logo
26 AĞUSTOS 2026

Polisin 'dur' ihtarına uymadı, tırın altına girdi: 1'i ağır 2 yaralı

Sivas'ta uygulama noktasında polisin 'dur' ihtarına uymayan sürücü, akaryakıt istasyonunda park halindeki tırın altına girdi

26.08.2026 11:02:00
İhlas Haber Ajansı
 
Polisin 'dur' ihtarına uymadı, tırın altına girdi: 1'i ağır 2 yaralı
Polisin 'dur' ihtarına uymadı, tırın altına girdi: 1'i ağır 2 yaralı
Sivas'ta uygulama noktasında polisin 'dur' ihtarına uymayan sürücü, akaryakıt istasyonunda park halindeki tırın altına girdi. Meydana gelen trafik kazasında 1'i ağır 2 kişi yaralandı.

Edinilen bilgilere göre olay, Sivas - Ankara kara yolu uygulama noktasında meydana geldi. Polis ekipleri, Sivas istikametine seyir halinde olan T.Ç. idaresindeki 06 HB 0769 plakalı otomobile 'dur' ihtarında bulundu.



Polisin ihtarına uymayan sürücü, uygulama noktasından kaçtı. Bir süre kaçan otomobil sürücüsü, bir akaryakıt istasyonunda park halindeki bir tırın altına girdi. Kazada otomobil sürücüsünün yanı sıra yolcu olarak bulunan B.Ç. yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Otomobil sürücüsünün ağır yaralandığı kaza ile ilgili inceleme başlatıldı. Sürücünün ehliyetsiz olduğu için dur ihtarına uymayarak polisten kaçtığı öğrenildi.

Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek

Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek

26.08.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek
 Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek
Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği, Suriye vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarında değişikliğe gitti.

Buna göre, Türkiye'nin dış temsilciliklerinden alınan geçerli vizelerde hava yolu şartı kaldırıldı. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek.

Büyükelçiliğin açıklaması şöyle:

"Suriye vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarında yapılan yeni düzenlemeyle, 'hava yoluyla seyahat' şartı kaldırılmıştır. Temsilciliklerimizden alınmış geçerli vizeler, hava hudut kapılarımızın yanı sıra tüm kara hudut kapılarımızdan yapılacak girişlerde de geçerli olacaktır."

Türkiye'den Suriye'ye pasaportla giriş-çıkışlar Ağustos 2025'te yeniden başlamıştı.

Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi

Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesinde Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi

26.08.2026 05:55:00 / Güncelleme: 26.08.2026 05:58:38
AA
 
Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi
Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi

Vali Naci Aktaş ve il protokolünün katılımıyla, Çakırözü köyündeki okul bahçesinde program gerçekleştirildi.

Burada, askeri birlik "Komando Andı" okudu, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait video izlendi. Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müzik grubu kahramanlık türküleri söyledi.

Vali Aktaş ve beraberindekiler, daha sonra Kara Kuvvetleri Bandosu ve Tarihi Tören Takımı eşliğinde Kocatepe'ye doğru "Zafer Yürüyüşü"nü başlattı.

Yürüyüşe askeri birlik, gençler ve çok sayıda vatandaş katıldı. 

Bursa'da çıkan orman yangını kontrol altına alındı

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde orman dışı alanda başlayıp ormana sıçrayan yangın, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı

25.08.2026 19:04:00
AA
 
Bursa'da çıkan orman yangını kontrol altına alındı
Bursa'da çıkan orman yangını kontrol altına alındı

İlçeye bağlı Başköy Mahallesi mevkisinde orman dışı alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye ile Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.

Ormanlık alana sıçrayan yangına, 2 uçak, 4 helikopter, 8 arazöz, 2 su tankeri ve 2 dozerle havadan ve karadan müdahale edildi.

Ekiplerin çalışmalarının ardından yangın kontrol altına alındı.

 

Masa başında çalışanlar, dikkat!


