HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 AĞUSTOS 2022, CUMARTESİ

Politik argoları ve milli kimlik

14.02.2006 00:00:00
Başbakan R. T. Erdoğan'ın millete veya milletin vekillerine karşı son dönemlerde yoğunlaşan "argo tavır"ları, devlet ve milletimizin geleceği adına tahlile değerdir.Önce bilimin teşhisini hatırlayalım: Kişinin karakterinin en çarpıcı biçimde kendini gösterdiği anlar, ani durumlardaki refleks ve gayri iradi tepki anlarıdır... "İnsan bilim" böyle der. Danışmanlarının yazdığı metni okurken hiç kimsenin gerçek karakteri gözlemlenemez. Bu bağlamda Erdoğan'ın, Meclis kürsüsünden sarfettiği "Müddei, iddiasını ispatlamakla mükelleftir. İddiasını ispatlayamayan... Oraya işte ben üç tane nokta koyuyorum... Üç tane nokta koyuyorum" ifadesi ile Türk çiftçisine verdiği cevaplar, ciddi önemi haizdir; tesadüf değildir, gayr-ı ihtiyarî değildir. Dil sürçmesi hiç değildir... Sürç-i lisan olsa, "her ne kadar sürç-i lisan ettiysek affola..." denir Türk milletinin geleneğinde. Erdoğan'dan böyle bir özür beyanı duydunuz mu?Bu sebeple Erdoğan'ı protesto eden bağrı yanık Türk çiftçisi Kemal Öncel ile Başbakan arasında geçen diyalogu, milli kimliğimiz ve milli duruşumuz adına, istiklal ve istikbalimiz adına son derece önemsiyorum. Buyurun, kulak verin:Çiftçi: "Anamızı ağlattınız... Aşk olsun size aşk olsun! Tarım Bakanı Anayasa'yı ihlal ediyor. Yetmedi mi? Öldük, bittik sayın başbakanım... Hangi yüzle geldin buraya?''Başbakan: Böyle bağırılmaz ki, terbiyesizlik yapma!Çiftçi: Terbiyesizlik yapmıyorum. Lütfen bana hakaret etmeyin.Başbakan: Artistlik yapma!Çiftçi: Artistlik yapmıyorum, ben sanatçı değilim.Başbakan: İyi bir sanatçısın...Çiftçi: Tarım Bakanımızın Anayasa'yı ihlal ettiğini biliyor musunuz?Başbakan: Lan terbiyesizlik yapma!Çiftçi: Lan mı?Başbakan: Evet.Çiftçi: Lan mı? Canın sağolsun!Başbakan: Şu anda çiftçiye ne verildiğinin farkında mısın?Çiftçi: Ne zaman?Başbakan: Şimdi.Çiftçi: Benim mahsulüm öldükten sonra mı? İki senedir  anamız ağlıyor.Başbakan: Hadi ananı al git buradan.Erdoğan bu cümleleri hangi sıfatla veya hangi kimlikle sarf etti, sarf ediyor? Üst kimlikle mi, alt kimlikle mi? Türk Milleti kimliği ile mi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kimliği ile mi? Başbakan olarak mı, Kasımpaşalı olarak mı?Zira Türk milletinin medeniyetinde veya ananesinde, yahut Türk devlet geleneğinde böyle bir "ifade-i meram", böyle bir "uslûb -i beyan" yoktur. Uslûb-i beyan aynıyla insan, der