logo
27 AĞUSTOS 2026

Pakistan Savunma Günü Türkiye'de kutlandı

Ankara'daki Pakistan Büyükelçiliği, Pakistan Savunma Günü'nü kutlamak için bir resepsiyon düzenledi. Covid-19'un yayılmasını kontrol etmek için alınan önlemlerden dolayı, etkinliğe sadece Pakistan Büyükelçiliği çalışanları, aileleri ve Türk medya temsilcileri katıldı

07.09.2020 12:30:00
 
Pakistan Savunma Günü Türkiye'de kutlandı
Pakistan Savunma Günü Türkiye'de kutlandı
Etkinlikte bir konuşma yapan Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Muhammad Syrus Sajjad Qazi Savunma Günü'nün önemini vurguladı. 6 Eylül'ün Pakistan'ın tarihinde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, "1965 yılında bugün cesur silahlı kuvvetlerimiz ve tüm ulusumuz karşı taraftan gelen ve sevgili anavatanımızın bölgesel bütünlüğüne ve bağımsızlığına kötü gözle bakan tehditleri savuşturmak için birlikte karşı koymuştur" dedi.

'Sayısal ve teknolojik bakımdan bizden üstün olan düşmanımızı yenmek için en zor koşullarda savaşan şehitlerimize ve gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz" diyen Büyükelçi Qazi şöyle devam etti:

'Bugün yenilmez bir savunma gücünü ve güçlü ve refah içinde bir Pakistan'ı garanti etmek için silahlı kuvvetlerimizin kararlılığını ve azmini andığımız bir gündür."

Büyükelçi Syrus Qazi 1965 ruhunun önemini vurguladı ve bunun Pakistan'ın karşılaştığı tüm zorlukları karşılamak için gerekli olduğunu söyledi.

Daha öncesinde, Savunma Ataşesi Deniz Albay Mazhar Bashir, Pakistan Cumhurbaşkanının ve Başbakanının Pakistan Silahlı Kuvvetlerine ve Pakistan ulusuna övgülerini sunduğu mesajlarını okudu. İHA

Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi

Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi

27.08.2026 14:00:00
AA
 
Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi
Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi
Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi.

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre Güran ailesi, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurarak, cinayetin "faili meçhul" olarak ele alınmasını talep etti.

Bakanlıkça yapılan değerlendirme sonucu, Narin Güran cinayetinin "faili meçhul" olduğunu ortaya koyan veya dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kapsamında yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut herhangi bir olguya ulaşılamadığı gerekçesiyle başvuru kabul edilmedi.

Değerlendirmede, cinayetin "failin bilinmemesi" ile "cinayetin bütün ayrıntılarının bilinmemesi" hususlarının birbirinden farklı hukuki ve maddi durumlar olduğu belirtildi.

Ayrıca söz konusu cinayete ilişkin yargı süreci yürütülerek, bazı sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi ve mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay tarafından onanmış olması, başvurunun ret gerekçeleri arasında yer aldı.

Olayın geçmişi
Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinin kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan Narin Güran'ın 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılmıştı.

Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin davada, anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, temyiz incelemesi sonucu anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran hakkındaki mahkumiyeti onamış, sanık Bahtiyar hakkındaki hükmü ise eylemin "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozmuştu. Yerel mahkeme, yaptığı yeniden yargılama sonucu bu sanığa 17 yıl hapis cezası vermişti.

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi

27.08.2026 13:42:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi
 Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi
Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep 'Paranız yok, ne yapacaksınız?' dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi.
Günaydın, Yeni Parti Gaziemir İlçe Başkanlığı'nı ziyaret etti. Ziyarette Günaydın'a Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şılancı, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ve partililer eşlik etti.
Ziyarette açıklamalarda bulunan Günaydın, Yeni Parti'nin üye sayısının 600 bine yaklaştığını söyledi.
Mutlak butlan kararı sürecini hatırlatan Günaydın, partinin üye sayısı ve bağışlara ilişkin güncel verileri paylaşarak, şunları söyledi:
"Biz ya kumpasın içinde kalıp çürüyecektik ya da içinden çıkıp milletin önüne yeni bir hedef koyacaktık. Aslında bu bizden çok milletin planıydı. 24 Mayıs'ta bu memleketin en köklü ve birinci partisine polis, biber gazı ve plastik mermiyle girdi. Dünya demokrasisi adına utanç günüdür. Ancak altında kalınmadı. Hep beraber Anadolu'ya çıktık ve yürüdük. Yalnızca 2 ay sonra 24 Temmuz'da partimizi kurduk. Yeni Parti 1 aylık bir parti. Bir gün evvel 503 bin üyemiz vardı, şu an muhtemelen 600 bin üyesi olan bir siyasi partiyiz. İnanıyorum ki kısa sürede 1 milyon üyeyi geçeceğiz. Üyelerimizin yüzde 70'i CHP'den bize gelen seçmen, yüzde 30'u daha önce bir siyasi partiye üye olmayan yurttaşlarımız.