 
Spora yeni başlayan ya da uzun bir aranın ardından yeniden egzersiz yapan pek çok kişi, ilk antrenmandan saatler sonra kas ağrısı, sertlik ve hareket kısıtlılığı yaşayabiliyor. 'Acemi Sporcu Sendromu' olarak adlandırılan bu tablo, kasların alışık olmadığı yoğunlukta veya türde bir egzersize maruz kalması sonucu gelişiyor. Sendrom, sadece spora yeni başlayanlarda değil, deneyimli sporcularda da alışılmadık şiddette antrenman yapıldığında ortaya çıkabiliyor. Masa başında çalışanlar bu dertten daha fazla muzdarip oluyor. 

25.08.2026 17:31:00
Murat Çorbacı
 
Masa başında çalışanlar, dikkat!
Masa başında çalışanlar, dikkat!

Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, acemi sporcu sendromunun spor esnasında yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekerek, "Kas ağrısının şiddeti antrenmanın ne kadar etkili olduğunun göstergesi değildir. Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak görmek, kişinin kaslarına gereğinden fazla yüklenmesine ve dinlenme sürecini atlamasına yol açabilir. Doğru yaklaşım; vücuda kademeli uyum süresi tanımak, ısınma ve dinlenmeyi ihmal etmemektir" diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı; korunmaya yönelik 7 etkili öneride bulundu.


Masa başında çalışanlarda yakınmalar daha şiddetli!

Tıp literatüründe "gecikmiş kas ağrısı" (Delayed Onset Muscle Soreness-DOMS) olarak bilinen acemi sporcu sendromu; kas ağrısı, hassasiyet, hareket kısıtlılığı ve bazen şişlikle kendini gösteriyor. Spora yeni başlayanların yanı sıra uzun süre hareketsiz kalanlar, masa başında çalışanlar, hareketsiz bir yaşam sürenler ile tatil, hastalık veya sakatlık sonrasında spora dönenler riskli grupta yer alıyor. Kas kütlesi ve kişinin önceki fiziksel aktivite düzeyi, belirtilerin şiddetinde etkili olabiliyor. Yaş ilerledikçe kas ve tendon yapısındaki esnekliğin azalması nedeniyle orta yaş ve üzerindeki kişilerde belirtilerin daha belirgin seyredebileceğini ifade eden Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, fiziksel aktivitesi düşük ve uzun süre oturarak çalışan kişilerin de spora başladıklarında daha şiddetli yakınmalar yaşayabileceklerini belirtiyor.

Antrenmana ısınmadan başlamayın

Acemi sporcu sendromu, özellikle "eksantrik" olarak tanımlanan, kasın yük altında uzadığı, hareketlerin yoğun olduğu egzersizlerin ardından daha sık ve şiddetli görülebiliyor. Merdiven inmek, yokuş aşağı koşmak, ağırlık antrenmanlarında ağırlığı yavaşça indirmek, çömelmek, pilates yapmak ve yeni bir grup egzersizine başlamak bu hareketlere örnek oluşturuyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, temel sorunun kasa aniden ve hazırlıksız şekilde alışık olmadığı bir yük bindirilmesi olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: "Yeterince ısınmadan ve açma germe hareketleri yapmadan antrenmana başlamak, ilk seanstan itibaren yüksek ağırlık  veya tekrar sayısıyla çalışmak ve vücuda kademeli uyum süresi tanımadan antrenman sıklığını hızla artırmak en sık yapılan hatalardır. Özellikle kasın yük altında uzadığı hareketlerin tecrübesiz şekilde ve yüksek şiddette uygulanması belirtileri artırabilir." Antrenman sonrasında kasların toparlanmasına yeterli süre tanımamak, aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamak, yeterince sıvı tüketmemek, dengesiz beslenmek, uykusuzluk ve kronik yorgunluk hâlinde egzersiz yapmak da acemi sporcu sendromuna zemin hazırlayabiliyor.

Sporda hissedilen acı başarılı egzersiz işareti değil!

