logo
24 HAZİRAN 2026

Padişahlardan Atatürk’e içki meselesi

Konuya yine Osmanlı padişahlarından girelim. Cennet mekân diye andığımız, bazılarının "hazret" demeden isimlerini ağzına almadığı padişahların hemen hepsinin içki içtiğini söylesek ne derdiniz?

13.05.2026 00:46:00 / Güncelleme: 13.05.2026 10:26:41
Haber Merkezi
Padişahlardan Atatürk’e içki meselesi
Padişahlardan Atatürk’e içki meselesi
Konuya yine Osmanlı padişahlarından girelim. Cennet mekân diye andığımız, bazılarının "hazret" demeden isimlerini ağzına almadığı padişahların hemen hepsinin içki içtiğini söylesek ne derdiniz?

Halife Abdülmecid Efendi, 1920'li senelerde kaleme aldığı yayınlanmamış risalesine;

"Osmanlı Devleti'nin çöküşüne sebep olan dertlerin başında, içki gelir. İçki dinen de yasaklanmıştır ve haramdır.

Halife çocuğu olan şehzadeler bunu asla unutmazlar ve unuttukları takdirde hem İlahi emirlere karşı gelmiş, hem de millete ve Osmanlı hanedanına verilmiş olan hilafet ve saltanata ihanet etmiş olurlar.

İçki içenlerin hilafet ve saltanatta hiçbir hakları yoktur" sözleri ile başlamıştır.

Yine bu risalede Osmanlı padişahlarının içki konusundaki halini anlatıyor:







"2. Bayezid:

Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerinin oğlu olan 2. Bayezid, pederinin heybetine ve büyüklüğüne sahip olmaktan mahrumdu.

Ne babasından kendisine kalan büyük devleti idare edebildi, ne de İslam âleminin çöküşüne… Mesela o zaman İspanya'da yıkılan Emevi Devleti'nin felaketine ve Avrupalılar'ın Müslümanları işkencelerle katletmelerine çare bulup ses çıkartabildi.

En nihayet millete karşı vazifelerini yerine getirememesi ve içkiye olan düşkünlüğü yüzünden devletin geleceğinin büyük bir felaket ile karşı karşıya bulunduğunu gören oğlu Yavuz Sultan Selim'in şiddetli müdahalesi ile ezilip bertaraf oldu. Felaketinin başlıca sebebi içki içmesi idi.







2. Selim:

Kanuni Sultan Süleyman gibi büyük bir padişahın yegâne hatası, akıllı evladı Şehzade Mustafa'yı feda ederek devletin idaresini 2. Selim gibi bir sefih bir sarhoşa bırakması idi ki, yükselmenin sona ermesi işte böyle başlamıştır.

O zamana kadar mağlubiyet bilmeyen Osmanlıların Haçlı donanmasına yenilmeleri üzerine bütün Avrupa'da ilk şenliklerin yapılması 2. Selim zamanındadır.

2. Selim, Kıbrıs şarabı ile sarhoş olan ve hiçbir işe yaramayan başını Eski Saray'da hamam mermerlerine çarparak parçalamış ve bu sûretle layık olduğu manevî cezayı görerek vücudunu dünyadan kaldırmıştır.

Artık bundan sonra sefahat, işret, şehvet ve israf devri başlamış; felaket yollarına doğru büyük adımlar atılmıştır.







3. Murad, 3. Mehmet:

Bu iki padişaha 'Osmanlı Devletinin amansız celladı' denmesi doğrudur. Her türlü rezaleti icra ederek Osmanlı Devleti'nin azametli saltanatını çöküşe mahkum etmişleridir.

4. Murad:

Hakikaten en büyük padişahlarımızın arasında sayılmak yeteneğine sahipti ve mertliği ile bütün Osmanlıları hayrette bırakmıştı…

En büyük hükümdar olmaya namzet iken içtiği rakının kurbanı olmuş, devletin talihini ve geleceğini İbrahim gibi akıl noksanı ve anlayıştan mahrum bir şahsa terkederek dünyadan çekilmişti.







