logo
22 MART 2026


Özgür Özel'den asgari ücret ve cağ kebabı kıyaslaması

Özel, " Erzurumlu bir asgari ücretli, geçen yıl 17 bin lira alıyordu. Cağ kebabının da şişi, geçen yıl 50 liraydı. Doğru mu yani bir asgari ücretli asgari ücret denilen gitse 340 şiş cağ kebap alıyordu. Şimdi 22 bin 104 yapmış ama cağ kebabının şişi 100 lira olmuş doğru mu Tayyip Bey' Geçen yıl verdiğin asgari ücret 340 şiş alırken bugün 220 şiş alıyor" dedi.

05.01.2025 17:01:00
İhlas Haber Ajansı
Özgür Özel'den asgari ücret ve cağ kebabı kıyaslaması
Özgür Özel'den asgari ücret ve cağ kebabı kıyaslaması
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Erzurum'da partisince düzenlenen hak buluşması programında hükümete ekonomi üzerinden yüklendi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına yapılan zammın yeterli olmadığını söyleyen Özel, 'Bir asgari ücretli geçen yıl 17 bin lira alıyordu. Cağ kebabının da şişi, geçen yıl 50 liraydı. Bir asgari ücretli gitse 340 şiş cağ kebap alıyordu. Şimdi 22 bin 104 lira oldu ama cağ kebabının şişi 100 lira olmuş. Asgari ücretli 340 şiş alırken, bugün 220 şiş alıyor. Hesap ortada' dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Erzurum Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'nde halk buluşmasına katıldı.
Kars'ın Sarıkamış ilçesinde Şehitleri Anma Yürüyüşü ve Sarıkamış Şehitlerini Anma Töreni'ne katıldıktan sonra kara yolu ile Erzurum'a geçen Özel, burada halk buluşması toplantısında vatandaşlara hitap etti.

"Erzurum tarihi şehir"
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bağımsızlık ateşini yaktığı Erzurum'da bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu ifade eden Özel, '23 Temmuz 1919'da Erzurum Kongresi'ne ev sahipliği yapan bu güzel şehir, bu kadim şehir milletimizin de kaderini tayin eden şehir olmuştur. Burası sadece bir yerleşim birimi sadece bir şehir değil bir destana, bir milletin yeniden doğuşuna tanıklık eden bu güzel Erzurum'da, dadaşlar diyarında olmaktan büyük gurur duyuyorum. Erzurum'un bugünkü coşkusuna tanıklık etmek için gelmiş olan çok sayıda vatansever, çok sayıda gönlünde vatan, millet, bayrak sevgisi olan Mustafa Kemal'in askerleri var' dedi.

"Sarıkamış'ta o şanlı yolu birlikte yürüdük"
'Dün gece elimizde meşalelerle Sarıkamış'taydık' diyen Özel, 'Bu sabah 8 buçuk kilometrelik o şanlı yolu hep birlikte yürüdük. Bağımsızlığımız için canını ortaya koyan, komutanı yürü dediğinde o yolun sonunda ölüm de olsa yürüyen, bu toprakları kurtarmak için bu ülkeyi korumak için önüme gözü kırpmadan giden şanlı bir ecdadın, güçlü bir ordunun ve daha o günlerde kurtuluş mücadelesi vermek isterken İstanbul'dakiler tarafından hakkında soruşturmalar açılan, 'geri dön' diye telgraflar çekilen, idam fermanları verilen ve bunun karşısında üstündeki çok sevdiği üniformasını çıkarıp ilk kez sivil kıyafetle geldiği Erzurum'dan Milli Mücadele kahramanı olarak ayrılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yurttaşları, hepinizi saygıyla selamlıyorum. 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' diye Türkiye'nin dört bir yanında söylüyorum. Teğmenlerimiz söyledi diye onları ordudan atmaya çalışıyorlar. İsyan ediyoruz, itiraz ediyoruz ama bir yerde, bir yerde Mustafa Kemal'in askerleriyiz lafı doğdu diyeceksek üniformayı çıkardığı gün onu orduların başkomutanı yapan Erzurum'da bunu kana kana söyleyebiliriz. Hepimiz Mustafa Kemal'in askerleriyiz. Buraya gelip Erzurum Kongresi'ni yapıp Erzurum'da güç alıp kuvvet alıp gidip orduları toplayıp milli mücadeleyi başlatıp, ülkeyi kurtarıp sonra gelip bir demokrasi, bir cumhuriyet kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk en dar gününde kendine ev sahipliği yapan bu kenti hiç unutmadı, ardından depremde Erzurum'un dar gününde koştu, Erzurum'a geldi. İşte o gelişinde Gazi Paşa şöyle söyledi. 'Buraya gelişim, bütün ulusun ateşten bir çember içine alınmış olduğu bir zamana rastladı. Burada gördüğüm içtenlik, burada gördüğüm mertlik, gönülden bağlılık, memleketi kurtarmak için her türlü özveriyi yapmam konusunda azim ve gücümü arttırmıştı.' İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bunu söyleten, bunu söyletebilen bir şehirdeyiz. Erzurum'la ve sizlerle gurur duyuyoruz. Cumhuriyetimiz sadece ülkeyi kurtarmakla ve bağımsızlığı sağlamakla kalmadı. Bu milleti teba olmaktan çıkarıp özgür yurttaşlar haline getirdi. Cephede kazanılan zaferler sonrası Türkiye'nin önü açıldı. Üretimle, sanayiyle, kalkınma programlarıyla, ekonomik ve sosyal zaferlerle bu ülke artık her bir bireyin geleceğe güvenle bakacağı ülkesiyle gurur geleceğinden umut dolacağı bir ülke haline geldi' diye konuştu.