Acemi sporcu sendromunun en sık görülen belirtisi kas ağrısı ve sertliği oluyor. Ağrı, egzersiz sırasında değil, genellikle antrenmandan 12-24 saat sonra ortaya çıkıyor ve 24-72'nci saatlerde en şiddetli düzeye ulaşıyor. Kaslarda dokunmayla hassasiyet, kas gücünde geçici azalma, eklemi rahat hareket ettirmede kısıtlılık, hafif şişlik ve güçsüzlük hissi de ağrıya eşlik edebiliyor. Belirtiler çoğunlukla 5-7 gün içinde kendiliğinden geriliyor.

Toplumda egzersiz sonrasında ne kadar çok ağrı hissedilirse antrenmanın o kadar etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış bulunduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, "Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak değil, vücudun uyum ve toparlanma sinyali olarak değerlendirmek gerekir" diye konuşuyor.

Olağan dışı belirtilere dikkat!

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu şöyle diyor: "Sıradan kas ağrısı genellikle her iki tarafta simetrik hissedilir, dokunmakla hassastır ve günler içinde giderek azalır. Buna karşılık tek taraflı, ani başlayan, keskin ve lokalize bir ağrı; bölgede belirgin şişlik veya morarma; eklemde ani güç kaybı ya da basamama gibi bulgular kas veya tendon yırtığını düşündürür ve zaman kaybetmeden değerlendirme gerektirir."

Aşırı yoğun ve alışılmadık egzersizlerin nadiren "rabdomiyoliz" olarak adlandırılan, kas dokusunun ciddi düzeyde yıkımıyla seyreden bir tabloya da neden olabileceğine işaret eden Doç. Dr. Ziroğlu, "Olağan kas ağrısının ötesinde koyu renkli idrar, aşırı şişlik veya dayanılmaz ağrı gelişmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Belirtilerin bir haftadan uzun sürmesi, şiddetli olması veya olağan dışı bulguların eşlik etmesi de bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirme gerektirir" uyarısında bulunuyor.

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor.

Kaslarınızın toparlanmasına zaman tanıyın

Acemi sporcu sendromu çoğunlukla özel bir tedavi gerektirmiyor. Tedavide ağrının hafifletilmesi, kasların toparlanma sürecinin desteklenmesi ve kişinin günlük aktivitelerine güvenle dönmesinin sağlanması amaçlanıyor. Kasların dinlendirilmesi, hafif germe hareketleri, sıcak uygulama ve hafif masaj ağrının hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Gerektiğinde doktor önerisiyle ağrı kesici ilaçlardan da yararlanılabiliyor. Antrenman sonrasında hafif yürüyüş veya yüzme gibi düşük tempolu hareketlerin tercih edilebileceğini belirten Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, yeterli sıvı tüketmenin, protein açısından dengeli beslenmenin ve düzenli uykunun da kasların toparlanma sürecini desteklediğini vurguluyor.

Acemi Sporcu Sendromuna karşı 7 etkili önlem!

Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu'na karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:

1. Antrenmana mutlaka dinamik bir ısınma bölümüyle başlayın ve ardından germe hareketleri yapın.
2. Egzersizin yükünü, şiddetini ve süresini kademeli olarak artırın; haftalık antrenman yükünüzü bir öncekine göre yüzde 10'dan fazla artırmayın, ilk haftalarda "az ve düzenli" yaklaşımını benimseyin.
3. Kasın yük altında uzadığı yokuş aşağı koşu ve ağır çömelme gibi hareketleri tecrübe kazanana kadar düşük şiddette uygulayın.
4. Antrenmanlar arasında kas gruplarına yeterli dinlenme süresi tanıyın ve aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamayın.
5. Yeterli su tüketin, dengeli beslenin ve beslenmenizde yeterli miktarda proteine yer verin.
6. Uyku düzeninize dikkat edin; yorgun veya uykusuz olduğunuzda yoğun antrenman yapmayın.
7. Mümkünse spora başladığınız ilk dönemde bir eğitmen veya uzman eşliğinde doğru teknikle çalışın; ani ve kontrolsüz hareketlerden kaçının.

