logo
14 MART 2026


PKK yıllarca saldırıları üstlendi; peki şimdi ne oluyor?

25.11.2025 00:00:00
Türkiye'nin yüzleşmek zorunda olduğu en temel gerçeklerden biri şudur:

PKK, uzun yıllar boyunca ülkenin dört bir yanında gerçekleştirdiği saldırıları bizzat kendi açıklamalarıyla üstlendi.

Bu saldırılarda:
  • askerler,

  • polisler,

  • öğretmenler,

  • sağlık çalışanları,

  • siviller ve çocuklar hayatını kaybetti.
Karakollar hedef alındı, şehir merkezlerinde bombalı araçlar patlatıldı, köylere yönelik eylemler düzenlendi, güvenlik güçleri pusuya düşürüldü.

Bu saldırılar yalnızca güvenlik güçlerine değil; Türkiye'nin toplumsal dokusuna, huzuruna ve ortak geleceğine yöneldi.

TERÖR SALDIRILARI VE "SÜREÇ" TARTIŞMASININ EN KRİTİK NOKTASI

Son yıllarda gerçekleşen çeşitli eylemler de terör örgütü tarafından üstlenildi.

Dikkat çekici olan ise bu saldırıların, örgüt lideri cezaevindeyken gerçekleşmiş olmasıdır.

Örneğin:
  • 23 Ekim 2024 – Ankara / TUSAŞ saldırısı

  • 1 Ekim 2023 – Ankara / İçişleri Bakanlığı önünde bombalı saldırı

  • 26 Eylül 2022 – Mersin / Mezitli Tece Polisevi saldırısı (sözde askerî kanat tarafından üstlenildi)
Bu tablo, örgütün kurucu lideri cezaevindeyken bile etkisini sürdürdüğünü ve saldırıların bu dönemde dahi devam ettiğini gösteriyor. Dolayısıyla bugün yeniden gündeme gelen "İmralı ile görüşme" tartışması, toplumda doğal bir sorgulamaya yol açıyor. Siyasi açıdan çelişki açıktır:
  • Saldırılar yıllarca sürdü,

  • onbinlerce insan yaşamını yitirdi,

  • onbinlercesi yaralandı,

  • buna rağmen örgütün lideri yeniden "muhatap" olarak gündeme gelebiliyor.
Bu nedenle toplumun sorduğu temel soru haklıdır:

"Onca acı ve kayıp neydi o hâlde?"

Terör tehdidi sona ermeden açılan her "muhataplık" tartışması,

toplumsal hafıza ve adalet duygusunda derin bir kırılma yaratma riski taşır.

Ve bu nedenle, sürecin nereye evrileceğini anlamak için yalnızca siyasetin değil, milletin vicdanının ne söylediğine bakmak gerekir.

BU ACILARIN HİÇBİRİ BOŞUNA DEĞİLDİ; AMA SİYASET DERS ÇIKARMAK ZORUNDA

Bir gerçek var:

Türkiye teröre karşı en ağır bedelleri ödedi.

Evet, siyaset çözüm arayabilir.

Evet, devlet yeni yöntemler deneyebilir.

Evet, farklı masalar kurulabilir.

Ama bir şartla:

Bu adımlar, geçmişte ödenen bedellerin anlamını gölgelememeli.

Aksi hâlde toplumda şu duygu kaçınılmaz olur:

"Biz onca acıyı neden yaşadık?"

Bu soru, siyasetin ötesinde bir meseledir; bir millete ait ortak hafızanın çığlığıdır.

KİMLİK PAKETİ Mİ HAZIRLANIYOR? TÜRK+KÜRT+ARAP

Tüm bu tartışmalar sürerken aynı dönemde:
  • Davutoğlu'nun "Türk–Kürt–Arap ittifakı" çağrısı,

  • Erdoğan'ın "Araplar bizi sırtımızdan vurmadı, hadi oradan" çıkışı,

  • Yeni yurttaşlık tanımları,

  • "Demokratik çözüm", "eşit yurttaşlık" söylemleri eş zamanlı olarak gündeme geldi.
Bu durum şu kritik soruyu büyütüyor:

Türkiye, etnik ve kültürel unsurları yeniden harmanlayan bir "kimlik paketine" mi hazırlanıyor?

Bu sorunun yanıtı bugün belirsiz olabilir; ama önümüzdeki dönemde tartışmaların merkezinde olacağı açıktır.

VE BÜTÜN BU GÜRÜLTÜYÜ ÖRTEN BASİT BİR GERÇEK: "MİLLETİN GÜNDEMİ"

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın şu sözü, tartışmanın neresinde durmamız gerektiğini gösteriyor:

"İlla birini görmek istiyorsanız, Türk milletini görün."

Çünkü bugün:
  • Emekli geçinemiyor,

  • İşsizlik artıyor,

  • Fabrikalar kapanıyor,

  • Gençler umutsuz,

  • Aileler borç içinde,

  • Eğitim sistemi çözülüyor.
Milletin gündemi kimlik tartışması değil; ekmek, güvenlik, refah ve gelecek.

TARİH SADECE MASAYA OTURANLARI DEĞİL, BEDEL ÖDEYENLERİ DE YAZAR

Bugün atılacak her adım, yarının toplumsal yapısını belirleyecek.

PKK'nın üstlendiği saldırılarda kaybettiğimiz insanlar bu ülkenin ortak hafızasıdır.

Hiçbir çözüm, bu hafızayı yok sayarak inşa edilemez.

Türkiye'nin gerçek gündemi açıktır:

Milletin refahı, güvenliği ve geleceği.

Bugünkü tartışmaların ortasında kaybolmadan asıl soruyu sormak zorundayız:

"Bu adımlar Türkiye'yi güçlendirecek mi, yoksa yeni kırılmalara mı sürükleyecek?"

Bu sorunun cevabı, siyasetin değil; milletin vicdanının ışığında şekillenecektir.
 
Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.