logo
24 HAZİRAN 2026

Peygamberimizin risaleti nasıl engellenmek istendi?

Hz. Peygamber açıktan ilk tebliği yapacağı sırada Kureyşlilere hitaben, "Ey Kureyşliler! 'Ben size şu dağın ardında bir ordu var, size doğru geliyor' desem bana ne dersiniz, diye sormuş; oradakiler de hep bir ağızdan 'inanırız, Senin yalan söylediğini görmedik' karşılığını vermişlerdi

04.02.2026 00:25:00
Haber Merkezi
Peygamberimizin risaleti nasıl engellenmek istendi?
Peygamberimizin risaleti nasıl engellenmek istendi?


Hz. Peygamber açıktan ilk tebliği yapacağı sırada Kureyşlilere hitaben, "Ey Kureyşliler! 'Ben size şu dağın ardında bir ordu var, size doğru geliyor' desem bana ne dersiniz, diye sormuş; oradakiler de hep bir ağızdan 'inanırız, Senin yalan söylediğini görmedik' karşılığını vermişlerdi.

Bunun üzerine Allah Resulü, 'Şimdi size önünüzdeki azabı haber veriyorum. Eğer Allah'a inanmazsanız, büyük bir azaba uğrayacaksınız' buyurmuştur." Bu cümlenin üstüne topluluk bir cevap vermeden dağılmıştır.



Kureyşlilerin 'Mühammedü'l-Emin' sıfatını layık gördüğü Hz. Muhammed, Allah'ın birliğini, Hakk'ı tebliğ ettiğinde Kureyşliler, O'nu yalancılıkla itham etmişler, dedikleriyle alay etmişler ve Allah'ın Peygamberini inanılmaz eziyetlere maruz bırakmışlardır.

Hatta Resûlullah'ın amcası Hz. Hamza'nın Müslüman oluşu da bu eziyetlere bir tepkidir.

Hz. Peygamber bir gün Safa Tepesi'nde otururken, yanına gelen Ebu Cehil, O'na küfür ve hakaretlerde bulundu. Hz. Resul, hiçbir karşılık vermediler. Bu küfür ve hakaretleri işiten bir cariye, o sırada avdan dönen Hz. Hamza'nın önünü keserek durumu ona anlattı.

"Zulmü görsen asla dayanamazdın" sözleri üzerine hiddetlenen Hz. Hamza, doğru Kâbe'ye, Ebu Cehil'in yanına gitti ve ona "Benim kardeşimin oğluna sövüp, hatırını inciten sensin ha! Ben de artık o dindenim. Gücün yetiyorsa yaptıklarını bana da yap" dedi.



Yanındakiler Hz. Hamza'ya yönelmek istese de, Ebu Cehil, "Hamza Müslüman olursa, İslam güç kazanır, ona ilişmeyin" diyerek Hamza'nın tehdidine karşılık vermemiştir.

Bu hal, küfrün 'iman güçlenmesin' diye her türlü hakareti ve saldırıyı görmezden gelebildiğini göstermektedir.

Hz. Hamza ertesi gün Allah Resûlü'nün yanına giderek Müslüman oldu. Özellikle Ebu Cehil'in yanına aldığı müşriklerle beraber Hz. Peygamber'e hakaret eden, sözlerini alaya alan tavırlarına sıklıkla rastlamaktayız.

Kureyşli müşrikler, Hz. Peygamber'in pek çok mucizesine şahit oldukları halde onu kolayca yalanlamaktaydılar.

Ebu Cehil, Hz. Resul'e, "Eğer hak peygambersen şu ayı ikiye ayır da görelim" teklifinde bulundu. Ay ikiye yarıldığında iman edeceğine söz verdi. Peygamberimiz, aya şehadet parmaklarıyla işaret buyurdular. Ay bir anda ikiye yarıldı. Allah Resûlü üç defa "şahit olunuz" buyurdu.

Bu açık mucizeyi inkâr ettikleri gibi Kureyşli müşrikler, Allah Resûlü'ne 'sihirbaz' deme cahilliğini de göstermişlerdir.



Bi'set'in yedinci senesinde ciddi bir boykotun yapıldığını görmekteyiz.

Hâşim ve Muttaliboğulları aileleri, Ebu Tâlib Mahallesi denilen yere topluca taşındılar. Bundan sonra mahalle sakinleriyle irtibat kesildi. Alışveriş yapılmadı ve kız alıp vermeyi bıraktılar.