Mekke Anlaşması turnusol testinde


 
İran şartlı da olsa ilk kez 7Ağustos'ta Mekke'de imzalanan Mekke Anlaşması'na katılabileceğini deklare etti. İran'ın dahil edilip edilmeyeceği veya hangi şartlar altında pakta alınacağı ciddi soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

25.08.2026 17:22:00
Haber Merkezi
 
 Mekke Anlaşması turnusol testinde
 Mekke Anlaşması turnusol testinde

İran'da Düzenin Maslahatını Koruma Komitesi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai, ülkesinin Mekke Anlaşması'na (Mekke Paktı) ancak prensipleri belirleyen bir 'kurucu ortak' olarak katılabileceğini söyledi. 22 Ağustos'ta devlet televizyonu IRINN'e konuşan Rızai, İran ve Mısır'ın bu tür düzenlemelerin dışında bırakılmaması gerektiğini kaydetti. Rızai iki ülkenin, anlaşmanın temel prensiplerinin şekillendirilmesinde rol oynamaları gerektiğini belirtti. Rızai, "İran ve Mısır bu tür anlaşmalarda yer almamazlık edemez ancak kurucu olarak, orada imzalanan belgelerin fikirsel çerçevesini oluşturan taraflar olarak yer almalıdırlar" dedi.

ABD'nin rolü azalıyor

Mekke paktına atıfta bulunan Rızai, "bu dostların" kendi aralarında bir anlaşma yapıp ardından İran'dan bunu onaylamasını istemelerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in kıdemli danışmanlarından Rızai, girişimin ABD'nin bölgedeki etkisinin zayıflaması ve Washington'ın rolünü azaltma kararı olarak tanımladığı gelişmelerden kaynaklandığını savundu.
Rızai, "Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan'daki dostlarımız ve kardeşlerimiz bir anlaşma imzaladı. Neden? Çünkü Amerika onlara 'Hoşça kalın, gidiyoruz' dedi" ifadelerini kullandı.

Tahran davet edildi mi?

Diğer yandan İran basını, Beyrut merkezli El Meyadin televizyonunun haberine dayanarak Tahran'ın anlaşmaya katılması için davet aldığını bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, 10 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, anlaşmaya ilişkin büyük ölçüde tarafsız bir tutum sergilemiş ve bunu bölgedeki güvenlik anlayışının değiştiğinin bir göstergesi olarak nitelendirmişti. Bekayi, İran'ın üç kurucu ülkeyle temas halinde olduğunu ve girişim hakkında bilgilendirildiğini söylerken, Tahran'ın anlaşmaya katılma ihtimali için de açık kapı bırakmıştı. Bölgesel güvenlikle ilgili ayrı bir açıklama da İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'tan geldi.
22 Ağustos'ta X platformunda yaptığı paylaşımda Tahran'ın yeni bölgesel güvenlik ve ekonomik düzenlemelerin oluşturulmasına ilişkin komşu ülkelerden mesajlar aldığını söyledi. Kalibaf, bu temasların ABD'nin "İsrail uğruna" müttefiklerinin güvenliğini zayıflattığı bir dönemde gerçekleştiğini belirtti. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'ın 19 Ağustos'ta sosyal medya hesabından İran'a karşı "bir ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanan en yıkıcı ekonomik operasyonu" başlatma sözü vermişti.

Muhtemel üyeler

Mekke Anlaşması'nın geleceğini kaç ülkenin katılacağından çok hangi ülkelerin katılacağı belirleyecek. Mısır, yapıya askeri ve siyasi ağırlık; Katar, Körfez içinde daha fazla derinlik ve mali kapasite; Irak ise ittifakın İran karşıtı veya mezhepsel bir blok olmadığı yönünde daha güçlü bir bölgesel meşruiyet kazandırabilir. İran'ın güçlü siyasi ve güvenlik nüfuzu nedeniyle çoğu zaman Tahran'a yakın görülen Bağdat'ın böyle bir yapıya katılması, paktın bir Sünni ittifakı olduğu yönündeki okumaları önemli ölçüde zayıflatır. Dahası, İran'ın kaygılarını yapının içinden dile getirebilecek bir aktörü de masaya taşır.