"CHP baba evi"
Özel konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Cumhuriyet Halk Parti'nin yönetimi olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye'nin baba evinin bugünkü yöneticileri olarak yüz yıl sonra yeniden yoksulluğa, eşitsizliğe, haksızlığa, adaletsizliğe mahkum edilen birileri cebini doldururken birileri zengin bir hayatı kana kana yaşarken diğer taraftan yoksulluğa mahkum edilen milyonların umudu olmak için bir kez daha kurucumuzun birinci genel başkanımızın yaptığı gibi Erzurum'a güç almaya, mücadele için Erzurum'dan azimle ve kararlılıkla ayrılmaya geldik' dedi.

"CHP 7 bölgede var, AK Parti kaç bölgede var"
Zorluklarla dolu bir yılı geride bırakırken 2024 yılında güzel, önemli başarıların partileri için çok güzel günlerde olduğunu anlatan Özel, '31 Mart seçimine giderken birileri 2023'teki seçim başarısına güvenerek CHP'nin dağıldığını, CHP'nin bir daha toparlanamayacağını, elindeki başta İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya belediyeleri olmak üzere önemli belediyeleri CHP'nin elinden alacaklarını, iktidarlarını güçlendireceklerini hayal ederken Atatürk'ten aldığımız ilhamla önce gençlerle birlikte kadınlara, bilime, çalışmaya, özgüvene, kendine güvenmeye olan inancımızla birlikte yaş ortalaması 43 olan parti meclisimiz, yaş ortalaması 46 olan yarısı kadın, yarısı erkek olan partiye ve Ata'ya yakışır gölge kabinemizde belirlediğimiz adaylarla 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi'ni yeniden Türkiye'nin birinci partisi yaptık. Nüfusun yüzde 65'ine ekonominin yüzde 80'ine Cumhuriyet Halk Partili belediyeler hitap ediyor. Örneğin geçmişte, Cumhuriyet Halk Partisi'ne 'siz Sivas'ın doğusuna geçemezsiniz, orada yoksunuz' diyenlere inat şimdi şunu söyleyebiliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi yedi bölgede de vardır. Ve Cumhuriyet Halk Partisi dışında hiçbir parti yedi bölgede birden yoktur. O çok kibirli, herkese tepeden bakan, kendi partisi dışındaki partileri yok sayan Erdoğan'a şunu soruyorum. CHP yedi bölgede var. AK Parti kaç bölgede var' Ege'de bulunan, Ege'de bulunan şehirlerin tamamı Cumhuriyet Halk Partilidir Ege'deki Muğla'mızın, Aydın'ımızın, İzmir'imizin yanına Balıkesir'i, Denizli'yi, Manisa'yı ayrıca büyükşehir olmayan Uşak'ı, Kütahya'yı, Afyon'u teker teker koyduk. Ege'de Cumhuriyet Halk Partisi dışında bir partinin il ya da büyükşehir belediyesi yoktur. Ama eskiden olduğu gibi sadece sahil kenarında değil içerilerde. Karadeniz'de, Güneydoğu'da, İç Anadolu'da varız. Peki ya Doğu'da örneğin Erzurum'da 2019 seçimleri sonunda hiç belediyemiz yokken şimdi bu salonda karşımda il başkanımın yanında Çat ve Şenkaya başkanları oturmaktadır Şenkaya'yı kazanan Görbil Özcan'ı, Çat'taki büyük başarımız Arif Hikmet Kılıç'ı her iki hemşehrilerinden birinin oylarını alarak bu görevlere geldikleri için onları onlarla birlikte ilçe başkanlarımızı, yönetimini, il yönetimini tüm Cumhuriyet Halk Partisi ailesini yürekten kutluyoruz. Hepsiyle gurur duyuyoruz. Yeter mi' Yetmez biliyorsunuz Erzurum'u en son 1973'te kazanmıştık. Ama içimizde ukdedir ve buradan açıkça söylüyorum ki bu salon seçim zamanı değil, herhangi bir zamanda öyle günlük güneşlik bir günde değil. Kara kışın ortasında öyle oradan buradan taşımayla değil tıka basa kendi kendine coşkuyla doluyorsa şunu söylüyorum. Bir sonraki seçimlerde Erzurum Belediyesi'ni de alacağız. Ant olsun ki alacağız. Ve Erzurum'da artık halkçı bir belediye, milletin derdiyle dertlenen, kimseyi ayırmayan, kimseyi kayırmayan, kimseyi ötekileştirmeyen, herkesi bağrına basan bir belediyeye, bir belediye başkanına, bir yönetim anlayışına ihtiyaç var. Aynı şekilde Türkiye'de de artık iktidarın, yoksulların, emeklilerin, emekçilerin sesini duymasına, artık gençlerin umutlarını yeniden yeşertmelerine, yurt dışında değil bu ülkede hayal kurmalarına ihtiyaç var. Bunu yapmanın yolu hep birlikte çalışmak ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar yapmaktır' dedi.