244 belediye başkanı Yeni Parti'ye geçti
Bize hep 'Paranız yok, ne yapacaksınız' dediler. Evet paramız yok. Biz otobüslerin üzerinde çok konuşmalar yaptık. Ama bir sokağın köşesinde bir bank bulup üzerine çıkabildiyseniz ve yurttaş sizi sevgiyle sarıp sarmalamışsa o bank, 50 otobüs ediyor. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı. Tokak'ın Çevrecik kasabasında bir vatandaş gelip ,'Paramız yok diye üzülmeyin, bir adım geri atmayın. Sizin için tosun besliyorum' dedi. Anadolu'da bu memleket için tosun besleyenler kaldığı sürece hiç kimse bu memlekete yan gözle bakamaz, kimse bu cumhuriyeti yıkamaz. Her türlü engelleme ve tehdide rağmen 244 belediye başkanımız bizimledir. Geri kalan arkadaşlarımızla da yollarımız beraber akıyor. Çünkü bu yol, cumhuriyet ve demokrasinin yoludur."

"Söylenebilecek olumlu bir şey kalmamış"
Günaydın, Türkiye'nin dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğunu ama ülkede en az 30 milyon insanın açlık sınırının altında gelirle yaşadığını belirtti. 28 bin lira olan asgari ücretin satın alma gücünün 23 bin liraya düştüğünü bildiren Günaydın, açlık sınırının ise 35 bin lira olduğuna işaret etti. Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Demek ki 10 milyon asgari ücretli açlık sınırın altında. Emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkarıldı, ortalaması da 25-26 bin lira. Yani emeklilerin yüzde 85-90'ı açlık sınırının altında. 'Faiz sebep, enflasyon sonuç' diyerek olmayan bir teoriyi bu memlekete dayatarak; faizi, enflasyonu, kuru eş zamanlı zıplatmayı başarabilmiş bir ordu var. Bu işin mimarı, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bunların tamamı, bu ülkenin ekonomik olarak iflasının görüntüleridir. Üreten sektörler artık memlekette kalamıyor. Türkiye'nin en köklü sektörü tekstil Mısır'a gitmek zorunda kalıyor. Çünkü bu maliyetlerle üretim yapamıyor, kur nedeniyle ürettiği ürünü ihraç edemiyor. Türkiye'de işsizlik rakamı 12 milyonu aşmış durumda. Ekonomi adına söyleyebilecekleri olumlu bir şey kalmamış.

"Türkiye geleceğini kaybediyor"
Türkiye'de 'Adalete güveniyor musunuz' sorusuna yüzde 18 'Evet' diyor. Yani AKP'ye ya da MHP'ye oy verenlerin önemli bir kısmı da adalete güvenmiyor. Türkiye geleceğini kaybediyor. 10 gence 'İmkanınız olsa yurt dışına gider misiniz' diye soruyorsunuz. 10 çocuktan 9'u 'Fırsatını bulsam hemen yurt dışına giderim' diyor. Gençler üniversiteye gidemiyorlar, yurt ve burs bulamıyorlar, mülakatlarda eleniyorlar. Bırakın ev almayı, bir ev kiralayamıyorlar. Evlenemiyorlar. Son 10 yıl içinde Türkiye'de evlenme sayısı düşüyor, boşanma sayısı artıyor. Bu, ülkenin yaşadığı derin bunalımı ortaya koyuyor."

