logo
23 HAZİRAN 2026

Panzehir: Milli paralarla ticaret

Böylelikle kapitalizmi kullanan küresel güçler; İktidarları belirlemek, gerek duyduğunda cezalandırmak, terör çıkartarak toplumsal barışı bozmak, ekonomik kriz çıkartarak o ülkeyi kaosa sürükleyip bölüp parçalamak, ne istiyorsa onu yapmak gücüne erişmiş olur

24.02.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Panzehir: Milli paralarla ticaret
Panzehir: Milli paralarla ticaret
Böylelikle kapitalizmi kullanan küresel güçler; İktidarları belirlemek, gerek duyduğunda cezalandırmak, terör çıkartarak toplumsal barışı bozmak, ekonomik kriz çıkartarak o ülkeyi kaosa sürükleyip bölüp parçalamak, ne istiyorsa onu yapmak gücüne erişmiş olur.

Bu güçler hedeflerine Kapitalizmin paraya getirdiği tanımı kullanarak ve parayı kontrol ederek ulaşmışlardır.

Onun için Milli Ekonomi Modeli'nde paraya getirdiğimiz yeni yaklaşım ve tanım, haksız kazancın önünü kestiği gibi 'milli para' tanımıyla da küresel finans güçlerinin kağıtlarını boyayarak dünya insanının emek, üretim ve kaynaklarının sömürülmesine engel olunmuştur.







Milli paralarla ticaret yapma ve yerli emek ve üretimin olduğu her yerde milli paraları hakim kılma projemiz bütün dünyada özellikle de Rusya'da çok büyük karşılık bulmuştur.

Ulusal devletlerin ihracat ve ithalatlarında milli paralarının kullanılması projemiz,  BRICS birliğinin temelini oluşturmuştur. Bu birliğin oluşmasına giden seyri şöyle ifade edebiliriz.

Rus parlamenter ve iktisat alimleri Milli Ekonomi Modeli'nin, dünya gündemine taşındığı 2005 yılından bu tarafa yapılan bütün kongrelere katıldılar, bilimsel tebliğler sundular ve tezin matematiğini geliştirdiler.

Ayrıca yakaladıkları her fırsatta tezle ilgili sorular sordular, tabiri caizse beni gölgem gibi takip ederek tezin satır aralarını öğrenmeye çalıştılar.







RUSYA VE BRICS MEM'İN PEŞİNDE

Bütün bunları yetersiz bularak Prof. Dr. Vladimir Lisichkin başkanlığında bir heyet, Trabzon'da evime gelerek tezi Rus Parlamentosu Duma'da  anlatmam için beni ikna etmeye çalıştılar.

Çok düşündüm, tam bir yıl sonra kararımı bildirdim. Ekonomik olarak tam bağımsız olabilmenin şartının Kapitalizmden kurtulmak olduğunu onun için de MEM'in uygulanmasının zorunlu olduğunu her fırsatta ifade ettiğimizde, karşımızda 'Amerika yaptırmaz ki' yıkılması zor, manda zihniyetini bulduk. Bunun üzerine Rusya'dan hareketle bu manda zihniyetinin yıkılabileceğine inandım.

Rusya, elini kaptırdığı Kapitalizmden kurtulmaya çalışıyordu. Ayrıca benim, Rusya ile ilişkileri iyi olan ve kapitalizmden kurtulmak isteyen diğer ülkelerin de, 2005'te MEM'de tanımını bulan 'milli paralarla ticaret yapmak' ortak paydası üzerinden emperyalizme karşı birlik oluşturacağına inancım tamdı.







Bütün bunları düşünerek Rusya'dan gelen resmi daveti kabul ettim ve 27 Şubat 2013'te Duma'da tezimi geniş ve anlaşılır bir şekilde sundum. Tezle ilgili soruları cevaplandırdık, özel toplantılara konuk olduk. Duma'da toplam 5 saatlik çok verimli bir çalışmaya imza attık.

Rus Parlamentosu Duma'da bugüne kadar konuşma yapan yabancı kişi sayısı sadece ikidir. İlki Çin Devlet Başkanı'dır, ki sadece beş dakikalık selamlama konuşması yapmıştır. İkincisi ise bendeniz, tam 4 saat boyunca tezimi anlattığım konuşmam ayakta alkışlanmıştır.

Duma'dan sonra İstanbul'da yaptığımız Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ne BRICS ülkelerini temsilen, BRICS ülkeleri iş geliştirme başkan yardımcısı olarak Sayın V. Gorbonosky katıldı. 

Kongre sunumunda "Birliğin temelini MEM'in milli paralarla ticaret felsefesinin oluşturduğunu onun için Türkiye'ye yakışanın BRICS-T olması yani Türkiye'nin birliğe entegre olması gerektiğidir" diye ifade etti. Bu gerekçeleri ortaya koyarak Türkiye'nin birliğe kabul edilmesinin de zor olmayacağını vurguladı.







Daha sonra Türk kamuoyunun da bildiği üzere, Sayın Rusya Başkanı Viladimir Putin Türkiye başta olmak üzere ziyaret ettiği her ülkenin devlet ve hükümet başkanlarına mili paralarla ticaret yapmayı teklif etmiştir.

Putin başta olmak üzere BRICS ülkelerinin 'Milli Paralarla Ticaret' noktasındaki tüm öneri ve projelerinin kaynağı bize ait olan Milli Ekonomi Modeli'dir.







Tezin ve tezin uygulaması olan sosyal devlet projelerinin, siyasiler tarafından kaynak bile gösterilmeden aşırıldığına şahit olunca MEM'in ve uygulamaları olan projelerin Türkiye Cumhuriyeti Türk Patent Enstitüsü tarafından marka tescilini yaptırmak zorunda kaldık.

Bu bağlamda, Milli Ekonomi Modeli (MEM), Milli Paralarla Ticaret, Sosyal Devlet- Milli Devlet, Vatandaşlık Maaşı ve 'Kaynaklar sınırsız, İhtiyaçlar sınırlı' başlık ve projelerimiz Türk Patent Enstitüsü marifetiyle adımıza resmen tescillenmiştir. (Bkz. Belgeler)

Zira tezin felsefesini anlamadan, inceliklerini kavramadan ve o felsefeyi tanımlayan matematiği bilmeden, daha da önemlisi bütünü göremeden bir parçasını uygulamaya koymak Mevlana'nın karanlık odadaki fili tarif edenlerin hikayesine benzer.







Ekonomide Para öyle önemli bir unsur ki tanımda veya matematiğinde çok küçük bir yanlış, bir açı sapması toplumların felaketleriyle sonuçlanır.

Bu yanlış; krizlerin, işsizliğin, gelir dağılımındaki adaletsizliğin ve toplumsal barışın bozulmasının, bölünmenin, dağılmanın müsebbibi olur.  AB'nin hem ortak paraya geçmesi hem de ortak paraya geçişinden doğan sorun, Kapitalizmin paraya getirdiği kusurlu yaklaşımdan kaynaklanmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

‘Şişman diyetisyen’ dediler


 
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen bu halinle diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.

16.06.2026 00:05:00 / Güncelleme: 16.06.2026 00:12:14
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
‘Şişman diyetisyen’ dediler
‘Şişman diyetisyen’ dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen bu halinle diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.







"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.







97 kiloyla başlayan dönüşüm

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.







Salçalı makarna için ağlayarak uyudu

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.







Diyetisyen sadece kilo verdirmez

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.







Kilo vermek değil, korumak zor

Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.