"Erzurum bize Gazi Mustafa Kemal'in emanetidir"
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında artık bugüne kadar bu iktidara, bugünkü iktidara destek vermiş ve sorunları çözülmemiş Erzurum'un sesini en yakından duyacaklarını ifade eden Özel, 'Erzurum derdini en hızla çözeceğimiz şehirlerden bir tanesidir. Çünkü bu Erzurum bize Gazi Mustafa Kemal'in emanetidir. Erzurum'umuzun köylerinde hala kanalizasyon sorunu var, içme suyu sorunu var, içme suyu şebekelerinde kirlilik sorunları var. Besicinin, çiftçinin sorunları var. Yılan hikayesine dönen bir hızlı tren sorunu var. 2023'te bitecek diye söz verdikleri hızlı treni yıllar ötesine öteleyen bir yönetim anlayışı var. Erzurum'da 20 yıldır yapılmayan şehir stadyumu hala bekliyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak o stadyumu yapmaya, dadaşları birinci lige çıkarmaya, sizinle birlikte orada Erzurumspor'u izlemeye söz veriyoruz' şeklinde konuştu.
'Emeklilerimiz, emekçilerimiz, asgari ücretliler, çiftçiler, esnaflar, büyük sıkıntılar çekiyor' diyen Özel, 'Sıkıntıların kökünde adaletsizlik var. Bu iktidar başta gelir adaletini sağlayamıyor. Zenginler servetine servet katarken yoksullar eziliyor. Bu iktidar adalet sarayları yapıyor ama mahkemelerde adaleti sağlayamıyor. Siyasallaşan yargı iktidardan olmayanlar için sopa görevi görüyor, yıldırmaya çalışıyor. Bu iktidar sosyal adaleti sağlayamıyor. Toplum kesimleri arasındaki her türlü eşitsizlik, dengesizlik ve yarılma gitgide artıyor. Bugün bu milletin en büyük sorunu şüphesiz geçim sıkıntısı. Açıkladığı enflasyon oranıyla işçinin, memurun, emeklinin maaşını belirleyen bir kurum var. Adı TÜİK. Neyin baş harfi Tayyip'i üzmeyen istatistik kurumunun baş harfleri TÜİK, TÜİK, Tayyip Bey'i, Sayın Erdoğan'ı üzmüyor ama Erzurumlunun canına okuyor. Ayın enflasyonunu yüzde bir olarak açıkladı. Sadece yüzde bir. Oysa yıllık enflasyon TÜİK'in yapmış olduğu bütün manipülasyonlara rağmen kendi rakamı yüzde 44. Böyle olunca memur ve memur emeklilerine sadece yüzde 11. Bağ-Kur'lu ve SSK'lı emeklilere sadece yüzde 15 zam verilecek. Eğer bu oran böyle kalırsa kök maaşı 10 bin 800'ün altında olanlar 12 bin 500 lira almaya devam edecekler. Bu rakamın en düşük emekli maaşının arttırılmasına ilişkin kanuni düzenleme yapılması gündemde ama AK Partililerin ağzında en düşük emekli maaşını 14 bin lira yapmak var. Bugün bu iktidar geldiğinde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretli. Erzurumlu dadaşlar buradan sizin huzurunuzdan bizi televizyonları başından dinleyen herkese bir kez daha hatırlatıyorum. Bu hükümetin beğenmediği, her kötülüğü işaret ettiği üçlü koalisyon, Ecevit'in son başbakanlığında en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretli. Yani bugünkü hesapla 33 bin liraydı. Bugün emekliye 14 bin lira veren, vermeyi hesap eden bir iktidarla karşı karşıyayız. En düşük emekli maaşını bir buçuk asgari ücret elbette yapacağız. Ama hiç değilse bu karda kışta bu zorlukta, bu yoklukta, bu yoksullukta emeklinin hayata tutunabilmesi için bütün siyasi partilere, meclisteki bütün milletvekillerine sesleniyorum. Erzurum'dan dadaşlar diyarından gelin bu kötülüğe sessiz kalmayalım. Kanuna el kaldıracak oy verecek olanlar bizleriz. 14 bin lira değil, en düşük emekli maaşını hiç değilse bir asgari ücret yapmak için ellerimizi kaldıralım. Bu emeklinin çilesini bitirelim. En düşük emekli maaşı bakın bir buçuk asgari ücret bugün olsa 33 bin lira olacak diyoruz. En düşük emekli maaşı Tayyip Bey geldiğinde sekiz tane çeyrek altın alıyordu. İnanmayan gitsin hesaba kuyumcuda baksın. Bugün son verdiği 12 bin 500 lira sadece iki buçuk çeyrek altın alıyor. Şimdi diyor ki 14 bin lira yapayım. Üç çeyrek altın alsın. Yani bir yıl boyunca her ay beş çeyrek altın da kaybetmeye devam etsin. Buradan emeklilere soruyorum. Yahu gidip kuyumcudan, sarraftan bir çeyrek altın alsan, cebine katsan ya da çantana atsan eve varsan altın kayıp, insan deli çıkar. Nereye gitti bu der ve gider gezdiği yerlere bakar, nasıl kaybettim. Bugün bir emekli değil Türkiye'deki her emekli, öyle bir çeyrek değil, her ay beş çeyrek altını kaybetmiş durumdadır. Şimdi o çeyrek altınları aramanın zamanı nasıl altını kaybettiğinde ararken kaybettiğin yere varıyorsan aynı yere varmanın yani nasıl 3 Kasım 2002'de bu iktidarın gelmesiyle bu yıpranma bu yoksullaşma başladıysa aynı şekilde kaybedilen şey, kaybedildiği yerde bulunur. Bütün emeklileri yapılacak ilk seçimde sandığa gitmeye, kaybettiklerini bulmaya, halkın iktidarını kurmaya davet ediyorum' dedi.