Nisan 2027'de seçime girmeye hazır olacak
Yeni Parti'nin "inşa ve itirazı" beraber yürüttüğünü belirten Günaydın, şu ifadeleri kullandı:
"İtiraz ediyoruz çünkü bu ülkenin yaşanacak hali kalmadı. İtirazımıza 'Evet diyerek' yanımıza gelen vatandaş, 'Artık bana bu memleketi nasıl düzelteceğini anlat' diyor. Demek ki bizim yeni derdimiz inşa etmek. Adaleti yeniden tesis etmek, insanları üretir kılmak. Bunun yanında barışı sevgiyi ve demokrasiyi bu memlekete egemen kılmak. Biz artık birilerinin bize bağırmasından, kendi küçük kariyer planı için memleketin insanını bölen anlayıştan bıktık. Biz, refahtan pay alan bir memleket kurmak istiyoruz. Yeni Parti bunu yapacak. Bir yokuşun ortasına kadar tırmandık. Bütün halkımıza dönüp şunun güvencesini verelim: Hangi engeli çıkarıp kumpas kurarlarsa kursunlar Yeni Parti bunu aşacaktır. Tek gücümüz milletimizin kendisidir. 6 ay sonra Yeni Parti seçime girebilecek duruma gelecek. Yani partimizi Nisan 2027'de seçime girecek şekilde inşa ediyoruz. Erken ya da baskın seçim olursa? İsterlerse yarın yapsınlar. Yeni Parti var, yedek parti var, dost parti var, millet var. Her gün bir yerdeyiz. 'Dışarı çıkamayacaksınız, halkın gözüne bakamayacaksınız' diyorlardı ya Allah kimseyi yanında 300 koruma olmadan halkın arasına çıkamayan siyasetçi konumuna düşürmesin. Bizim kimseyle özel bir kavgamız yok, biz yolumuza bakıyoruz. O yolda karşımızda Cumhur İttifakı bloğu var. O bloğu iktidardan indirmedikten sonra bu ülkeye barış ve demokrasi gelmez. Biz bunu yapacağız."

CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi

CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi. Yavaş cephesinden yapılan resmi açıklamada, herhangi bir görüşme gerçekleşmediği belirtildi

27.08.2026 13:21:00
Haber Merkezi
 
 CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi
 CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi
CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın dün yaptığı "Mansur Bey, CHP'nin siyaseti içinde, siyasal kimliğinin ve kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır. Dolayısıyla ondan başka bir açıklama duymadıkça bunu böyle kabul etmek gerekir. Biz kendisiyle görüşüyoruz" yönündeki açıklamalarının ardından, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cephesinden net bir yalanlama geldi.

Kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yayımlanan resmi basın açıklamasında, Müslim Sarı'nın iddiaları şu sözlerle net bir şekilde tekzip edildi: "Sayın Mansur Yavaş ile Sayın Müslim Sarı arasında, Yavaş'ın siyasi geleceğine veya herhangi bir siyasi kararına ilişkin bir görüşme gerçekleşmemiştir."

Açıklamada, Yavaş'ın şu aşamadaki tek önceliğinin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki dengeler ve başkente sunulan hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi olduğu ifade edildi. Önümüzdeki günlerde Belediye Meclisi'nde boşalan görevler için yapılacak seçimler öncesinde ortak iradenin korunmasının ve birlik içinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Özellikle son günlerde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik bir operasyon yapılacağı ve Belediye Meclisi'ndeki dengelerin değiştirilerek belediye yönetiminin AK Parti'ye geçeceği yönünde birtakım çevrelerce açıkça iddialar dile getirilirken; henüz ortada başlamış bir seçim süreci dahi yokken Sayın Yavaş'ın siyasi geleceğinin tartışmaların içine çekilmesini doğru bulmuyoruz."

"Sayın Yavaş bu konudaki tutumunu daha önce de birçok kez açıkça ifade etmiş, 'Gerekli gördüğümde açıklamayı bizzat benden duyarsınız' demiştir. Bugün de aynı noktadadır" denilen açıklamada "Sayın Yavaş'ın kendi ağzından yapılmamış hiçbir açıklama, kendisi adına verilmiş bir karar veya alınmış bir tutum olarak değerlendirilmemelidir" ifadelerine yer verildi.

Kocaeli'de 4 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde kolon ve kirişlerinden ses geldiği bildirilen 4 katlı bina, tedbiren boşaltıldı

27.08.2026 06:06:00 / Güncelleme: 27.08.2026 06:08:46
AA
 
Kocaeli'de 4 katlı bina tedbiren boşaltıldı
Kocaeli'de 4 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Yenişehir Mahallesi Karanfilli Sokak'ta 4 katlı binada oturan bazı kişiler, kolon ve kirişlerinden ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Tedbiren boşaltılan binada ekiplerin yaptığı ilk değerlendirmenin ardından, AFAD ekiplerine bilgi verildi.

Ekiplerin binada ve bitişiğinde temeli açılan inşaat alanındaki incelemesi sürüyor.