atalarımız.Başbakan'a yumurta atılıyor, portakal atılıyor, protesto ediliyor.Protesto yumurtaları, Erzurum'da da atılıyor, Mersin'de de, Bursa'da da, Trabzon'da da... Sadece narenciye çiftçisi protesto etmiyor ki Erdoğan'ı... Buğday üreticisi, mısır, tütün, çay, şeker pancarı, fındık üreticileri ve besiciler de protesto ediyor, ah-vâh ediyor millet. Erdoğan bunlardan ders alacak yerde, millete, çiftçiye ve vekillerine "üç nokta koymak"tan "ananı al git..." demeye kadar "bilumum argo" tepkiler veriyor.Bu "argo tavır", milli bir kimlik yansıması, milli bir duruş değildir. Bu argo tavır, basit bir zaafiyet değildir. Bu "argo tavır", 4 yıl boyunca çözümsüz ve programsız vaziyette ülke idare etmenin stresinden kaynaklanıyor da değildir. 4 yıl boyunca hiçbir iş yapmamanın ezikliği, millet karşısında, çiftçi, köylü, dar gelirli karşısında "boyun bükük olmak"tır.Milli tavır ve milli duruş, "köylü-çiftçi milletin efendisidir" şuurunda olmaktır. Milli duruş, 70 milyonun tamamını kendi çocuğu, kendi anası, kendi babası, kendi bacısı, kendi kardeşi olarak görmektir. Erdoğan, millete, milletin vekiline veya Türk çiftçisine söylediğini, kendi çocuğuna ya da bir başka yakınına sarf edebilir mi?"Çalışmaktan toz-toprak olup nasırlaşmış bu el, öpülesi ellerdir", "Cennet, anaların ayakları altındadır" diye buyuran Hz. Muhammed'in (sav) ruhaniyetiyle ve "Köylü, milletin efendisidir" diyen M. Kemal'in devlet adamlığı ile yoğrulmuş bir milli devletin ve bir yüce medeniyetin çocuklarıyız biz. Medeniyetler ittifakına soyunan Erdoğan'ın "argo"ları, çok ciddi bir medeniyet ve kimlik karmaşası yaşadığının göstergesidir adeta.Türk Milleti, Erdoğan'dan, Türk çiftçisine değil, başımıza çuval geçiren conilere "Lan terbiyesizlik yapma!.. Hadi ananı al git buradan!" demesini beklerdi.Türk Milleti, Erdoğan'dan, Türk çiftçisine değil, tarımımızı ve toprağımızı bitiren IMF'ye, Türk yurdunu etnik parselasyona tabi tutan AB'ye veya Kürdistan devleti oluşumundan nahak yere işgallere kadar bölgemizde yüzlerce vahşi tezgah kuran ABD'ye "Lan terbiyesizlik yapma!.. Hadi ananı al git buradan!" demesini beklerdi...Erdoğan'dan bizde bunu bekliyoruz. Erdoğan'ın küresel aktörlere karşı  böyle bir milli duruş sergileyebilmesi için BTP nin Milli Ekonomi Modeline sahip olması gerekir. Aksi halde böyle bir milli duruş sergilemesi zor hatta imkansızdır. Bu bağlamda tüm Türkiye'nin , BTP'nin temsil ettiği milli duruşa, Milli Ekonomi Modeline ve Kuvayı Milliye ruhuna ihtiyacı vardır.
 