Asgari ücret ve cağ kebabı hesabı
Emeklilerin yanında aynı zamanda emekçilerin, asgari ücretlilerin aldığı ücretin bir yıl boyunca 17 bin 2 lirada tutulduğunu anlatan Özel konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Niye' Çünkü seçim yok. Seçim günü ne diyordu Seçimde biz asgari ücreti üç ayda bir arttırabiliriz. Yılda dört kez asgari ücrete enflasyon düzenlemesi yapabiliriz diyordu. Bir yıl geçti bir kuruş arttırmadılar Ama enflasyon onların hesabıyla 44, gerçek hesapla yüzde 80'in üzerinde. Şimdi Tayyip Bey her zaman ben altın hesabı yapınca bana altın hesabı yapma diyor. Geldim Erzurum'a Tayyip Bey altın hesabı istemiyormuş. Ne hesabı yapalım' Cağ kebabını yapalım. Bakın Türkiye'de herkes sizin, artık emeklinin, emeklinin, yoksulun erişemediği ama herkesin çok sevdiği, çok özlediği cağ kebabınızı hatırlıyor. Erzurumlu bir asgari ücretli, geçen yıl 17 bin lira alıyordu. Cağ kebabının da şişi, geçen yıl 50 liraydı. Doğru mu yani bir asgari ücretli asgari ücret denilen gitse 340 şiş cağ kebap alıyordu. Şimdi 22 bin 104 yapmış ama cağ kebabının şişi 100 lira olmuş doğru mu Tayyip Bey' Geçen yıl verdiğin asgari ücret 340 şiş alırken bugün 220 şiş alıyor. Yani Erzurum'dan dadaşlar diyarından altın hesabını istemedin bırakalım. Erzurum'da ev kiraları 7 bin 500'den 14 bin liraya çıkmış ortalama. Onu da bırakalım. En bilinen tüm Türkiye'de tanınan cağ kebabı hesabıyla 340 nerede, 220 nerede' AK Parti varken dert de bitmiyor, ihtiyaç da bitmiyor. Ama bu dertlerin, bu ihtiyaçların hepsinin var bir çaresi, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi.'

Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor


 
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. 

21.03.2026 22:52:00
MURAT ÇORBACI
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, konuya ilişkin açıklamasında, yalnızlığın beyinde sürekli bir tehdit algısı oluşturduğunu belirterek, "Kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" ifadelerini kullandı. Yalnızlığın sadece ruhsal bir durum olmadığını ifade eden Zahmacıoğlu, "Kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini ciddi biçimde artırıyor. Yalnızlık beyinde sürekli bir tehdit algısı yaratıyor, kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" değerlendirmelerinde bulundu.

Zahmacıoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin tek kişilik hane sayısının 5.5 milyonu aştığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Son 10 yılda yalnız yaşayanların sayısındaki artış yüzde 60'ın üzerinde. En yüksek oranlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor. Bu artış, toplumsal dönüşümün kaçınılmaz bir sonucu. Bireyselleşme sosyal bağları zayıflatıyor. Yalnızlık artık istisna değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor." Öte yandan araştırmalar, 18-25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60'a ulaştığını gösteriyor. Bu, 'kimsem yok' yalnızlığı değil, kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik."

Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması

Ordu Valiliği, Ünye ilçesinde kıyıya vuran, aktif ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen deniz aracının, kıyıdan yaklaşık 4 kilometre açıkta imha edildiğini açıkladı

21.03.2026 20:30:00
İHA
Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması
Ordu Valiliğinden imha edilen insansız deniz aracı açıklaması
Valilikten yapılan açıklamada, "Ünye ilçemizin Yüceler Mahallesi'nde 20 Mart Cuma günü kıyıya vuran insansız deniz aracı, 21 Mart Cumartesi günü saat 14.00 sıralarında, İstanbul S.A.S Grup Komutanlığı ekiplerince yapılan inceleme sonucunda cihazın aktif olduğu ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirildiğinden, sahile yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta kontrollü bir şekilde patlatılarak imha edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı

Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, adada şap hastalığı salgını nedeniyle greve giden Midilli çiftçilerin başlattığı eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı

21.03.2026 19:40:00 / Güncelleme: 21.03.2026 19:59:08
İHA
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Midilli Adası'nda şap hastalığı salgını nedeniyle çiftçiler greve gitti. Limanın içinde de eylem yapan çiftçiler, limanın girişini ellerinde sopalarla kapatarak, Ayvalık ve Aliağa'ya dönmek isteyen feribotların iskeleden ayrılmasına engel oldu.



Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı.