Üç yıl süren boykot, çocukların ve kadınların açılık feryatları arasında geçti. Ağaç yapraklarının ve deri parçalarının kaynatılarak sularının içildiği bu dönem, Hz. Peygamber'in bir mucizesi ile sona ermiştir.

Allah, Kâbe'ye bir kurt musallat etti. Kurt, Kâbe'nin duvarında asılı bulunan boykotun yazılı olduğu kağıdı yedi. Sadece "Allah'ım senin isminle başlarım" yazısını bıraktı.

Aldığı vahiy üzerine amcasına giden Hz. Peygamber durumu ona anlattı. Ebu Tâlib, müşriklere eğer Hz. Muhammed haklıysa boykotu bırakmalarını aksi halde Resûl-i Ekrem'i kendilerine teslim edeceğini söyledi.

Müşrikler Ebu Tâlib'in ve Hz. Muhammed'in dediklerini doğru olduğunu gördükleri halde Müslüman olmadılar ama boykota son verdiler.

Hz. Peygamber'in müşriklerin inkârı, alaycı tavırları, işkenceye varan zulümleri karşısında amcası Hz. Ebu Tâlib'in, O'na verdiği destek çok önemlidir. Müşrikler, Hz. Resûl'ün kararlılığını yıkamayınca amcasına gelerek O'nu davasından vazgeçirmesi için ikna etmeye çalışmışlardır.



Hz. Peygamberimiz amcasına, "Güneşi sağ elime, ayı sol elime verseler, ben yine bu davadan dönmem. Ya Allah bu dini hâkim kılar yahut Ben bu uğurda canımı veririm" demiştir.

Yeğeninin gözyaşları içerisinde haykırdığı bu sözler karşısında Ebu Tâlib, Hz. Resûl'ün boynuna sarılarak, "İşine devam et, istediğini yap. Vallahi Seni asla herhangi bir şeyden dolayı kimseye teslim etmeyeceğim" demiştir. Yaşadığı sürece sözünün arkasında durmuştur.

Hz. Ebu Tâlib'in öldüğü yıl, siyer kitaplarında 'hüzün yılı' olarak geçmektedir. Üç gün arayla Hz. Ebu Tâlib'i ve eşi Hz. Hatice'yi kaybeden Allah Resûlü, İslam davasında iki büyük desteğini kaybetmiş, büyük bir üzüntüye bürünmüştü.

Pek çok Sünni eserde, Kasas sûresinin 56. ayetine ve Tevbe suresinin 113. ayetine dayanarak Hz. Ebu Tâlib'in Müslüman olarak ölmediği yazmaktadır.

Oysa Hz. Ebu Tâlib, Hicret'ten önce ölmüştür. Bu ayetler ise Medine döneminde nâzil olmuştur. İslam araştırmacılarına göre Hz. Ebu Tâlib hakkında uydurulan bu iftiranın başlangıcı Muaviye devridir. Ve sebep Hz. Ali'ye olan düşmanlıktır. Muhalifleri Hz. Ali'ye dil uzatamayınca, babasına saldırarak adeta Hz. Ali'nin makamına gölge düşürmek istemişlerdir.



Sağlığında oğlu Ali ve Ca'fer'i Resûlullah'a itaate davet eden Ebu Tâlib, ölümü yaklaştığı bir sırada da Kureyş'in büyüklerini toplayarak, "Ey Kureyş kabilesi! Peygamberi seviniz, O'nu himaye ediniz. Allah'a and olsun ki, O'nun yolunda ilerleyen kemâle erer ve hidayetine tâbi olan saadete kavuşur" nasihatinde bulunmuştur.

İmam Sadık'tan şöyle nakledilir: "Cebrail, Resûlullah'a (s.a.a.) gelerek şöyle dedi: 'Ey Muhammed! Rabbin Sana selam gönderiyor ve Seni dünyaya getiren sulbe, Sana hamile kalan kadına ve Seni yetiştiren ve sorumluluğunu üstlenen şahsa ateşi haram kıldım" buyuruyor.

Sonra şöyle devam etti: "Mezkûr sulb, baban Abdullah b. Abdulmuttalib'dir. Ve Sana hamile kalan Amine bint-i Vehb'tir. Ve seni terbiye eden Ebu Tâlib'dir."

Ebu Tâlib, Kureyş müşriklerine karşı hep Peygamberimizle birlikte oldu." (Prof. Dr. Haydar Baş, İcmal Dergisi Mayıs 2014)

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.