 

Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı

AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi

26.08.2026 22:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı
Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı
AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve MTA Genel Müdürlüğü'nce yürütülen "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi" kapsamında, 25 Nisan'da başlayan saha çalışmalarının ilk etabı 2 Mayıs'ta tamamlandı. Çalışmalar, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinin katkılarıyla, farklı üniversitelerden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi.



AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir başkanlığındaki 6 kişilik araştırma ekibi, Şirvan ve Pervari ilçelerinin kırsalında fay hattı üzerinde incelemelerde bulundu. Ekipte Fırat Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Volkan Karabacak, Dokuz Eylül Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özkan Cevdet Özdağ ve doktora öğrencisi Büşra Yerli yer aldı. İncekaya ve Köprüçay köyleri kırsalında açılan hendeklerde fayın geçmişteki hareketleri incelenirken, bölgede meydana gelen depremlerin zamanlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, açılan hendeklerde fayın geçmişte yüzeye kadar ulaşarak yıkıcı deprem ürettiğine ilişkin bulgular gözlemlediklerini belirtti. Fay hattının yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda olduğunu ifade eden Sözbilir, farklı segmentlerden oluşan fayın bazı kollarının 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Sözbilir, fayın yeniden hareket etmesi halinde Siirt, Şirvan, Pervari ve Şırnak çevresindeki yerleşimlerin önemli ölçüde etkilenebileceğini belirterek, fayın son ne zaman kırıldığının ve deprem tekrarlama periyodunun ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekti.



Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak ise çalışmaların, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından başlatılan geniş kapsamlı proje kapsamında yürütüldüğünü ifade etti. Özkaymak, fayın en son ne zaman kırıldığını ve deprem tekrarlama periyodunu belirlemeye çalıştıklarını belirterek, elde edilecek sonuçların bölgedeki deprem riskinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını kaydetti.

Araştırmacılar, fay hattının farklı kollarında ilerleyen süreçte yeni hendek çalışmalarının yapılacağını ve tarihlendirme çalışmalarının ardından elde edilen sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu

İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı

26.08.2026 19:41:00
Haber Merkezi
 
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı.

Resmi açıklamada bu adımın "provokasyonu, dezenformasyonu ve terör propagandasını engellemek" amacıyla atıldığı belirtilse de, operasyonun kapsamı ve zamanlaması kamuoyunda ciddi soru işaretlerine ve eleştirilere yol açtı.

Eleştirmenler, bu tür geniş tabanlı dijital denetimlerin, iktidarın belirlediği siyasi söylemlere yönelik her türlü muhalif sesi bastırma aracına dönüşmesinden endişe ediyor.

İktidarın söylemine katılmamak suç mu?



Haberde geçen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme sürecini provoke eden içerikler" ifadesi, hukuki netlikten uzak olduğu gerekçesiyle hukukçular ve hak savunucuları tarafından eleştiriliyor.

Bir politikanın yöntemini, zamanlamasını veya arka planını eleştirmenin "provokasyon" olarak etiketlenmesi, ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltıyor. Vatandaşlar ve analistler şu kritik soruyu yöneltiyor: Devletin veya iktidarın yürüttüğü bir sürece destek vermek, o süreci hiç eleştirmeden kabul etmek bir vatandaşlık görevi midir?

Demokratik toplumlarda terörle mücadele ve toplumsal barış gibi hayati konular, yalnızca iktidar blokunun tekelinde yürütülemez. Farklı partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin bu süreçlerin şeffaflığı, adaleti ve yöntemi hakkında şüphelerini dile getirmesi en temel anayasal haktır.

Her eleştirinin "dezenformasyon" veya "manüpilasyon" torbasına atılması, toplumda otosansürü artırmakta ve yapıcı kamusal tartışmaları tamamen imkansız hale getirmektedir.

Muğlak kavramlar ve hukuki belirsizlik



İnceleme kapsamında hangi içeriklerin "gerçek dışı" veya "kin ve düşmanlığı körükleyen" olarak tanımlanacağı konusundaki kriterlerin belirsizliği, yargının siyasi kararlara araç edilmesi riskini doğurmaktadır. Terör propagandası ile hükümet politikalarına yönelik sert muhalefet arasındaki çizgi kasıtlı olarak silikleştirildiğinde, sosyal medya platformları adeta birer "gözetim kulesine" dönüşmektedir.

