Ancak 28 Şubat'ın, o dönemin yaşanmışlıklarının tümünün kinini 85 yaşında insanlardan, isim verip ailelerini üzmek istemem. Silivri'de tek tek ziyaret ettim. Yemek yerken burası kapanıyor. Kanserden delik açılmıştı. Yanağından düşmesin diye. Cezaevinde tutan bir kin var. 28 Şubat'ta yaşananlar başka bir süreçtir. 28 Şubat'ın kini ile yapılan, bu vicdansızlığın kabul edilebilir tarafı yoktur. Çetin Doğan ve arkadaşlarının, belli bir yaşta hasta olan tüm hükümlü ve tutukluların sağlıkları geri gelecekse o güne kadar tahliye edilmeleri gerekmektedir. Bu konuda üzerimize ne düşüyorsa sonuna kadar yapacağız."

"HALKIN İRADESİ SAKATLANMIŞTIR"

"31 Mart'ta millet bizi birinci parti yaptı. Bu hükümete oyları ile bir mesaj yolladı. Bu mesajlar birazdan konuşacağız ama hukuk ve adalet noktasındaki en yüksek memnuniyetsizlik bu. Adalet Bakanlığı ve adalete güven, geçmiş dönemlerde yaptıkları hataları misliyle tekrar etmeye çalışanların sandıktan bir ders almadıkları. Bir mesaj okumadıkları anlaşılıyor. Hatay seçimlerini yaşadık. Yaşıyoruz. Dün Hatay'ın iradesine sahip çıkmak üzere YSK'ya tam kanunsuzluk iddiasıyla, bizzat başvurumuzu ilgili yardımcılarımla birlikte ben yaptım. Orada da ifade ettim. Eğer geçen 31 Mart seçimi AKP'nin o başvurusu ile yenilendiyse, bizim dosyamıza göre Hatay seçiminin en az 8 kez yenilenmesi gerekmektedir. Tam kanunsuzluk halinin her iddiamızda birbirini aşan ve bu kadar da olmaz dedirten birkaç maddesini Meclis çatısı altında kayda geçirmek isterim. 108 seçmen hakkında kısıtlılık kararı var. Oy kullanamazken, oy kullandıklarını ispatladık. 3 bin 389 seçmen ölmüş oldukları halde yerlerine oy kullanılıyor. Bazı yerlerde, örneğin Gaziosmanpaşa'da aradaki fark geçersiz oylardan küçük gerekçesiyle tüm oyların sayılması yoluna gidilirken, CHP Hatay'da geçersiz oyların aradaki farkın 15 katı olmasına rağmen yapmış olduğu başvurular, ilçede, ilde ve YSK'da reddedilmiştir. Şimdi aynı başvuruyu bir kez daha yapıyoruz. Reyhanlı ve Kumlu ilçelerinde, ilçe seçim kurulları oluşturulurken belediye meclis üyesi adayları ilçe seçim kurulu üyesi olmuş, ilçe itirazları reddetmiş, içlerinde bir tanesi kendi mazbatasını imzalamıştır. Tam kanunsuzluk eğer burada ölü seçmenin oyunda, kısıtlı seçmenin oyunda ya da emniyet görevlilerinin, zabıtalarının sandık başkanı olmasında yoksa, bu kanunun neresinde yazmaktadır? Bu tam kanunsuzluk haline susacak olanlar, bunu kendi vicdanlarına, 31 Mart'ta attıkları imzalara, Gaziosmanpaşa ve Türkiye'nin dört bir yanında oyları baştan saydırıyorken, geçersiz oyları saydırıyorken, Hatay'da bir sandığı saydırmayanlar, bu itirazları reddedenler şimdi bakalım bu tam kanunsuzluğun daniskasına ne cevap vereceklerdir? Halkın iradesi sakatlanmıştır. Hatay halkının tercihine sahip çıkmaya, bu işin peşini bırakmamaya devam edeceğimizin altını bir kez daha kalın kalın çizgilerle çiziyorum. Hatay bizim kişisel meselemizdir. Milli meselemizdir."

"25 YILLIK KÂRI BİR SENEDE BİR AVUÇ ZENGİNE VERDİLER"