A. Faik Nabi / diğer yazıları
- Nuriye nenemin ağzından Atatürk / 10.11.2015
- Nesli ve ekini yok eden asıl fitne bunlar / 04.01.2013
- Buzun üstünde açlık dansı / 07.02.2010
- AKP, ülkeyi parasızlığa mahkum ederse / 05.02.2010
- Almanya AB'yi komaya soktu / 08.09.2009
- Erdoğan'ın "gel-git" vaziyeti patinaj mı, taktik mi? / 29.08.2009
- Sadece "fındık"tan değil, bu gidişle her şeyimizden olacağız! / 31.07.2009
- TRT'de bazı işgüzarlar var! / 30.06.2009
- Vakit'in çelebisinin sponsoru kim'! / 18.06.2009
- Bir lokmanın gücü / 29.04.2009
- Yoksulluk içimizde / 25.04.2009
- Ağlayan kimse kalmasın / 24.04.2009
- Milletin kökleri ve maskeli fitne / 23.04.2009
- Temeller sarsılıyor / 14.04.2009
- Paket paket çöpe atılan liberal kapitalizm / 15.10.2008
- Omurgasız siyaset, Türkiye'yi Sarkozi'ye kuyruk yaptı / 17.07.2008
- Sevr'i hortlatan yasa / 22.02.2008
- "Sanal ekonomi"den "karın doyuran ekonomi"ye / 20.02.2008
- Başörtüsüz namaz / 08.02.2008
- Başörtüsü, üniforma değil; dini bir vecibedir / 07.02.2008
- Elektrik-su zammında "pembe enflasyon" bozuldu / 16.10.2007
- Klasik tiyatroda yeni perde / 29.09.2007
- İstikrar vurgunları / 25.08.2007
- Padişahım, pardon Başbakanım çok yaşa? / 23.08.2007
- Hedef, işgale karşı direnenlerin ellerini-kollarını bağlamak? / 02.09.2006
- Türkiye'ye ne lazım? / 08.06.2006
- Zıplayan dolarda ipin ucu / 16.05.2006
- AKP'yi başörtüsü ile parlatmaya kalkışanlar / 04.05.2006
- Diyalogcuların pişkinliği / 07.03.2006
- Hollanda'dan yükselen itiraf / 03.03.2006
- AKP, mezarlıktan geçerken Allah'ı hatırlamaya başladı / 01.03.2006
- Haç-Hilal ve Siyon yıldızlı 'milli görüş'ün diyalog flaması / 28.02.2006
- Yedi mevsim üç kıtaya Gül taşıdık asırlarca / 25.02.2006
- Diyalog afyonu / 24.02.2006
- Matta'lı Markos'lu meal ve tefsir / 23.02.2006
- Ötede bir Bulaç, beride bir Bulaç; bizim Bulaç hangi Bulaç? / 15.02.2006
- Politik argoları ve milli kimlik / 14.02.2006
- Kuş gribi tavuktan mı bulaşıyor, hükümetten mi? / 08.01.2006
- Yandaş kartel ve iri kartelin gazı / 07.01.2006
- Anayasa'daki delikler ve AKP / 26.12.2005
- Anayasa'da delinmedik ne kaldı? / 24.12.2005
- Bunlar niye mi yapmıyorlar? / 23.12.2005
- Dublörlü yönetim tarzı / 22.12.2005
- Rüzgara göre söylem ve kurtuluş / 20.12.2005
- Türkiye'nin çivisi... / 16.12.2005
- Erdoğan'ın Çömez'i ve Tosun'u / 09.12.2005
- Oyun bozan keşif / 08.12.2005
- "İçişleri" ne iş yapar? / 21.11.2005
- "Vatana ihanet" olması için daha ne olması lazım? / 10.11.2005
- Pervasız soykırımcılar / 17.09.2005
- Erdoğan'daki pişkinlik / 13.09.2005
- Aman gözünüzü seveyim'. / 12.09.2005
- Kavuran gizli gündem / 10.09.2005
- Toplu hipnoz çare değil / 09.09.2005
- "Türk köyü" ve "provokasyon" meselesi / 07.09.2005
- AKP, şimdi de WC sahasına el attı / 23.08.2005
- Taşgetiren, sade bir istifa ile vebalden kurtulabilir mi? / 21.08.2005
- AKP kadar CHP de Meclis'i tıkıyor / 12.08.2005
- Balık avlayanlar ve insan avlayanlar / 10.08.2005
- Ateşin düştüğü yerden yükselenler / 09.08.2005
- "Sınırötesi operasyonu"nu niye eveleyip geveliyoruz? / 21.07.2005
- AKP idaresindeki Türkiye operasyon yapabilir mi? / 16.07.2005
- "Amerikanın kucağına oturmuyorsan sahtesin!" / 14.07.2005
- "Evrenselliğin nâmı yeter; takılma fukaralığa canım" / 06.07.2005
- Laura Bush'un maydanozları / 10.06.2005
- Kod adı PP / 09.06.2005
- Bu iş çocuk işi değil / 24.03.2005
- Bu işin kitapta yeri yok vesselâm / 11.12.2004
- Ceviz Kabuğunu dolduramamak / 14.10.2004
- Cari açık ve cari hortum / 19.08.2004
- Bu tren işi raydan çıktı / 13.08.2004
- Papaza yardım, papaza yardım! / 12.08.2004
- Yağma Hasan'ın böreğine buyurun! / 11.08.2004
- Olmaz olmaz, demeyin! / 05.08.2004
- Ucuz gaz yerine bol ders ve hava / 31.07.2004
- Ayasofya nerede? / 28.07.2004
- AKP'nin çok köşeli diplomasisi / 17.07.2004

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.02.2005, 14.02.2004, 14.02.2003, 14.02.2002, 14.02.2001, 14.02.2000, 14.02.1999, 14.02.1998, 14.02.1997, 14.02.1996, 14.02.1995, 14.02.1994, 14.02.1993, 14.02.1992, 14.02.1991, 14.02.1990, 14.02.1989, 14.02.1988, 14.02.1987


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.