Edinilen bilgilere göre, çiftçilerin liman içindeki Türk tatilcilerinin sadece iki feribotla geri dönmesi şartıyla Türkiye'ye dönmelerine izin verdikleri, ancak liman dışında kalan Türk tatilcilerin ise limana sokulmamalarına yönelik eylemlerini sürdürdükleri öğrenildi.

Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu

Ordu'nun Ünye ilçesinde sahilde insansız deniz aracı (İDA) bulundu

21.03.2026 16:25:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:30:12
İHA
Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
Olay, ilçeye bağlı Yüceler Mahallesi sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sahilde bir cismin bulunduğunu fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.



Yapılan incelemede cismin insansız deniz aracı (İDA) olduğu değerlendirildi.



Bölgede jandarma ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alınırken, çevre güvenlik çemberine alındı. Yapılacak detaylı incelemenin ardından İDA'nın yaklaşık 2 mil açığa çekilerek imha edileceği öğrenildi.



Olayla ilgili inceleme sürüyor.

Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu

İstanbul'da trafik yoğunluğu bayramın ikinci gününde yağışında etkisiyle arttı. Trafik yoğunluğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik verilerinde öğlen saatlerinde yüzde 62 olarak ölçüldü

21.03.2026 16:22:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:25:23
İHA
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde yağmurun da etkisini göstermesiyle birlikte İstanbul'da trafik yoğunluğu yaşanıyor.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Yoğunluğu Haritası verilerine göre, trafik yoğunluğu saat 13:28 itibarıyla yüzde 62'ye ulaştı.



Öğle saatlerinde Hacıoğlu E-5 Ankara istikametinde her uzun araç kuyrukları oluştu.

Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor

ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin tırmanması ve bölgede ilan edilen yas süreci, Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki Esendere Gümrük Kapısı'nda Ramazan Bayramı sessizliğine neden oldu

20.03.2026 14:52:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:55:10
İHA
Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor
Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor
Edinilen bilgiye göre, Orta Doğu'da tırmanan bölgesel gerilim ve güvenlik riskleri nedeniyle sınır hatlarında önlemler en üst seviyeye çıkarıldı.

İran tarafındaki Urmiye-Sero Gümrük Kapısı yetkililerinin aldığı kısıtlama kararının ardından, Yüksekova'da bulunan Esendere Gümrük Kapısı'nda yolcu trafiğinde düzenlemeye gidildi.



Günübirlik geçişlere kısıtlama getirildi



Güvenlik gerekçesiyle alınan karar kapsamında, sınır kapısında ticari araç geçişleri devam ederken, günübirlik yolcu geçişlerine kısıtlama getirildi. Mağduriyet yaşanmaması adına vatandaşların ülkelerine dönüşlerine ise kontrollü olarak izin veriliyor. Bu çerçevede, İran'da bulunan Türk vatandaşlarının Türkiye'ye girişine, Türkiye'de bulunan İran vatandaşlarının ise ülkelerine dönmelerine müsaade ediliyor.



"Bayramda sessizlik hakim"



Normal şartlarda Ramazan Bayramı dönemlerinde yoğun yolcu trafiğinin yaşandığı sınır hattı, bu yıl tarihinin en sakin günlerinden birini yaşıyor. Bölgedeki gerilimin yanı sıra İran tarafında ilan edilen 40 günlük yas nedeniyle sınırın karşı tarafına asılan dev siyah bayraklar dikkati çekiyor.
Hem güvenlik tedbirleri hem de yas süreci sebebiyle Esendere ve Sero gümrük kapıları, Ramazan Bayramı'nı sessizlik içerisinde geçiriyor.İHA

Antalya'da yangın faciası

Antalya'da bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı

 

20.03.2026 10:04:00
Anadolu Ajansı
Antalya'da yangın faciası
Antalya'da yangın faciası

Antalya'nın Kepez ilçesinde bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı.

Gaziler Mahallesi'nde yabancı uyruklu sera işçilerinin kaldığı konteynerde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.

Konteynerde yapılan incelemede, anne Leyla Elali Ahmed ile çocukları Muna Ahmed (9), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5), Fatma Ahmed (8), Mahmud Ahmed'in (4) öldüğü belirlendi.

Dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmud Ahmed (53), Ahmed Ahmed (2), ismi öğrenilemeyen bir kişi ile işletme sahibi Rahman Genç (51) hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan, yangında hayatını kaybeden anne Leyla Elali Ahmed'in, hamile olduğu öğrenildi.

Cenazeler, Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Ekiplerin olaya ilişkin incelemesi sürüyor.

Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı

Antalya Valisi Hulusi Şahin, olay yerine giderek incelemede bulundu.

Burada gazetecilere açıklama yapan Şahin, bayram sabahına acı bir haberle uyandıklarını söyledi.

Kepez ilçesinde sera işçilerinin kaldığı konteynerlerde yangın çıktığını dile getiren Şahin, "3 konteyner alev alıyor ve burada 1 anne ile yaşları 4 ila 9 arasında değişen 5 çocuğu kaybettik. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum." dedi.

Olayda 5 yaralının da bulunduğunu anlatan Şahin, "Yaralılardan biri hayati tehlike kaydıyla takip ediliyor, diğerlerinin durumu iyi. 3 kişi gözaltına alındı. Soruşturmaya devam ediliyor. Milletimizin başı sağolsun, yaralılara acil şifalar diliyorum." diye konuştu.