"Adalette işler kötü gittiği gibi ekonomide de ne yazık ki her gün daha kötüye gidiyoruz. Bugün uzun uzun değinmeyeceğim ama bundan sonra ekonomiyi gölge kabine bakanlarımız, kurmaylarımız oluşturduğumuz çok büyük bir ekonomi heyetiyle, Türkiye'de halkın gerçek sorunlarını, ekonomideki sorunları, çözüm önerilerini, iktidarımızdaki reçeteleri düzenli olarak paylaşacağız. Ama Merkez Bankası'nın 2023 bilançosu açıklandı. Banka 2023'te 818 milyar lira zarar etti. Bakın bu banka bu yıla kadar, bu zarar kur korumalı mevduata, merak edilen, Merkez Bankası ne kadar ödüyor diye. Gizledikleri, yapılan ödemelerin yarattığı zarardır. 818 milyar lira, bir yılda. Bakın Merkez Bankası, bundan önceki 10 yılda, 2013'ten 2023'e kadar tam 320 milyar lira kar etmiştir. Bir yıllık zarar 10 yıllık karın 2,5 katıdır. Yani bu hesapla 25 yıldaki kardan Merkez Bankası zarar eder mi? Böyle bir karar alırsanız zarar eder. 25 yıllık karını bir senede bir avuç zengine verdiler. Bakın Merkez Bankasının yaptığı ödemeye Hazinenin de yaptığı ödeme eklendiğinde toplam rakam 1 trilyon 132 milyardır. Bu para en düşük emekli maaşını 17 bin lira yapalım dediğinde, yapamayız, para yok dedikleri paranın tam 2 katıdır. Türkiye'deki 16 milyon emekliye, bir asgari ücret maaş vermenin 2 yıllık maliyetini bir avuç zengine verenlere yazıklar olsun."

"YOKSULUN, GARİBANIN HAKKINI ONDAN SORACAĞIZ"

"Deprem konutlarının toplam maliyeti 1,1 trilyon lira. Cumhurbaşkanlığının kendi internet sitesindeki rapor. Koskoca asrın felaketi dedikleri depremin tüm yıkımının parası kadar parayı, ben ekonomistim, en iyisini ben bilirim diyen, bütün dünya ekonomistleri başka şey söylerken, tersini söyleyen. Bütün dünya pandemiden çıkışta yükselen enflasyonu enstrümanlar kullanarak hemen düşürmüşken, bizi yüzde 120 enflasyonlara götürüp ülkeyi perişan eden kişi, 4 liralık doları 20 lirayı geçmesin diye KKM'ye çeviren kişi bu hasarın, zararın sorumlusudur. Tayyip Erdoğan, manevi kayıplarımız yüreğimizde. Hep birlikte paylaşıyoruz. Ama depremin yarattığı toplam asrın felaketinin maliyeti kadar maliyeti inadı, iş bilmezliği, liyakatsiz kişilere verdiği emirler sonucu hepimize ödetmiştir. Yoksulun, garibanın, emeklinin, emekçinin, esnafın ve çiftçinin hakkını ondan soracağız. Söke söke alacağız."

"KİMSEYİ AYIRMADAN, ÖTEKİLEŞTİRMEDEN…"

"Sona gelirken 31 Mart seçimlerinde başta sizlere ilettiğim teşekkürlerde olduğu gibi çok önemli bir başarıyı, yüzde 38 ile birinci parti olmayı. Türkiye'nin birinci partisi olmayı. Türkiye'nin en çok büyükşehri olan, en çok il belediyesi olan, Türkiye'de toplam 35 ilde birinci parti olmayı hep birlikte başardık. Şimdi nüfusun yüzde 65'ine, ekonominin yüzde 80'ine hizmet etme yükümlülüğümüz var. Dün MYK toplantımızı yaptık. Grubumuzda Perşembe günü, parti meclisimizde Cuma günü, il başkalarımızla cumartesi günü ve Türkiye'den seçilen tüm belediye başkanlarımız ve il başkanlarımızla cumartesi ve Pazar günü bir araya gelerek, bu tarihi sorumluluğun yükünü nasıl taşıyacağımızı, bize oy veren hiç kimseyi nasıl pişman etmeyeceğimizi, Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde birinci parti çıkan partimizi Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde nasıl iktidar yapacağımızı konuşmaya, çalışmaya başlıyoruz. Her birimiz, Genel Başkandan en yeni üyeye kadar. Her birimiz şu sorumluluğu omuzlarımızda hissetmeliyiz. CHP bir çağrıda bulundu. Siyasi partilerle ittifak yapamadık. Ancak ittifakı milletin vicdanında, sandıkta yapmaya çağırdık. Renklerini ay yıldızlı al bayrağımızdan, adını ülkemizden alan Türkiye ittifakıyla, kimseyi ayırmadan ve ötekileştirmeden, bir büyük mutabakatı, bir büyük ittifakı sağladık."

"BABA EVİNİN TAPUSU BİR KİŞİYE KAYITLIDIR"