7 Ağustos'ta kurulmuştu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan 7 Ağustos'ta Mekke'de ortak savunma anlaşması imzaladı. "Mekke Anlaşması ya da Mekke Paktı" olarak anılan anlaşmaya göre üç ülkeden birine yapılan saldırı tüm ülkelere yapılmış sayılacak. Türkiye paktın yeni üyelere açık olduğunu yineleyen açıklamalar yaptı.

Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu

Karadeniz'in Bartın açıklarında son 70 günde üçüncü insansız hava aracı (İHA) bulundu. Kapısuyu köyü plajında bulunan İHA incelenmek üzere jandarma ekipleri tarafından alındı

25.08.2026 12:31:00 / Güncelleme: 25.08.2026 12:33:20
İHA
 
Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu
Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu
Bartın Kastamonu sınırındaki Kapısuyu köyü açıklarında, denizde yüzen gençler tarafından bir cisim görüldü. Gençlerin durumu jandarmaya haber vermesi üzerine bölgeye sahil güvenlik botu sevk edildi. Mühimmat bulunması ihtimaline karşı dronun, sahil güvenlik botu gözetiminde dalgalarla sahile sürüklenmesi beklendi. Sahile ulaşan İHA, jandarmanın geniş güvenlik tedbirleri arasında incelendi.

Öncekilerle aynı

İlk tespitlerde dronda, mühimmat bulunmadığı, önceki bulunanlarlar gibi gövde ve kanatlarının strafor köpükten, pervanelerinin ağaçtan, eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor.

70 günde 3 İHA bulundu

Bartın'da 14 Haziran'da Kapısuyu Köyü Plajı'nda, 19 Haziran'da ise Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda insansız hava aracı bulunmuştu. Son 70 günde bulunan 3 insansız hava aracının da birbirinin benzeri olduğu, Ukrayna ve Rusya Savaşı'nda kullanılan insansız hava araçlarından olduğu tahmin ediliyor.

Kayseri'deki kazada faciadan dönüldü


 
Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde yolcu otobüsü ile benzin taşıyan tankerin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 35 kişi yaralandı. Benzinin alev almaması sonucu büyük bir facia ucuz atlatıldı.

25.08.2026 08:15:00
Haber Merkezi/AA
 
Kayseri'deki kazada faciadan dönüldü
Kayseri'deki kazada faciadan dönüldü

Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde Osman Kavuncu Bulvarı'nda Cizre'den Ankara'ya giden 33 ANR 013 plakalı yolcu otobüsü ile 38 ARP 821 plakalı benzin yüklü tanker Kayseri Organize Sanayi Kavşağı'nda çarpıştı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada yaralanan 35 kişi kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı.

Benzin yola döküldü

Çarpışmanın etkisiyle devrilen tankerdeki yakıt yola döküldü. Belediye ekipleri yola dökülen benzini temizlemek için çalışma başlattı.

Son derece yanıcı bir madde olan benzinin alev almaması sonucu büyük bir facia ucuz atlatıldı.

Paşalık bitti, partizanlık başladı!

Eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, vatan için canını ortaya koyan gazilerin ve şehit ailelerinin anayasal hak taleplerini hedef aldı

24.08.2026 21:50:00
Haber Merkezi
 
Paşalık bitti, partizanlık başladı!
Paşalık bitti, partizanlık başladı!
Eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, vatan için canını ortaya koyan gazilerin ve şehit ailelerinin anayasal hak taleplerini hedef aldı.

Gazilerimizin yıllardır süregelen ekonomik ve sosyal hak mücadelelerini "şahsi ve siyasi kazanç peşinde koşmak" olarak nitelendiren Akar, hak arayan malul sayılmayan gazileri ve ailelerini adeta "siyasi provokatör" ilan etti.

Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en üst kademesinde görev yapmış eski bir genelkurmay başkanının, gazilerin ve şehit yakınlarının yaşadığı mağduriyetlere çözüm üretmek yerine, talepleri "istismar ve tahrik" olarak yaftalaması kamuoyunda ve gazi camiasında büyük bir tepki dalgasına yol açtı.