Şahin, yaralıların 3 ayrı hastanede tedavilerinin yapıldığını bildirdi.

Yangının çıkış sebebinin araştırıldığını aktaran Şahin, "Sebebi de araştırıyoruz ama dışarıda bir soba var, orada bir mangal yapılmış. Herhalde söndürmeden yattılar, öyle anlaşılıyor. Ama şu an için net 'bu sebepten oldu' diyemeyiz. Detaylı araştırmayı itfaiye ekiplerimiz yapıyor." diye ifade etti.

Vali Şahin, Cumhuriyet savcısının adli soruşturmayı başlattığını ve sürecin devam ettiğini belirterek, yangının çıkış sebebinin İncelemeden sonra netleşeceğini dile getirdi. 

TEM'de bayram yoğunluğu başladı

Ramazan Bayramı tatili için yola çıkan sürücüler TEM Otoyolu'nun Kocaeli geçişinde yoğunluk oluşturmaya başladı

19.03.2026 13:13:00 / Güncelleme: 19.03.2026 13:15:43
İHA
TEM'de bayram yoğunluğu başladı
TEM'de bayram yoğunluğu başladı
Özellikle Bekirdere Viyadüğü mevkisi Anadolu istikametinde araç sayısında belirgin bir artış gözlenirken, trafik akışı kesintisiz sağlanıyor. Güvenli ulaşım için bölgede denetimlerini artıran trafik ekipleri, güzergah boyunca radarla hız kontrolü yapıyor.

Emniyet şeridi ihlalleri, emniyet kemeri takılması ve seyir halindeyken cep telefonu kullanımı konularında denetimlerini sürdüren ekipler, sürücüleri kurallara uymaları yönünde ikaz ediyor.



Öte yandan yetkililer, güzergahta etkili olan yağış ve sis nedeniyle görüş mesafesinin yer yer düştüğünü belirterek, sürücüleri aşırı hız, uykusuzluk ve dikkatsizlik konularında dikkatli olmaları için uyarıyor.

Bayram dönüşü yola çıkacaklar dikkat

Kocaeli Valiliği, Ramazan Bayramı ve ara tatili dönüşünde yaşanabilecek trafik yoğunluğunu önlemek amacıyla 21-23 Mart tarihlerinde kamyon, çekici ve tankerlerin İstanbul yönüne seyretmesine izin verilmeyeceğini bildirdi

19.03.2026 12:56:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram dönüşü yola çıkacaklar dikkat
Bayram dönüşü yola çıkacaklar dikkat
Valilikten yapılan açıklamaya göre, trafik yoğunluğunun olumsuz etkilerini en aza indirmek ve kazaların önüne geçmek amacıyla, 21 Mart Cumartesi günü saat 16.00'dan 23 Mart Pazartesi günü saat 01.00'e kadar kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların Kocaeli sınırlarından geçişine kısıtlama getirildi.

Bu kapsamda söz konusu ağır vasıtaların; D-100 Karayolu, Anadolu O-4 Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, O-5 ve D-595 karayollarının İstanbul istikametindeki seyirlerine, arada kalan girişler de dahil olmak üzere izin verilmeyecek.

Açıklamada, tedarik süreçlerinin aksamaması için bazı araçların kısıtlamadan muaf tutulacağı ifade edildi. Yaş sebze ve meyve, canlı hayvan, et ve süt ürünleri, dondurulmuş gıdalar, çiçek, ilaç, tıbbi malzeme, ambalajlı su, posta, hayvan yemi ile akaryakıt taşıyan araçların, öncelikle ana arterler haricindeki güzergahlarda, zorunluluk halinde ise ana arterler üzerinde en az süreyle bulunacak şekilde seyirlerine istisnai olarak izin verilecek.

Bakan Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ramazan Bayramı tatili süresince vatandaşların güvenliği için 313 bin 745 personelin sahada olacağını bildirdi

 

19.03.2026 10:26:00
Anadolu Ajansı
Bakan Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı
Bakan Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bakanlıktaki Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde (GAMER) haber ajanslarının temsilcilerinin Ramazan Bayramı tatili süresince uygulanacak trafik tedbirleri ve Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a ilişkin sorularını yanıtladı.

Vatandaşların bayramı huzur ve güven içinde geçirmelerini sağlamak amacıyla valiliklere, kaymakamlıklara ve kolluk birimlerine yönelik kapsamlı bir genelge yayımladıklarını belirten Çiftçi, tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını söyledi.

Amaçlarının vatandaşların bayramı huzur ve güven içerisinde aileleriyle birlikte geçirmeleri olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız yoğun şekilde trafik denetimleri yapacak. Hız denetimleri yapacağız, radar denetimlerimiz olacak. Vatandaşlarımızın kurallara uymalarını temin etmek için sahada görünür olacağız. Çünkü istiyoruz ki kimse sevdiklerine kavuşmak için acele etmesin. Yani trafik kurallarına uysunlar, hız tahditlerine uysunlar ve güven içerisinde de ailelerine kavuşabilsinler." dedi.

Özellikle trafik yoğunluğunun yüksek olduğu güzergahlarda radar denetimlerinin olacağını kaydeden Çiftçi, emniyet kemeri ve alkol denetimleri de yapılacağını ifade etti.