2. Mahmud:

Tarihimizin incelenmeye en fazla layık devirlerinden biri büyük babam, 2. Mahmud'un iktidar yıllarıdır.

(…) Başlattığı inkılap kuvvetten düşmüş olan devleti her türlü zorluklar ile karşı karşıya bırakmıştı. İç sıkıntılar, Rusya meselesi, devletin bir vilayeti olan Mısır'ın Mehmed Ali Paşa vasıtasıyla bağımsızlığını kazanıp muazzam ve şevket sahibi Osmanlıları mağlup etmesi, 2. Mahmud hazretlerini sıkıntıya sokmaya kâfi idi…

Mehmet Ali Paşa'yı gıyabında idama mahkum etmekle başına büyük dert açmış; bu gibi dertler azmış gibi, çelik gibi vücudunu tahrip etmek için bir de içkiye müptela olmuş ve iş görüp eserini tamamlayacağı sırada üzüntüler içinde gözlerini kapamıştır.







Sultan Abdülmecid:

…Tanzimat'ı cihana ilan ederek bütün devletlerin itimadını kazandı. Osmanlı İmparatorluğu'nu Avrupa devletlerinin arasına kattı, Kırım Savaşı'nı kazandı.

Ama babasından devraldığı işleri bitirmek lazım iken o da içkiye müptela oldu ve bu yüzden vefat etti" diye yazmaktadır Halife Abdülmecid Efendi…

Bunlar cennet mekân oluyor, laf denmiyor, "Mustafa Kemal, cumhuriyeti içki masasında kurdu" deniyor ve kafir olarak anılması isteniyor.

Eğer içki içilmesi kafirlikse, ecdat Osmanlı padişahları içinde kullanılmalıdır.

Yok, eğer bu affedilir bir günah kabul edilir ve cennete mani değilse, her halde Türkiye'nin mimarı Mustafa Kemal Paşa'nın da hakkıdır.







Gelelim Atatürk'ün içki içmesi konusuna…

Atatürk, Osmanlı padişahları gibi içki içmeyi zevk edinmemiştir, dersek nasıl karşılarsınız?

Türk milleti, Ata'sını yaşadığı dönemlerden itibaren içki içen, hatta sofrasından içki eksik olmayan bir lider olarak tanıdı. Doğrudur, içki içerdi ancak bunun sebebi alkol müptelası olmaktan çok farklı bizce…

Mustafa Kemal'in Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştirdiği dönemleri bir düşününüz. Ve ondan sonra savaştan harap çıkmış Anadolu coğrafyasında yaptığı yeni bir devlet kurma hamlelerini…

Ya da saltanatı kaldırıp, hilafeti Meclis'e devretmesi ile egemenliğin millete geçtiği yeni dönemi…

Farkında mısınız, bu devrimleri yaparken, yönetim şeklini değiştirirken veya harf devriminde, inkılaplarda, Batı'nın uygarlık seviyesine çıkarma çabalarının hiçbirinde Kurtuluş Savaşı'nda gördüğü tepkiyi görmemiştir.

Yani Batılı devletler O'nun Osmanlı İmparatorluğu'ndan arta kalan her şeyi süpürerek kendilerine benzeyecek bir devleti kurmasına karşı çıkmamıştır hatta bundan emindirler…

Çünkü İslam devletlerinin başı kabul edilen, görülen Osmanlı'nın hilafeti Atatürk eli ile yok edilmiş, Batılı devletlere inanç olarak tezat teşkil etmeyecek yeni bir devlet var edilmiştir.

İşte Atatürk'ün içki içmesindeki nükte budur.

O, çok zeki ve feraset ehli bir insandır. İçki içmiştir doğru, bununla yapmak istediği; Batı'nın kafasındaki 'şeriatı getirecek, yine bir İslam hâmisi devlet kuracak' düşüncesine mâni olmaktı ve bunu başardı." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.