Kendi askerlerinin hak mücadelesini "azınlık" diyerek küçümsedi



Savaşta ya da terörle mücadelede yaralanıp vücudunda kurşun ve şarapnel parçalarıyla yaşayan ancak mevzuattaki yüzde 40 engellilik sınırı nedeniyle "Gazi" unvanı alamayan binlerce malul sayılmayan gazi bulunuyor.

Bu kahramanların protez, maaş ve istihdam gibi en temel insani ve hukuki hakları için yürüttüğü hak mücadelesi, eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından "küçük bir azınlığın siyasi faaliyeti" olarak basitleştirildi.

Geçmişte bu askerlerin komutanlığını yapan bir ismin, emir komutası altındaki kahramanların hak taleplerine bu denli dışlayıcı ve suçlayıcı bir dille yaklaşması "tarihi bir vefasızlık" olarak yorumlandı.

Siyaset Kürsüsünden Kahramanlara İtham



Hulusi Akar'ın açıklamaları, iktidarın gaziler arasında ayrımcılık yaptığı ve hak arama hürriyetini bastırmaya çalıştığı eleştirilerini yeniden alevlendirdi. Gazilerin hak mücadelesini yürüten dernekler ve muhalefet temsilcileri, eski Genelkurmay Başkanı Akar'ın sözlerine sert tepki göstererek şu vurguları yaptı:

Gazilerin anayasal haklarını talep etmesi bir istismar değil, devletin onlara olan borcudur.

Akar'ın eski bir asker ve genelkurmay başkanı gibi değil, tamamen partizan bir refleksle hak arayan askerlerini hedef aldığı belirtildi.

Kahramanların mağduriyetlerini dile getirmesini "tahrik" olarak nitelendirmek, gazilik makamının ruhuna ayar vermeye çalışmaktır.

Vatan savunmasında göğsünü siper edenlerin haklı taleplerini siyasi bir tehdit veya provokasyon olarak görmek, bu ülkenin değerleriyle bağdaşmamaktadır. Eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın bu suçlayıcı ifadeleri, haklarını almak için yıllardır çabalayan gazilerimizin ve şehit ailelerimizin vicdanında derin bir yara açmıştır.

Madencinin hak arayışı 15. gününde

Hak ettikleri alacakları aylardır ödenmeyen Doruk Maden işçilerinin, haklarını aramak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direniş 15. gününe girdi

24.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Madencinin hak arayışı 15. gününde
Madencinin hak arayışı 15. gününde
Hak ettikleri alacakları aylardır ödenmeyen Doruk Maden işçilerinin, haklarını aramak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direniş 15. gününe girdi.

Polis ablukası ve zorlu hava koşullarına rağmen geri adım atmayan madenciler, yetkililere seslerini duyurmaya çalışıyor.

Direnişteki işçiler adına söz alan Doruk Maden işçisi Ersin Furuncu, madencilerin toplumsal afetlerde üstlendiği kritik rolü hatırlatarak hükümet yetkililerine sitem etti. Halkın ve devletin her zor anında madencilerin en ön safta yardıma koştuğunu vurgulayan Furuncu, şu ifadeleri kullandı:

"Biz gönüllü olarak çağrıldığımız her yere geldik. Depremde, selde, felakette biz vardık; biz yoksak arkadaşlarımız vardı. 15 gündür buradayız, bir gün de biz çağırıyoruz. Lütfedip siz gelin Bakanlar!"

'Haklarımızı alana kadar buradayız'



Maden işçileri, yerin yüzlerce metre altında canları pahasına ürettikleri değerin karşılığını istediklerini belirtiyor. Tazminatları, maaşları ve sosyal hakları ödenmeden işten çıkarılan veya ücretsiz izne zorlanan işçiler, Ankara'daki eylemlerini kalıcı bir çözüme ulaşana kadar sürdürmekte kararlı.