Sonuç olarak, terörle ve suçla mücadele kılıfı altında yürütülen bu geniş çaplı dijital operasyonlar, Türkiye'de çok sesliliğe ve farklı fikirlerin var olma hakkına indirilmiş yeni bir darbe olarak yorumlanmaktadır. Toplumsal bütünleşme, zoraki bir sessizlik ve tek tip düşünce dayatmasıyla değil; ancak özgür bir tartışma ortamında ve her kesimin sesini duyurabilmesiyle mümkündür.

Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı

26.08.2026 14:00:00 / Güncelleme: 26.08.2026 14:01:34
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı
 Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı
Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Malazgirt Zaferinin 955. yıl dönümünü ve Büyük Taarrruz'un 104. yıl dönümünü kutladı.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri 1071'de Sultan Alparslan'ın açtığı kutlu kapı, 1922'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz ile ebediyen mühürlenmiştir" dedi. 

Hüseyin Baş'ın paylaşımı şöyle:
"1071'de Sultan Alparslan'ın Malazgirt'te açtığı kutlu kapı, 1922'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kocatepe'den başlattığı Büyük Taarruz ile ebediyen mühürlenmiştir. Biri Anadolu'yu yurt kılan, diğeri ise bu yurdun asla işgal ve esaret kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden iki büyük zaferdir. Kutlu olsun! "

"Malazgirt'te açılan yurt kapısı, Büyük Taarruz'la ebedileşti"

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Merkezinden yapılan açıklamada ise, "Malazgirt'te açılan yurt kapısı, Büyük Taarruz'la ebedileşti. 1071'in ve 1922'nin aziz hatırasıyla; Sultan Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal'e tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz" ifadeleri yer aldı.

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi

26.08.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Mahkeme 25 Ağustos'ta verdiği kararla oy pusulalarının reddedilmesi konusunda makul gerekçe bulunmadığına hükmetti.

Başkan vekilinin seçildiği turda beş oy geçersiz sayılmıştı.

Kararda, oylama sürecinin sağlıklı ve güvenli yürütülmediği, adaylar arasında gerginlik yaşandığı ve seçim işleminin hukuka aykırılık taşıdığı vurgulandı.

İstanbul Valiliği tarafından başkan vekili seçilinceye kadar, bu görevi Üsküdar İlçe Belediye Meclisi'nin birinci başkan vekilinin yürüteceği açıklandı. Başkan vekilinin bulunmaması durumunda ise ikinci başkan vekili görev yapacak.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından yapılan meclis oylamasında başkan vekilliğine CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya seçilmişti.

25 Ağustos'taki mahkeme kararına yedi gün içinde itiraz edilebilecek.

AKP Üsküdar ilçe teşkilatı seçimle ilgili iki ayrı suç duyurusunda bulunmuştu.

Taraflar birbirini meclis üyelerinin iradesine müdahale etmekle suçladı.

AKP grubu, üçüncü turda adaylarının kazandığını ancak bazı geçersiz oyların Çetinkaya lehine sayılması sebebiyle seçimin dördüncü tura sarktığını iddia etmişti.

'Herkes hür iradesiyle oyunu kullandı'
Üsküdar Belediyesi'ndeki oylama belediye tarafından canlı yayınlanmıştı.

Belediye meclis üyeleri arasında zaman zaman tansiyon yükseldi. Ancak ilk iki tur oyların geçerliliği ile ilgili herhangi bir tartışma yaşanmadı.

Çetinkaya ilk iki tur Gültekin'den fazla oy almasına karşın aranan üçte iki çoğunluğa ulaşılamayınca üçüncü tura geçildi ve ardından gerginlik arttı.

Burada Çetinkaya 21, Gültekin ise 18 oy aldı. Beş oy, harf ve yazım hataları gibi gerekçelerle geçersiz sayıldı.

Daha sonra CHP grubu tarafından verilen bir dilekçe üzerine oylamaya ara verildi.

AKP grubu ara verilmesine tepki gösterdi.

Aranın ardından salt çoğunluğun arandığı dördüncü tur oylamasına geçildi.

Burada Çetinkaya 22, Gültekin ise 18 oy aldı. Bunun üzerine Çetinkaya yeni başkan vekili ilan edildi.

AKP meclis grup başkan vekili Vefa Yunus Taylan, üçüncü turdan sonra ara verilmemesi yönündeki taleplerinin "gerekçe sunulmaksızın reddedildiğini" söyleyerek sonuca itiraz etti.

Taylan ayrıca Yeni Parti İl Başkanı Özgür Çelik'i "CHP'nin grup odasını işgal etmek ve meclis üyelerinin iradesini ıskat hale getirmekle" suçladı.