"CHP, bir kez daha hatırlatmak isterim ki hiçbirimizin tapulu malı değildir. Bu parti baba ocağıdır. Kimse baba ocağı sözünü ataerkil bir söylem olarak düşünmesin. Bu parti herkesin içine doğduğu, herkesin içinde büyüdüğü, günü gelenin ayrılıp, kiminin daha büyüğüne, kiminin küçüğüne razı olduğu, kiminin ırakta, kiminin yakında oturduğu ama başım sıkışırsa baba evi orada dediği, çayı demlidir, çorbası kaynar, bacası tüter dediği, başım sıkışırsa dönem bilirim dediği bir yerdir. Baba evinin tapusu ne bendedir, ne bende önceki genel başkanlarımızdadır. Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Baba evine biz çağırdık. Liberal demokratlar, solun tüm renklerinden destek geldi. Sosyal demokratlar zaten oradaydık. Aslan sosyal demokratlar. Ama baba evine milliyetçi demokratlar geldi. Yakasında olmasa gönlünde, gözünde güneş olan, yakasında güneş olan, iyi insanlar geldi. Baba evine MHP'nin kayıtsız şartsız desteğinden, bu kadar zulme, bu kadar açlığa, yokluğa bıkmış ülkücüler, MHP'ye geçmişte gönül verenler geldi. Baba evine yalandan tiksinmiş muhafazakar demokratlar geldi. Baba evine onları ötekileştirmeyen, şeytanlaştırmayan, onları şeytanlaştıran, hedefleştiren dile teslim olmayan, en zor günde hükümetin arkasına hizalanmayıp doğru bildiğini söyleyen bizlere güveniyle Kürt demokratlar geldi. Hiçbirini, bir diğerinden ayırmadan hiçbirini pişman etmeyeceğiz. Çünkü Türkiye ittifakı milli takım gol attığında sevinen, ayağa kalkan herkesi kapsar. Türkiye ittifakı filenin sultanları dünya şampiyonu olmuş, bayrak gönlere çekiliyor, İstiklal Marşı okunurken, kızlarımız ve Türkiye ağlıyorsa, gırtlağı düğümlenen herkesi kapsar."

"TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANDI, TÜRKİYE KAZANDI"

"Birinci parti olmanın sorumluluğu ile hakkı yenen, hor görülen kim varsa, onların öyle arkasında değiliz. Yanlarında değiliz. Onların önlerinde yürüyeceğiz haklarını alana kadar. Söz verdik, emeklilerin sesi olmaya devam edeceğiz, esnafın sesi olmaya devam edeceğiz. Çiftçinin partisi olacağız, çiftçinin haklarını hep beraber alacağız. Atanmayan öğretmen de, staj mağduru da çıraklık mağduru da, EYT mağduru, 9 bin gün mağduru Bağ-Kurlu da, emeklilikte kademe bekleyen kardeşlerim de, asgari ücret zamlanınca elindekine bakan, aylar içinde eriyip yok olan, 3 ayda bir asgari ücret güncellemesini hak eden emekçi kardeşlerim de bilsinler ki Türkiye'de milletin gerçek sorunu olmayan hiçbir sorunla meşgul olmayacak, onların yarattığı hiçbir suni gündemin peşine takılmayacak, onlar hakkını alana kadar mücadele edecek, onların iktidarını onlarla birlikte koruna kadar hep birlikte gece gündüz çalışacağız. Söz veriyoruz. Eğer bize oy veren birisi, bir sebepten derse ki keşke vermeseydim, derse ki elim kırılsaydı, bilin ki vebali hepimizin boynunadır. Biz belediyeleri birileri gibi çocuklarımızı, evlatlarımızı işe sokmak için değil. Biz birileri gibi geldiği günleri unutup, saraylarda oturup, millete dayattığı adayları millet açlıktan kıvranırken ıstakoz yiyenler gibi ihalelere yandaşlara dağıtmak için değil, biz belediyeleri partizanlık yapmak için değil, biz belediyeleri tüm bunları bir kenara itip temiz, dürüst yöneterek, iyi yöneterek, Türkiye'yi de nasıl yöneteceğimizi göstermek ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçiminde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini iktidar yapmak üzere aldık. Buna zarar verecek kim varsa, kesinlikle ve kesinlikle ne ben, ne kadrolarımız gözünün yaşına bakmayacağız. Bu millete eşit ve adil hizmet sunacak, inançlara saygılı olacak, tüm farklılıkları zenginlik kabul edecek, herkesi kucaklayacağız. Ben 27 Şubat tarihinde burada yaptığım konuşma sırasında birçoğu burada olan il başkanlarımıza, milletvekillerime ve yöneticilerime dönüp demiştim ki şimdi kalkın, gidin ve bu seçimi alın. Bu söylediğimde buradan kalkan, giden, gece ve gündüz çalışan, bu seçimi alanlara diyorum ki şimdi kalkın, kutuplaştıranlara inat ittifakımızla kucaklaşmaya, herkesi kardeşleştirmeye, onlara halkın partisinin nasıl halkçı bir parti olduğunu, Gazi Mustafa Kemal'in partisinin nasıl bir parti olduğunu göstermeye gidin. Kalkın ve Türkiye'yi kucaklayın. Onları seviyoruz, onlara minnet duyuyoruz. Biz sevginin, barışın, kardeşliğin, umudun, Türkiye'nin partisiyiz. Yolumuz açık olsun, Türkiye'nin yolu açık olsun. Türkiye ittifakı kazandı, Türkiye kazandı. Elinize sağlık, emeğinize sağlık."

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.