Çiftçi, helikopter ve insansız hava araçlarıyla ana arterlerde, kritik kavşak noktalarında trafik akışını anlık takip edebileceklerini, edinilen bilgilerin sahadaki ekiplere eş zamanlı iletileceğini belirtti.

Akıllı ulaşım ve trafik yönetim sistemlerinin etkin, verimli şekilde kullanılacağının altını çizen Çiftçi, kamera ve elektronik denetleme sistemleriyle riskli noktaların anlık takip edileceğini, trafiğin akışını sağlamak üzere ekiplerin belirlenen bölgelere yönlendirileceğini, kolluk birimlerinin ihtiyaç duyulan her noktada yardımda bulunacağını anlattı.

Hava ve karadan denetim

Bakan Çiftçi, bayramda görev yapacak ve denetimlerde yer alacak personele ilişkin şu bilgileri verdi:

"313 bin 745 emniyet, jandarma ve Sahil Güvenlik personelimiz bayramda görev yapacak, sahada olacaklar. Aynı zamanda 50 bin 150 otomobil ve motosikletle Türkiye'nin her yerinde görev başında olacaklar. Karadan yaptığımız denetimlerin yanında 16 helikopter, 1222 İHA ve dron havadan denetim yapacak. Aynı zamanda 390 gemi ve bot da Sahil Güvenlik unsurlarımıza bu denetimlerde iştirak edecek. Onlar da bayramın huzur içerisinde geçmesi noktasında vatandaşımıza yardımcı olacaklar."

Havaalanlarında, otogarlarda, alışveriş merkezlerinde, yaşam alanlarında, turizm merkezlerinde de hareketliliklerin olacağına işaret ederek, "Oralarda da ekiplerimiz yine bütün tedbirleri alacaklar, güvenlik tedbirlerini arttırmış olacaklar." ifadesini kullandı.

"Bayram evleri, matem evlerine dönüşmesin"

Sürücülerin ve yolcuların güvenliği için yorgun ve uykusuz araç kullanılmaması gerektiğine dikkati çeken Çiftçi, şunları kaydetti:

"Otobüs şoförlerine veya kendi araçlarıyla seyahat edecek vatandaşlarımıza sesleniyorum. Yorgun, uykusuz bir şekilde seyahat etmesinler. Hem kendi canlarını hem de vatandaşlarımızın canlarını riske atmasınlar. Uykuları geldiğinde yolun kenarına, park alanlarına çekip orada dinlenebilirler. Bir müddet dinlendikten sonra yollarına devam edebilirler. Kısa süre içerisinde varacakları yerlere ulaşmak için acele edip de ailelerini, sevdiklerini hüzne boğmasınlar. Bayramın sevinci, hüzne dönüşmesin. Bayram evleri, matem evlerine dönüşmesin istiyoruz. Onun için bu konuda tüm vatandaşlarımızdan da hassasiyet beklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum."

Tuzaklama radar denetimi yapılmayacak

Radar uygulamasına ilişkin hedeflerinin vatandaşı cezalandırmak ya da onların canlarını acıtmak olmadığını vurgulayan Çiftçi, vatandaşların kurallara uyarak güven içerisinde evlerine ulaşmasını istediklerini belirtti.

Bakan Çiftçi, şunları dile getirdi:

"Bunun için de kesinlikle tuzaklama suretiyle radar denetimi yapmayacağız, yani mutlaka uyarı levhalarımız olacak. Vatandaşlarımız bu konuda da bilgilendirilmiş olacak. Ben, vatandaşlarımızın bir kez daha hız kurallarına uymasını istirham ediyorum. Böylece hem kendileri idari yaptırımlarla karşılaşmamış olacaklar hem de daha huzurlu, güvenli şekilde memleketlerine varmış olacaklar. Çünkü önceki Kanun'a göre şu andaki hız limitleri de değişti. Önceden yüzde 10'a kadar hem şehir içinde hem de şehir dışında bir limit vardı, hız limiti vardı, artırabiliyordunuz. Şu anda 6 birimle 10 birim arasında değişiyor. Dolayısıyla bu da göz önünde bulundurularak sürücülerimizin hızları ayarlamalarında fayda var diye düşünüyorum."

Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklikler

Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan düzenlemelerin 27 Şubat'ta yürürlüğe girdiğini anımsatan Çiftçi, "Kanunun yürürlüğe girmesiyle beraber memleketim Konya'daydım. Orada özellikle plaka konusunda hem noterlerde hem de şoförler odasında vatandaşların yoğun bir şekilde sıraya girdiklerini, kalabalık oluşturduklarını gördüm." dedi.

Çiftçi, vatandaşların yapılan düzenlemeleri iki konu hariç gayet yerinde bulduğunu belirterek, "Mesela kırmızı ışıkta geçmeyle ilgili toplumda herhangi bir sıkıntı yok. Trafikte ısrarla kişiyi takip eden veya önünü kesip sopayı alıp sürücülerin üzerine yürüyen, yolda halay çeken, drift atan, makas atan kişilerle ilgili herhangi bir problem yok, bunlar kabul görmüş durumda." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Çiftçi, plaka basmaya yetkili kurumun Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) ve buna bağlı odaların olduğunu hatırlattı.

