logo
08 AĞUSTOS 2026

Para ve senyoraj

Kapitalist sistem, para merkezli olmasına rağmen, MEM’in paraya yüklediği fonksiyonu görememiştir. Paranın mübadele ve değişim aracı olması bilinen iki özelliğidir

25.05.2026 00:04:00
Haber Merkezi
 
Para ve senyoraj
Para ve senyoraj
Kapitalist sistem, para merkezli olmasına rağmen, MEM'in paraya yüklediği fonksiyonu görememiştir. Paranın mübadele ve değişim aracı olması bilinen iki özelliğidir.

Biz, paraya yeni tarifler getirerek, paranın emeğin, üretimin ve tüketimin karşılığı olduğunu ve paranın, emeği, üretimi ve tüketimi tahrik eden unsur olduğunu söylüyoruz.

MEM'de, mübadele için dolaşımda olan para maliyetsiz olduğu için para piyasada kolayca döner. Para, harekete geçirdiği emeğin ürettiği "mal ve hizmetin karşılığıdır."







Para üretimle birlikte, kendi karşılığını ve hatta daha fazlasını oluşturma kabiliyetine sahiptir. "Bu hususlar, paranın sadece MEM'in ortaya çıkardığı özelliklerdir."

MEM'e göre, piyasada dolaşan para emeği tahrik edecek, üretim faktörlerini devreye koyacaktır. Bu, aynı zamanda maliyetsiz bir paradır. Başlangıçta zâtî değeri olmayan para, tahrik özelliği ile mal ve hizmet üretimini sağlayarak kendine karşılık bulur.

Bu, âtıl duran insan emeğinin harekete geçmesi demektir.







Biz bu konuda mısır örneğini veririz. 100 kilo mısırı tarlaya attığınızda hasatta en az 1000 kilogram mısır elde edilir.

Ama piyasada sadece 100 kilogram mısırın karşılığı para var. Hasat zamanı elde edilen 900 kilogram mısırın karşılığı olan para ise yok.

900 kilogram mısır, paranın emek ve üretimin karşılığı olma özelliğinin kullanılmaması halinde piyasalarda talep daralmasına sebep olur.

Piyasada olması gereken para, 1000 kilogram mısırın karşılığı olması gereken paradır.

Biz, faizsiz bir para politikasını kabul ediyoruz.
Faizsiz para, emeği tahrik edecek, üretim faktörlerini devreye koyacak paranın maliyetsiz olması demektir. 







SENYORAJ

Devletlerin "senyoraj" yani "para basma hakkını" kullanmasını şart koşuyoruz. Devletler para basma hakkını kullanmalıdır. Ancak bugün gelişmekte olan devletlerin senyoraj geliri elde etmelerine imkân tanınmamaktadır.

Globalizmin bir ayağı, gelişmiş ülkelerin senyoraj gelirleri üzerinden elde ettikleri gelirlerdir.

Para basmalarına müsaade edilmeyen ülkeler, gelişmiş ülkelerin "Hard Currency"lerini kullanırlar.







Hard Currency ile bir ülkeye girmek, gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkeler adına senyoraj hakkını kullanarak para basması ve kendi paralarını borç alan ülkede dolaşıma sokmalarıdır.

Bu, "gelişmekte olan ülkeden vergi almak" demektir.

Ana parayı dahi ödeyemeyen devletler, faizle birlikte devletlerin sahip olduğu yeraltı ve yerüstü kaynaklarını yabancı güçlere bir diyet olarak aktarmak zorunda kalırlar.

Dediklerimizin ispatı olarak; bir ülkede küresel güçler hâkimiyet kurduklarında, ilk iş o ülkenin merkez bankasını bağımsız hale getirirler. Yani para basma hakkını kullanmasını engellerler.

Alınan borcun çoğu da para alınan ülkeden mal almakta kullanılır. Böylece alınan borç vadesi gelmeden borç alınan ülkeye geri dönmüş olur. Sonra tekrar borç olarak verilir.







Küresel bu düzene karşı, MEM'e göre, emisyonun arttırılarak senyoraj gelirinin elde edilmesi zorunluluktur.

Aksi halde, piyasada yeteri miktarda tüketim olamayacağı için, ekonominin dengeye oturması mümkün olmaz.

Devletler senyoraj hakkını kullanırsa;

- Mal ve hizmet karşılığı olarak senyorajı devreye koyan devletler kamu harcamalarını borçlanmadan yerine getirir.

- Hizmet ve mal karşılığı olan para devreye girmezse para kıtlığı olur, talep kısılır, mübadele kısılır. Senyoraj, piyasa dengelerini korur.

- Yeraltı kaynaklarının kullanılmasında, tarım kesimine avans verilmesinde de senyorajdan yararlanılabilir.







Senyoraj hizmet ve malın karşılığında devreye girmesi gereken bir hak olmasına rağmen, ilk başta karşılığı olmadan da devreye girebilir.     Karayolları yapımında gerekli finans yoksa araç-gereç ve işçiler tamamen sizden yani üretim sizden olacağı için, buna karşılık senyoraj hakkının kullanılması büyümenin önünü açacaktır.

Tarım sektöründe de üretilecek mamulün karşılığında emisyonun genişletilmesi ile üretim desteklenebilir.

Sadece senyorajla emisyonu genişletmek, yani parayı basarak piyasaya sürmek gerekli tüketimin oluşması için yeterli değildir.

Piyasaya giren para âdil bir paylaşım ile tüketicinin eline ulaşır ve o takdirde tüketim devreye girmiş olur." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.