Buna cevaben CHP grup başkan vekili Mustafa Erhan Eyvel ise Taylan'ın iddialarını reddederek "Herkes sandıkta kendi hür iradesiyle oyunu kullandı" diye konuştu.

Eski Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de X hesabından yaptığı bir paylaşımda başkan vekilliği seçimini sert dille eleştirdi.

Türkmen, "Bugün Üsküdar Belediye Meclisi'nde yaşananlar bir oylama değil, adeta planlı rezil, sefil bir tiyatroydu" ifadelerini kullandı.

Paylaşımında AKP adayı Gültekin lehine dördüncü turda atılan ve geçersiz sayılan bir oy pusulasına yer verdi.

Türkmen, geçersiz kararını veren başkan vekilinin CHP'li olmasını eleştirdi.

Kararın hukuki dayanağı olmadığını ve bunun "Meclis iradesine yönelik ciddi bir müdahale" teşkil ettiğini söyledi.

Başkan vekilliği oylamasının ardından kameralar karşısına geçen Sibel Tan Çetinkaya ise gözaltındaki Sinem Dedetaş'a seslendi.

Çetinkaya, "Emanetiniz burada, özgür iradesiyle sizi seçen Üsküdar'ın emaneti burada. Sizi o zindandan alana kadar biz durmadan mücadele edeceğiz" dedi.

Çetinkaya ayrıca "Bütün çalışma arkadaşlarımızla birlikte o emaneti tertemiz bir şekilde size geri vereceğiz" ifadelerini kullandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı

26.08.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
 Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı
 Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı.

Denizolgun'un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı 19 Ağustos'ta açılmıştı.

Başsavcılık, 25 Ağustos'ta hazırlanan bilirkişi raporunda "şüpheli ölüm" tespiti olduğunu ve bunun üzerine, 16 Ağustos'tan beri tutuklu bulunan Süleymancılar lideri Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Başsavcılık 2016'daki ölümün ardından "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" raporu altında imzası bulunan doktorlar hakkında da "resmi belgede sahtecilik" suçundan soruşturma açıldığını belirtti ve ekledi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın 24/02/2026, 01/06/2026 ve 14/07/2026 tarihli, otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle 'böyle bir kayıt yoktur' şeklinde cevap veren, ancak 18/08/2026 tarihinde kayıt vardır diyerek, gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan soruşturma devam etmektedir."

Eski AKP milletvekili ve aynı zamanda Denizolgun'un yeğeni olan Fatih Süleyman Denizolgun'un Bakırköy savcılığına "şüpheli ölüm" başvurusu bulunuyordu.

Savcılıktan 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Denizolgun'un "gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alınmıştır" denildi.

Savcılık açıklamasında, Denizolgun'un "ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayet olduğu" kaydedildi.

Denizolgun Eylül 2016'da hayatını kaybetmişti.

Refah Partisi'nden 1995 yılında milletvekili seçilen Arif Ahmet Denizolgun, 1998-1999 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı görevini yürüttü. NATO Komisyon Başkanlığı da yaptı.

Denizolgun cemaatin ilk lideri Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu. 1959'da ölen Tunahan'ın mezarı da Karacaahmet'te bulunuyor.

Denizolgun'un ölümünün ardından cemaatin başına Tunahan'ın bir başka torunu Alihan Kuriş geçti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çıkar amaçlı suç örgüt kurma ve örgüte üye olma gibi suçlamalarla gözaltına alınan Alihan Kuriş 16 Ağustos'ta tutuklandı.

Kuriş'e "çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yöneltiliyor.

İfade tutanağında Kuriş tüm suçlamaları reddetti ve bunun bir "itibar suikastı" olduğunu savundu.

Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek

Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek

26.08.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek
 Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek
Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği, Suriye vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarında değişikliğe gitti.

Buna göre, Türkiye'nin dış temsilciliklerinden alınan geçerli vizelerde hava yolu şartı kaldırıldı. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek.

Büyükelçiliğin açıklaması şöyle:

"Suriye vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarında yapılan yeni düzenlemeyle, 'hava yoluyla seyahat' şartı kaldırılmıştır. Temsilciliklerimizden alınmış geçerli vizeler, hava hudut kapılarımızın yanı sıra tüm kara hudut kapılarımızdan yapılacak girişlerde de geçerli olacaktır."

Türkiye'den Suriye'ye pasaportla giriş-çıkışlar Ağustos 2025'te yeniden başlamıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.