Bakanlık önünde bekleyişini sürdüren işçilere emek örgütleri, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri de destek ziyaretlerinde bulunmaya devam ediyor. İşçiler, sadece vaat değil, haklarının hesaplarına yatırıldığına dair somut bir adım atılmasını talep ediyor.

"Suç örgütü" iddiaları çöktü

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran 200 sanıklı "Aziz İhsan Aktaş" davasında 7 ay süren yargılama maratonu tamamlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın temelini oluşturan "örgüt kurma ve üyelik" suçlamalarından tüm sanıkların beraatine hükmederken; yargılanan belediye başkanları hakkında rüşvet ve ihaleye fesat iddialarına ilişkin kararını açıkladı

24.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
"Suç örgütü" iddiaları çöktü
"Suç örgütü" iddiaları çöktü
Türkiye gündemini aylardır meşgul eden, aralarında görevden uzaklaştırılmış belediye başkanlarının da bulunduğu 200 sanıklı "Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü" davasında nihai karar, bugün Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesi karşısındaki duruşma salonunda açıklandı. 60 sayfalık kısa kararını okuyan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın merkezinde yer alan "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" iddiasını tamamen düşürdü.

"Örgüt" suçlamalarından toplu beraat

Davanın bir numaralı sanığı olan, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı belirtilen iş insanı Aziz İhsan Aktaş ve sanık Baki Nugay, üzerlerine atılı "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçlamasından beraat etti. Mahkeme heyeti, bu suçun işlendiğinin sabit olmadığına kanaat getirdi.

Aynı karar doğrultusunda, dava kapsamında aylardır tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu tüm sanıklar, "suç örgütüne üye olma" suçlamasından beraat etti. Ayrıca Aziz İhsan Aktaş ve Rıza Akpolat, "resmi ve özel belgede sahtecilik" suçlamalarından da aklandı.

Belediye başkanlarına çıkan cezalar ve beraat kararları

Toplamda 52 farklı eylemle suçlanan ve savcılık mütalaasında 234 yıla kadar hapsi istenen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, örgüt ve sahtecilik iddiaları dahil 18 suçlamadan beraat ederken, mahkeme tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Yargılandığı davanın 44 ve 45. eylemleri kapsamında "rüşvet almak" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

Eşi Yeşim Akpolat'a da aynı dava kapsamında 4 yıl 2 ay hapis ve 781 bin TL para cezası verildi, ayrıca 3 ev ve aracına el konulması kararlaştırıldı.

Davada yargılanan diğer belediye başkanlarına yönelik kararlar ise şu şekilde gerçekleşti:

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer: Yargılandığı maddeler uyarınca mahkeme tarafından 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara: Yakın tarihte sağlık gerekçesiyle tahliye edilen Çaykara, bu dava kapsamında üzerine atılı tüm suçlamalardan beraat etti. Mahkeme, Eylem 58 yönünden Çaykara'yı "rüşvet almak" suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Hapis cezasının yanı sıra, Çaykara hakkında 3 yıl 4 ay süreyle memuriyetten yasaklanma kararı da verildi.

Diğer Sanıklar: Görevden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkındaki rüşvet ve usulsüzlük iddialarına dair hükümler de mahkeme başkanı Oğuzhan Gül tarafından detaylıca zapta geçirildi.

59 duruşmalık maraton Silivri'de noktalandı

13 Ocak 2025'teki ilk operasyon ve 20 Ekim 2025'te hazırlanan 579 sayfalık iddianame ile başlayan hukuki süreç, 27 Ocak 2026'dan itibaren 59 duruşma boyunca devam etmişti. Beşiktaş, Avcılar, Esenyurt belediyeleri ile İSFALT ve İETT'nin "suçtan zarar gören kurumlar" olarak yer aldığı dosyada, başlangıçta 40 olan tutuklu sayısı zamanla 5'e kadar düşmüştü.

Karar duruşmasını İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Dilek İmamoğlu, çok sayıda milletvekili, belediye başkanı ve sanık yakını da salonda izleyici olarak takip etti. Örgüt iddialarının çökmesiyle birlikte hukuki sürecin istinaf aşamasına taşınması bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.