Plakaların ne şekilde basılacağının, standartların neler olacağının yönetmelikte belirlendiğini anlatan Çiftçi, şunları kaydetti:

"Standart plakalar belli. Buna rağmen şoförler odası iki tip plaka basıyor. Birincisi standartlara uygun plaka, ikincisi de harfleri biraz kalınlaştırılmış olan, yine plakanın taşıması gereken özellikleri taşıyan, mavi şeridi, 'TR' ibaresi, mührü, karekodu bulunan plakalar. Şoförler Odası tarafından verilmesi şartıyla biz kesinlikle bunlarla ilgili herhangi bir işlem yapmayacağız, bunları nizami plakalar olarak görüyoruz, bunlar geçerli, bunlarda herhangi bir problem yok.

Şoförler Odası tarafından verilen plaka üzerinde eğer sürücü tarafından bazı ilaveler, eklemeler yapıldıysa, işte sorun bu alanda başlıyor. Sürücü, Şoförler Odasından plakasını aldı, oradaki harf grubunu veya rakam gruplarını kalınlaştırdıysa veya oradaki mavi şeridi sildiyse, kendine göre birtakım ilaveler, eklemeler, çıkarmalar yaptıysa kanun buna yönelik olarak 4 bin lira ceza öngörüyor. Bir de dışarıda reklamcılarda bastırılan plakalar var. Onlarda herhangi bir şekilde ne 'TR' ibaresi, ne mühür, ne karekod yer alıyor. Rakamlar, harf grupları arasındaki aralıklar tamamen kapanmış durumda. Bunlar da kanun tarafından 140 bin lirayla cezalandırılıyor."

Çiftçi, plaka düzenlemesinin ardından şoförler odalarında yoğunluk olduğunu anımsatarak, "Baktık ki vatandaşımız mağdur olacak, yani en azından kendilerine bir süre verelim, bu süre içerisinde de kendilerine rehberlik yapalım. Buna rağmen standartlara uygun plaka takmayanlar olursa, onları idari müeyyideye daha sonra bağlayalım diye bir karar aldık ve bunu da uygulamaya geçirdik." diye konuştu.

"Mağduriyeti ortadan kaldıralım diye biraz süre verdik"

TŞOF'la görüşmeye de devam ettiklerini belirten Çiftçi, "Mesela ben bir görüşmemde bana şunu ifade ettiler: 'Bizim 573 odamız günde 60 bin plaka basıyor ve buna rağmen talepleri yetiştiremiyoruz.' Demek ki kısa süre içerisinde bunun yetiştirilme imkanı, ihtimali gözükmüyor, vatandaş müracaatını yaptı, Şoförler Odası eğer kendisine plakayı zamanında basıp veremediyse, burada da vatandaşımızı cezalandırmanın çok adil olmadığını düşünüyoruz." dedi.

Çiftçi, mağduriyeti ortadan kaldırmak için bu konuda biraz süre verdiklerini söyledi.

Araçlarda multimedya ve görüntü cihazı kullanımına ilişkin ise Bakan Çiftçi, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu da toplumun şu anda tepki gösterdiği konulardan birisi. Bununla ilgili kanunun öngördüğü husus şu: Birincisi, sürücünün görüş açısını etkilemeyecek, engellemeyecek. İkincisi de araç harekete geçtiğinde, sürüş başladığında mesela o çoklu medya ortamları kapanacak. Bu ikisinin birlikte gerçekleşmesi gerekiyor. Orijinal araçlarda bununla ilgili herhangi bir problem yok. Örneğin, fabrika montajlı çoklu ortamlarda araç harekete geçtiğinde, mesela video oynatılamıyor, film seyredilemiyor ama sonradan takılanlarda veya garanti süresi bitmiş, sonradan yapılan montajlarda araç hareket halinde olsa da film izleyebiliyorsunuz, video oynatabiliyorsunuz. Bu, kanunun yasakladığı, idari müeyyideye bağladığı hususlardan birisi."

Çiftçi, araçlardaki multimedya ve görüntü cihazı kullanımının açıklığa kavuşturulması için uygulama yönetmeliğinin çıkarılması gerektiğine işaret etti.

"Vatandaşlarımız rahat olsunlar"

"Hangileri sürüş emniyetini tehlikeye atıyor, hangileri atmıyor' Ses sistemleri, haberleşme sistemleriyle ilgili bir uygulama yönetmeliğinin çıkarılması gerekiyor." diyen Çiftçi, çalışmaların devam ettiğini, belli bir standarda kavuşturulmuş uygulama belli oluncaya kadar kanunun bu maddesiyle ilgili herhangi bir uygulama yapmayacaklarını duyurdu.

İçişleri Bakanı Çiftçi, tüm tarafların mutabakatıyla uygulama yönetmeliğini en kısa sürede çıkarmayı düşündüklerini bildirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şu anda çalışmalarımız devam ediyor, yoğun şekilde çalışıyoruz, en kısa süre içerisinde çıkartacağız. Yani fazla da bu süreyi uzatmayı düşünmüyoruz. Yönetmelik çıkıp da uygulama netleşinceye kadar rehberlik çalışmalarımız devam edecek. O yüzden vatandaşlarımız rahat olsunlar, yani herhangi bir şekilde endişeye kapılmasınlar. Hem onların mutlu olabileceği, yani içlerine sinen hem de sürüş emniyetini sağlayabileceğimiz, ikisini bir arada gerçekleştirebileceğimiz bir yönetmelik hazırlayacağız inşallah." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.